styla45
12-26-2009, 08:04 PM
Diyarbakır kentinden çok buruk ayrıldığını belirten Şener şunları söyledi:
"Diyarbakırspor'dan ayrılırken çok üzgün olduğumu en başında söylemek isterim. Hakikaten orada çok güzel günler geçirdim. Diyarbakırspor taraftarını da asla unutmayacağım. Bu kadar içten, bu kadar sıcak insanlardan şartlar gereği de olsa ayrılmak insanda burukluk yaratıyor. Hepsi hakkını helal etsin. Lütfen beni anlamaya çalışsınlar. Sonuçta bizler de bu işten ekmeğimizi kazanıyoruz. Genç bir oyuncu değilim, geleceğimi düşünmek zorundaydım"
Şener ayrıca, Diyarbakırspor'dan kopmasının baş sebebi olarak ilgisizlik ve güven bunalımından yakınarak şunları söyledi:
"Aylardır cebimize 5 kuruş para koyamadık. Verilen hiç bir söz yerine getirilmedi. Sakatlık geçirdim, omuzum çıktı, Allah için arayıp soran, ilgilenen olmadı. Kendi tedavimi kendim yaptım. Bir an önce sahaya çıkmak için, takımımın bana ihtiyacı olduğunu düşünerek kendimi riske ederek sahaya çıktım. Ama bütün bunlara rağmen, maalesef kulüp içerisinde özellikle yerli oyunculara sanki üvey evlat muamelesi yapıldı. Böyle bir şey olabilir mi? Yabancı oyuncuların tüm alacakları kuruşu kuruşuna verilirken, bizlere gelince bu kadar vurdumduymazlık beni bitirme noktasına getirdi.
Ben de hayatıma yön vermek zorundayım, ben son güne kadar bekledim, hatta Kasım 18'de kulübe ihtarname çekip, 1 ay içerisinde alacaklarımın ödenmesini talep ettim. Maalesef hiç bir sonuç alamadım. Bunu bırakın Allah için karşımıza biri gelip bizimle konuşmadı.. Diyarbakırspor'da kalmak için inanın herşeyi zorladım ama, bir yerde artık kendi hayatımı düşünmek zorundaydım.
Çok iyi bir takımımız vardı, çok iyi bir hocamız var, Diyarbakır halkı çok sıcak, futbolu gerçekten seviyorlar. Bu takımın kurtuluşu için, kulübün güven ortamı çok önemlidir.
Manisaspor ve başka 2 süper lig ekibi daha bana talip olmuşlardı. Manisa bildiğim bir yer, hocasını tanıyorum. Bana kapılarını açtılar. Ben de bundan sonra Manisaspor için elimden geleni yapacağım. İnşallah bir kez daha yolum Diyarbakır'a düşer yine bu takımın formasını seve seve, hem de gururla giymeye hazırım"
Şener Aşkaroğlu'nun resmi menajeri olan, 2000-2001 sezonunda şampiyon olan kadroda yer alan ve o dönem Beşiktaş'tan Diyarbakırspor'a kiralık olarak gelen Emre Eren ise, Şener'in Diyarbakırspor'da kalması için her yolu denediklerini, tüm şartları sonuna kadar zorladıklarını belirterek şunları söyledi:
"Ben Diyarbakırspor'un ekmeğini yemişim. Bu memleketin bir insanı olarak kendimi görüyorum. İnanın bana ne kadar üzgün olduğumu sizlere anlatamam. Ama ben de bir yere kadar müdahil olabilirim. Sonuçta bu oyuncular profesyonel, bir aşamadan sonra ne yaparsanız yapın fayda vermiyor. Tüm kalbimin Diyarbakırspor'un yanında olduğunu, ligde de kesinlikle başarılı olmalarını tüm kalbimle diliyorum"
"Diyarbakırspor'dan ayrılırken çok üzgün olduğumu en başında söylemek isterim. Hakikaten orada çok güzel günler geçirdim. Diyarbakırspor taraftarını da asla unutmayacağım. Bu kadar içten, bu kadar sıcak insanlardan şartlar gereği de olsa ayrılmak insanda burukluk yaratıyor. Hepsi hakkını helal etsin. Lütfen beni anlamaya çalışsınlar. Sonuçta bizler de bu işten ekmeğimizi kazanıyoruz. Genç bir oyuncu değilim, geleceğimi düşünmek zorundaydım"
Şener ayrıca, Diyarbakırspor'dan kopmasının baş sebebi olarak ilgisizlik ve güven bunalımından yakınarak şunları söyledi:
"Aylardır cebimize 5 kuruş para koyamadık. Verilen hiç bir söz yerine getirilmedi. Sakatlık geçirdim, omuzum çıktı, Allah için arayıp soran, ilgilenen olmadı. Kendi tedavimi kendim yaptım. Bir an önce sahaya çıkmak için, takımımın bana ihtiyacı olduğunu düşünerek kendimi riske ederek sahaya çıktım. Ama bütün bunlara rağmen, maalesef kulüp içerisinde özellikle yerli oyunculara sanki üvey evlat muamelesi yapıldı. Böyle bir şey olabilir mi? Yabancı oyuncuların tüm alacakları kuruşu kuruşuna verilirken, bizlere gelince bu kadar vurdumduymazlık beni bitirme noktasına getirdi.
Ben de hayatıma yön vermek zorundayım, ben son güne kadar bekledim, hatta Kasım 18'de kulübe ihtarname çekip, 1 ay içerisinde alacaklarımın ödenmesini talep ettim. Maalesef hiç bir sonuç alamadım. Bunu bırakın Allah için karşımıza biri gelip bizimle konuşmadı.. Diyarbakırspor'da kalmak için inanın herşeyi zorladım ama, bir yerde artık kendi hayatımı düşünmek zorundaydım.
Çok iyi bir takımımız vardı, çok iyi bir hocamız var, Diyarbakır halkı çok sıcak, futbolu gerçekten seviyorlar. Bu takımın kurtuluşu için, kulübün güven ortamı çok önemlidir.
Manisaspor ve başka 2 süper lig ekibi daha bana talip olmuşlardı. Manisa bildiğim bir yer, hocasını tanıyorum. Bana kapılarını açtılar. Ben de bundan sonra Manisaspor için elimden geleni yapacağım. İnşallah bir kez daha yolum Diyarbakır'a düşer yine bu takımın formasını seve seve, hem de gururla giymeye hazırım"
Şener Aşkaroğlu'nun resmi menajeri olan, 2000-2001 sezonunda şampiyon olan kadroda yer alan ve o dönem Beşiktaş'tan Diyarbakırspor'a kiralık olarak gelen Emre Eren ise, Şener'in Diyarbakırspor'da kalması için her yolu denediklerini, tüm şartları sonuna kadar zorladıklarını belirterek şunları söyledi:
"Ben Diyarbakırspor'un ekmeğini yemişim. Bu memleketin bir insanı olarak kendimi görüyorum. İnanın bana ne kadar üzgün olduğumu sizlere anlatamam. Ama ben de bir yere kadar müdahil olabilirim. Sonuçta bu oyuncular profesyonel, bir aşamadan sonra ne yaparsanız yapın fayda vermiyor. Tüm kalbimin Diyarbakırspor'un yanında olduğunu, ligde de kesinlikle başarılı olmalarını tüm kalbimle diliyorum"