Tam Sürümü Görüntüle : Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:14 PM
Ağı Dağı
AĞI DAĞI
Aşamadım Bilecik’in dağını,
Yar eritti yüreğimin yağını,
Dile geldi dertlerimin yığını,
Ağı dağı alır mısın ağımı,
Çözer misin bukağımı bağımı.
Ağı dağı yaslı geldim yanına,
Gurbet eller kasdeyledi canıma,
Vâkıf oldun, hatırama anıma,
Ağı dağı alır mısın ağımı,
Çözer misin bukağımı bağımı.
Varamadım Bilecik’ten saraya,
Sıra dağlar giriverdi araya,
Çare yok mu içimdeki yaraya,
Ağı dağı alır mısın ağımı,
Çözer misin bukağımı bağımı.
Ağı dağı götürüyor yol beni,
Savuruyor ilden ile yel beni,
Çadır kursam taşa tutar el beni,
Ağı dağı alır mısın ağımı,
Çözer misin bukağımı bağımı.
Rabia BARIŞ
Ağı Dağı Pazaryeri Bilecik
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:14 PM
Ağlama Çocuk
AĞLAMA ÇOCUK
Bak, gök yüzüne.
Yıldızlar oynaşıyor.
Bulutlar kaynaşıyor,
Deniz mavi, toprak yeşil,
Su berrak, hava sakin.
Yüreğin gül bahçesi
Sen de katıl bahara,
Ağlama çocuk.
Kafdağı seni bekliyor,
Geç patika yollardan,
Tutun çam dallarına
Topla palamutları,
Çöllerde dolaşma,
Bulamazsın Leyla ‘ları
Yol bir, hedef bir,
Sen de katıl dualara.
Ağlama çocuk.
Böyledir bu alem,
Bugün git yarın gel.
Gelecek yıla kalır ümidin,
Ümittir yüreği ayakta tutan,
Sakın ümitsiz olma.
Sarıl umuda,
Sen de katıl sevdalara,
Ağlama çocuk.
Bak şu yatanlara,
Yaş sırası yok, boy sırası var,
Sorsan söylemezler,
Çağırsan gelmezler,
Yolcu yolunda gerek
Sen de katıl hülyalara
Ağlama çocuk.
Görünmezler ülkesidir orası,
Bekleşirler meçhule varan yerde.
Kapı yok, pencere yok,
Kimi kendi derdinde,
Kimi gül bahçesinde.
Zamanıdır, tefekkürün,
Tutun hakikat ipine,
Sen de katıl Yunus’lara,
Katıl Mevlana’lara,
Ağlama çocuk, ağlama...
Rabia BARIŞ
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:14 PM
Ah Gül
Ah gül,
Sen de fanisin, ben de,
Sen Peygamberi temsil edersin,
Kokunda, renginde.
Bense özlem içindeyim,
Bir gönül gurbetinde.
Ah gül.
Seviyor, özlüyorum,
Yollarını gözlüyorum.
Götür beni gül,
Götür gül-i rânâya,
Kavuştur vuslatına,
Götür gül.
Yolunun yolcusuyum,
Sevdalıyım şânına,
Sevdalıyım gül.
Bir kerecik nazar et,
Kat sevgimi sevgine,
Götür yüreğimi sevgiliye,
Anlat dileğimi gül,
Anlat, bimârım.
Bimârım gül,
Sen varsan, ben varım,
Ah gül, sana hayranım.
Narına, nuruna, esrarına
Hayranım gül,
Götür canı sevgiliye,
Götür gül...
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:15 PM
Akıp Çağlayan
AKIP ÇAĞLAYAN
Gönüldür gönülde gönül arayan,
Gönüldür özünü Hakka bağlayan,
Gönül imbiğinin sevgi pınarı,
Hasret ırmağından, akıp çağlayan...
Rabia BARIŞ
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:15 PM
Allah'ım
ALLAH'IM
Aciz kulum,dost arayan,
Sensin gönlümdeki yaran,
Boş döner mi sana varan,
Aman Allah’ım Allah’ım.
Kapında büktüm belimi
Sana uzattım elimi
Zikrullah, söylet dilimi
Aman Allah’ım Allah’ım.
Yüreğimde odlar biter
İçerimde duman tüter
Bu hicranım cana yeter
Aman Allah’ım Allah’ım.
Mezhep te ayrılır kollar
Seni özler yanık kullar
Hakka çıkar bütün yollar
Aman Allah’ım Allah’ım.
Sığınırım rahmetine
Kabul eyle himmetine
Acı rasül ümmetine
Aman Allah’ım Allah’ım...
Rabia BARIŞ
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:15 PM
Almıyor
ALMIYOR
Yine coştu gözyaşlarım durmuyor,
Yavrum gece uzun sabah olmuyor,
Bebeğim derdime derman aradım,
Boşa koydum dolmaz dolu almıyor...
Rabia BARIŞ
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:15 PM
Anam
ANAM 23-11-2006
Almanya
Kime söylesem derdimi,
Geri bana döndü anam.
Nice saklasam halimi,
Kor içimde yandı anam.
Hüzün düştü melalimden,
Kimseler bilmez halimden,
Sır vermedim ahvalimden,
Herkes mutlu sandı anam.
Hazan değdi yaprağıma,
Suzan düştü toprağıma,
Kış dolandı ayağıma,
Sandım kanım dondu anam.
Gözyaşım matemli indi,
Korku yüreğime sindi,
Gayrı acılarım dindi,
Bağrım suya kandı anam
.
Gönül yorgun ben yorgunum,
Sevda yorgun ben sürgünüm,
Duygu yorgun ben durgunum,
Yol son, durak sondu anam.
Rabia BARIŞ
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:15 PM
Ankara
ANKARA
Ay gibi doğarken Anadolu’dan,
Çiçeği burnunda ildin Ankara.
Alınca komutu büyük Atadan,
Nice tabuları deldin Ankara.
Doğudan batıya açıldı yolun,
Dikenler içinde şahlandı gülün,
Kuğulu parkında mor başlı sülün,
Hakkınla bugüne geldin Ankara.
Aydost, Yaylasından Çamlığa çıktın,
Dikmen, sırtlarından meşale yaktın,
Keklik pınarından çağlayıp aktın,
Orman çiftliğinde beldin Ankara.
Pembe güller Botanikte açtılar,
Kırlangıçlar kanat vurup uçtular,
İşgalciler bölük bölük kaçtılar,
Sensiz olunmuyor bildin Ankara.
Şanına yakıştı kızılca hamam,
Haymana, Nallıhan bütünlük tamam,
Seyran bağlarında salınır sunam,
Ozanlara ilham oldun Ankara.
Gölbaşında dostluk bağı kurulur,
Çubuk barajında sular durulur,
Yirmi üçte başkent mührü vurulur,
Meclis’i Ali’ye güldün Ankara.
Kara günler bitti ortam yatıştı,
Bağımsızlık hür gönülde tutuştu,
Bülbüllerin gül dalında ötüştü,
Zafer güneşine tüldün Ankara.
Hacı bayram veli dua kapındı,
İlimle irfanla sağlam yapındı,
Tüm Türkiye yollarına akındı,
Ününü Cihana saldın Ankara...
Rabia BARIŞ
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:15 PM
Ankara 2
ANKARA 2
Ankara mutlu şehir,
Mutlu umutlu şehir,
İllerin doruğunda,
Ata komutlu şehir.
İncedir Beypazarı,
Değmesin el nazarı,
Vefalıdır yazarı,
Armut u tatlı şehir.
Çubuk kurar turşuyu,
Dillendirir çarşıyı,
Pazar tutar karşıyı,
Saygılı utlu şehir,
Kuğulu park nazende,
Taksim yapar sazende,
Cumhuriyet izinde,
Güzeli bahtlı şehir.
Ak başak ovasında,
Su arar kovasında,
Şahinler yuvasında,
Atlı kanatlı Şehir.
Gül gelir gölbaşından,
Sel olur gözyaşından,
Yolu mermer taşından,
Köprüsü katlı şehir.
Rabia BARIŞ
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:15 PM
Anne
Etrafıma baktım yanımda yoktun,
Hayalin sevgime yetmedi anne.
Gözümde çağlayıp gönlüme aktın,
Hasret başucumdan gitmedi anne.
Hep seni yaşadım anılarımda,
Sandım ki her sabah varsın yanımda.
Gece yatağımda zor bir anımda,
Kimseler teselli etmedi anne.
Yine deli gönlüm sensiz kışladı,
Her günün sonunda hüzün başladı,
Garibeyim desem eller taşladı,
Bu hazin bekleyiş bitmedi anne.
Gurbet otağ kurdu ıssız hâneme,
Yara kabuk tuttu dertli sineme,
Rüzgarı yol diye kattım önüme,
Beni kucağına atmadı anne.
Özlem ki yürekte uyumaz imiş,
Yavru yaşlansa da büyümez imiş,
Anneden gayrıyı sevemez imiş,
Gönül bacam sensiz tütmedi anne.
Sevgini eritip sevgime kattım,
Tarifi mümkünsüz acılar tattım,
Gün oldu kendimi sokağa attım,
Elimden kimseler tutmadı anne.
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:16 PM
Anneler Çiçektir, Yavrular Çiçek
Anneler çiçektir, yavrular çiçek
Yüreğe sığmayan sevgiler gerçek,
Böyle bir duyguya var mı diyecek?
Anneler çiçektir, yavrular çiçek.
Yüreğin goncası şemidir gülü,
Güle sevdalıdır gönül bülbülü,
Pembe karanfili, sarı sümbülü,
Anneler çiçektir, yavrular çiçek.
Anneye özgüdür gönül duygusu,
Bitmez yüreğinde özlem kaygusu,
Sevgiden yanadır derin saygısı,
Anneler çiçektir, yavrular çiçek.
Anne yüreğinde sevgidir inci,
Sevgiyi süsleyen yavrudur inci,
Dünyaya bedeldir bir tek sevinci,
Anneler çiçektir, yavrular çiçek.
Anneler çiçektir, yavrular çiçek,
Hadisle kutludur bilinen gerçek,
O can nur tacından sevgi giyecek,
Anneler çiçektir, yavrular çiçek.
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:16 PM
Askerim Var
ASKERİM VAR
Savunmaya ön sırada gidecek,
Bayrağımı hudutlara dikecek,
Al sancağı koklayacak, öpecek.
Nöbet tutan askerim var, erim var,
Dağlar gibi eğilmeyen serim var.
Sınırlarda vatanımı koruyan,
Dağı, taşı didik didik tarayan,
Yüreğinde yurt sevgisi arayan,
Nöbet tutan askerim var, erim var,
Dağlar gibi eğilmeyen serim var.
Hedefi, vatandır okun yayında,
Mavi gökyüzünün hilal ayında,
Kırda, sığ suların izbe koyunda.
Nöbet tutan askerim var, erim var,
Dağlar gibi eğilmeyen serim var.
Rabia BARIŞ
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:16 PM
Azap Zinciri
AZAP ZİNCİRİ
Yürekten açarsan sevgi kapını,
Sevda otağında durmaya geldim.
Eğer vakfedersen aşka tapunu,
Tüm zamanı sana kurmaya geldim.
Yazdığın her mektup ayrılık tarttı,
Hasretin acısı gün be gün arttı,
Gözyaşım acıma acılar kattı,
Hicran yarasını sarmaya geldim.
Hafakanlar bastı gece yarısı,
Ağlamaklı geçti ömrün yarısı,
Ne zaman bitecek gönül ağrısı,
Azap zincirini kırmaya geldim.
Hani sevgi idin, hani bahardın?
Hani sonsuza dek ölümsüz yardın?
Hani gül bahçemde bir tek sen vardın?
Çıkmayan düşleri yormaya geldim.
Gülün dibindeyim güle hasretim.
Yaralarım müzmin, yüreğim yetim.
Ne zaman bitecek çile diyetim.
Kara dilekçeyi vermeye geldim.
Takvimler sayamam ömrüm tükenir,
Gelmediğin her an kalbim gücenir,
Bitmeyen özleme acep ne denir?
Vuslat rüya mıdır? Sormaya geldim.
Rabia BARIŞ
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:16 PM
Baba
BABA
Bir gün daha bitti, gün akşam oldu,
Yolunu bekledim, gelmedin baba.
İçime tarifsiz bir hüzün doldu,
Sensiz ne haldeyim bilmedin baba.
Mesai son buldu, saat beş buçuk,
Güneş benim gibi solgun ve uçuk,
Baba diye ağlar şurda bir çocuk,
Babalar ölür mü, ölmedin baba.
Evimiz neşesiz sen yoksun diye,
Komşu erzak verdi, açız sevgiye,
Bir muhabbet kurduk laf olsun diye,
Bugün aramızda olmadın baba.
Annem bahçemizde odun kırıyor,
Ninem gözyaşıyla seni soruyor,
Bizi, yetim diye Allah koruyor,
Neden yanımızda kalmadın baba?
Evimiz hüzünlü, avluda sam var,
Gündüzler bir garip, gecede gam var,
Üstümüzde kırık dökük bir dam var,
Kapıyı açıp da dalmadın baba.
Bugün soframızda sevdiğin yemek,
Şükür hanemizde verdiğin emek,
Kader dedikleri bu imiş demek,
Bir lokma al desek almadın baba.
Ne zaman bitecek annemde bu dem?
Her gün gözünde yaş, kirpiğinde nem,
Yakında yolcuya benziyor ninem,
Oralardan selam salmadın baba,
Dün sabah, maziyi dedeme sordum,
Geçmişi dinledim irkildim durdum,
Halime şükrettim saati kurdum,
Yüküm ağır geldi, bölmedin baba.
Unuttuk günleri, unuttuk ayı,
Halka ekledikçe çoğaldı sayı,
Halimizi sormaz amca ve dayı,
Sen de sağlığında gülmedin baba.
O engin sevgini sevgime ördüm,
Gözümün yaşını içine dürdüm,
Sararmış resmini duvarda gördüm,
Beni böyle mutlu kılmadın baba?
Bugün kardeşimle okula gittik,
Hocam seni sordu tükendik, bittik,
Kendi içimizde kaybolup yittik,
Nemli gözümüzü silmedin baba.
Kabrini sulamış rahmetin suyu,
Gönlümüz seninle, sen rahat uyu,
Hayat önümüzde bir derin kuyu,
Sen ki, sağlığında yılmadın baba.
Biz seni aradık yeşil yaprakta,
Gayrı yatıyorsun kara toprakta,
Diyorlar ki, baban çok çok uzakta,
Gelip de bizleri bulmadın baba.
Rabia BARIŞ
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:16 PM
Baba 2
BABA
Bir gün daha bitti, gün akşam oldu,
Yolunu bekledim, gelmedin baba.
İçime tarifsiz bir hüzün doldu,
Sensiz ne haldeyim bilmedin baba.
Mesai son buldu, saat beş buçuk,
Güneş benim gibi solgun ve uçuk,
Baba diye ağlar şurda bir çocuk,
Babalar ölür mü, ölmedin baba.
Evimiz neşesiz sen yoksun diye,
Komşu erzak verdi, açız sevgiye,
Bir muhabbet kurduk laf olsun diye,
Bugün aramızda olmadın baba.
Annem bahçemizde odun kırıyor,
Ninem gözyaşına seni soruyor,
Bizi, yetim diye Allah koruyor,
Neden yanımızda kalmadın baba?
Evimiz hüzünlü, avluda sam var,
Gündüzler bir garip, gecede gam var,
Üstümüzde kırık dökük bir dam var,
Kapıyı açıp da dalmadın baba.
Bugün soframızda sevdiğin yemek,
Şükür hanemizde verdiğin emek,
Kader dedikleri bu imiş demek,
Bir lokma al desek almadın baba.
Ne zaman bitecek annemde bu dem?
Her gün gözünde yaş, kirpiğinde nem,
Yakında yolcuya benziyor ninem,
Oralardan selam salmadın baba,
Dün sabah, maziyi dedeme sordum,
Geçmişi dinledim irkildim durdum,
Halime şükrettim saati kurdum,
Yüküm ağır geldi, bölmedin baba.
Unuttuk günleri, unuttuk ayı,
Halka ekledikçe çoğaldı sayı,
Halimizi sormaz amca ve dayı,
Sen ki sağlığında gülmedin baba.
O engin sevgini sevgime ördüm,
Gözümün yaşını içine dürdüm,
Sararmış resmini duvarda gördüm,
Beni böyle mutlu kılmadın baba?
Bugün kardeşimle okula gittik,
Hocam seni sordu tükendik, bittik,
Kendi içimizde kaybolup yittik,
Nemli gözümüzü silmedin baba.
Kabrini sulamış rahmetin suyu,
Gönlümüz seninle, sen rahat uyu,
Hayat önümüzde bir derin kuyu,
Sen ki, sağlığında yılmadın baba.
Biz seni aradık yeşil yaprakta,
Gayrı yatıyorsun kara toprakta,
Diyorlar ki, baban çok çok uzakta,
Gelip de bizleri bulmadın baba.
Rabia BARIŞ
tüm babaların babalar günü kutlu olsun.
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:16 PM
Bahar Getirdim Sana
BAHAR GETİRDİM SANA
Kirpiklerimde nem gönlümde umut,
Aşığınım gülzar getirdim sana.
Yaralı gönlüme can suyu damıt,
Sevdalıyım cihar getirdim sana.
Gökkuşağında renk güneşte gülşen,
Semavatta yağmur rüzgârda meltem,
Bülbülü ağlatan kırmızı gülden,
Sevdalıyım bahar getirdim sana…
Rabia BARIŞ
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:17 PM
Barış İsterim
İSTERİM
Barışım, cihanda barış isterim,
Zafere barışla varış isterim,
Yok, olsun atomlar, sussun silahlar,
İyilik yolunda yarış isterim.
Rabia BARIŞ
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:17 PM
Barışla Yaşamak
BARIŞLA YAŞAMAK
Savaşlarda duyarım cehennemin ayak seslerini,
Dualarda bulurum cennetin hoş nefesini.
Takatim yetmez öteleri tahayyül etmeye,
İnsan kendisi karar verir oraya gitmeye yada gitmemeye.
Sabır ile kaimdir cennetin meyveleri,
Ancak oraya davetlidir peygamber ümmetleri.
Neler gelmiş, neler geçmiştir bu alemden;
Ebu Cehiller, Ebu Lehepler, Firavunlar, zalimler...
Ey insanlar! önce kendinize batırın iğnenizi,
Bir yoklayın kalbinizi.
Ölçün acıları milim milim, metre metre,
Açın gönül gözünüzü bakın, bakın acı çekenlere.
Çeçenya dağlarında Şeyh Şamil’in şahinlerini görün,
Karabağ’da kan ağlayanları,
Afganistan’da acı çeken garibanları görün.
Kerkük’te, Musul’da bomba atıklarını,
Kolsuz, bacaksız, gözsüz, kulaksız,
Allah’a açılmış parmaksız elleri görün,
Suçsuz, günahsız merhamet dilenenleri.
Ey insanlık, ey dünyalık güç sahipleri!
Oku hedefe atmadan düşünün, iyi düşünün,
Atılan ok, er geç sahibine dönecektir,
Zalim, zulmünü yaşayacaktır eninde sonunda.
Ne demiş büyükler;
“Zalimin zulmü varsa, garibin Allah’ı var”
Bir düşünün, mal kimin, mülk kimindir?
Kimindir bu dünya, sahi kimin tekelindedir?
Var mıdır dünyada baki kalan?
Ne krallar, ne sultanlar gelmiş geçmiştir bu alemden.
Hiç kimse götürememiştir varlığını gittiği yere.
Bırakın silahı, bırakın kavgayı,
Kıymayın çocuklara, bırakın uçursunlar uçurtmalarını.
Biz onlardan ödünç aldık bu dünyayı.
Kan istemiyoruz, savaş istemiyoruz,
Herkes kendi toprağında otursun,
Hak tanınsın Filistinliye,
Bir nefes alsınlar hür ve özgürce.
Sussun silahlar, çekilsin tanklar,
Ölmesin yavrular, ağlamasın analar.
Binlerce şehit vermeyelim Türkiye’de.
Kürdistan yakışır mı Türk topraklarına?
Türkiye’m bir bütündür doğusu, batısıyla.
İşte Karadeniz, Lazıyla,Gürcüsüyle,
İşte doğu, güneydoğu; Arabıyla, Azerisiyle,
İşte batı, Çerkez’iyle, Türkmeniyle, Yörüğüyle.
Kim kimden farklı ki?
Bu topraklarda binlerce yıl kardeşçe yaşamışız,
Yine de yaşayacağız, inadına yaşayacağız kardeşçe,
El ele, gönül gönüle.
Harp olmasın dünyada.
Yakılmasın camiler, okullar,
Bombalanmasın Bağdatlar, Kabiller...
Ey insanlık! dünya geniş, çok geniş.
Bir düşünün, bir daha düşünün;
Hepimiz misafiriz bu alemde,
Misafirlikse gelip geçici...
Kalıcı olan bu kubbede bir hoş sada bırakmak.
Ve barışla yaşamak...
Rabia BARIŞ
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:17 PM
Bebeğim
Gül dibinde gülmedim, ömür denen baharda,
Bu da alın yazımın çilesiydi bebeğim,
Bir ömürü tükettim ah ile ahüzarda,
Bu da alın yazımın çilesiydi bebeğim.
Sevmek bir gönül işi, kilit vurdum gönlüme,
Aşinayım acıya, dert ekleme derdime,
Bir yudum bade olup sunuldun ellerime,
Bu da alın yazımın çilesiydi bebeğim.
Gül dikensiz olur mu, goncada ağır çekim?
Benim bülbül misali yüreğim her an yetim,
Rabbime sığınıp da elemi zevk edindim,
Bu da alın yazımın çilesiydi bebeğim.
Sen baharı koklarken derman diyerek derde,
Bense son mevsim gibi kaldım olduğum yerde,
Peşinde koşmak niye? Her şey araya perde,
Bu da alın yazımın çilesiydi bebeğim.
Geçiyor lale devrim bebeğim gülüm harda,
Zincirledi dertlerim sıralandı ard arda,
Bilirim vefa vardır, özge seven bir yarda,
Bu da alın yazımın çilesiydi bebeğim.
Sunulan bir kadehi içmesini bilmedim,
Sevda köprüsü haktı geçmesini bilmedim,
Ar eyledim sevgiyi seçmesini bilmedim,
Bu da alın yazımın çilesiydi bebeğim.
İnleyen nağmelere sordum aşkı, vefayı,
Yüreğimde yaşadım sevgi denen cefayı,
Güz kapımı çalarken geldi zemheri ayı,
Bu da alın yazımın çilesiydi bebeğim.
Gayrı ne gam solsa da mevsim artık sonbahar,
Bir yanı hazan vurdu, bir yanda sam yeli var,
Boynu bükük bakarım bahçeme yağarken kar,
Bu da alın yazımın çilesiydi bebeğim.
Hayatın düsturunda palazlandım kuş gibi,
Girdaplı yollarında sır oldum bir düş gibi,
Ağyara borcum vardı tükenmeyen kış gibi,
Bu da alın yazımın çilesiydi bebeğim.
Siteme hedef oldum kaderin arkasında,
Bir tuanna gibiyim gönül fırtınasında,
Falımı okuyorum ayrılık şarkısında,
Bu da alın yazımın çilesiydi bebeğim.
Neşeyi özlüyorum zamanın esrasında,
Hüznümü işliyorum sanki her mısrasında,
Sevgiden söz etmeye utandım sırasında,
Bu da alın yazımın çilesiydi bebeğim.
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:17 PM
Beka Yolcusu (Barış Manço'ya)
Sevgisin, sevensin, seviyelisin,
Sanatta yüzyılın duayenisin,
Yediden yetmişi saran birisin.
Barış’sın, sevensin, sevilen kulsun,
Hakikat yolunda Hakk’a yolcusun.
Hop dedin, pop dedin, sevdin sevildin,
Bazen dik başlıydın, bazen eğildin,
Sen ki bizden başka biri değildin.
Barış’sın, sevensin, sevilen kulsun,
Hakikat yolunda Hakk’a yolcusun.
Parmağında yüzük, elinde kına,
Eşsiz yeteneğin lütuftu sana,
Emir büyük yerden, tez vardın sona.
Barış’sın, sevensin, sevilen kulsun,
Hakikat yolunda Hakk’a yolcusun.
Demiştin Gülpembe olmuyor sensiz,
Sen gördün mü acep gülü dikensiz?
Herkes o çağrıya uyar çaresiz.
Barış’sın, sevensin, sevilen kulsun,
Hakikat yolunda Hakk’a yolcusun.
Bazen dolu dizgin, bazen ful daldın,
Bazen hoşça gezdin, bazen bunaldın,
Koskoca dünyayı avucuna aldın.
Barış’sın, sevensin, sevilen kulsun,
Hakikat yolunda Hakk’a yolcusun.
Gönül dağlarından dünya turuna,
Uzun saçlarından bıyıklarına,
Anılar götürdü seni yarına.
Barış’sın, sevensin, sevilen kulsun,
Hakikat yolunda Hakk’a yolcusun.
Deveyi, hendeği düze getirdin,
Halep’i arşını dize getirdin,
Dört koldan birliği bize getirdin.
Barış’sın, sevensin, sevilen kulsun,
Hakikat yolunda Hakk’a yolcusun.
Daha yapacağın çok şeyin vardı,
Şubat akşamında rengin sarardı,
Çocuklar ekranda seni aradı.
Barış’sın, sevensin, sevilen kulsun,
Hakikat yolunda Hakk’a yolcusun.
Sağcıyı, solcuyu birlik ağlattın,
Erken ölümünle yürek dağlattın,
Tüm Anadolu’ya kara bağlattın.
Barış’sın, sevensin, sevilen kulsun,
Hakikat yolunda Hakk’a yolcusun.
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:18 PM
Bekledim
Saati sevgiye kurdum,
Zamanı sevgiliye.
Yılları yıllara vurdum,
Bekledim gel diye.
Bitmedi hasretim,
Bitmedi.
Ayrılığı güle sordum,
Sevdayı bülbüle.
Yoruldum, yoruldum.
Ne bu özlem, ne bu dem?
Gül hasret, bülbül hasret,
Can hasret.
Hicranı gamdayım.
Gel demem, gelme demem.
Dem bilmişim bu hasreti,
Can bilmişim o vuslatı.
Böyle bekledim beklediğimi,
Böyle yaktım yüreğimi.
İster gel, ister gelme.
Olsan da hoş, olmasan da.
Gurbetin koynundayım,
Feleğin oyununda.
Böyle bekledim beklediğimi.
Böyle bekledim…
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:18 PM
Ben Dertli
BEN DERTLİ
Hangi güle baksam bağrı kanıyor,
Gül perişan, bülbül dertli, ben dertli.
Hangi gönle girsem ateş yanıyor,
Yar perişan gönül dertli ben dertli.
Bülbül gülün, gül bülbülün meftunu,
Gonca nazın, yar sevginin meftunu,
Bir ömür ki sır elinin meftunu,
Sır perişan, gönül dertli ben dertli.
Her aşığın bir gül gibi yari var,
Şu yüreğin tükenmeyen zarı var,
Sevgi nihan, sevilenin arı var,
Ar perişan, gönül dertli, ben dertli.
Rabia BARIŞ
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:18 PM
Benim Gibi
BENİM GİBİ
Benim gibi hüzünlü şu bahçenin çamları,
Fırtına gibi keskin sert esen rüzgârları,
Ne hasrete alıştım ne hükmüm geçti güne,
Yüreğim gibi bedbin, gurbetin akşamları.
Rabia BARIŞ
EY YAR
Önümde demir duvar arkasında sevdam var,
İstediğim menzile ulaşamadım ey yar,
Mısralar gönül bağım dizeler oyuncağım,
Şiir serüveninde dolaştım diyar diyar.
Rabia BARIŞ
SÖYLERMİSİN TAN YELİ
Bir selam var mı diye durdum durduğun yerde,
Hayalin geldi geçti gözümden perde perde,
Aşkıma yol vermiyor gönlümün girdapları,
Söyler misin tan yeli acep sevdiğim nerde.
Rabia BARIŞ
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:18 PM
Beyazları Giyde Gel
BEYAZLARI GİYDE GEL
Hep karalar giymişsin mısralar öyle diyor,
Bitsin artık bu hasret, beyazları giy de gel.
Senin için mor zambak, ak lale senin için,
Bitsin artık bu hasret, beyazları giy de gel.
Yüreğimde kan tuttu gecenin haki tülü,
Yıldızların altında dolaştım yarım ölü,
Sensin diye kokladım papatyayı sümbülü,
Bitsin artık bu hasret, beyazları giy de gel.
Geldi hazan mevsimi, çöktü gönül sarayı,
Merhemsiz saramadım müzminleşen yarayı,
Bir gün bile istemem, giyme sakın karayı,
Bitsin artık bu hasret, beyazları giy de gel.
Bensiz ne yapıyorsun şimdi, gittiğin yerde,
Bıraktığın o ateş derman olmadı derde,
Külümü göğe savur, bir yol halimi gör de,
Bitsin artık bu hasret, beyazları giy de gel.
Şimdi güller matemde, goncalar boyun büktü,
Yoksun diye, her akşam içime kasvet çöktü,
Yosunların üstüne şebnem gözyaşı döktü,
Bitsin artık bu hasret, beyazları giy de gel.
Her an, her gün, her gece, sökün etti umutlar,
Hüzünlü ağlıyordu yağmur yüklü bulutlar,
Benimle boyun büktü bahçemde karadutlar,
Bitsin artık bu hasret, beyazları giy de gel.
Umuda bel bağladım geleceksin diyerek,
Duvardaki resmini okşayarak severek,
Bir yanımı kaybettim aşka boyun eğerek,
Bitsin artık bu hasret, beyazları giy de gel.
Kurşun gibi eridi gözlerimdeki aklar,
Sensiz girdaba döndü girdiğim tüm sokaklar,
Seni bana vermedi tan sarısı şafaklar,
Bitsin artık bu hasret, beyazları giy de gel.
Rabia BARIŞ
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:18 PM
Beyitler
BEYİTLER
Toprak ana gül dikersen gül verir,
Vatan için kan dökersen şan verir.
***********
Mânâdaki sevgi Hakk sevgisidir,
Hak sevgisi insanın tek sevgisidir.
***********
Sevgi, özü Hakk’a bağlamaktır,
Sevmek, bir anlamda ağlamaktır.
*************
Leyla bir özge can aşkı bahane,
Mecnun aşk, elinde deli divane.
*************
Ayrılığı tatmayan özlemeyi bilemez,
Özlemeyi bilmeyen vuslatına eremez.
**************
Allah’a yakın olan doğruyu hak bilendir,
Severken sevgiliye korku ile gidendir.
Rabia Barış
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:18 PM
Bir Garip Aşık
-----
BİR GARİP ÂŞIK
Nâra yanmış aşk odunun çarkında,
Suzanla buluşmuş bir garip âşık.
Başa sarmış felek onu çarkında,
Hazanla oluşmuş bir garip âşık.
Can özünden gönül vermiş bir güle,
Ateşten çığ düşmüş geçtiği yola,
Ok isabet etmiş tuttuğu dala,
Hicrine alışmış bir garip âşık.
Sular gibi hızlı dövmüş bendini,
Mısralara sarıvermiş kendini,
İnciler döktürmüş gönül zengini,
Tutmaya çalışmış bir garip âşık.
Sevda bayrağını almış eline,
Elem kuşağını sarmış beline,
Yüreği şiirle gelmiş diline,
Böylesi bir kulmuş bir garip âşık.
Sevgisini ak bağrında saklamış,
Gözyaşını kirpiğinde toplamış,
Zaman zaman sinesini yoklamış,
Acıyla doluşmuş bir garip âşık.
Derler ki aşk varsa gönül yorulmaz,
Derler ki aşığa Bağdat sorulmaz”
Yardan ayrı düşen teselli olmaz,
Hasretle bilişmiş bir garip âşık.
Yol gitmemiş Dilara’nın yanına,
Girememiş, sarayına hanına,
Hayran kalmış edasına tavrına,
Sevgiyle oluşmuş bir garip âşık.
Rabia BARIŞ
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:18 PM
Bir Geziden Notlar
Bir geziden notlar
YOLCULUK AVRUPA’YA 1
GURBETİN KAPISI ALMANYA
14 Kasım 2006, saat 11:00’de Avrupa yolculuğum Atatürk havalimanından başlıyordu. Ağır ağır havalanan uçak İstanbul semalarında yükseldikçe şehir gözden kayboluyordu. Bulutların üstünde, güneşin altında, uğultulu bir gürültüyle devam eden yolculuğumda şair gözüyle görülesi güzellikler dikkatimi çekiyor; bulutlar, küme küme kar dağlarına benziyor, bir başka deyişle pamuk yığını gibi. Güneş, ışıl ışıl, gölgelenen yerler küçük gölcükleri andırıyor. Üç saatlik uçuştan sonra Almanya semalarındayız. Düsseldorf havaalanının üstünde şehir oldukça düzgün ve güzel görünüyor. Uçakta iniş hazırlıkları başladı ve bir süre sonra alana indik. Hava yolu şirketi yabancı olduğundan yolcuların çoğu da yabancı. Bavulları aldıktan sonra terminalin dışına çıktım. Beni tanımadığım birisi karşılayacaktı. Onu nasıl tanıyacağımı düşünürken elinde adımın ve soyadımın yazılı olduğu bir kağıtla bana doğru yaklaşan bir bey “Rabia Barış siz misiniz? ” diye soruverdi. Ve böylece Avrupa toprağında yolculuğum ve gözlemlerim başlamış oldu. İlk gözüme çarpan yollar ve yön levhaları idi. Adım başı yön levhası, gideceğiniz yeri üç beş şehir önceden yazmaya başlıyor böylece sürücü yanlış yola girmiyor. Yol ağı bir harika ister istemez albenisi sizi çekiyor. Sağanak yağmur altında Mönchengladbach’a varıyoruz. Vuslat hayır, akıbet hayır oluyor. Çocuklara kavuşup torunlarımla hasret gideriyorum. Burada evler bodrumla birlikte çatı katıyla dört kattan oluşuyor. Bu dört kat yalnızca bir aileye ait olduğundan rahat ediyorlar. Ağaçlar yapraklarını dökmüş olsa da etraf yemyeşil. Çamlar, mimozalar ve benzeri ağaçlar yeşilini yıl boyu hiç kaybetmiyorlar. Bulunduğum yer İngiliz NATO karargahının bulunduğu bir yer. Sessiz, sakin, herkesin birbirine yabancı olduğu bir topluluk ama herkes aynı dili konuşuyor; İngilizce.
Almanya, israfı sıfırlamış, yaptığını en iyi yapmış, en çok elektrik üreten ülke olmasına rağmen elektriği gereken yerde kullanmayı yeğlemiş. Almanya’da, çöp toplanması bile başlı başına örnek alınması gereken önemli bir kanun. Çöpler dört kategoride toplanıyor. Camlar ayrı, plastikler ayrı, kağıtlar ayrı. Bunlar geri dönüşümde kullanılıyor. Atıklarsa daha bir ayrı değerlendiriliyor.Gübreye dönüştürdükleri atık çöpleri naylon poşetlerde almıyorlar. Poşetler toprakta uzun yıllar erimediğinden çöpler kağıtlarda paket olarak hazırlanıp öyle veriliyor bu şekilde yapmayanların çöpü kapısında kalıyor. Belli bir metre kareyi geçen eski eşyalara da kapıdan götürülmesi için ayrıca para ödeniyor. Velhasıl Almanya, düzenli, bakımlı, temiz bir şehir ve insanları birbirine saygılı. Yaya olsun, otomobil olsun başkalarına yol vermeyi kendilerine kural bellemişler. Bir de iki ay boyunca en çok dikkatimi çeken şeylerden biri, Avrupa ülkelerinde komşuların karşılaştıklarında birbirlerine mutlaka selam vermeleri. Bizde selamlaşma oldukça azaldı yabancılara gıpta ederken kendi milletimiz adına çok üzülüyorum.
Tespitlerim arasında birde, Almanya’da gördüğüm Emirdağlı Türk kadınları, bu hemşerilerimin, çok gayretli, çalışkan ve başarılı olmaları dikkatimi çekti. Herkes araba kullanıyor. Ev idaresini, çocuklarının okul ve sosyal faaliyetlerini üstlenmişler. Bunun yanında bir taraftan da dil öğrenmeyi ihmal etmemiş olmaları yönleriyle örnek alınmaları gerektiğini düşünüyorum. Almanya’da yetişen ikinci nesil çocuklarımız, anadilleri olan Türkçe’yi teklerken, üçüncü nesil hemen hemen hiç konuşamıyor. Annelerine birkaç cümle Türkçe cevap veren çocuklar arkasını getiremiyorlar. Almanca veya hangi ülkenin dilini konuşuyorsa o dile geçiveriyorlar. Üçüncü kuşak torunlar yaşları hayli ilerlemiş insanlarımızı gurbet ellere ipsiz, urgansız bağlamışlar. Biraz dokunuverdim, “bir dokun bin ah işit” misali oldu.
Onlar da kendilerince sızlanıyorlar. Diyorlar ki; “-Bize Türkiye’de gavurcu, Avrupa’da yabancı diyorlar, bizler arada kalmış insanlarız, kendimizi oturtacak bir yer bulamıyoruz. Buralara biraz mal-mülk edinip yurdumuza dönmek için gelmiştik ama şartlar bizi bağladı; birincisi sosyal ve sağlık güvencemizin olması, diğeri çocuklarımızın buralarda okuyup, iş kurup, çocuk-çoluğa karışmaları. Bu saatten sonra bizim de ölünceye kadar buralarda olmamız gerekiyor. Bundan böyle Türkiye’ye dönsek burası gurbet, burada kalsak orası. Hasılı işimiz zor, ancak ağaç atla döneriz memleketimize”diye üzüntülerini dile getiriyorlar. Konuştuğum yakınlarımın, dostlarımın, hemen hepsi böyle söylüyorlar, Allah yardımcıları olsun.
Devam edecek
25–11–2006
Almanya
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:18 PM
GURBET AKŞALARI
Yaralı gönlümü verip eleme,
Gezerim gurbetin akşamlarında.
Deli yüreğimi döküp kaleme,
Yazarım gurbetin akşamlarında.
Bulut kurşun gibi çekilir göğe,
Korkarım gök yere dökülür diye,
Gözyaşım yağmura katılır niye?
Dizerim gurbetin akşamlarında.
Gündüzler bulanık, gece karanlık,
Mısralar düzensiz hece karanlık,
Suni ışıklarda vuslatı, anlık,
Sezerim gurbetin akşamlarında.
Gökyüzü güneşsiz ay hüzün keser,
Nilüfer neşesiz, koy hüzün keser,
Rüzgâr buralarda matemli eser,
Bezerim gurbetin akşamlarında.
Hasretle kurarım özlemi canda,
Yüreğim bir yanda kendim bir yanda,
Dostlarım yargılar yüce divanda,
Nazarım gurbetin akşamlarında.
Şafakla ağarmaz mavi tan yeri,
Yıldızlar sarmıyor derin gökleri,
Havada loşluk var aylardan beri,
Mezarım gurbetin akşamlarında.
Elem yolcusuyum hayalde düşte,
Ruhum yücelerde ayağım taşta,
Baharı ararken bir kara kışta,
Bizarım gurbetin akşamlarında.
Gurbet el diyorlar çekilmez nazı,
Nağmeler döktürmez davulu sazı,
Ömrüm el verir mi beklesem yazı,
Hazarım gurbetin akşamlarında,
Rabia BARIŞ
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:18 PM
Bir Hüzün Türküsü
Bir hüzün türküsü tutturdum bugün,
Kalbimin acısı kaleme düştü.
Gönlüme elemi tattırdım bugün,
Yüreğin sancısı elime düştü.
Dualar sır oldu avuçlarıma,
Yıldızlar dolandı bak saçlarıma,
Tabipte ilaç yok acılarıma,
Ayrılık acısı gülüme düştü.
Üşümüş sevgini güneşe astım,
Hasret ateşini bağrıma bastım,
Gurbetin koynunda bir kara yastım,
Hasretin nicesi yoluma düştü.
Bulut salkım salkım, dağ pare pare,
Gönül hazin hazin, gül pare pare,
Dide-i giryanım yanarken nare,
Leyalin gecesi halime düştü.
Mor zambaklar bahar ile yarıştı,
Lale, sümbül birbirine karıştı,
Sevgi bir anlamda dosta varıştı,
Gönlümün gözesi selime düştü.
Arı gibi peteğimde kışladım,
Sevgi hazdı yüreğimde düşledim,
Hece hece, mısra mısra işledim,
Sözün iyicesi dilime düştü.
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:19 PM
Bizim Köydür
BİZİM KÖYDÜR
Yeşilliğin arasında,
Şu güzel köy bizim köydür,
Karlı dağlar arasında,
Şu güzel köy bizim köydür.
Mor sümbüllü ovaları,
Asma çardaklı bağları,
Kekik kokulu dağları,
Şu güzel köy bizim köydür.
Geliriz gurbet ellerden,
Geçeriz tozlu yollardan,
Meyve toplarız dallardan,
Şu güzel köy bizim köydür.
Gözenin serin suları,
Kaynaştırır sevdaları,
Etrafında Beydağları,
Şu güzel köy bizim köydür.
Kurulmuş dağ eteğine,
Sevgi denmiş peteğine,
Gül diyorlar ipeğine,
Şu güzel köy bizim köydür.
Altın başaklı tarlalar,
Tazılar tavşan kovalar,
Suları enginde çağlar,
Şu güzel köy bizim köydür.
Rabia Barış
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:19 PM
Sabahı olmayan *******deyim.
Sel oldu gözyaşım, taştı bu gece.
Şiire sığmayan hecelerdeyim.
Kalemim konuştu, coştu bu gece.
Sevgiye güz düştü dudaklarımda,
Sevgi gülü soldu yanaklarımda,
Bu şehrin karanlık sokaklarında,
Mehtabı dolaştım loştu bu gece.
Bir alev yükseldi isli lambadan,
Azrail can ister dostu bulmadan,
Yetiş imdadıma vakit dolmadan,
Yıldızım avcuma düştü bu gece.
Hep aynı terennüm her seferinde,
Resmini aradım yoktu yerinde,
Acep gelir misin günün birinde?
Kapandı yollarım kıştı bu gece.
Aşkı ödünç aldım bir şakayıktan,
Yanına varamam çıkmaz sokaktan,
Gülü sakınırken daldan, budaktan,
Bülbülün nağmesi hoştu bu gece.
Ay oldu, yıl oldu bitmedi hasret.
Sinemde ıstırap, ruhumda kasvet.
Yaralı gönlüme bir kez nazar et.
Yüreğim sevdaya koştu bu gece.
Tutun ellerime sevda çiçeğim.
Gönül sarayına gül dikeceğim.
Cana can katarken balım peteğim,
Mevsimler içimde kıştı bu gece.
Elem ırmağında çağlayıp aktım,
Dönmeyen ufukta yoluna baktım,
Her gün şu kütüğe bir çivi çaktım,
Acılar boyumu aştı bu gece.
Yine hüzündeyim, yine buhranda.
Kendimle baş başa izbe bir handa.
Ömrüm yargılandı yüce divanda
Saatim, saniyem boştu bu gece…
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:19 PM
Can Yunus'um
Şiirlerin duru Türkçe,
Dizelerin has dilekçe,
Kokun gelir yel estikçe,
Can Yunus’um, can Yunus’um.
Mevla’ya açtın sineni,
İlim doldurdun heybeni,
Hakk, için sevdin seveni,
Can Yunus’um, can Yunus’um.
Ulusun Eskişehir’de,
Derman oldun nice derde,
Dolaşırsın gönüllerde,
Can Yunus’um, can Yunus’um.
Sana uzattım elimi,
Senden aldım bu ilimi,
Ne olursun gör halimi,
Can Yunus’um, can Yunus’um.
Elif okuduk ötürü,
Yükü yükledik götürü,
Bilmedik gönül hatırı,
Can Yunus’um, can Yunus’um.
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:19 PM
Canım Üşüyor Anne
Sancılarla gelmişim dünyaya,
Acıtmışım canını...
Kanun böyleymiş anne,
Rabbim sana bağlamış göbek bağımı.
Sonra tahta beşikte sen sarmışsın kundağımı,
Ninnilerle uyuturmuşsun beni.
Sıcak suda ısıtırmışsın biberonumu,
Bir gün bile ihmal etmeden,
Başucumda bekletirmişsin,
İçeyim diye üşümeden.
Gaz atarmış isli lamba gecenin bir vakti,
Ben gazlanırmışım.
Soba, dumanını içeriye verirmiş,
İs tutarmış kirpiklerim.
Ben zehirlenmeyim diye,
Sen başımda beklermişsin.
Bazen ocakta ateş olmazmış,
Ellerimi, ellerinle ısıtırmışsın.
Basarmışsın bağrına yavrum diye,
Bitap düşermişsin beklemekten,
Sabahlarmışsın of bile demeden.
O zamanlar ben senin umudunmuşum,
Meleğinmişim anne.
Ya sen?
Sen benim oyuncağım.
İstersem, ikiye bükerim seni,
İstersem, kırar dökerim,
Canım nasıl isterse.
Çek nazımı derim düşüncesizce.
Sen böyle söylemezmişsin anne.
Sabır gösterirmişsin ölesiye.
Gül suyuyla yıkarmışsın tenimi,
Yeniyi bana giydirirmişsin, seninkinde yama,
Kıyamazmışsın üzülmeme, ağlamama.
Nereden mi biliyorum?
Bunları senden dinliyorum.
Sen karşılıksız severmişsin,
Ben minnet bekliyorum.
Suçluyum anne,
Pişman olmak neye yarar?
Varlığın, varlığımla kadimmiş,
Çırpınıp kanat gerermişsin üstüme,
Ayağıma pınar,başıma şemsiye olurmuşsun,
Sanırmışsın ki, hiç bitmeyecek bu sevgi,
Büyümeyecek bu çocuk.
Öyle olmuyor anne.
Sular aşağı akıyor,
Zamanla insan uzaktan bakıyor.
Biliyorum kalbin darmadağın.
Hala yavrum diyorsun ya,
Kırıntısı var o bağın.
Bahar senle güzelmiş anne.
Dört mevsim, sende yaşarmış baharı,
Bakışların güneş,
Gözlerin yağmurmuş.
Rüzgarlara açarmışsın bağrını,
Hayatın bembeyaz kar tanesi.
Onun gibi temiz, onun gibi saydam
Ve onun gibi kırılgan...
Ben ağlarsam sen üzülürmüşsün,
Sen ağlarsan, ben kızıyorum,
Farkımız bu.
Sen almadan verirmişsin,
Ben teşekkür bekliyorum.
Bir gülücük atsam,
Dünyalar senin olurmuş,
Nereden nereye anne,
Şimdi
Dünyalar ne senin oluyor, ne de benim.
O gün, sen bana yakınmışsın,
Bugün, ben çocuklarıma yakın.
Gücenme, darılma sakın,
Devran böyle anacığım.
Şimdi düşlerim salkım saçak,
Korkarım, hatalarım canımı yakacak,
Artık camlar buğulanmıyor anne,
Ben nöbet beklemiyorum soba başında,
Çocuklar zehirlenecek diye korkum yok,
Teknik istemediğim kadar çok.
Ev sıcak,ellerim sıcak,
Ben üşüyorum,
Yüreğim üşüyor anne,
Canım üşüyor.
Yazık deseler ağlayacağım.
Ağlayacağım anne...
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:19 PM
Çaresiz
ÇARESİZ
Dün gece mehtaba çıktım yine sensiz, çaresiz.
Yıldızlara içim döktüm günüm geçmez çilesiz.
Silemedim yüreğimden acıları firesiz,
Dün gece mehtaba çıktım yine sensiz, çaresiz.
Salkım salkım bulut gibi hazin hazin ağladım.
Suya hasret yunus gibi gözyaşımda çağladım.
Gelmiyorsun ötelerden ak bağrımı dağladım.
Dün gece mehtaba çıktım yine sensiz, çaresiz.
Rabia BARIŞ
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:19 PM
Çat Kaşını Bayrağım
ÇAT KAŞINI BAYRAĞIM
Cephelerin şahini, kışlanın onurusun,
Gök yüzünü süsleyen hilalin umurusun,
Nice Hasan Tahsinler düşürmez seni yere,
Çat kaşını bayrağım yurdumun gururusun.
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:19 PM
Dem Vakti
DEM VAKTİ
Badı saba kapım çalmaz neyleyim,
Bu gece dem vakti, ağlayacağım.
Sevdiğim bin türlü kederlerdeyim,
Bu gece dem vakti, ağlayacağım.
Firari yüreğim dem tutar kanda,
Hasretim bir yanda sevgim bir yanda,
Seninle mesrurum iki cihanda,
Bu gece dem vakti, ağlayacağım.
Yer demirden levha, gök kurşun gibi,
Sineme saplanan ok, kurşun gibi,
Aşkıma sıkılan tek kurşun gibi,
Bu gece dem vakti, ağlayacağım.
İğdeler çiçekte, mevsim yine yaz.
Dağ gibi umudum tükendi az az.
Baharla olmazsa kışta gel biraz.
Bu gece dem vakti, ağlayacağım.
Buluttan yol aldım, rüzgârlar kanat,
Pencere önünde verdim serenat,
Dağladım gönlümü sevdama inat.
Bu gece dem vakti, ağlayacağım.
Laleler kıyamda, gül boyun eğdi.
Bir tek sel****** baş göğe değdi,
Beklediğim vuslat özlemden yeğdi,
Bu gece dem vakti, ağlayacağım.
Rabia BARIŞ
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:19 PM
Derler
DERLER
Bir garip Rabia vardı,
Oda geldi geçti derler.
Ama iyi ama kötü,
Bu âlemden göçtü derler.
Yurt kurmadan bir diyara,
Yaslanmadan bir duvara,
Adresini sora, sora,
Kanatlanıp uçtu derler.
Solacak bağı gülistan,
Kopacağım eşten dosttan,
Yer tutunca kabristandan,
Kara toprak açtı derler.
Büyük melek gelir bir an,
Demez genç, ihtiyar, civan,
Hüküm Allah’ın der duyan,
Son kapıyı açtı derler.
Ruhum canımdan çekilir,
Boynum bir yana bükülür,
Günahım yere dökülür,
İman başa taçtı derler.
Almanya 15-12-2006
Rabia BARIŞ
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:19 PM
Dolunay
DOLUNAY
Ay, dolunay,
Ak yeleli dolunay.
Semaların sevdası,
*******in rüyası,
Ondördü, onbeşi, ziyası,
Gönlümün hülyası,
Derdimin devası,
Ay, dolunay.
Bayrağımın hilâli,
Gök kubbenin cemali,
Kamer, sevgili,
Yüreğimde simgeli,
Ay, dolunay.
Gözümün nuru,
Gönlüm sûruru,
Varlığı yüce, aydınlık gece,
Aşkıma ömür,
Hoş bir bilmece,
Ay, dolunay,
Asumanın gururu,
Mehtabın umûru,
Dünyanın nûru.
Göklerde özlemim,
Bayrağımda sevgim.
Sen nerdeysen, ben ordayım,
Be nerdeysem, sen ordasın,
Ay, dolunay, dolunay…
Rabia BARIŞ
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:20 PM
Donandı Çanakkale
DONANDI ÇANAKKALE
Gökten bombalar yağdı, yerde gül açtı Mehmet,
Donandı Çanakkale, yurda yol açtı Mehmet.
Boğazlar kan ağladı, savruldu gövde bacak,
Toprağı kan suladı, söndü binlerce ocak.
Ecnebisi urumu sardılar yedi koldan,
Geçilmez Çanakkale, ayrılmaz İstanbul’dan.
Silahsızdı Mehmet im, siperdi bile bile,
Allah, dedi yürüdü, vâdiler geldi dile.
Cem olduk büyük küçük, savunduk bu vatanı,
Aziz bildik toprakta, toprak için yatanı.
Geldiği gibi gitti düşman Anadolu’dan,
Şüheda kanlarıyla, geçtik Gelibolu’dan.
Yürüdü, fersah fersah, elli yedinci alay,
Ya istiklal ya ölüm, dönülmez kolay kolay.
Savaş değil, barıştır, cihanda dileğimiz,
Dünya ayağa kalksa, bükülmez bileğimiz,
Dalgalan şanlı hilal, sonsuza dek yurdumda,
Türkün gurur kaynağı, nadidesin ordumda...
Rabia BARIŞ
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:20 PM
Dost Sandım
DOST SANDIM
Dostum diyen vefasızı dost sandım,
Bilmedim zaafını kula kul imiş.
Dostluğa inandım sözüne kandım,
Bilmedim aczini bu ne hal imiş.
Bizde dostluk Allah için kurulur,
Dostum diyen dost yolunda yorulur,
Sığ yaralar dost eliyle sarılır,
Bu da Allah emri tatsan bal imiş.
Sular hep aşağı aşağı akar,
Ateş suyu bile amansız yakar,
Kişi paşa olsa bundan ne çıkar,
Ömür denen kırılan bir dal imiş.
Giden gider daha çekmem yasını,
Yaratan korurmuş can elmasını,
Gönül bilir bir gönülün hasını,
Karşıma çıkaran sırlı yol imiş.
Ben o dostu zor gününde avuttum,
Dar gününde efkarını dağıttım,
Yüreğinde dile gelmez ağıttım,
Dünkü diller bugün sustu lal imiş.
Rabia BARIŞ
Almanya 25–11–2006
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:20 PM
Durur
DURUR
Derdi gamı ben çekerim,
Dünya hep yerinde durur.
Feleğe boyun bükerim,
Umudum derinde durur.
Acılar sinemi dağlar,
Yüreğim bendimi bağlar,
Gözyaşım gönlüme çağlar,
Son günün birinde durur.
Ben yanarım ahım yanar,
İçimde bir sevda kanar,
Bülbül güle ney-i sunar,
Aşk gülün terinde kurur.
Rabia BARIŞ
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:20 PM
Dut Ağacı
Anadolu’nun bir köy evinde,
Küçük bir bahçe.
Bahçede tipik bir fırın,
Fırınla sırt sırta vermiş büyük bir ağaç,
Dut ağacı.
Birkaç metre ilerisi kuyu,
Kuyunun başında erik ağacı,
Etrafında kokulu güller,
Yeşil yapraklı buhurlar.
Bir yanda asma bağları,
Bir yanda arı kovanları,
Harika bir bahçe.
O günlerde bülbül öter miydi bilemiyorum.
Çocuktum, farkına varamadım,
Çok küçük ayrıldım oralardan.
Yine aklım dut ağacında.
Dut ağacı büyük, dut ağacı cömert,
Herkesi gönüller dutlarıyla.
Öyle bir dut ki;
Kara dut derlerdi adına,
Rengi vişne çürüğü,
Yere düşse ezilmez.
Üç, beş dut yiyen keyiflenir.
Mutlu olurdu dut ağacı kendi adına,
Aldırmazdı ateşe, dumana,
Devam ederdi yoluna.
Belki bulutlara ulaşmaktı umudu.
Yaz boyu yenilerdi kendisini,
Gülümserdi gelene, geçene.
Esirgemezdi meyvelerini,
Eğerdi dallarını dostça.
Köyde dut ağacı çoktu
Ama onun gibisi hiç yoktu.
Kestiler onu, kestiler dut ağacını,
Yok ettiler.
Her yıl dut mevsimi geldiğinde,
Özlerim onu,
Özlerim dut ağacını,
Üzülürüm bir yanım gitmiş gibi.
Hüzünlenirim olabildiğine.
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:20 PM
Efendim Sevgilim
Dün gece seher vakti, bir gül düştü kapıma,
Sensin diye kokladım, hâtemine vuruldum,
Senin kokunu buldum gülde kendi adıma,
Ey efendim, sevgilim, sünnetine sarıldım.
Nûrun ziyâsı vardı senin olduğun yerde,
Sana hayran gönüller düşer mi acep derde?
Aşkınla yoğrulana açılır sırlı perde.
Ey efendim, sevgilim, himmetine karıldım.
Hüsnünü arıyordum, gonca gülde dediler,
Yanımda sanıyordum, gurbet elde dediler,
Özledim, çok özledim, gelir, yolda dediler.
Ey efendim, sevgilim, yollarına kuruldum.
Şûleni seyre daldım, gönlümün kafesinden,
İzninle ilham aldım, ilâhî ney sesinden,
Yolunu bekliyorum asırlar ötesinden,
Ey efendim, sevgilim, beklemekten yoruldum.
Sevdânın ikliminde bir yanardağ misâli,
Kanat çırpan kuş gibi bekliyorum visâli,
Yetim yavru gibiyim, dolaşırken leyâli,
Ey efendim, sevgilim, hasretinle duruldum.
Sevgini nakış nakış yüreğime nakşettim,
Hakkın gönül evinden hayâlini seyrettim,
Sevginle bezendi can, varlığına meylettim,
Ey efendim, sevgilim, tevhîdinle soruldum.
Belli ki iki cihan şânınla yaratıldı,
Sekiz cennet kapısı nûrunla donatıldı,
Son peygamber, son ümmet, sevginle kuşatıldı,
Ey efendim, sevgilim, salâtınla duruldum.
Yetim bir yavru gibi, yollarına kuruldum.
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:20 PM
Efganım
EFGANIM
Tel örgülerle süslü
Çıkmazda dört bir yanım,
Ezilmişliğin kahrı içimdeki efganım
Yüreğim param parça,
Okundan çıktı yayım.
Özge doğmaz üstüme
Bir kez güneşim ayım
Ezilmişliğin kahrı içimdeki efganım.
Ne gül oldum ne bülbül
Tuzakta bir ceylanım
Gözyaşımda sır oldum,
Yaktı tüketti ahım
Kükrediğime bakma
Yaralı bir ceylanım,
Ezilmişliğin kahrı içimdeki efganım.
Rabia BARIŞ
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:21 PM
En Güzel Çağ
EN GÜZEL ÇAĞ
Benim gönlüm garip düşler sokağı,
Kuramadım saraylara otağı,
Yar kapında beklemekten yoruldum,
Geçiyor ömrümün en güzel çağı.
Yollarına güller serdim topla gel,
Toplayıp ta buketleyip sakla gel,
Göz bebeğim kirpiğini okla gel,
Geçiyor ömrümün en güzel çağı…
Rabia BARIŞ
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:21 PM
En Güzel Gece
EN GÜZEL GECE
Yıldızlardan inci dizdim yoluna
En güzel gecenin ilk seherinde
Sevgi ördüm peteğine, balına
En güzel gecenin ilk seherinde.
Tan yeri ağardı, şafak söküyor
Cem oldu bulutlar hasret çekiyor
Gönlüm gurbet elde boyun büküyor
En güzel gecenin ilk seherinde.
Aya hâle düştü, hilale hâtem
Al güle çiğ düştü, yüreğe mâtem
Gönder nazarını sevgime katam
En güzel gecenin ilk seherinde.
Deniz dalga dalga, gün kızıl kızıl
Esti acı poyraz, taş kesti buzul
Efsunlu dünyanın mührüne kazıl
En güzel gecenin ilk seherinde.
Mehtabı dolaştım hüzünde bugün
Aşkın gizemi var sözünde bugün
Vuslat yas tutuyor özünde bugün
En güzel gecenin ilk seherinde.
Gündüze ramak var gece dolandı
Gönül pare pare gök parçalandı
Gözyaşı sır oldu hep Yoncalandı
En güzel gecenin ilk seherinde.
Rabia. BARIŞ
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:21 PM
Eskişehir
ESKİŞEHİR
Bir dünya kentisin Anadolu’da,
Kucakla dünyayı sar Eskişehir.
Geçiş merkezisin demiryolunda,
İstasyon kapısı gar Eskişehir.
Ünlü kaplıcalar şifa kaynağın,
Her türlü milletten vardır oymağın,
Kardeşçe yaşamak balın kaymağın,
Sevdayı sineye vur Eskişehir.
Şehri yar şehrisin sen Eskişehir,
Tam orta yerinde edalı nehir,
Yunusla büyüdü sevgimiz zahir,
Erenler kapısı sır Eskişehir.
Ada sahilinde kayıklar yüzer
Yediler boyunda güzeller gezer
İçanadoluyu sevgisi bezer
Bugün yeşil Porsuk mor Eskişehir.
Seyyit Battal Gazi cengaver, yiğit
Şeyh Edebali’den tarihi öğüt
Osmanlı ocağı Bilecik, Söğüt
Gelmişten, geçmişe sur Eskişehir.
Şahinler uçuşur semalarında
Suyun sırrı vardır şifalarında
Büyükler haz verir dualarında
Seven gönüllere yar Eskişehir.
Sultan önü derler sancağı vardır
Tekkesi, türbesi, beyliği vardır
Tarihi kar beyaz, vuslatı yardır
Dünyalar durdukça dur Eskişehir.
Rabia Barış
Rabia Barı
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:21 PM
Eş Zamanda İki Şehit
2008-01-02
EŞ ZAMANDA İKİ EVLAT
İki şehit, iki günde,
Ateş yürek kavuruyor.
Yatarlar köyün önünde,
Deli rüzgâr savuruyor.
Biri Behram biri Bedri,
Biri cani, bilmez kadri,
Biri Hakk’tan yana Sadri,
Nöbette vatan koruyor.
Bedri vatan için şehit,
Behram pis pisine meyyit,
Neredesin koca Seyyit,
Mehmet gücünü soruyor.
Birisi asker sınırda,
Biri, terörüst kenarda,
Ana evlat bekler yarda,
Figanı arzı yarıyor.
İkisi de bir anadan,
İkisi de bir babadan,
Yardım et bize yaradan,
Kardeş kardeşi vuruyor.
Dere tepe can pazarı,
Gitti gönüller gülzarı,
Dost ağlarken zarı zarı,
Düşman karşıda duruyor.
Anası Bedri’sin arar,
Bedri vatanını sorar,
Behram çoktan vermiş karar,
Canı candan ayırıyor.
Behram’mına hayınsın der,
Gir toprağa mayınsın der,
Dağlar kirden arınsın der,
Gönlünü böyle yoruyor.
Dağı taşı oydurdular,
Canı cana kıydırdılar,
Kara yere koydurdular,
Düşen can canı sarıyor.
Mesken ettiler dağları,
Yurt tuttular ayrı ayrı,
Bölmek için bu diyarı,
Melun terör kuduruyor.
Rabia BARIŞ
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:21 PM
Garip Pelerinli (Cem Karaca'ya)
Güfteleri renkli, bestesi garip,
Dünyası ahenkli, yüreği garip,
Menzili uzakta, durağı garip,
Garip pelerinli bir müşfik adam.
Gülhane parkında ceviz ağacı,
Bir yanı neşeli, bir yanı acı,
Sanatın bir devi lakin davacı,
Garip pelerinli bir müşfik adam.
Saçları omuzda, sakalında ak,
İnce uzun yolda çiziyor zikzak,
Kanuna, tambura dokunur tak tak,
Garip pelerinli bir müşfik adam.
Yarasaya benzer pelerin takış,
Fötr şapkasında narindir nakış,
Sanatı anlatır derin bir bakış,
Garip pelerinli bir müşfik adam.
Allah’ı yar seçti Allah’u Allah,
Hepimiz muhtacız Allah’a billah,
Umarız tevhidle buluruz felah,
Garip pelerinli bir müşfik adam.
Şarkıları farklı, üslubu farklı,
Manevra tam rota, dişlisi çarklı,
Görüntü altında incelik saklı,
Garip pelerinli müşfik bir adam...
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:21 PM
Garip Yolcu
Gittiğin yollarda gam kervanına,
Ben de katılayım dur garip yolcu.
Sevgiden, neşeden haber ver bana,
Yüküme inciler vur garip yolcu.
Sermayem tükendi gelir mi geri?
Dolaşır dururum ileri, geri.
Bir kez yola çıkar ömür seferi,
Varsa sualini sor garip yolcu.
Bir minval üzere, çile ördüğüm,
Esrarlı bir alem sanki kördüğüm.
Hayal mi, gerçek mi nedir gördüğüm?
Önüme dikilen sur garip yolcu.
Ömür takviminde yıllarım yorgun,
Gözlerim bakar kör, yüreğim sürgün.
Ölüm seni, beni götürür bir gün,
O an belli değil, sır garip yolcu.
Yıldızlar topladım mavi göllerden,
Buket hazırladım pembe güllerden,
Encamını sordum esen yellerden,
Sonunda ölüm var, var garip yolcu.
Bir gün alıcı kuş başımda döner,
Gözümde fer kalmaz, ışığım söner,
Can bedenden gider, acılar diner.
Getir kefenimi sar garip yolcu.
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:21 PM
Geliş Gibi
GELİŞ GİBİ
Her şeyin bir başı vardı,
Bu Âlem’e geliş gibi.
Her şeyin bir sonu vardı,
Çaresizce dönüş gibi.
Sultan olsan nicelere,
Otağ kursan yücelere,
Döneceksin kara yere,
Usul usul iniş gibi.
Önce nabız sayacaklar,
Sonra seni soyacaklar,
Dar bir yere koyacaklar,
Belki ora geniş gibi.
Saracaklar ak kefene,
Yuyacaklar döne döne,
Tutacaklar gene gene,
Ağaç ata biniş gibi.
Ne ileri, ne geridir,
Ölüm gelecek bellidir,
Son hali hüküm yeridir,
Hakk, rahmeti anış gibi.
Böyledir Âdem’den beri,
Topraktır insanın yeri,
İnletirler göğü yeri,
Musallaya konuş gibi.
Rabia BARIŞ
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:21 PM
Gelmedi O Yar
GELMEDİ O YAR
Her mevsim kapımda bir gül bekledim,
Gitmedi zemheri gelmedi o yar,
Dört mevsim kapımda sevgi özledim,
Bitmedi hasretim gelmedi o yar.
Bülbülü goncaya demde izledim,
Sinemi yakarken güldeki bu har.
Acılar içinde acı gizledim,
Yetmedi özlemim gelmedi o yar.
Rabia BARIŞ
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:22 PM
Getir
GETİR
Hasret gecesinin kızıl şafağı,
Yüreği yaşatan ateşi getir.
Mehtabı süsleyen hilalin mahı,
Sevgiyi kuşatan güneşi getir.
Ateş-i bahar ki harıdır gülün,
Ak sinede yanan narıdır gülün,
Tükenmeyen nazı arıdır gülün,
Sevdayı taşıtan bir eşi getir...
Rabia BARIŞ
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:22 PM
Gidiyorum
GİDİYORUM
Ne sana küstüm ne de hayata,
Sadece kendime kırıldım.
Sitem ettim yüreğime,
Sana olan sevgimi güllere yazdım,
Yıldızlara anlattım aşkımı,
Hasretimi bağrıma bastım,
Unutmak istedim tüm varlığını,
Seni silmek ne kolay oldu ne zor,
Seni yaşamak vardı ölesiye,
Seni sevmek,
Gün doğumu gün batımı,
Seni düşünmek,
Ve seni sevmek.
Sevgi ayağa düştü, hey haat.
Unutmak istiyorum sevdamı,
Gidiyorum buralardan.
Kuş uçmaz kervan geçmez
Uzak diyarlara,
Umutsuz sevdalardayım.
Kim bilir yalnızlığımı,
Dil susar, kan ağlar yürek,
Yazılmamış bir şiir,
Ya da söylenmemiş bir şarkı,
Bitmek, tükenmek.
Evet seni sevmek tükenmek.
Gidiyorum, gidiyorum şimdi,
Gidiyorum yüreğimin götürdüğü yere,
Güneşe astım sevdamı,
Bende yaşamak ölmek gibi,
Engin denizlere dalmak gibi,
Çırpınıyorum ummanlar da,
Ölmek gibi, seni sevmek ölmek gibi,
Var git yoluna, git diyorum,
Ne sana küstüm ne de hayata,
Sadece kendime kırıldım,
Ve şimdi gidiyorum uzaklara,
Çok uzaklara.
Rabia BARIŞ
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:22 PM
Gönül
GÖNÜL
Gönül neyleyeyim senin elinden,
Erişilmez göğe ermek istersin,
Konmak istemezsin bahçeye bağa,
Daima zirvede durmak istersin.
Kalemin ucunda çıkarsın burca,
En güzel mısrayı, atarsın horca,
İster bir derya ol istersen harca,
Gönlünü ummana vermek istersin.
Ateş gömleğiyle sevdaya koşup,
Elemle yoğrulup çileyle taşıp,
Dertli bülbül gibi gülzare düşüp,
Ateş çemberine girmek istersin.
Bilirsin bu yolda gam katar katar,
Yaralı gönülde hüzün kan tutar,
İlahi bir sevgi cana can katar,
Aşkını dünyaya sermek istersin.
Hesaba katmazsın derdi, cefayı,
Sonsuz mu sanırsın yıldızı, ayı,
Sihirli belleyip oktaki yayı,
Doruğa düstursuz varmak istersin.
Pınarın başına serersin postu,
Nice suallerin örtülür üstü,
Âlem-i manada bulduğun dostu,
İrfan sofrasında görmek istersin.
Hakka el açarsın seherde erken,
Bir sevgi ararsın gurbet gezerken,
İlham perisine merhaba derken,
Aşkı yüreğine sarmak istersin...
Rabia BARIŞ
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:22 PM
Gönül Dostu
GÖNÜL DOSTU
Gönül dostu gönül dostu,
Ser gönlüme sevgi postu,
Gül yağının güldür dostu,
Bülbül güle yanadursun.
Alınmaz sevgi darası,
Kapanmaz gönül yarası,
Sevdadır şunun şurası,
Bülbül güle yanadursun.
Gonca naz ile bakınır,
Gülü, güzeller takınır,
Gül dikeninden sakınır,
Bülbül güle yanadursun.
Bülbül goncanın gedası,
Onun içindir nidası,
Değişmez gülün edası,
Bülbül güle yanadursun.
Rabia BARIŞ
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:22 PM
Gönüller Şehri Bursa
GÖNÜLLER ŞEHRİ BURSA
Bursa’da yeşil türbe, yeşil sevdaya bakar,
Orhan Gazi Bursa’ya sönmeyen ışık yakar.
Güneyinden kuzeye uzanır sıra dağlar,
İpek yolu Bursa’yı bedestenlere bağlar.
Geldim Ulu Camie, seyrine oldum hayran,
Ab-ı hayat misali ortasında şadırvan.
Orhan Gazi adına anılır yeşil Bursa,
Alamaz yaban eller, dünya bir yana dursa,
Yeşilin her tonunda yine geliyor bahar,
Var mı ki bu alemde Bursa gibi bir diyar?
Nice gönül erleri toprağında yatıyor,
Bursa’da Osmanlı’nın soylu nabzı atıyor.
Doruğunda kızılçam, eteğinde kestane,
Bursa, gönüller şehri yeryüzünde bir tane.
Suda nilüferlerin pek hoştur albenisi,
Bursa da hayat bulur Murat Han’ın sevgisi.
Sabahiden okunur en deruni ezanlar,
Bursayla bütünleşir tarihini yazanlar.
Sultanların durağı, başkentisin ecdadın,
Osmanlıyla duyuldu bütün dünya da adın.
Erenler sende mukim, bağrında padişahlar,
Şehri nurla kuşatır Allah yolunda şahlar.
Yeşil Bursa diyorlar cennet misali zahir,
Görenler şöyle dursun, görmeyenlerin mahir.
Çekirge’den aşağı yollar Bursa’ya iner,
Şifalı sularında müzmin acılar diner.
Şeftali, nar rakipsiz, gözdedir kara erik,
Ulaşımda heyecan askıda teleferik.
Uludağ’a ulaşır, kış sefası sürenler,
Bursa’da hayat bulur bu devlete erenler.
Yürekle bütünleşir yeşil Bursa’da zaman,
Sevgiyle kucaklaşır gönüller zaman zaman.
Bülbüllere bürhandır Bursa’nın gül bahçesi,
Atalardan yadigâr beyazdır dilekçesi.
Sultanlara bahşetmiş Bursa’yı ulu Huda,
Allah’a ulaşıyor Emir Sultan’da dua...
Rabia BARIŞ
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:23 PM
Gurbet
GURBET
Götürmüyor yollar beni,
Şu gurbetin ellerin de.
Avutmuyor güller beni,
Şu gurbetin ellerin de.
Gündüzlerim buruk acı,
Gece vakti başlar sancı,
Kimi yolcu kimi hancı,
Şu gurbetin ellerin de.
Deli poyraz acı eser,
Gözyaşlarım taşı keser,
Ruhum bedenime küser,
Şu gurbetin ellerin de.
Yağmur her gün ağlamaklı,
Gönüller dallı budaklı,
Şaşar düşer insan aklı,
Şu gurbetin ellerin de.
Bulutlar göklere değer,
Rüzgarlar boynunu eğer
Hasretlik sineye değer,
Şu gurbetin ellerin de.
Almanya 1-12-2006
Rabia BARIŞ
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:23 PM
Gurbet Akşamları
25-11-2006
Almanya
GURBET AKŞAMLARI
Yaralı gönlümü verip eleme,
Gezerim gurbetin akşamlarında.
Deli yüreğimi döküp kaleme,
Yazarım gurbetin akşamlarında.
Bulut kurşun gibi çekilir göğe,
Korkarım gök yere dökülür diye,
Gözyaşım yağmura katılır niye?
Hazar’ım gurbetin akşamlarında.
Gündüzler bulanık, gece karanlık,
Mısralar düzensiz hece karanlık,
Suni ışıklarda vuslatı, anlık,
Sezerim gurbetin akşamlarında.
Gökyüzü güneşsiz ay hüzün keser,
Nilüfer neşesiz, koy hüzün keser,
Rüzgar buralarda matemli eser,
Nazarım gurbetin akşamlarında.
Hasretle kurarım özlemi canda,
Bedenim bir yanda, canım bir yanda,
Gönlüm dile gelir dökük bir handa,
Dizerim gurbetin akşamlarında.
Şafakla ağarmaz mavi tan yeri,
Yıldızlar sarmıyor derin gökleri,
Havada loşluk var aylardan beri,
Mezarım gurbetin akşamlarında.
Elem yolcusuyum hayalde düşte,
Ruhum yücelerde ayağım taşta,
Baharı ararken bir kara kışta,
Bizarım gurbetin akşamlarında.
Gurbet el diyorlar çekilmez nazı,
Hüzünlü vuruyor davulu sazı
Ömrüm el verirmi beklesem yazı,
Pazarım gurbetin akşamlarında.
Rabia BARIŞ
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:23 PM
Güçsüzler Yurdu
Güçsüzler yurdunda “annen” dediler,
Utandım da gelemedim yanına.
Kardeşlerim tutmadı mı elinden?
Kıydılar mı doymadığın anına?
Yolum keser yad ellerin uzağı,
Gurbet ayağıma kurar tuzağı,
Kar üstünde kaydıramam kızağı,
Kan lazımmış katamadım kanına.
Sen ki hepimize pervane oldun,
Neler aramıştın şimdi ne buldun,
Neşeyi unuttun, acıyla doldun,
Her birimiz kast eyledik canına.
Hatice ninenin çocuğu yokmuş,
Fadime ninede on tane çokmuş,
Buranın hasreti hançermiş, okmuş,
Hiç birisi uğramadı yanına.
Torunların akşam seni sordular,
Boşalan odana yatak kurdular,
Gelininle şöyle bir an durdular,
Pişmanlığı eklediler sonuna.
Uzaktasın ocağından, yurdundan,
Ayrı düştün koyunundan, kurdundan,
Sesin gelmez karlı dağın ardından,
Bu hal böyle yakışmadı şanına.
Alacağım bugün seni buradan,
Gurbet eller kalksın artık aradan,
Al bohçanı toplayıver oradan,
Bundan böyle toz kondurmam n******.
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:23 PM
Gül
Gül kanatır gül kanatır,
Gül bağrımı gül kanatır.
Gülden aldım bu yarayı,
Gülden öte gül kanatır.
Rabia BARIŞ
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:23 PM
Gül 2
GÜL 2
Güle serdim güle serdim,
Gül gönlümü güle serdim.
Gülde buldum gül bendimi,
Onu da bir güle serdim.
Rabia BARIŞ
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:23 PM
Gül 3
GÜL
Engin dağlar gibisin
Renginde gül-i bahar
O ne güzel muhabbet yüreğinde sevgi var
Lale bir devrin adı
Gül daima manidar,
Sevgisin, sevgilisin,
Lebi derya gibisin.
Bülbülün yüreğisin aşk ilinde uyanan
Kenan’ı Yusuf gibi
Envarı hayra yoran
Bahçelerin busesi
Aşığın gönül sesi
Mehtaplı bir geceye ay ışığısın vuran
Şairler dünyasında gönüllere taht kuran...
Rabia BARIŞ
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:23 PM
Gül Bebeğim
GÜL BEBEĞİM
Yüreğimdeki hançer kurutmaz dideleri,
Bakma garip halime, ağlama gül bebeğim.
Gözyaşım sele döndü, güldürmez handeleri,
Hicranımla gönlünü dağlama gül bebeğim.
İçimde fırtınalar kor oldu sen giderken,
Bekledim gelir diye her sabah gün doğarken,
Yıllar yıla eklendi bir gün gelirsin derken,
Özlemi yüreğime bağlama gel bebeğim.
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:23 PM
Gül Vereceğim
GÜL VERECEĞİM
Aşk bahçemin papatyası mor gülü,
Dertli yüreğimin şeyda bülbülü,
Has bahçemin sarıçiğdem sümbülü,
Tutun yüreğime sevda çiçeğim,
Gelirsen yoluna gül sereceğim.
Hasretimdi iki şehrin arası,
Özlemimdi gözlerin karası,
Nasır tuttu şu gönlümün yarası,
Tutun yüreğime sevda çiçeğim,
Gönül bahçesinde gül dereceğim.
Yıllar dolanıyor yerinde zaman,
Gelmedin bebeğim oy aman aman,
Özlem dem tutuyor hasretin yaman,
Tutun yüreğime sevda çiçeğim,
Uzat ellerini gül vereceğim.
Gayrı gurbetlik yeter oldu canıma,
Sen gelmedin hasret geldi yanıma,
Son demimde yetişiver sonuma,
Tutun yüreğime sevda çiçeğim,
Gül dersen gönlümü güldüreceğim.
Rabia BARIŞ
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:24 PM
Gülüm
GÜLÜM
Bir Dörtlük
Yüreğimde ateş başımda duman,
Dedim Azrail'e dur gelme aman,
Bedenim toprağa düştüğü zaman,
Garip türküsünü yakarlar gülüm.
Rabia BARIŞ
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:25 PM
Güz Düştü
GÜZ DÜŞTÜ
Yine gamlandı gönül,
Yüreğime köz düştü.
Gözyaşım alevlendi,
Kirpiğime buz düştü.
Ellerim şakağımda
Gözyaşım yanağımda
Dualar dudağımda
Dileğime haz düştü.
Kader kesti yolumu
Açtırmadı gülümü
Tut bebeğim elimi,
Gül bağıma güz düştü.
Derman dedim devaya
Gönül dedim sevdaya
Sevgi dedim duaya
Nasibime az düştü...
Rabia BARIŞ
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:26 PM
Güzel Söz
GÜZEL SÖZ
Her yeni sabah, taze bir gündür.
Her yeni gün, yeni bir son,
Yapmak istediğini bu gün yap, yarın, olmayabilir…
Rabia BARIŞ
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:26 PM
Hicranlı Demler
Yıldızı vurdular göç etti aya,
Aşkı kör ettiler, sevdayı yaya,
Sevgiyi sürdüler izbe bir koya,
Aşkı sığ sularda sağlayamam ki.
Yüreğe kor düştü, al güle ayaz,
Gonca naz ediyor, bülbül de niyaz,
Gönül bahçesinde elem var bu yaz,
Sevda ırmağında çağlayamam ki.
Vuslatı bekledim nice mevsimler,
Maziye götürdü yırtık resimler,
Ömrümü bitirdi hicranlı demler,
Koptu gönül teli bağlayamam ki.
Her goncada şule, her gülde hâre,
Her gönülde âhenk, her aşkta yâre,
Dide-î giryânım yanarken nâre,
Gülşende gönlümü eğleyemem ki.
Neşe sual ettim dostu ararken,
Acılar sır oldu yürek yanarken,
Hasret otağ kurdu vuslat sanarken,
Gönül yaylasında yaylayamam ki.
Ayın hüznü düştü mehtâba bugün,
Yüreğim sıkıştı girdâba bugün,
Ruşen yine koştu serâba bugün,
Ar ederim gülüm ağlayamam ki.
El açtım gecenin ilk seherinde,
Tabip derman olmaz, yara derinde,
Gönlüm kaldı gül kokulu yarimde,
Gülü dikeniyle dağlayamam ki...
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:26 PM
Hüzün
HÜZÜN
Biz hüzünle gelmişiz şu yalancı dünyaya,
Ve hüzünle büyüdük hüzün düştü sevdaya.
Rabia BARIŞ
Bir şiirden iki mısra.
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:26 PM
Hüzün Topluyorum
HÜZÜN TOLUYORUM
Bir yeryüzü sürgünüyüm,
Hüzün topluyorum,,
Ağıtlardan, ırmaklardan.
Gamdan sal yapıyorum,
Elemden kürek.
Hüzün topluyorum,
Yakamozlardan, aydan.
Refakat ediyor mavi yıldızlar,
Götürüyorum ayağımın gittiği yere.
Bir yeryüzü sürgünüyüm,
Kader ağına takıyor,
Gidiyor, gidiyorum.
Ruhumda depremler,
Yüreğimde acılar çarpışıyor.
Kaleme döküyorum deli yüreğimi,
Sığmıyorum deryalara.
Coşuyor, coşuyorum...
Hüzün topluyorum kumsaldan,
Sevgiden köşk kuruyorum,
Hüzünden sığınak.
Bir yeryüzü sürgünüyüm.
Yazdıklarımla avunuyorum,
Ya yazamadıklarım?
Rabia BARIŞ
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:26 PM
İçten Anmaktır
İÇTEN ANMAKTIR
Aşkların en güzeli, Allah için yanmaktır,
Zevklerin en güzeli, idrakine varmaktır,
Ne verirse hoş verir, gaybı katında gizli,
Marifet her ortamda, onu içten anmaktır...
Rabia BARIŞ
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:26 PM
İki Damla Yaş
Nevbaharı bekliyordum hazan düştü kucağıma,
Gözlerimden iki damla yaş döküldü yanağıma.
Mihrican girdi bağıma, hüzün değdi dudağıma,
Gözlerimden iki damla yaş döküldü yanağıma.
Bekledim kara treni, çalmadı dostun sireni,
Ne yol bitti ne de yolcu kim bilir bu serüveni?
Düştüm kaderin ağına, giremedim dost bağına,
Gözlerimden iki damla yaş döküldü yanağıma.
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:28 PM
İstanbul
Altın kemer takmışlar boğazın bir yerine,
Abide kondurmuşlar ünlü Beylerbeyi’ne.
En nadide eserler Topkapı’da saklanmış,
Erenler, evliyalar İstanbul’da toplanmış.
Ey İstanbul İstanbul hadisle kutlu şehir,
Sancağı, mehteriyle mutlu, umutlu şehir.
Sende Yuşa Peygamber, sende en güzel güller.
İşte bir sabah vakti çağrıda müezzinler.
Allah Allah sesleri yükselirken semaya,
Çekilir Eyüp Sultan ezanlarla duaya.
Deniz sakin yön çizer Hudai’nin yolundan.
Her ülke sarmak ister İstanbul’u kolundan.
Susar Karaca Ahmet günün bittiği yerde,
Nur yağar İstanbul’a göklerden perde perde.
Dünyanın göz bebeği bizimdir bizim billah.
Böyle güzel bir şehri gözetir yüce Allah.
Akikten gerdanlığı yakışıyor eynine,
Dalmışım cennet diyar İstanbul’un seyrine,
Gecesi ışıl ışıl, gündüzü ömür sunar.
Esmezse deli rüzgar surların nabzı donar.
Ümraniye haz bulur nazarlı bir bakışla,
Edalı kız gibidir Selimiye’de kışla.
Haydarpaşa’dan başlar İstanbul yolculuğu,
Onu görmek isteyen garda alır soluğu.
En asil lalelerin vatanı İstanbul’dur,
Tutuşan yüreklerin sevdası İstanbul’dur.
Sultan Ahmet laleyle bütünleşti severek,
Bir devre isim verdi lale devri diyerek.
Endamlı Hidiv Kasrı Çengelköy’ün sırtında,
Edâlı Dolmabahçe Beşiktaş’ın bağrında.
Süslüyor İstanbul’u boğazın incileri,
Hem Avrupa, hem Asya sıralanmış benleri.
Kanlıca’da aşıklar yelken açarken suya,
Çekmece koylarında zaman dalar uykuya.
Sultanların sofrası Çamlıca’da kurulur,
Katibimin türküsü Üsküdar’dan sorulur.
İstanbul sevda şehir ak günün eşiğinde,
Nice Fatihler yatar salında, beşiğinde.
Sevgi onda can bulur, canan ona ulaşır.
İstanbul, özlem olur kıtaları dolaşır.
Demir alır gemiler Kadıköy rıhtımında,
Hasret vuslata döner Atatürk limanında.
İstanbul’un güzeli Bakırköy’de oturur,
Sirkeci’nin treni acı çığlık tutturur.
Kızkulesi nazlıdır suların ortasında,
Renkler cümbüşe kalkar sahil ortancasında.
İstanbul ateş olur yürekleri kavurur,
Güneyden gelen meltem saçlarını savurur.
Ihlamurlar altında neşeli geçer yazlar,
Geceye eşlik eder gümüş rengi yıldızlar.
Ay buluttan sıyrılıp dolaşırken mehtabı,
İstanbul’dan açılır dünyaya sırlı kapı.
Güneş gurub olurken ufukladır cenginiz,
Hisarda gün batımı öze vurur sevginiz.
Heybeli’de söyleşir sazende güzelleri,
Saray bahçelerinde dem tutar bülbülleri.
İstanbul ‘un sevgisi gönüllerde birleşir,
Ona müptela olan onunla bütünleşir.
Dağları yeşil orman, bağları salkım söğüt,
Akşemsettin bu yerde Fatih’e verdi öğüt.
Yedi tepe üstünde yedi süreyya yanar,
İstanbul’u bir gören ömrünce söyler, anar.
Kaşları yay gibidir, kirpiği hedefe ok,
İstanbul’un üstüne bir başka İstanbul yok.
Çamur sırma sim olur Yavuz’un kaftanında,
Onu mübarek bilir alimin kır atında.
Bu derin felsefeyle gider Sina Çölüne,
Der, İstanbul gözümüz bu hep böyle biline.
Mavi gök, mavi deniz kucağında İstanbul,
Bir karede bin hayat İstanbul’da İstanbul.
Fatih Sultan köprüsü güzellerin güzeli,
İstanbul kara sevdam yeni değil ezeli.
Mahyalı camilerde ******* kandil yakar,
Burası Sultan Ahmet görenler hayran bakar.
Bu köprüler Osmanlı, bu minareler Sinan,
Rahat uyu türbende koca Sultan Süleyman.
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:28 PM
İstanbul Fatih
Ey çağlar kapatıp, çağ açan sultan,
Yaşından büyüktü o günkü fetih,
Ezanlar yükseldi Ayasofya’dan,
Sen ki İstanbul’dun, İstanbul Fatih.
Gemiler yürüttün dağdan, karadan,
Geçirdin neferi anadan, yardan,
Döktüğün topları savurdun surdan,
Sen ki İstanbul’dun, İstanbul Fatih.
Hadis-i şerifle kararı verdin,
İstanbul’u vatan etmekti derdin,
Allah’ın izniyle zafere erdin,
Sen ki İstanbul’dun, İstanbul Fatih.
Öyle bir karar ki hisse alına,
Söylemedin sakalının kılına,
Dedin, Akşemsettin, Eyüp buluna,
Sen ki İstanbul’dun, İstanbul Fatih.
Melekler duada, tarihi zaman,
Gayrı Müslim dedi, aman el aman,
Böyle bir komutan görmedi cihan,
Sen ki İstanbul’dun, İstanbul Fatih.
Yiğitçe vuruşup girerken şehre,
İslam bol dediler geldiğin yere,
Feth-i mübin yazdık büyük esere,
Sen ki İstanbul’dun, İstanbul Fatih.
Köklü bir kararla yıktın Bizans’ı,
Karşında düşmanın kalmadı şansı,
Aldı İstanbul’u askerin hası,
Sen ki İstanbul’dun, İstanbul Fatih.
Açıldı kapılar urum eline,
Üç kıta fethinin girdin yoluna,
Peygamber sevgisi sardın gülüne,
Sen ki İstanbul’dun, İstanbul Fatih.
Bizans yenik düştü haçlı bozuldu,
İstanbul’a Türk, Osmanlı yazıldı,
O gün ay gümüştü, güneş kızıldı,
Sen ki İstanbul’dun, İstanbul Fatih.
Yıldızlar raks etti mavi göklerde,
Donanma yürüttün üç denizlerde,
Yağmur muradına erdi yerlerde,
Sen ki İstanbul’dun, İstanbul Fatih.
Beş yüz elli yılın verdiği hızla,
Koruduk şanını aşkla, niyazla,
Sardık Şehriyar’ı sevgiyle, hazla,
Sen ki İstanbul’dun, İstanbul Fatih.
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:28 PM
İzler
İZLER
Yine uyku tutmadı gece uzun mu uzun.
Şafak söktü, gün bitti, masiva’dan gelen yok.
Ruhumda bir kasırga sanki kalesi buzun,
Bir gün daha, bir daha, geçmişin dönüşü yok,
Zaman hızla geçiyor, hicranım sinemde ok.
Yılları sayar gibi yüzümdeki çizgiler,
Benim mi Rabbim bu yüz, ne zamandan bu izler?
Aynalar mı yalancı, aynadaki mi bizler?
Bir gün daha, bir daha, geçmişin dönüşü yok,
Zaman hızla geçiyor, hicranım sinemde ok.
Ağır ağır çıkarken tükettim merdiveni,
Geri sayım başladı, durmaz hayat treni,
Saçlarımdaki aklar bir uyarı sireni,
Bir gün daha, bir daha, geçmişin dönüşü yok,
Zaman hızla geçiyor, hicranım sinemde ok.
Rabia Barış
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:28 PM
Kaderin Cilvesi
KADERİN CİLVESİ
İçimde çağlayan gönül yağmuru,
Muhabbet bağını aşk ile sular.
Sevgiyle yoğrulur sevda hamuru,
Sızma bal misali yüreğe dolar.
Mehtabı süslerken gecenin tülü,
Ay hareleniyor yıldıza inat.
Gök kubbe altında dinle bülbülü,
Sanki bir goncada gizli kainat.
Yumak yumak, sökün eden bulutlar,
Güneşin saçına örülür tel tel.
Ufka kucak açar nice umutlar,
Ak papatyalardan fal tutar tel tel.
Seherin gözyaşı şebnemde inci,
Derbeder gönlüme sam yeli esti.
Bir tutam mutluluk aşkın sevinci,
Kaderin cilvesi yolumu kesti...
Rabia BARIŞ
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:29 PM
Kendinde Ara
KENDİNDE ARA
Her ne ararsan ara, ille kendinde ara,
O güzel yüreğini atma ateşi nara,
Akıbetin hoş olsun, hayır olsun encamın,
Kendini kurtarırken dostuna açma yara.
Gönül mülkü sultanı Hacı Bektaş-i Veli,
Bir İlahi âşık ki onun semahta eli,
Bir nefes ney misali yaşıyor gönüllerde,
Yıllardır sevgisiyle coşuyor insan seli.
Edepten ödün verme, sen de öyle ol daim,
Her insan bir kitaptır onunla olsan kaim,
Sebat, sabır zor deme, uzak dur kötülükten,
Elbet bekleyecektir seni cennet-i Naim.
Akan su gibi cömert, gece gibi örten ol,
Öfkeyi bertaraf et, karanlığı yırtan ol,
Gariplere el uzat, fakire sofranı aç,
İyilik kefesinde eksilmeden artan ol.
Sen kendini bil önce, başkasına atma kir,
Rabbim tek sana vermiş hem akıl hem de fikir,
“İncinsen de incitme” marifet ehlinden ol,
Gönlü zengin olanın, sevgisi olmaz fakir.
Güneş gibi doğarken Horasan erenleri,
Geldi Anadolu’ya şahı alperenleri,
Onlar ki karanlığa gönül mumu yaktılar,
Aşkla kucakladılar hakka el verenleri.
Hele sen de bir ara, onu canda bulursun,
Alperen olamazsan yollarında olursun,
Onlar gönül insanı, sevgi kalesi gibi,
Dalarsan hazineye nasibini alırsın.
O sultanlar sultanı, secdeye vardı bir an,
Hocası Şeyh-i Lokman, icabet etti hemen,
Medrese ortasında kaynadı bengisular,
Denizler kapısında ırmaklar coştu o an.
En veciz kelimeler hayat buldu dilinden,
Bir gönül haritası çizildi kaleminden,
Saz, kudüm salkım salkım, ney esrarlı bir düğüm,
Göklere mühür vurdu yer öperken elinden.
Rabia BARIŞ
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:29 PM
Kim Bilir?
Yıldızlara değin uzadı yolum.
Hangi sürgünlerdeyim,
Hangi iklimlerde kim bilir?
Kim bilir ruhumun yalnızlığını,
Kim bilir gönlümün ıstırabını,
Kim bilir?
Rüzgarlara astım yüreğimi,
Mihrican düştü zamana,
Uçup gitti ellerimden,
Uçup gitti.
Hangi iklimlerdeyim,
Hangi sürgünlerde kim bilir,
Kim bilir yalnızlığımı?
Ayın melali düştü hüznüme,
Mehtabı dolaştım,
Leyale yürüdüm,
Yüreğimde hançer,
Gözlerimde nem.
Mağmalar sardı etrafımı,
Hangi sürgünlerdeyim,
Hangi iklimlerde, kim bilir,
Kim bilir efganımı?
Kim bilir...
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:29 PM
Kirpiğimde Kolladım
KİRPİĞİMDE KOLLADIM
Gözyaşımı kirpiğimde kolladım,
Dizim dizim, inci sersem derilmez.
Yüreğimi gurbet ele yolladım,
Bedenimden duvar örsem örülmez.
Bahar olsam zemherinin kışında,
Ulu olsam uluların yaşında,
Şahin olsam sürülerin başında,
Aslan payı bir tek bana verilmez.
Kervanım yürüse ipek yolunda,
Nakış olsam Süreyya’nın şalında,
Gonca olsam yediveren dalında,
Pembe güller ayağıma serilmez.
Ölüm kuş misali bildiğim kadar,
Ömür cana bağlı olduğum kadar,
Mevki, makam ne ki geldiğim kadar,
Hesabı var ötelerde verilmez.
Vicdan çarka benzer kişiye göre,
İnsan insan ezer göz göre göre,
Bu âlem, bu devran güçlüye göre,
Sır içinde bir sır vardır görülmez.
Almanya 5–12–2006
Rabia BARIŞ
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:29 PM
Köyüme Hasret
KÖYÜME HASRET
Hasretim köyümün yaylalarına,
Basamak basamak kayalarına,
Kıvrım kıvrım oyalarına,
Dağına, taşına, sevdasına hasretim.
Hasretim, boz meşenin mazısına,
Kara koynun kuzusuna,
Sivri kalenin zirvesine,
Gök tepe’nin güneşine,
Güllü kızın telaşına hasretim.
Hasretim, çifte oluklu çeşmesine,
Ocak başının sohbetine,
Yaşlı dedemin muhabbetine,
Gönlümün gurbetine hasretim,
Mor kadife yorganına,
Sap üstünde urganına,
Çayırlıkta harmanına, hasretim.
Karadağ ın kaklığına,
Kara kuyunun çıkrığına,
Yeşil tepenin kekliğine hasretim,
Hasretim, al duvağın tozağına,
Karşı yakanın uzağına,
Tahtadan, kaşığına,
Yorgun düşmüş aşığına hasretim.
Dersine tepesine,
Islıkla ulaşılan cep esine.
Kıl çadırdan alay çığına,
Çöp gelinden oyuncağına,
Çoban dayımın kavalına hasretim.
Hasretim, hızmalarına, küpelerine,
Gümüşlükten tepelerine,
Ormanda, patika yollarına,
Patika yolların çalı çılpı dallarına,
Ay agalı, ay bacılı dillerine hasretim.
Vadisine, ovasına,
Köyün öte yakasına,
Deli kanlının cakasına hasretim.
Eğri çıranın kangal topuzuna,
Taşlı tarlanın kenger sakızına,
Sarı kızın ala ikizine hasretim,
Palamut dağının tiftik keçisine,
Tiftik keçinin ak postuna,
El dokuma cicimine,
Kıt kanaat geçimine hasretim.
Köseli’den, karakayasına,
Haçça gelinin çufa sayasına,
Ayşa bacının tarhanasına hasretim.
Burma bıyıklı efelerine,
Çifte yürekli dedelerine,
Ak pürçekli ebelerine hasretim.
Ben köyüme hasretim,
Velhasıl, geçmişime hasretim...
Rabia BARIŞ
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:30 PM
Leyla
LEYLA
Leyla Leyla dedikleri yürekteki aşk değil mi?
Mecnun diye bildikleri gönüldeki köşk değil mi?
Yürüyorken adım adım Leyla da Mevla aradım,
Gözlerimde ki feryadım, iki damla eşk değil mi?
Leyla Leyla dedikleri yürekteki aşk değil mi?
Almanya 12-3-2006
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:30 PM
Leyla 2
LEYLA 2
Leyla can özünde bir özge candı,
Mecnun aşk odunda ateşe yandı,
Çöllerin sıcağı dağın rüzgârı,
Mecnun’da sevdayı ölümsüz andı,
Leyla aşk odunda ateşe yandı.
Rabia BARIŞ
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:30 PM
Mecnun'un Sevdası
MECNUN’UN SEVDASI
Mecnun Leyla’sını arar çöllerin sıcağında,
Ararken kendini bulur gerçeğin kucağında.
Aşkı abide edinmiş sevdanın doruğunda,
Sevgiyi şerbet eylemiş sabırın goruğunda.
Maddeyi bertaraf etmiş aklı hep Leyla’sında,
Her şey Leyla’ya dönüşmüş yüreğin sevdasında.
Dünya Mecnun’un zindanı hasret var duygusunda,
O da yerini alıyor aşıklar ordusunda.
Bir an kendine geliyor Rabbin sonsuzluğunda,
Leyla’yı da unutuyor Rahmanın huzurunda.
Mecnun aşkı varisine teslimi buğudunda,
Anlıyor ki tek sahibi Allah’tı en sonunda.
Emanetin sahibini buldu aradığında,
Görmedi gözler Leyla’yı Leyla’ya vardığında.
Leyla aksi çınlıyordu çöldeki sadasında,
Sözü Allah’a dönüştü sır ruhu sardığında.
Böyle buldu Mevla’sını kızgın çöl sıcağında,
Sönmeyen meşale yaktı gönüller ocağında.
Rabia BARIŞ
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:30 PM
Meçhul Asker Anıtı
Duymak bile oynatır yüreğimi yerinden,
Eğilip kulak verdim sesler gelir derinden,
Binlerce yıl geçse de taviz yok neferinden,
Bir şeyler söyler gibi Meçhul Asker Anıtı.
Çanakkale’de destan, Dumlupınar’da zafer,
Conk Bayırı’nda savaş, Türk Milleti’nde nefer,
Dağda, kırda, bayırda kurşun gibi seken er,
Bir şeyler söyler gibi Meçhul Asker Anıtı.
En önde başkomutan, en ön safta Mehmet’ im,
Silahsıza dokunmaz el insafta Mehmet’im,
Ölmek var dönmek asla, intisapta Mehmet’im,
Bir şeyler söyler gibi Meçhul Asker Anıtı.
Bakmışım Viyana’da, bakmışım Kore’deler,
Halep’te, Kahire’de, Beyrut’ta, Kerkük’teler,
Vatan için ölmeyi hakça tercih ettiler,
Bir şeyler söyler gibi Meçhul Asker Anıtı.
Şehitlere borçluyuz hürriyeti, ezanı,
Koruyacak sonsuza oğlu, kızı, kızanı,
Bağrımıza basarız yurda destan yazanı,
Bir şeyler söyler gibi Meçhul Asker Anıtı.
Buket, çelenk nedir ki, ona hatimler azdır,
Şehite makber yetmez şerefli asker yazdır,
Toprak bile çürütmez, bu ne büyük bir hazdır,
Bir şeyler söyler gibi Meçhul Asker Anıtı.
Taşı Mehmet sancağı rahat uyusun atan!
Bizimdir Anadolu, bizden değildir satan,
Dalgalan al bayrağım gölgende hür bu vatan,
Bir şeyler söyler gibi Meçhul Asker Anıtı.
Ben kendimden geçmişim görünce bu anıtı,
Kurtardılar vatanı işte budur kanıtı,
Başlarında taç ile geçecekler sıratı,
Bir şeyler söyler gibi Meçhul Asker Anıtı...
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:30 PM
Mendilim Çiçek Çiçek
MENDİLİM ÇİÇEK ÇİÇEK
Yaylada gül ağacı
Gül toplar ana bacı
Gülüme gül yolladım
Baldızı tuttu sancı.
Mendilim çiçek çiçek
Yârim yaylaya göçek
Yaylanın pınarından
Hayat suyunu içek.
Gel dereden dereden
Kız sen hangi yöreden
Eğlen kapım önünde
Bakayım pencereden.
Mendili oyaladım
Ucunu boyaladım
Seni gelecek diye
Yemeni kıyıladım.
Söğüdün dalı narin
Çamlığın yolu serin
Al bohçanı yola çık
Düşünme derin derin.
Mendile tuttum dilek
Gel de bu derdi bölek
Savrulduk kum çölünde
Ayırdı zalim felek.
Rabia BARIŞ
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:31 PM
Milli Takım
22-6-2002
MİLLİ TAKIM
Kimseler durduramaz, çağlayan bu akımı,
Türkiye mi coşturdu, Şenol güneş takımı.
Sırasını bekledi, hazır olda yedekler,
En büyük Türk takımı, inledi yerler gökler.
Çocuklar devleştikçe, meşin topun üstüne,
Türk bayrağı açıldı, sahaların büstüne.
Kornalar eşliğinde,coştular çoluk çocuk,
Genç ihtiyar el ele, taktılar mavi boncuk.
Büyük Türkiye dedi, bütün Tür ki illeri,
Çim sahada boy attı, milli takım gülleri.
Türk futbolu kırk yıllık, öyküsünü yaşattı,
Herkes kendi şehrini, bayraklarla kuşattı.
Başımız yükseklerde Türkiye tur atladı,
Topu karşı kaleye İlhan Mansız şutladı.
Bugün yedi düvelde, söylenirken marşımız,
Allah, Allah, sesiyle, yankılandı arşımız.
Kırk sekiz yıllık hasret, işte böyle oluştu,
Altın golün sahibi, altın golle buluştu.
Futbolun devlerine, yakıştı galibiyet,
Altmış milyon duada, hakka ulaştı niyet...
Rabia BARIŞ
TÜRKİYE’YE ÇEĞREK FİNALDE BAŞARILAR
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:31 PM
Nağme Nakışlım
Sevgisin gönlümün aşk diyarında,
Gönlümde gözesin pınar akışlım.
Sen varsın sevdama gebe yarında,
Gözümde şuasın yürek yakışlım.
Ferhat gibi karlı dağlar delerim,
Mecnun olur sonsuz aşkı dilerim,
Yüreğinde sevgi olur gülerim,
Ömür girdabında yolu yokuşlum.
Adanmış sevdamı yanında götür,
Götür de gönlümün köşküne otur,
Ya tut ellerimi, ya aşkı bitir,
Dilleri ney gibi nağme nakışlım.
Ak bağrımda sevda salı batıyor,
Yollarımı kara kader tutuyor,
Alın yazım ilden ile atıyor,
Hasreti sinede özlem kokuşlum,
Coşkun sular gibi çağlayıp aktım,
Her sabah umutla yoluna baktım,
Her gün batımında gönlümü yaktım,
Gönülden gönüle nişan takışlım.
Atığım her çizik han duvarında,
Aşkımı anlatır can duvarında,
Prangalar koptu kan duvarında,
Geleceksin diye ceylan bakışlım...
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:31 PM
Nerdesin
NERDESİN
Nerdesin göz bebeğim için için ağladım,
Dinmeyen göz yaşımı kirpiğimde sakladım,
Yüreğimin telini yüreğine bağladım
Dinmeyen göz yaşımı kirpiğimde sakladım,
Nerdesin göz bebeğim için için ağladım.
Rabia BARIŞ
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:31 PM
Olmuyor
OLMUYOR
Yine coştu gözyaşlarım durmuyor,
Yavrum gece uzun sabah olmuyor,
Bebeğim derdime derman aradım,
Boşa koydum dolmaz dolu almıyor...
Rabia BARIŞ
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:31 PM
Porsuk
PORSUK
Sessiz çırpınışı mahzun duruyor,
Geçmişine hesap soruyor porsuk.
Garipliği yüreğimi buruyor,
Durgun suda yosun tarıyor Porsuk.
Balığı yok olmuş, suyu çekilmiş,
Nilüferler solmuş, boynu bükülmüş,
Nerde pislik varsa ona dökülmüş,
Atıklar bağrını yarıyor Porsuk.
Bir ala, bir mora boyar rengini,
Yıllar var ki bulamıyor kendini,
Sahip çıkmaz Eskişehir zengini,
Pisliği yar diye sarıyor Porsuk.
Sen idin bu şehrin onur payesi,
Gördüm ki duruşun yürek yâresi,
Yok mu beyler bu yaranın çaresi,?
Eski günlerini arıyor Porsuk.
Üç beş koldan Adalar’a gelirdin,
Yedilerde varlığını bilirdin,
Mahzun gönüllerde huzur bulurdun,
Kıyında kargalar duruyor Porsuk.
Sakarya’da Ilıca’da, Han’dayız.
Nafile sözlerle hep yanındayız,
Şöhret sarhoşluğu sevdasındayız,
Sabret arıtmalar varıyor Porsuk.
Şanına yakışır ırmak isteriz,
Tarihe damganı vurmak isteriz,
Sahil boylarında durmak isteriz,
Gönlüm hayalini kuruyor Porsuk.
Sen coşarken kanat çırpardı suna,
Maziden nağmeler söylerdi bana,
Nasıl anlatayım sevdamı sana,
Kalemim ruhumu yoruyor Porsuk.
Nerde çağıl çağıl suların nerde,
Derman diyorlardı seni her derde,
Sardı dört yanını yosundan perde,
Sular dibe dibe vuruyor Porsuk.
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:31 PM
Safranbolu
SAFRANBOLU
Avdan yaylasından güneş doğarken,
Kuşu engin uçar Safranbolu’nun.
Gün ışığı karanlığı boğarken,
Şafağı nur saçar Safranbolu’nun.
Gelincik tarlası sevgiyi bezer,
Şairler oturmuş destanlar yazar,
Kolları doğudan batıya uzar,
Gülü sevda açar Safranbolu’nun.
Yağmur çisil çisil toprağa iner,
Seherde jaleler yaprağa siner,
Baharın coşkusu kasımda söner,
Kızı safran biçer Safranbolu’nun.
Safranı gözdedir ambarı silme,
Lokumu cevizli, baklava dilme,
Asmalı bağları dört köşe bölme,
Yolu hazdan geçer Safranbolu’nun.
Gurbetçi kardeşim özlemi serer,
Güzeller bahçede safranı derer,
Kınalı kekliği av izi sürer,
Avcısı av seçer Safranbolu’nun.
Rabia BARIŞ
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:31 PM
Sana
Sana açtım seher vakti,
Şu günahkar ellerimi.
Senden başka kapım yokki,
Uzatayım güllerimi.
Rabia BARIŞ
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:31 PM
Sen Öğrettin
Sevmeyi sen öğrettin,
Ağlamayı da.
Yangın yerine döndü yüreğim.
Görmedin, bilmedin ne haldeyim,
Bilemezdin.
Söylemedim sevdiğimi,
Söyleyemezdim.
Sensiz varmalıydım sevginin hazzına,
Sensiz yaşamalıydım acılarımı.
Alın yazımdın, kaderimdin.
Bunu böyle bilmeliydin.
Ayrılık vardı ufukta,
Ayrılık vardı bu şarkıda,
Kader çizgisinde hasret vardı.
Gözyaşımda sakladım sevgimi,
Aşkımı kirpiğimde tuttum,
Sevdanı sayıkladım ******* boyu,
Düşlerimi üstüne yordum.
Ummana döktüm yüreğimi,
Kucak açtım her cefana,
Aldım başım üstüne.
Kanat çırptım mavi ufuklara,
Sığ sularda kürek çektim,
Yalnızdım gönül kıyılarında,
Alıştım yokluğuna.
Küllenmişti yüreğim,
Bir sonbahar akşamıydı,
Çıkıverdin apansız.
Yine pervasız, yine deli,
Elinde sigara, başında sevda yeli,
Ben yorgun, ben kaçak,
Ben yaralı üveyik.
Yüreğim yüreğinde,
Gözlerim gözlerinde,
Nabzımda korku, halimde telaş,
Kalakaldım öylece.
Korkuyordum aşktan,
Korkuyordum sevdanın doruğundan
Ve ayrılıktan.
“Ayrılık yaman kelime”
Hicrini verdin elime,
Suya hasret toprak gibiyim,
İndir sevgi yağmurlarını üstüme,
Estir sevgi rüzgarlarını gönlüme.
Aşkımı ebediyete vakfet,
Sevgimi sevgine,
Git artık gidebildiğince,
Nereyi istersen oraya.
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:32 PM
Sen Varsın
Sevgiye uzanan gönül bahçemde,
Can özümde, candan öte sen varsın.
Adını hürmetle anan lehçemde,
Can özümde, candan öte sen varsın.
Bana benden yakın, benim içimde,
Yüreğim sevginle çarpar içimde,
Nurunu ararım her bir biçimde,
Can özümde, candan öte sen varsın.
Nisan yağmurunun hayat suyunda,
Hak için aşığın gönül koyunda,
Yunus’un sevdası okun yayında,
Can özümde, candan öte sen varsın.
Doğaya can veren yazda, baharda,
Yüreğe haz veren güldeki harda,
Zemheri ayında titreyen karda,
Can özümde, candan öte sen varsın.
Mor menekşe sarı gülün özünde,
Coşkun akan ak pınarın gözünde,
Allah diyen her bir kulun sözünde,
Can özümde, candan öte sen varsın.
Cemalindir nesne nesne gördüğüm,
Özlemindir yüreğime ördüğüm,
Habibindir ona sende erdiğim,
Can özümde candan öte sen varsın.
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:32 PM
Sevdam Yanıyor
Yanıyor yüreğim,
Yanıyor Üsküdar,
Sevdam yanıyor.
Arşınladım Üsküdar’ın dar sokaklarını,
Yürüdüm koşar adım.
Bekledim kavisli pencerenin önünü,
Bekledim sabaha kadar.
Gelmedin, gelmedin Leyla.
Ateşledim cigaramı, indim sahile,
Bir türkü tutturdum Leyla üstüne.
Duyarsın, gelirsin sandım,
Gelmedin Leyla.
Yine gün bitti,
Güneş ufkuna gitti.
İşte akşam, işte yalnızlık,
Yine bir başıma, yine çaresiz,
Yanıyorum.
Yanıyor yüreğim,
Yanıyor Üsküdar,
Sevdam yanıyor.
Herkes evine çekildi Leyla,
İn cin top oynuyor.
Ben Şemsi Paşa parkındayım,
Gece bana büründü, ben geceye.
Oturdum ıhlamur ağacının altına.
Yenik düştüm sevdama,
Yenik düştüm be Leyla.
Serildim yaprakların üstüne,
Yıldızlar yorganım oldu,
Döktüm içimi asumana.
Ben ağladım, ıhlamur ağacı ağladı,
Yandım Leyla, yandım.
Yangınlardayım.
Yanıyor yüreğim,
Yanıyor Üsküdar,
Sevdam yanıyor.
Yangınlardayım bugün,
Yüreğim yanıyor,
Yanmışım Leyla, yanmışım,
Yürüyorum ağır aksak,
Yarıyorum kalabalıkları.
Çıkıyorum basamakları üçer, beşer,
Giriyorum Mihrimah Sultan Camii avlusuna,
İlahi melodiyi dinliyorum bir zaman.
Gözlerim takılıyor uzaklara,
Leyla’mı arıyorum Leylalar içinde.
Bir kuş geliyor ayağımın dibine,
Ben ona bakıyorum, o bana,
Beden diliyle konuşuyoruz,
Ağlamaklı bakıyoruz birbirimize.
O da benim gibi yaralı
Sağ ayağı kırılmış, sol kanadı kopmuş,
Uçamıyor Leyla
O ağlıyor ben yanıyorum,
Farkımız bu Leyla,
Ben yanıyorum,
Yanıyor yüreğim,
Yanıyor Üsküdar,
Sevdam yanıyor.
Aldım zavallıyı kucağıma,
Yürüdüm Mahmut Hüdai yokuşuna,
Geldim dua kapısına,
Seni diledim dualarımda,
Seni istedim Leyla.
Yedi gün bekledim Şemsi Paşa parkında,
Biliyor musun?
Yedi gün, yedi gece,
Seni bekledim yaprakların üstünde.
Her gün bir çizik attım ıhlamur ağacına,
Her an, her saniye bekledim gelirsin diye.
Gelmedin Leyla, gelmedin.
Yine yangınlardayım.
Yanıyor yüreğim,
Yanıyor Üsküdar,
Sevdam yanıyor.
Yorgunum Leyla,
Yoruldum gönül yokuşunda,
Gidiyorum sessizler alemine.
İster gel, ister gelme,
Kıvrılırım bir selvinin dibine,
Leyla’dan Mevla’ya giderim,
Mecnun da böyle yapmadı mı?
Giderim Leyla giderim,
Senli de, sensiz de.
Bekletmiyorlar o yolda kimseyi.
Bakarlar mı yangınıma Leyla,
Bakarlar mı gözümün yaşına?
Ağustosta buz tuttum bedenim,
Zemheride kor,
Yaktın yüreğimi Leyla,
Yangınlardayım.
Yanıyor yüreğim,
Yanıyor Üsküdar,
Sevdam yanıyor.
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:32 PM
Sevdiğim
Yârim ilk mevsimde gelir diyordum,
Umut bağlamışım boşa sevdiğim.
Gelir de halimi görür diyordum,
Ömrümü döndürdün kışa sevdiğim.
******* muamma, gündüzüm densiz.
Saatim, saniyem geçmiyor sensiz.
Yüreğim seninle, ruhum bedensiz.
Hesap sormuyorum, hâşâ sevdiğim.
Kara gözlerine takılıp kaldım.
Bin türlü cefâyı sineme aldım.
Sır olan sevdamı rüzgara saldım.
Sevgimi vakfettim düşe sevdiğim.
Seninle uyanıp seninle yattım,
Tarifi imkansız acılar tattım.
Çırpına çırpına derine battım.
Benzedim kanatsız kuşa sevdiğim.
Her akşam içimi dondurdu ayaz.
Yoksun diye bir gün giymedim beyaz.
Kalk da seher vakti ahvalimi yaz.
Aşkımı sardırdın başa sevdiğim.
Neden kurtarmadın gönlümü dardan?
Felek ayrı tuttu anadan, yardan.
Yolunu beklerken uzak diyardan,
Oturdum bir kara taşa sevdiğim.
İlkbahar, yaz derken dolandı yıllar.
Kurudu fideler, kırıldı dallar.
Sana gelecektim tutuldu yollar.
Katık olamadım aşa sevdiğim.
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:32 PM
Sevmek
Öyle kolay sanma gülü sevmeyi,
O sevgi bir ömrün sermayesidir.
Bilir misin aşka boyun eğmeyi?
O ateş yüreğin pervanesidir.
Kavura kavura yakmışsa ateş,
Savura savura yormuşsa güneş,
Hummalı sevdaya talipse bir eş,
O ateş sevginin numunesidir.
Kalbinin solunda başlarsa sancı,
Zevke dönüşürse çektiğin acı,
Tabipte yok ise derdin ilacı,
O ateş sinenin birtanesidir.
Kav edip önüne katmışsa rüzgar,
Şöyle bir bakışta çarpmışsa nazar,
Almışsa ömrünü aşk azar azar,
O ateş bir aşkın teranesidir.
Haşmetli dağları eğip bükerse,
Bozulan bağları ekip dikerse,
Uzayan yollara güller dökerse,
O ateş gönülün gül hanesidir.
Böyledir sevginin günahı, ahı,
Sevenin başına taçtır nigahı,
Gülüne otağsa can sevdegahı,
O ateş sevdanın pinhanesidir.
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:32 PM
Sevmişiz
SEVMİŞİZ
Gülü dalında sevmişiz,
Adına sevda demişiz,
Biz bu aşkın kucağında,
Erenlere seslenmişiz.
Var ola gönül var ola,
Söz sultanında can bula,
Yar deyince her bir kula,
Mısra mısra yaslanmışız.
Yürümüşüz gündüz gece,
Dil dökmüşüz hece hece,
Bu hal efsunlu bilmece,
Şiir şiir süslenmişiz.
Dolaşmışız diyar diyar,
Bekler diye sevdalı yar,
Gülün hasretinde ne var,
Özlem ile beslenmişiz.
Kimi derki şair saygın,
Kimi derki tahta kaygın,
Kimi derki bu söz yaygın,
Duya duya uslanmışız.
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:32 PM
Soldurma Güllerimi
SOLDURMA GÜLLERİMİ
Kaç mevsim geldi geçti nevbaharı görmeden
Kar yağdı saçlarıma zülfüme tel örmeden.
Yıldızlar saçlarıma, hüzün gönlüme düştü
Sevginin ziyasına bir güzel sözüm düştü.
Yine ley âli hasret mehtabı kucakladım
Bir ben vardı içimde ömür boyu sakladım.
Gecenin şafak vakti tan yeri ağarırken
Gön tepeye dikildi ehli dostu ararken.
Hilalin ışığında dolaştım adım adım
Gözyaşım sele döndü yağmurunda yıkandım.
Gel ey gönlü yaralım, gel de tut ellerimi
Gül şenime bahar ol soldurma güllerimi.
Rabia BARIŞ
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:32 PM
Sorma Bana
SORMA BANA
Sevgimi sorma bana, yalnız gözlerime bak,
Gözümdeki nişanı, al da yüreğine tak.
Aşkımın tomurcuğu, gönlümün aynası ol,
Bir yudum sevda gibi, gel de yüreğime dol.
Hasreti paketledim, yok bu özlemin sonu,
Yağmurlarla yolladım, bekletmeden al onu.
Rabia BARIŞ
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:32 PM
Söyleyin
SÖYLEYİN
Söyleyin söyleyin, kuşlar söyleyin,
Sılada sevdiğim âfiyette mi?
Sorun hatırını sual eyleyin,
Acep kara gözlüm selamette mi?
Yıllar var ki ondan haber almadım,
Özlem dağlar oldu huzur bulmadım,
Dar gününde başucunda olmadım,
Acep gönlü hoş mu başı dertte mi?
Rabia BARIŞ
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:32 PM
Sular
SULAR
Beni benden alıp bana götürdü,
Nemli gözlerimde çağlayan sular.
Umut kapısında ömür bitirdi,
Yolumu sonsuza bağlayan sular.
Serin eser ilkbaharın rüzgârı,
İkindi güneşi billurdan arı,
Cana gurbet oldu dostun diyarı,
Sır oldu sinemde çağlayan sular.
Rabia BARIŞ
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:32 PM
Sürmeli Yozgat
SÜRMELİ YOZGAT
Sürmeli Yozgat’ın yolları yokuş,
Sineye saplanır nazarlı bakış,
Yarin cepkeninde sırmalı nakış,
Çapanoğlu yaylasından görünür.
Çiğ dökülür al güllerin üstüne,
Sâdık kişi gül gönderir dostuna,
Oturunca sürmelinin postuna,
Gelin kızlar pullu yazma bürünür.
Yozgat’a sorarlar yeşil sorgunu,
Çapanoğlu sürmelinin vurgunu,
Misafir gelmişim gönül yorgunu,
Mısralarım arkam sıra sürünür.
Sürmeli Yozgat’ın katmeri kat kat,
Deresi çağlayan dağları serhat,
Şirin’i balyozda, ararken Ferhat,
Leyla susar, aşk Mecnun’dan yerinir.
Emirdağ’dan saldım haber kuşunu,
Yozgat’a varınca gördüm düşünü,
Bilen bilir bu dağların kışını,
Ak bulutlar kara sürme sürünür.
Yüce dağlarında kar duman duman,
Sürmeliyle, kadim Yozgat’ta zaman,
Herkes sılasına döndüğü zaman,
Konak çayı köpük köpük dövünür.
Rabia BARIŞ
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:32 PM
Şafak Bir
Silahımı çattım nöbet beklerim,
Bekle, geliyorum askerim anne.
Şafak üç yüz, günü güne eklerim
Bekle, geliyorum askerim anne.
Adımı yazdılar sarı armaya
Zaman vermediler yare varmaya
Postacı aradım hatır sormaya
Bekle, geliyorum askerim anne.
Kale kapısında çifte jandarma
Erat şaha kalkmış önünde durma
Biter bu askerlik gönül aldırma
Bekle, geliyorum askerim anne.
Bayrağı götürdüm hudut boyuna
Derdimi anlattım sınır suyuna
Hasretle ulaştım gönül koyuna
Bekle, geliyorum askerim anne.
Aldım tezkeremi şafak bir dedim
Öptüm al sancağı vatan hür dedim
Çıktım geliyorum zaman dar dedim
Bekle, geliyorum askerim anne.
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:33 PM
Şems i Şeyda
ŞEMS İ ŞEYDA
Şems, gibi yar olmayınca,
Bu alemde durulur mu,
Sevgi kalbe dolmayınca,
Dosta vefa sorulur mu.
Yanmadan aşkın nârına,
Doymadan gönül yârına,
Mevlana’nın diyârına,
Gaflet ile varılır mı.
Kudümü inleten neyle,
Neyle bütünleşen böyle,
Nasılsan gel diyen öyle,
Kuru dala sarılır mı.
Urum kırım gelir ona,
Huzur arar yana yana,
Her sözünde bin bir mâna,
Buza saray kurulur mu.
Şevkle döner semazenler,
Gıpta eder tüm sevenler,
Yolunda yürür erenler,
Bu semaya doyulur mu.
Hakkı arar bakmaz yada,
Onunladır daim Huda,
Hazret aşık Şem-si şeydâ,
Can cana darılır mı.
Bilen bilir Mevlana’yı,
Sarar ruhuna sevdayı,
Aydınlatır tüm dünyayı,
Altın kuma karılır mı…
Rabia BARIŞ
Rabia Barı
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:33 PM
Şemsi Şeyda
ŞEMSİ ŞEYDA
Şems, gibi yar olmayınca,
Bu alemde durulur mu?
Sevgi kalbe dolmayınca,
Dosta vefa sorulur mu?
Yanmadan aşkın nârına,
Doymadan gönül yarına,
Mevlana’nın diyarına,
Gaflet ile varılır mı?
Kudümü inleten neyle,
Neyle bütünleşen böyle,
Nasılsan gel diyen öyle,
Kuru dala sarılır mı?
Urum kırım gelir ona,
Huzur arar yana yana,
Her sözünde bin bir mânâ,
Buza saray kurulur mu?
Şevkle döner semazenler,
Gıpta eder tüm sevenler,
Yolunda yürür erenler,
Bu semaya doyulur mu?
Hakkı arar bakmaz yada,
Onunladır daim Huda,
Hazret aşık Şem-si şeydâ,
Can cana darılır mı?
Bilen bilir Mevlana’yı,
Sarar ruhuna sevdayı,
Aydınlatır tüm dünyayı,
Altın kuma karılır mı?
Rabia BARIŞ
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:33 PM
Şu Kara Yerler
ŞU KARA YERLER
Hüzünlü bir günüm Perşembe derler,
Aldı sevdiğimi şu kara yerler,
Bilmem nasıl geçer aylar seneler,
Aldı sevdiğimi şu kara yerler.
Bulut ağlar güneş söndü yolunda,
Bülbül ağlar güller soldu dalında,
Yüreğimi hüzün sardı kolunda,
Aldı sevdiğimi şu kara yerler.
Ömür ırmağına dalıp ta gitti,
Bir yaprak misali solup ta gitti,
Dertli yüreğimi alıp ta gitti,
Aldı sevdiğimi şu kara yerler.
Rabia BARIŞ
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:33 PM
Şu Telefon
ŞU TELEFON
Hasretleri kavuşturur,
Avuçları ovuşturur,
Harçlıkları savuşturur,
Şu telefon şu telefon.
Cebimizde servi revan,
Elimizden düşmez bir an,
Başköşede nazlı duran,
Şu telefon şu telefon.
Söker alır paraları,
Açar evde araları,
Derin eder yaraları,
Şu telefon şu telefon.
Faturası yüklü gelir,
İnternet-te ekli gelir,
Kullanırız haklı gelir,
Şu telefon şu telefon.
Gayrı onsuz yapamayız,
Telli mektup yazamayız,
Yok, olsa, yaşayamayız,
Şu telefon şu telefon.
Sağımızda solumuzda,
Elimizde kolumuzda,
Borçmuş gibi boynumuzda,
Şu telefon şu telefon.
Bazen nimet, bazen külfet,
Girdi kana ilelebet,
Vazgeçilmez bir şey elbet,
Şu telefon şu telefon.
Vergisi, çok algısı çok,
Geliri yok, gideri çok,
Marifeti hüneri çok,
Şu telefon şu telefon.
Rabia BARIŞ
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:33 PM
Torunlarıma
4- 11-2006
Almanya
TORUNLARIMA
AHMET HAKAN
Ahmet Hakan kara paşam,
Sende, bahar olsun yaşam,
Hep güzeldir giyim kuşam,
Benim güzel kelebeğim.
Doğru olsun özün sözün,
Hiç solmasın güzel yüzün,
Hep güzeli görsün gözün,
Beyaz düşte kar çiçeğim.
Anneannesi
ÖMER TARIK
Ömer Tarık duygu dolu,
Gittiği yol Allah yolu,
Dört mevsimde solmaz gülü,
Benim güzel kelebeğim.
İyi inceler her şeyi,
İzinsiz almaz bir şeyi,
Bulur doğruyu gerçeği,
Ak papatyam kır çiçeğim.
Anneannesi
Rabia BARIŞ
4- 11-2006
Almanya
KONURALP ŞAHİN
Konuralp’im Şahin kuşu,
Bağban eder dik yokuşu,
Bin can değer bir bakışı,
Benim güzel kelebeğim.
Işıl ışıl gönül yolu,
İçin, dışın, sevgi dolu,
Seni bekler Anadolu,
Gün ışığım narçiçeğim.
Babaannesi
ATA KEMAL
Ata Kemal atasın sen,
Hakk emrini tutasın sen,
Ömre sevgi katasın sen,
Benim güzel kelebeğim.
Hayırlı ol vatanına,
Zeval verme ecdadına,
Sıkı tutun bayrağına,
Ak sinene sar çiçeğim.
Babaannesi
Rabia BARIŞ
4- 11-2006
Almanya
YAĞMUR
Yağmur’um rahmet doğaya,
Bulutlarla çıkar aya,
Gülücük gönderir suya,
Benim güzel kelebeğim.
Bakışların derin derin
Reyhanısın bahçelerin,
Hem güzelsin hem de narin,
Gül kokulu gül çiçeğim.
Anneannesi
Rabia BARIŞ
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:33 PM
Türkiye'm
Bayrak rüzgar bekler dalgalanmaya.
Gökten yağmur ister yer, sulanmaya.
Anadolu haktır vatan olmaya.
Haz almışım cennet diyar güzelden.
Türkiye’me sevdalıyım ezelden.
Kırk bağında kırk gonca gül dermişim.
Yüreğimi yurt sathına sermişim.
Yüzüm sürdüm toprağına, taşına,
Gül kondurdum kirpiğine, kaşına,
Rastlamadım bu cihanda eşine.
Şifa buldum bengi suyu güzelden.
Ben yurduma sevdalıyım ezelden.
Bir canım var onu ona vermişim.
Kucağında özgürlüğe ermişim.
Sevgiyle vuruldu gül âhengine,
Merak eden varsa baksın rengine,
Bayrak var mı bayrağımın dengine?
Geçer miyim ay yıldızlı güzelden?
Ben yurduma sevdalıyım ezelden.
Yüce dağlarına hayran olmuşum.
Türk ilinin sevdasıyla dolmuşum.
Sahip çıktım Alparslan’ın ahdına,
Varis oldum Selçuklu’nun tahtına,
Devlet oldum Osmanlı’nın bahtına.
İlham aldım böylesi bir güzelden.
Türkiye’me sevdalıyım ezelden.
Hudut boylarında şehit vermişim.
Tarihimi balkanlara sermişim.
Conkbayırı, Kocatepe, İzmir’de,
Düşmanı denize döktük Ege’de,
Tam bir seferberdik tüm Türkiye’de.
Sahilim var Sinop gibi güzelden.
Ben yurduma sevdalıyım ezelden.
Hak olanı söke söke almışım.
Hürriyeti Türkiye’mde bulmuşum.
Mardin, Gaziantep güneşin harı,
Şanlıurfa peygamberler diyarı,
İznik, yeşil Bursa gönüller yârı.
Gül topladım yediveren güzelden.
Türkiye’me sevdalıyım ezelden.
Ferhat olup karlı dağlar delmişim,
Türkiye’mi büyük sevda bilmişim.
Doğudan batıya dolanır yolum,
Ahmet Yesevi’ye uzanır kolum,
Dünyalara bedel bir İstanbul’um.
Miras aldım Fatih gibi güzelden.
Ben yurduma sevdalıyım ezelden.
Asil millet Ortasya’dan gelmişim.
Yurdum için seve seve ölmüşüm.
Toprağımı al kan ile suladım,
Ak kefeni ak boynuma doladım,
Sınırları birbirine uladım.
Yavuz çıktı vatan gibi güzelden.
Türkiye’me sevdalıyım ezelden.
Bir zamanlar bükülmeyen kolmuşum,
Vatan sevgisiyle böyle dolmuşum.
Marmara boğazı sedef inciden,
Bir meltem estirir hafif inceden,
Kandilli lodosu söyler önceden.
Denizim var, ırmağım var güzelden.
Ben yurduma sevdalıyım ezelden.
İstanbul’um seni benim bilmişim.
Muhammed’in hadisiyle gülmüşüm.
Amasra sahili sırmalı simden,
Türkiye bizimdir dünden, bugünden,
Kıbrıs’tan, Hatay’dan, Dicle’den, Nil’den.
Nam almışım yurdum gibi güzelden.
Türkiye’me sevdalıyım ezelden.
Sularında kürek çeken salmışım.
Anzer’inde şifa saçan balmışım.
Aşık Veysel dile gelir sazında,
Yurt sevdası gelininde, kızında,
Huzur buldum baharında, yazında,
Mor dağlarda yaylağım var güzelden.
Ben yurduma sevdalıyım ezelden.
Köroğlu’nun kır atına nalmışım.
Vadisine has ipekten şalmışım.
Şehit kanı ay yıldızlı bayrağım,
Ata yadigarı taşım, toprağım,
Bana özgü bağım, bahçem, yaprağım.
Bostanım var, harmanım var güzelden.
Türkiye’me sevdalıyım ezelden.
Ülkem ile kopmaz bütün olmuşum,
İstiklali tüm dünyaya salmışım.
Akdeniz’de Oruç Reis tayfası,
Bir tarihti Aziziye tabyası,
Açık durur şanlı Türk’ün sayfası.
Kıbrıs ayrı düşmez böyle güzelden.
Ben yurduma sevdalıyım ezelden.
Şehadete susayan bir kulmuşum.
Toprağımda toprak için solmuşum.
İstiklâl harbinde hesap soruldu,
Tüm Türkiye tek yürekte var oldu,
Cumhuriyet yirmi üçte kuruldu.
Kemal paşa şart istedi güzelden.
Türkiye’me sevdalıyım ezelden.
Malazgirt’ten dolu dizgin dalmışım.
Türkiye’mle bütünleşip kalmışım.
Rabia’yım vatan için sözlerim,
Sonsuza dek yurtta barış gözlerim,
Doğusundan batısını özlerim,
Umut alıp umutlandım güzelden.
Türkiye’me sevdalıyım ezelden.
Kırk bağında kırk gonca gül dermişim.
Yüreğimi yurt sathına sermişim.
Rabia BARIŞ
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:33 PM
Türkiye'm 2
TÜRKİYE’M 2
Güneşin huzmeli, ayın haleli,
Her köşende güller açar Türkiye’m.
Aşılmaz dağların arslan yeleli,
Doruğunda şahin uçar Türkiye’m.
Sarnıcın var ak gözede kaynayan,
Şelalen var çağıl çağıl çağlayan,
Bir tutkusun, özü öze bağlayan,
Seni seven sevgi saçar Türkiye’m.
Karılmışım toprağına, taşına,
Sarılmışım kirpiğine, kaşına,
Gül kondurdum eğilmeyen başına,
Sinem sana kucak açar Türkiye’m
Türk adıyla damga vurdun çağlara,
Nağme oldun İremdeki bağlara,
Kar yağarken başı yüce dağlara,
Kızıl güneş inci saçar Türkiye’m..
Engin vadilerde suların serin,
Cennet misalisin kalbimde yerin,
Bir yarım adasın belli değerin,
İpek yolum senden geçer Türkiye’m.
Bayrağın var sınırları kuşatan,
İklimin var dört mevsimi yaşatan,
Cumhuriyet bir misyonu taşıtan,
Dünya sana değer biçer Türkiye’m.
Rabia BARIŞ
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:33 PM
Türkiye Güzellemesi 2
TÜRKİYE GÜZELLEMESİ 2
Afyon memleketim, kalesi yeter,
Dumlupınar marşı gönlümde tüter,
Mersin liman yolu Kıbrıs’a gider,
Engin denizlerde fener Türkiye’m.
Kızılırmak, Seyhan, Ceyhan nehrimiz,
Pınarlar diyarı çok şelalemiz,
Çoruh, Sakarya’yla coş Karadeniz,
Hasretin sinemde kanar Türkiye’m.
Güneyinde Adıyaman, Adana,
Konya ilindedir koca Mevlana,
GAP’ı gören büyülenir sevdana,
Varlığın dünyaya çınar Türkiye’m.
Ege’nin incisi İzmir kordonda,
Aç kucağın güller şehri Isparta,
Bir koya taht kurmuş güzel Hatay’da,
Toprağa vakarla konar Türkiye’m.
Erzurum’un Palandöken dağları,
Kayseri’nin has Erkilet bağları,
Türkün açıp kapadığı çağları,
Yüreğim sevgiyle anar Türkiye’m.
Yaşanmaya değer şu Anadolu’m,
Dünyalara bedel bir İstanbul’um,
Bir gün Erciyes’e düşerse yolum,
Karlı dağdan sevgi sunar Türkiye’m.
Tunceli, Elazığ, Harput, Malatya,
Çağlayan şelale canım Antalya,
Çinileri zümrüt gibi Kütahya,
Coşan gönüllerde pınar Türkiye’m.
Rabia BARIŞ
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:34 PM
Türkiye Güzellemesi 3
TÜRKİYE GÜZELLEMESİ 3
Bolu beyi tuzak kurmuş ağları,
Geçit vermez Köroğlu’nun dağları.
Yağız olmuş uyuz denen tayları.
Tek yürekte buluşalım Türkiye’m.
Al yanaklı Amasya’nın elması,
Dört bucağı şehzadeler yuvası,
Aşıklar diyarı ünlü Sivas’ı,
Ozanlarla dolaşalım Türkiye’m.
Bir başkadır Bilecik’in Söğüt’ü,
Atamız Osman Bey orda büyüdü,
Edebali verdi ona öğüdü,
Geçmiş ile barışalım Türkiye’m.
Kilimler şehridir Emirdağ, Uşak.
Konya ovasında altından başak.
Buldan’da dokunur ibrişim kuşak.
Her köşene ulaşalım Türkiye’m.
Bir yarımadadır ülkem toprağın,
Şifalı suların maden kaynağın,
Dağı, taşı elmas şu Zonguldak’ın,
Sevdasına karışalım Türkiye’m.
Fıkra olmuş Of, Ağrı Yunanlı’ya,
Çarpılır girenler Tokat’ta koya,
Kapılır yabancı müthiş korkuya,
Sevincine katışalım Türkiye’m.
Gezdim hayalimde Türkiye’m seni,
Yakut gerdanlıksın dünyanın beni,
Asya Avrupa’sın gizle buseni,
Hoş nazarla bakışalım Türkiye’m.
Rabia BARIŞ
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:34 PM
Türkiye Güzellemesi 4
TÜRKİYE GÜZELLEMESİ 4
Bursa buram buram tarih kokuyor,
Eski başkent, nabzı soylu atıyor,
Sultanların ak bağrında yatıyor,
Hür doğan ışığın solmaz Türkiye’m.
Nerede var İstanbul’un sefası,
Asma köprü milletimin dehası,
Dünyada bir inci var mı dahası?
Türk’ toprağı Türksüz olmaz Türkiye’m.
Geçit vermez Çanakkale Boğaz’ın,
Şehitlere selam Akif’im yazın,
Bestesi yarımdır bir kırık sazın,
Destanlar diyarı yılmaz Türkiye’m.
Hedef Akdeniz’dir Samsun seferi,
On dokuz mayısın bayrak zaferi,
Güçlü Türk ordusu aslan neferi,
Vuruşurken hile bilmez Türkiye’m.
Zelzele kurbanı gazi Erzincan,
Rabbim hayat verdi yine buldu can,
Şahlan Türk milleti, sonsuza şahlan,
Karanlık günlerde kalmaz Türkiye’m.
Balıkesir zengin tüter ocağın,
Bak tabiat sana açmış kucağın,
Ayvalık, Edremit komşu bucağın,
Senden ayrı düşen gülmez Türkiye’m.
Aydın’da efeler dağa yaslanır,
Dağlarında karacalar beslenir,
Develeri güreş için süslenir,
Tarih seni asla silmez Türkiye’m.
R BARIŞ
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:34 PM
Türkiye Güzellemesi 5
TÜRKİYE GÜZELLEMESİ 5
Muğla seni adım adım aradım,
Gün yelinde saçlarını taradım,
Hey Manisa mesirende olaydım,
Şanını tarihe sordum Türkiye’m.
Kuşadası cennet diyar bizdedir,
Marmaris, Uludağ, Efes gözdedir,
Manavgat, Fethiye, Bodrum özdedir,
Sevdana ezelden yardım Türkiye’m.
Bozlak söyler Kırşehir’in sazları,
Halı dokur, Niğde, Bor’un kızları,
Doyumsuzdur ülkemizin yazları.
Gönlümü sevgine vurdum Türkiye’m.
Eşsiz Giresun’un fındık bahçesi,
Fındık dolar gelinlerin bohçası,
Benzersiz Rize’nin çayı çeşmesi,
Hasreti sineme sardım Türkiye’m.
Çorum, Kastamonu ince çeyizli,
Çankırı kızları buğday benizli,
Horozları dövüştürür Denizli,
Gönül kapısında durdum Türkiye’m.
Türkiye’mi baştanbaşa görmeli,
Kaşları yay gibi gözü sürmeli,
Merttir, taviz vermez dünya bilmeli,
Seninleyim senle vardım Türkiye’m.
Rabia BARIŞ
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:34 PM
Türkiye Güzellemesi 6
TÜRKİYE GÜZELLEMESİ 6
Mardin Cilvegözü sınır kapımız,
Türküz, çelik gibi sağlam yapımız,
Cumhuriyet ile mukim tapumuz,
Bir karış vermeyiz ele Türkiye’m.
Nedir Ermenistan, yoktur payımız,
Bitlis, Siirt, Artvin, irem bağımız,
Hakkâri’de yüksek yüksek dağımız,
Ver bağrını esen yele Türkiye’m.
Edirne’de Selimiye yay gibi,
Dolmabahçe, Topkapı’mız ay gibi,
Doruğunda kale burcu say gibi,
Kaptırma kendini sele Türkiye’m.
Sinop sahil şehri, deniz cevheri,
Sınırda Kars, nöbet bekler askeri,
Gençliğimi çalan Eskişehir’i,
Seninle getirdim dile Türkiye’m.
Yeşili kucaklar Ordu’da yazlar,
Fındık bahçesinde sürmeli kızlar,
Vurulur davullar, çalınır sazlar,
Beyazı kuşanır ala Türkiye’m.
Kutsal Urfa peygamberler vatanı,
Unutma Türkoğlu büyük atanı,
Diyarbakır kalesinde Silvan’ı,
Benzetirim gonca güle Türkiye’m.
Endüstri şehrimiz körfez Kocaeli,
Trakya’da, Tekirdağ, Kırklareli,
Marmara’dan eser seherin yeli,
Sevdanı bağlarım tele Türkiye’m.
Rabia BARIŞ
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:34 PM
Türkiye Güzellemesi 7
TÜRKİYE GÜZELLEMESİ 7
Bayburt, Gümüşhane sanki bir serhat,
İç Anadolu’da Gülşehir, Yozgat,
Bingöl, Muş Ovası görmedim heyhat,
Sana ne söylesem azdır Türkiye’m.
Peri bacaları Nevşehir’e has,
Kudret kaleminden, dizilmiş elmas,
Erzurum’da, akik, Bursa’da libas,
Efsunlu düğümü çözdür Türkiye’m.
Düşman dize geldi sende Sakarya,
Bir yanın şelale, bir yanın derya,
Sarısalkım muz bahçesi Alanya,
Tarihini şanlı yazdır Türkiye’m.
Nazilli’miz, fabrikalar diyarı,
Karaman, Aksaray erenler yarı,
İstemeyiz bu ülkede ağyarı,
Vatan bizim, sözüm sözdür Türkiye’m.
Bartın’da sarılır gümüş sırmalar,
Körfeze çekilir Düzce’de sular,
Safranbolu, safran çiçeği toplar,
Kavisli evlerin hazdır Türkiye’m.
Cumhuriyet şehri yeşil Ermenek,
Toroslar koynunda sanki bir benek,
Rüzgar saçlarını tarar dönerek,
Mehtabına inci dizdir Türkiye’m.
Çiçeği burnunda il Osmaniye,
Ozanlar renk katar saza, nağmeye,
Bir nazar yolladım Kırıkkale’ye,
Verimli toprağın özdür Türkiye’m.
Rabia BARIŞ
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:35 PM
Türkiye Güzellemesi 8
TÜRKİYE GÜZELLEMESİ 8
Kilis, Gaziantep, sırmalı simden,
Van nasibin alır masmavi gölden,
Tunceli, Ardahan hoştur ezelden,
Karabulutları kaldır Türkiye’m.
Çorlu’da sanayi, Şile’de tezgah,
Hüdâi Vakfı’nda dualı dergah,
Doğu Beyazıt’ta tez olur sabah,
Milleti bağrında güldür Türkiye’m.
Batman’da enerji, Kozlu’da ocak,
Gümüşhane’de kar, İçel’de sıcak,
Senirkent’te halı, Burdur’da Bucak,
Hadsize haddini bildir Türkiye’m.
Bergama’da altın, Alpu’da gümüş,
Dalamanda deniz, Tire’de yemiş,
Torbalı, Bayındır, Selçuk, Ödemiş,
Seksen bir şehirin ildir Türkiye’m.
Trabzon’da tarih, Of ‘da kemençe,
İnsan hayat bulur vuslat görünce,
Bahar sevdasını güle serince,
Çiçeğin arıya baldır Türkiye’m.
Yalova’da deniz mavi ipekten,
Koy, rengini almış gülden çiçekten,
Değirmen dereden, Gebze, Bebek’ten,
Doğada yeşilin boldur Türkiye’m.
Kahramanmaraşlı Türkmen’dir aslım,
Türküm, Türkiyeli, bu benim neslim,
Şu naçiz varlığım Mevla’ya teslim,
Bu minval sonsuza yoldur Türkiye’m.
Rabia BARIŞ
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:35 PM
Türkiye Güzellemesi1
TÜRKİYE GÜZELLEMESİ 1
Gezsem Türkiye’mi garip ozanım,
Dilimde destanım, elimde sazım,
İl il, ilçe ilçe gönlümde hazzım,
Sevdan yüreğimde vakar Türkiye’m.
Ankara’da Büyük Millet Meclisi,
Görev yapar milletlerin elçisi,
Ankara’dır hür ülkemin bekçisi,
Bayrağın zirveye çıkar Türkiye’m.
Kurtuluş Savaşı şehitler verdi,
Mustafa Kemal’in vatandı derdi,
Yağız Türk milleti canını serdi,
Dar boğazı gülle tıkar Türkiye’m,
Mahzun Türkistan’ın yaslı dağları,
Hâla kan ağlıyor tuna boyları,
Kudüs yad ellerde, çektim ahları,
Filistin gözyaşı döker Türkiye’m.
Doğuda Gürcistan, Tiflis, Kafkasya,
Batıda Cezayir, Malta, Sicilya,
Belgrat, Selanik, Pilevne var ya,
Yokluğu belimi büker Türkiye’m.
Kaybettik Mekke’yi, Arabistan’ı,
Üç kıta üstüne kurulmuş hanı,
Beyrut, Halep, Musul, Şam’ı, İran’ı,
Aklım geçmişine takar Türkiye’m.
Macaristan, Avusturya ellerde,
Mısır, Azerbaycan, Lübnan dillerde,
Ürdün’le Suriye bizsiz çöllerde,
Yokluğu içimi yakar Türkiye’m.
Makedonya, Bosna-Hersek yetimdir,
Bağdat yandı erenleri mukimdir,
Dayan Çeçenistan, zafer yakındır,
Hasret yüreğime akar Türkiye’m.
Oğuz hanlar, Cengiz hanlar ceddimiz,
Müslüman’ız dünyada yok dengimiz,
Türk oğluyuz vatan için andımız,
İsteyen tarihe bakar Türkiye’m.
Çağ açıp kapadı Fatih Sultan Han,
Cihana açıldı Yavuz Selim Han,
Kanunla anıldı Sultan Süleyman,
İpek yolum Sinan kokar Türkiye’m.
Dört köşenden bir çeyreğin görmedim,
Henüz Beytullah’a yüzüm sürmedim,
Doruğunda gonca güller dermedim,
Gönlüm hasretini çeker Türkiye’m.
R BARIŞ
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:43 PM
Umut Topladım
Umut topladım yüreğimden.
Umut topladım,
Umuda giden yolda.
Belleğime perçinledim umudu.
Bekledim bir gün gelir diye.
Nafile, dönmedi geriye.
Gözyaşı oldu umut,
Gönül yağmuru oldu,
Yağdı sağanak sağanak,
Coşkun sulara karıştı.
Güz düştü sevgiye.
Sevgi topladım gönüllerden,
Yumakladım yüreğime.
Kör oldu, topal oldu,
Kırıldı kolu, kanadı.
Gitti, bilmem nereye.
Hüzün topladım ömürden,
Sakladım yüreğime.
Çileyi zevk edindim.
Önümde hüzün, arkasında ben.
Yürüdüm bir ileri, bir geri.
Bırakmadı yakamı
Kendimi bildim bileli.
Umut topladım hayattan,
Umut vaad ettim yüreğime,
Umut dağıttım olabildiğine.
Alanlar umutlandılar,
Çırpınıp kanatlandılar.
Bilmediler umutta umutsuzluğu,
Bilmediler kırık kalpte mutsuzluğu.
Mesafeler girdi araya.
Dün gitti, bugün bitti,
Yarın ya var, ya yok.
Umut topladım bebeğim,
Umut topladım biteviye.
Yerlerden, göklerden,
Umut topladım,
Sürgün denizlerden,
Umut, sığ sularda tutsak,
Hürriyet, avucumda yasak.
Ruhumu dağlara saldım,
Gönlümü deli sevdalara.
Yıldızlara ulaştı ahım,
Nereye baksam loş.
Ay bulutta, gönül umutta.
Umut topladım umutsuzlukta,
Umut topladım bebeğim,
Umut topladım,
Umutsuzlukta.
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:43 PM
Üç Aylar
ÜÇ AYLAR
Üç Ayların fazileti,
Peygamberin risaleti,
Müminlerin kerameti,
Ne mübarektir üç aylar.
Recep, Şaban gelir onda,
Berat gecesinde yanda,
Ruhlar şad olur o anda,
Ne mübarektir üç aylar.
Leyle-i Kadir haz bulur,
O bin aydan eftal olur,
Müminleri nardan korur,
Ne mübarektir üç aylar.
Miracı güzin ondadır,
Beş vakte izin ondadır,
Ne yaparsan mizandadır,
Ne mübarektir üç aylar.
Narı cehim söndürülür,
Zebaniler döndürülür,
Günahkârlar affolunur,
Ne mübarektir üç aylar.
Rabia Barış
KANDİLİNİZ MÜBAREK OLSUN.
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:43 PM
Üsküdar
Hangi tepeden baksam
Buram buram tarih var.
Hüsnüne nişan taksam
Ey muhteşem Üsküdar!
Deniz seninle güzel,
Kız kulesi bir model,
Adın bir ömre bedel,
Ey muhteşem Üsküdar!
Esince yıldız yelin,
Süzülür servilerin,
Şahısın ilçelerin,
Ey muhteşem Üsküdar!
Sen bir cennet bağısın,
Sen bir dost kucağısın,
Osmanlı ocağısın,
Ey muhteşem Üsküdar!
Sende Karaca Ahmet,
Sende üstatlar, himmet,
Sen ki yalancı cennet,
Ey muhteşem Üsküdar!
İstanbul’un dünüsün,
Musikinle ünlüsün,
Tarih senle öğünsün,
Ey muhteşem Üsküdar!
Avrupa’sın, Asya’sın,
Tükenmeyen sevdasın,
Gizemli bir rüyasın,
Ey muhteşem Üsküdar!
Gönlümde gül bağısın,
Sultanlar diyarısın,
Şehr-i yârın yarısın,
Ey muhteşem Üsküdar!
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:43 PM
Üstada İthaf
Bir ışık söndü bugün, gözyaşı neye yarar?
Şairler sultanını şair gönlünde arar,
Rahat uyu üstadım, cennet mekanın olsun,
Herkesi yutan toprak seni beratla sarar.
Berat arefesinde Allah’ına koştun sen,
Her an sezdin ölümü, Allah için coştun sen,
Yazdın, çizdin, haykırdın hakikati aleme,
Yılmadın zindanlarda, davanda haklıydın sen,
Ölmedin büyük usta, ölümsüzlüğe erdin,
Açtın kanatlarını, İslamiyet’e serdin,
Yerini dolduracak bir daha var mı acep?
O altın kaleminden milletine haz verdin.
Dulkadiroğulları soyundan gelir soyum,
Sen bir büyük şairsin, ben yolunda yolcuyum,
Nükte nükte döktürdün azade mısraları,
Sihirli kaleminin ucunda bir duyguyum.
Sakarya Türküsü sen, Hafakan sen, Çile sen,
Şiirde sultan oldun, şairul şuara sen,
Araçtı Büyük Doğu, çağımda çığır açtın,
Beyitler dilimizde, gönüllerde yine sen.
Ağlamak boşa bugün, sızlamak boşa bugün,
Bir fatiha okuyan sana candan dost bugün,
Ölüm güzel olmasa, ölür müydü peygamber?
Senden aldım bu sözü, sana veririm bu gün.
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:44 PM
Vicdan
VİCDAN
Vicdan, vicdan dedikleri,
Nefse göre yönleniyor.
Biraz makam, biraz mevki,
Kerhen bile dinleniyor.
Günah, sevapla iç içe,
Vicdanen der seçe seçe,
Suyu alta saklar keçe,
Virüs böyle canlanıyor.
Azık heybeye doluyor,
Sonsuzum sanan ölüyor,
Şeytan karşıdan gülüyor,
Hak, en baştan önleniyor.
Kaçınılmaz hesap günü,
Yok, sayarlar geçen dünü,
Tutmak istese bugünü,
Gayrı her şey sonlanıyor.
Haksızlığı göre göre,
Ayırırlar bin bir türe,
Acep vicdan neye göre,
Neden niçin şenleniyor?
Rabia BARIŞ
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:44 PM
Yabancı
Hasret yolcusuyum aşk diyarında,
Vuslat limanında dur be yabancı,
Katıl kervanıma taze yarında,
Yüküme inciler vur be yabancı.
Şevkime aldırma ışığım sönük,
Bir ulu çınarım kendime dönük,
Dertli bülbül gibi yüreğim yanık,
Sorma ahvalimi sır be yabancı.
Hicranı gamdayım çile ördüğüm,
Çözemem sırrımı sanki kördüğüm,
Gönül aynasında neydi gördüğüm?
İnleyen firakım zar be yabancı.
Sanmıştım yarimi serime ser taç,
Gül dedim gülşene giydirmedi taç,
Yaramı sarmadı güldeki ilaç,
Diyemem derdimi ar be yabancı.
Kanayan kalbimi rüzgara astım,
Dertli yüreğimi dehlize bastım,
Sevda ikliminde bir kara yastım,
Canda sere yânım var be yabancı.
Ruhumu astılar darağacına,
Aşkımı bastılar gül ağacına,
Yıllardır hasretim yar kucağına
Teselli kar etmez zor be yabancı...
Mavi semalarda yaralı kuştum,
Kanadım kırıldı yoluna düştüm,
Vadiler dolaştım ummanlar aştım,
Hastayım bu cihan dar be yabancı...
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:44 PM
Yalnızlık
YALNIZLIK
Güneşin gurubu ufku sararken,
Kara bulut gibi çöker yalnızlık.
Akşamın loşluğu cama vururken,
Canımı tenimden söker yalnızlık.
Avutmaz sevdamı ne lale ne gül,
Açmaz kucağını menekşe sümbül,
Halimi anlamaz şu dertli bülbül,
Gözümden inciler döker yalnızlık.
Maziyi andıkça yanar yüreğim,
Resmine baktıkça kanar yüreğim,
Işıklar söndükçe söner yüreğim,
Acı tohumunu eker yalnızlık.
Hazin tükenişim kanıma işler,
Yakamı bırakmaz hayaller düşler,
Döşümün solunda bir sancı başlar,
Belimi ikiye büker yalnızlık.
Karanlık abanır çığ gibi iner,
Anılar toplanır omzuma biner,
Ruhumun koyuna bir korku siner,
Keyfince seyrime bakar yalnızlık.
Muhteşem bir dünya, muhteşem sanat,
Bir zerre içinde gizli kâinat,
Yağmurda bereket rüzgârda kanat,
Aklımı varlığa takar yalnızlık.
Şu benim yıldızım usulca kayan,
Haykırsam sesimi çıkar mı duyan,
Halim bir Allah’a bir bana ayan,
İçimi kor gibi yakar yalnızlık.
Bir yanımda kalem bir yanda kâğıt,
Önümde dizeler dilimde ağıt,
Dağıt diyor gönlüm keyfince dağıt,
Dört duvar içinde sıkar yalnızlık.
Rabia BARIŞ
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:44 PM
YANA YANA
Kadere boyun büktüm,
Derdi sineye çektim.
Hani gel diyecektin?
Ağlarım yana yana.
Sılamın güllerine,
Hasretim yollarına,
Al götür beni ölüm,
Yârimin kollarına.
Neler gördüm ben neler,
Özlem bağrımı deler,
Güle düştü gölgeler,
Ağlarım yana yana.
Tabutun rengi sarı,
Elimden aldı yarı,
Terk ettim bu diyarı,
Ağlarım yana yana.
Sılamın güllerine,
Hasretim yollarına,
Al götür beni ölüm,
Yârimin kollarına...
Rabia BARIŞ
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:44 PM
Yarim Gelecek
Söyleyin güneşe, bir başka doğsun,
Yarın bu ellere yârim gelecek.
Nur olsun aydınlık geceyi boğsun,
Yarın bu ellere yârim gelecek.
Bulutlar dağılsın, ay harelensin,
Rüzgar ayağına nağmeler sersin,
Gönlümün yıldızı göklere ersin,
Yarın bu ellere yârim gelecek.
Sevdiğime eşlik etsin turnalar,
Yarim yolda eskimeyin aynalar,
Dar vakitte yoğunlaştı duygular,
Yarın bu ellere yârim gelecek.
Güller ağır dursun, goncalar açsın,
Kuşlar kanat vurup enginden uçsun,
Leylaklar etrafa rayiha saçsın,
Yarın bu ellere yârim gelecek.
Duydum yola çıkmış inci tanesi,
Hasret ateşiyle yanmış sinesi,
Bugün çabuk solsun günün minesi,
Yarın bu ellere yârim gelecek.
Gözeler kaynayıp pınarlar taşsın,
Çağlayan nehirler sevdaya koşsun,
Özlemle tutuşan yürekler coşsun,
Yarın bu ellere yârim gelecek.
Kara tren sağlıcakla getirsin,
Vuslat anı acıları bitirsin,
Uzayan yollara takat yetirsin,
Yarın bu ellere yârim gelecek.
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:44 PM
Yaşasın Milli Takım
YAŞASIN MİLLİ TAKIM
Terimin arslanları akıncılar gibiydi,
Türk milleti adına ulaşılmaz sevgiydi.
Kükredi milli takım, havalandı fileler,
Fatih’in arslanları akıncılar gibiydi.
Rabia barış.
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:45 PM
Yıktı Kaşını
Hatır sordum ela gözlü yarime,
Akıttı gözünden kanlı yaşını.
Nedir bu celalin, bu nazın dedim,
Çevirdi başını, yıktı kaşını.
Yıllar var ki onu aramamışım,
Aşkının farkına varamamışım,
Gönül sarayında duramamışım,
Çevirdi başını, yıktı kaşını.
Dedim seni candan, özge severim.
Aşkı aziz bilir boyun eğerim.
Seven unutur mu, bu mu değerim?
Çevirdi başını, yıktı kaşını.
Aşk köprüsü kurdum geçtiği yola,
Affetmek yakışır seven bir kula,
Gönül limanında verdim de mola,
Çevirdi başını, yıktı kaşını.
Söyledim bu sevgi yâda sorulmaz,
Sevda yarasına hançer vurulmaz,
Haktan gel olmadan dosta varılmaz,
Çevirdi başını, yıktı kaşını.
Sanmış ki yadını unutacağım,
Gönül albümünden çıkaracağım,
Olur mu böyle şey be yavrucağım!
Çevirdi başını, yıktı kaşını...
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:45 PM
Yıldız Düştü
YILDIZ DÜŞTÜ
Yine bir sala coştu
Yükseldi minareden
Yine bir yaprak düştü
Yıldız düştü göklerden.
Hangi dalın altında
Bükülüp soldu revan
Hangi çatı altında
Koptu bilmem ki şiven.
Yürekler dolu dolu
Her bir çehrede hüzün
Yaşlı gözler buğulu
Bağ hazin bağban hazin.
Yine bir bahar soldu
Ölümün gölgesinde
Bir can daha son buldu
Hayatın cilvesinde.
İki heceli bir söz
Acı gizler içinde
Ruh ölümsüz, gül öksüz
Solar kendi içinde.
Durulmaz bu âlemde
Misafirlik bitince
Dostlar kalır elemde
Elhakk vade yetince.
Rabia Barış
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:45 PM
Yıllar
Sıcak yüreğimi atıp ayaza,
Gönül kafesime daldınız yıllar.
Saçlarımı boyayarak beyaza,
Var olan ömrümü aldınız yıllar.
Güneşe aldandım yeşile kandım,
Baharı sonsuza tükenmez sandım,
Fani güzelliğin narına yandım,
Gözümde tükenmez oldunuz yıllar.
İhtişamla kuruldunuz haneye,
Bel bağlayıp yerleştiniz faniye,
Vakti geldiğinde şaşmaz saniye,
Güz güneşi gibi soldunuz yıllar.
Günler gelip geçti kulak tıkarken,
Zaman akıp gitti gözüm bakarken,
Fark etmedim merdiveni çıkarken,
Ömür sermayemi çaldınız yıllar.
Şu garip başımı çektirip naza,
Döktürüp derdimi üç telli saza,
Daha bekle deyip gelecek yaza,
Serimi sevdaya saldınız yıllar.
Her gelen yıl bir önceyi arattı,
Rüzgârlara saçlarımı tarattı,
Hakk yolunda iman cana berattı,
Bir adım geride kaldınız yıllar.
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:45 PM
Yirmi Üç Nisan
YİRMİ ÜÇ NİSAN
Yirmi üç nisan bizim
Kurtuluş sevincimiz.
Al bayrağın altında,
Cihanda yok dengimiz.
Binlerce şehit verdik
Kanı, gül diye derdik
Düşmanı yere serdik
Hakk, içindi cengimiz.
İman küffar’ı yendi
Düşman çekildi, sindi
Bugüne bayram dendi
Kutluyor tüm ferdimiz.
O yollar tozlu yoldu,
Güller dalında soldu,
Rüyamız gerçek oldu,
Dile geldi sevgimiz.
Bugün yirmi üç nisan
Atatürk’ten armağan,
Hür olacak her doğan,
Cumhuriyet andımız.
Rabia BARIŞ
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:45 PM
Yol Ona Gider
YOL ONA GİDER
İki cihan dar gelmesin başına,
Boyun bükme şu feleğin işine.
Rahimdir, Rahmandır yaratan odur,
Alidir, yücedir donatan odur.
Hayırda, ondandır, şerde ondandır.
İmanla bezenen kul ona gider,
Mimar ona gider yol ona gider.
Sanma bu dünyayı bağı gülistan,
Aklı selim olan kurtulur yastan.
Ğafurrahmandır, örter günahı,
Irak sanma onu canında belle.
Rab’dır ilhamını rahmeder kalbe.
Rabia BARIŞ
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:45 PM
Yunus Dedim
YUNUS DEDİM
Yunus dedim arılara, petek petek işlediler.
Yunus dedim ağaçlara, çiçek çiçek süslediler,
Ne büyük bir incelik bu duyguların doruğunda,
Şairlerin kalemleri Yunus Emre söylediler.
Yunus dedim bülbüllere, sor dediler erenlere,
Yunus dedim sevgilere, dost dediler yarenlere,
Yedi iklim, yedi derya, sevgi yolladı cihana,
Arı Türkçe, duru üslup, yol gösterdi sevenlere.
Yunus dedim tüm çağlara, onu onda anladılar,
Yunus dedim insanlara, sevgi ile dinlediler,
Dar sokakta, uzun yolda menziline vardı Yunus,
Sarıçiçek, dertli dolap Yunus deyu inlediler.
Yunus dedim sevdalara, gel dediler otağına,
Yüz sürdüm elhamdülillah, bugün ulu dergâhına,
Sen bir peygamber gülüsün, Türkmen beyi bülbülüsün,
Bırakmam tuttum yakandan, beni de al ervahına…
Rabia BARIŞ
Rabia Barış
GooD aNd EvıL
10-10-2008, 06:45 PM
Zafer Türküsü
ZAFER TÜRKÜSÜ
Türk ordusu, komutanı eriyle
Bayrağımı mavi gökten indirtmez
Hudut boylarında alın teriyle
Bayrağımı mavi gökten indirtmez.
Yurt savunmasında silahı çatar
Mayın tarlasında pusuya yatar
Gözünü kırpmadan nöbeti tutar
Bayrağımı mavi gökten indirtmez.
Elinde kalemi şafak bir sayar
Sessiz serzenişi komutan duyar
Sıla bir özlemdir ok gibi koyar
Bayrağımı mavi gökten indirtmez.
Ayağında potin omuzda mavzer
Gedikli zabitim karargâh gezer
Zafer türküsünü sevgiyle bezer
Bayrağımı mavi gökten indirtmez.
Gönül defterine hasreti dokur
Yavukludan gelen mektubu okur
Gurbetin koynunda nağmeler şakır
Bayrağımı mavi gökten indirtmez.
Her Türk kahramandır bizde nihayet
Şehit düşer kabulüm der şahadet
Cumhuriyet Atatürk’ten emanet
Bayrağımı mavi gökten indirtmez.
Rabia BARIŞ
Rabia Barış
vBulletin® v3.8.11, Copyright ©2000-2026, vBulletin Solutions Inc.