PDA

Tam Sürümü Görüntüle : Nevin Kalafatoğlu


Sayfa : [1] 2 3

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 10:40 AM
.......İzm

Ne çok..........izm var hayatımda
birden saymak geldi içimden
içinden geçtiğim
gözümden geçen
işittiğim yaşadığım
dokunduğum şöyle bir ve yaptığım
sevgisiz ve sevgili......izmler
hayret ettiğim
şaşıpta kaldığım........izmler
faş.....izm
komün.....izm
Kemal......izm
fav.......izm
ego....izm
...........izm
...........izm
...........izm
...........................................izm izm izm
sevdiğim
empresyonizm
eklektizm
mesleğim
turizm

24.01.2004

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 10:41 AM
....Mız

Duyguların anları...
anları aynılarımıdır....
şiirler............................imiz hayatlar gibi
hayatlarımızın çaprazları
yollarda geçer....
duygular çaprazları
aylarda gezerken.........biz
yolları geçerken...........ikimiz..
uzakları.........................mız.

07.11.2003

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 10:41 AM
21 Mor Posta

Kelimeler dökülüyor düşlerimden
Binbir alem ve anılar
Sanki bir çay saatindeki söylemlerimizin içinde
Elimde kalem kağıt sana yakın harflerdesin
İşte hani derler ya özlem hatır gönül
Yazılır ya mektuplarda hasretlikler oysa
Ağır inişidir uzaklarının bana senden
Gözlerim takılır bir bardak suya
Dalar gider
Eylülün kokusu sarar odamı düşlerim
Kokun karışmış tütün izlerine perdemin
Dolanır hayallerimde bir ses
Seni arar, sana yazmak için kalemim
Gözlerim kapanır müziğin sesi içime işler
Aklım senin
diyeceklerim kelimelerim
Ağzımın içindeki kalemi dişler
Gülümseyen bir dudağa takılır gözüm
Gecenın yansımasına asılmış bir cama
gülümserim
Ellerim seni özledi sevgilim
Yansıyan rengindeyim mektubumun sana
Uzun söze ne gerek
Kalem kelamı unutsa ne yazar
Sen okursun beni nasılsa
Kağıdım mor o kadar

21 Mor posta...



03.09.3006/ LARA

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 10:41 AM
A...........normal mi!

artık ruhu tembel
sadece sevgi ve aşka açık
açık saçık birazda kaçık
yemek yiyen bol salata
......................bol balık
......................bol meyva
içki içmez..şarap tadında takılı
bir kadehle bir gece geçecek
sarhoş
biraz hoş...biraz mayhoş..
buzlu çay rezene kuşburnu nane
biraz nargile kapuçino gül
su teresi roka..
bol bol yoğurt ve dondurma..
uykusuz
uykusuz *******de huysuz...
güneş
güneşli günlerde bir kelebek..
ateş...melek...
duygu
duygulu bir yaratık
kızmamak için gülümseyen..
yumşacık bakan ve anlamak isteyen
araştırıcı milimetrik
anlaşılamayan
anlaşılamayınca çıldıran
bir deli varlık
müziğe,şiire,resme,yıldızlara, denize, dağlara aşık
tuvallere küskün korkak,kafası karışık
ve seven varlık
güneşte bir kaçık

22.12.2003

(şeffaf anlardan...)

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 10:41 AM
Acı Haftası Şiirlerine...Avuntu...

önemlimi kimlikler
önemli olan yürekler
kafa sayımız kadar
yüreğimiz var...geçmişimiz...
bir okadar genimiz...
biz bu duygularla
gökteki yıldızlar gibiyiz
tek bile kalsak...
dayanır yureğimiz...
enginlere sığmayız
taşarız...
bugunlerin bin mislinide görsek
YAŞARIZ....

27,11,2003

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 10:41 AM
Acınılan saire methiye...!

Bu Neydi... bu farklı yollarda, farklı yollarmıydı...
Bu siirmiydi, yoksa romanmıydi...
Bu yurek seninmiydi... yoksa... kiralıkmıydi...
Bu bir oykumuydu... bir hasretin oykusu....
Bu yazılan bir yurek... bu anılan bir sevdamıydi...
Bu farklı bir tarzmiydi...
Bu değisen dunya miydi...adı trend olan...
Bu bir 'ask'miydi yurek delen..! ! !
Bu sevgiyi anlatmak... evrene hakım olmakmiydi...
Neydi................anlasılmayan.... sohret olmakmiydi...

Soyle bana..... borçlusun...!

27.09.2003

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 10:41 AM
Açmayan Yediveren Gülleri

uzun saçlarının olduğu zamanlardı
gözlerinin parladığı
habersiz gönüllerden gelen
aşk seslerini bilmediği
gönül çalanların cirit attığı günler
ömrünün üçte birine konan ipoteklerini
ödediğini
bilemediler
iki aylık gelin feryatlarındaydı
oysa gözleri
göremedi kimseler
yılları
sakladı hep bakışları
yaban ellerden
okunmasın diye örtündüler kirpikler
süzüldü göz yaşları hep boşluklara
mutsuzluk yıllarını beklediler


oldumu şimdi bu nedir yaptığın
kaçamak sevgileri ektiğin saksılarda
yediveren güller
bir ömür açmadan beklediler
belki senin yüzünden

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 10:41 AM
Adın Recep'ti

Sıradanlık mertebesine erişmiş olmanın
Rahatlığı vardı sende...
Hoşluğun sarardı dalga dalga insanları
Konuşurken seninle gülümsemeler vardı...
Espriler katardın en ciddi konulara
Sen bizim çok şey beklediğimiz adamdın
Yordukmu seni...
Hani huyumuzdurya iyi iş yapan
Yorulurya ülkemde...
Sen tam Ilaydakolik olmayı oğrendiğin zaman...
Bu iş buraya kadar demiyecek adamdin.
Gitme.... Sakın.... Bizimle kal...
Sana ihtiyacımız var...
Seninle.. bu ülkede daha çoook nehirler... akar...

05.09.2003
Nevin Kalafatoğlu

Sayın Recep Yazıcıoğlu'na.....bitkisel hayat günleri

Ruhu şaad olsun...

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 10:41 AM
Adını Sen Koy

Hep sevildim ben asık olundu bana
Sebebı belli sevgimden olmalı, ilgim
Sevgim o kadar cok kı, herseyim sevgi..
Diyebilirmisin bana canım,
Senin sevgin mi! Ha! benim sevgim dağlar kadar

Diyebilmek icin bana sormalısın degil mi,
Sevgin benim içinse, olceri benim
Benim sevgimse senın...
Hadi olcelim,
Bahaneler siradan canım, sorumluluklar...

Bunlar kadınlarda da var,
Unuttunmu biz esitiz, insan olmak
Önce prensibimiz, yoksa değil mi?
yanılıyormuyum sevdigim...
Dogru degilmi bunlar.

Aradakı fark mı?
Sen herseyden onemlisin benim icin
Sevdigimsin.Sense 'sen benim
sevdigimsin, özledim seni ama....'
Diyorsun bana, benim yasadıgım bunlar...

Oysa pencereden bir merhaba...sevdigim...
Merhaba...Yeterdi bana
Her sabah senin le baslardı gunum
Gecem seninle biterdi.
Bir cevap alırdım belki yazdıklarıma...

27.04.2003

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 10:41 AM
Aglıyorum Zıt

ağlıyorum... nedenmi...
zıt bir şeyden... oldukça zıt
gözyaşlarım iniyor... çağlarcasına...
damlıyor damlalarım.. durmuyor...
sevilmekten... anladınmı...
sevmemek zıt
ağlıyorum... insanların sevgilerinden...
ektiklerim mi bu... zırt bir seyden...
sevilmekten...
ben ey nankör...
ben onca sevgim varken...
sen
sen bana 'seni kim sevsin' derken
bana hayatı zindan ederken...zırt
ağlıyorum... sana bak 'yanıldın' derken
sevilmemek zıtken
oldu ağlamak pozitif birden..
duyguları donmuş olan sen
sen negatif..
ben aktif pozitifmişim derken
ağlıyorum zıt

22.12.2003


(bir toplantı yemeği anısına...biçilen yıllardı...ekilen tohumlar...)

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 10:41 AM
Ağladı

hep gökleri arar gözleri
kupkuru bulutları yakalar
o bulutlar beyaz
o bulutlar gri
o bulutlar bazen kızıl çerçeveli
damlalar yağmur
damlalar ezgi
damlalar hüzün ve acı sezgi
damlar gözler gök teki rengi
yosunlara yağan yağmurlar gibi
gönül aşk ve sevgi
deniz gibi
göl gibi
gözyaşı gibi
gök yaşı gibi
damlaları damladı
sevgili
ağladı

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 10:41 AM
Ağlama

bir gönül macerasındayım
düşümde
figüran
o yalnızlığın sesinden gelen
feryat figan
gezginim gene
aşk acısını gördüm yüreğinde
ağlama bebeğim üzülme
sen
bütün bunalımların
altından kalkan
kocaman
bir yürek olacaksın
bu daha ilk maceran
ağırlığını hissedeceksin aşkın
onca suskunluklarda
ağlayacaksın
yüreğim senin
elim senin
ben seninleyim
ayakta duracaksın bebeğim
hep ayakta duracaksın
aşk olacak
aşk ölecek
bakacaksın ardından güzel anların
bakışlarında binbir cicek açacak
göklerde yıldızlar şarkılar söyleyecek sana
belki yazacaksın
belki en güzel tablolarını yapacaksın aşkın
belki şarkılar dinleteceksin dinleyeceksin
aşk için gülmeyi öğreneceksin
öğreteceksin
tut elimi
gel benimle
bak
bütün kızıllıklar parlak
güneş yarın daha güzel doğacak

seninle.....


Elif'(ler) ime şiirler..

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 10:41 AM
Ağlar Aşk Çiçekleri

donuk mavilerle kaçamaklar yaşanır
sessiz kadın mevsimleri tüketir
umutla bekler ölümü
öldümü
öldümü
yoksa
buzlar çözüldümü
sevgili anılara gömüldümü
.......................................'dudakları m yalana kanar
........................................yalan kana kana içilir
........................................senden kaçak *******den' (Umut Ülbegi)
ulaşılamayan anlar bilinir
sessizlik çöker omuzlarına
ölünür..
kar yolları kapar umutları
yollar donar
sesler gömülür
kardelenler filiz verir
başka karlara der
ebruliler
unutulur sevgili buluşmaları
ayrı mevsimlerde açar
hercai sevgili
ağlar
aşk çicekleri

25.01.2004

Şair Umut Ülbegi'nin 'Sayıklamalar' şiirinden alıntılar ve etkileşim

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 10:42 AM
Ahmet Haşim gibi

ağır ağır yürüdüm
gün batımına
ayaklarımda sular
o sular ki
günün kızıllığı var
gözlerim ufuk
kulaklarımda Haşim'den mısralar
yaprak seslerini dinledim

o bir adam ben bir kadın
içimde
rengimin solmasını izledim
su yansıdı
yüzümde ufkun rengi nar
ben aşık olunca
işte böyle oluyorum yar...


Side'de gün batımı
04.07.2004

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 10:42 AM
Akan Hayatlar 1

ikiydiler..... iki olmuşlardı birken
bir koca kalpten yuvaları
yolunda papatyalar ekiliydi
her bahar açan... ve kasımpatları...
sıcaktı duvarları...kırmızı bir köşktü
içinde pırıltılar saçan şamdanları
bir somun ekmekleri vardı...
birde aşkları...
ve akan hayatları......

13.11.2003

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 10:42 AM
Akan Hayatlar 2

taa..... uzaklardan gelmişti.
İstanbul büyülemişti.....yaşayan şehir..
duvarlarına dokunmuştu evlerin ellerinle..
tepelerine tırmanmıştı şehrin
ışıklarını izlemişti *******in
soğukluğunu hissetmişti o anlarda...
koca bir adamdı....okuyacaktı....
............................
simsiyah gözleri vardı...parlayan hayat dolu ve umut...
birde sıralarda gözüne takılan sarı saç..
parlardı...saçları baktığında yıldız ışıltıları...
rüya gibiydi gözleri...içinde kayıp giderdi bazen...
bir parmak ucu kadar yakın...
dünyanın sonu kadar uzaktı.... sarılıklar...
aşktı gönlüne düşen...ulaşılamayandı..
ışıklarini görürdü İstanbul *******inde saçlarının
evlerin pencelerinde....... arardı gözleri...
simsiyah ve parlaktı gözleri....hüzünlenir...
yaşla dolar....keserdi *******i...biçer... döverdi...
günü geldi...ona elini verdi....
ince ve narin parmaklı yar........minicik elleri vardı.
beyazlar içindeydi şimdi...... sevgili......ne kadar güzeldi...
çok sevdi... onu çok....
taa...uzak diyarlardan geldi...
oysa şimdi...uçuyordu yüreği...
artık kara gözlü mert adam bir bilendi... büyüktü...
değişmeyendi tek şey.............. aşk dolu yüreği...
aklını almıştı aşkı................. ve bedenini...
ama aşkını verdiği..... kıymet bilmeyendi...... ya şimdi...
önünde hayat.......hesap ödeyendi.......biteviye..
ne memleketi kaldı geriye...ne anası... ne bacası.... nede toprağı...
tutkulari...ve yanlızlık duyguları...
cocukları bile eldi...canları...
gözlerını açıp baktı... bunca yıl sonra baktı...baktı....
sarı saçlı..... huysuz...bedeni duygusuz... dünya sonu sonuçsuz...du!
taa... uzaklardan gelmişti...İstanbula...
ellemişti evlerinin duvarlarını...
şimdi hissedebilmişti...soğuklarını....sokaklarını ...
kelepçeler bağlanmiş.....yüreginde..... tek başına....
.....................akan hayatını...


14.11.2003

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 10:42 AM
Akan Hayatlar 3

Uzun boylu sıyah saçlı badem gözlü bir güzel
salınarak yürüyüşü içgüdüsel
gözlerinde hüzün ve onca yalnızlık
gençlik heyecanları çok tanıdık
sinyallarini dağıtırken aşk aradığının
hemen yanında..........o yaşlarda hakim..... o bilinen saflık...
nedense o yaşlarda hep yaralı ceylandık......
anne kumar...baba içki.... para pul... iş ve ne varsa....
unuttukları....sözüm ona.... modern hayatlarının
tükenen sevgilerini anla
vakit yok...kendilerine ait ve canlarına
kimsesizlik meyvesi...sevgisizlik bebeği..
yapayalnız...hayat arardı..nefes alınan
anlamsız yuvanın yaralı kuşu......mu
içinde güzel bir yuva kurma düşü...o nu
Akdenize uçurdu....
sıcacıktı Akdeniz üşümüyordu...
neşeli hayat dolu arkadaşlar...yaşardı...
maskeli yüzler...vardı...gizli... binbir kahkaha...atan.....
şık ve hoştular...dünya köşelerinden insanlar..
cıvıl cıvıl yaşayan...
...deniz... kum......yıldızlar.... mehtap...
yemek... içmek... eğlenmek...aşik olmak...tı hayat
ismarlama program... şehrin erotizmi....
inanılmaz enerji...... afrodizyak bir hava...
müzik... dans.... yapay sevgilerin........ rüyaların şehri...
pembe dağlarla kaplı onca güzellik... unutulan...
Akdeniz gizemli.... şehr-i Antalya...ahhh dedirten...
görmez bazen...... sevgililerden...gözler kör... yıldızları...ayı...
nede beydağlarını.............
badem gözlü güzel kız olma aşık...
sonu yok mevsimlerin... burada... sönmesin gözlerindeki ışık
öğren bunu...kesme bileklerini...kanatma yüreğini... alışik...
kimseye... hele sahte aşklara.... boşuna....kanma
onca yanlızlik varken ruhuna kıyma... yaşat...
..................................dedik sana.... ahhh dinle...
ama yaşamak bu..... işte..... evde...aşkta...
akan hayatlarda.........
acımasızcasına.... bu... işte

14.11.2003

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 10:42 AM
Akan Hayatlar 4

onca yoksulluk vardı...
üç garip yavru...
bir abla iki oğlan...
oğlanın gözünün feri..... yok
öbür oğlan yürüme ozürlü.....idi.
abla büyuk...fiziken çocuk...
o yaşta yüzyılları geçkindi ruhu...
anne...günleri sayılı....
baba....yatalak..
yoksulluk.....
yokluk...yok yoksulluk... bilmedikleri şeydi...
yaşamlar tesadüfi....
varlık kendileri..
varlık bir damla çocuk yüreğiydi....hayat
ismi abla....
ruhu yüz yaşinda...
aileyi taşıyan...
akan hayatlarında....

15.11.2003

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 10:42 AM
Akan Hayatlar 5

Sevgisi çoktu düşünde dağıttığı...düşüncelerinde...
bir yalnızlıkmı vardı kendisinde... yada yanlışlık...
yaş kırka yaklaşmıştı...yanlız yaşanan...
onaltısında bir bebek...ti hayatına dalan..
yirmisinde kocaydı hayatından çıkan...
hayat yollarında yanlız gezen yıldızdı...bu günlere akan...
aynaya baktı.....nekadar güzeldi...
vede alımlı...vede fütursuz...
oğluna baktı....nekadar yakışıklı... ve kocamandı..
artık onun...onun olan...bir hayatı vardı..
artık yalnızdı...beklediği anlardı... çaresiz... kaçınılmaz olan..
akıllı eğitimli ve güzeldi... kadındı...onca yaşanmayan...
bunca yıl...iş... oğul.. ve ona verdiği sevgi vardı...
yaşamının ona bir borcu vardı...
sonunda anladığı...
şimdi üçüncü adamdı... ellerini uzatan...
yeni bir sayfaydı yaşanılacak olan..
acabalar vardı... korkular..
belki belkiler...mutluluklar... acılar...neler..neler...
akan hayatında....

15.11.2003

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 10:42 AM
Akan Hayatlar 6

Boğazın prensesi..
istanbul hanımefendisi.....idi..
kadınlığın tüm ince çizgileri...
................................zariflikleri..
yürüyüşündeki eda..
bakışındaki derinlik... güç..
gözlerindeki anlam..
aklın tüm incelikleri.. yaşanan..
bir beş cayı sofrasında anlatılan.. yaşanılan...
...................................
güneş bir başka batar vaniköyden..di
vapur dumanları haber verir.....di
sevgilinin gidişleri.. elveda nidaları.. ve gelişleri..ni
anlatrdı kaptan.. sardunya kokan.. köşkünden..
onca güzellikleri hissederken..
beden.. ve ruh.. yaşarken..
derken..
....................................
şimdi sevgili avrupa seferinden
gonderilirken... mektuplar...
saçılırken yerlere.. kuru gül yaprakları..
yırtılırken duygular. zarfın.. kağıt sesinde...
kokardı.. misler.. giden mektuplardan..
memleketten.... sevgiliden...
yazılırdı Paris.. ve aşk..gönüllerden...
aşktı mektuplarda yaşanan.. hasretin anları..
yalı bahçelerinde.. yaz akşamları...
hasretle soylenen.. sevgiliye şarkılar.. udun sesleri..
bir kapı bahçeye açılan sokaktan.. ve çanı.. çalınan..
nişanlımıdır.... diye yürek hoplatan..
bir heyecan.. bir carpıntı.. kalbini kaplardı......ve..bedenini.
süzülürdü gözlerinin... gölgeleri
ölürdü o anlarda..ruhunda hasretlikler..
dokunan parmaklardı... akardı.. elektrikler..
...................................
o............ ruhu prenses..... şahane güzel..ve çok özel...
bekledi uzun anlarda...gözyaşları..beklendi
ne yazlar.. ne güzler gelmedi...sevgili gelemedi..
tarumar oldu.... anlar.. sevgili gitmişti...ince hastalık idi...
ruhunu teslim etmişti.. ağıtlar... ahlar.. hasretlik.....günde..
aşkın ebediyeti yaşandı yüreğinde...
mevsimler geçti..... meyveler.... vermedi.. bedeninde..
sevgilinin güleri.. dolaşırdı.. raflarda... kitaplarda..
sayfalara anlattılırdı masallar.. şiirler...
kuru gül yaprakları..
anılar...... kalan o mis gibi kokular....
iki damla yaştı....... ve Paris.. hep anılan..
akan hayatında... hala...lar....güzelin...
istanbul'da boğaz'da...... bir gün.... beş çayında..
bana....

17.11.2003

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 10:43 AM
Akan Hayatlar 7

elinde bir gül dalı
dudağında bir şarkı
gözlerinde pırıltılar vardı...
o bi çigandı... deli dolu yüreği..elinde çiçekleri...
güller.... beyaz... sarı...kırmızı.... pembe...
sunardı her önüne gelene... manilerle..
esmer teni parlardı...saçları gece... beli ince..ve kıvraktı...
sanki... Endülüs'te bir rakstı...
kadıköy iskelesi akşam gelen sevgili seferi...beklenen sevgili...
beklerdi sevdiğini... bilmezdi varlığını....kendisini...
her gün bir gül alırdı ondan...bazen sarı...bazen beyaz.. bazen pembe.. bazen kırmızı....
bilirdı sevdiğinin ruhunu... o gün anlardı...
canı yanardı... içi giderdi.. kurtarmak isterdi... onu
nankör sevdiğinden...kıskanırdı...
hep gözlerini arardı gözleri...ama bakmazdı ona sevgili..
hüzün dolu gözleri...hep yıldızları arardı yerlerde..
ahhh bir ona baksaydı... ve aşkı ona aksaydı...
bütün gülleri saçlarına taksaydı....... tüm düşleri...hayalleri...
.................geçen çok zamandı... gelmiyeli sevgili...
onca insanlar indi... Karaköy vapurundan...
ne poyrazlar esti... ne lodoslar... sisler büründü günler...
geçti seneler.....ışıklandı noel ağaçları...
ağladı bayramlar....gönlünde yaşayan tek adamdı...
renkleri olan.... çigan kızı bekledi... hep bekledi güllerle...
Kadıköy iskelesinde... hüzün çöken gözlerle...
sesinde vurgun şarkılar... vardı... inleyen nağmeler..
gönlünde tum kıtalarda yaşanan hazan...
tükenen güzellik... neşe... ümitler...içindeki raks duygusu...
gözlerinde buzların donukluğu...
dudaklarıydı konuşan...manilerle.. elinde gül.. ekmek parası..
........................
tanıdık bir sesti gelen... onca yıl unutulmayan...
yılların yorgunluğu gözlerinde...belli yemiş bir darbe...
feleğin çemberi... dönmüş ruhunda...
bir beyaz güldü istenen... hasrettlik kokan sesle
sevgiliden... gözler... gözlere takılı... ezelden beri beklenen...
son gülünü istiyordu.. beyazdı... gülü gönülden..
ölmeden.. dökülüyordu sözcükler... pişmanlıklar...sevdiğiydi...
bunca sene beklenen...
cigan kızıydı aşık olduğu... onu bırdaha görmeden...
ölmek istemediğini itiraf eden...
akan hayatlarının gerçeklerini... geciktiren...
koşarken yitirilen.. geri gelmeyen zamanlarda...
sevgiliden dinlenen...
dans ettiren... GÜLLER....le...

19.11.2003

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 10:43 AM
Akan Hayatlar 8

27 idi sayı
yaşanmışlıkları... yaşamları
sevgileri...sevgilileri...umutları...gelecek planları...
dünyalıydılar adresleri İstanbul...
bizim gibiydıler tıpkı....insandılar...
hayatlar.. cocuklar...aileler..geçmişler... gelecekler.. vardı...
günahları ve sevapları..sıradanlıkları..
herbiri değerdi...değerliydiler...
sanatçıydı biri.. bilinirdi.. adı Kerem..........di
tanımazdık çoğunu...
şimdi tanır olduk...
hepsinin akan hayatları..masalları..
bilemediğimiz rüyaları......vardı
27 güldüler onlar... ayrı renklerde...
bır demet oldular... gün perşembe.... kıpkırmızı........
neden yok...mantık yok..hiçi çoktu....
onlar.... bombalarla öldürüldüler...
akan hayatlarında............... terör kesmişti yolları...
Kadir Gecesi'nde gömüldüler...

Nevin Kalafatoglu
21.11.2003

Ruhları şad olsun...
4 bomba haftası..

çiçekler atalım bomba noktalarına... dualarımızla analım... bu gece...
hırıstiyan... musevi..müslüman....Türk... Ingiliz... dünyalı... ne olursa olsunlar yapalım.....anlamları olsun hepsinin ölümlerinin..
barış ve sevgi.. hepimizle olsun......ve daima...

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 10:43 AM
Akan Hayatlar 9

boğazların sularını yararcasına geçmişti günler..
o günlerde kalan sevgililer..
sevilenler... vardı...
hatıraları vardı gözyaşlarının izinde...
nankörlükler...unutulamayandı...gözlerinin izinde..
bir gün telefon çaldı...
vapur dumanı yükselirken iskeleden..
ses vardı..derinden..bir kırık ses...
onca nankörlük kokan..yılların ardından...
özlem....kokan... yürek yakan...kalp dağlayandı...
iki billur yuvarlandı sessizce...pırıltılardan..
o zeytuni bakışlar karardı...ağlandı..
karşılıklı...yürekler dağlandı....sessizliklere hazanlar...
mesafeler uzundu...kilometreler vardı...
aşmak ise bir andı...
aşılamadı...sadece ağlandı...
gönlüne düğüm üstüne düğüm bağlandı...bağlandı......
o af olunamayandı...

04.12.2003

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 10:43 AM
Akan Hayatlar10

sayısı bır köy kadardı...
aileler vardı..
içlerinden biri...
verendi
gerisi alan...
alan tüketir..veren üretir
denge bumu
adalet bumu... bakınca yiyenler elmayı
agaç bizim dediler
ağacı sulamadan meyvesini yediler
ağacı eken dağıtırken elmayı
dikkatli yutun her lokmayı
demişti erken
derken
eken adam gitti
elma bitti
tüketen çok
üreten yok

10.12.2003

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 10:44 AM
Akdeniz'li

Olimposun dibine dibine bir yol
Çavuş köyün sakin limanı
gönlü deniz
sessiz sesiz
bir arya tuturmuş gider
suların renginde menevişler
gözlerin
üstünde dağların tozu
cebinde metelik yoktu
herşeyi umursayan serserim
bir somun ekmek ve aşk
ile doydu


nevin kalafatoğlu

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 10:44 AM
Akdeniz de Romans

Uzayan kıstır,
Bir buluttur beydağlarıustunde gezen
Hala gitmeyen,
Neden.
Bir denizdir isinmayan,
Bir turkudur,
Yanık yanık dağlarında yankıyan.
Neden nedendir
Bilinendir
Adı savas.
Hayır savasma sevis,
Boyle buyuduk biz,
Yasamaktan utandık,
Lafla yuruseydi gemiler,
Akdeniz
Bos savsata, karızmatık soylevler.
Kenti olurdu asklarin,
Alanya, Side, Belek, Kemer.
Larada kadehler,
Gitar koncertoları limanda,
Kaleici nostaljik asklar
Apollonik'te batan gunes
Alanya'da gokkusakları
Kemer'de barlar ve mehtap askları
Tekirova, Tahtalıdağ, Ücadalar
Kumlucada esen meltem
Finike'de portakal
Sokaklar mis kokar çiçeklerle
Kas baskadır, Kalkan baska, Demre baska
Ask yasamak Akdenizde bambaska
Mordur dağlar, gun batimi karısır
Sular mavi mavi, mavilerle yarısır
Kizillikları,
Seyreyleye dağları
Beacpark, baska bir ask
Baska bir cennettir
Muzik muziktir, sanat sanat
Aspendos, Side, Cam Pramit
Guzu, yazi, bahari
Beydağlarının yaylaları
Asklarin sehri, dağların sevgilisi
Denizin sesi
Binbir ulke, binbir insan
Goneşin sehrinde hep
Akdeniz' li

Nevin KALAFATOGLU
06.04.200

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 10:44 AM
Akdeniz...Ege...Marmara...

güneyin gümüş renkli kızı...
parlaktı...güneş...
sakin ve sessiz..
dağları selamlardı deniz...
Akdeniz...
günün batmadığı... mavili zarif
hazan renklerini kucaklamıştı..
o pırıl pırıl deniz...
taş evleri.. balıkcı ağları..
zeytın ağaçları..
muhteşem imge..
Ege...
Hazan kaplamıştı..çınar yaprakları..
yollarda...barbunya balıkları..
ve batan güneş..
insan insan koşuşturmalar..
pür telaş..bogazı yaran aşklar..
hasret.bakışlara..
burası Marmara
ben seyyah... ya sen...
vasfın ne ola...
olsa olsa.. üç deniz...
nerede Karadeniz...
gönlümde...yer ala...
yenı yolculuklara....

04.12.2003

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 10:44 AM
Akdenizde kayboldum

içimde binbir medcezirler
cakıltaşlarında bıraktığın izlerdi anlardan kalan
bir gül bahcesi kızıllığında
döküldü gülümün yaprakları
deniz dalgalarında savruldu
anılarda
Akdeniz akşamlarının sesi buluşur aşkla
Mersin 'e koşuşur Antalya
sevgimiz denizin dibi gibi derin
aşk esen denizin meltemlerinde sevgilim
salınırken rüzgarlar yelkenlerinde teknelerin
beni senden alır med cezirlerin
güvertede salınır bedenlerimiz
gökyüzü senin yıldızlar benim
gözlerim de pırıltılar
senin gözlerine akar ışık huzmelerim
yetermi bilmem sarhoşluğum
mısralarına vurulmuşluğum
şiir şiir okuduğum
ruhumun medcezirlerini bulduğum
Akdenizde kayboldum

05.04.2004

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 10:44 AM
Akdenizli

Olimposun dibine dibine bir yol
Çavuş köyün sakin limanı
gönlü deniz
sessiz sesiz
bir arya tuturmuş gider
suların renginde menevişler
gözlerin
üstünde dağların tozu
cebinde metelik yoktu
herşeyi umursayan serserim
bir somun ekmek ve aşk
ile doydu


nevin kalafatoğlu

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 10:44 AM
Akdenizli Yar

elinde gül ve gitar
gönlünde aşk ve sabır
dudağında bir tebessüm
gözünde pırıltılar
Akdeniz ol yar
Akdenizli ol yar

06.02.2004

Mutlu Ayar için görev tanımı
Antalyalı Şairler ve Akdenizi Seven Sanat Dostları grubu

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 10:44 AM
Al....

Al beni al renginin içine
Al beni koy al renginin içine
Al beni al kalbinin içine..
Al beni al dudaklarının içine..
Al beni al al olmus avuçlarının icine..
Al beni
Al

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 10:45 AM
Alabora olmadan

bahar
koku
toprak
can
doğada yaşam
sen
ben
o eskimiş anılar
sende kalan
bende kalan
anılar harf boyutunda
karman çorman
bahar
hep böyle yaşanan
duygular karmaşık
geçti zaman
eski baharlardan kalan
biz
aşkımız
yaşamımız
yeni bahar
mutluluk
alabora olmadan
yaşayalım bu nisan

16.03.2004

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 10:45 AM
Alamor

duydumu bilmiyordum...

yüreğimin sesinden başka bir ses

yitik güzlerin sessizliğindeydi çığlıklarım

bir mavi deniz görmüştüm

benim sevdiğim mavilerdendi, rengi alamor

köpükleri turkuaz

çırpıntısında suların rengi kar beyaz

dinlediğim sarkılar

söylediğim sözler

yansıdı

dalgalardan mor deniz

vurdu dağlarımdan çakıltaşlarıma

içinde yıllanmış anılar

şiirlerde saklanan imgelerdi alamor

mavinin, denizin sesiydi

hıçkırıklarımda katledilmiş

susmuş prangalar

mor bir aşktı kitlediğim baharlar

ben sustum sevgili sonsuza kadar

bir sarkı dinlerken ismi lal

nedensiz heyecanlarım, susku yankılar

senin kıyıların mavi

benim içim mor yar

henüz hüzünlerdeyiz biz ikimiz

gelemesin

özlediğimiz baharlar...





28/12/2005

SİDE

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 10:45 AM
Albeni

İlkleri sevmek sevgili
ismim gibi yeni
gül goncasıdır rengi
kırmızı albeni
sevgili
sevgilim

12.02.2004

sevgililerin hepsine sevgilerimle

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 10:45 AM
Alışılmamamış bir senfonin sebebleri

sanki farkedilmemek gibi
alışılamamış olunmak
yok sayılmak
onca varken
ağırlığını hissederken hayatın
varolduğun hersey
yok olmanın sebebi gibi
değilmi
o kadar cok uzaklardasın ki
topluiğne başının önemsizliğinde
noktasın
kolay gibi gelen hemen cekip cevrilen sanki
ama
celik nasıl ezilmezse kolay kolay
minicikte olsa iğne ve direnci
bir nokta da olsa cüssen
yok edilemezsin
diren
farkedilme noktalarında dur
can acıtan olunur belki
bilinemediğinden
alışılmamışlığın gölgelerinde gezinirken
bırakılan
yaşam vardır avuçlarında
senindir
insanlar uzak
gönlün hüzün
gözlerin derin
sevgi bekleyen

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 10:45 AM
Amator sairin sevda gezintileri...

Seni gordugum anda hissetmistim
sicaklığını bedenimde....
kokun sarmısti dunyayı
ayaklarım kesilmisti yerden
içime cekmistim,
ciğerlerimi doldurmustum havam diye...
hasretle bekleyen askımi
sonbaharima
kanatlarını cırparak gelen kelebeğım
konmustu
sevda dallarıma...
Ilkbahar gelmisti yeniden
bana merhaba demisti
papatyalar, irisler, anemonlar
merhaba yeniden varolusuna sevdamın
bir beyaz gonca gul olmustu sevdam
kıpkırmizi gullerle askımı gondermistim ona
ismini
sevgi kelebegim koymustum...
ben senin
askım, sevgi kelebeğim benim...

26.09.2003

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 10:45 AM
Amerika go home…

Senin sıcacık yüreğin var

tıpkı Akdeniz

derinliğin Ege

ve benimsin

ormanlar kadar çoksun sen

lale kadar hassas

çakıltaşları kadar olgun

kum gibi sonsuz

ben gibi yalnız

sen morum

ben mavin

sevgi eflatun

begonvilli ve kekikli bir aşk

bizimkisi

Amerika go home…


LARA
02.07.2006

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 10:45 AM
Ana Dolu yum

ben asırların icinden gelen
ben asınmıs dağların deli ruz garı
ben dogurgan vatanın bereketı
ben sesi medeniyetlerin
ben vareden kadın

anadoluyum
sen asırların izi
sen ruzgarları azdıran guç
sen bereketımın nedeni
sen askını bana veren adam
erim erkegim

siz benim rahım sifatım
meltemler estiren neslim
siz geleceğımızın nedeni
siz yenileri yaratan eserim
canlarım cocuklarım

hepiniz benimsiniz
bense dunyada tekim
yakın ağıtları, tutturun turkulerı
kutlayın beni
siz bedenlerimsiniz....

Nevin Kalafatoglu....

11.05.2003

anama, ailemin tum analarına, butun ana olmus, olmamas kadınlarımıza ve anadolumuza

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 10:46 AM
Anılar

bir gonca güldü gözerimi açtığım hayat
beyaz bir gül
yapraklarındaki ince menevişler
dudaklarımda vişne
kupkuru bir güldü sonra
ben bütün serüvenlerini andığım
şu anda
dünya
uyuyordu
uykusuz gözlerimde gül goncası aşkın
duygularım bir katre ömürdü
uykusuz anlar
o an
kapadım gözlerimi
aklıma takılı zamanlar
parmak uçlarındaydı ateş
bense soğuklara dokunuşlarda
seni yaşamaklar
ızdırabı içindeydim
iki damla yaştı anılar
yıldızlar daha dökmemişti yakamozlarını
denizin karanlık yüzüne
açtım gözümü hemen
seni yakalarım belki düşlerimde
diye
birden kayboldu
.................anılar


01.05.2004
Side

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 10:46 AM
Anılsın Gün Aksın Irmaklar

deniz seslerini terkettiğim akşamdan
dönüşümlerini yaşadım duygularımın
kırkladım gözlerini insanların
şiir okudum ağladım
su akar bir terasın üstünde
biraz balık biraz şarap biraz şiir okudum
gözlerinde ne ümitler ne sürgünler ne aşklar
yorgun vücutlarından aktı gözlerime duygular
şiir dedi biri ummazdım
yazdım okudum dedim ki nasıl
üçüde kadın
birde ben dördüde kadın
baktım yürek seslerine hüzün yazgılarının
bu nasıl bir güzdü
gözlerinde temmuz sıcaklarının
sesler kesildi nehirin sessizliği sardı ağaç dallarını
sallandılar şiirle
bakakaldı kırklar afalladılar
alınterlerinde aşkları yitirilmiş anlarını andılar
yoklarını manavgat ırmağına saldılar
neşe olsun istedim birazcık yüzlerinde
onları dinledim küçük hikayelerinde
ayrılık karanlıkları cöktü akşamın
ırmak titredi
yüzlerindeki hüzün bir bir delindi
bir keyf yaşattım kırktılar gülücüklerinde
bir keyf yaşadım binkırktılar hüzünlerimde
sevindim sevindim
iyi birşey yaşadım insanca
yazdım delice sarhoş sarhoş
bu günde böyle bitti
kısa günün karı cok hoş
cok hoş


sevgili personelimle yenen bir güzel yemek anısına
anılsın gün diye
emeklerine saygı vesonsuz sevgilerimle..

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 10:46 AM
Anladın mı?


Gunun pırıltıları yansıdı sabah sabah
Saçlarımda gördün mü?
Kızıllığı yüzüne vurdu gün gün
Hiç aynaya baktın mı?
Sen zeytin tanesini
Hiç sevgilinin ağzından tattın mı?
Yollarda giderken
Söyledigim sarkıları duydun mu?
Her çayını içişinde beni sardığını parmaklarının
Bildin mi...?
Yudumlarındaki lezzetimi tattın mı?
Anladın mı? tadımı...
Anladın mı?

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 10:46 AM
Anlamsız kavga

neden
neden beş mevsim beni istersin benden
ben oysa
bir gecelik biriyim
belki ömür tüketen
bir fani
belki bir zevk-Ü sefa dilberi
belki bir hiç
kocaman bir yıldıza
uçuveren bir melek
gibi belki

bak bir siir
yazdım sana
başima çalma
çalma..
ben sana şöylesin
böylesin
diyecek değilim elbet
şiir yazıyorum
havamı bozma
bozma
imgelerimi yok etme sakın
saçmasapan seylere kızma
kızma
şiirim sensin benim
gönlüme düşüveren güllerden
belki birisin
bense
şairim belki
nedir bu kavga

28.03.2003

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 10:46 AM
Antalya seni seviyorum,

Hava cok guzel bugun
Balkondan seyrettim bu sabah
Dağları
Gene suslenmistiler benim için
Gelin gibiydiler
Kollarımı uzattım
Duvağinı actım dağların
Gulumsediler
Deniz
Ayaklarını islatıyordu gelinlerin
Oyle.. zarıftıler
Simdi ask zamanı geliyor
Akdeniz
Heyecanlı
Dağla denizin vuslat
Zamanı geliyor
Dunyayla
Bulusmak zamanı ruyalarda
Bu gun

Nevin Kalafatoglu
07.05.2003

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 10:46 AM
Antalyan'ın gönul gozu,

Beydağları,
laradan baska,
konya altından baska,
doner kuleden bambaska,
meltemden de bir baska,
seyrederken dusunurum,
acaba goren kaç kısı!
tanıdığım dısında,
sevindim,
Bir cay bardagında ki kızıllığı,
dağların ardında yakalayan
goz, merhaba....
bulutlara merhaba.
denizden,
yuruyen morlara,
ufka doru kosan kizillara,
goren kalp baska,
görebilen göz işi zor zanaat
bakabilmek dunyaya
uç bes kisi olsada
gonullu göz baska...

12.03.2003

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 10:46 AM
Antika Duygular Satıyorum

siz kim biz kim
duygularımı pazara çıkardım
alan kim
satan kim
kaç paralık
belki beş paralık
belki fiyatı yok
isteyen çok
ama bende satılık duygu yok
antika duygular satıyorum
fiat biçebilen yok...

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 10:47 AM
Aralıktan 1’e

yağmursuz bulutlar kapladı önce
mavisi kayboldu semanın döndü griye
sisler yasını tutar gibiydiler
gelecek günlerin
dağlar bir şeffaf, bir eflatun, bir karanlık
her şeyi yaşadık,
terör, savaş.,iktidar, güç, egolar ve gelen travmalar
krizler yaşadık hep beraber
bu son ayı geçen senenin, son günü, Aralık
bende senin gibiyim
hepsi üzüntülerimin, sevinçlerimin
temizliğini istedim ruhumun derinliklerin de
hüzünlendim, ağladım, gözden geçirdim yine
yağmurlu bulutlar kapladı gene
yıldırımlar ve fırtınasız,yok olan zaman
faturasını ödedik bir hayatın
beraberdik
geçmişte kaldı kötü olanlar
güzellerini ayırdı temizledi yağmurlar
doğam ve ruhum kanatsız bir yavru kuş gibi
şimdi
sevinçlerin yılı geliyor Antalya
kokusu burnumda...
turfanda nergislerle,kasap karanfilleri ile girdim yeni yıla
günün son nankörlüklerini koydum kenara
resimler konuştum
şiirler okudum
mutlu oldum
1 ‘in gün ışıklarında....
nergis kokuları ile uyudum.

01.01.2004

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 10:47 AM
Ardına Bakma GAKLA

bırak onu
acının özgürlüğüne
seni tutukladığını sanan
sersem bir kargaydı o
uçsun
uçsun ve ötsün sadece gak diye
düşsün en güzel peyniri hayatının
yenilemeyen gurur parçasında
yıllarının
hoyrat geçecek yine hayat
verimsiz bir tarlada tutuklamışlar diye
üstelik farkında olmadan
sinsi ve mertçe üstüne çulllanan geçmiş
para ve yaşam garantisiyle geleceğinde
bir doğurgan hizmetçi elde
bir de yosma koca memeli
akıldan yoksun olsun ne fark eder ona sadece vermeli
ardına bakmadan
adam gak demeli
gakla ölmeli
al sana yaşam


Nevin Kalafatoğlu
LARA /15 OCAK 07

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 10:47 AM
Armağan

dudakların bir ateş
öpüşüm bir serinlikti sana
kadehteki mey kıpkırmızı bir meydi
ama oldu kor bu.... kor bu ateş
yaktım seni benimdin bana
küllerimiz karıştı bak... bu öpüş neydi
bu bir aşk aşksa ateşti
yaşandığı anlar hayal
küller ve dumanlar gerçek
sen ben ve buse anlarımız
istediğin serinlikti benden
aldın ateşli küllerimi
kaldı yanık izleri senden
uzakların saf buseleriydi sana
armağanım.

12.12.2003

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 10:47 AM
Ask kalemine ağııt

1.
ben bir koç burcuyum...
hersey dibine kadar yasanır hayatımda....
bazen canım sekerek yurumek ister yollarda...
bazen surunurum.
coğu zaman gunesi ozlerim.
bulutlar ağlatır beni.
deniz ozgurlugum
tekneler kurtulus simgem,
benim.
birgun binip bir tekneye
tek basima, ufka gidip,
gunese varacağım
sarılıp o na
kizilların icinde yok olacağım...
siirlerim kalacak...
birgun baska bir asık kadın
okuyacak,
kendini bulacak...
hayatının siiirlerini ve kendi
tekrarını yasayacak,
hep yanlız olarak.
bu siir,
tum asklara kalacak.

2.
koç bir adam,
yıkık asklarını dusleyecek,
gunlerin *******inde,
siirler yazacak kalemiyle,
laleler sulayacak acsinlar diye.
kalacak sayfalarında isyanlar kitapların,
kavgalar benliginde,
cinayetler isleyecek yureğinde...
ben
onun siirlerinden,
acılarının, hasretlerinin, ozlemlerinin,
parçalarını bir koyda,
cakıltaslarına birakacagım.
dunya donecek yıldizlar değisecek,
kulaginda,
unutulamayan bir sozcukle.
adam,
siyah saçlarıni sivazlarken,
gunesin denize vardığı zaman,
sahilde,
benden bir armağan bulacak,
dudaklarında huzunlu bir tebessumle.
lalenin bıraktığı armağanları
cakıl taslarının içinde.
hatırlayacak...
olimpos'ta
sonsuz atesin sıcaklığını,
vucudunda hissettigi anlari.
gunese bakacak uzun uzun,
gunesin kendisini cektigini,
anlar gibi olacak,
laleli kadınını...
hep, hep orada olacağım, .
o an bir meltem estıreceğım denizden
yayılacak askın kokusu
yazacak orada
bir siir
içinde ben olacağım.

28.03.2003

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 10:47 AM
Asude Kalem

gözlerindeki sevgi dolu bakışları
saklamazdı ve öfke anlarını
delişmen
saklamadı ve saklayamazdı
kararlı bir okadar yaralı
düşlerimi tetikleyen
cözümleyen yorumlayan
barışık
akıl küpüm
ince nişli işlemeli eylemlim
asude senin
yazılan mektupların
anılar ve inci gibi yazın
sen ben gibi duygularının
tutsaklığını
kitapların ve saksıdaki çiçeklerin
gözlerindeki derinlikleri anlayamayan adamların
ağırlıklarını
taşımamalısın
benim gibisin bırak at.....
kaderdaşım
asude kalemsin sen
kadın adın
vefakar
asumanım
can dostumsun
kalemin al
yazın altın olsun
varoluşuna amin dediğim


Sevgili Dostum Asuman için
(asude kalem)

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 10:47 AM
Aşk Bitti

Gene Akdenizdi gece
Sıcak bir meltemin esintisine mahkum öylesine
Gözlerim kaplı seninle
Mumların esaretine ve titrekliğine tutkunken
Aşk bitti aniden

Aşk neydi?
Sorduğumda kendime
Başlayan bir şarkının
Saklanmış sözcüklerinde
Kaçamak duyguların uçuşan gölgeleriydi

Aşk…
Ve zaman
Özgürcesine uçmaya kanatlanmak
Bitişi tutkun bir rüzgar gibi miydi
Gökteki yıldızların altında
Duygularımızın suniliğindeki havai fişeklerdi patlatığımız oysa
Kelebek miydi?
Yüreğimin içinden çıkamayan
Hapsolmuş bir kozaya örülmüş ipeklerin içinde uçamayan

Aşk
Senin kölen olmalı mıydım aslında
Akdeniz mavisine büründüğünde gece
Dolunay Eylül pırıltılarını salmıştı sulara gene
Piyanonun sesinde eskimeyen şarkılardı aşk
Aşk
Yüreklerimizin içindeki sonsuz susuzluk
Aşk
Gözlerimizde
Sonsuzluk kadar yakın ve ıraktı
Bir o kadar ışık yılı uzaktı
Şarkılarımızı sabah güneşine gönderdik sensiz gene

Aşk
Ellerini özledim
Yüreğimin sesin de, saklısın asırların esaretinde
İçimde bir aldatılmışlık duygusu
Biraz karabiber
Tuzlu ve acısın gene
Yanık kokusu burnumda
Uzaklardan dağılmakta rüzgarların koynunda
Yalvaran bir giz duygusu içimde paramparçalıklar
Sessizce gitmişliğin tutkusu ve sessizliğin aldatan duygusu
Bir kadın kokusu

Aşk
Ben seni terkettim yine
İçimde sonsuz yılların korkusu
İncinmiş bir serçe kalbi yüreğim küskün ve biçare
Avucuma kustum seni, hazmolmamış romantizm gibi ağrılarımla
İçimde gene irin kokusu

Aşk
Yolsuzluğun en büyük iktidarısın ölümcül varlığında
Adaletin en nankör günahkarı ve aldatan bir şarkısın sen, aşksın
Sen yoksun, çiçeklerin tohumlarında bile suni döllenme
Bilmeyenlerin yüreğinde maskara
Gözlerinde yakalanmayan, ışıksızlık çemberinde raksedenlerdesin karanlık
Suni gübre gibisin aşk, bazen bir tabletin içinde suskun

AŞK
BİTTİ

10.09.2006/LARA

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 10:47 AM
Aşk Çayı

harika bir çay
ince belli bardak
içinde aşk
demlenmiş
dinlenmiş
yanında çörek...
birazda börek
kuki...kek
ballı dudak
tatlı
içilesi bir aşk
ince belli bardak sıcak
aşka aç
sevdaya tuzak
ay aman ay
ne biçim şey bu çay...
sevgilim
bu harika bir aşk.....

12.12.2003

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 10:48 AM
Aşk Çocugu

Sevgi...
Doğmadan ben.. yüreğime düşmüş..
Aşk çocuğu olarak doğmuşum.
Bütün evren minicik kalbime dolmuş,
Büyümüsüm...
Sökmek için sevgimi... nefretin kol gezdigi anlarda...
Çırpınmısım dalgalarda.
Sevilmişim ölesiye...
Arkamı dönmüsüm.
Sevgi... içimde köksalmıs kanatmısım...
Gitsin diye...
Başaramamısım...
Teslim olmuşum sonunda,
Sevgiye...
Bir aşk cocuğu olarak doğmuşum...
Askın gücünü farketmisim icimde...
Yasama nedenimi uçtebir asır ertelemisim!
Çirkinliklere set çekmişim...
Güzelliklere göz gezdirmişim..
Doğayı ezberlemisim...
Insanları izlemişim... devirmişim kitaplari....
Bakmanın sevgisiz,
Görmenin aşksız...
Olamadiğina ermişim.
Mor olmuş yüreğim...
Al olmuş gönlüm..
Sesim... erguvan olmuş
Sevgim eflatun...
Kalemim gece..
Yazmışım... yazmışım... yazmışım...

01.09.2003

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 10:48 AM
Aşk gibi

Aşk gibi aşık gibi
dert gibi ilacın olam
sen gibi ilaç gibi
derman gibi aşk olam
aşk gibi derman
meşk gibi ilaç
bilmek gibi
aşk gibi
yoluna kurban olam

01.04.2004

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 10:48 AM
Aşk kuşlarına...

kalbimi alıp kaçan...
sakamı...
kanaryamı....
bülbülmü.....
yoksa avucunda bir muhabbet kuşu mu....
sana çapkın bakan
veya kırılgan bir melek...
bak dikkat et.......
yoksa uçuverecek...

30.11.2003

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 10:48 AM
Aşk Nerede

ahhhh gonlüm... şarkılarda..
ahhhh ruhum....kapılmış rüzgarlarda...
ahhhh benliğim.... nerelerde...
her an... seninle... sensizliğinde...
ahhlarım...
ağlarım....
rüzgarım....
ateşim.....
suyum...
küllerim....kum taneciklerinde...
deryanın... dünyanın...
mevlamın...
emrinde...
ahhh... kayboldum....
derinliklerde.... aşk nerede...
ben nerelerde......


30.11.2003

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 10:48 AM
Aşk üzerine yaz sıcakları

bana
sen aşk yaz demişti
yakışıyor aşkı yazmak
yüreğine
evet öyle
ben aşk yazmalıyım her zaman
yakışmalı yüreğime
velakin
aşkı yaşatmak ne kadar zor bilsen
gülücüklerim yetmiyor kendime
aynada gülümsiyen suretim maske
bir de sor yüreğime
ne anlatacak kimbilir sana
bilemiyorum
bak bana ve dal gözlerime
içindeki dipsiz kuyu niye diye
sor kendine
bul
artık anlatmıyorum
artık yazamıyorum
anlarsın diye
çırpınıyorum
boğuluyorum
yoruldum
bana hep aşk yaz demiştin ya
artık yazamıyorum
anılarımı anıp
korkuyorum
korkuyorum
korkuyorum
dürüst ol kendine
seni sevmek için çarpıyor yüreğim
sadece
kendi kendime
ağlıyorum

10.07.2004

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 10:48 AM
Aşk var

Ferhat korksaydı eğer...
Aslı'yı öldürürdü keder...
başka seyler.. var..
korkma...duygular.. bambaşka
yetmek için aşka
...........uzaklar yeter
seversen eğer..
aşk var

7.12.2003

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 10:48 AM
Aşk ve Armoni

içinde hayatların en derin çizgileri
renkleri mavi
renkleri leylak
pusular kuran sabah sisleri
tutuşan bir melankoli
bitmeyen bir senfoni
sen bir peri
gözlerin iri gözlerin derin
içimde tüm saflığını yakalar gün ışıklarının izleri
yüreğin bir yanardağ sessiz uyuyan senin
sabah mahmurluğunda doğan güneşin
sıcaklığı gibi nefesin
tabela tabela
yazılar geçer uzaklaşırken sesin
kulaklarımda hala geceyarısı ezgilerin
söyle sevgili
senden uzakları anlatır kilometreler
hain hain ahhh uyuyan dağlar
morarır gün doğumları gözlerimde
seni benden alır
akşam izlerinde bir yorgunluğa
güllerin kızıllığına karışır
kokun amber
bir gitar sesine karışır delikanlılar
sahilde salınır bedenler
deniz sesini taşır yakamozlar
ay ışığına götürür...
dağlar uyur
ben uyumam...
şarkını dinlerim kulağımda fısıltılar...
içimde bütün Akdeniz
aşk ve armoni...

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 10:49 AM
Aşk, Dağ, Deniz Ve Kekikse

Kekik kokularına takılı bir şiirde,
Dağlar, bekleyin aşkı dedi gönlüm birden
Akdenizi okşamaya gelecek içimdeki kış
Soyun şimdi şehir, çırılçıplak dök eteklerini
Kirini at sağanaklarda zil çal ve oyna
Yıkan da, bahar bahar bana bak
Çığ yerine akan topraklar üstüme üstüme
Yollar cehennem erozyonunda mezar
Üstüme düşmesin bin bir yaprak bin bir kozalak
Yağmur yumuşaklığında gevşek şimdi aşk
Gözlerimde nemi kışların ve gelecek baharların
Şimdi Akdeniz buz mavim, bense deniz gibiyim
Kok kekik kekik
Yıkan dalgakıran, çöpçatan,çağla dalga dalga
Dağlarına kar yağmış morlarının
Akdeniz pür taze gelin, eriyor mum çiçeklerin
Saçların kardelen
Kekik kokan ah vah,delirten dudakların
Aşk zamanlarının bereketi gök deniz
Yağmur gibi yağıyor yağmur çamur
Döllendi gene kır toprakların, dağların bekar
Kokacak portakal çiçekleri mor kadın
Kekikler açacak bahar gelişlerinde
Hasret ve ölümsüzlük sunacak kekikli dudakların
Başka başka dağların zirvelerinde
Sen susacaksın sus konuşacak
Ve aşk


31.01.2005

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 10:49 AM
Aşka Aykırı

duygularında durağan olan
itiraf etmediğin sakıncalar
suskunluğun
aşka aykırı

içindeki fırtınalar
vişne tadında bir dokunuş
bağırmakla yalvarmak arasındaki
duyguların
aşka aykırı

arzularınla olan kavgan
gururundan biriktirdiklerin iç geçirmelerin
özlemlerin ve özlemsiz gözlerin
dokunmaların
aşka aykırı

aşk aykırı ya da sen


06/03/2005

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 10:49 AM
Aşkımız Bir Küheylan

ah anlar ne kadar ağır
geçmiyor zaman
içimde binbir türlü heyecan
hey
e
can
geliyor
toz duman gönlüm
toz duman
geçmişten süzülen tertemiz aşktı anlattığın
aşk
geliyor
yollar bitmiyor
anlar bitmiyor
sen geliyorsun
ve ben bekliyorum
biz olmak geliyor içimden sana
şimdiydi bu aşkın zamanı belki deneniyoruz
heyecan
sen can
ben can olunca
sevgilim
aşkımız bir küheylan

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 10:49 AM
Aşkın Öbür Yüzü

Canının yandığını biliyorum aşk
Neşter izinden acıların var
Sakladığın yüreğinin rengi
Benim ki mor bilesin
Alev almış duygulardan arınmış
Şarabi bir tutuklu gibi
Ölüm sancılarını saklıyor içinde
Ya da yok olmak aşk varken

Çevir beni tersime
Düşün ve düşle dersin
İmgelerden ürersin aşk
Şimdi
Bir küçücük melek kondu konuverecek
Elinde mor bir menekşe

Tütün kokulu bir ev
Sevmek kalp ağrısı tersine
Yoksa ölmek mi duygusuzl
Kaçamak yiğitlik mi huysuz
İki adım da özgürlük demek değil
Aşk sa tam tersi
Öbür yüzüne bakmak yüreğin
Rengine varmak belki de
Ruhum tutuklu olmalı aşka
Işık süzülür gün gün denize
Ki her bahar gök patlar Akdeniz’de
Nurların döküldüğü ışıklarla yunarsın

Çevir beni tersime
Düşün ve düşle dersin
İmgelerden ürersin aşk
Şimdi
Bir küçücük melek kondu konuverecek
Elinde mor bir menekşe

Aşk iki yüzlü bil…



07.03.2006/LARA

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 10:49 AM
Aşklı Hüzün

saatler sabahın yüzüne vurdu
kapı gıcırtısı bütün sokaktan duyuldu
ölüme gider gibi süzüldü beden
suyla duruldu
üşümüş bir yakamoz düştü
önüne önüne
titrek limanda dolaşan adam
sarıldı sevgilisine
sevgi gene yok oldu
uçtu kollarından bir peri
aya kondu
mor bir ışık döküldü üstüne üstüne
bir kanat sesini beklemesine
anlamsız bir hilalin sesine
hüzün kondu
adam aşık
bir su perisine

sabahlar saatlerin günü oldu
kapının kapanmasıyla gonklar vuruldu
sokaktaki kediler
uyandılar birden
ötüşemeyen horozlar hüzün...
aşk kayboldu


nevin kalafatoğlu
30.03.2005

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 10:49 AM
Atamıza

Mavi Bakışlarına Aşik Kadınların Ağıtı

gözlerindeki ışıklar maviydi
...........anlamlı
uzaklara bakardı
o serin...sakin...derin...gözlerin...
sana öylesine hasret ki duyularımız
söyledıklerin, verdiklerin, hayallerin...
yaşanır hayatlarımız
güne imza attığın satırların da...
gören, anlayan, düşünen kadın kadın beyinlerin
sözcüklerle anlatmak mümkün değil gönüllerinin
coşkusunu.. Rafet öğretmenin...
bugünün kadın dillerinden...annemin...anneannemin...
anlatabilmek seni satırlarım da
.......feminen özgürlüklerin
verdigin sevgin, saygın, desteğin ve adaletin
şiirlerde ne mümkün...

delikanlı, altın saçlı, mavi gözlü...
yürekli, kahraman..ozan sözlü
......sevgilimiz
Mustafa Kemal Atatürkü'müz
...önderimiz..ağabeyimiz...babamiz...
seni anlatabilmek gökkubeye
... ağıtlarla ne mümkün...
koca yürekli...onca kadının...
aydınlık gönüllerin
türkümüzsün..onurumuz...çocuklarımızsın... .
hepimizin... ışığısın geleceğinin...

10.11.2003

Nur içinde yat Atam, cennet mekanın olsun...

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 10:49 AM
Ay dolunay

ay
seni yaşatıyor bana sevgili
yakamozlarla deniz beni
uzakları okşuyor ay ışıkları
kolların bomboş bilmekteyim
hissetmek
medcezirlerini bütün denizlerin
aşk cığlıklarını evrenin
yakomazların
çakıltaşlarının
tüm şarkıların sesinde
baktığım noktadan aydınlıkların
yansımasını anılarımın
sen ben ve nevbaharın
artakalan
zamane aşklarından
dolunay zamanlarının
yarımdan
iki karanlık
iki ay
gelişinden belli
mehtap
ay
dolunay

30.06.2004

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 10:49 AM
Ayna

karşımda tam karşımda
bana bakan biri var
tıpkı bana benzeyen
başımı döndürdüğümü anlıyor hemen
bakıyor bana
hüzün var yüzünde
bir başka yüzün var diyor bana
bir başka bakışın var yabancı
neden beni izlersin iki gözüm
içimi neşe saran anlardan başka
o duruşun
edanla
bana hava atma
bana bunu yapma
ayna

16.06.2004

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 10:49 AM
Aynam

Neler yaptı diye sordun mu kendine
Kocaman bir hiç gibi hayat
Ve
İçinde inciler, çakıl taşları ve çiçekler olan bir yaşam
Ben herşeye boş vermişliğimde zengin
Umarsız olduğumda mutlu
Yaşamak insanlığıma
Acaba nedenleri mi anlar mıydım?
Ve neden sizlikleri mi?

Gözlerin mor halkalarını sevdim ben
Ayna bakışlara yansıdığında
Gülümsedim solgun dudaklarıma bazen
Alnımın kırışıklıklarını okşadı gözlerim
Sevdim o uzaktaki kadını
İçtenliğini bildiğim
Şeffaflığını örtmediğim
Çocuksu neşesini yitirtmediğim
Seni sevdim ben
Hep ellerini tuttuğum kadın
Çocukluğumdan

Ayna
Ayna söyle bana
Kim olduğunu
Ben bir küçük kız mıyım?
Hergün hoplar zıplar mıyım?
Sorar gözler
İçimdeki neşem
Yarın gene herşeye değer…

Ayna sen devam et bana bakmaya…
Bakmasam ben ne farkeder...


11 Nisan/2007 /LARA

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 10:49 AM
Babalara ağıt...

neden babalar
zamansız bazen cok erken gider...
neden bırakırlar cocuklarını...
her yaş...tan
her savaş.. tan
hep hesaplaşma yaşatırlar...sevdiklerine
neden erkekler ağlamaz..
neden yeterince anlatmaz...
neden sağlıklı gıdalar yemez
neden sigaraya hayır demez...
neden sorumluluk para için...
sadece ekmek getirmek değildir bilmez...
neden içimiz erir...
susmak.........ağır seven için...yapma demek için....
neden cok konuşur...kadınlar...
sevdiklerimiz için...niçin...
neden neden neden....
kapılar vurulur çıkılır evlerden...
bütün bunlar belkide cok sevildiklerinden...
babaları.... kocaları... sevgilileri...
hiç anlamadığınız...
kızınız... oğlunuz..karınız...sevgiliniz...
bencil değilde siz ne..... siniz...
bırakıp yetim herkesleri.
yapayalnız ve sevgisiz...
erken zamanlarda gittiniz..
evet erken zamanlarda terk ettiniz...
kaldık buralarda sizsiz..........biz


24.11.2003

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 10:50 AM
Babama

Sana nasıl kızardım...
gözlerim dönerdi...o anlar
isyankar genç kızlıgımda
sense başka bir isyankar...
cesur....savaşan...
yokları var eden mucize adam
o günün şartlarında..
beni seyrettiğini ruhunda
bilemezdim..
ben senin.. delişken..
asi....duygulu....narin....kızın.. dım
beni boğardın matematıklere...
zorun da zoru... problemlerle..
ben dans etmek isterken oysa
resim yapmak varken doyasıya...
delitirdin beni matematik tadında...
gözün arkada kalmasın babacığım...
demiştin ya bana....
'hayat matematiktir... beni anarsın '
şimdi anıyorum seni.... gözlerimde..
iki damla yaş... özlüyorum seni...
çözdüm bütün problemleri...
şimdi ruhum hür...
aklım alabildiğine özgür...
geçte olsa...
sen olsaydın hayatımın baharında..
erken varırdım vuslat'a......
seni özlüyorum.... çok...
seni kokluyorum baba.. vazodaki çiçekte..
havada... suda...engin ufuklarda...
yokluğun bile varlığındı... hayatımda...
seni üzdüysem... bır zamanlar...
affet beni.... baba... baba...

11.03.2003

uzun yıllar once kaybetiğim eğitimci
babam Suphi Kalafatoğlu'nun anısına..
ruhu şaad olsun...
öğrencilerini ve arkadaşlarını sevgiyle...
ve hayatta olamayanları rahmetle anıyorum...
özeldiler... özel kalacaklar...
bu vesile ile...
sevgili annemin ve öğretmenlerimin.....
tüm öğretmenlerin öğretmenler günleri kutlu olsun...
saygılarımla


.

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 10:55 AM
Bak

bak
bir yakamoz izi
benim yattığım yatağın gizi
bembeyaz hülyalara dalmaktı uyumamak
deniz mehtap müzik içimdeki
*******ini dolaştım ömrümün
bir film gibi geçti
anııları mehtaplarımın
bak
bir ay izi
hani sana hep anlattığım
işte dokun ona
sana yakın bir anda
gök yüzü
lacivertimsi gümüşle kaplanmışken dünya
denizin sesi
cağlasın kulaklarında
düşün ikimizi

08.05.2004

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 10:55 AM
Bak Şimdi Gülüm Ne Oldu

rüyamdaydın
ama hep rüyamdaydın
biteviye günler verdiğin güller
kimden izin aldın sen
neden rüyamdaydın birden
gördünmü bak
işgal altında artık rüyalarım seninle
o sessiz adımlarınla sinsi sinsi
beni kapladın
uykusuz kaldım
gözlerimin altı mor
bakışlarım zeytuni
sesim erguvan
gülümmor
kaderim muammam oldun

24.01.2004

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 10:55 AM
Bana aşkı anlat demiştin

anlatıyorum
dinle
aşk duygudur sevgilim
sade ve derin
parmak ucundaki enerji
belki
tenindeki lirik şiir izleri
belki bir kadeh vişne şarabı gibi
benim için
aşk öyle bir duygu ki
yok edilemeyen anıların izi
en gizemli duyguların seli
hani o bahar gibi
dokunuşlardaki meltem
serin
derin
ince
esprileri zevkin
o bazen bir kelebek
bir kuş kalp atışlarında
dokunuş rüyalarında
sadece senin olan
kavuşulamayan
uzaklar gibidir sevgilin
aşk işte böyle bir şey
avuç içi çizgisi
kaderin ki onun elinden
sönmeyen ateş gibi
küllenen
bazen
acı veren bir zehir gibi
anlatılamayan
ben gibi
bilinmeyenlerin denklemi
desem
inanırmısın..?

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 10:55 AM
Bana siir okurmusun,

Sen eskiden dağları severdin...
Simdi denizleri mi özledin
Hem deniz, hem dağ
okuyacağın siir
Dağların uğultusu, denizin sesi
Bir doğa senfonisi
fonda
Senin sesinde ki siir
ton... ton...
siir... siir...
bir masal içinde bana gelir...
Belki birgun,
dinlerim siirini,
dalgaların arasında,
belki bir gun batımında,
yildizlar gokte mehtabı beklerken
belki...
bir yakamoz pırıltisinda,
bir tekne guvertesinde salınarak
bir cakıl tası sesinde suya dusen,
belki bir orman yolunda,
tepeden vadıyı seyrederek...
içinde
gizli bir siir daha bularak...


Nevin Ka
22.03.2003.

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 10:58 AM
Bayram da Küçük Kıza Büyüme Hayalleri şiiri

küçük bir kızım ben
şiir satırlarında seksek oynayan
hoplayan zıplayan
bebeklerini kaybettiği için ağlamayan
küçük bir kızım ben
içimde gözyaşlarını inci yapar
biriktiririm ben
bir papatya bir inci dizerim satırlarıma
billur tanelerinden
küçücük bir kızım ben
dökülür sayfalara inciler
birini bulur şiirler
taç giydirirdim papatyalardan
Küçücük bir kızım ben kalemi olmayan
ıslansın içimdeki duygular aşklar şiirler
yalnız ve küçük bir kızım ben hoş görülen
ama ayağıma dökülecek bir gün orkideler..
papatyalar şebnem izleri sanki minik bilezikler
küçük bir kızım ben öylesine
hayal vadilerinde
bebeklerini kaybettiğinde bile inci üreten
kocaman yürekli
küçücük kızım ben..
kadın gibi görünen
hiç büyüyemeyen

31.01.2004

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:30 AM
Begonvilli Balık...

gönlümün sarhoş yıllarından
ayıklık günlerine geçişti....o günler
varoldun.....ince...nazik.. sıcak bakışlıydın..
hayran hayran takip ederdi beni adımların
yetmezdi.. gözlerin koşardı peşimden...
soluğunu hissetmiştim bir gün..
ılık ılık akmıştı içime...yüzyıllar...duygu sellerim..
kutlamıştık kadehlerde... kaçak kaçamak...
gafil avlamıştın beni...gece... gönül bahçemde
sunamamıştım sana bahar dallarımı... ağlamıştım...
deniz kenarında çakıl taşlarına anlatmıştım...
...........................isyanlarımı
ansızın kaçmıştım.... uzak koylarına Antalya'nın..
güneşi doğurmuştum... içinde sende vardın..
şaşkın... dın sularında Akdenizin....
sen.... yeni hayatımın... en güzel.. parçasıydın..
Mart güneşiydin....hayatımın...
begonviller içinde.....
balıktın...

11.11.2003

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:30 AM
Beklenen Masal

bir masaldır, gonlumuzde anlatılanlar
o masallar ve masaldakı anlar
bir yurektir, dolup tasan sayfalara
o yurek ki; acılar, izdiraplar, kucucuk mikrobik mutluluklar
anlarlar, bu satırları yazanlar sayfalara
belkıde hucrelerinde yakaladıkları hazları
o hazlar, bazen mutluluk, bazen acı, bazen yara,
meyvelerini verir yazılan satırlara.
satırlar, o satırlarda ne anılar vardır biteviye hatıralar
bir omurdur yasanan, anlarıdır yazılanlar
umutlar, mutluluklar, gokteki yildizlar
biten gunun batımıdır, parlayamayan gunesin,
kızıllasmadan batar onlar

2.
beydağları yaslar içindeydi, yaslı kadınlar
gibi ortmustu tulbentlerini dun bulutlar
yasıydı denizin, dumanlar gostermemisti yuzunun
mavisini zinhar
bir sinir, bir heyecan, bir telas insanlar
beklenen sonun mujdesini anlar anlar anlar
gibiydi taksı soforu, komsu kadın, bakkal
gulmedi yuzu dun, hep sıkıntı ustunde ve tum dostlar
telefonlar, telefonlar, hatır soranlar
neyin var nidaları sevenlerden, yurekten ağlamalar
Antalya yasını tuttu, beydağları matemini, bu gunler
geldiler tutsu yaktılar dostlar, mis gibi kokular
burunda biten ask masalının yanık kokusu
gitsin dağılsın havadan, yaktılar mumlar
meyveler, cicekler, cukulatalar, luzumsuz abartılı hayaller
sesti kalan kulaklarda bugulu
heyecandı beklenen anlar
nereden bilirdi ki bu bir heves, cocukca tasınamayan
onca gecmis, gecmisten cikan acı, yok edilen kadın
dağ gibi yigilan, dert olmaya kapatılan kutular
acıldılar, dokulduler, yazıldılar, ağlandılar
uykusuz bir musubetin, bir sapığın bir lafi
yıktı tum evreni, tum yureyi, tum masalı,
lanet olsun kaderine masalın, nekadar acıklanmıstılar
anlatılmistilar satır aralarında, ama genede kor adamlar
yiktilar gogu, yok ettiler denizi, yureği tasırdılar
gizlenen aslan beklerken, umitsizce derininde bedenlerın
titretti, masaldakı ask, depremleri ki depremler depremler
bitik olan bir yurek, simdi bedel ister,
sozcuklerde yasanan askların depremleri
kurban ister, kurban ister, kurban ister,
iste butun bir sehir ve arkasındakı dağlar, bilirler masalları
ortunurler, olmadık zamanlarda sisleri
yasını tutarlar yasanmayan masalın,
avuturlar yureği, sıradan tasalar tasalar tasalar
gene kırılmistir kristal kalp dagılmıstır parçalar
anlatılsa ne yazar.
iste hepsi
bu kadar.........

04.03.2003

yeni düzenleme

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:30 AM
Bembe.........yaz

renkler dans eder bazen içimde...
gozumu açtığımda açık bir mavi karsılar beni
gokyuzunde
gerinirim yatagimdan kalkarken...kus sesleri...
penceremden neseli bir senfoni...
birden renklerin dansi baslar...
toprak rengi saksılar..
içinde pembe kırmızı beyaz sıklamen sardunyalar
bir yesil sarmasık toplar tonlarını yesilin...
duvarda boru cicekleri... bahcenin
penceremi acarım turunc ağaçları...
yesilde turuncu toplar top ağaçlar
uzaklardan beni seyreder sedir camları...
yolun kenarında devasa hurma ağaçları
palmıyeler diyarı...
mavi yesillesir denizde...
cakıltasları gri ve gumus tonları...
aksam morlasır eflatunlar basar dağları..
bulutlar beyazlasır...pamuk tarlaları...
kıpkırmızı bir gunes turunculasır...gurup vakti
deniz gumuştur... yakomozlari altınlasır
laciverte donusur gun...
penceremde...agustos boceklerinin sesi
gecelesir gokyuzu... karalasır...
canlanan yildizlar...ve mehtap...
mujdeler sabahını gecenin...
gonlum erguvanlasır...
dondugumde ebem kusağım....
renklerin sarhoslugundan,
bembeyazlasır... bembeyaz..........lasır... aklasır


25.10.2003

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:30 AM
Ben Gece Gece

ben gece gece
gece iki hece
saymak oda iki hece
gün tek hece
belki bundan uyumsuzluk
ben gece gece
sen gece gece
sen de tek hece
ben de tek hece
belki bundan uyumluluk
her gece
sen benim şiirlerimde
ben senin cizgilerinde
buluşalım mı?
bir film karesinde..

.......'diyordu ki esas adam
kültür bakanlığından istifa ettim
prag'ı terkettim...
neden? diye sordu esas kadın..
sensiz yaşanmıyor dedi..
adam....
gözlerinde sevgi yalvarışlarıyla
akamayan yaşlarla'....
kadın
yalvarışları öpüyördu gözleriyle

ben gece geç gece
geç tek hece


28.12.2003

bir çizer dosta..
bir film sahnesinden nedenler...

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:31 AM
Ben Sevgi Yazarken...

ben kendi derdimde
bir garip şair
sen gözlerinde arayışlar...
kimbilir nerede
ben sevgi yazdım onca şiirde...
sen beni bilmediysen...
ben neylerim
sen beni görmediysen...
kabahat kimin...
ben sevgi yazarken
sen aşk peşinde....

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:31 AM
Ben yine benle

ben yine benle başbaşayım
birgün böyle yazmıştı bir dost
düşünmüş
bulanmıştım
ben olmak benle
benimle başabaşa olmak
seninle olmak
seninle sen olmak
demiştim kendime
zaman gecmişti
rakamsal olarak
tam 77 gün etmişti
şimdi anladım
düğümü çözdü kılıç
vurdu
düğüme
büyü çözüldü
ben gene benleyim
hür ve ayaktayım
benimle

02.07.2004

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:31 AM
Ben,

gonlumde neler var bilirmısin
cocuklugum,
burnumda tuten anılar,
karadeniz yagmurları
mis gibi toprak kokan kırlar...
bilirmisin,
bazen anılar
ucar giderken gozumun onunden
takılır.... kalırım,
donar goruntu
kocaman
sinema perdesi acılır
gozumde, başlarım anlatmaya
sana
Ben...

20.0302003

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:31 AM
Bende ki yerin,

benim neyimsin neyim
sen benim sevmekle oldugum
daha tadİna erisemediğim
ve hiç birseyini bilmediğim
meçhul askİmsin

14.03.2003

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:32 AM
Beni Bende Bırak

günün yarısında
sesini duymaktı değişikliğim
nefesini hissetmekliğim
güzeldi günüm senden ırak saatlerde
beni kendime bırak
bak sensizde geciyor saatler
güneş bulutların arasından süzülse bile
güz günlerindeki fırtınalar ırak
artık sereserpe uzandım minderlere
şiirlerlerim ve gün açan çiçeklere
sardunyalar gördüm Akdenizde
Baltık insanlarının sesi
dağılırken göklere
anılarımda belirdin
seni düşledim hemen gelmeni
teras merdivenin gıcırtısını duydum
ahşap seslerinde pancur gıcırtıları
camdaki gölgeni gördüm düşümde
beni bana bırak ne olur
bırak beni böyle ıraklardan bakma
içimi özlemlerinle ağlatma hep
şiir ol şiir olayım seninle
ben benim içimde şiir
sen düşlerinde gezgin ol artık
bırak artık sensizliklere
sessizliklerde..

10.05.2004

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:32 AM
Benim için gelen

yollar
dağlardan denizlere inerken
bir ses duydunmu sevgilim
sana gel diyen
sular
dağlardan cağlayan denizlerden
bir ses duydunmu cananım
geliyorum sana diyen
fonlar
yemyeşillerden mavilere karışırken
bir ses duydunmu hasretim
heyecanla gelen
aşk
ne dağlar
ne denizler
ne yeşiller
sen heryerde sen
virajlar
sarp kayalar
dalgalar
*******i delen
yazyağmurlarının serinliğinden
sevgilimsin sen
hadi sen ve ben olalım
diyen
yumşacık sesinden
sabah şiirim
vişneli yarimsin
ben yollarda aklımda sen
benimsin
sen
çiğ tanelerinin çicek çicek
oluştuğu anlarda özlenen
yolcusun
gözlerim
günışığı izlerini izlerken
beklenen
uzak diyarlardan
sessizce gelen
aşkımsın
hiç bilinmeyen
gel

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:32 AM
Benimle Oynarmısın

seninle ne manada oynamak..
neyi oynamak gerek
tavla......... anlamamki hiç...
papazkaçtı bile bilmem ben...
siir oynayalım seninle...
nasıl oynayalım... satır satır..
sen soyle ben yazayım...
tek başına...tadı yok... siirlerin
istersen seksek oyna... veya..
manalarında oyna kelimelerin...
anlamlarında satırlarınin...
istersen...
dans edelim...
şiir salonunda... malikanemin....

30.10.2003

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:32 AM
Beyli Dağlar Göçü..

Kalbimin
sanki gözö açildi
mubarek dolu
tasiyor, tasiyor,
bosaliyor.
bosaldikça
doludizgin
yaziyor, yaziyorum
yorgun dustu kollarım
klavyelerde bitap
gunler geceye karıstı
******* sonsuz
sabahlar yorgun, uykusuz.
denizin kokusunu,
kusların izini,
sazların sesini,
gun isigini ozledim.
gunun isigini ozledim
astım dağları
gun batımından
kizillarıni izledim,
son isiklarını buldum gunesin
karanlıklarda
beyli dağlardan
Dalyana geldim.

11.09.2003

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:33 AM
Bırakacak mısın...

sen o güzel duygularını yazıp yazıp
yazıp da beni beni çıldırtıp
beni çaresiz
beni soluksuz
beni yapayalnız
yapayalnız sensiz umarsız
bırakacak mısın..

zor gelmiyor mu acısı sana
bunca aşk varken
içinde sevgiden başka
hersey bitmişken
sensizliğimi
anlamışken
bırakacak mısın...

beni umarsız
yapayanlız
muammalarımla..

03.01.2003

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:33 AM
Bibirosalı Uçmak

Gülümsemelerin bir nedeni olmalı
Yaşamdan da öte illaki
Tadı hani, tuzu deriz ya
İşte öylesine bir rüzgardır avuntularım
İçimden geçenlerin başka bir yansıması gibi
Pozitif görünür suretlerinde insanların
Negatifler gömülür yüreklerine
Gülümseme, yaşam, gerçek ve özgür
Dudakların kıvrımlarına
Gizli bir ürkeklik oturur, adı hüzün
Son saatler, gün batımı misali
Gözbebeklerine ışık umuttur
Nasıl bir yalvarış yakalarsan
Minicik bir serçenin ürkekliğinde
Ellerini ister sevgili
Tut beni
Uçmak bir an şimdi, kelebekler gibi
Özgür bir maviye varmak
Sanki, pespembe ufkun mor menekşe açması
Leylak ve yasemin kokularından bir cennet gibi
Belki de baharın karşılanması…
İçim doludizgin bir kısrak şimdi
Dışım sakin ve berrak
Hayatı koklamak sorgular beni
Tomurcuklarımda Bibirosalar
Yarın hangi diyarlarda açacaklar kim bilir,
Bil ki sevgilim
Her yaprağının yer düşümünde gül kokacaklar…


Sürçü Lisan ettikse af ola
Bu gün Şubatın son günü Milenyum’dan altı geçti
Belki hep, belki yarım dolunay olmayacağım
Hepinize sevgilerimle


Nevin Kalafatoğlu


Bibirosa
Krem rengi ve taç yapraklarının çevresinde incecik gülkurusu kontür olan kıymetli bir gül cinsi.

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:33 AM
Bilebilmek, hayal ve sans uzerine,

Bilinmeyene erismek için hayal etmek gerek...
Sevgi hayal gibi...
Hayaller ne zaman gerçek
Bir serap gibi
Aramak care değil
Bazen yüreklerde tas gibi
Elmasın doğada olusması gibi
Bilki milyonlarca yıl gerek
Kim bilmis
Kim bulmus ki...
Hayaller sevgi gibi
Sevilen hayal gibi...
Bilmek sans gibi
Sans gibi.....

18.03.2003

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:33 AM
Biliyormusun...

Denizin gece halinde
Ayın hilalinde
Mehtabın yakamozlarında parlardık
Bir anda yıldızların gölgelerinde kalakaldık
Gün doğumlarına dek
Bir kaç söz
Ve kiraz tabaklarındaki şarkılardık
Badem ağaçları çiçeklerinin dansı
Kekik kokuları bir dem şarkı
Teknenin güvertesindeki ıslaklık
Orfozların heyecanları kadar gizli bahardık
İçimizdeki en özlemli ayrılık
Yabancı sular
Dışımızda uydular
Amerikaydık
Hayallerim vardı
Mevsim yazdı
Gelmeyen yolcunun hasreti sonbahardı
Suskun
Geldin bir hazan yaprağına binip
Baharlarımızı yok etmişliğine küskün
Sıcak bir fincan çay
Yağmurlara karışan gözyaşları
Geç kalmışlığın
Bilinmez dövüşün içinde bir el sımsıcak
gözlerinde hüzün
gönüldeki hasret gölgesine tıkandım


12.11.2006 / LARA

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:33 AM
Bilmiyorum

bilmiyorum
sayfalar dolusu çizgilerin
üstünde uçuşuyordu kelimelerin
bilemiyorum
kelimelerin nasıl
ak düşeceğini sayfalara
ak
nasıl bir renk bu ak!
bembeyaz desem değil,
beyaz hiç
kirli beyazmı sence?
önüne bir 'P' koysam
Pak
'bence bir ak bir aka ben pir-ü pak
olmaklığım olduğu zaman
gel beni yaz demiş.'
ince ince
bilmiyorum
hece hece
belki

Nevin Kalafatoğlu

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:33 AM
Bini en güzelinden...(Bin güllü sarkı)

Ömrum seni beklemekle geçsede
sen hep hıcranlarında gonlumun olsanda eğer,
senin gozlerinin derinligine dalmayı unutsada zaman...
gene sen... gene sen... gene sen... sen beklenen
beklerken bir daha beklenen sevgilim olacaksın.

Yollar... uzasada her gun...zaman hüzünlü geçsede
dolansada dağları... zirveleri... sarp uçurumları
calışsada grayderler karli yollarinda yaylalarınin
sen... gene sen... gene sen...sen gelemeyen
benim ve benliğim... hep bekledigim olacaksın.

Ozlenen... guzel bir cicek.. koparılmaya hazır dalından
ben belki bir papatya... belki bir gelincik...bir ful
belki mor yasemen...belki bir beyaz gul...
koklanacak bir demet...gul gulden gulerden gulerınden...
yureğımin icindeki bir damladan bin damla olacaksın.

Guzelinden kırmızı.. kıpkırmızı bin gonca...
bini en guzelinden....

13.10.2003







Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:33 AM
Bir bahar mevsimi

bahar geldi canım
geldi de gecer

gelir menekseler
fulyalar, laleler...

acar sevdikleri icin
hercai menekseler

laleler narın ince gucsuz
boynunu buker


iste cicekler gibi bahar
sevgililer gibi cicekler..

yazar sairler siirler,
bahar biter.

Nevin Ka
16.04.2003

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:33 AM
Bir Beyaz Gül

Kopmasın dalından asude gönüllerin
Beyaz gül
Kalsın saf gönüller diyarında
Ansın onu diller
Gölgeler korusun
Güneşler açsın
Dillerde nazenin kelimeler
Uçsun sözcükler cennetlerinize
Kirlenmesın ŞİİR ler
O şiirler ki binbir kırık kalbin
merhemidirler.

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:33 AM
Bir film karesinde bin avuç gözyaşı

Eylüldü
karanlık bir sokakta kimsesizlik
perdeleri kapalıydı evlerin
sesli bir çığlıktı çaresizlik
kanlı bir suratta patlayan
bir kadın
bir çocuk
bin avuç gözyaşı

minik bir göz
içinde kowboyları hayallerinin
öfke gibiydi incelikleri
kusarcasına fırlamış göz bebekleri
dehşetti unutulamayan serüvenleri
dolaş biraz
sorgula tuhaf ve kırılgan ol
yüreğini avcuna verdi baban
ağla çocuk
filminin karelerinde dolaşacak acı ve mutluluk

gözlerim kanıyor yüreğim geçmiş
kendim içindeyken yüreğim yürekmiş
sorgularken yolları bulutlandım
sabırdan tükenen onca umutla umutlandım
yaşların taştığı göz pınarlarında
iç çığlikların sessiz nidalarında
duydunmu sesleri
dinle cocuk
işte hayatın gercek serzenişleri
acılar gitsede gitmesede yalnızsın
palavra olmayan filmin karelerinde
tek başına
Inan hayaller gelir karşına
Bir film karesinde bin avuç gözyaşı
gene eylül gene sensin

Nevin Kalafatoğlu

09.12.2005/ANTALYA

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:33 AM
Bir gün bir zaman

gözlerim seni andı mor dağlar ülkesinde
içimden bir sıcaklık
içimde can
sendin
gözlerim karanlıkları aradı göklerde
yıldızlar söndü peşinden
ay küstü can
sendin
anlatılamayan
birikintiler içimde hazandı
kızıllıkları bulut izlerinde parlayan yansımalar vardı
hani gittikçe ufalır gibi olurya insan
heyecan heyecan
sendin
kırık gamzesiyle bana uzak uzak
bakan adamdın
şimdi
içimde bilinmezlikler gitmekte
hasretinden gökyüzüne haykıran
inleyen bağıran ağlayan
ben
yakamoz izlerini kum bahçelerinde yakalayan
denizin dansını seyreylerken
yosun kokuna hasret kalan
gene ben
ve beklediğim an
biliyorsun değilmi?
bir gün bir zaman

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:33 AM
Bir kadın ana olmuş

sevgi birikir kocaman olur
gökyüzü dolar taşıyamazsın
dağıtırsın dağıtırsın bitmez
yüreğin
bitmez tükenmez bir pınar olur
tıkanır kalırsın nefes alamazsın
şiir olur..anne olmak
satırlarda dolanırsın
değil beş melekten ana doğurmak
sevgi pınarlarında dolanırsın
bırak bedeninde
rüyalarında
doğum ve vuslat zamanında
akar gözlerinden billurlar
kalmış kucak sıcaklığı hasretliklerde
sevgi pırıltıları bütün çocuklara dolanmış
tükenmeyen aşk olmuş
cocuksuz ana yüreğinde
bir kadın ana olmuş

bir minik parmak
ve ona dokunmaktır ana olmak

17.03.2004

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:33 AM
Bir telaş ki dünyadandır

bir telaş ki dünyadandır
o dünya ki garip garip
telaş ki
evren dışı
yürek bu dayanmaktır
sabah akşam
akşam sabah
geçer günler biteviye
isyanımdır
şiirde bile

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:34 AM
Bir Uno Akşamında Özlenen

bir pizza yermisin
üstüne saf sevginin döküldüğü
zeytinyağı saf lığı
fava saflığı
enginarlar zeytinyağlı
salatalar harika yemeklerle
şarap kadehinde benimle
elmalı pay üstüne
ellerin kadar yumuşak
çukulata tadındaydı brownili aşk
kıpkırmızıydı şarap
Uno bir cundalı seninle
dünya tadında yemek ti sevgili
bir Markiz beyoğlunda
bir Rejans rus tadında
bir Süreyya boğazda
kral ve kraliçe isek
çiçek pasajı varsa düşlerimde seninle
zeytin tadında zeytin krallığında Uno 'da
şarap kadehinde aşkımız
mum ışığı lezzet
Cunda tadında bir tabakta
sen ve muhabbet
sevgilinin ağzından pür lezzet
anılardı özlenen ve şiirlerdi sesinden
gözlerdi o tuğla duvarlardaki anılara karışmış
egeydi ege gibi kokan martı cığlıklarında
balık tadındaki sen
bir Uno akşamında özlenen

16.01.2004

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:34 AM
Bir zamanlar Istanbul

bir biskuvi fabrikasi,
bir cukulata kokusu
caddelerde..
bir tarafi 'alyans apartmanlari'..
karsida bos bir arsa,
'ercan han' kösede.
bir zincirlikuyu,
bir amerikan dükkani,
bir jimmy hendrix dansı,
bir grup zenci asker amerikan,
arkadaslar kizlar oglanlar...
bir ben.
bir kafe mola,
bir basket potası,
bir hydromel,
carsamba matinası...
mini etekler,
sütyensiz protest kızlar,
sasirmis delikanlılar...
sinemalar; kent, fitas, dunya,
dostlar tiyatrosu,
sarkılar sarkılar...
etiler'in yokusu,
bebek sırtlarının çimenleri,
sefertası askları...
levent'e moğollar.
bebek,
ozdemir asaf kafesi,
kofteci alibaba,
tekneler sıram sıram...
tarabya,
fisneli dondurma,
cepte bikiniler,
gitanne sigaralar
veya birinci,
bitpazarından jean'ler,
mudo kadife pantalonlar pasajdan...
haspapiler,
baba atletinden
batik yaptıgımız t-shirt'ler,
bilezikler gümüs,
küpeler bakır...
silebezi bol elbiseler,
basmalar koylu pazarı kapalı çarsı,
çiçekli sapkalar...
dudaklarda;
hair, aquarias, tommy
ve biz kayıp kusağin gencligi...
cicekli kagitlarla kaplanmis
yasak kitaplar,
okulda duvar gazetesi,
altında fuzuli yazan nazim'in siirleri..
you got a friend, killing me softly
'öyle uzak ki yerim, benimle oynarmisin'
dinlenen sarkılar...
humeyra, bulent ortacgil, esin afsar, tanju okan
timur selcuk ezgileri...
okullarda; kavga dögüs, silah, ölüm!
ben resim yapmak, siir yazmak isterdim...
gulçin lisan oğrenmek,
özay sarkı soylemek...
simdi özay'ı dinliyorum cd'de
caz söylüyor.
ben biliyorum sarkilarini, yasiyorum
ve agliyorum...
kolay olacakken hersey,
zorları yasayan bizler...
ve sarkisinda söylüyor
'en güzel cocuk henuz doğmadı'
ücümüzünde cocuklari olmadi...
sevmediler dünyayi, gelmedıler,
en güzele ulasamadık!
gec te olsa kendimize ulastık.
özay sarki söylüyor newyork'ta..
gülcin Nazim'i cevirdi almanca'ya berlin'de..
bense, ancak yaziyorum yazilarimi, siirlerimi
beydağlarının eteklerinde...
Istanbul eskidi artık,
biz gec kaldık....

(10.03.2003)

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:34 AM
Bir zamanlar Zonguldak

o yokuşlarda zaman
defne ardıç ve cam karışık bir koku verir
burnumda tüter Zonguldak
deniz zamanlarını özlerim
kara bir tren gelir istasyona
içinden yorgun suratlar iner..
ruhsuz bakışlar yerin altından fırlamış
simitci mutluydu o zamanlar..
işçiler ölüm kokar
is karası kışlarında
buz kesmiş yokuşlarda
fıdık kömürlerini yakar
dantel dokur kadınlar
bir patlama grizu
içlerinde hep derin derin kuyuların
üstünde zonguldak
cam kenarlarında oturur akşamları
yaş dolu gözlerle hasretliklere
karıları işçilerin
bahcede defne ardıç çam kokuları
ben nerde o iş günleri
derim acı anılarda
tüm yüreklerin

20.07.2004

sayın Ömer Akşahan 'ın
Zaman Zonguldak isimli şiirine
anılarıma uçtum...

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:34 AM
Birdenbire

benliğim benim mi diye düşündüm
birdenbire
sordum kendime
neredeyim diye
binbir keşmekeş içinde
yoksulluğumun
aklımda ne para ne pul
duygularım vardı katle uğramış
baktım cevreme
birden ufaldı gördüklerim
bomboşluklar saçmasapanlıklar
avucumun içine aldım dünyayı baktım
ve birden uyandım
yaşamak nerede diye haykırdım göklere
geldi parmak uçlarıma sözcükler
bu şiiri yazdım
size

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:34 AM
Biri

çamurlar taşıyan bahar yağmurlarıydın
gelen
gönlüme bahardın
nil bereketlerini taşırdın Afrika'lardan
bir güldün göklerden
maviydin
aşk doluydu gözlerin
rengi beyaz
ben eflatun...
sen mavi ben mavi
aşk eflatun
sıradanlıklar doğal...
biribir' imizden

14.05.2004

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:34 AM
Bitmeyen (i)

dokunuşların bittiği yerdi anılarda sözlerimiz..
sözlerimiz iki idi sora bir (i)
en evvel zamanlarında yaşanmayan yazların..
bembeyaz çarsaflardı yaşanan.. bembeyaz yaz
siyahtı odanın camı simsiyah..içinde şehrin ışıkları
hayat memat anlardı kalbime konan kuş kırmızı
sessizce fısıldaşırdı sevgili kolunda zincirler
pranga mahkumu
aşk sözcükleri aydınlatırdı odayı kilometreler
hasret kokan uçuşan sözcükler,
şiirler hayat veren...
sözdü devam eden.. acıydı yollar... sanki biber
biten kelimeler... bir tısssss sesi akmadı söz bitti...
dokunuşların bittigi yerdi...
söz verdi...söz gitti...söz bitti...
bitmeyen sadece (i) idi..

19.12.2003
(şeffaf anlardan...)

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:34 AM
Bitmeyen Aşk

gök kuşakları oluşurken
su billurlarının kırılmalarında
sen vardın
sen benim göz yaşlarımı
aldın renklerini verdin
hayatın
bir ince çizgi kıldan inceydi rengi
ip üstünde dans ediyordum düşlerimde
elim bomboş ruhum bir hoş
yakaladın beni şiirlerinde
her şiir bir hayattı bana verdiğin
cok ağladım
gökteki yıldızım oldun o soğuk ülkede
sana baktım *******imde
üşümüştüm donmuştum
sıcaklığını aldım ellerinin
dokunduğun bir yıldızdı bana gönderdiğin
ışığı gözlerimi kamaştırırdı bir zamanlar
parlaktı bütün yıldızlar
sahte yansımaların arasından gülümserdin
gerçektin gerçektim
ben seni işte böyle sevdim
soğuk rüzgarlar eserdi
dağlardan süzülürdü kar yansımaları
düşünürdüm
üşürdüm
üşürmüydün sende bilmem
sana güneşi gönderirdim
Akdenizden
alırdın sıcaklığını bütün havaların
yanardın kavrulurdun
sen
bütün bunları yaşarken buzlu ülkede
ben
seni bütün bedenimle sarardım
güller açardım
üşümeyesin uzaklarda diye
bir düş prensesiyim ben
yalnızlar operasında
kendi kendine
notasız bir şarkının fakir kızı
gönlü zengin bir adamın iç dünyası
var olmanın bilincinde
belki binlerce yılda binlerce kere
gezinmekteyim
duvarındaki hayal izlerinde
izle beni boşluğumdaki adam
sana uzattığım bir dal gül cennetten koparılan
kıpkırmızı
ve sen gepgerçeksin karşımda duran
dudak uçlarımdaki gülümsemelerimde
bir tat,bir soluk,bir sarkı, mırıldanılan
gözlerimdeki hareler kavrarken gözlerini
bakışlarımdaki sisleri aralayan
bağıran cağıran ağlatan adam
ben senin gerceğinim
bilmem bu dokunuşları, bilemem
kimbilir
başladı hangi alemin
sonsuzluklarından
geçmiş ve geleceklerin

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:34 AM
Bitmeyen Yaz

duygularım onca yazları dolandı dün gece
baktım ay doğdu üstüme
okşamak istedim halelerini
uzattım kollarımı ulaşamadım
bitmesin bu an sevgilim gitme biraz
sakın bitmesin bu yaz
sana anlatmadım senelerimce
hep içimde kaldı anılar
bir dolunay bir hece
hep mehtaplar hep gece
ışıklar döküldü denizler içimde
sus sesinde kayboldular
bitmeyen bir yazı özledim
sevda yollarını bekledim bu yaz
teknelerin gece bıraktığı iz
deniz deniz deniz
sidede bir teras
mumlar altında akdeniz
radyo sesinde aradım senin şiirlerini
alaz alaz yandım
meltem meltem öldüm
yaz yaz bitiremedim duygularımı
sana sakladım
gelmedin naz
bilemedin yar
gitme kal

artık hep olacak benimle meltem aşkları
kalacaksın
bitmeyen yaz

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:34 AM
Boş Yıllara...

üstüne cizgi çizdiğim
zamanlar
siz bendiniz
ihanetim size...idi
yanlış kadındım...
yanlış erkeklere...
boş yıllarda
üzgünüm.....
kaybolan zamanlara
kayıp anlarıma
şimdi affedecekmisiniz beni
yıllar....
şimdi sarılacakmısınız bana...
bu masum deli kadına....

11.03.2003
dalyan günleri...özgür yazma karar haftası..

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:34 AM
Bu Gün

2006 Martın 8’i, sabah saat 8.

Kadın olduğumun bilincinde ve insan olduğumun farkındalığında yazıyorum.

Ne güzeldir kadın olmak bilir misiniz? Küçücük kızken biz minicik bebeklerimizle oynarız.Hep annemizin rujunda ve ojelerindedir aklımız.Hep yemek yapmak isteriz annemiz gibi, elimize tozbezini alır onun gibi temizlik yapmaya calışırız.Hatta lavabolara tırmanır bulaşıkları yıkamak için bütün evi batırırız.
En büyük aşkımız babamızdır,onu annemize bile bırakmayız hep bizimle olsun isteriz.Çünki küçük bir kadının iç güdüselliğinin gelişmesidir bu davranışlarımız.

Okul başlar, erkek çocukların cirit atmasında ve tacizinde saldırganlıklarında ilk sindirme harekatıdır karşılaştığımız.Dehşetle susar ve sonra gardını küçük boyutlarda almaya başlar kız çocukları. Çünkü bu ülkedeki erkek çocukları savaşmalı, bu ülkedeki erkek çocukları okula gitmeden, güzel kadınlara ‘fıstık’ demeyi öğrenmeli(yüzüne değil arkasından) , hatta en önemli şeyin hayatında elde eden cinsiyeti olduğu belletilmelidir.Erkekliğin şanındandır bu.Mesela Kamyon sever erkek çocukları, büyük ve korkunçtur kamyonlar gerçek hayatta ezer geçer.Gene onun hakimiyetinde dünyalar kurulacaktır, yollardan ölümler geçer…

Çocuk erkek olmakta zordur bu ülkede,tatminsiz anaların erkek çocukları hep mühim adam olmalıdırlar.Hatta babalarının yerini doldurmalıdırlar. Kızlarsa analarının mutsuzluğunu yaşamamalıdırlar, adamların nasıl idare edileceği öğretilir mahalle mekteplerinde.
Babalar herhalukarda kızlar veya oğlanlar olarak ayırırlar genelde cocuklarını. Erkekleri erkekler yetiştirir, kızları anneler, çatışmalar başlar genç insanlarda.
Klonlanmış benliklerini görmek ister ebeveynlercocuklarında.Bu bir tacizdir aslında, özgür iradeye vurulan.Bastırılmış cinselliktir bu karşı cinse. Diş bileme bilinçaltıdır bilinçsizce bize öğretilen.

Neyiz biz kadın mıyız şimdi veya erkek olsak ne fark eder.
Biz bu koşulların farkında olmadan büyüdüğümüzde ne gelinciğiz ne de aşk kadını. Ne iyi bir anne ne de iyi bir sevgili.
Bir yalnızlık türküsüne takılmış giden gemileriz hepimiz. Kadın ve erkek olarak.Mutsuz ve yalnızız kalabalıklarda bile.
İçimizde sadece kendi gemilerimize toplayabildiğimiz kırıntı mutluluklarımız ve daha çok acılarımızla yaşarız.
Oysa insan olmak için elmanın yarısı olmak gerekli bunu biliyoruz.Kadın ve erkek olarak.
Ama adem elmayı ısırıp cennetten kovularak kadının verdiği zararla yaşıyorsa bilinç altında, ve tacizinin altında nice hayvanca duygularla aşkı öldürülüyorsa
kadınlar gününü kutlamak bize bir armağan mı oluyor sizce?

Kadınla erkeğin duygularıyla ve bedenleriyle birlikte ürettikleri beraberlik, sevgi, aşk ve paylaşım bir ahenktir yaşamımızda oysa.
Mutluluk bu ahengin akort tutması değil midir sizce?
Ve öğrenmemiz gereken ve öğretmemiz gereken çocuklarımıza bu ahenk değil midir?
Kadınlar iş hayatında var.Ve enerjilerini iki misli harcayarak.

Kadınlar edebiyatta var. Duygularını özgürce ifade ederek.

Kadınlar politikada yok bu ülkede. Saçma sapan polimikler ve verimsiz
menfaatlere dayalı çıkarlar ve kavgala yüzünden.

Kadınlar yaratır, fiziken onlara biçilen roldür bu hayatta. Doğururuz biz.Herzaman geleceğe umutlu geçmişten ders alır ve yaratırız.

Kadınlar aşıktır. Hep onları anlayan bir erkeğin kollarında.

Kadınlar güzeldir onların ruhlarını besleyen adamlarla.

Kadınlar mücadelecidir sabırla dayanırlar.

Kadınlar kanser olduklarında çocukları ve kocaları için yaşarlar.

Kadınlar dikkatlidir çünkü bir işi bir kere yapmak isterler.

Kadınlar sevgilidir gözlerinden anlarlar ve acırlar karşılarındaki erkeklere avuturlar.

Kadınların gözü karadır. Aldatmazlar özgür yaşarlar sevgilerini açta kalsalar.

Kadınlar hep verirler ama artık yeter dediklerinde dünyayı durdururlar.Kendileri yok olmuştur çünkü. Ve terkederler yaşadıkları galaksiyi.

Kadınlar başka gezegendendirler. Erkekler başka gezegenden,ama aynı güneşin etrafında döndüklerinin farkındadırlar.

Kadınlara dokunmak lazımdır. Tecavüz etmek değil.

Kadınları sevmek lazımdır faydalanmak lazım değil.

Kadınlar hayır diyorlarsa hor görülmesinler, varolmazlarsa haller nice olur.

Bugün kadınlar günü.

Ben bir kadınım ve de insan.

Desturum sevgi ve insanlık, yürüdüğüm yol barış, etrafında papatyalar ve güller var yolumun ve umut

Ben sizler için yetiştirdim bu çiçekleri sizlere dağıtıyorum kadınlar ve erkekler olarak…

Bence çiçek verin kadınlara beyler, yeterince soldu kadınlar ve yalnızsınız sizde

BU ÇİÇEKLER SAKSIDA OLSUN Kİ SULANDIĞINDA BÜYÜSÜNLER.

BU GÜN HER GÜN OLSUN

AŞK VE SEVGİ SİZLERLE OLSUN



NEVİN KALAFATOĞLU

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:35 AM
Bu Gün Yanımda Olsaydın Eğer

Şubat’ın 14’ü umrumda bile olmazdı inan
Yokluğun bin yılın Şubat 14’ü gibi
Sıcak acı bir burukluk içindeyim
Dudaklarının izi kadehteki mutluluğum
Ve Sen
İçimdeki en güzel menekşe
Mor hasret tomurcuğum
Bakışlarının ışığından körüm ben
Sana sakladığım gözlerin için rüyam
Ve Sen
Sevgimin hasreti, özlemim
Benim canım SEVGİLİM
Bu Gün Yanımda Olsaydın Eğer
Umrumda olmazdı binyıl
Ve ben
Sen yeterdin bana bir an
Bir an ve gölgen
Bir dokunuşsun içime
Binbir özlem


14 Şubat 2007 /LARA

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:35 AM
Bu ilk kayan yıldızı bu mevsimin

Birden bakakaldım gecenin atlasına
koyu bir lacivertti
dolunayı birkaç gün geçmişti
baktım aslına
sevdalarım geldi aklıma
uzaklar
bir yıldızım vardı seçmiştim
aradı gözlerim
işte tam o anda
bir yıldız kaydı
kuyruğunda izini bıraktı
mevsim yaza yakındı
kaçtı...
işte o özgürlüğüne düşkün
gökteki en özgün ışıktı
bu ilk kayan yıldızı bu mevsimin
mevsim bahardı
gönlüm hercai

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:35 AM
Bugun bir ay var sana

kapkaranlıklarda bu gün bir ay var
doğum sancıları gönlümde aşk
şiir yazmak için var
tam bir ay var
dolunay var
dolun
ay
sana
aşk
bana
ay

18.03.2004

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:35 AM
Bugün martılar senin için umuda kanat açtılar...

Bugün martılar senin için umuda kanat açtılar...
demişti..
nisan
o bir ay
o bir doğumgünü
o bir dost
o bir yağmur
o geçmişteki anılarda bir koca yürekli
o nevbahar ortası aşkı gönlümde
insan
öpsem martılarını uçuşlarındaki zarifliklerinde
umutlarımı toplasam bir kesekağıdına şimdi olmayan
üflesem kırlarında istanbulun
nisanda açan ponpon ciceklerinde
gibi
bir fellini filminde
yaşasam
Amarkord
ben gelmek isteyipte gelemesem
teknelerin aşkları anlattığı dost *******ine
yüreğim isyan
yüreğim feryat aşk
şiirim vuslat
olurmuydu
sence
dediğin gibi martıları istanbul
umut uçururmuydu bana
kanat seslerinde
nisan
içimde hasret
özledim nankör anılarımın sehrini
birtek sizinle tahamülüm
öldürdüğüm aşklarda ki şehirin
benim için toplarmısınız yıldızlarını
bir cam fanus içine
akvaryum
boğazın işveli sesinde
nağmelerinizde
şiirlerinizde
kadehleriniz kalkarmıydı benim için ey dost
bu mecnun Akdenizde ama suan ruhu bizimle
diye
nisan?
sorarım solmuş benzimle yolları...
ararım bana açılmış kolları
ağlarım
gelememe olasılıklarının
dayanılmaz ağırlığı üstümde


07.07.2004

17 temmuz için side karardı...

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:35 AM
Bulacağım Seni Aşk

Aşk insanı cocuk yapar...
ne boya bakar ne posa
nede yaşa..
Aşk yaşanır
bir bebeğin gözlerinde bile aşk vardır...
görebilen göze
dokunabilen parmak ucuna.
söyleyebilen dile..
Ben bir aşk cocuğu olarak doğmuşum
diye yazılan şiire...
ben hep aşk'kım ve
AŞK kalacağım...
Mayam aşk aslım aşk...
arşa çıkan yüreğimde benim aşk..
onu bulacağım...
bulacağım

03.02.2004

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:35 AM
cennette olmak,

bir ruya gordum biliyormusun?
uykum uykunun içindeydi
beni sarmıstı kolların
kollarım kolarının içindeydi
bu bir ruya değılmi dedim, değilmi?
canım, kalbim kalbinin içinde olmak istedi.
bir baktimki gozlerim gozlerinin icinde
sesim sesinin içinde
ben senin içinde
cennetteydim

20.04.2003

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:35 AM
Çatal yol

'Seni yaşam denen bir savaşın ortasında
Kılıcın kılıcıma takılırken buldum'
demistin... o'na... savasalım...
duellolar... sayfalar olmustu...
dolmustu... mektup kutuları...
merttin.. mertti.. bir o kadar yurekli...... idi
sasirmistin... şeffaflığina... cıplaklığına...
anımsarmısın... koselerdeki yazan adamı...
sefin monologları
konusmustun...pür dikkatli...
hem korkusuz.. hem de cesaretli..
kırılmasın yüreğı... yüreginde binbir korku...
asık olmustun o'na... bir yalınayak dilbere....
içini cekmistin hanı...kılıcın düsmustu yere...
Kemer'de sahıle vuran dalgalarda...gece...
O gece mehtabın izi dusmustu yureğıne....
bir iç cekintisi duyulmustu.. Akdenizde...
Konyaaltına vurulmustu....çakıltasları yankılanmıstı..
bir el uzanmıstı... denizden..
gunesin doğmadığı yerden...
sana... gulumsemisti... anladığında...
ağlar örmustu balıkcılar...ince ince..
almıstın incecik ağları... atmıstın sevgiliye...
tutuklamanın ince bir yoluydu....yureğini...
balık misali.... sessiz... gece....
kılıcı dusmustu....
bir gece almıstın yerden...kılıcını fırlatmıstın...
gidip günesi vurmustun...
karamıstı dunya... birden...yok olmustun..
karalamalar kalmıstı...mektup kutusunda...
ve oturup yazmıstı...
geciken hikayeyi...
okumusmuydun....dostum...
o demisti... sana bunu... mutlaka...oku...
ve anla...catal yolu....

11.10.2003

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:35 AM
Çırılçıplak

doğma çırılçıplaktır insan...
hersey çıplak, akıl çıplak, yurek çıplak, beden çıplak
saf ve temiz..usu ve kalbi çırçıbıldak
duşunceler vardır
konusmasalarda anlasılanlar.. sesler ele verir..
parmaklar... sımsıkı yapısır eller...
guvenir...
ah çırilciplak.. sen oylece büyürsün...
kocaman olur, boy pos endam...
sen kıyılamıyan, sen sevgili olan..
bir gün gelir, kara bulutlar, şimsekler çakar...
yanarsın, islanırsın sırılsıklam
acımazlar
semsiye seruvenı baslar.. kaçma...
firtına dağıtır semsıyeyi...kurtaramazsın
islanırsın cırcıbıldak sırılsıklam...
acırsın..can yanar, canan yanar...
bir kabuk ararsın... caretta caretta olursun...
çekilirsin kabuguna sessizce...dalarsın derinlere
korursun cırcıbıldak usunu, cıplak duygunu.
dunya durmaz durustcesine... insanlar...
kabugunu kırarlar, ağlarsın....
bakarsın hayatına soyle bir donup... arkana
gorursun gerceğı....
gerçek...!
sen hep cırcıbıldak
anadan doğma çıplaksın...
çırılçıplak mıyım, çırılçıplak mıyız... çırılçıplak

22.09.2003

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:35 AM
Çocuk çığlıkları

ince bir hüzün damladı gözümden
kırmızıydı şiirden
göklere baktım kan çanağıydı
Akdenizin bir başka sahilinden
bir cocuk sesi duydum
'yapmayın yeter artık' diye
haykırıyordu
bulutlar koşuyordu dağlara
o bembeyaz gelen
bir yarı tanrımıydı göklerden
üstünde milyonlarca cocuk
doğmuş, doğmamış
'neden' diye bağırıyorlardı...
cennetten 'neden'? ! !

orada
ateş yoktu...
sadece bir meltem esiyordu

bir şiirden! ! !

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:35 AM
Çocuk doğurmanın dayanılmaz haffiliği,

ayşecik' ti adı,
küçük prenses hikayelerinden
bir ince mesajdı hayat
gösterilen filimlerden
artan kırpıntılardı geleceği
lüks bir hayat
peri dokunuşuyla gezgin
sinderellenın
kızkadeşleri gibi aptalların
küllerinden yaratılan dünyası
fakir ve sıradandı.
kadın olduğunda fabrikadaydı
kenar mahallesinde sehrin
çoluk çocuk içi içe
tarlaya ırgat gerek diyerek
coğalan cocuklarından ülkenin
analar babalar tüketmişti
aslan asker kurşun asker
bu ülkede açmı var
doğur Ayşecik başka ne varki hayatta...
fabrikada, bir de evde köle,yatakta dilbersin.
kocan isyan
köyde ağaoğlu ve ekmek evde
kahve, sehirde para kumar
çalışmak yakışırmı ona
bekçi olmalı veya şöför havalı..
bir ekmek koyamayan sofraya avrat mı
dayak Ayşe
cocuklar isyan ama yorgun ve perişan
bir tiner kokusuyla uçuşan kelebektiler gülücüklerinde
şiir mi? Şimdi
yoksa bir kıssadan hisse mi hayata dokunmak
ben diyeyim gökten üç elma düşmüş...
hepsi mafyaya
gerisi figüran.

Side/20.02.2006

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:37 AM
Çocuk İncilerim

deli diyorlar bana
desinler
incilerim var içimde
lekesiz
annemle babamdan kalan
aşk izi
dizi dizi
deli diyorlar bana
desinler
bir dondurma külahında
bazen pamuk helvada
veya atlıkarıncanın zil seslerinde dönen
dedemin tiyatrolarında
anneannemin masallarında
biraz da Amasra Moru elimde
memleketimdeki balık oltalarında
deli diyorlar bana
desinler
cam bilyelerimin içinde hayallerim
şimdi hala benimle
gizemli düşlerimde
maviler ve morların girdap izlerinde
çocuk incilerim benim
Barış’ın gizemli gözlerinde ve sesinde yaşamışlığım
ölümlerin ucundan geçse bile genç yüreklerde
kalakalmışım aynı mavide
yeşilde
kızılcık ağaçlarının altından
güneşin batışından
sevginin varolduğu ve kaybolmadığı yerde


Nevin kalafatoğlu
LARA /Ekim 2007 Antalya

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:37 AM
Çocukça

gün anneme nazla başlasa
uyumak için
her türlü numara bana yakışsa
mızmızlansam
babamdan
yanağıma bir öpücük almadan
güne başladım diye ağlasam
bisikletimin freni tutmazsa diye korksam
yokuştan
elma ağaçlarına dadansam
ham meyve yemekten karnım ağrısa
dizlerimde erkek cocuk oyunlarının izi olsa
kordelaları başımdan atsam
papatyalardan kolye yapıp
boynuma taksam
tarihi bir çeşmeyi köşküm yapsam
bende içindeki sultan
olsam
yollarını süpurup dursam


şimdi gözümden geçti o gün hayalleri
özledim
kıpkırmızıydı Bursa şeftalileri
francala kokuları küçük langa yolunda
çukur fırında
berber cubuğu dönerdi kırmızı beyaz
koskada susamlı helva
hey gidi teyyare evleri
üniversite ne kadar büyüktü o yaz
balık kokardı Kumkapı sahilleri
hele sokaktan geçen poğaçacı amca

özledim o günleri çocukça



gözlerimin daldığı anlardan 1

Nevin Kalafatoğl

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:38 AM
Çocukluğumun Çamlıca Yollarından

yağmur yağıyor sağnaklar var gene
dayanamıyorum artık
güneşsizliğine günün
Londra sokaklarında ama sıcak
havalarındayım
bu karanlık bulutun
gözlerim giydi kuzgun yeşilleri
ıslattı gökyüzündeki sular
çılgınlığını yaşadı burcumun ateşi
alevlendi birden..
döndü korlarına
küllenmesin yüreğimdeki şarkı
karanlıklardaki bulutlarla
bilmeliyim bilebilmeli
güneşi görebilmeliyim
görebilmeli...

fırtınalar
o garip zamansız ve acı fırtınalar
damarlarımdan gelen nabız seslerime
karışırken bunalımlarım
inanmak ne büyük lüks sana
bogazın o kuytu sevecen yerinde
Şemsipaşa yolunda
yokuşlarında
eski tramvay geçişlerine bakan camında
evinin
içindemi o bendeki fırtınalar
buğularına yaz camının iki kelime
dışı yağmurlu
içisıcak bir zamanında
vatman amca okur onu
ve bana yollar..
çocukluğumun Çamlıca yollarından

04.01.2004

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:38 AM
Çok Zenginim

*******i üretirim...
Gündüzleri parçalar..
Güneşi kırpar
Yıldız yapar..
Yanına offf yerine ayyy
Koyar
******* yaparım...
Günışığım
Bunun için var...
Bir yerine bin üretim.
Ben çok zenginim..

17.12.2003

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:38 AM
Da veya De

Fon.... da
Telefon.....da
Sen......de
Sensen.....de
Müzik...de
Güzel.........de
Tuval.....de
Gözyaşları..da
Canlı.....da
Kalbim.......de
............nasıldır
........bir düşün
..da veya... de

16.01.2004

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:38 AM
Dağlara Özlem Kınamaları

gün duruluğunun son saatlerinde
durdum bir kum tepeciğinde
yalınayak
ufukta morlar oluşmamıştı
kızıllıklar denize varmamıştı
kumdan bir cehennem ateşi geçerken bedenime
serinliği vurmaya başladı meltemin
ellerimi uzattığım anlardı zamanı
enerjisine varmanın güneşte
son değildi ne de ilk
gece basmalarını beklediğimin
Akdeniz'e
aştım seni deniz gözlerim pramit şimdi
Nefertiti'nin ve Nil'in
yanındamıyım
güneş oralarda bir yerde beklemekte
ben Side
ağustos böceklerinin akort saatlerinde
insanlar insanlar insanlar
bronzlaşmış kaba etleriyle
karpuz tabakları ellerinde
ahçı keplerinin gölgelerinde
bir süpürge bir faraş
akşam temizliklerinde
gözlemlerim hayat
ertesi gün aynı nakarat
ve ertesi gün gene
deniz ister ayaklarım şimdisu serinliklerinde
bense biraz uyku
ama gece mehtap
görmeden yapamıyacağım bir nakarat
şarkılar dinlenirken otellerin
emekler bir günlük bu yad ellerde
günler karışık *******e
aşklar çarpışık gönüllerde
günahlar gebe *******e
yaşam bu oldu yazık
bir gül koklamayalı bahçelerde
aylar
evimin balkonunda kaldı dağlar
yaz tam ortasındayız gün bitmekte
güneşi beklerken akşam
denizin sesi solmakta
ayaklarım altında kum yanmaları
yalınayak
beni almakta
teknem ufukta
sevgilim uzakta
güneş denize doğru varmakta
ihanetini yaşamakta ömrüm
gönlüm
dağları aramakta
gözlerim seni
Antalya
ağlamakta yorgun
sen bir başka şehir oldun
gün kararmalarının ilk saatlerinde

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:38 AM
Dağların kızı

özlem kokuyorsun
dağların kızı
doruklarında bir çoban
düşlüyorsun dağlarında
sadece sana kaval çalan
kuzular seviyorsun çobanın kızı
gözlerinde mühür olan
çiğdemler ve anemonlar
vadide ilk heyecan
serap gibi şefaf tenin sulardan çıkarken
buz gibi akan çağlayan
taneciklerinde ateş sönen
iki diriliğinde bir vişne tanesi göğe bakan
güller açıyorsun dağların kızı
goncalardan
arzular çağlarken suların sesine
muz yapraklarından yorgan
örtüyorsun üstüne üryan
yeşil gözlerini kapatıyorsun dağ çiçeği
kokuyorsun aşk
iki damla sızıntı dudaklarından
gül damlası billur
sevgiliye sunulan çağlayanlardan
aşık sana meftun
sen aşkına kurban
dağlardı yuvan
kızıllıkların ardında kalan

29.03.2004

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:38 AM
Dar Alanlarda Kadınlığım

dar alanlarda kısa paylaşımları dinliyorum
Fahir Atakoğlu'ndan
sıkışmış alanlarda paylaşımlar
tanıdık geliyor duygularım
paylaşilamayanları anımsıyorum
hüzün kaplıyor yüreğimi
'tek sen değilsin,senin gibi çokları var' diyorum
anlatamayan kimi zamanların
kimi zaman zil sesi bir rakkasenin parmaklarında
kimi zaman uçan kuşların kanatlarında
bazen göz kırpan bir yıldız semada
bazen ay ışığı yakamozları suda
bazen okunan bir şiirde
bazen bir aşk hikayesinde
kalemimde yüreğimde ağlıyor zaman zaman
Kadınlığım
yaşayamadığım paylaşamadığım unuttuğum
kurşunlar döküp kapattığım
yollarını kaybettiğim varlığım
isyanım kadınlığıma
farklılığım
parmak uçlarım
beynim
yüreğim
hassaslığım
sakladığım kıskandığım benliğim
bulduğumda onurlandığım
yok olmayan yaşayan
kadınlığım

08.03.2004
Kadınlığını onurlandıranlara

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:38 AM
Dar paylaşım alanları...

Dar alanda
kısa paylaşımları dinliyorum...
Fahir Atakoğlu'ndan
ve sıkışmış alanlarda paylaşımları...
tanıdık geliyor...
duygularım...
paylaşılmayan anıları anımsıyorum...
hüzün kaplıyor melodilerde yüreğimi...
duygularımı paylaşıyorum dar alanlarda
dakikalarda notalar dans ediyor...
kimi zaman zil sesi...rakkasenin parmaklarında...
kimi zaman uçan kuşların kanatlarında...
bazen göz kırpan bir yıldız semada...
bazen ay ışığı...yakamozlar...sularda..
bazen okuduğum bir şiirde...
bazen bir aşk hikayesinde...
yüreğim.... kalemimde...
ağrıyor çoğu zaman...
dramatik dar alanlarda....

27.11.2003

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:38 AM
Dedirttin Sezoş

biz iki istanbullu deli deli yürekli
Barış söyler doğru
biri olmuş Egeli
biri Akdenizli
ahhh! o İstanbul yok mu
içimizi eder sarhoş
gözlerimiz de yaş
******* keder
edilen kelimeler
iki kadın
iki hoş
gönül isyan eder
bizler sarhoş
...................
dedirttin sezoş

19.02.2004

manicibaşı

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:38 AM
Deneyim ve savas

Eğer olsaydı faydası yasadıklarımın,
Koyardım bir sepete dağıtırdım aleme
Kucak kucak
Tadsınlar diye..
Saklamak değildi,
niyetim,
ama sozcukler sanal bir boslukta
kaybolmakta.
Ben butun isyanını yasarken
hayatımın,
hersey boslukta yok olmakta.
butun konusulanlar unutulmakta,
kalpler kırılmakta, gonuller parçalanmakta.
Nefret bosuna değil savastan,
savasmak bosuna yorgunluk degil,
sabır tası catlamakta,
çatırdayıp dagilmakta.
Bu savaslar beni korkunç yormakta,
tuketmekte.
tekneme binmek istiyorum bugun,
ufka dogru acıp yelkenimi
bakmadan arkama
gitmek istiyorum bugun,
ama hava bulutlu,
gunes batmamakta
benim arzumsa
gunese varmak gurupta,
ona dokunmakistiyorum artık...
benimle veya bensiz
Hersey yok olmakta,
kaybolmakta...

23.03.2003

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:38 AM
Deniz Aydınlığı Sürgün

Ay bodrum *******inde
sessiz denize daldım
yüzen balıklar
süzülen bir mavinin ardındaydılar
karan, mavinin gece dalışıydı
gözlerimse, deniz aydınlığın da sürgün

ay yok oldu yaklaşan dolunaya inat
yakamozlar gulet ışıklarında
aklımda bir bardak bira
içimde sarhoşluğu çağıran sesin
sessizliğindi
gözlerimse, deniz aydınlığın da sürgün

dolunay terkedilmişliğinde Bitez’in
cağrılar yankılanır
hani gel demiştin koylarına *******inin
geldim. Geldim geç kalmışlığında hayatın
sensizliğinden maviler solgun
deniz aydınlığı sürgün

Nevin Kalafatoğlu
Gümbet/14.07 2007

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:38 AM
Deniz Kızı Eftelya

Aysunar..
aylinlerini..
dualar gönüle düşer anlarda
Eftelya ve ay barışır...
şiir olurlar...
meltemden seyreyler Ay'ı yıldızları
şiiri dinler mavileşir Eftelya
Akdeniz Akdeniz kalır
Kitap Kitap okunur
Amentu
yazgılar kesindir
anarahminden beri
değişmez huyu
onun kaderi Ege Akdeniz Karadeniz Marmara
bilir ahiri ve zahiri söylemez kimselere
deniz kızı
Eftalya

24.01.2004



Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:38 AM
Dinle

duygular değişti şimdi
ben aşık oldum
zamanlardan birinde birisine
anlatmıştın sende
tesadüfler döküldü kelimelerden
bende vardım.... çoktum.. biraz içinde.
seneler önce
olaylarda birleştik
duygularda buluştuk günlerce
aşka dair yaşanmışlıkları
anlattık birbirimize
sonra aşkın içinde bulduk kendimizi
dinle
love story....yudumla kahvenle birlikte
yaşandı ve bitti yine...

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:39 AM
Doğa'nın gece hali

sabah kuş sesleri karşıladı beni
merhaba dedim onlara
şiir getirdiler usuma
aman kaçmasın şiir derken
gece oldu birden devran döndü gün bitti
anlamadım bitti.. gitti..
ben uzunyollarda gezgin
side antalya
gecenin gün dönümünde
yıldızım kaydı gök yüzünde ansızın
heryer karanlık
yollar karanlık
gönlümde sevgilimle
özlemli
kuş seslerinde sabah
şimdi gecenin tam yarısını geçtik
özledim şiirimde...seni...andım
varlığını usumda sakladım

09.04.2004

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:39 AM
Doğmamış çocuklara şiirler 1

Siz miniciksiniz
geçmiş günlerin seslerinden size
Şarkılar söyleriz
Dertli dertli
Duygularımı
size sakladım cocuklar
Koyacak bir yer hiç bulamadım
Hep aradım derin bakışlarda ruhları geleceklerin
Bulamadım
Gördüklerim sadece patlamış mısırlar çilekli
Közlenmiş patates ruhum vardı benim
Sabırı öğreten bir anneanne
Oyuncak beklentilerimin noel babaları vardı
Ateşte çıtırdayan seslerin
Lezzetleri bahardı.
Siz miniciksiniz şimdi
Ekranda hayalleriniz
parmak temasında bahar
Biri yaz
Biri uzay ve belki lazer ışıklarındasınız
Haydi git bir çiçeğe dokun miniciğim
Senin için sanal bunlar
Size kokularla birlikte ruhumu göndereceğim
Kaybolan şiirin satırlarından
Ruhumla size masalar anlatacağım
Dokun bir ağacın dallarına
Kurumasınlar.
Erik çiçekleri açmayı unutmasınlar…


Nevin Kalafatoğlu
Antalya /2006 0cak

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:39 AM
Doğum Günün Kutlu Olsun Anne

sen ne kadar guzel bir kadındın...
bakardım uzun uzun sana minnacıktım...
gozumu guzelliğin bürürdü...
o kosturman o telasın o sevgin...
sevilendin...
bazen acı olurdu sozlerin... gerçektiler cunki...
uyutulmus beyinler anlamazdı seni...
yorardın kendini... üzülürdün benim gibi...
okulun meleği derlerdi oğrencilerin....
babamın bakıslarını yakalardım bazen sana...
içim dolardı... sevinçle...
oylesine ask dolu laciverte yakın mavı gozleri vardı...
sen her zamanki asaletinle... soyle bir gözünü süzerdin...
bir naz bakışı yakalardım... bal rengi gözlerinde...
dudaklarına bazen kırmizi bir ruj surerdin...
bir film artıstı kadar gorkemli olurdun...
guzelliğin çikardı hafif dekoltelerinden...
uç çocuk doğuran muhtesem kadın...
bize ne fedakar anaydın...
sen ornek olurdun anadoluya...
kadınlar dolusurdu hep etrafına anlatırdın..
hayatın gerçeklerini onlara.. kurallarla...
çeyizler yapardınız mutluluklara...
gelinlikler dikilirdi atölyelerde...
sen benim canım annem... sen olmasaydın ben
yaşarmıydım diye sarıldım sana bu sabah
gri beyaz olmus saçlarını sevdim.. sen hala cok guzelsin..
bugun optum optum kokladım... seni...üç kisilik
iki damla goz yaşı döktük birlikte..bu sabah
yaşadıklarımıza... direncimize... sevgimize...
Beydağlar'ına karşı ağladık......iyi doğdun anneciğim...
Doğum Günün Kutlu Olsun...
ya sen olmasaydın... bana veremeseydin gönlündeki aşkı...
ben bu şiiri mümkün değil.... yazamazdım...

26.10.2003

Sevgili annem Mübeccel Kalafatoğlu'na

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:40 AM
Dokunulmuş Mars

şiirdi benimdi
ona daha uzak oldum şimdi
bir marsım vardı gök yüzünde
bir ateşim
birde duygular
koçtum ben
şimdi bana dokundular
duygularımı çiğnedi postal sesleri
uyduların ayak izleri kaldı
okudular kızıllıklarını vermedim aslını
özgürlüğümü elimden alamadılar
o son dokunulmamışlığımdı benim
direndim
savaş açtım
nede olsa marstım
donna kişot misali yeldeğirmenleri ile savaştım
göktaşı fırtınalarına karşı elimde meşalem vardı
küçük bir kadındım yosun bakışlı
duygu misali bir marslı
ben beni kazandım beni
artık sonsuza kadar vardım

31.01.2004

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:40 AM
Dolunay

Ay gökte yanlızdi dün gece
yıldızlar yere inmisti şehirde
gök koyu bir laciverti sese
dağlar, daha dağlar,daha daha dağlar
sarılmıstı şehrin çercevesinde
yıldızlar, parıltılar yer kürede
düğün gecesine konfeti gibiydiler
sesler yırtılırken gecenin sessizliğinde
gözlerim yanlız yıldızı aradı her yerde
sihir bozulmuştu
altust olmuştu rüyalar
gecenin derinliklerinde kaybolmuştular
sanki fırçanın darbeleriydi, gece bulutları
yanlız ayın neferiydiler
ressamın tuvalinde....

21.05.2003

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:41 AM
Dost Kalemi Değdinde Memleketime

Bilirmisiniz,bazen gözlerinizi kapadığınızda bir koku yayılır.Hafif defne, biraz çam ve ardıç ve ağu çiçekleri, ballıbaba baharsa, sümbüller ve ağaç kavuklarına gizlenmiş yaban erguvan orkideler ve menekşeler.
Eğer biraz emek katarsanız kömür, is, kara ve yoğun ve öksürüklü bir ses, kesif sigara kokusu ve umutlarda maviler, bir bardak çayın dibindeki göz, biraz balık kuyruğu bir sopaya dizili istavritler,çöven ekmeğinin kokusu,mısır haşlama.
Balıkçı ağlarını yamalayan erkekler, dudaklar da Aman off
Sırtında küfesi kadınlar, siyah yazmasının altında fettan bir zeka, amazon yürek, kesinlikle dik bir baş ve ölüm sessizliğinde yaşama korkusu,
Ey sen memleketimin batan güneşi, sevgilimin tırnak ucundan daha kıymetli, zengin Karadeniz Bizleriz


Şiir değil elbette
dosta bir teşekkür
ne de olsa memleket kokusu

bir şişenin içinde hava

özlediğim karam
ve sevgili Amasram
Halam
Eniştem
Ailem
Babam
ve bildik bilmedik sevgilerim,memeleketimin buğusu
hepsini sizde hissetmek güzeldi
şiirlerinizde Çınar
gözlerinizin ıslaklığında Göle'ttiniz

tesekkür ederim dost

Nevin Kalafatoğlu

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:41 AM
Dost sairin siirine latıfeler..

Hayal olan asktır dostum
gercek olan sensin...
Gerçek olan sensin dostum...
hayal olan resim...
Gerçek olan resim dostum
hayal olan sensin....
Gercek olan asktır dostum
hayal olan benim....

23.09.2003

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:41 AM
Dostlarla mesk'e mazeret,

Dostlarla mesk'e mazeret,

Bu aksam dost meclisinde olmak vardı...
Bu aksam gullere boğulmak vardı..
Zalim yollar, zalim kader...
Bu aksam Tarabyayı solumak vardı...
Askla mesk vardı.. sofralarda...
Bulusmak vardı....Sair dostlarla...
Tinisinda siirlerin mest olmak vardı..
Dostlara merhaba demek vardı gonulden..
Ve sizleri gormek yasamak vardi...


27.09.2003

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:41 AM
Dostum 97

öbür okyanusların sesimiydin
kokun çiçek aroması gibiydi sanki
yüreğin doludizgin
ateş gibiydin
yumşacık için
kalbindeki internasyonal sevgin
gitar sesinde dinledim seni
sen benim gibiydin

sevgili Abir'e
dost sohbetlerinden..

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:41 AM
Dönmek 1

Dünyayı gördüm bu gün
kan göllerinden
sağnaklar yıkadı beydağlarını
öfkelerini kustu gökler
şafakta çaktı şimşekler
döktü göz yaşlarını karanlıklara
döküldü gözyaşları aydınlıklara
dağları bastı altın renkli bulutlar
sütun sütundu binalar
aralarından ışıdı gün ışıkları
süzüldüler
hasta odama doğru
bana hoş geldin dediler...



18.05-18.09 2003
hastane günleri yaşam dansı

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:41 AM
Dönmek 2

şaşmıştım
seher vaktiydi
sabah ezanı sarmıştı ufku
uyanmıştı deniz
uyanmıştı dağlar
kolumda yoktu serumlar
bir özgürlük hissi bedenimde
anladım
ben uykularımda gezerken
beyaz kanatlı melekler
gelmişti
özgürlüğümü vermişti
kollarımdaki ince iğne izleri
morlar,maviler hoş bilezikler
binbir meleğin emek izleriydiler
sevgi dolu gözleri
sabır dolu sözleri
yüzlerdeki şevkat izleri
benim dönüşümü müjdelediler...


18.05-18.09 2003
yaşanmayan yaz

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:41 AM
Dönmek 3

özlemiştim

deniz ve gök birbirini terk ederken
gökkuşağı belirdi ufukta
denizden dağlara süzüldü
dağlar kollarını açtı hasrete
mucizeler ışıldadı
nurlarını döktü gün, pırıldadı
başörtüleri süzüldü eteklere
... savruldular
yeşil ve mavi kucaklaştı gene
bir senfoni yükseldi yüreğimden isimsiz
gözlerimden inciler süzüldü
sevilme keyfi,sevme hazzını yaşarken
şükürler gönderdim göklere tarifsiz
özlenmiş görüntülerden...


2003 yaşanmayan yaz
hastane günleri

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:41 AM
Dönmek 4

Uyumuştum rüyaydı

sarıgüllerle süslü yolu gördüm birden
vuslatta beni bekleyen beş küçük meleğime
gecikme nedenlerimi anlatırken
sarı güllerin kokusu burnumda
sarıgüllerin rengi ruhumda
sarıgüllerin yolu önümde
koskaca kara dağlar karşımda
yollar açılmıştı nurlarla
dünyaya
dönüyordum.


2003 yaşanmayan yaz
hastane günleri

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:41 AM
Dönmek 5

Canım Evimde

lokmalarım hesabını yaparken yaşamım
çiğneme noktalarım üzerken beni
tıkanırken yemek borum yutkunamazken
kanım,canım,acıyan ameliyat izlerimle barışırken yaşam
canlarım tutarken ellerimden
şiirlerim hayatım oluverdi birden
kıpkızıldı saçlarım güneşe inat isyankar...
bakışlarım günlere yosun
sevdim, ikinci yaşam bumu derken
dostlarımla paylaştım duygularımı gerçekler geçerken...
doğallığımı sıradanlığımı severken
ikinci baharımı yaşarım derken...
o bendim ben... ben...


güz günleri başlarken 2003
yeni hayat dansı

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:41 AM
Dört Kadın İki Simit ve Martılar

Kardan deniz geçişlerinde
Beyazını Kadıköy toplamış karlı kuşların
Martılar uçuşmuş beyaz göklere
Vapur dumanlarının karabatakları oluşmuş
Deniz geçişlerinde dört kadın
Kadıköy Kara köy
Aramızdaki feminen düşüncelerin akları
Vapur izleri karadan denizlere uçuşmuş
Simit yudumları doluşmuş göklere
Vapur kıçında iki simit martılar
Karaköy Kadıköy
Buluşmuş

14.02.2004
Nevin Kalafatoğlu


Menevşe Köylü
Emily Elizabeth
Reşide Sarıkavak
Ben
Aznavur pasajına yolculuk

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:42 AM
Dört Mevsim Konçertosu

Dönüp baktığımda denize
dalgaları dinlerim uzaklardan coşan
içimden şiir geçer, bir de kırılmış kalbim
gerçeği benliğime giydirdiğimden olmalı
makyajsız cümleler, hisler, sorgular
dışımdan geçenlerse şiir olamadılar
onlar figüran
gülücükler saçarken gözlerimde
ışıklarını sakladım kendime
bilemedi hiç kimse
bir külah dondurmaydı sevdiğim
bağdat caddesinde
kar yağarken yediğim
mutluluk oyunları
geçmiş zamanların şaşırtmalarında
düzenlenmişti, düzenim ve biraz deli
biraz züppe ve hovarda
gözlerimdeki perdeyi bilemediğimden beri.

aralanmış bir kapının içine doğdum bir anda
gerçekler keşfedildiler birer birer
usum paramparça ve isyankar
bedenim sancılı ölümcül,
zincirlerimi kopardığımdan olmalı
kurgulanmış mikado çöplerinde
denge oyunlarında
figürandım oysa
dışımdan geçti ölümlerim
deli tacizinde
ömür boyu tutuklu beklentilerim
özgürüm şimdi
yabancı bir yaşamın öksüzlüğünden
kurtulmuşluğumda içimde irin
neşterin son atlısında dört nala gelin
ve gelecek güzel günlerin
firarında baharım
artık konçertom dört mevsim


19.02.2006/Lara

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:42 AM
Dua

son yazlarını yaşıyor yaşadığım şehir..
ben ilk baharlarını beklerken..
güneş parlıyor... gün ışığı yakamozları... denizde..
akşam mahmurlugu çökerken semalardan...
beyaz bulutlar pembe kontürlerini çiziyor.. vaktinde..
dağların eflatun tonları.. iftar saatini karşılıyor...
oruçlarını bozarken Antalyalılar...
ben....bir zeytin tanesi..bir parça pide...balkonumda
şükrederek görüntülere görebildiğim...
o kutsal renkli dağları seyrettiren...
sığınıp ezan seslerinde yankılanan dağlarla
hergün son lokmamı yermişcesine..
hamdlarımı sunuyorum... aşkla
gözlerimi veren.. duygularımı bahşeden Yaradana...
bir yudum suyla şükrederken yaşadığıma...anları...
dolu dolu dolucasına.... Allah'a
hamd ediyorum...

19.11.2003
Antalya İftar vakti...

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:42 AM
Duam

Yeni penceremden gökyüzüne bakışlarım takıldığında bu sabah
Acılarımın ne kadar güzel
Yaşamımın ne kadar dolu
Şansımın ne kadar açık
Sabahın uçuk bir eflatun
Denizin uçuk bir mavi
Gök yüzünün buz rengi
Palmiyelerin nasıl dans ettiğini
Hüznümün keyfini nasıl sürdüğümü
Ve tuşlarda dans eden parmaklarımın hiç tembel olmadıklarını
Ve aşkın ne kadar delişgen
Sevginin ne kadar kutsal olduğunu
Caddeden kimsenin bu saatlerde özellikle geçmediğini
Dostlarımın sevgilerini
Balkonumun keyfini
İşimi
Ve Antolojiye üyeliğimin tam 3 yılını doldurduğunu
Burada tanıdığım yüreği güzel dostlarımı
Kuş seslerini
Laranın falezlerini
Düden in çoşkuyla denize kavuşmasını
Ve tam orada Akdenize düşen gök kuşağını
Gördüğüm için,
Allahım, bana verdiğin güzellikler için, sana şükürler olsun…
Verdiğin sevgi içimde hep tomurcuk olarak üreyecek
Hergün açacak çiçeklerim ve ben onları gökyüzüne fırlatacağım
İhtiyacı olanlar alsın koklasın diye…
Benden hiç birşeyi esirgeme, güç ver ve beni sevginden mahrum etme
Beni koru
Beni bağışla
Beni sevgilerden yoksun bırakma…
Tüm dünya
Ve çoçuklar senin sevginin kucağından eksik olmasın…
Amin…

Hoş kalın
Ve sağlıkla….

05.03. 2006/Antalya

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:42 AM
Duam 2

acaba yaşayacak bir şeyim kalmadı mı ömrümde
yoksa sabretmek hüznünü mü tadar hayatlar
biter de kelimeler birden
yazılır gibi olurda güzellikler
erken mi solar sayfalar ve dökülen duygular.
yoksa bir soğan suyu mudur mürekkebimiz
ısık altında mı netleşir kelimelerimiz
gözlerimiz alır da onları
dökülür mü dualarım dudaklarımdan sessiz sessiz
tadı acıda olsa yaz sen
yüreğimizden mi? Kerametin
Allah’ın verdiği güç ve sevgi nimetimiz
Sen en güzel duygularımı yaşatır
En saf ve temiz hallerini bilirsin
Beni bütün çirkinliklerden esirgeyen ve bağışlayan Rabbim
Nurunun ışığından aldığım yollar hakkına
Nefsimin tutsaklığına ilaç ol bana
Bağışla ve koru
Tüm azalarımı sana teslim ettim
Yaşamımın esiri et me beni
Ver bana bütün güzelliklerini
Ver bana aşkla sana dönmeyi
Ve cennetinden bir damla su nasip et bana

Amin


11.10.2006 /SİDE

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:45 AM
Düğün

düğün günü serpişen bir konfetiydi
yağmur damlaları
Aspendosta
sevda dokunuşlarında ıslandı müzik
zifaf odasında doğdu ay
o bir hilal
ilk gecenin saflığında bedenler
görkemli bir aşkla birleştiler
binlerce renk uçuştu
bale pabuçlarında
tüm sevgililer kavuştu
gözlerimde uçuştu kelebekler
şimdi sesiz
Beydağları'nda hep sevgililer
al bir gülün vuslatını bekler gönüller
gök bereketini verirken düğünün
özlemleri kirazlı yaylaların
sesssizliğinde
vuslat ne güne diye sorar
erenler...
ermeyenler...


kareograf
Jiri Kylian prag doğumlu 20.yy. en önemli kareografından
Svadebka (düğün)
Aspendos Uluslararası opera ve bale festivali
(12:06.2004-12.07.2004)
Bavyera devlet balesi gösterisi

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:45 AM
Dün gece

Side'nin mozaiklerinde yüzdü ay ışıkları
dün gece
kadınsı içgüdülerimle dolaştım sokakları
her duvarına dokundum mekanların
gözler izledi beni
tanıdım o gözleri sıcaktı
ay ışığı vurmuştu sütunlara
tarihin 4000 yıl öncesine varıyordu yaşanmışlıkları
o palmiyenin altından seyrettim
ay kızıldı
insan doluydu kafeler
ve dükkanlar
yaşamışlıklarını anlatıyor gibiydiler
bir ipek deryasına daldım birden
içinde baharat kokuları
inciler taşlar mercanlar
gümüşler vardı
kahvemi yudumladım seyredeken
dokundum sanatcının ellerine
takılarının hülyalara daldım
yeşil bir sari işlemeli
doladım bedenime
kendimi Hindistanda sandım
payetler taktım bileklerime
küpeler taktım pırıltılı
ayağımda romalı sandaletler
aynaya baktım
2000 sene öncesini andım ay ışığında
kendimi aldım kendime
bir koku verdi bana mis gibi
bir adam
sür bunu
dedi
şimdi Side'nin tarihinden biri geldi
aldı kokum gökleri
göklerdeki yıldızlara kadar saldım
kadın düşlerimde ben
bir düş
yaşadım
biraz gercek oldum
biraz romantik
biraz eklektik
ay büyüdü göğe vardı
saatler birbirini çaldı
batarken denize ay
sabah sesini dinledim Side'nin
Apollonda ay yolunu izledim
gece
düşlerimdeydi sevgilim

03.07.2004

Side 'de mehtaplı bir gece
Apollonik Kafe
yanımda Asude Kalem

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:45 AM
Düş Gezgini

kıfayetsiz kalan bir söz düşümü
onca laf onca söz
onca yaşanmışlık
satırlarda
kalemi yazardı
gökkuşağının tüm renklerini
yıldızları çizmenin beyaz kağıtlara
provasını yapardı
ay da çizerdi ******* boyu
karanlıklara
bazen kelimelerin dansettiğini görürdü
hayallerinde
dolaşır dururdu rüyalarında
bütün dünyayı
alışkanlık
gözleri sıcacık bakardı kitaplarına
okumak bir serüvendi dünyasında masalları
o zamanların ardında
şimdiye göç eden görüntüler vardı
hayallerinin rehberliğinde
şiir oldu kalemi dedi biri
şair olmadı ki belli
kesinlikle şiir hiç
o sadece düş gezgini

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:45 AM
Düşle..........mek

Size bir düş öneriyoruz.
Bu düş uzun değil ama kalıcı.
Biz sizin için kapattık gözlerimizi ve düşlerimize sizlerle gittik.
Gelir misiniz bizimle?
Zor değil inanın, biraz gayret yeterli.

Bir masal başlangıcına kapandık,evvel zamanların tozlu yollarını arşınladık, seneleri aştık. Dün gibi gelen her şey daha uzaklara kaçıyordu, andıkça biraz daha suretler silikleşiyordu. Bellekten silinen binbir kelime elenip ayaklarımızın ucuna düşerken bazen canlarımız yanıyordu.

Kaç kişiydik biz? Parmaklarımla saymaya başladığımda kangren olurum korkusu düşecek kadar yüreğime, çoktuk! Ne günlerin derinliklerine dalmış, ne dalgalarla boğuşup isyankar olmuş, ne kadar çok yorulmuştuk.

Sonra bir gün geldiğinde ölümün kokusu, ürkmüş ve meyvesi olmayan ağaç misali sadece çiçekler dökmüştük eteklerimize…
Çiçeklerimiz mis gibi kokarlardı çürüyene kadar. Susuz bırakıldığında kuruyan mor yaban zambakları misali rengini kaybetmezdi. Sadece leş kokusunu duyar eriyen saplarının ve af dilerdik kendimizden.
Biz her şeye vâkıf körlerdik. Yüreğimiz kendi kendine konuşur, kimseyi incitmemek adına için için ağlardı. Kimse ne kadar aklımızın başında, ne kadar ince ve ruhu insan olduğumuzu anlayamazdı.

Bazen günler, bazen yıllar geçerdi biz körebe oynarken.
Donmaya başlardık, kalbimizin ateşi sönmeye yüz tutarken bile bir nefesle kendimizi avutur, geçici bir sıcaklık gönderirdik ve sonra ardından gelen ani tükeniş, bitkinlik duygusu ve sarhoşluktan ani ayılış, kaskatı kapkara olmuş donmuş bir yüreği taşırdı.

Biterdik yeniden doğmak üzere. Bir dalımız daha berelenmiş düş ağaçları olurduk. Ve o ormanda bir aradaydık hep, gözlerimiz düşlerimizde kalakalırdık öylesine… Ilık bahar meltemleri esene dek yalnızlığımızı sunardık kendimize, özgür ve fütursuz olmaya bir adım daha yaklaşıp içerdik geçmişlerin şerefine.

İyi ki geldiniz bizimle…
Yalnız değiliz biz. Ellerimiz ayrı klavyelerde dans etse de yüreklerimiz aynı acıların pençesinde, mutlu ve daha dimdik güçlerimiz.

İmgelerden neler anlamaz ki insanlar… Bazen sadece duyarlar ve görürür gibi olurlar. Her hayal başkasıdır aslında ve her başkası çeşnidir hayata bakışlarda… Dokunamazlar, anlayamazlar bazen… Karamboldeyiz biz…

Gözlerinizle kapanmış göz kapaklarımızın izlerini izlediniz kalemlerin sesinde…
Sevgiyle…


30/09/06 LARA

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:45 AM
Düşlerim Ayaz

Hava soğuk
dalgalarındayım Akdenizin
yağmur sağnaklarında sararmış deniz
mavisi uçkun bir yeşile kaçmış gözlerdeyiz
Beyaz seramik kuşların altında
Düşlerim ayaz;

Kış martıları üşüyor,kanatları kırgın
Şimdi karların içindeyiz
Savurur soğuk ufuklar dalgalarını
Döverken kıyılarını, Karadeniz...
Yeşilinin hapsolmuşluğuna özlemlerim
Burnumda memleketim
Biraz ardıç, biraz kestane biraz palamut kokusu
Bıldırcın konan *******im kış,
hasretlerin de çocuk dokunmuşluğum
Veba ölmüşlüğünde
Göçmen kuşların ihanetindeyim
Şimdi, mor bir sümbül işareti
Erguvan menekşe yabani
Susamlardan kaçan mor dağların perisi
Şubatın umut kokularında
Toprağa kavuşmuş yağmur donlarında incecik
Gezinmekteyim
Adımlarımın çıtırtısında Karadeniz

Hava soğuk
dalgalarındayım Akdenizin
yağmur sağnaklarında sararmış deniz
mavisi uçkun bir yeşile kaçmış gözlerdeyiz
Beyaz seramik kuşların altında
Düşlerim ayaz;
Yollar sırılsıklam, aşksız mevsiminde, deniz
Hasır bir koltuğun rehavetinde sallanan hurma ağaçları
Ve bir kaç kişi
Öylesine düşünmekteyiz.


Nevin Kalafatoğlu
24.01.2006/Antalya

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:45 AM
Düşünmeyi Düşün Beni

ben gözlerinde
yıldız ışıltıları olan kadın...
sen onları aldın...
yerıne yağmurlar bıraktın...
ne hayır... ne evet... bile demedin.... gene
bıraktın beni fırtınalara...
yapayalnız....tek başima....
duygularımdan uzak...
kendi yanlızlığında...
sessiz kaldın....
oylesine kalakaldık gökyüzüne..
mevsimler gecti...
gececek yıllar.... anladım..
gömeceksin icine prangalarını...gene...
sadece beni sev diyeceksin...
seni İstanbul sokakalarında bırakmış...
İzmir rıhtımlarındayken sen
ağıtlar dökmüş karalar bağlamış...
Beydağlarına haykırmış aşkımı
kıskanclıklarımı cakıltaşlarına bırakmıştım...
Apollon tapınağında kan kusmuştum
sunak taşına kurban etmiştim kendimi
ölmüştüm bin kez
bınkez yıldızlarım kaymıştı gözlerimden...
kör olmuştun... görememiştin...
aşka acemiyim ben demiştin
anlamamıştın...
işte o günden sonra sevmemiştim...
hic kimseyi...
sevgimi dağıtmıştım...kucak kucak...
şimdi...benisev...yalnız beni...
demenin...yerimi....
onca acımı...silebilmek şiirlerden..
zor değilmi.... düşün...bari
düşünmeyi düşün beni

6.11.2003

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:46 AM
Eflatun Manolyalar

Hasretliklerimi an an
Kokuşan zamanlardan.
Sakladım dı, saf beyaz
Sararan bir ömrün sevda sokaklarında
Gül satarım ben,
Kucak kucak atarım anılara arkalarından

Yok olsa bile gül demetlerim
Hayallerimi koklarım.
Mordur, dağların gülleri bilirim zordur…
Her an
Her gün
Her gece
Göklerim mor benim.

An be an başka renkler sürülür içime
Dokunurum aşk gibi yorgun
Renkleri az mavi çok mor…
Böyle zamanlar da yaşamımı unutun
Geçmişime her an açar manolyalar
Dokunursam eflatun…


Nevin Kalafatoğlu

25.02.2006

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:47 AM
Ekim'de...

gelirsen eger,

askına susamıs bir gonul bulacaksın
bir demet bembeyaz gul
yasemınler açacak... baharı yasayacak
kokularımi karıstıracağım Akdeniz hazanlarina
kimseler koklamamısken aromasinı havanın
ilk olacaksın...
siir gibi gerçekler...gerceklerde siirler... gerceklesecek
sırları hayatınin... filizleri baharının
dokulen hazan yapraklarıyken... baska diyarlarda
ikinci bahardır hazanlar buralarda
içimizdeki baharlı hazan...
asla sahıp olunamayan...
bu nasıl bir hazandır... anlıyamazsın...
dokunuslar...
tadlarını anlar. anların... ruhunu alir...
eritır bedeninde karısir bulutuna...
inanilamaz bir doğa.... sadece yasanır
sevilen isimsizdir... bilinir...dağlarında...

gelmezsen eğer,

..............kaybedilen anları anliyamazsın....
..............ıslanırsın sadece....
..............Kasım yağmurlarında.......

04.10.2003
Antalya'da sonbahar...

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:47 AM
Ekstra

ne gerek var şimdi
on altı yıl sonra
senin neyine üzülmek
kırgınlıklar ekstra
oysa sen alışmıştın
bir bardak çay
bir simit mutluluklara
hayat şimdi olgun
heyecanlar ekstra

Nevin Kalafatoğlu
24.12.2005/ ANTALYA

Bu şiiri balyozculuğu seven bir şair dostuma ithaf ediyorum.
Sağolsun

Nevin Kalafatoğ

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:47 AM
Elele

el eleydik...iki el den biri eksik...
ayrı köşelerde...güzellemelerde...
çocuk çocuktuk...heyecandık..sözdük..
biz bir şeyi çözdük...
evdik... sevgiydik...yumak yumak
gözdük sözdük dudak dudak
o anlarda...yalnızdık...sevgiliden ırak...
biz aile idik..geçmişi bana bırak...
gelecek olacak ve geçmiş dönecek...
bu gün hatıraları özgür bırak...
aslına tek elle girdik..
iki elle cıktık kafdağına...baktık...
eleleydik..

05.12.2003

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:48 AM
Elif'li Boncuk Eylül'üm

o anda
benim sandım elif elif
boncuk boncuk yeşil gözleri vardı
sanki canımdan cıkmış bir candın
eylül'dün
minicik
gözünde çakmak çakmak pırıltılar
benim bebeğim gibiydin
kaybettiğim
hüzün ismin de senin
neden eylül ismin
gül
gül bebeğim gül
o minik elinde bir serüven
utanarak beni sevdiğini izledim gözlerinden
bu içime işlemiş elif'imin aynısı
herseyin başlangıcı mı dedim
sana sarılamadım
korktum
sen
4 saat
dün gece
bana ana olmak isteği verdin
küçük tün
miniciktin
sevimli bir çiçektin
sarı
turuncu
gülücüktün
elif'im gibi
boncuktun
yeşil
bronz
ve çocuktun
kızım
ince zarif ve sevimlim..

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:48 AM
Elveda

Bir lale gibi ömrüm
naif ve narin
her zor günümde bana
inanmamışlığın
sitem gibi gelen aşkın
çaresizliğim
niye bu karamsarlığın
neden bu inanmamışlığın
suçum ne
uzak olmaksa eğer
bu sana mı
yoksa bana mı
ellerin yok, gözün yok
sesin bile yok hayaldeki sevgilim
bir fotoğraf karesi
bütün bir geleceğim..
en büyük korkum
ne bilirmisin,
sana hasret gideceğim
Sevdiceğim



ölmekte vardır kaderde erken... derken, bir veda idi...hayata dair..

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:48 AM
En Güzel Pazar Kahvaltılarında Sen

onca ağırlığı vardır günün gün pazardır
sımsıcak kızarmış ekmek kokusuna uyanmak
bir gül
pembe bir masa ortüsü üstünde
sevgiliden
o sihirli sabah güneş parlaktır
gözlerde yeşil masumiyetler vardır
masada binbir mis kokulu receller
bir zeytin tanesinde sevişmelerin
özlemleri yanan kandillerin
tütsülerin
sevgilinin sıcak nefesi kulaklarında
o ise gözleri uzaklarda
dalmış dağlara
dağlar kar dağlar sarp yollar
gönlünde özlem kokusu
gelecek günlerin
biraz kardelen biraz sümbül moru
o morların inanılmaz kokusu burnunda
belki leylaklar açarken
belki portakal çiçekleri zamanı Antalya
yaşayacak pazar günü kahvaltısı bir gün
sevgilinin sesi kulaklarında akşamdan kalan
engüzel aşkların en özel anların duygusu
bir omlet tabağında biraz maydanoz
göze batan
iki sözcük araya giren kahvaltı sofrasında
sen sevgilim
en güzel pazar kahvaltılarında
beklediğim

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:48 AM
Erimiş Dondurmalar

yüreğinde biriktiysem yollarında
ellerimi özlediysen
yakomozlara yansıdığım zaman
bil ki yanındaydım
sensiz
******* sevdam
gittin, ansız bir maviye
mavilerin tonlarını ellerinle boyadın
biraz sirtaki, biraz zeybektin, biraz Ege
kızdığım sabahlar büyüdü tuvallerde
aşk
sensiz, bir buluta karışmış o yerlerde

inanma bana
sen gene dans et yıldızlarımla
dokun denize düşen izlerine gözlerinin
‘yıldızsız gökyüzüm
anlamsız dinlediğim gitar
suskun sarkılar sensiz’ dedin ya
inanmıyorum
*******e işlenmiş günahlardayız
şiir ve sensizlik
büyük yalan,
çukulata, vişne, kaymak
erimiş dondurmalar…


23.07.2006/ LARA

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:48 AM
Eski Bir Eylül

sorgusuz sualsiz gözyaşı başladı filmle birlikte.
sanki herseyin başlangıcı ve bitişi vardı karelerinde
bitebilirdi aslında hikaye
bitişlerin geri dönüşümlerinde
yaşadığım zamanlara dokundu gözyaşlarım
acısı onları yaşamışlığım değil
acısı kendime dokunuşlarım

neden eylüller hüzün verir insana
neden eylülde çağırır sarkıcı sevdiğini
neden eylüller ağlatır hep beni

sorgularımda dolaşırken cocuk gözleri
içimdeki hayalperest tutkular
savrulmuş bir çınarın yaprağı gibi
gelmişti sonbahar
sorgusuz ve suskunda olsa yüreğim
bana bıraktığın tüm anılar hala yaşamımdalar
sadık bir sevgilisin sen hüzün
Soluğumdaki hasret ve hazanla seslerindeyim güzlerimin
acısı kendimi dinleyişlerim

neden eylüller hüzün verir insana
neden eylülde çağırır sarkıcı sevdiğini
neden eylüller ağlatır hep beni

açılan kollarındaydı adamın pişmanlıklar
gökleri inlettiğinde haykırışlar
acıyı derinlerine itmişliğin
yaşamının en zor anları
gerçek olan geç kalmışlıklar
cocuğun sesizce direnişleri
hayallerindeki baba deyişleri
içinde yükselen serzenişleri
gerçekliğin bir resmisin sen hüzün
geçmişi*Amarkord bir hayatın
acısı kendime dökülen gözyaşlarım

neden eylüller hüzün verir insana
neden eylülde çağırır sarkıcı sevdiğini
neden eylüller ağlatır hep beni


Nevin Kalafatoğlu




Not: *AMARKORD Ünlü yönetmen Fellini'nin en önemli filmlerinden

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:48 AM
Eski Bir Sayfaya Yeni Yazılar

eski sayfalardı
defalarca okunan
yırtılacak diye korkulan
özel
özellerin hepsi gibi güzel
sözcükler vardı
çakıl taşları sayfalarında
bazen bulutlar uçuşurdu satırlarında
bir kız sekerek yürürdü bazen
bir demet papatya eklerdi sayfa sonuna
sonra bir portakal çiçeğine konardı kelebek
aşk kokardı dolaştığı dağlar
ateşlerle yanardı ormanlar
yıldızlar anlatırdı uzakları
neydi o mektuplar hasretlikler
gözleri dalar giderdi
uzaklara
yokluğunu taşırdı sevdanın yüreği
ağlardı..sessiz ve sensiz
eski sayfalardı şimdi onlar
yenisini yazdığı an kalem
gene bembeyazdı
gönül ise turkuaz

24.05.2004

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:48 AM
Eskimiş Noel Ağacı Altında Romans

Sarhoş duygular getirir
Kuzey yıldızları
Uzaklar fısıldar yanık aşk şarkıları
Siluetlerini seyrederken dansının doğa
Bense armonisini aşkın
Balkondayım yine gece
Dağların izleri güneşi anımsatıyor bana
Denizin sesi platin yansımalar
Dağların zirvelerindeyim kar perileriyle
Düşlüyorum seni balkondayım...üşüyorum
Soğuklarlayım şimdi, yıldızlardayım
Seneye görüşmek mi? Demiştin...
Kim bilir bir taneciğim belki..
Eskimiş Noel ağaçlarının altında
Yok olan pırıltılarda...
Yeni bir yılın romansında neden olmasın...
Sen,ben ve Noel baba...boş ver yaa..
Takma kafana...ben alıştım buna..
İyi seneler sevgilim
Mutluluklar sana...

27.12.2003

Yeni yılınız kutlu olsun...
Sevgilerimle...

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:49 AM
Ey Saki

doldur şişeye gönlümdeki aşkı
bil bakalım kaç yıllık bir mahzende saklı..

sarhoşum,
en karasini ictim üzümlerin bu gece
mehtabin izlerince..

aradım, nerdesin
saki olmak kolay mı sanirsin
sorumluluğunu bana göstermelisin...

bir kadeh askti istedigim
kurumus sunaklarda bekledigim
yıllanmış şaraplarından sun
benim kadehimde sevdigim
ki, görelim
sen benim sakim misin.....

şiir,
kahrolduğum bir gecede son çizgidir
içmek bir al rengi saki gibidir
sevişmek,
esrik bir hal değil midir! ? ...



usta bir yüreğe teşekkürlerimle...

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:49 AM
Ey Sevgili

dokunmak istesem
ıraksın
gel desem yok
ben desem hep varım
sen desem hiç yok
uzaksın
ya da çok yakın
kırmızımsın
çık oradan
göster kendini
yetmedimi
tutukluluk günleri
gün ağlıyor
gök karanlık
güneş göstermiyor kendini
gün batımı yok
yıldızlar bile terketti beni
sen hep ufuktaki gemi
bense yelkeni
gezdik dolaştık
faniye takıldık kaldık
okyanuslar bitti
neredeyiz biz şimdi..
dünyanın dibinde mi?

04.01.2004

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:49 AM
Eylül'de

Burnumda
şimdi sonbahar kokusu var....
Antalya
her bahar...
bir baska kokar... bir baska kokar...
gök başka renkler doğurur
pembelerden baslar...
morlara kadar...
dağlar bütün haşmetiyle bakar..
deniz cosar...
maviler, lacivertlere koşar... koşar...
bir ses yayılır şehre...
dağlarla denizin operası baslar...
dalgalar... bembeyaz köpüklerle
eşlik eder koroya...
güneşin ışıkları
nazanlaşır....
hazan mevsimi bu
Antalya Eylül'de
bir başkalaşır, bir başkalaşır...

06.09.2003

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:50 AM
Eylül Hüzün 1 Hazan

seninle olan aşkım
bir şarkıyla başladı sanırdım
yıllarım
oysa bir anılar celişkisine kesin dönüşüm
hüznümün en güzel ayı
sensin derim bunu bilmezsin
sarıları hatırlamışlığımda başlar aşk
belki iki karıştan biraz yüksekti başak
gözlerimin kocaman gördüğü zamanları
uçuşan buğday tarlalarını
sar sarı sarı
koşuşan cocukları
gökyüzünde yılgın yılgın uçan kuşlar kovalardı
anılar
beyaz elbiseli bebekliğim
Konyada sonbahar
minik kedim di
o zamanlar kaybettiğim aşk
bebek bebek ağlamalarımı anımsar yüreğim
Kadınhan da başlar serüvenim
iki biri de yarım kadar
küçük kadın hatırlamalarım
aşk duyarım şimdi
acıtan bir hüzün basar
hazanımın ilk baharındayım yar
sen beni alır götürür götürürsün
şimdi mor dağlar kadar
içimde sana hasretlikler var
babamın mavi gözleri
annemin incecikti beli o zamanlar
bunca Eylul geçti kırklandı yıllar
uzaklıklar da ayrılıklar
şimdi İstanbul gene eylül
devrilmekte koca bir çınar
bitmekte gözündeki pırıltılar
laventen bir aşk kazınmakta surlarına şu anlarda
yedi tepenin tarihi örmekte zaman
hayat ölüm
ayrılık hüznümsün sen acı veren
bu düzen bilinmeyen!
bu nankör düzen neden bilinmeyen?
ben gene seni böylesine severken Eylül
hazanlar dökülmeye başladı dağ eteklerine
hasretliklerin başlangıcına dondu aşk
sonsuzluklarına giderek bilinmezlerin
Akdeniz kaçışlarından
hazanlı geçiş perdelerinden süzüldü yaşam
gene eylül
gene hazan
yapraklar sen ve ben bir gün daha bize
yalnızlık sarkılarını dinlerken ben
eylül ve aşk çalan

antalya 1 eylul 23.30
üzgünüm enişte
çok üzgün

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:50 AM
Fırtına Alabora

dağlara dağlara
bak bir dağlara
bak zirvelere bu gün
yalçın kayalara göklere değen
bulutlara bulutlara
bak bulutlara
kaplamış zirveleri ağlama
sakın ağlama
fırtına fırtına
bak fırtına
her yer alabora
alaboralım
alasın olasın sevesin
kalasın bağrımın baharında
fırtınalar alabora
sen ben alabora...

26.01.2004

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:50 AM
Fırtına Giderken Ağıtı

Öfkesini görmüştü beklerken
Kıyılar... kudurmuştu dalgalar
Tanrılar inmişti Olimpos’a
Bir kavga bir gürültü ve politika
Kara yalnızdı,yapayalnız..
Korkmuştu aşk tanrıçaları
Kaçmışlardı başka kızıllıklara
Yanıyordu sönmeyen ateş inadına
Zirvesinde dağların
Esiyordu gök kararlı
Bulutlar kararmıştı
Dimdikti diğer yamaçları... dağlar
Eteklerin de savaş vardı kıyılar
....siz bozdunuz düzeni diyordu Bereket
alın şimdi lanetleri....
Bir parmak uzandı göğe kararlı bir işaret Zeus’tan
Çakıyordu şimşekler
Tutuşuyordu öfkeler
Düşüyordu yıldırımlar
.......bağırıyordu. Ey insanlar..
.......alın işte benim dağlarım ormanlarım
işgal edilen topraklarım! ...
Boşalıyordu bulutlar öfkelerini...anlarda
Nerede benim nehir yataklarım
Nerede benim göçmen kuşlarım..
Nerede... akacak olan sularım...
Dengem nerede.....
.....bağırdı.Ben Beyim! Beydağları’yım!
Bakın bana artık çıplağım
Alın sularımı salın...
O suların yollarındaki insancıklarım
Kim güçlü görün şimdi
Ben doğayım ben varedenim
Ne köprü ne konut
Ne yolumu kestiğini sanan aklınız...
Ben dünyayım evrenim varım! ....
Siz... benden olmasınız! ...
İstedim kurban
Verdiniz 6 adem
Koyun sunak taşıma anlayın..düşünün
Gideyim artık... yeter kafamı kızdırmayın...
Canımın acısını dindireyim şimdilik...
Gün 7 kurban 6 unutmayın! ...
Akıl verdim kullanın!
Ar verdim arlanın!
Karalar verdim aklanın! ...
Kulsunuz...unutmayın! ! ! !

26.12.2003

Antalya tufan günleri 2003

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:50 AM
Fırtınalar

fırtınalar oldürür aşk
sitemler yare kar kalır..
kırılır sırça köşkler
kimi söyler kimi dinler..
körleşir gözler
içinde ki kalp izleri menevşeler
bazen kırık
bazen hüzün
dinler sitemleri iki damla yaş
çaresiz
bazen sessiz
gönüllerden geçerken hasretlik izleri
'bir elinde ayna bir elinde cımbız
umrundamı dünya'
diye anılır sevgili
güller kurur kalpler yıkılır
bilinirmi içindeki fırtınalar
fırtınalar
damlalar dökülür yağmur bulutlarından
güneş ışıklarını beklerken
içinde anlardan kalan
gözler süzülür üzülür
yoklardan

05.05.2004

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:50 AM
Fırtınalı ******* Sen Ve Karanlık

deniz, fırtına, bulutlar ve sen
esen bir çılgındın
gün batımında gök laciverte dönerken
bulutları koymuştun dağlarına akdenizin.
gece gelirken
benden yana karanlık,senden yana gün ışığı
sihir vardı havada
benden yana karanlık
senden yana aydınlık
güneş ışıkları bana uzak, sana yakın
bana karanlık, sana sıcak
dağın öteki yüzüydün bir aydınlık
bendan yana sehir kapkaranlık
estin...
*******den, dağların aydınlık yüzlerinden
dağıttın ruhumu perişan, perişanlık karanlık
kuytusunda buluştuk gölgelerinde *******in
heryer kapkaranlık
içimdeki ışığın pırıltıları küstü
******* ve sen ben herşey, çok lükstü
karanlık kapkaranlık.. yıldızlar serpiştirirdim *******ime
ayları asardım kandil niyetine
gezegenlerin partilerini yapardım daha parlak
uzayda
bir aydınlık fırtınalar bir karanlık..
isimsiz galaksilerde aradım seni
oradan dünya bir aydınlık
pir aydınlık
fırtınalar
sen...

17.12.2003

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:50 AM
Fırtınayı Beklerken...

bu şiir güncel...
buna naklen şiir demeliyim
yüreğimden gelen belkide son şiir
şiir yürekten gelir...ölüm yürekten
gönül.. hasretlere gebeyken..
ne arasın kıyamette kafiye..
esiyor bu sefer fırtınalar...
gönülde değil.. güncel
şimdi gözümün önünde..ucuşuyor gök
uğultular
15 katlı cehennemin en tepesi..inliyor
5. katındayım..sanslıyım...
sarmalanmiş bir halde...noel paketi..
evimi paketledim..
bir kordela istedim... metrelerce
süslü olsun evim...
sanaldayım yollarım açık ve sakin
şiir yazıyorum.. kulağımda uğultular..
karşımda dostlar..
benimle fırtınayı yaşıyorlar..
an an.. mısra mısra... gönlümde sorular..sorular..
ahh o daha cılgın ve daha derin fırtınalar...
güncel değil şimdi...
naklen şiir yazıyorum..
kıyamet gibi
yollar boş...yollar nehirler gibi
katledilen doganın kurbanları gibi bekliyoruz şimdi
sular ve fırtınalar...
ve insanlar...evler
yollarda heyelanlar...
kaybedilen cocuklar...
o bereketin o güzelligin
yaşarken aldığı kurbanlar..
gibiyiz..Akdeniz
Limanlar koylar...temizleniyor
günahlar... ihanetler..
şimdi kıyameti bekler gibi insanlar...
Antalya..güzel..sunak taşinda belki...
ve fırtına geldi...


24.12.2003

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:51 AM
Gecenin bir yarısı İzmir düşleri

*******
Side karasıydı bu gece
günler gürültü
ne aşk vardı ne de bir yıldız
ellerde ustaların emekleri
gönüller de merak
yepyeni bir ambians
bense Side karası *******de
dostlarda takılı kaldım
yapayanlız
sohpetler çırılçıplak
içimiz tozduman
cumartesilerde
kalakaldık
******* karaydı İzmir'siz
Side yıldızsız
günbatımlarının kızıllığını gördüm
sanki uzaktı
ıssız ıssız ıssız

24.04.2004

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:51 AM
Geldin ya

orada ay yokmuydu *******i
yıldızlar yokmuydu
bir göz kırpmak için
hep karanlıkmıydı dağlar..?
gökyüzünde seni aramıştım oysa
kimsesizdi yıldızlar
sessizdi zamanlar
sessizlik bitti

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:51 AM
Geleceğım

Seni koklamak, seni hissetmek, seni yaşamak...
Zeytin rengi gözlerinde kaybolmak için geleceğim...
Yok olurum kaybolursan... sensiz... kimbilirsiz...
Sen kokan sokaklardaki tek gerçeğım...
Aşkım......güldudaklım... hasretim... geleceğim....
Kaybolursam.... her dem kalbindeyim... sevgi kelebeğim...
Kalbim sen diye atsın... aşkım enginlere taşsın...
Dudağından bir yudum cay içmek için geleceğim...
Gelemezsem..... susuzlugunda öleceğım....
Canım.... sevdalım.... birtaneceğım...

............................................demist in.
Hala gelmedin..................................
.............................................gelec eğım.

9.10.2003

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:51 AM
Gelmelisin...

benim için gelmelisin
evet.....gelmelisin..
bak bayram geldi...
sen de gelmelisin...
ıstenmek şımarıklığı mı..
bana yaptığın...
keyfinmi.... sin kendinsin bencilsin...
sorumluluklarını bilmelisin
tutkular kulaklarımda...
sözcükler sayfalarımda...
mailler mailboxımda...
sen nerdesin...
taa uzaklarda...
ben gündüzlerde...
sen *******de...
ben gel deyince bana
değil naz niyaz...
hemde demet demet güllerle..
kucak kucak papatyalarla...
mis kokulu irislerle..
gizemli menekşelerle..
koşarak gelmelisin...
çünki sevgilimsin...
biriciğimsin
benimsin...

21.11.2003

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:51 AM
Gene Cunda

pusular sarmıştı havaları

Ayvalık

deniz gri griler biraz mavi

teknenin üstündeyim

gözlerim ufukta derin mi derin bakışlarını anımsar gibiyim

karşımda Cunda

kışın ıssızlığında gönüllerde akıyor ateş

nağmeler duyuluyor balık çorbasında

kaşık sesinde dudakların

sessizlik sokaklarda... sokak lambaları yalnız

tek başına köşeler sensiz

ben yalnız

bir kadın masada tedirgin ürkek şarkı söyliyerek

anılarındaki medcezirleri izleyerek

yağmur damlaları

yakomoz izleri

Istanbul nağmeleri ud tınılarında

bir gitar konçertosu mızrabı titrek

gözler derin yürek bitkin yorgun gönül

aşk

Tanju'nun sesinde nağmeler

dans

şarap tadında Ayvalık

İkimiz ürkek

gözler kaçamak sıpsıcak ama ya aldanmak ahh aldanmak

bir başka tad bir başka Cunda

yürekler kışın özgürlüğünde kırık

teselliler şarkılarda ve meşk masalarda

soğukluğunda havaların taka seslerinden geçen

yalnızlık kavuşmalarına davet şarkılarında

gene Cunda


14.01.2004

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:51 AM
Gene Gitmek Zamanı

istanbul
martı çığlıklarına aşık olduğum
bir okadar yüreğimi verdiğim
aşk duyduğum şehirdin
cami siluetlerinin üstünden karakalem geçtiğim
sen benim canımı acıtan kanımı kurutan
aşk şehrim
bana ihanetin
aldıramadığım dayanamadığım
o gökdelenlerin arasında bisiklete bindiğim
bahçelerinde Levent'in gitar dinlediğim
ağaçlı yollarında kaybettiğim
sevgilim
Aşiyan sırtlarındaki çimenlerin nemini özlediğim
sevgilim neredesin kimbilir
bir taka sesindeki pembe gözlüklü kızdım
ağlama işte su bu derdin
bu deniz suyu içinde gümüş istavritlerin
dansettiği günlerin suyumu şimdi neredesin
inanılmaz yok oluşun acısı yüregimde
salacak sahilinde seninle
başbaşa kalmışlığımın
kızkulesindeki prenses olmuşluğumun
güneş doğarken balta limanında
aşık olmuşluğumun ve seni terketmişliğimin
soyunup bebekte uluorta yüzmüşlüğümün
İstanbulu nerde
her gelişimde alyans apartmanlarının
bisküvi kokusunu özlemişliğim nerede
sevgilim seni terkettim
bunun acısı var içimde
ve bütün şiirlerimde
keşke.....

17.02.2004
hatıralar İstanbul'luydu

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:51 AM
Gerçek

bir iç seyyahnamedir...
tek aşklar....
aşıklar
en derinlerinde saklarlar....gönüllerinin..
kendine bile söylemeyi yasaklarlar...
nerede açtığını güllerinin....

03.11.2003

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:51 AM
Gibisin

Bir dağ masalı
gümüşten kıyı kenarından
en güzel mor
menekşenın büyük gölgesi
düşen
güneşin son ışıklarının izi
dağlar yeşil dalgası
mavinin sonsuz kızı
baş örtüsünden pembe sıyrılır gibi
soyun
Akdenizin güzel kızı
yüreğim çırılçıplak cam
gözlerim aşk yaşları yeşil
üstünde bir bulut izi
iki damla
sağnaklarla gök kuşakları
gibisin

10.12.2006 / LARA

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:52 AM
Gider Ayaktım Sana Ölüm

ucundan dönmek vardı hayatın
bir uçurum ki muhteşemdi
görüntüsü bahtın
birden göneş doğdu dibiden
parladı nurlar gözümü aldı
gider ayaktım sana ölüm
yarıyoldaydı ömrüm
sana tutunamadım boşlukta kaldım
hayattasın dediler
melekler

bağımlı kaldım
bağımlı kaldım

19.02.2004

Manici başının ölümle dans günlerinden

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:52 AM
Git Gidebildiğin Kadar

yemyeşil vadiler
masmavi gökyüzü
kıpkırmızı bir güneş
durgun göl ve dolunay
Beachpark'ta el sallayacağım dolunaya
şiir okuyacağım Akdeniz'e
güneşin batışını seyredeceğim Side'den
Apollon'da yansıyan ışıkları toplayacağım
eline vereceğim
yüreğin sımsıcak olacak
dağların mor anlarında
eflatunlara kaçarken renkler
yakalayacağım pembelerde
dağ zirvelerinde bembeyaz karlar eriyecek içimde
çıplaklıkları ışık olacak güneş doğduğunda
şarkılar söyleteceğim her sabah bütün kuşlarına Anadolunun
ayaklarına mektuplar takıp göklere göndereceğim güvercinleri
yanık yanık türküler söylenecek
uzak diyarlardan
ve
ben her gece seni dinleyeceğim gene...


nevin kalafatoğlu
15.03.2005

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:53 AM
Gizemler

morlar, tonlari grilerin.
kızıl dağlar,
günesin denize doğması,
ışığın nur oldugu koylar,
ben o koylarda *******i ne yıldızlar seyrettim yalnız,
yüzdüm çırılçıplak.
çakıltasları topladım mor göğe bakarak.
birbuçuk milyon kör,sağir isitmiyordu denizin sesini
rengini
ben yapayalnız..
kıyılarda...
yelkenlimi bekliyordum.
dönmemek uzere gitmek için ufka...
bunumu hissettin yoksa
sende gunesle mi olmek istiyorsun..
benim gibi...
dinle...
sesimden şiirmi

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:53 AM
Goncadan

en ıssız noktasına koy beni kalbinde
orada saf aşkı bulacak benliğim
derin suların el değmemişliğindeyken hislerim
sana varacak
mavilerin koyulara doğru daldığı yerde lacivertlerde
dans et benimle
oksijensizlik yaşanırken nefesinle
boğulayım
aşk
seninle benim kafiyemizdeyken
yaşanan an hayat olacak
benim içimde bir sen senin içinde bir ben
bir gül açacak
goncadan


20.03.2004

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:55 AM
Gozlerine takılmak

arayan gozlerine takılmak
sana tutkum oluyor biliyormusun
bana bakıyorsun dusumde
gozlerinde huzunle karısık bir suru sey
anlamlar cikarıyorum hepsinden
bir an..
bir simsek çakıyor gozlerinde
ben yanıyorum
karman çorman olmak istiyorum o an seninle
sana varmak duslerımde
sana dokunmak
avuçlamak yuzunu dislerimi sıkarak
seni bana tasımak geçiyor aklımdan
cildirtiyorsun
kapat artıkgozlerini, bakma bana, acım dinsin
hayır hayır.....kapatma
sakın
sen benim dediğime bakma
ac gozlerini ac ac
isikları ates olsun yuregimde...
yak yak
beni al ve yak....
olimposun sonsuz atesinde olayım duman.
goklere dağılsın kokum, tutsu olsun asklara
Akdenizin kıyılarına vursun bembeyaz
kullerimi
sonbahar dalgaları tasısın limanlara...
yaaa... sen...
ne biçim adamsın... hem ince, hem ofkeli...
sesindeki ve sozundeki... ozlem...
bambaska bir adamsın...tutkulusun
bir okadar atesli...ve ince yakan
dantel orer gibi seven haykıran..
hasret beni benden aldi seni senden
sen ben askın firininda bulustuk anla...
elemeden unumuzu ask yaptık somun somun
dağıtmadık... tadına varmadık daha
aradık gozlerimizle sen ben
gozlerimizde bile takılmadık
sen bana, ben sana.

07.09.2003

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:55 AM
Gök üzerinde yalanlar gezinirken

sahtelikleri maske yapmak
deneyimmiş meğer
dememek
hayat denen nesnel yaşamlarda
küçük yalanlarla başlar aldatmak
bakarsın bir ilmik olmuş boğazında yalanlar
gene seni boğar
dönmek bakmak geriye
ağırdır
başın takılı kalır önününe
bir yürek çırpıntısı kadardır
ölüm
arkada kalan yalan
gittiğin gerçek
şaşırırsın
ne doğru ne nedendir
dersin kendine bir gün
ben ve yalanlarım
en büyük gerçek
doğrular zordur
yaşamak yalansız kolay ve hürdür
bence gün bu gündür

28.03.2004

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:55 AM
Gök......................................içindir .

Bütün bir gök....
rengi tek....
bir gerçek.....
Ülkemi sevmemdeki..... gelecek...
sen.... ve senlerden olacak...
umut.... sıkıntı... öz güven...
amaç gerçeğini bulacak...
bizim kuşak boşuna yorulmamiş olacak....
ismin gibi gök... göklerden bir gök...
bir gök daha bulacak....


02.11.2003

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:55 AM
Gökdenizlerin Altında İz

Göklere yakınlaştığım bir teras katında
şiir yazdım bir gün
İlkti
saat ikiydi
Bin yıllık dostlarımı anımsadım
yolladım iki satır
sırtımda bir heybe duyguyu dağıttım

Gökyüzünde bin bir yıldızın parladığı altından bir deltaydı
Kuşların dönüşlerini izlerken sularda
saz sesleri ve teknelerin sessiz izleri benimleydi

Gece dipsiz bir kuyu olduğunda su
gök kırpılmış yıldızlarla dolardı
Parlardı alabildiğine ışık huzmeleri
yakamozlar sunardı su
Sabah serinliğine ıslanırdı
Aşk dolanırdı hissederdiniz
Buğusuyla gökyüzü ve deniz evlenirdi
ve altın ışıklar altın bir geçmişi kutsardı orada
Ben bir sihir bulmuştum
ismi Gökdeniz

İzinden martıların gittiği Caretta’ların uçtuğu bir sahilde
göklerindi deniz
sessizlikte sesti deniz
Dağlar, bayırlar ve insanlar
sazların arasından geçerken maviyi alırdılar
yeşile koyardılar
İşte başka bir sihir olurdu o an
Her şey turkuazlaşırdı
Bir Caretta havalanırdı gökyüzüne
ruhu gök
bedeni deniz
Yüzyıllardan beri
ağlardı kumlara

Sihir ışıktı orada ve suydu
köpüksü dalgalarda
Uzak diyarların sevgilisiydi Caretta’lar
Sessizlikle evlenmişti gelin yatakları
dağların arasındaydı gelecekleri
adı İztuzu
ruhu Gökdeniz


03.01.2006
Antalya

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:55 AM
Gözlerim

Sormustun unutmadım,
Simdi nasıldır acaba rengi demistin,
Gozlerim, huzun kaplandığında icimi,
Agladıgimda doyasıya, taze zeytun gibidir.
Kızdığımda salamura, alabora
Mavi giysimle denizi gorur gibidir gözlerim, pırıtilar
Mor giydigimde menekseli zeytun.
Ama kahve toprak rengidir, verir harelerini
Zeytuni
Siyahlar içinde ise, gizemli zeytun,
Zeytun zeytuni...
Bak simdi ilk bahar, ,
Biraz huzun, biraz nese, mahmur ve alıngan.
Sormustun ya hani
Kapat gozlerini, ver gozlerini
Verdim gozlerimi
Seyreyle...


05.04.2003

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:55 AM
Gözlerim Çiçeklerin

gülümseyen bir yansıma var aynadan
ismini koymadan
kaçamak bakışların yakalandı gözlerime
seni andı...
içimde açtı çiçeklerin o an
seni özlemlerime sakladım sevgilim,
gözlerini mavilerle karıştırıp dolaştım
bir anımsama seline bulaştım
kaçarak uzaklaştın
gözlerinde mineler açtığın
baharların
mor bir menekşeye takılı kaldığını anlamadım
şimdi
bekliyorum seni
uzak bir dağın eteğinde
çılgın bir Akdeniz melteminde
gözlerin çiçeklerimi açtığında gel
sar beni...


20.03.2005
NEVİN KALAFATOĞLU

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:55 AM
Gözlerimde Ayvalık...

yollar... izmir...
yollar... Ayvalık...
yollar... koylar... yeşiller...
hazan renklerine yolculuklar....
ruhumu uçuran... sarılar..turuncular...
kahveye kaçan.. topraklar... dallar.. yapraklar..
artık yok morlar...
grilerden.. beyazlara gecen....eflatunlar... elveda...
arkamda bıraktığım... sisler... son hazan günlerinin..
gidişim... Ayvalık.....
aydınlıgı...vurmuş... yağmur bulutlarına...
yağarken yağmurlar...zeytin ağaçları...zeytuniler...
dallar... toplanırken zeytinler... zeytın şarkıları...
aşklar... yazılmamış şiirler... ilk gelişim...
ayvalık... denizde balık...
sofrada...zeytınyağlı...kadehte taze şarap...
ben gözlerimi buldum... ayvalıkta...
başımı döndürdün... son hazanda...
............ akşamlarında...Cunda..

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:55 AM
Gözlerimde Kaybolmak (Sorgulama)

anlat bana; cevap ver...
seni yudumlamak gibi birseymi
yudum yudum sevgini içmek gibi birşey..
almak içine kameraların bakıslarını
yudum yudum aşk serbeti içmekmi
sarhos olmakmi seninle
aşk sarhosu olmak, sokaklarda dağıtmakmı
yollarda perişan seni beklemekmi günler *******
yudumlamak mi yarin bu tatlı hallerini...
ayılmakmı günün ışıklarıyla sahilde
aynı güneşe uyanmak gibimi sanki..
içinden şiir yazmakmi o anlarda
bayılmakmı aşkınla ilelebet
yoksa yasamakmi seninle dolu dizgin...
yaşamakmi sevginin kutsallığını,
hücrelerini sarmağa izin vermekmi..
sana varmakmı, senin olmakmı..
sen bende, ben sende olmakmı...
uyanmasımıdır bedenin yeniden
bende senden biraz, sende benden karışmakmı...
yeniden doğmakmı... bir bütün olarak
bütün olmakmı, büsbütun olmakmı...
büyük bir bütün
senden büyük benden büyük...
evrenden büyük...
olmakmı........

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:57 AM
Gözlerin

keskin bir kartal bakışı
süzen bir ışık seli
balrengi
usundan geçerken gizlenen gizemlerin
gözlerin

bilir misin?
saklanamaz benden derinliklerin
ben, senden derin
ellerindeki eda belki veya akılcı sözlerin
şimdi anlat bana güç ve zafer kimin
sende mi? gözlerin

erir bakışların içimde
yumşacık bir eflatuna gizlenir yeşillikler
iç bakışını emer gibi derinleşen,
ışıklarında nur sanki aşk
sevginin esaretinde, anlar gecikir belki
ama...
gözlerin benim.


21.07.2005
Antalya

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:57 AM
Gül ve Gülümse

ruhunu hüzün kaplasada güzel
güzel hüzün yok
kulaklarında çağlasada çığliklar
gürültü değil
sımsıkı sarmalasada kollar bedeni
kucücük mutluluklar
bu dünya telaşında bir sürü sey
boş
düşünmek doludizgin
yaşamak bir hoş
gülümsemeler..
gülücük
gül
üzülme süzül

24.05.2004

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:58 AM
Güldenadam

birdemet güldü hayat
renk renk
hergün biraz o renk biraz bu renk
koklamayı bilemedi tek bir gül
gülse bir ömür
birbirinden güzel gül
bembeyaz
sapsarı
kıpkırmızı
ipek yapraklı
kadife tenli
gül kokardı sevgili
birdi yetmedi.... birini koklamayı bilemedi...
demet oldular sevgililer.. sonra hepsi kurudular...
bir fiyonklu sepete kondular..
gün ölümdü geldi...
fidanlar dikildi toprağa..
şimdi yediverendi..
bir mezarda yasayan...
asla koklanılmayan...
gül kokularını yendi...
ölüm ve gül birlikte dendi...
yanlızlıklarda güldendi...
duasını yapanlar... o na
güldenadamdı derdi...

10.12.2003

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:58 AM
Gülümmor

Sezer,
Mor lale goncası
verdi,5 Martta acacak
diye bana...
Aylin basimi omzuna koydugum
canım,
Ayse mert sahidim,
Turgut canoğlum yanımda,
Suna telefonda,
Annem salavatta,
Kizlar duada,
Dostlar ayakta,
Uykusuz *******ime
Acılarım mutluluk oldu.
Lalem actı bu sabah...
Çılgıncasına yağdi yağmur,
Ellerini tuttum orada.
Dedigin gibi
Başardım.
Yureğim al,
Turkum mavi,
Gulummor oldu
Gulummor oldu...

(Bir ozgurluk sabahı ve tum dostlarıma)
05.03.2003

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:58 AM
Gün doğmak günü olsada ölmek için başlangıcına ermektir

tuşlar yazacak

bir bir
sayfa sayfa
satır satır herseyi anlatacak



bir çığlık annemin sesine karışan ilk kendimi duyduğum an
bilemezdim hayatın bu kadar boktan
yaşamın bu kadar beyhude yaşanacağını bilmemekliğime
kaçak kaçamak tacizlerin asla mert ve onurluca yapılmayacağına
hep gülümseyen yüzlerdeki sahte tebessümlerin aldatmasına izin vereceğime
bilsemde samimiyetsiz ve ********* sevgilerin önüme sunulacağına ve katlanacağıma sabırla...
benimse farkında olmaklığın getirdiği tacizlerin seyrinde öylesine gülümseyen protest susukunluklar sunacağıma
inanmadınız siz
söylemlerimdeki gercek yaşadıklarımdı oysa
sayfalar dolusu kustumda anlamadınız
acılarımdan yıldızlar ve cakıltaşları yaptım..şiir oldular..
bazen bir bakış
bazen iki damla göz yaşı
bazen öfke sundular
teknolojik ne varsa hayatıma eklediğim cıkarttım
çırılçıplak kaldım en saf halimde gördünüz beni...
gene anlamadınız
ben sustum
bekledim anlamanızı suskun
asırlar geçti
tüm kötü nazarlarınızı saldınız bana
emellerinize ermek için hayatımda
yalnız kaldım
kaçtım
aldım başımı gittim uzak diyarlara
bir başıma hayatlar kurdum çiçeklerden ve dağlardan
aşklar gözledim dürbünümün ucuyla ve kahroluşlarını seyrettim sevenlerin
besteler dinledim mehtaplı *******de
dağlardaki karlar eridi sırılsıklam ıslandım...
sürüden ayrıldım kendi başıma kaldım kurtlarla savaştım
hep benden bir lokma aldı hayat borçlu kaldım
verdiğini bağışlamadı bana..
aç susuz günlerde ağladım
ama dik ve onurlu yaşadım...

yoruldum
yoruldum farklı olsun istedim ayağa kalkışlarım
bunu hep denedim.
bana güçlü dediniz sanki güç önemliymiş gibi
bedelini hep ben ödedim...
yıllar aldı resimlerimi... sakin sularda yüzemedim
bir bebek gülüşüne hasret
bir bayram sabahına hasret
göz yaşlarım nehir oldu..
yeniyıl ve doğum günlerim
anaların anıldığı anlarda yalnız öylesine kalakaldım...
hep yokuştu oturduğum sokaklar..
günler boyu tırmandım...tırmandım
gün batımlarında yalnız
bir kadeh sarapta insan aradım...
anlattılar cok sey amaları olan...
aldanmadım...

git şimdi insan

ol ve öyle gel
beni sardığında kolların
sığınmak istediğim bir yuva sun bana

asma güllerden kapısı ve ipek çiçekli saksılar olsun pencerelerinde renk renk
huzur koksun odalarının içinde
sevgiden pişsin yemekleri..
suları billur kaselerden içelim birlikte
ipek carşaflarına sarılıp hayatın cennete birlikte gidelim

ol be insan
ol artık
bu kadar acı
bu kadar yalnızlıklık
tüketmesin ruhları
yaşam şerefli bir mahluk olman içın verildi sana
dön yaradana
dokun içindeki aşka...
başla yeniden ölmek için yaşama....
beni bırakma...

nevin kalafatoğlu
05.06.2005

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:58 AM
Gün kutlaması içinde düşlerin izleri var...

Bir gün yazılarda da duygular olacaktı..
o gün bu gün
iz düştü bu gün
özlemdi kalemle kağıdın aşkı
buluştular...

Bugün içimden yazmak geldi. Şiir olmayan ama hep senelerdir yaptığım bir şeyi paylaşmak gönül sevenlerle en azından ben gönül diyorum..Sizdeki kırılgan noktalardaki güzelliğe. o en hasas yere,ne güzeldi merhaba demek başka bir türlü tüm dostlara...
Ne mi diyorum ben, inanın bilmiyorum aslında akıp geliyor sözcükler ve yazıyorum.. Hani o pazar gerinmeleri vardır ya yatakta..tembel tembel biraz özlem biraz naz kaplar ya insanı,işte öyle bir sabahın izleri kalemime düşen.
Düş kırıntıları... mavi mavi... masmaviii dinlediğim şarkının izlerişimdi, ne alaka ama cok güzel, mavi mavi mavi mavi masmavii diye gitar sesin de o tek düze duygulu ses,ama stili olan aynı şarkılardandı. dinlendi bitti..
Yazıyorum işte içimdeki izler dökülüyor mavi bahane öyle sesiz bir gece ki ağlatıyor beni üzülüyorum bir sürü şeye.yerli yersiz birçok çiçeği koklamadan cöpe atmak gibi duygularım kapkaralar.
Sevgi üstüne düş gördüm göz kapaklarımın altında öyle hüzün kapladı ki içimi ırakta bir sevgili.. Ve korku birkaç kelimeydi aşk konuşulmayan hayatlarımızdan kayan her günün bonusu üstüne çullanan ağırlığı yüreğimi sıkıyor şimdi...Sensizlik diyor yüreğim... varolman için çarpıyor kalbim seni özlüyorum bu gurbet akşamında... ve biraz da Ayvalık Cunda bir kadeh şarap peynir yudumlarında anlaşılmaklardayım..Yazım şiirimsi bir saçmalama baş şişirmek bahane dedim işte.. yazdım birkaç satır...Af ola sevgili uzaklara.. oralarda olma sımsıcak bir çay yudumunda seninle..fısıltılar
ne güzel...

Nevin Kalafatoğlu

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:58 AM
Güncelle Beni Sevgilim

yüreğimde hecelerle
gözlerimde bir gölge
her gece sendin
sımsıcaktı sesin
ateş gibiydi sözcüklerin
alev alevdi bedenim
parmakların yıdızdı
yalnızdı
kıvrımlarında dolaşırken bedenimin
aşk şarkısıydı nefesin
içimi gıcıklayan
sana binlerce kere demiştim
al beni..beni al götür..
ateşi büyürken özlemlerimin
inlerken bedenim
ateş dansında
martıların çığlıklarında
laleler ve güller zamanı
çakıltaşlarında yıldızların altında
her gece
güncelle beni sevgilim..

08.12.2003

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:58 AM
Güneşe Varış Kilometreler

Kilometreler koşuyordu
zeytin ağaçları küçük vadiler
kovalanıyordu bulutlar
güneş oldukça sıcaktı bu gün
parlıyordu doğa uçuşurken rüzgar
kilometreler yaklaşıyordu
Bergama yollarında Dikili kollarında
düşündürüyor delilikler
hazan sonu kış ortası özellikler
yalnız kendime ait bu sözcükler
kilometreler 4 kaldı şehre
gökyüzünde bir gülümseme
şarkılar dökülür sokaklara
zor anlar unutulurmu sevgili
başlar kaçamak heyecanlar
denizde yapayalnızız
deniz çırpınır heyecanlı telaşlı mahsun
ufku gördüm
kızıllıklar yıllar sonra
gün batımı kazağımla kaşkolumla
ikiz gibiydı ruhum gurupta
bitiyor kilometreler
.................gün eşime varıyorum

16.01.2004
Dikili'de günbatımı renk renk ben

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:58 AM
Güneşi gördüm

bir dokunuşla dogar güneş
gün değişir ayazlarda
sabah olur aşk
sözler gezinirken şafakta
geldi birden
güneş kızıllığından akan
gözlerimden yaş
güneşi gördüm
güneşi

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:58 AM
Güneşliı Gün... Gölgeler... Peyzaj...

penceremde asılı bir çember....
sarılı sarmaşık... üstünde sarı güller...
büyük cam bir vazo...
içinde deniz kabuklarım...ve pembe incı kolyem...
ekili glayörler.... ve çığdemler...
taş blok oyma mask dostan....
anadolunun sert hatlarını taşıyan adam
gözleri kapalı... ben na mahrem...
denizin nostaljisi... anforalar....
koca bir sepet kurutulmus nostalji çıçekleri mevsimlerden ormanlardan..belkide himalayalardan..
cevizin kabugu içinde mum.... baharıyedeki istanbul-N'den
kitaplarım... dergilerim...
diyarbakır işi ipek puşu.. kanepem...
fotoğraflar... ve kilimli sofam...
duvarda koca bir yazma trabzondan...
mumlarım *******imin ışıkları...şişelerim...
hesapişi binbir emek renk örtülerim...
neşem.. varlığım.. tütsülerim içimdeki şiirler
duvarlarıma vuran golgeler... dinlediğim ezgiler..
güneşli günüm...şiir balkonum...
pazar mutluluğum...

02.11.2003
Antalya.... neşem güneşten....

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:59 AM
Günlük

sabah izdiraplarını cekmekteyim...
sana soylemek isteyip,
dilimin varmadığı binlerce kelime...
dolasıyor....gene karma karısığım...
yazmamalıyım diyorum...
bunları ona yazmamalıyım...
Binbir pismanlık........lardamiyim neyim...
bedenim yazıyor... beynim isyanda...
ben sakin kafayi unuttum...
sendemi.......yim neyim
tutulmus bir balık gibiyim...
oltanda...
oldurme beni...
birak enginlerde yuzebileyim....

11.10.2003

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:59 AM
Güzel ******* Yılı

Hoşgeldin güzel ******* yılı
Dost geldin..sevgili..
Sabahı şiirler getirdi
Geceyi resimler
Yıl geldi....Sıcacık sözlerle
Ama boş değil
Bir hoş geldi
Yok gecede bir an
Bomboş.....

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:59 AM
Hani

hani buram buram yaz kokar ya *******
hani Akdeniz meltemlerine dokunur ya tenler
hani hışırtısı okşar ya cakıltaşlarını denizin
hani bakarsın ya gece sularının dibine
hani deniz deniz dalgalanır ya duygular
hani ellersin ya dokunmadan gökyüzüne
hani sonu yoktur ya hiç birşeyin
hani bilirsin ya yapayalnızdır insan
hani düşüncelerin gezinir ya sahilde
hani dersin ya ben nerdeyim
hani sorgularsın ya neden
hani aklından gecer ya binbir aşk
hani nerede dersin ya sevdiğim
işte o zamanlardayım sevgilim

15.06..2004

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:59 AM
Hayatın Tonları Olmalı.....

azıcık griii alırmısın...... benden..
hayatında
ak ve karalar var... olmamalı...böyle
keskin tonların...
grinin tonları olmalı biraz..
ton ton akmalı yüreğinden...
bazısı biraz pembeleşmelı
biraz eflatun...... na dönmeli hayat
az daha beyaz katmalı..
ak gibi grileri olmalı insanın...
kararacaksa ton ton kararmalı..... yavaş yavaş
siyah olduğunda gitmeli.......uzaklara
ışığı geldiğinde dönmeli... yakınlığa
tekrar merhaba denmeli...
daha güzel değilmi... böyle.... değilmi....

------------------------------------

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:59 AM
Hayırsız

günlük telaşlarda oynaşır yüreğimiz
o hep aşık
bilmezki kıymetini güzelliklerin
o bencil yüreğimiz
hatırlar sevgiliyi anar boşuna
hayırsız
ne hasretlikler vardır güllerde
o güller bazen pembe
bazen mor
içinde ışık gülen
ve ben
aytutulmasında göklere süzülürken
umarsız
gülümsemelerden bir demet
gönderdim
hayırsız...

05.05.2004

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:59 AM
Hazan zamanı Üsküdar

deniz çalkantılarında yağmur damlacıkları var
yürüyorum iskele boyunda çalakalem aklımla
Şemsi Paşa'dan
Kız Kulesinin özlemlerini taşıyor yüreğim o an
taşıyor damlalar göz yaşlarımda
yağmur yağmur yağıyor
boğazın sularına karışıyor mavilikler
değişen siluetini tarıyor gözlerim İstanbulun geçmişe inat
anılarım depreşiyor Salacak'tan
bakıyorum
bulut üstlerinde güneş izlerinin kızıllıkları yok
nedenlerini anlamıyor bu güzel şehir anlamıyor
terketmişliklerimin şehrini ve bedelini
ben anlatamıyorum belkilerim çok
boğaz vapurunda binbir insan seline karışıyorum bir an
Asya kokusunu alıyor eylül günlerim Avrupadan
kavak incirleri tadında cocukluğumda
yaşıyorum karman çorman
bakıyorum
köprülerine boğazın iskele uçlarından sisler var
bir deklanşör sesini katıyorum güne
kaydediyorum acılarımı utançlarımı bir fotoğraf karesine
düşünüyorum kayıp zamanlarımı ve devamını geleceğimin
bir şarkı geliyor kulağıma mırıldanıyor yedi tepe
okşuyor camilerini gözlerim siluetlerini küçücükten
tramvay günlerindeki minik kız gülemiyor geçmiş günlere
hazanlarındayken geçen mevsimlerin hüzünlerini
arıyor gözlerim, sana şehir kararıyor
eski sokakların arnavut kaldırımlarındaki tarih izlerini
ahşap evlerin damlarındaki yosunlu kiremitleri
bahçesindeki dut ağaçlarını özlüyorum evimin
kayıp komşuların suratları patlıyor anılarımda birer birer
bayram sabahlarındaki hokkabazlara gidiyorum ansızın
bir bardak çay bir simit önümde yiyip içiyorum
gözlerim türbelerini okşuyor Üsküdar'ın
ıslanıyorum tente altlarında dükkanların
sağnak yağmurlarında Üsküdarın
sesleri huysuz yakarışlarında martıların
İstanbul'u kokluyorum doyasıya erguvan erguvan
ezan seslerin de bir hazinlik seziyorum
belki de bu son gelmekteliğim bilinmezliklerin
kim bilebilir bunu kim
ben savruk yüreğimin gelgitlerin de dolanırken
kediler bekliyor akşam balıkçılarını umarsız
akşam yaklaşıyor hazan gibi
Üsküdar Üsküdar oluyor yeniden
sensiz nasıl yaşanır çözemiyor yüreğim gizini bu zamanların
aşk kokusunu yok eden fırtınalarını yaşarken iklim
varlığına isyan ediyor bedenim
hazan günlerim geliyor belki
belki binbir çeşidini
özlemlerimin
ve gene Üsküdar
Üsküdar

güneşi arıyorum
hala yok

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 11:59 AM
Her bahar muammaları

bir bahar havası tutturmuştur suzinak
güneşler denizden doğmuştur
dağlar akşam saatlerinde kızıl olmuştur
muammalar dolanırken gönülde
bir kırlangıç kanadında uçmuştur
aşk bir sihirli kalemdir
sevgilinin satırlarından akan
kırlangıç yuvalarından
gelişler gidişler
hep hasretlik
kuşların göçmen aşkı
ve
her bahar muammaları

17.03.2004

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 12:04 PM
Her Gece

her gece yalnızlığımı
bir yıldıza yükledim
kalakaldı gözlerim sende
ıssızım
yine sensiz bu gece


Nevin Kalafatoğlu
LARA/31.01.2006

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 12:05 PM
Hersey

bagirdim bir gun
seninle yasamak ne kadar guzel diye...
avaz avazdı içim.... ve dışım sessizce....
actim actım okudum seni
actım actım okudum...
benim mutlulugum oldun...gunlerce...

sen yazma bana 'merhaba cicisey' bile deme...
bunları astım... ben seninle sensizlige alıstım.
Gunun aydın...pırıl pırıl olsun... birtanem..
kendine iyi bak... ruhunu yorma...
yazdığın yazılar gibi...değismez anılar
sen yorulsanda aynı...yorulmasanda...
olup olabileceği bu birtanem...iste...
hersey...

10.11.2003

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 12:05 PM
Herşey

bilmek bazen fazla
bilmemek az gelir ya insana
hersey
konuşmak kadar uzun
dinlemek kadar kısa
sabretmek bir ömür boyu
cinnet anlarındayken dünya
sevgi bir şarkı gibi
mutluluk bir an
yetmez ya sana
yetmez ya bana
hersey
ne kadar kısa

22.05.2004

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 12:05 PM
Hesap Kitap ve Hayat.

iyilikler
hoş bir sedadır gökte
sedalar birgün döner sana
yankılanır...dünya
bir bereket bir sevgi bir muhabbet
zannetmeki herşey boştur
o boşluk ise yokuştur
yokuş ise hayat.
sen sen ol hayata dayat...
pişen ekmektir fırında...
yaşananlar bayat...
yaptıklarını gökyüzüne fırlat at
iyilikler uçar... semalarda..
kötülükler geçer...eleğinden
döner dünya.. bulur seni...olduğun yerde
sen sen ol...işte hesaptır hayat...


06.12.2003

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 12:05 PM
Heyecan

sana yer vermem yar
gönlümde bir serzeniş var
o serzeniş acılardan bir koca gül olmuştu yar
demet demet açmıştı güllerim
susuzluktan kurumuştu
ah o güller
o benim ruhuma batan dikenler
senin yanında olsaydı yar
kanardın kan kırmızı
gülerdin mor kırmızı
ama bilirdin o büyük bir aşktı yar
sesinden izler kalan bir şarkı
bir nefeslik can
heyecan

03.03.2004

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 12:05 PM
Hiç toprağı sevdin mi?

Hiç toprağı sevdin mi? Avucuna alıp.
Sevdiğini anladığında varoluşu sevdiğinide anlıyorsun biiyor musun?

Toprağı sevmekle başlıyor, suyu sevmekle devam ediyor, gök yüzüne bakmakla sonsuzlaşıyor Sevgi…
Yok olmanın imkansızlığına bir serüven katmak değil midir yaşamak.

Ne çok seyler yüklüyoruz yaşamlarımıza ve anlamsızlıkların da öldürüyoruz duygularımızı.
Sonra bir gün açlığını hissetiğimizde sevginin, kalabalıkların içinde yalnızlıkları yaşıyoruz.Oysa elimizde ki uçan balonların sayısızlığını omuzlarımıza bindirip pişmanlıkları taşıyoruz.
Bir yerlerimiz acıyor ellerimizdeki uçan balonların ne kadar hafif olduğunu anımsadığımızda, hücrelerimizi boğuyoruz geçmiş günlerle ve ölü hücreler biriktiriyoruz içimizde.
Toprağı sevmek içimizdeki beni sevmek gibidir.Hepimiz bir evreniz ve o evren ise biziz.

Döndüğünde evrenimiz haykırmalı neşeyle ve ışıl ışıl parlamalı harikayım diye…

Harikayım
Harikasın
Harika
Harikayız
Harikasınız
Harikalar…

Ve işte yaşama katılan yeni pırıl pırıl ufuklar…Ve o ufuklardan gelen güzel duygular, birlikte yaşanmışlıklar.

Toprağı seviyorum… Seni de seviyorum
nedeni
bir avuç toprak…
ve içinde ki dünyam.


29.06.2006/ LARA

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 12:05 PM
Hiç ve İç

Biliyor musun

Tertemiz di bütün duygular bir zamanlar

İçimden gelmezdi geçmişin delilikleri
Bakışlarım tüm balıklarını yakalardı denizlerin
Sevgi çiçeklerini atardı göklere ellerim
Gülerdi bir zamanlar gözlerim

Biliyor musun

Tertemizdi benliğim

Hani o satılmış harcanmış iğfal edilmiş dediğin
Bilinmezliklerini keşfederken bugün geçmiş günlerin
Bir Pavorotti şarkısıyla yazılan şiirimin
Ezgisini yaşarken *******imin bomboşum

Biliyor musun

Pırıltılar saçardı ruhum

Gözyaşlarım akardı duygularına

Sarılırdı yüreğinin seffaflığına sevgilerimin
Şimdi geç bir günün hüzün kokan sabahlarına
Nemli bir aşkın soluğu oldu sevgi çiçeklerim

Biliyor musun

Hiç içim bir zerresi zümrüttü halbuki
............bir zerresi yakut
............bir zerresi elmas gibi işlenmemiş

ya şimdi şiirlerinde ki us
kus
hem de deliler gibi kus
sök at içindeki zehirlerini biriktirme
düşün ve öyle sus

söylemiyorsun
neden mi

ben biliyorum hiçlerimi
ama sen bilemiyorsun bilemiyorsun
o bir giz benim derinlerimde sakladığım
dokunulmamışlığımın saflığı
iğdiş edildiğini sanma duygularımın
haksızlık etme bana
o bir öpücük henüz kondurulamamış
yedi cücelerin beklediği ölü taklidi yapan bedenimi
al rengini koklamadığın bir gonca gibi
kanından karışık dudaklarımda
yıllardır.... içindeki ben ve benliğim
seni beklerken ölüm uykusun da

şiir yaptın beni
gülümsemelerimi
bak kör prensim; görsün gözlerin,
artık hiçimi
biliyorsun

10.09.2004

nevin kalafatoğlu

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 12:06 PM
Hillalle Gelen Sultan...

Ramazan ilk iftar saatleri..
balkondayım..
Beydağları karşımda...
selamlıyorlar.... beni... akşam
dağlarin ortuleri koyu mavilerden
laciverte doğru koşuyorken.
menevişleri keskin..
giden guneşin işigini yansıtıyorlar...
ortasında beylerin hilal altın..
incecik ve capkın...
delikanlılığı Ramazanın...
tum parlaklığını sunmakta...
etrafinda yildizlar toplanmakta...
hilalle baslayan onbir ayın sultanı
Mubarek Ramazan...
dua ettim o an..
nurlar yağsın...kalplere..
bu sihirli anların ambiansı
gonullere naksetsin...
yoksul ve duskun kim varsa
nasiplensin...
inanılmayan guzellikteki dağlar..
nur yağdı... o an...siluetine...
Ramazan... ilk hilal anları... Antalya'nın..
huşusu dağlardaki tum zamanların....

27.10.2003

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 12:06 PM
Hisseli Kıssalar..

sorgu sual edilen bir konunun
orta yerine girdim bir
baktım hersey karışmış
iki gün ırakken bu alemden
uzaklar konuşmuşmuş
kimmiş kimdeğilmiş
hırsızmıymış ursuzmuymuş
yoksa dostmuymuş
neyse bilmem
kendini önemli saymış biri
öylesine bir uçkur hikayesi anlatmış gülerek
hayatın sadece uçkur meselesi olmadığını
bilmiyerek
yaşamış bizim eşşek
hoşaf misali..

üzülme dostum dert etme
onurun el meşalesini taşırken bazen
kadınlar gülümserler birilerine
kedi meselesidir bu anlayamayanlara
mundar derler
desinler
bak
ortaya koy bir laf çorbası
bir sürü çıplak kaşıklasın
tamah olsa böylelerinin yüreği
dilin dürerek yaşar
bürerek değil
işte böyle bir *********i tanımak
sana şanstır dostum
kimdir kimbilir
önemi sanadır
şerefin değerini öğrettiğinden ötürü..

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 12:06 PM
Hos seda

giz zor,
gizi bilmek daha zor.
suçluluk duygusu,
daha daha zor.
sorunlar sana ait....
kabahatim seni aramak.
doğrusu, seni hic aramamak,
bir balonun içine okumak siirleri,
balonu gokyuzune salmak.
daha guzel
gokkubbede hos bir seda olarak kalmak..

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 12:06 PM
Huzurun Rengi Mor

tutunacak bir dalmısın
yoksa bir kuştüyümü
yoksa bir bulutmusun
yoksa sıcak bir gün ışığı

rüzgarlara kapılan bulut
pupa yelken Akdeniz
rüzgarsız anlar
gün batımında durgun
düşüncelerin içinde yorgun
santorinide huzurlu mutlu
içilemeyen bir fincan kahvenin
uzağında kokusu
santorini uzaklardan
mor gölgelerinde gün batımlarının
izinde yıldızların
bembeyazdı saf ve temiz evleri
kapı önlerindeydi sakız çiçekleri
mavi boyalıydı tekneleri

bir dilim yaz yedik
kıpkırmızıydı ve sulu
karpuz tadında serindik
ne güzeldi
oradaki manolyalar
hiç koklamadığımız için solmadılar

Nevin Kalafatoğlu
24/kasım 06 / Lara

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 12:06 PM
Içimden Bir Tren Geçer Buharlı...

aşk ve güneş ülkesinde hayatın içendeyken ben
senin dudaklarından dökülürken mısralar...
içimden bir tren geçer buharlı...
sesi derinlerden duyulur...
geçmişi anımsatır mısralar...
aynı trenin yolcularımışız meğer..
şimdi indiğimiz durakta okuduğumuz şiir...
anlatır birer birer
bileti bedava almışız...
meğer ne kalabalıkmışız...
yalnız olduğumuzu düşündüğümüz anlarda...
bir sinerji yayılır...nedeni belkide güneşteki patlama...
elektronik dalgalar... frekanslarımız buluşur...
hazanlaşırken duygular... konuşulur...
kelimeler...mısralar... imgeler... sitemlerle karışır...
şiirlerimiz bir başkalaşır....
bizim derken sınırı yok bu trenin...isteyen duygu biner..
buharlı olmalı nostalji kokmalı..
insanın elemeği değerli sirenleri
buharlı trendeki elektronik şiirleri...
yaşanası ölünesi...
acı tatlı anıları büyük gönül aşkları... aşkların yaraları
yaşamalı guneşli ülkenin trenindeki tüm yolcuları..

02.11.2003
Antalya....... bitti bulutlar.. açtı guneş

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 12:06 PM
Isimsiz Galaksinden Gelen Aşk,

sen ruzgarlardasin daha,
bense yildizlardan seyrediyorum seni
atmosfer disindayim,
elegim uzayda.
ayda'dan da ote, galaksinin adi yok daha..
goz kirpiyorum
aya,
aydan dunyaya...


13.04.2003

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 12:07 PM
Issızlık

salınıyor saatler
salınıyor hayatlar
gülümsemeler koşuyor dağlara çarpar gibi
yankılanıyor sabah
sıra sıra dağlardan
ıssızlık sızıyor
şafak zamanlarından

saatler sessizlik
sessizlik kış uykularına koşuyor
soğuk ******* doğuyor
Akdenizden
ıssızlık soluklanmış deli dıvane
akşam oluyor

bir ses deliyor sokağı
bir kırık camdan süzülüyor içeri
aşk yalnızlık mı diyor sevgili
yoksa sevgilimi ıssızlık
süzülen damlalardan
gözler ağlıyor

yosun yosun cakıltaşları
sular vuruyor kıyılara
bir bardak çay içiminde
ömür duruyor
duruyormu ıssızlık
bir dudak izindeki sende
oylece

öylece vuruyor ışık
dağların nağmelerinde
dinle
bak ıssızlık söylüyor
en vurgun şarkılarını bütün aşkların
sevgili sığınıyor

içimde böyle anlarda
gönlüm dönüyor
başım semaya bakıyor
bir elim aleme
bir elim yere
sessizlik ıssızlık müzik
çağlıyor
içimde hiçsizlik
doğuyor

ve garip bir yalnızlık esiyor
ıssızlıklardan
güne çöküyor
ağır ağır
bağır sevdiğim bağır

susma

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 12:07 PM
Istanbul'u Özlüyorum.....

Istanbulu özluyorum bir cumartesi sabahında....
ruhumda hicranın dağınık sesi
karmakarışık duygular yasıyorum... çinar yapraklarında
ayaklarımdaki yılların özlemi...
çıtırtılarını özlediğim... yapraklarını çiğnediğim...
koşuyorum kollarım açık Suadiye'nin sahil sokaklarında

sen şimdi o yedi tepeli diyar içinde
topkapı surlarına...
martıların uçtuğu yerlerden irak...hani o...
kumruların seviştiği damların altındamısın....
gözlerim kapalı dinlediğim sarkı... 'ey guzel Istanbul...
diye soylenen sarkı....

okuduğum şiir...'Istanbul'u dinliyorum gözlerim kapalı'...
devam ediyor.... romansı gönlümün....
sesinle dans ediyorum çengelköy sırtlarında
bir martı uçuruyorum Akdenizden...
aşıyor Beydağlarını...
geliyor...bir simit parçası atılan Kadıköy vapuruna

alıyor gönlüm seni oradan...
Istanbul kokuyorsun burnumda... buram... buram...
özlüyorum tenindeki isini apartman bacalarının...
şimdi kalk yerinden, dön kıbleye bak bana pencerenden..
sana el salliyorum özlemlerimin içinden...
özlüyorum....Istanbul Istanbul Istanbu Istan Ista............

04.10.2003

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 12:07 PM
Işık

kırık bir kiristalden
düzensiz yansıdı işık
kesilmiş elmastım oysa
hatta işlenmiş bir pırlanta
kırık bir kristalden dağınık
yansımasın
ısık
yakomazlar yaratırken
engin sularda
altın altın parladı sular
bir güneş kavuşmasına
takıldı anlar
bakıştık
yansısın ışık
ışık

16.06.2004

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 12:07 PM
Işıklı Yol

gün doğumundan az sonraydı
gün ışıklarının çağrısına uymuş bir ruh
uçurumlarından sızıntılar göklerde
beyazdılar

azdılar
çok azdılar
acıların içinde birikmiş hüzünler vardı
uçuşan bir kaç bulutun üstünden parlardı sabah
yol izlerinde bin bir çilekeş sabahlar vardı
zavallılardı

gün sonlarında kızıl olurdu gök
yolun sonundan gülerdi güneş yaşanmışlıklara
biteviye bir telaş
biteviye bir savaş
çığlık çığlığa
insan insan seslerine dalardı us

susardı

yol bitsin mi bitmesin mi demekliğin mi vardı gönül
özgürdün
salınmış tutsaklıkların vardı aşk gibi
yollardı seçtiğin
yalnızlıklara

koş şimdi gök mavi deniz mavi dağlar mavi
sen kızıllıkların ruhu
mordun
yaşamdı yolun
buldun
elinde sevgiyi taşı gökler bembeyaz gibi
aşk bir gül yaprağı bibirosanın
kenar cizgisinde al
içinde ak sevgilin
yaşa biraz

merhaba ışıklı yol
astral bir rüyaya kaydığında yaşam
sar kollarına yaşamımı aşk gibi
varolmanın anlamında
hoş geldim biraz sana sevgili

nevin kalafatoğlu

yaşamak güzel

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 12:07 PM
Izinli Ruya

Soylemistim sana
Beni gor diye ruyanda
İzin verdiğimi
Acı olan sitemim
Haklıyım
Sana izin verdim, beni gordün
Ama ben seni goremedim
Demek ki ya sen beni,
ya ben seni
Sesimin rengi erguvan
Duymak istersen
Arada sırada ara beni...

07.03,2003

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 12:07 PM
İçimden Dökülen Satırlar 1

Çok yönlü bakmak dünyaya ne kadar cok sey öğretiyor insana...Hergün yeni birseyler keşfediyorsun her keşfettiğim sey bin türlü yol açıyor ve bir serüven içinde yaşıyorum sanki
Güzellikler sanki üstüme üstüme geliyor hatta kaçıyorum..
Bazen kendimi yalnız hissetmemin ana nedenlerinden biri bu herhalde diye düşünürüm... paylasım olmuyor bu noktada..herkes böyle bakmıyor..dünyaya

Bugün onca yogun işlerimin ve stresli calışma tempomun içindeyken bir mucize daha yaşadım..Genelde hep paylaşırım konuşabildiğim üç beş dostumla.. bunları,ama bu anları kaybetmek istemedim sizlerle paylaşmak için duygularımı işimi bırakıp yazmaya başladım..
İçimden gelen ses anlatmalısın diyordu.. onun için yazıyorum su an.. garip olan şiir yerine bu sefer satırlar döküldü... belki hiç sevmeyeceksiniz belki coğunuza saçma gelecek.. bazılarınızın dudağındaki o hoş gülümsemeyi görür gibiyim.. seveceksiniz belki.. İşte ben o gülümsemeyle olan dostlarla paylaşmak istiyorum.. belki birkaç dudak izinde de gülümsemeler oluşur kim bilir..Bende mutlu olurum...Neyse lafı uzatmayayım..benim bugünkü duygu serüvenim işte böyle birseyler...

Her sabah cocukluğumdan beri kalkınca ilk işim güneşe bakmaktır..Her zaman olmasa bile ben onu bulutların içinden keşfetmek için gülümserim..Işık en güzel ve büyük enerji olmalı... Çok hareketli birisi olmam belki güneşimdendir.. kim bilir..
İşte böyle duygularla Antalya'lı oldum ben birgün
Güneş en güzel oradaydı benim için...Sanki gök yüzü daha yakın gibi bir duygu taşırım bazen, uzun uzun bakarım..alabildiğine
Ufuk çizgisindeki menevişler, o muhteşem renk değişimleri bakışlarımı yumsattı benim..sanki.
Öyle güzelki. Sanki her mevsim bir başka renk.. başka bir ambians..Hep o anlarda içimde başka şarkılar çalar... O kadarla da kalsa neyse, ya o doğanın kokusu...sarhoş eder beni ve şiir olurum...O kadar acı, o kadar hayal kırıklığı yaşadığım halde hala mutluluğu ararım.. içimde biryerlerde,bulurum nerde mi? ...Muhteşem bir renk cümbüşünde..vehayatın renklerinde..inişlerinde cıkışlarında..
Portakal rengi bir grup.. bey dağlarının ardını aydınlatı bugün gene..Delliğim tuttu hemen...Bu gunki gibi..gözüm takıldı kaldı...Bende herseyi bırakıp arabamı kenara çekip sizin için seyrettim...
Serüvenim başladı...kocaman bir portakaldı güneş...Ben neden Antalya'da portakalın en güzel ve neden potakal çiçeklerinin kokusunun bütün şehri sardığını, neden ay'ın güneşi kıskandığını.. kocaman bir mehtabın neden denizden doğduğunu.. ve neden en güzel muzun Alanya'da olduğunu mis gibi koktuğunu,bir hilal olduğunu aslında, keşfettim.. Şu an o güneş kızıllığının rengini resmedebilmek için ressam olmayı ne cok isterdim..Bilseniz... neden ressamlarında deli olduğunu biliyorum artık.
Bir portakal çiçeğine dokunmuş olmanın mutluluğunu ve sabahları kokladığım o güzel kokuların zevkini..denizin neden bu kadar berrak olduğunu, onca örselenmeye karşı muhteşem Beydağlarının asaletini neden hissettiğimi daha iyi anladım...
Nar çiçeklerinin açtığı günlerin güneşin en kızıl olduğu günler olduğunu, portakal çiçeklerinin açtığı günlerde ise Beydağlarının zirvelerinde kar olduğunu keşfettim...Antalya Antalya'ydı bu yüzden..
Sevdiğim için mutluyum hemde cok..ve bana herseyi sevdirdiği için..
Bana en güzel seyleri gösterdiği içinde Allaha şükrettim..birsürü sey yanında..yaşamanın ne güzel olduğunu hissettirdiği ve bana verdiği yeni hayat için..
Ya bircok insan gibi kör, sağır ve dilsiz olsaydım..Yaşayamazdım dostlarım yaşayamazdım..ruhum ölürdü bedenim neye yarar..

İşte dostlar en kötü anlarımızda bile görülecek güzellikler var..Yeterki dudağınızın ucuna minik bir gülümseme kondurun..ve derin bir nefes alın..Sonra açın gözlerinizi BAKIN..ve içinize akan o hazzı hissedin...Sevgilinizi düşünün..olmasa bile öyle farzedin.. mutlu olun...ki gelsin...Hem mutluluk hemde duygular.. sizi hiç terketmesin...

Sevgiyle kalın..

İçimden dökülen satırlar

Nevin Kalafatoğlu
12.06.2004

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 12:07 PM
İçimden geçenleri bir bilsen

anlatamamak satırlarda duyguları
susmak çaresiz
içimden gecenleri bir bilsen
nasıl bir ızdırap
sessiz kalmak
bağırıryor gözlerim ufuklara
dalıyor şiirlerin satırlarına
özlemek ne berbat bir şey
bu kadar yakın yakından ırak
bağırmak özgürcesine
içimden geçenleri bağırmak
ölü aşklarımdan kalan ruhumu
yaşattığım seslerimi anlatılarımı
sevgilerimi
içimden geçen gökkuşaklarını
bir bilsen

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 12:07 PM
İçinden Resim Geçen Şiir

keşke sokak kumrusu olsam
uçsam gitsem
hiç dönmesem
ölsem
herşey bitse
eski soyadım bile
uçsa gitse
bir daha hiç dönmese
dönmesem
sen kumrulara ekmek içi versen
sabahlar erkenden olsa
ben bir sokak kumrusu olsam
yemyeşil parklarda
yürüsem
Sen bir ev kumrusu olsan
soğuk denizlerde
yüzsen
hiç unutmasan..
sabah resimleri olsa kumru kanatlarından
gözlerinde cocuk şaşkınlıkları
şaşsan bu hallere
şaşıranlara baksan hani şöyle bir baksan..
anlamasalar.. ben anlasam.
sevmesen bu halleri
uslu uslu sevsen.... balkon ayılmalarını
kuşlara merhaba desen uslu ve sen
ilk öten
sen ******* tuvallerine karışırken
somon balıklarının memleketini
düşlesen
odun evler kursan düşünde...
alsan bir tane
bir tane de beni
bir tane de uslu
bir tanede kumru
ve çizilen suratların peşinde...
resimlerin içinde
dans etse kalem
çizsen...sabahlara dek...
çizsen
sonuç
sen büyük bir estetisyen
içinden resim geçen
keşke sokak kumrusu olsam
uçsam gitsem
hiç dönmesem
ölsem

08.01.2004

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 12:07 PM
İçli Ezgiler Gecesine Ağıt

içli bir ezgi düştü yüreğime
*******den *******e yolculuktayım
içimde bir sarhoş müzik
ağlamaktayım

bu gece mor
yağmur damlalarının sesi
ezgi içimde, yaşamın yırtılan hikayesinde
bihaber bir aşığım

sorulardan insan manzaralarını
şiir yapmaktayım
gel, sazımın tınısı ol bu gece
sarsın nefesi sevinin beni, rüzgarlarımdayım

deniz deniz kokmakta anılarım
ak efkarlardan ağıt yakmışım
bu gece İçli bir ezgiyi
yaşamaktayım

içimde bir sarhoş müzik
ağlamaktayım


5.01.2005

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 12:08 PM
İki Damla Kandı...

Onca insanın gözlerini kör eden...acılardı...
....................................
İstanbul sen....uçurduğun beyaz güvercinlerinden
sevgi ve dostluk mektuplarını dağıtırken...
martılar çığlıklarını atarken boğazın sularında..
yaşanan......................acı... terör... seni kirleten...
ömürler geçti...ne gençlikler tükendi...yaşanamadı aşklar...
doğamadı sevgi dolu çoçuklar...
yüzyılların beşiği...çağların eşiği...kıtaları buluşturan sen..
o kutsal atmosferin...den yükselirken dua sesleri..
camilerinde okunurken ezan sesleri..
eller kalkmışken semaya... sevgi ve barıştı nidalar..
oruçtu o anlarda nefislerin terbiyesi...
vicdanların muhasebesi yükselen.. tepelerinden...
yedi güvercinin havalandığı anlarda...
iki damla kandı...
kanatlarını kirleten...ölüm tuzaklarında...
nice kederler yaşamış kocamış şehir
nankörlükleri hapsettiğin ölüm topraklarından...gelen inlemelerdi..
İstanbul acılar şehrisin....sen
gene temizler nurlar beyaz güvercinlerinin kan lekelerini..
ak pak gene uçar martılarla güvercinler mübarek semalarında..
bizde bu sabır ve hoşgörü varken
kiliselerinden...sinagoglarından... camilerinden...
sen....barış ve sevgiyi dünyaya dağıtırken Atam'dan miras...
selam durur...şehitler...evliyalar...tekrarlanır zamanlar...

19.11.2003

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 12:08 PM
İkilemli Diyaloglar..

İkilemli Diyaloglar..


hayatı hep sevmeyeceksin...
dostum
hedefin asla senden aşağıda olmayacak...çünkü.

'bunu yapma...
sev ve kabul et dostum
şimdi yaşadığın gerçek...
ve sen gerçeklerde yaşayan bir gezgin '

beni düşün,
düşün... izlerimi..
senden daha çok bir ömür hayallerle geçti.
gerçek hiç gelmedi...
suni döllemede değildim ki ben...
aşk vardı mayamda...
bitmeyen
neden sanal yaşadım o zaman
sanallar bilinmezken..

dünden önceydi
o bana hedefi gösterdi..
ve dedi;
''''sen orada olmalısın.. büyük şeylerde
ve hakkın bu.. ''''
oysa ben bir demet menekşeydim...
vermedi bana;

'''' sen diri dipdiri
yaşam dolu
ruhuna hakim, güzel, olgun deneyimli
seksi ve de rüya kadınsın öğren...
menekşeler küçük kızlar için
artık büyü (sevgilim) '

dedi... ve acele gitti..
dönmedi...
yediğim en büyük tokattı...bana
sarsıldım dağıldım duygularda
canım yandı...
ağladım...
cok ağladım ve ağlıyorum..
hala..
iki şeye;
hep vermek uğruna
sevmediğim hayatı yaşadığıma.

bunca sene menekşellerdi beklenen..
oysa
sevdiğim
hayatın verdiği mor irislerdi...bana
duygularımda kokan
gercek yaşam gerektiğini
iki mutluluğuma.

'söyle şimdi bana
evet söyle! ne istediğimi
içimdeki küçük kızın katili!
gerceğimi bildin... '
oysa saklamıştım
onu irislerin topraklarına gömüştüm, mordu
ne yapayım şimdi! .. onu da söyle
hadi söyle bana

''''bir dal kırmızı gül..
güllerin en güzeliydi..
verdiğin....
güzeldi olgunluk yıllarıma '

güller kadınlığıma...
doğurdun beni
artık yetmiyor güller...

''''ama söyle! ... söyle ama...
beni artık bekletme...'

dedim ona...
'ikilemlerimle boşlukta... '

23.12.2003

Nevin Kalafatoğlu

yeniden düzenleme
08.08.2005

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 12:08 PM
İlkay

inceciktin.....
bir mavimsi eflatunda asılı
tam ucunda bir yıldız parlayarak
kızıllıklar pembelere çalarken
ağlayarak
sen vardın tam oradaydın
dağların siluetine sığınmaya başlamıştı
gölgeler
içinde sırların izleri asılı
bulut gölgesine sığınmışlığı
sensizliğin ilk günü
anımsayarak
kulağıma fısıldarken alodaki sesin
özlemlerinin
sözlerde sıcaklığı *******in
bağlanmayarak
özgürlüğümün mart'ındayken duygularım
girdaplarına kapılırken yolların
orta çizgisinde dansın
her kıvrımında bir ses
her dokunuşunda çığlıktım
ilkaydım

21.03.2004

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 12:08 PM
İllaki Aygül

sen yüreğinle uzaklara uç..
uzaklar seni ulaşılamazlardan yapacak
savur rüzgarlarını arş_ı alanın..
girdaplarında kaybolsun ihanetler..
sen kadınsın.. yaradana en yakın...
elini çevir semaya..
nankörlükler sadece arkandan baksın...

24.12.2003

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 12:08 PM
İmitasyondu Şair

Bir aşk şiiri yazmak istedi canım
Şöyle alıp götüren
Beni de okuyanları da
Aradım kuyuların sularında
Aksisedaları
Gölgesini yüzünün
Sevgilinin
Bulamadım bu gün
Duygularımı tutukladı biri
İyi niyetliydi
Her tutuklayan gibi
Niyeti içinde belli
Kelepçelendim
Mantık istemiyorum aşkta
Biliyorum kimse istemiyor
Hele aşkın gerçek sahipleri
Bir aşk şiiri yazmak istedi imitasyon şair
Yazamadı bir türlü imitasyon bir şiir
Oysa içimden ikinci trendi geçen
Şiir sayfalarını uçacaktı vagonlarından
Amacı iş değildi,para hiç değil
Sevgiydi dağıtmak istediği duygularla
Duyu Asıl olandı
Kelepçelendi duygular..
Yazamaz belki de şimdi şiir
İmitasyondu
Şair...

04.01.2004

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 12:08 PM
İsimsiz Bir Aşk Mektubu

Bilmiyorum gerçek sebebini
Düşünemiyorum seni
Hep bir lavanta kokusunun içinde
Buluşuyorduk ya hani

Sabah yürüyüşlerimde
Sesin mavi
Gölgen mavi, serinletiyor beni
Özledim ellerini

Sokağın köşesinde
Hala duruyor kedi
Birde simitçi, önünden geçtiğimde
Süzüyor beni

Sen gittin gideli
Gönderdiğin bir peri
Siliyor izlerini
Anlayamıyorum neden ellerini özlediğimi

Bu siliniş suni gibi
Bilirim gerçeklerini aşkın
Yer altı suları gibi sessizdir
Gizler kendini

İtiraf ediyorum
Özlediğimi herşeyini ve seni
Musanın asası gibi dokundun
Yardın denizimi

Boğulmadım asla sana inat yaşadım
Bir bir not ettiklerimi
Kalemimin yazdığı harfler gibi
Dengesiz bir aşksın,cezasın bana belki


Nevin Kalafatoğlu
20.05.2006 / LARA

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 12:08 PM
İsimsiz Sevgiliden

Seni dusundum ter içinde, ıpıslak butun gece
Yaz yağmurları yağıyordu parmaklarında serin serin
gozlerimi kitledim en parlak yıldıza
solugumu tuttum,
sesin kulaklarımda dansediyordu an an
isil isildi sehir,
sesler seni anlatıyordu takılmıs plak gibi
bağırıyordun bana
neredesin... neredesin... neredesin...

17.08.2003

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 12:08 PM
İsimsiz Şiirler İçin

gülümseyen iki çift göz bakışiydı
yakaladı
haykırış nidasıyla beni
sanki asırların hasretine susamışlıklar vardı kollarında
duygularımda Şükran gurbet yollarında
herşey senin içindi
senin içindi Şükran
ne medcezirler yaşadım
şiir şiir okudum insan insan tanıdım
sevgili
şair duyarlığındaki kalpleri topladım avuçlarıma
son masada son anda
zamanlar geçmişten koşuştu kuş kanatlarında
mucizeler yaşadım
bir çift güzel göz gördüm derin
gülümsemeleri mahsun ve bakışlarında hüzün
yüreği isyan
şiir şiir okudum şiir şiir anladım
yeldeğirmenlerinin rüzgarıyla esen
karıştı dünyam
biliyorum sevgili
artık bu buluşmaların
her birinde bir sihir yaşanacak
her harfin tuşuna dokunduğumda
bir müzik yayılacak buralardan
avuçlarıma topladığım tüm kalplerin güftesini
fırlatacağım göklere sonsuzlaşsınlar diye
şarkılar çağıracağım
tarihin gizlerine karışacak
biliyorum bir gün batımında
her ton kızıllıklardan yaprakları olan
sevgi ağaçları büyüteceğiz
ve o ağaçlarda imgeçiçekler açacak
dallarında şiirin serüveni aşk
kökleri kan can şairlerin
aşk ölümsüzlüğündeki şarkı olacak
kelimeler
dökülecek ulu ağacın diplerine
ve ben onları toplayacağım
binbir koku binbir renk binbir çiçek
geçmiş zamanların gözyaşlarınla açmış şiirler yazacağım
şairler için
birgün okunacak bir varmış bir yokmuş bir masal
bir çocuk ağlayacak ve birkaç
neredeler...
neredeler şimdi sevgilileri
saf yüreklerin


Kuşadası şairler buluştu..
sonsuz sevgiler
bütün emeği geçen dostlara kusur ettiysek af ola..

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 12:08 PM
İstiridye Kabuklu Aşk Dondurması

turkuaz bir dalgaydı gelen denizden
uzunyollarını yazdım satırlarım da
en derin yerime
yerlere saçılmış istiridyeler vardı dibinde
mavi kumlardan bir peri evi
içinde aşk dondurması
tadı rakı
dilimden kaydı sana

cam bir deniz çizeceğim şimdi
aşk ateşinde
en mavi derinine Akdenizin
mor dondurma dağlarımı sen bilemezsin
üzeri aşk soslu
şiir için
sana

istiridyeleri topladım
inciler
bana


31.07.2006/LARA

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 12:09 PM
İşte Beyaz,İşte Yaşam,İşte Aşk..

koridorlar
tren istasyonları gibi pürtelaş
vagonlarda yaşam kavgaları...odalar
beyaz melekler üzgün
doktorlarda bir telaş
hayat memat meselesinde insanlar
aşk varmı?
gözlerde küçücük flörtler
odalarda hayat anları
feryat... figan... can pazarı...
ah hayat,ah yok olma duygusu
sevgililerde tereddütler,
heyecan
yaşama..yaşatma meslesi...dertler
anlarda kücücük meşkler
gönüllerde kaybolma korkusu
gözlerde hatıralar..
beklenen sevgililer..
ve özlenilen anlar...
aşk varmı?
olmalımı
olmamalımı derken
olmalı
hemde yüreğin tam ortasına konmalı
gülümsemeli yaşam
aşk gülümsemelerde tutuklanmalı..
hiçbirşey unutulmamalı..
koridorlar
tren istasyonları gibi pürtelaş
ve vagonlarda yaşam kavgaları...odalar
beyaz melekler umutlu
doktorlarda bir telaş
işte aşk,
işte beyaz,işte yaşam



Nevin Kalafatoğlu
18 Mayıs-18 eylül 2003

içbükey yaşam dansı anları
Antalya Tıp Fakültesi koridorları

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 12:09 PM
İşte hayat

sana rastladım
gece
tekrarlar hece hece
okudum seni
enteresandı hayat
sanki hep orada bir yerde
belki ben surada burada
kimbilir nerelerdeydik
paylaşımlar ortak noktada
bir iki kelime
karşılaşmak raslantı
her rastlantı bir sonuç
sebeb yok düşünme
belki hayat bu
bırak kendini meltemlere
savrulsun yaşam
gittiği yere
güzelliklere
akışsın
tutuşsun
yaşansın
güzelliklere

29.06.2004

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 12:09 PM
İz Düşümleri...

Bostancıdan Adalara bakarken bir gün,
yüzümde Marmara..
zerre zerre
gözyaşım,
gün batımı...
ayaklarım deniz,
gözlerim göklerde
seni ararım.
dalganın seslerinde
gün bitiyor...
ve vakit geçmiyor,
durdu tüm zamanlarım.
bir martı kanadında uçuyor duygularım
gitme... gitme...
yankılanıyor denizin dibinden, martının gölgeleri ağlıyor
senin sesinde bir şarkı oluyor
çocuk yüzüm beni anlatıyor
bakma sakın, bakma! ...
bırak yalnızlığıma bulutları.
adalardan bir vapur yanaşıyor..
iskele..
iskelede bir güz akşamı.
kararan bir günün son anları
gözümde hüzünden denizin dalgaları
seni arıyor.
boşluklar oluşuyor, bakış noktalarımda
bir iskele babası
taburem oluyor.
oturmak,
hayır! bu oturmak değil yığılmak
oracıkta öylesine, Marmara kokuyor
bayılıyorum
sonunda
bütün zamanlarına İstanbul’un
ayılıyorum.

Nevin Kalafatoğlu

GooD aNd EvıL
10-02-2008, 12:11 PM
Kadınca bir paylaşım

Merhaba Efendim …

Efendim zaman zaman okuduğum bazı forum yazılarında derler ki; şiir erkek işidir.
Bende alındım Biraz…
Bu güne şiirli katılayım bari dedim..
Düşününce eskileri, hakta verdim.Beylere, efendimle konuşmaya başlayan dönemlerde ne çok sebeb yaratmış ki hanımefendiler, şiir yazan beyleri gelenekselleştirmek için.
Beyler bu duruma ne kadar güzel adabte olmuşlar ve o sahane şiirler ve şarkılar doğmuş.
Kaçan kovalanır derler ya hani, bu söz biz hanımlardan yadigar bir hal herhalde eski zamanlardan kalan.
O zariflik ve flörtün tadına varmak adına eda ve nazlara kim dayanabilirmiş ki!

Kadınlar sa şiir yerine göz süzme, hafif bir gülümseme, aşığının önünden geçme, mendil düşürme… hikayeleri…Güzel kaçarlarmış bin bir zerafetle… ve şiirlerle kovalanırlarmış, romantizmin en üst noktasının yaşandığı zamanlarmış…Onlar ilham perileriymişler…
Ne yapabilirler ki beyler, mendil kokusuna bayılıp, çini mürekkeplerine gömülüp hülyalara dalar şiir yazarlarmış…Yazmazlarsa gönüllerdeki ateş nasıl sönecek, sevgilinin ceylan kaçışına bile hasret nasıl bitecek.
Bir göz süzüşe ve lamba ışığının gölgesine hayaller…Şiir olmaz mı.
Elbette, en büyük hazlarla yaşanan platonik aşklara cevaplar, zarif bir kalem edasıyla bir mektup kağıdına şiir olarak dökülmez mi?

Şimdi teknoloji uçtu tabii mektuplarımız elektronik olduğu gibi, erkekler kadar kadınlarda duygularıyla ortadalar. Şimdi onlarınperi olmayan İlhamileri var
Ürkütücü bile olabiliyorlar, aşk yaşanabilecekken bile yaşanamıyor, ince hesaplar, bağımlılıktan korku, sorumlulukların ağırlığı uçup giden İlhamilere dönüşüp kişiliğini saklamayan kadınları ürkütücü yapıyor. Oysa bütün kadınlar pembe bulut ta olabiliyor…Ama bu bulutu görebilen duruştaki erkekler için, pembe yağmurlarla ıslanmaktan korkmayanlar için.
Rüzgarların savurduğu samimiyetsiz ilişkileri besliyor ademoğlu. Buna sebeb, ne kadın, ne erkek sadece güvenmemek,aşkı kalbten tene indirgeyen bir dünyada sevgisizliğe mahkum, doğurulmayan çocuklara hazırlanan bir dünya…
Yalnızlıklar da evrensel boyutlarda…

Ey aşk sen artık mehtaba çıkaramıyorsun sevdiğini, uçuruyorsun anlarda yaşanan duygusallıkları, kaçamak yollarda bir klavye uzaklığında, sessiz kalbinin içinde bilinmez bir huriye…
Ey beyaz atlı prens bakıyorsun öylesine, atın koşmuyor, sadece durduğu yerde tırıs halinde ve sadece yelelerini savurup ses bile çıkarmıyor. Bakıyor öylesine… ürkek ve kararsız

En güzel örnek buna görmeyen gözlerin kinetik aşkı değilmidir…

Aşk gözlerde değil ki gönüllerde sözleriyle
Evet Aşık Veysel çok güzel demiş
Ama oda erkek sonuçta
gene kendine yontmuş üstad az biraz gülümsetmiş…

Güzelliğin on para etmez
Bendeki bu aşk olmasa

Zaten adıda Kördüğüm’dür bu deyişin...
Sevgiliye erişememenin verdiği isyan, gönlün göz açıklığıdır aslında, sitemdir.

Sonsuza kadar bitmeyen kavgadır, gönül ne ister, ne yaşar… Bilinmez ve acı bir tat değil midir? Aşığa kalan.
Şiir doğar sancılarla…işte o anlarda Aşk her yeri kavramıştır ne cinsiyeti vardır ne de umurundadır aşığın.
Erseliktir artık…özgür ve güçlü kadınlarla… şiir de vardır, roman da.

Aslında okuyacak diye büyütülen kız cocuklarıyla, evlenip gelin olacak diye büyütülen kızların çatışması ailedeki gizli rekabet erkeklerin kafasını karıştırdı diyorum ben.
Aynı sapla saman misali…
Aslında bir halıydı dokunan şiir yerine…Bir türküydü yanık yanık okunan… Bir nakıştı gergefte işlenen,kim anladı, nasıl anlaşıldı, bilinmez…
Kadınlar çeyizlerinde de yazdılardı aşkı.Bir harf bir ilmekse hele birde ipekse kelimenin harfleri … söze ne gerek. Desense bir michelangelo inceliği,şiir yerine.

Bu gün bütün yazan ve çizen kadınlara, üreten ve tüketimi kontrol altında tutan kadınlara, boş vermişliğin farkındalığında olmadan iç güdüleriyle davranan kadınlara, asla anlaşılamayan bu yüzden suçlanan kadınlara ve bu durumun fena halde farkında olup gereğini yaşayan kadınlara selam olsunu böyle anlatmak istedim.
Eğer anlaşılmamak umursanmamak sendromunu sürekli yaşarlarsa bu günün kadınları…
var olacaklar elbette ama doğurganlıklarının en büyük güçleri olduğunun farkında olarak bir gün hiç doğurmayacaklar…

Ve insanlık erkeklerin elinde yok olabilecek bu durumda…Sonu hazırlayan doğanın kanunu gibi. Anlamak istemeyenler kıyameti koparacak.

Çiftliklerde insanlar üreyecek balıklar gibi…
Duygular ölecek ve şiir bitecek.

Aynı oksijenin bittiği gibi…

Suların bittiği gibi

Yağmurların yağmadığı gibi

Tohumların yeşermediği gibi

Doğanın kendini öldürdüğü gibi

Boş ve hasta ruhların savaşlarla yok ettiği insanlık gibi…

Acımız büyük olacak…


İşte o zamanlarda bir kelebek havalanırda gökyüzüne ve bir çiçek şaşkın şaşkın açarsa… Bir kadın bunları görüpte gözlerinin içi gülerse, bir adam onu görüp gülümseyen dudaklarına tuhaf bir dugu hissederse Aşk yeniden başlayacak…
Kelebekler ve çiçekler ağaçlar ve doğan güneş sevgiyi yeniden yeşertip dolunayda ******* aydınlanacak…
Yakamozlar neşeyle ay ışığına kahkahalar atacak ve yıldızlar mutluluktan yeniden göz kırpacaklar…

Yaşadığımızı anlamak için bu kadar acıya değer mi? Kavga neden, hepinize sesleniyorum dostlarım, el ele tutuşun ve gözlerinizi kapatıp sadece şunu söyleyin bulunduğunuz yerlerde…
Biz insanız… Sevgiyi yaşatmak için var edildik…
Bağırın alabildiğine…
Günlere sığdırmayın sevgilerinizi ve dağıtın… ölene kadar… ve öğretin bebeklerinize…Yükler bindirmeyin o muzlarınıza her anı değiştirebilecek bir kelebek olun

Sevgiyi götürebiliyoruz ölümde ve sevilmeyi yaşatabiliyoruz ardımızdan…
Gerisi ben ne yaptım sözöcüklerinde gizli kalmasın ölüm anlarınızda…
Yaşayın



aşık olduğuma yazarım şiir
neden yazmayacakmışım ki...
duygularımı ben yaşıyorum…

AŞK HİSSEDENE AİT

hissetirene değil ki
şiir de yazarım
resim de yaparım
şarkıda söylerim
heykelde binada
çeşme de yaparım
cocuk da doğururum
ekin de biçerim
severimde sevdiririm de kendimi…
aya da aşığım
güneşe de
ne olacak şimdi
Erkek mi olmak zorundayım... şiir yazmak için veya Kadın mı olamalıdım bulaşık yıkamak için, hem evde, hem işte calışıp daha düşük mü ücret almalıydım erkek olmadığım için, ama aynı işi daha zor sartlarda mı yapmalıydım bana birileri eksik etek dedikleri için…İnsan değilmiyiz eşit değilmiyiz biz.Erkekler günü neden yok.. kadınlar günü neden var… hediye mi ediyor insanlık bu günü bize… teşekkürlerimle almayayım.
Çünki bütün günler benim.
Düşünüyorum neden diye…

AŞK ÖLDÜ KİMSE İNANMIYOR…

Kadınların aşkı hormonal değil belki ondandır.

Bazen bir demet menekşedir aşık eden kadını. Bazen bir sestir sevgi dolu,bazen bir bakıştır yakalanan... Ama en önemlisi
Sevilmektir kadını belirleyici kılan...
Sevgiyle üresin insanlık diye...iç güdüsüdür, KENDİSİNE ARMAĞAN…

İllaki Neruda olamayabiliriz
veya İngeborg Bachman
veya Özdemir Asaf
veya Gülten Akın

Ama yazarız, çalışırız, üretiriz..
kim hangi kompleksinle konuşsa bile umursamam şiir sevdası düştüyse yüreğime...

İşim benim üretimimdir, benim duygularımdır ve içindeki gizleri çözebilene şiirdir.Çözemeyene yorumsuzum.
Ama şairim diyenlerle şair olunmaz, şiir okumakla sevgilide bulunmaz.
Aklarla karaları karıştırmayalım.Şiir beyinlerde filizlenir...Hayaller olmadan keşifler olmaz…yatırımların en büyük gücü hayallerimizdir bunun cinsiyeti olmaz.
Kalplerimiz, bilinç altımızda değil hiç birimizin.
……..
…………..

Benceleyin yazmak düştü içime ve
Paylaşmak hoştu benim açımdan sizlerle…
Unutmayın ki dugusal zekayı yeni keşfediyorsak, eksiklerimizin farkındalığında büyük adımlar atmaya başlayacağız demektir.
Eğer bu tutuklanan günler bunun için yararlıysa insanlığa varolsun kutlu olsun.
Gönül dolusu duygulara ve yaratcılığına selam olsun.dileğim bu…

Yeterki şiir olsun varsın yazsın insanlar...keşfetmenin hazzında bir serüven yaşasınlar ömürlerinde bitmeyen..

Şairleri sonra zaman belirler.İnsanlığı kurtaranlar doğuranlardan olsa ne olur.Zaten hepimizin bir anası yokmu… Bazen kadın bazen erkek olabilirler…
Gerçek ise yazıyorsak,okuyorsak, insanca yaşıyorsak ne mutlu bize…

Hoş kalın
Tutuklu gününüz kutlu olsun.

Nevin Kalafatoğlu

Nevin Kalafatoğlu