PDA

Tam Sürümü Görüntüle : ...::: WwW.CaKaL.Net & VaGrAnT_AdAnALı Özel Şiir Arşivi :::...


VaGrAnT_AdAnALı
05-21-2006, 12:29 PM
Bu Günde Ölmedim Anne



Yüreğimi bir kalkan bilip
Sokaklara çıktım
Kahvelerde oturdum
Çocuklarla konuştum
Sıkıldım dertlendim
Dostlarımla buluştum
Bugünde ölmedim anne!

Kapalıydı kapılar
Perdeler örtük
Silah sesleri uzakta boğuk boğuk
Bir yüzüm ayrılığa bir yüzüm hayata dönük
Bugünde ölmedim anne!

Üstüme bir silah doğruldu sandım
Rüzgar beline dolandığında bir dalın
Korktum güldüm kendime kızdım
Bugünde ölmedim anne!

Bana böylesi garip duygular
Bilmem niye gelir nereye gider
Döndüm işte
Acı yüreğimden beynime sızar
BUGÜNDE ÖLMEDİM ANNE!!!

VaGrAnT_AdAnALı
05-21-2006, 12:31 PM
Bilinmez dedin, geceler
Bilinmez!..
Bırakıp gittiğinden, beri
Bilinmez gecelerdeyim,
İşte!..

Anladım,kayboldum.
Karanlığın bilinmez ,
Gizemlerinde…
Yalnızdım,
Yüreğimin kaybolmuşluğuna
İsyan ettiğim ,
Gecelerde…

Binlerce yıldızı, ayı
Dans eden ateş böceklerini
Denizin üstündeki yakamozları
Yağan karın beyazını
Bilinmez dediğin gecelerde
Kaybettim…

Ne ellerini,ne gözlerini
Ne seni bulamadım
Bilinmez dediğin ,gecelerde.
Korkularım?

O neydi , alıştım.
Sabahın gülümseyen güneşi
O neydi ?
Bir daha hiç bulamadım.
Bilinmez dediğin geceleri,
Senin döneceğin güne kadar
Hayatım yaptım…

VaGrAnT_AdAnALı
05-21-2006, 12:32 PM
Yine içime oturdu bir garip hüzün,
Ağlamak istiyorum, tepine tepine,
Öyle yalnızım, öyle çaresiz, öyle de küskün…
Yanıyorum.. yangınlar içinde etlerim eriyor…
Ve bin faryad içinde ruhum yanıyor..
Sen beni duymuyorsun…


Başımı gömüp klavyeme,
Tuşları döve döve yazdığım şiirlerden
Hep sen çıkıyorsun…
Göz yaşlarım damlıyor şiirlerime…
Kan çanağı oluyor gözlerim..
Uzanıp silmiyorsun..

Artık gücüm kalmadı,
Ayağıma takılan çelmelerden yoruldum,
Hep düşüyorum…
Düşüyorum uçurumlara…
Elimden tutmuyorsun…
Telli dikenler battı gözlerime..
Lanet olsun!
Bak yine ağlıyorum..
Her şey kara, her yer zindan…
Karanlıktan korkuyorum…
Işığı yakmıyorsun…

Öyle yorgunum ki,
Nefes bile almaya yok mecalim..
Bunlar kahır değil gülüm,
Sadece arz-ı halim..
Yorgunum.. bak gözlerim yumuluyor…
Kirpiklerimde halen,
Deminki yaşlar duruyor…
Biliyor musun?
Resmen ölmek istiyorum…
Adı sen olan kurşunları
Doldurdum silahıma..
İlk kurşunu verdim namlu ağzına..
Elim tetikte..
Ha çektim, ha çekiyorum!
Sen
‘Dur! ’ bile demiyorsun….
Ölüm isteğim kamçılarken beni…
Sen susuşlara sığınıyorsun..
Eyvallah … öyle olsun…

VaGrAnT_AdAnALı
05-21-2006, 12:35 PM
Şişirip yelkenleri, açılma vaktin gelmiştir denize. Bilirsin ki ne fırtınalar,
ne deli dalgalar beklemektedir seni. Korkarsın, terk edemezsin limanı, bir
köşesine sığınırsın. Kabullenmesen de artık aşk bitmiştir, İşte son bu...

İçin hep hüzün doludur, bir türlü kabullenemezsin bittiğini. Gözlerinin içine
bakıp seni seviyorum demesini beklersin. O sözler hiç çıkmayacak o dudaklardan
bilirsin. Yinede umudun yeşildir, İşte hayal bu...

Gururlusundur, istenmediğin yerde durmazsın. An olur ki ne olur bitmesin dersin.
Bu sözlerin dudaklarından nasıl çıktığına kendin bile inanamazsın. Oysa o yüzüne
bakıp sadece gülümser, İşte acı bu...

Ondaki sıcaklığı kimsede bulamayacağını düşünürsün. Kimse onun gibi gülemez,
onun gibi dokunamaz dersin. Ve kimseyi onun kadar sevemeyeceğini bilirsin.
Kahredip başını eğersin önüne. İşte hüzün bu...

Nefes alamaz hale gelirsin, daralır için. Bir kaç saatlik derin bir uykuya
hasretsindir. Bilirsin ki gözlerini kapasan da terk etmeyecektir hayali. Atarsın
gecenin kollarına kendini, İşte huzur bu...

Ondan gelecek tek bir haberi umutsuzca beklersin Bir de beklemek ölüm gibi gelir
insana böyle zamanlarda. Aslında ölüm fikride garip değildir artık sana. Geri
dönerse diye ölemezsin bile, İşte sabır bu...

Hayat devam ediyordur ama her şey yarımdır, hep bir yanın eksik. Yüreğin eskisi
gibi atmayacaktır, başka aşklarsa seni kandırmayacaktır. O başkalarıyla, mutlu
bir hayatı yaşıyor olsa da, yine de sevginden vazgeçemiyorsun.
İste aşk bu...

bluekeys™
05-21-2006, 12:49 PM
paylaşım için saol evet işte ölmek isteyipte yapamazsın aşk aşk işte böyle bişi..

VaGrAnT_AdAnALı
05-21-2006, 02:33 PM
Yağmurun kokusuydu,
Saçlarında hissettiğim.
Çiçek bahçesiydi,
Ellerimi gezdirdiğim
Bedenin.
Yüreğinse bendim,
Sevdiğim.
Bulunmayan
Su damlasıydı,
Sevgin.
Gözlerim sen,
Dudaklarım sen,
Her halim sen,
Yüreğinse bendim,
Sevdiğim.
Anlatılması , aşılması
Güç dalgalardı
Sevgin.
Uçsuz bucaksız
Yalnızlığım sen,
Sığındığım
Limanım sen,
Yüreğinse bendim,
Sevdiğim.
Bir fırtınayla
Yok olan,
Beni yüreğinden
Silen sen,
Sevgi dolu yüreğime
Tekrar kavuşan
Bendim,
Sevdiğim…

VaGrAnT_AdAnALı
05-21-2006, 02:35 PM
Yine sen varsın gölgelerimde..
Cam kenarına gecipte yakılan sigaralarda hep sen varsın..
Nereye baksam sen, ne yana dönsem yine sen..
Islak kaldırımlarda kokan burcu kokuda sen...
Şehir seni özledi ama sen yoksun..


Sensizlik o kadar acıki dar geliyor Ankara
Haykırdım sessizce ama yok nafile..
Yagmur yagıyor dısarda ellerim üşüyor
Yüreğimdeki sensizlik ne kadar acı bir bilsen
Şehir seni özledi ama sen yoksun...

Yinede aglamazdım sensizligine
Sensizlik ki gözyasım, sensizlik ki paramparçayım
Ellerim seni arıyor bu gece
Şarkılar hüzünlü, şarkılar buruk
Yoksun ya bu şehir yorgun, bu şehir vuruk
Seni arıyorum inadına gecelerde
Karanlıklar üstüne yemin ederim
Şehir seni özledi ama sen yoksun...

Bugün biter mi bilmem...
Yine yarın seninle doğup, sensiz mi batar günüm bilmem ki.
Unutmadım. unutamadım....
Sehir seni unutmadı ben seni unutamadım...
Şehir seni özledi ama sen yoksun...

VaGrAnT_AdAnALı
05-21-2006, 02:36 PM
Terk edeceğim bu kenti...
Tüm keşmekeşiyle kalacaksın bir başına..
Yanımda kalbini götüreceğim..
Ulaşamayacağın bir yerlerde saklayacağım onu..
Kalpsiz kalacaksın...Bensiz kalacaksın...
Ve gözlerinde bir aşk hikayesi kalacak bana dair..
Bir damla yaş olup dökülecek sonra..Aşksız kalacaksın..
Yokluğun karanlık koridorlarında sis ve pusun ortasında kaybolacaksın..
Artık kapılar benim gelişimi çalmayacak..
Telefonunun melodisi bizim şarkımız olmayacak...
Düşlerinde yaşadığın sevda masalının kahramanı ben olmayacağım..
İstesende dönmeyeceğim..Beklesende sevmeyeceğim..
Terk edeceğim seni..
Terk edeceğim bu kenti..


Oysa sevgi,sev-den değil;sen-den türedi diyordum..
Sense bunu anlamıyordun..
Senin gibi olacağım: tuhaf, ulaşılmaz ve puslu..
Sadece gitmek istiyorum..Seni hatırlatan her şeyden kaçmak..
Terkediyorum bu kenti ve seni..

Gidişim öyle bir oturacak ki yüreğine..
Öyle bi Hıçkırık saplacak ki boğazına..
Neden gittiğimi bilmeyişin çıldırtacak seni..
Adını koyamadığın için kahrolacaksın..
Ben söyliyim sana..

Adı :SEVGİ..
Soyadı :ÖLÜM..

VaGrAnT_AdAnALı
05-21-2006, 02:38 PM
Bazen uzaktaki iki bedenin kenetlenmiş elleri
İki varoluşu tamamlayan iki küçük dize
Belkide yalnızlığı parçalayan el değmemiş bir güfte
Yeni doğan bir bebek gibi tertemiz kalbi

Karanlığı yaran aydınlık gibi seslendirir gözlerimizi
Kara kışa inat çiçek açan efsun gibi
Çıtırdayan koz ateşler gibi birleştirir ellerimizi
Sensizliğin şarkıları çalarken yüreğimde,doldurun gözlerimi

Minik patiklere giren küçük ayakların rengidir onlar
Yolculuğa hazırlanan iki aşığın en sevdiği beste
Mezardaki topraklar,cenneteki çiçekler ve umutlar
İki küçük dudaktan dökülüverir kalbime sessizce

Seni seviyorum,demek
Her saniye varolmak kalbinin derinliklerinde
Sesler yada heceler değildir seni sevmek
Sonsuz bir uykuya dalmaktır gözlerinde

VaGrAnT_AdAnALı
05-21-2006, 02:39 PM
Unutulmuyor, bitmiyor, geçip gitmiyor...

Her gece olduğundan biraz daha muhtacım sana
Kırgınım aslında, kızgınım…
Hayır sana değil;
Seni kırıp üzen şu aptallığıma…
Ne olursa olsun
Zamanım da mekanım da değişmiyor
Hep her zaman aynı yere çıkıyor bütün yollar;
Sana!..

Uzun zaman oldu içimdeki maviler donalı. Kendim seçtim sevdayı tek başıma
yaşamayı. Yalnızlığımın sorumluluğunu taşıyacak kadar da yürekli olduğumu
düşünür ve söylerdim herkese gururla. Geceler sancı olur işlerdi içime ama
yüreğimde yaşattığım sevdamı düşündükçe, içime yayılan sıcaklık alıp götürürdü
tüm sancılarımı...

Ne kadar zamandır böyleyim, ne kadar zamandır en yakın dostum özlem,
hatırlamıyorum. Sanki zaman durdu. Evet özlüyorum ve özlemeyi de seviyorum.
Çünkü özlemin içinde aşkım, mutluluğum, umutlarım var. Gidenlerin ardından ağıt
yakmamayı öğreneli çok uzun zaman oldu ama sen bambaşkaydın. Kimseyi senin kadar
sevmemiştim ki. Seni birine anlatmaya kalksam sözcükler yetmiyor, kelimeler
acizleşiyor. Neye benzetsem, hep bir yanın eksik kalıyor...

Gülemiyorum artık? En iyi yapabildiğim şeyi kaybettim? Aslında önce seni ve
senle birlikte herşeyimi kaybettim. Yanımda yoksun. Olsan sarılırdım sana sıkı
sıkı. Bırakmazdım, sıkılır, bağırır çağırırdın ama ben biraz daha fazla
sarılırdım sana. Biliyorum benden bağımsızdın, hiç sahip olamadım sana. Olmakta
istemedim aslında, çünkü hep yanımda olacaktın... Ya da ben öyle sandım...

Dinlediğim her şarkıda, her yağmurda ıslanışımda, dalgaların kayalara
çarpışında, her nisanda ve her eylülde, sen yeniden gidiyorsun benden. Ben bu
ayrılışların acısını yaşarken, birgün gidebileceklerini düşünerek, kimsenin
gelmesine izin vermiyorum…

Sana ilk satırlarımı yazdığımda, yine mum ışığı vardı odamda. Soğuk, beyaz bir
defterin her şeyi hayale dönüştüren sayfalarında, ilk kez seni yaşamıştım. Şimdi
uzun yağmurların ardından yine mum ışığıyla dolu odamda, yine ve hala sana
yazıyorum. Çünkü ben her hayal kırıklığım, her duvara çarpışımdan sonra hala
sana dönüyorum.

Ortasından kopartıldığı için hiçbir zaman sonu gelmeyecek günlerimize dönüp,
hala seni arıyorum... Çünkü hala seni .........

VaGrAnT_AdAnALı
05-21-2006, 02:40 PM
Çocukken geceleri yıldızlara bakardım... Başımı gökyüzüne kaldırır heyecanla
yıldızları sayardım; kaçında aşk vardı, kaçından böyle görünürdü gökyüzü,
kaçında denizler bu kadar güzel ve kaçında aşk maviydi...

Yıllar sonra senin gözlerinde gördüm yıldızları... Gözlerinde o çocukluk
heyecanımı yaşadım yeniden. Mavi denizleri, mavi gökyüzünü, mavi aşkı gördüm...
Belki de onun için sen gözlerini kapattığında sönüyor yıldızlarım...

Gözlerinden bir yol çizdim kendime, yıldızlara tutunarak ulaştım aşka... Aşk
maviydi; gözlerinde aşka bulandım... Şimdi belki de bu yüzden; gözlerini
kapadığında yolumu kaybedişim...

Şiirler okurdum gökyüzüne bakarak; nefesimden cam buğulanırdı... Adımı yazardım
o şiirli buğuya, yanında bir boşluk bırakarak... Sonra yanına eklenecek mavi
aşkımı hayal ederdim saatlerce... Şöyle olmalı, böyle bakmalı, böyle
konuşmalı...

Şimdilerde gözlerine bakarak şiirler okuyorum içimden, sen duymuyorsun...
Gözlerinin buğusuna adımı yazıyorum, yanına da mavi aşkımı; yani seni... Kapasan
gözlerini, buğusu silinecek, adım silinecek gözlerinden, aşk silinecek...

Bir şiir okuyorum soğuk cama yaslanıp;

“Yokluğun cehennemin öbür adıdır
Üşüyorum kapama gözlerini” diye biten...

Şimdi gözlerini kaparsan; gözlerindeki yıldızlar sönecek...
Şimdi gözlerini kaparsan; maviler çok üşüyecek...

VaGrAnT_AdAnALı
05-21-2006, 02:41 PM
“Bu sana son yazışım...” diye başlayan bir mektup var şu an karşımda.

“Bu sana son sözüm” dermiş gibi bakan. Simsiyah harflerle kirletilmiş, bembeyaz
bir sayfa. Neresinden bakılsa acı, hangi satırından başlansa hüzün, hangi
kelimesi okunsa güvensizlik.

Oysa ki benim; batan güneşin ardından sarıldığım, tepeden aşağı inerken, çakıl
taşlarıyla birlikte yuvarlandığımda düşündüğüm biri var…

“Bu sana son yazışım…” bir ayrılığın ilanı gibi, ölünün üzerine son kürek
toprak, gözdeki son damla, son kez el sallamak gibi…

Oysa ki benim; Kışın soğuğunda, dalgaların kayaları dövdüğü anlarda,
fırtınalarda savrulurken sığındığım biri var…

“Bu sana son yazışım...” düşündüklerinin, hissettiklerinin ve yaşadıklarının
benim için zerre kadar önemi yok demek değilse ne bu? Sen istediğini söyle,
senin söylediklerinin hiç bir anlamı yok demek değilse ne bu?

Oysa ki benim; derinlerde soluksuz kaldığımda ve nefesimin bana ait olmadığını
sandığımda, sonsuz gibi görünen karanlığın ortasında, umudumun tükendiği anlarda
düşündüğüm biri var…

“Bu sana son yazışım…” diye başlayan ve sana hiç inanmadım, sana hiç güvenmedim
diye devam eden satırar bunlar. Üstelik inanmam ve güvenmem için yaptığın herşey
boşa kürek çekmek, yetersiz, yersiz ve saçma çabalardan başka hiç birşey değil
bunlar.

Oysa ki benim; burnumda yağmur kokusu varken, bulutlar hızla akıp geçerken, ve
çocuklar ağladığında, perdeler uçuştuğunda düşündüğüm biri var…

“Bu sana son yazışım…” ben bunları hak ettmedim… Ama sen herşeye müstehaksın,
üzülmelisin, kırılmalısın, parçalanmalısın, yok olup gitmelisin… Senin
söylediklerinden daha değerli başkalarının ne dediği, senden daha değerli
bakalarının ne düşündüğü demek bu.

Oysa ki benim; elimi uzattığımda ve saatin her çalışında, yanımdayken özlediğim
ve uzaklaşınca her an düşündüğüm biri var…

“Bu sana son yazışım…” Açıkca dilediğini yap, ben istediğim kadar daha
yanındayım. Kendimi hazır hissedince girdiğim gibi çıkacağım hayatından demek
bu?

Oysa ki; Aklımın kıyısında dolaşan ve dilimin ucundayken yanarcasına düşündüğüm,
deniz gözlerinde dolaşırken yemyeşil ormanlarda yok olup gittiğim biri var…

Tek kişilik dünyamda ölçülü adımlarla yürüyorum. Boşver dim ve ben artık kendi
hayallerime dönüyorum. Sana geliyorum. Aylardan Nisan, sabahın erken saatleri ve
bahar…

VaGrAnT_AdAnALı
05-21-2006, 02:42 PM
Ne keyifle okuduğum şiirler ezberimde, ne de bağıra çağıra söylediğim şarkıların
sözleri. Dalgın gözlerle yürüdüğüm caddelerde kayboluyorum.

Sonsuz bir inatla sarıldığım radyodan gelen o harika melodilerin de tadı yok?
Peki ya o yağmurda iliklerime kadar ıslanmalarımı kim çaldı benden? Bilmiyorum!

Susuyorum artık... Sustukça susuyorum. Sustukça, üzerime gelen insanlardan
kurtarmak için ruhumu, suskunluğuma sarılıyorum. Ama yine de saplanıyor yüreğime
bazı kelimeler. Bazıları da acıtıyor üstelik…

Sessiz geceler benim için sığınılan bir liman sanki. Kendimi bulup bulup
kaybettiğim karanlıkta, şöyle bir uğradığım kelime hazinem de bir anlam ifade
etmiyor. Düşünüyorum da bu güne kadar hep; gibi yazmışım, gibi okumuşum, gibi
söylemişim ve en önemlisi; gibi sevmişim...

Elbette hiçbir şey, ben ol deyince olmaz. Bunu biliyorum ama zaman da geçiyor
hızla. Tükenmez sandığım bütün sözler bitiyor ve ben de yavaş yavaş
tükeniyorum... Onca yıldan sonra; hayata dair ne kaldı ki elimde? Kocaman bir
hiç! Öyleyse neden bunca çaba, neye bunca isyan…

Öyle anlamsızki yaşadığım hayat. Her şey az sonra gerçekleşecekmiş gibi duruyor,
elimi uzatıyorum tutmak için, kayboluyor. Benim dışımda kopuyor bütün kıyametler
ve ben kendime uyan bir kıyamet beğenmiyorum…

Kalbime bir kurşun sıkacak gönüllü katilimi arıyorum ya da yüreğime su serpecek
elin sahibini... Toprağa ateşi düşürecek, denizi yakamozlarla süsleyecek sesin
sahibini… Artık basit şeyler bekliyorum yaşamdan. Örneğin, kimselerin bilmediği
sırlarım olmalı ölürken... Kimselerin gitmediği sokaklarım olmalı... İçimi
kanatan özlemlerle yaşlanıp, sonra da sessizce gitmeliyim bu dünyadan.

İşte yine susuyorum; siyah bir geceye dönüyor her anım ve okuduğum her şiir
kanatıyor yaralarımı. İçimdeki çocuk ölüyor... Yalancı gülümseyişlerle beni
ciddiyete çağıran insanları da önemsemiyorum. Elimden kayıp gidenlerden
korkmadığımı bilmiyor ki hiç biri…

VaGrAnT_AdAnALı
05-21-2006, 03:10 PM
Günlerdir aynada yansima ma bakiyorum..
Gittiğin den beri yuzum hiç gulmuyor.
Her kez egleniyor ama ben aci cekiyorum.
Hic kimse bilmiyor ve de gormuyor gizli yarami.
Sadece umarsiz bir bicimde yasiyorum.

Ölum geliyor aklima ama sensiz ölum neye yarar ki.
Gecelerim mahser atesi gibi sıcak
Yoklugun nasil biseymis oyle cok aci cekiyorum.
Seni yasamak istiyorum ölümü degil.
Teninde yanmak istiyorum mahserde degil.

Saclarini oksamak istiyorum o kivircik saclarini.
Don bebegim hisset beni, sensiz yok olacagim yoksa.
Sev beni cok derinlerdeyim tut cikar beni.
Seviyorum seni hic unutamadim,yuregimdesin sokup atamam ki.
Senden Sonra mutlu olmadim, denedim ama hepsinde sen vardin.
Gozlerinin derinliklerin de kendimi gormek istiyorum.
O zaman huzuru bulabilirim

Sonsuza dek seninleyim, icimin icindesin Yuregimle SEVİYORUM...

ONALTIKASIM
05-21-2006, 10:26 PM
İçim titriyor, yüzüne bakarken
Bırak dokunmayı, koklayamam bile seni
Ettiğim yemin bir yerde, ben bir yerde
Yorgun yüreğim sana yetmez buğu gözlüm

Aşk uğruna ölmek varmış
Gerisi boş gerisi yalanmış
Belki biraz parçalanmış
Yıllar... Yıllar... Yıllar...
Yol verin bekliyor buğu gözlüm

Can susar sen konuşursun
Yalnızlığım avutursun
Gözyaşlarım aksın dursun ah....
Buğu gözlüm

Can susar....

(ŞARKI SÖZÜDÜR)

er_dinc_06
05-22-2006, 12:11 AM
yazılan msj kullanılan tabir yüzünden silinmiştir..
kullandığımız kelimelere dikkat edelim..

VaGrAnT_AdAnALı
05-22-2006, 01:27 AM
Sadece dizlerinin ustunde usul bi uyku ihtiyacim olan , sen de saclarimi oksa, nolur!

Gunler oyle garip geciyoki annem , ben bile artik kendimi ve icinde bulundugum yasantimi disardan izliyo gibiyim. Aci mi bu icimdeki , bilmiyorum. Yuregimin neresine bulastigini bilemedigim intihapli bi yara , yada surekli kanayan bi bicak darbesi gibi… sonuca ulasamadikca , dizlerimin parcalandigini hissediyorum sanki. Aslinda bu kadar koymazdi bana bu can acilar ama sonucun elime getirecegi seyin ne denli kotu olabilecegini dusundukce odalarin icine sigmiyorum , yuregimi vucuduma sigdiramiyorum.

Ah be annem , keske seni bu kadar uzen rolune her seferinde bu kadar iyi burunmeseydim. Boyle dusundugum zamanlarda (ki hep aklimda bu dusunce) kendi kendimi unutup daha bi karisiyorum icimde. Keske bu kadar uzmeseydim seni. Ama ben sadece mutlu olmak istedim anne , kotu bisey yapmis olmak icin zaten kimse benim yasadiklarimi yasamak istemezdi herhalde. Artik ask , sevda pesinden de kosmak yok annem , oyle yoruldumki. Yolculuklar , gidisler , gelisler , vedalar , hoscakallar… inan insan an geliyo yasadigi mutlu guluslerini , huzurlu tebessumlerini , kalp mutluluklarini unutuyo. Yada ustune bi ortu cekiliyo . icimde oyle bi huzursuzluk varki simdi , hani sen olmasan cekip gitsem artik , bi iz bile kalmasa benden diyorum. Artik mutlu olmak icin savasmaya halim kalmadi benim. Oyle yorgunum ki… laf olsun die soylemiyorum ,inan oyle yorgunum ki!

Yuregimi artik tasiyamiyorum anne , bana agir geliyor. Her gece derin derin nefesler aliyorum uykuya dalmadan once , gecicek bu gunler diyorum , gecmiyo anne , hep daha da derine inerek sizliyor biseyler.

Yanina da gelemiyorum iste! Oyle cok istiyorumki varligini aslinda , su an tek ihtiyacim olan sey. Ama gelemiyorum annem , gelirsem , beni gordugun her an daha da uzuleceksin gibi geliyo bana. Gelirsem , anne yapamadim , dedigimde , basimi dik tutamiyacagim gibi geliyor.ki senin kararli ben sana guveniyorum kizim, ne yaptigini bilirsin sen deyisindi bana en buyuk cesareti veren. Simdi sen gogsune yatirsan da basimi , silsende gozyaslarimi , gecicek, dayan desen de benim yuzum yok yanina gelmeye…

Bi kere daha basaramadim iste… bende mi hata , hayatta mi yoksa kader mi ben cozemedim. Bilmiyorum artik neyin dogru neyin yanlis oldugunu , bilmiyorum artik ben neyim , ne yapiyorum boyle? Hangi insan benim kadar hoyrat yasamistir acaba hayatini , merak ediyorum. Anne , nie ben boyle yapiyorum , neden soylesene , neden ben mutlu olmak istedikce hayat kanatiyo hep beni ,en derininden yuregimi?

Sana belli etmeyim dedikce daha dibe batiyorum burda. Sen sen sakrak biseyler anlatirken sessizce huzurlu sesini dinliyorum , biraz olsun icim rahatlasin die. Sen gittikten sonra sanki hersey derin bi sessizlikte. Yuregimi kurtaramiyorum anne bu girdigi girdaptan , her gun yavas yavas oluyo gibiyim sanki. Bana mutlu olacagimi soyle anne ,nolur , buna ihtiyacim var!

Soluguna , varligina , dizlerine ihtiyacim var anne! Nolur beni yalniz , beni benle birakma anne…

VaGrAnT_AdAnALı
05-22-2006, 01:32 AM
Yine sensiz giriyordum geceye.
"Yalnızlık" da olmasa acırdın kimsesizliğime.
Arkama kilitlenen kapıların bağırışlarından ürküyordum..
Oysa korkmadım hayatta sensizliğin yarattığı sessizliğin sesinden korktuğum gibi.
Ve acıtmadı canımı hiçbir şey,yüreğimin elini bıraktığında düştüğüm ıssızlık kadar.

Bembeyaz şehirde öyle belirgindim ki,oysa sevmedim asla farkedilmeyi.
Ama elimden bir şey gelmedi işte..
Öyle karanlıktım ki sensiz,öylesine kimsesizdim ki..
"Yalnızlık" da olmasa,acırdın sessizliğime.

Senin ısıttığın köşesine çekildim koltuğun..
Seni hatırlatacak nefesler aldım soğuk yastıklara sarılıp..
Sevgimizin ayrıntılarını yakarak çözdüm yüreğimdeki buzları.
Sana ve senin olanlara uzaktım hep.

Sense kimbilir hangi odalarda hangi kirli sabahlara uyanıyordun.
Bensiz kirliydi sabahların,kimseler silemezdi dudağındaki açlığı..
Kimse açamazdı yüreğindeki kilidi,ben yoksam yoktun sen de.

Ama muhtaç değilim artık sana..
Daima söyledim birer parçayız tek başına işlevsiz..
Daima söyledim silinirim sensiz..
Daima söyledim gidişinle başlar yokoluşum...

Dedim ya olması gereken oldu..
Sen gittin ben bittim..
Sen gittin ben yok oldum..

Seninle ilgili herseyi beynimden kazıdım sanıyordum..
Butun pismanliklarımı silerim sanıyordum..
Herseyi elimin tersiyLe itebilirim sanıyordum..
Bir adım atsan yanindaydım, seni geri dondurebilirim sanıyordum.


YanıLmısım...

Beni Bu kadar yanılttıgın icin seni tebrik ediyorum..

VaGrAnT_AdAnALı
05-22-2006, 01:34 AM
usul usul azalıyordu sevgisi,,kalbi soguyordu..
aynı masada yan yana oturuyorduk..ellerinden tutuyordum.akıntıya kapılmış bir çiçek gibi bilmediğim
bilmedigi uzaklıklara dogru gidiyordu..
öyle acı çekiyordu ki sevgisinin azalmasından,,seni artık özlemiyorum
eskisi gibi içimi acıtmıyorsun..bu benim için ne büyük acı biliyor musun derken sesi titriyordu...

dalından kopmuş bir çiçek gibi unutulmuş denizinde usul usul sürükleniyordu..
sevgimiz yurtsuz kalmıştı şimdi..
can çekişen bi hastayı ölümüne hazırlar gibi..nefesimi tutmuş saçını oksuyordum durmadan..
sevgisi yaralanmış çocuklugumuzu ve dünyayı degiştirmeye yetmemişti..
hayal kanatları yanmış sevgisini öksüz kalan sevgime kattım..

sevgisi biterken gözlerime son bir kez baktı..inanmıştı çektigim ıstıraba..
son anda sarıldı bana,,,haydi sende benimle gel birlikte karışalım kaybolusa dedi,,,,
yapamam dedim istesemde yapamam
bu sevginin ömrünü beklemeliyim...
bu sevginin beni götürdüğü yere kadar gitmeliyim,,

içimde sırrın,kimseye benzemezligin sızısı, yarım kalan yolculugun ask yüzlü çocugu var...

VaGrAnT_AdAnALı
05-22-2006, 01:36 AM
Sen seçtin benim yalnızlığımı,

Tek bi kelimem yok artık..
Çok kuracağız dediğin cümlelerim paragraflarım yok...

Bütün sözlerim bitti,

Bitirdin ve gittin,

Git..........

Ama yağmurları bırak,

Gülüşlerimi al ve git(o çok sevdiğin)

Gidişinle kapılarıda yumruklamam,

Gidişin kapı açık kalır o kapı...

Şarkılarımın içinde olmayacaksın,

Artık rüyalarımada girmeyeceksin,

Sen seçtin bu yalnızlığı...


Sakın çevirme gözlerini bana ne olur Git...

geleceğimi görmekten korkarım.


Sakın konuşma Git...

sesinin şarkısıyla ruhuna konar kalırım.


Sakın tutma ellerimi Git...

bilmediğim diyarlara şuursuzca koşarım.



Kurutulmuş kelimeler savruldu.

Söylenmemiş sözler yutuldu.

Sessizlik kuruldu koltuğuna.

Ve;

Ayrılık dayandı,elinde bir buket yalnızlıkla

kapıya..

VaGrAnT_AdAnALı
05-22-2006, 01:41 AM
sana ilk kez rastladığımda bir ürperti kapladı bedenimi yüzüne birdefa bakmak için herşeyi göze aldığım o zaman senin için ölmeye bile razıydım
ilk bakışımda söylemek istediğim ilk kelime seni seviyorum demekti
ama dikkate almadığın şu yüreğim seninleyken öyle çok ezildiki yokluğun karanlığında öyle çok beklediki artık öylesine ölmek istediki...

karanlık bişey ifade etmiyor artık isyankar yüreğime...
tutunamıyorum hayata,zaman geçtikçe kayıyor ellerim, ölüme doğru sessizce gidiyorum artık.

şimdi düşündüğüm tek şey ölüm benim için...kalbim de artık ölümü bekliyor sessizce...

pencereye yapışmış seni bekleyen yüzüm yok artık...
belki geçer diye beklemiyorum artık seni...
ama ölüm gelirken bile seni düşünüyorum her gece...
yokluğunda artık yoklukla değil, ölümle savaşıyorum...

kalbim bıktı artık benden...seni sevmekten bıkmadığım için bıktı aslında...
yerinde durmuyor artık çıkmak istiyor yüreğim,sensizliğe, ölüme gitmek istiyor adeta...
gelmeyeceğini bildiğim halde seni bekledim sensizlikte...
usanmadım bekliyorum seni mahşere ama gelmeyeceğini biliyorum
benimkisi bir umut sadece, belki gelirsin... hep o belkiler vardı hayatımda sen olduğun zamanlar hep o belkiler ayakta tuttu beni

tek dostum, arkadaşım o belkilerdi benim için...

şimdi o belkilerle yaşıyorum ve seni bekliyorum belki gelirsin diye...

VaGrAnT_AdAnALı
05-22-2006, 09:03 PM
Hepimizin aradigi huzur!!
Etrafina huzur sacan, gözlerinin ici gülen insanlar istiyoruz yani basimizda. Hani su eskilerin tabiriyle öyle dostlar arkadaslar ariyoruz ki, ömrümüze ömür katsin. Onlari yalniz bu dünyada degil, öte dünyada da isteyelim, yani ahretligimiz olsun...


Bir gün bunalirsan ve sikintini paylasmak istersen beni ara...
iki elim kanda olsa gelirim, sikintini yok ederim...

Bir gün aglayacak gibi olursan da beni ara...
Seni belki güldüremem ama, söz veriyorum seninle birlikte aglayabilirim...

Bir gün uzaklara kacmak istersen beni aramakta cekinme...
seni belki durduramam ama, seninle birlikte kosabilirim...

Bir gün yüksek bir köprüden atlamaya kalkarsan da ara beni...
seninle birlikte atlayamam ama, asagida bekler seni tutabilirim...

Bir gün herhangi bir konuda kararsiz kalirsan ara beni...
seni senden fazla düsünür sana fikirler verebilirim...

Bir gün kimseyi dinlemeye karar verirsen de ara beni...
agizimi acmayacagim, söylemediklerini bile dinleyecegimi bil...

Bir gün beni üzdügünü düsünürsen de cekinme yine ara beni...
göreceksin sana kiyamam, kizamam, üzemem seni...

Bir gün beni ararsan ve benden karsilik alamazsan söz ver
o zaman sen ulasmalisin bana!

Cünkü o an bir melege gereksinim duydugunu bilemelisin...

Seni seviyorum DOSTUM...

VaGrAnT_AdAnALı
05-22-2006, 09:07 PM
Beni dinlermisin ey! su... Su damlaları bıçağa dönüştü tenimde, rengim karaya çaldı, ruhum elmaya uzanan elin ruhu gibi mağrur ve cennetin dışına atılmış olmanın şaşkınlığı içinde... Kimlerde kaldı o tadını bile hatırlamaktan güçlük çektiğim gülüşleri! ... Kayalara kendini bırakan yosunlar gibi yapa yalnız, ürkütücü ve kaldırımlara düşen yıldızlar gibi sönük duruyor tenim.. Bir tek yalnızlığım duruyor oturduğum masada... El verdiğim kağıt kalem sözlerine gidip geliyor, bir başıma sürgünde gibiyim... Yabancısıyım aldığım nefesin, nefesim ıslığında kaldı...Toprak ve su ayrı yamaçlarda durmuş, çatırdayan bedenime ve ruhuma ağıt yakıyorlar....

İki taşın arasına sıkıştırılmış, bütün yolları kapatılmaya çalışılan, katlanılıp aşağı indirilen bulutlar gibiyim... Ağlasam yaşlarım kalır,bağırsam sesim!..
Ellerim; yıllarca cebimde taşıdığım, bazen de koltuk altlarıma sakladığım ellerim hafifliklerini nasıl da yitirmişler.. Kanadıkça kapanan bir yaram, inandığım şey uğruna bastığım ateş, bir de sözcüklerim yok mu; yeter... Gözlerinin ışığı kin çukurunda öylece duruyorlar...

Dilimin ucunda duran yılanları zehirlerinden arındırıp, kalbimin tasından damıtıp da konuşuyorum... Acıyan bir yüreğin ağırlığını, ancak ağlayan bir gönül kaldırabilir ...Bıçak değse parmağına, parmağım kanar dediğim dostum,yoldaşım,sevgilim ne çabuk düştü adres defterimden...

Yanıldığım, kandırıldığım, göz yaşlarıma dokunun demediğim zamanlardaki gibi, şimdi de yalnız ve kırgınım... Onarmaya zaman kalmadı bile..
Tamam susuyorum ey su!Ona olan nefretimdi bunlar..Kızma!
Çağlayan, bağışlayan ve dağlayan aşkla yıkayıp yüzümü, damlalarınla kilitleyip ağzımı gidiyorum... Kapanan benim, lal sesiyle arayan sensin... Eşikte kaldı tüm sözleri!..

Lal damlalar düşer yüreğime
Çığlıklar çağlar ağıt sesiyle
Yılanlar ıslığına yuva olan gülüşüm
Karalar bağlar lal sesinde...gidiyorum...

VaGrAnT_AdAnALı
05-22-2006, 09:14 PM
Herkesin yaşamında "O an..." vardır...
Hem de bir kez değil bir çok kez yaşanan...

Aydınlığında ne olduğunu bilemediğiniz karanlık bir kapıdan girersiniz ve işte "O" karşınızdadır!.. Başlar yaşanmaya "o an..."

Sonra;
bir sonun başlangıcı,
ya da bir başlangıcın sonu olan "o an..." lar vardır...
kahreder...

Bir tarih yaşanır ve "o an..." başlar, tanık olursunuz geleceğin mirasına...

Yumuk yumuk gözleri ile kollarınıza avaz avaz ağlayan bir bebek verilir...
Yepyeni bir hayat başlar her ikiniz için de "o an..."

Sonra bir sevgili gider...
bir sevgili gelir...
bir yük sırtlanılır
bir yük boşaltılır "o an..."

Çok sevilenin yitirildiği - ruhunuzun ona eşlik ettiği - acısı dillere destan "o an..." lar vardır ki, hala kanar...

Ya da
bir müzik sesi ile,
bir ayak sesi ile,
bir beden dili ile anlatılan
"o an..." lar vardır; “hiç bitmese” dedirten....

Bir çok kez yaşanır...
Bir çok kez yaşatır...
ve
bir çok kez öldürür o an'lar...

Ve
ne garip bir tesadüftür ki,
herkes için tek bir "an" vardır aslında, türlü türlü öykülerde paylaşılan...

Herkesin yaşamında "O an..." vardır...
Hem de bir kez değil; bir çok kez yaşanan...

VaGrAnT_AdAnALı
05-22-2006, 09:17 PM
Aklımdasın yine...
Hala kokunu hissediyorum üzerimde.
Ve hala seviyorum seni delice...
Biliyorum ben mayın tarlasında yürüyorum,
Herkese rağmen ilerliyorum.
Kurtuluşu yok.
Sonunda ölüm var biliyorum,
Ben ölüme koşuyorum...
Uzaksın bana,
Uzak olduğun kadar yakın...
Ölüm gibisin,
Belkide benim ölümüm...
Kurtuluşu yok.
Seninle yada sensiz,
Ölüme koşuyorum...
Senin istediğin gibi
ÖLÜYORUM...

Ama Ölümde bile seni çok seviyorum...
Hoşçakal Bitanesi...

VaGrAnT_AdAnALı
05-22-2006, 09:32 PM
Öyle uzak kaldim ki senden, sana ulaşabilecek gücüm kalmadi.. Hırçın yanımı görürdün ya hep, artık duruldum.. Haykırışlarım bile kendi karanlığımda kaybolur oldu..Gecelerim öylesine uzun, öylesine karanlik ki, bir tek ışığı dahi bekler oldum senden aksedecek olan.. Yorulduğumu hissediyorum.. Beklemenin bu kadar canımı yakacağını hiç düşünmemiştim..


Bütün yakınların en uzağındayım şimdi..
Hani diyorum ki bir kez gelipte tutsan ellerimi..
Sarılsan sımsıkı..
Belkide bütün çaresizliğim o an dağılacak..

Söyleyemediğim ve içime attığım tüm cümlelerle haykırmak geliyor içimden sana..Sen yinede sus ve sessizliğin ardında saklan bütün çabalarıma rağmen.. Görmeyeyim yüzünde hazan solgunluğunu.. Bilmeyeyim yaseminlerin gülüşlerine ortak olduğunu.. Bir tek tebessümününde kalsa senden geriye, içimin titremesine yeter...

Gülüşlerinde ömrümü bulduğum..
Gülümseki kalksin kalbimin efkarı..
Yüreğime bahar, ömrüme can gelsin..
Hadi can dediğim gülümse..
Ben görmesemde hissedeyim..

Bilmelisin ki kaybedilmiş gülüşlerin bir değeri kalmadı artık..Bir bebek yüzündeki gibi masum değil.. Bütün saflığı yok oldu...

VaGrAnT_AdAnALı
05-22-2006, 09:35 PM
Sensizliğe attığım her adım, ben benlikten çıkıyorum ben, ben olamıyorum, senin esirin oluyorum, gecelerin kör karanlıklarında.Şarkımızı mırıldanıyorum sana,ve ben yine sen oluyorum.

Ben neden sende özlemlerimle sevgimle tutuklu kaldım.

Sensizliğe attığım her adım da görmek istiyor gözlerim seni. Baktığım her yerde,hep seni görmek için bakıyorum boşluklara..

Gerçeklerin gün ışığına ihtiyacı yok artık. Yeni yüzler de sunma bana, usandım senden. Usandım yaşar gibi yapmaktan, usandım gözü yaşlı günler yaşamaktan...

Sensizliğe attığım her adım da, okunaksız izini sürüyorum mutluluğun ve terkediyorum seni.

Sensizliğe attığım her adım,Her adres, her yol, sana çıkıyor kaç kişi birden yaşadığımı bilmiyorum artık. Sanki her biri bir çoçuk. Biri benim yerime kalabalıkta sevilen, neşeli birini oynuyor.Bir başkası tıpkı çocuk gibi aklına eseni..

Hissettiği her şeyi yapabileceğini, herkesin onu sonsuza dek seveceğini, kimseyi yitirmeden, kimseyi kırmadan böyle hep mutlu, sonsuza dek yaşayabileceğini sanıyor.

Bir başkası hep mutsuz herşeyin kötülükle dolu olduğunu,bu yalan dünyanın bu acımasızlığının ne yaparsak yapalım değişmeyeceğini çok iyibiliyor.

Biri ise durmadan ve hiç yılmadan seni sayıklıyor suç bendeymiş gibi isyanlar ediyor bana,sadece beni suçluyor.

Bütün bunlar benimle birlikte.
Bazen onları taşımaktan yoruluyorum.
Beklemeler senden uzak kalınmaya çalışılan günler.

Sensizliğe attığım her adım. Bilsen ne isyanlar ne nefretler taşıyor gecelerime.

Oysa sen susuyorsun,
Ve ben hep uyanığım zamansız ölümlere. Bilsen,ne dayanılmaz. Kendimi hiç bir yerde bulamamak.Yapanyanlılığımda da olsa haykıramamak ne zor !
Şimdi söyle , nerede o gül ektiğimiz umutlar?Hayal bululutlarında bitirdiğimiz yağmurlar?
Ve kana kana içmeler susuzluğu?
Yıldızlı göklerdeki suskunluklarımı?

Sensizlik ateşlerimi Kutuplar'a sürdüğüm ve kendime yandığım o "düş" nöbetlerindeki özgür zamanlar. Nerde !

Oysa yaşamak vardı göğün erişilmezliğini.
Her attığım adımda biraz daha geri gitmek. Her intiharda yeniden dirilmek.

Ölümümü diriltmek istiyorum yokluğunla. Kendimi diriltecek kadar ölü, seni ölümüne sevecek kadar deliyim ben.

Mutluluk bile sensiz çekilmiyormuş geç anladım, gözlerinde bir anda dört mevsim. Her mevsimin güzelliğinde sen.. Yemyeşil nehirler çizsem zamanın yüzüne adını sonsuzluk koysam ve her saniyesini o sonsuzluğu seninle yaşasam.

Umudun olacak ki, inanacaksın. Umut su'da boğulmuşsa; nehirlerin suçu ne.
Öğreniyorum sevdiğim. Umudum yeşil akarsularda boğuldu ama o nehirlerde hayat'ta kalmayı, o nehirin mahkumu olmayı ve o nehir de seni sevmeyi öğreniyorum.

Sensizliğe attığım her adımda. Ben sana özlemlerimle

Yanıyorum. Yanarken; öğreniyorum. Öğrenirken; Seni Seviyorum!

VaGrAnT_AdAnALı
05-22-2006, 09:43 PM
Dar gelir artık bana bu şehrin sokakları
Gözlerime son kez bak, ne olur aşk bitmeden
Sen gidince kaybolur bu aşkın şafakları
Eğer ki gideceksen, kafama sık gitmeden

Emanetimdir sana, gözlerindeki güneş
Başkasına doğarsa, vicdanınla helalleş
Seni sevdim her daim, aşka olmadım kalleş
İhanet edeceksen, kafama sık etmeden

Senden bana kalanlar, benle mezara gider
Nerde bir cam kırılsa, yüreğim talan eder
Bir daha sevmem inan, bana yeter bu keder
Nefreti güdeceksen, kafama sık gütmeden

O güneş gözlerine, asla hüzün dolmasın
Yüreğin huzur dolsun, acılarla solmasın
Olmasan da yanımda, başka aşkla dolmasın
Başka aşk tadacaksan, kafama sık tatmadan

Yokluğuna dayanır, bağrıma taş basarım
Şiirleri yargılar, kalemimi asarım
Sen üzülme bir tanem, ilelebet susarım
Lakin aşkı satarsan, kafama sık satmadan

VaGrAnT_AdAnALı
05-22-2006, 09:45 PM
Hayat,
Nefes
Ve bilinmez kapılar
Her sabah
Yeni bir kapı
Hayatın bize ait
Bilemediğimiz anlarına açılan
Kapılar…
Hızla açıp
Koşuşturduğumuz
Günün bitimini
Anlamadığımız
Geri dönüşü olmayan
Hayat anlarımız
Her akşam kapanan
Kapılar…
Her sabah umut
Açılan, her kapı
Eşikten atılan her adım
Hayatın anlamını
Yakalamak
Nefes almak
Ve yaşamak…
Kendi çizgilerimizle
Yön verdiğimiz
Hayat kapılarını
Açmak,
Her sabah
Ve asla
Unutmadan yaşamak
Kapanan kapının
Arkasındaki
Elimizde kalan
Bize ait olan
Hayatlarımızı…

VaGrAnT_AdAnALı
05-23-2006, 11:49 PM
Bir an, sadece bir an bile bir ömür gibi yaşanmalı aşkta. Ya da bir ömür bir an gibi. Bir an için bir ömrü feda edilebilenlere özel değil midir ki zaten aşk...

Bir an, sadece bir an. İşte o anı bir düşünün. Belki de hayatımız boyunca beklediğimiz ama bir daha asla yaşayamayacağımz bir andır o. O hep özlenen bahar gözlü sevgili yanı başınızda ve siz neler sığdırabilirsiniz ki o ana, neler yaşanabilir ki o kısacık zaman içerisinde...

Bir an, sadece bir an. İşte o anda sözcükler anlamsız, kelimeler yetersizdir. O kısacık zamanda aklımızdan geçirdiklerimizi, yüreğimizde biriktirdiğimiz özlem dolu, sevgi dolu, aşk dolu duygularımızı hangi kelimelerle anlatabiliriz ki, hangi sözcüklere sığdırılabilir ki?

Bir an, sadece bir an. İşte o anda susacaksınız inanın. Konuşamayacaksınız. Konuşmaya kalktığınızda cümleleriniz yarım kalacak, kelimeler anlamsızlaşacak. Siz de bırakacaksınız kelimeleri bir yana, gözlerinizle konuşacaksınız. Ayırmayacaksınız gözlerinizi onun gözlerinden. Bir masala dönüşecek bakışlarınız...

Bir an, sadece bir an. Gözlerinizi açacaksınız, belki de sevgili yok olacak. Ama geriye tek bir saniyesi boşa geçmemiş bir ömür kalacak. Bir daha tekrarlanmasa, bir daha asla yaşanamayacak olsa da ne farkeder ki. O andan sonra yaşanacak her şey o ana adanacak. Bir bakış, belki bir dokunuş ve içinizde yaşattığınız sevdanız hep yaşayacak sizinle.

VaGrAnT_AdAnALı
05-24-2006, 11:08 PM
Her gidişine ayrı anlam yüklüyorum. Yapma Allah aşkına; ya hep kal benimle söz etme gidişlerden ya da silinsin isminde cisminde. Oynama benimle dengemi bozuyorsun. Aşkı yaşayacak yürek bırakmıyorsun insanda. Böyle değildin sen ne oldu sana. Bittiyse heyecanın bileyim bende. seni çok seviyorum diye başlayan ve ama ile devam eden cümleleri duymaktan bıktım. Seviyorsan seviyorsundur aması olmaz bu işin. Üstelik. bir cümlede ama varsa bir önceki yargının bir hükmü yoktur artık.



Seni çok seviyorum ama birlikte olmamız imkansız. Ya ya imkansız diyebiliyorsan eğer sevmiyorsun demektir. bahanelerin arkasına sığınma. İnsanların hayatına sorgusuz sualsiz girip darma dağan eden sonrada hiçbir şey söylemeden gitmeye çalışanlardan nefret ediyorum. Böyle misin sende, gerçekten gitmek mi istiyorsun? Yürekli ol biraz hadi konuş söylemek istediğini söyle iki çift sözü hak etmedi mi bu aşk? yaşanılan bunca şeye hiç mi saygın yok.


Ah ben niye yanılıyorum hep, niye tam işte bu dediklerim sömürüyor aşkımı? biraz daha mı katı olmalıyım, biraz daha mı kapalı tutmalıyım kapılarımı? bazen bu dünyadan olmadığımı düşünüyorum. Bu devrin adamı değilim. Oyun çeviremiyorum, hesap yapamıyorum, bana ait olmayan kişiliklere bürünüp bir plan dahilinde hareket edemiyorum. İnsanız biliyorum hepimizin zaafları var hepimiz egolarımıza boyun eğebiliyoruz. İyi de hep beni mi bulacak bunlar.
Hiçbir kaygıya yer vermeden hiçbir hesabı düşünmeden açsaydın eğer bana yüreğini, o zaman görürdün bir aşkın nasıl bir efsaneye dönüşülebileceğini. Sen gözlerini kapıyorsun bir sen varsın başka hiç kimseye bakmıyorsun. Her şey senin çevrende şekillenmeli her şey sana göre düzenlenmeli. Beceremiyorum kusura bakma. Şimdi gidiyorum.


Aşk tam teslimiyet ister. Kendini aşkın kollarına ya bırakırsın ya da bırakmazsın. Bir yanım dışarıda kalsın dediğin nokta da aşkı boğarsın, yok edersin o güzelim duyguyu. Bu yüzden hep cesurların işidir aşk…
Kaçışları, yalanları, aptalca oyunları kabul etmez. Aşk saf duru insanları sever. Kafasında bin bir tilki dönenler aşkı yaşayamaz, isteseler de yaşayamaz. Arınmalısın. En saf en duru haline dönmelisin ki yaşayabilesin aşkı. Kısacası sevgilim sana göre değil bu iş. Senin yolun açık olsun. Hadi hadi git şimdi, git ki ben yaşayayım seni, ben seveyim seni. Yokluğun beni boğuyor ama olsun bunu bilmek bile bana huzur veriyor.

Bırak sevgilim bırak, bırak ki aşk yakışanda, aşk bende kalsın…

VaGrAnT_AdAnALı
05-24-2006, 11:13 PM
Üşüyorum,
Sensiz daha karanlık burda geceler,korkuyorum.
Yıldızlar soluk gecelerde,bense yine aynı dertte,sende...
Heran seni düşünmek ne kadar zor...
Başım,vücudum,heryerim ağrıyor,yorgunum
Seni düşünmekten,özlemekten,beklemekten...
Sana ait ne varsa yıkıp gittiğin ve sana dair ne varsa beslediğim
Hepsi birer nöbetçi kapımda
Senden kurtuluş yok bana...
Onlar mı bırakmıyorlar yoksa ben mi gitmek istemiyorum?bilmiyorum...
Bilmek neye yararki bunca vakit sonra
Seni kaybettim!!!
Kayıp gittin avuçlarımın arasından
Yerin doldurulmaz,acın unutulmaz...
Bu yaralar nasıl iyileşir,orası meçhul,bir de canımı nasıl yakıyor bu yaralar bi bilsen...
Ama yinede umudum var vuslata dair
Nedensiz olsada,kendimi kandırıyor olsamda,var.
Belki o da üzgündür diyorum,onunda yaraları kanıyordur
Ya seviyorsa diyorum,ya seviyorsa?
Geç mi kaldık herşey için,bitti mi hikayemiz?
Cevap yok...
Ama yinede şunu bilmelisin;
Bana gözyaşı borçlusun,
Gözyaşlarımdan sen sorumlusun...

VaGrAnT_AdAnALı
05-24-2006, 11:14 PM
Yarının ayak izlerini dününde kaybetmişim aşkın.Aşk bilmez yürekler aşka tutulduğundan beri meteorolojisi bozuldu sevdaların,gökkubesi yıkıldı hülyaların. Tüm şiddetli rüzgârları kendi safına çekip en hazırlıksız anlarımda kopuveriyorsun sıra dışı bakışlarınla.


Ben şaşkınım hep, acemiyim sendeki hava akımlarına..
Sen esersin ben ıslanırım hüznümle..
Sen esersin,ben seni titrerim yalnızlığın alevinde..


Yetmez..!


Sen yağarsın gözlerimden; selden bir dağ, bir ova ve iki kent haritadan silinir..
Nice genç kızın masum katili olurum o vakit..
Görsen ne deliyim, bilsen ne doluyum düştüğüm bu boşlukta..


Ah..Aşk denilen kuyunun dibi yok ki nihayet bulsun..
Düşüşüm..
Batışım..
Boğuluşum..


Gitme demiştim sana...
Bitirme beni...
Bir hüznü bana yar eyLeme...


Senin aşkının bittiği yerde ben başlarım..
Sende yok olmuşluklarım geri gelir..
Eskiden ben yoktum...Sen varsın derdim..
Sen gitsen de nasılsa içimdesin benim..
Senin bittiğin yerde..Ben başlarım...

VaGrAnT_AdAnALı
05-24-2006, 11:16 PM
Hani ben bulut
Sen yağmur olsan
Sokakları dargın bu ülkeye yağsak
Bir damla yağmura sağanak aşklar sığdırsak...



Bilirsin bu ülke hep benim yaralı yanım oldu. Bu ülkede gülümseyen insanlar vardı sevgilim. Şimdi ise susamış, aç insanlar bu kaybolmuşların -kayboluşların- ülkesinde... Sokaklarında küfre dönüyor her sözcük. Bir kaçakçıları ve bir de yağmurları bağrına basıyor...


Hani sen çakmak
Ben mum olsam
Bir damla ışıkla bu kenti aydınlatsak...


Bilirsin bu ülkeye hiç sığmadım. Koynuna sarmadı sığınaksızları ve ölümcül bir virüs gibi yayıldı içimize ülkenin griliği. Renk cümbüşünü hiç yaşamadı bu ülke...
Kaldırımlar; gülüşsüz insanlardan ibaretti. Her evin çatısına hüzün yağdı, kuşlar konmaktan korktu....


Hastalıklıydı bu ülke. Caddelerinde kaypak aşklar el ele. Her gölge kendine çekilirdi. Konuşmak, sevgilinin omzuna yaslamak başını, belli bir saatten sonra sokaklara çıkmak yasaktı. Belirli sözcüklerden ibaret cümleler kurulabiliyordu ve gerisi kişinin sözcük cambazlığına kalıyordu.


Hani sen gökyüzü
ben kuş olsam
her mevsim dönüşünde
suskun çatılar ülkesine göç etsek...


Bilirsin bu ülkeden gidecek cesaretim yoktu ama kalacak kadar cesaretim vardı. Senin ve dostlarımın gidişini seyrettim birer birer. Bu ülkenin terminalleri benim için hep veda ve hüzün koktu, ayrılıklarımın ilk şahidi oldu hep...
Ayrılıklar bana
kalmalar bana,
gitmeler sizeydi.
Baka kaldım gidenlerin ardından.... Kirpiklerim ve bakışlarımın arasında kaldı yakamozlarım...
Yalnızım belki.
Bu bir başınalık o kadar da zor değil yalnız kalmayı bildikten sonra.


Siz gittiniz ya; düşlerimi düşümden yarattım. Bu ülkeye yetecek kadar düşlerim var ama, neresinden başlamalıyım bu verişlere bilmiyorum.
Belki diyorum versem düşlerimi, betonların arasından filizlense bir yeşil...
Döner misin?.. Döner misiniz?..


Kalmak bu sanırım... Bir umutla tutunmak yaşama bu olsa gerek. Bilirsin umut fakirin ekmeğidir derler. Yeşilin ve mavinin fakiriyim şimdi ekmeğimin yarısı sende kaldı... Dönüşsüz gidişlerin vasat çıbanları gözlerimde..


Hani sen yol
Ben yolcu olsam
her yolun sonunda
sokakları yorgun bu ülkeye varsak...


Hani diyorum
sen dönsen
ben kendime dönsem
bir ekmeği ısıran binlerce ağız olsak


Hani sen; dönsen bu kente
bir yeşile tutunsak
bir umutla başlasak


Hani sen bulut
ben yağmur olsak
sokakları dargın bir ülkeye yağsak
bir damla yağmura
bir umutla
sağanak aşklar sığdırsak...


Döner misin Sevgilim?


<<< alıntı >>>

VaGrAnT_AdAnALı
05-24-2006, 11:18 PM
Gökyüzünde sallanan
Renkli özgürlükler
Neşeli gülümseyişler
Çocukluğumun mutluluğu
İpin ucunda sallanan
Renkli şekiller
Koşunca senle koşan
Özgürlüğü ellerinde olan
Renkli uçurtmalar
Başını kaldırıp bak
Nasılda uzaklara gidecek
İpini bir bıraksan
Renkli mutluluklar
Ben çocuğum
İpi bıraktım
Özgürce uçsun diye
Uçurtmalar…

VaGrAnT_AdAnALı
05-24-2006, 11:19 PM
Dün yine gökyüzünün masmavi görkemi ve hayalini çizdiğim bembeyaz bulutlarının altında seni bekledim. Uzaklarda gülümseyen gökkuşağının renkleri içinde aradım seni, yoktun. Yokluğun, bir canavarın dişlerinde yüreğimi kemirip duruyor. Yokluğun cehennemim, yokluğun zifiri karanlığım, zindanım oldu. Belki, bir köşeden çıkıp gelirsin diye bütün gün seni düşleyip, gözlerim ufukta, kucağım dolu sevgi, yüreğimde binbir umut yeşertip ve ölesiye bir özlemle bekledim seni, gelmedin... Seni ne kadar özlediğimi bilmiyorsun. Bir bilsen seni ne kadar çok özlediğimi; dağları, tepeleri aşar, denizleri, ovaları devirip gelirdin bana...
Biz seninle bütün engellere rağmen, bitmez tükenmez bir azimle sevginin doruğuna erişmek için tırmandık hayat yokuşunu. Ve bitip tükenmeyen bir aşkla sevdik birbirimizi. Biz seninle uzak dağ başlarına yazdık umutlarımızı. Kanat çırptıkça yükseldik sevdalara, yükseldikçe sevdalara avcılar düştü peşimize.
Zamanın acımazsızlığına, aramızdaki mesafelere, etrafımızdaki çirkinliklere, günübirlik aşklara, saldırılara, satılık sevgilere rağmen, biz yine de yüreğimizde hiç sönmeyen bir yangınla özledik birbirimizi, en kutsal aşkla sevdik, kirletmeden umutlarımızı bekledik...
Senden ayrılalı günlerin, ayların, yılların nasıl geçtiğini bilemez, hesabını tutamaz oldum. Her seher uyanınca dağların esen rüzgarlarına açıyorum penceremi, o ölümüne özlediğim kokunu getirir diye. Bir nebze de olsa dindirir yada söndürür diye yüreğimdeki özlemin ateşini...
Her gece menekşe rengi gözlerini demledim hayalimde. İpek saçlarını, sevdalı gülüşlerini, inci dişlerini demledim. Ne çok severdin yayla yollarında türküler söylemeyi, ellerimi avucunun içine alıp, başını göğsüme dayamayı..
Seni düşünüyorum. Seni düşünmek gökyüzü olmak gibi bir şey bazen, ya da rotası belli olmayan bir gemiye binip, yeni iklimlere yelken açmak gibi. İnsan olmayan bir adada inip, Robinson gibi insansız bir yaşam kurmak istiyorum. Ve o adada bir ömür yalnız seni beklemek istiyorum...
Saatler su gibi akıp gidiyor. “ Kahretsin !”. diyorum.” Ne olur çıkıp gelse, sarılsa boynuma.ellerini tutmak, yüreğinin sımsıcak yerinden, menekşe gözlerinden, narçiçeği dudaklarından öpmek, serin nefesini doyasıya içmek ve doyasıya içime çekmek geçiyor içimden... Sonra sarılıp, sımsıkı kucaklamak ve sevinçten havalara uçmak geçiyor ...
Ağladığımda mendil, güldüğümde kahkaha, susadığımda su olmanı, uyuduğumda rüyalarıma girmeni, her sabah alnımdan öperek uyandırmanı istiyorum...
Her gece kuş olup sana doğru uçmak, ardında serin rüzgarlar bırakarak, bir pınarın başında menekşe gözlerine konmak geçiyor içimden. Dalgın bakışlarından, sevdalı yüreğinden öpmek geçiyor. O an bütün ağaçlar diz çökmeli diyorum, özleminle kanayan yüreğime. Bütün yıldızlar göz kırpmalı mutluluklara.
Şunu bilmelisin ki, nerede olursam olayım, hangi iklimde kalırsam kalayım, vakti geldiğinde bir gün mutlaka, yüreğim alıp beni sana getirecektir. Hiç bir yol bilmesem de, gelmeye kalmasa da mecalim geleceğim inan... Bekle...

VaGrAnT_AdAnALı
05-24-2006, 11:20 PM
Mevsime yaz düştü, şu gönlüme kış
Gözlerinde güneş battı be gülüm
Yıkılmaz sandığım sırtım oldu tuş
Sayende yenilgi tattı be gülüm


Şimdi rüzgâr bile, gözyaşı döktü
Bahçeler bağrından gülleri söktü
Hasretin önünde vuslat diz çöktü
İhanetin aşkı sattı be gülüm


Gitti yüzümde ki o gülüşlerim
Bitti rüyalarda senli düşlerim
Yok oldu gönlümde bütün hoşlarım
Yokluğun acıya kattı be gülüm

Hani demiştim ya bu hep kaderim
Aşk denilen şeyde, bitmez kederim
Hani sen gidersen ben ne ederim
Bana gene hasret çattı be gülüm

Şimdilerde beden ayakta gibi
Lakin şu yüreğin delindi dibi
Ruhunu makbere verdi bu sabi
Sayende meçhule yattı be gülüm

Hani hışım ile esen yellere
Gönülleri yıkan azgın sellere
Mecnunu kavuran, kurak çöllere
Beni de yokluğun attı be gülüm

Sen yokken elime eller uzandı
Sessizliğime diller uzandı
Hüzünlü halime güller uzandı
Yüreğim hepsini itti be gülüm

Çok bekledim ama geri dönmedin
Bir gün bile benim adım anmadın
Anladım ki aşkta sen hiç yanmadın
Nihayet direncim bitti be gülüm

VaGrAnT_AdAnALı
05-24-2006, 11:21 PM
Yoruldum...
Sen yokken aradım seni.
Gerçek şu ki
Sen varken de aradım seni,
yokluğunda olduğu gibi,
belki ararsın diye,
belki seversin diye beni,
aydınlıkta aradım…
seni korkarak,
karanlıkta aradım…
seni korkmadan,
sıcak yüreğinde aradım,
beni titreyerek,
soğuk bakışlarında aradım,
beni bıkmadan,


sensizliği bilirim
bensizliği bilir misin
sen her gün ağlattığın yüreğimsin
ben
satırları senle doldurdum,
kalbime adını koydum...
hiçbir şeyden değil de..
Eylül bakışlım..
seni yanımdayken…
aramaktan yoruldum,
sensizlikten yoruldum,
sevgisizlikten yoruldum

<<< alıntı <<<

VaGrAnT_AdAnALı
05-24-2006, 11:24 PM
Ben Sevda Çiçeği kokluyorum sen niyetine,
İki parça can, iki ayrı kıyı, iki sevdalı yürek uzaklarda,
Gündüz karşı kıyı da, gece yalnızlar rıhtımında ,
Adım Sevda Çiçeği, boynu bükük bir aşk uykularımda…


Ben Sevda Çiçeği büyütüyorum yüreğimde,
Yanar döner rengini seyrediyorum, sen niyetine,
Ankara’ da, Gölbaşın da, sevdan dolaşıyor damarlarımda,
Penceremde sensizlik haykırışları, Sevda Çiçeği koynumda…


Ben Sevda Çiçeği esiyorum, saçlarım savruluyor her bakışında,
Hasret rüzgarları esiyor yüreğimin tam ortasında,
Sana kavuşmak, hayal kadar uzak olsa da,
Sevda Çiçeğim sokul bana usulca…


Ben Sevda Çiçeği soluyorum, her hücremde, canımda,
Bitsin bu hasret, yüzümde soldu renklerim umutsuzca,
Kan damlıyor gözyaşımdan, uzan tut elimden riyasızca,
Bu sabah pencerenden bak, Sevda Çiçeğim açacak Gölbaşın da..

VaGrAnT_AdAnALı
05-26-2006, 11:50 PM
Haydi toplan akşam oldu
vakit doldu
toplan gidiyoruz ey kalbim
kırkikindi yağmurlarına kalamam
kaldıramam bunca ağrıyı, ihaneti
biliyorum kirlenmiş hiç bir bakışta, yer yok bana
bu yüzdendir ceylanlara küsmüşlüğüm
sevdalara küsmüşlüğüm bu yüzden
bir gül yaprağı bulup sarmak için yaramı
çekip gidiyorum buralardan
içimdeki cesetleri çiğneyerek
kalbimdeki mahşere

bak akşam
vakit tamam
duruldu işte bulanık denizler
dürüp ömrümün defterini
toplan gidiyoruz ey kalbim

yorgunum
bir sonbahar ezgisi gibi bekleyemem son yaprakta
sevgisi iğdiş edilmiş tarihlere koma beni ey kalbim
bak güz yağmurları iniyor acılar ve ihanetler üstüne
çırılçıplak ve sevgisiz kalmış bir şiirim
kimsesiz bir kış ortasında
ne gülen gözleri ısıtıyor artık çocukların
ne de sevdalı bakışları yeniyetme aşıkların

bütün dinlerden kovuldum
bütün ülkelerden
bütün yüreklerden kovuldum
(*)”Aliye gülümsesem Muaviye öldürür beni”
hangi tanrıya sığınsam yaramın merhemi yok

biliyorum kirlenmiş hiç bir bakışta, yer yok bana
bu yüzdendir ceylanlara küsmüşlüğüm
sevdalara küsmüşlüğüm bu yüzden
yeni bir gül yaprağı bulup sarmak için yaramı
sevdalı bir kuş yükleyip kanatlarına acılarımı
alıp gitsin beni buralardan

hamuru çürümüş dostluğun, vefanın, aşkın
vefasız mevsimlere bırakma beni ey kalbim
ağlatma beni sevda kapılarında
kahpe kapılarında eğme boynumu
kurşunlar sıkılsada canevime
çiğnetme yoksulluğumu ayaklar altında
bırak başım dik, içim ezik kalsın
onurlulara mahsus bir makamda ağırla beni
satılmışlığın, alçaklığın, ihanetin ortasında koma

biliyorum bu düş sığmaz kirlenmiş sokaklara
bu sevda sığmaz
bakmayın gözlerime
nasıl saklarım yüreğimdeki incinmişlikleri
kınalı bir kelebek konunca saçlarıma

ah! Benim de hayallerim vardı
baharlarım vardı, yazlarım vardı
kuşlar göçüp gitti yüreğimden
gökyüzüm yaralı kaldı
bir isyan giydirip gözlerime
dipsiz uçurumlara yuvarladım umutlarımı

aşk diyordum talan oldu, yalan oldu ömrüm
tınısı kırık bir keman sızısıyım artık
yok gideceğim başka bir liman
bak duruldu işte bulanık denizler
haydi toplan vakit tamam
toplan gidiyoruz ey kalbim
boşalsın ince duygularımın sırtındaki yük

paranın sevgiye ihanetini gördüm
insanın önünde diz çöküp ibadetini
dünler harabe yarınlar umut değil
hüznün neresinden dönsem, kırgınım

öpmeye uzandığım bütün dudaklar frengili

(*) “Nizar Kabbani”(Nuri Can)

VaGrAnT_AdAnALı
05-26-2006, 11:51 PM
Ayrılığı ben çağırmadım..
Adını bile söylemedim..
Sakındım dilimden...
Uğramadım yanına hiç boş sokakların..
Görmezden geldim hep yaklaşan yokluğunu...
Ne zaman adımların uzaklaşsa..
Kapattım gözlerimi..
Gitmiyor Dedim..
İnledim..
Gitmez dedim..
Gidemez dedim..
Gittin..
Ben bittim..


Tamda ellerimiz kilitlenmişti...
Ayıramaz dedim Bu fırtınalar...

Bitmez dedim gece...
Sabahlardan korkum yoktu..

Gözlerinde doğarken her sabah güneş..
Ben bir yaş daha gençleşirdim...

Ne zaman ki uğurladım seni...
Bilmeden kendimi de yolcu ettim peşinden...

Ve sabahlardan korkum var artık...
Yokluğuna doğarken her sabah güneş...

Ben bir yaş daha yaşlanıyorum..
Asırlar geçmiş sanki...

Asırlık bir hüznün ağırlığı var gözlerimde..

VaGrAnT_AdAnALı
05-26-2006, 11:52 PM
Biliyorum artık..
Çaresiz kalıyorum konu seni unutmak olunca..
Böyle zor olduğunu düşünmemiştim..Bu yoktu hesapta...
Her takvim yaprağını koparışımda biraz daha yaşlanıyor ruhum..
Biraz daha umutsuz oluyorum..
Bukadar ağır olmamalıydı bedeli seni sevmenin..
Acıyan gözlere maruz kalmamalıydım..
Olur Olmaz düşüncelerim olmamalıydı..
Gün gelirde yüzümdeki mutluluk maskesi düşecek diye korkuyorum..
Yoruldum artık bu yolda yürümekten..
Aynı hayalleri kurmaktan..
Sende takılı kalmaktan..
Sensiz seni yaşamaktan..
Yoruldum..


Her zorluğa karşı koyabildim..
Her duvarı yıktım ama sende aciz kalıyorum..
Geç kalmış sözler neye yarar ki..
Söylesemde ne değişecek..
Sen mutlu(!) yuvandayken sana bu sözlerim anlamsız gelecek nasılsa.
Varsın benimde hayatım seni özlemekle tükensin..
Varsın yokluğunun acısı içimi yaksın..
Varsın Olsun be Güzelim..
İtirazım olmaz yuvanda mutluysan..

VaGrAnT_AdAnALı
05-26-2006, 11:55 PM
Buz maviler
Çiziyor
Tüm fırçalarım
Karanlık duvarlarıma
Umudu yitiren
İsyanlara bile
Yenik düşmüş
Yüreğimin acısına
Yorgunluğuma
Yalnızlığıma
Renk katmaya çalışıyor
Solmaya başlamış
Hayat sayfalarıma
Birden mavinin
Üstündeki
Unuttuğum neşeli
Uçuk pembelere
Takılıyorum
Sevgilerimi ne çok
Dağıtmıştım
Nerde yanlış yapmıştım
Rüzgar çanı
Hareket edercesine
Duvarlarımda
Fırçam çiziyor
Sevdiğim müziği
İşitiyorum derinlerden
Bir yerden
Unuttuğum neydi
Yada unutmak istediğim
Sarı bir güneş
Çizdi, fırçam
Kocaman
Geri dönüyorum
İlk doğduğum ana
İçimi ısıtan
Annemin kucağına
Bana harika gülümseyen
Babama
Karanlıktan takılıyorum
Fırçamın yarattığı
Gülümseyen renklere
Odanın bir köşesine
Kocaman bir ayna
Çiziyor,fırçam
Bakıyorum
Yavaş yavaş
Renklerde kaybolan
Hayatımın çizgilerine...

VaGrAnT_AdAnALı
05-26-2006, 11:56 PM
Her defasında,gidişin ardındaki yokluğun getirdiği hüzün,sancı batırır sol yarıma..

Sesinin durgunluğu çınlar kulaklarımda..Git ama gitme der gibi işte o an isterim seni yanımda..

Gel derim,gitmeni istediğim gibi..Aldırma sen gönlüm,yüzümdeki hüzne..

Değer verdiklerim geldikçe aklıma,olurum arada bir böyle,geçer buda,boşver gitsin aldırma...




Bırak yalanları bırak...
Neden hala vazgeçmiyorsun..
Bırak sahte gözyaşlarını..
Yüreğimden gidiyorsun..
Madem artık sevmiyorsun..
Neden hala yanımdasın..
Hadi durma bırakta git..

Usul usul yol al ne olursun..

VaGrAnT_AdAnALı
05-26-2006, 11:58 PM
Külü üzerinde soğumuş birkaç pahalı sigara izmaritinin kirlettigi,ahşap bir kültablası gibisin..!üzerinde unutulmuş ama senin bir türlü unutamadıgın bu izmaritlerin ıslak külleri arasında derin bir yanlızlık cekiyorsun!...

Geceleri ağladıgın duyulmasın diye yorganının altına girip yumruğunu ısırıyorsun...Evet bunu biliyorum cünkü,elinden süzülüp yatak çarşafına damlayan siyah kanın,her gece korkunç kabuslar çiziyor bilinçaltıma!...Acı hıckırıklarına irkiliyorum her gözümü kapadıgımda..Yumrugundaki sızıyı hissederek sabahı sabah ediyorum!..

Birazdan hava aydınlanacak..İzmarit,kusmuk ve şarap kokusu tüm bedenime yapışmış,aklım dumanlar icinde bogulmuş halde...Bütün gece nefesim tükenip cigerlerim patlayana kadar ortamdaki pis havayı soluyup durdum...

Sonunda yorgun düşüp kanepeye kıvrılmak icin hamle yaparken minderin üstünde unutulan kül tablasını gördüm..İzmaritler,sönmüş bir yanardag gibi üstüste yıgılmış,dısarda kalanlarsa bana nazire yaparcasına sırtüstü uzanmış mışıl mışıl uyuyorlar..
Kanepenin siyah çarşafını cıkarıp camdan dışarıya silkelerken havaya ucusan küller bana seni hatırlattı!..Bu benzetmeyi yaptıgım icin bana kızıyorsun biliyorum ama hayal kurmadan da edemiyorum..

Keşke diyorum ruhundaki pislikleri bir üflemede ucurup temizleyebilseydim..Keşke acını ve yalnızlıgını gidermek için gösterdigim cabaya karşılık verip,ahşap kül tablasının icine bir yanık daha eklemeseydin!...
İceriyi biraz havalandırdım sonra çarşafı serip yattım hemen..Hıçkırıklara boğulmuş kan kokulu kabuslar yerine insanı rahatlatan boşluklar gördüm rüyamda..Sağ elimde sızlamıyordu artık!..

VaGrAnT_AdAnALı
05-27-2006, 12:02 AM
Bugün güneşin gülen yüzüne göre bahar, dökülmüş sarı, kızılımsı yapraklara göre sonbahar, esen buz gibi rüzgara göre bir kış sabahındaydım.Temiz havayı ciğerlerime doldururken, gözlerim deniz kıyısındaki kovaya takıldı.İçinde üç balık az bir suda yüzüyordu.
Kovaya,düşüyormuş gibi yapıp bir tekme atsam, hepsi yeniden denize gideceklerdi.Yapmadım,daha doğrusu yapamadım.
Nihayet gözlerimi kovadan ayırıp, yanı başında duran yaşlı adama bakmak aklıma gelmişti.Yaşlı mıydı, bilmiyorum .
Başındaki bereden gözüken beyaz saçlar ve yüzündeki derin çizgiler beni böyle düşündürmüştü…
Erken saatlerde çıkmıştım,oysa o kim bilir bu üç balığı yakalamak için kaç saattir,buradaydı.Elleri misinasında, gözleri ise denize dalmıştı.
İyi ki kovayı tekmelememiştim.Gözlerimi gökyüzüne kaldırdım, (nedense onun her yerde olduğunu bildiğim halde hala yukarıya bakmaktan vazgeçemiyordum)Allah’ıma bana düşünüp hareket etmemi sağladığı için teşekkür ettim.Kovadaki balıklar evde bekleyenlerin yemeği olabilirdi yada parası için satıla bilirdi.Her ne için olursa olsun benim karışmaya hakkım yoktu.Ne adamın işine, ne balığın kaderine…
Her gün yeni bir şeyler öğrenirken, öğrendiklerimizi de
unutturmayacak olaylar yaşamamız çok güzel.Bu sabah düşünüp hareket etmenin yararlı olacağını bir kez daha hatırlattı bana, üç balık ve bir adam…İkincisi ise herkesin bir şeyleri yapması için bir nedeni vardır.Ben yada bir başkası bunun doğru yada yanlış olduğuna karar verip,kimseyi yargılayıp,işlerine burnumuzu sokamayız.
Yaşanan hayat ve yapılan olaydan kişi kendisi sorumludur ve bu Allah ile kendi arasındadır…
Deniz kıyısında dalgaların sesini dinleyerek yürümemi sürdürürken,
kimsenin işine ve kaderine karışmasam da,biri dönüp bana bir şey sorar yada benden bir şey isterse diye,yüreğimde herkese verecek sevgiler dolu duygularım olduğu için, ne kadar şanslıydım.
Gülümsedim,üç balık,bir adam ve hayatın anlarındaki duygularım…

VaGrAnT_AdAnALı
05-28-2006, 03:28 AM
Anlamalıydım ben üzüldüğümde kılını kıpırdatmamandan, sadece işin düştüğünde aramandan. "günaydın" lâfının arkasına "seni seviyorum" ekleyememenden, anlamalıydım sevgisizliğini...

Ben, seni görmek için sınırlarımı zorlarken, senin umursamamandan, alaycı konuşmalarından, ya da senden vazgeçerim diye korkup önüme bir parça yem atmandan anlamalıydım...

Ben, hayatta hiç kimseye bu kadar sabırlı bu kadar mülayim davranmamıştım oysaki. Severdim özgürlüğümü, asi olmayı, bir bardak suda fırtınalar koparmayı, kimseye hesap vermemeyi... Bir bunları severdim bir de seni sevdim... Sevgilin değil sevdiğin olmayı istedim....

İlk defa biri benden hesap sorsun istedim, bir açıklama beklesin. Beni sorgula, duygularımı sorgula istedim. Olmadı...

Ne kadar da kolaydım senin için, ne kadar da zahmetsiz... Tabi ki, bocalardın, emindin düzgün insan olduğumdan hayatında hiç karşına çıkmamış kadar düzgün, emindin seni çok sevdiğimden ve düşündüğümden; öyle olmasaydı her probleminde ilk beni arar mıydın?

Nedenleri, niyeleri merak etmedim hiç, inan etmedim... Bu kadar sevgisizliğinde seni nasıl bu kadar sevdim, onu merak ettim. Benim için ne düşündüğünü, beni nasıl gördüğünü, sendeki beni merak ettim...

Artık hayal kurmuyorum, geçmişe bu kadar bağlı olmamın sebebi; o zaman çok mutlu olmam bunu biliyorum... Şimdi tekrar başlasak da, yalnızlığı paylaşsak da sana gönlümü açabilir, gözüm kapalı güvenebilir miyim sanıyorsun?

Şimdi artık tek başınayım... Hiç değilse hakkını veriyorum yalnızlığın. iki kişilik kocaman bir boşluktansa sensizliği ve yalnızlığı yeğlerim...

Artık kendimi görmemek için aynalara bakmıyorum, üşürüm diye yanına koşmuyorum, ağlarım diye şarkı dinlemiyorum. Belki de sen haklısın! Artık ben bile kendimi sevmiyorum...

VaGrAnT_AdAnALı
05-28-2006, 03:31 AM
Hangi yürekle yüzüme bakıyorsun
Neden karşımdasın hala..
Sensiz üzülüyorum sanma..
Sensiz ağlıyorum sanma..
Ne sanıyosun sen kendini.. ne??
Sevmiyorum seni!!
Nefretim çok büyük..
Çekil git karşımdan!!
Benim kadar seven bulamadın değil mi?
Bulamazdın zaten!
Unutmadın değil mi..?
Ben ağlarken sen gidiyordun...
Olgun değildin çünkü,
Başka sevdalar peşine düştün..
Hercai oldun...
Bencil oldun..
Yalan aşklara kaptırdın kendini..
Beni aynı yerde,
Seni bekliyor olarak,
Sana sevdalı bulacağını sandın..
Ama yanıldın..
Daha fazla küçülme karşımda artık..
Sus, artık konuşma.. duymuyorum seni..
Arkana bakmadan çekil git dünyamdan
Gitmen zor değil, çünkü bu ilk değil..
Hoşçakal..

VaGrAnT_AdAnALı
05-28-2006, 03:32 AM
Uzağında kaldım her şeyin,
Senin,sevginin uzağında…
Ellerim boşlukta kaldı,kollarım yokluğu sardı,
Sensizlik içime…en içime işledi.
Nedense bir türlü hazmedemedim gidişini !
Sanki hiç bir şey yapmamışsın gibi…
Sen gittin ben bittim…

Anlamsız savaşlar verdim inadına,
Zaman derman olmadı azan yarama,
Seni unutamadım,hasretinde toparlanamadım,
Yani gittin ya ! ben bittim…

Direnemedim sensizliğe,
Kahırla,isyanla geçti her günüm.
Alıkoydu her şeyimi sensizlik nöbetleri,
Ta hücrelerime kadar eridim,
Bakma öyle bir şey olmamış gibi;
Sen gittin ben BİTTİM…

VaGrAnT_AdAnALı
05-28-2006, 03:33 AM
Ahhh bu türküler yok mu Yar !?!
Yokluğunu acımasızca yüreğime saplar..
Ne zaman gecelerin karanlığıyla türküler bir araya gelse ve gözlerim gecelere kulağım türkülere takılsa,yüreğimde yokluğunun acısına takılır...

"Hasretinle yandı gönlüm"
Gecelerde yankılanır..Gözlerimden sızıyla akan yaşlara aldırmadan..
"Ötme bülbül ötme bülbül derdi derde katma bülbül"
Yırtar karanlığı..Derdim Sensin:Yarim diye katılırım türküye..
"Ben seni sevdiğimi dünyalara bildirdim"
Duyulurken..İç çekişlerim başlar dünya bildi Sen bilmedin..bilemedin derim isyanlarla..Canın sağolsun diye eklerim..
Hüznüm hafiflerken türkülerin son bulmasıyla bi türkü duyulur ki yüreğimi susturana aşk olsun..
"Cahildim dünyanın rengine kandım...
Hayale aldandım, Boşuna yandım...
Seni ilelebet benimsin sandım...
Ölürüm sevdiğim,zehirim Sensin...
Evvelim Sen oldun..Ahirim Sensin...

Sözüm yok şu benden kırıldığına..
Gidip başka dala sarıldığına..
Gönlüm inanmıyor ayrıldığına..
Gözyaşım Sen oldun, kahırım Sensin..
Evvelim Sen oldun..Ahirim sensin..

artık ne biten gecenin sabahı hafifletir sızımı nede en güzel mutluluk şarkıları..
Evvelim Sen oldun Yar Ahirim Sensin
Ben tek Seni Sevdim.. !!

VaGrAnT_AdAnALı
05-28-2006, 03:34 AM
Yanlızlıgımı benden alırsan bende ne kalırkı yanlızlıgım sen oldukca anlam bulmazkı ..ya yanlız bırakma yada yanlızlıgıma karısma....cek gıt benden sessızce..cık damarlarımdakı kandan..ruhumdakı ıkıncı candan..yok edemedıgım senı yanlızlıgıma katıp aglıyorum sımdı...gozyaslarım..yuregıme damlıyor bır bır...gozlerın gozlerıme degısyor her hayalımde..hayatımda yanlızlık kol gezıyor...bıde hayallerım var tabıı.hıc olmayan gereklesmeyen....keske olsa dıye dualar edıyorum her gece...sonra sakınlesıyorum hırcınlıgım gıdıyor...sadece yatagıma uzanıp tavanı ızlıyorum...beyaz ve aldatıcı...senın hayalın kaplıyor duvarımı..zaten odam hep sen degıl mı kı?muzık hep var kulagımda..kopamıyorum..sarkılar serum olmus bu hasta bedene....aynı sakrıları bastan bastan dınlıyorum..tabıı sarkılarmızı da...her seferınde ıcın daha acıyor..her tarafı kırıp dokmek ıstesemde yapamıyorum...cunku yorgunum..yasamaya sınirlenmeye bıle...yapamıyorum...acılarım agırlık yapıyor uyanamıyorum....ıstesemde senınle yapamıyorum...sensızlıgı ceken bırı olarak soyluyorum....ınsallah senden sensızlıgı cekmezsın..
soyut olana herseye sarılmısım..onlarla yasamaya calısıyorum...durdurak bıtmeyen sızılarımı susturuyorum...yada ugrasıyorum kendımce..ınsanlardan uzak duruyorum sensızlıgı ılıklerımde hıssetmek ıcın...yoklugunu daha ıyı anlamak ıcın..artık sogudum yasamdan ve ınsanlardan..sensız ne anlamı varkı bu fanılıgın...yavas yavas yok olus degıl mı zaten yasamak..varlıgını baskalarının elıne bırakmak..bırını sevmek ve mahvolmak..ben bunları kabullendım,çekıyorum..senın kayboluslarına alısmaya calısıyorum sadece...hep yaptıgın gıbı ansızım yok oldun ya benden..ama pardon bu sefer benı yok ettın kendınden..

VaGrAnT_AdAnALı
05-28-2006, 03:35 AM
Hey Yar! ölesim var yine bu gece,
Herşeyi bırakıp toprak altına giresim...
Bundardır zannımca tütünümden en derinleri çekişim...

Ölesim var Yar!
Yüreğimde çizili resmin ama ellerim sensizliğin soğukluğunda,gözlerim görmeyen gözlerinin ağlamasında...

Ölesim var Yar!
Sensiz kalışın çaresizliğine yanasım...
Seni hatırlatan gecelere haykırışım...
Seni bilipte bilinmemezliğime isyanım var...

Ölesim var Yar!
Canan değil Can olduğumu duyasım...
Bütün aşk namelerine Seni yazasım...
Mutluluğu senle tadasım var..

Ölesim var Yar!
Bu ruhu bu candan çıkarasım,gömesim...
Bu geceyi sensizliğin son gecesi yapasım...
Bu yüreği senle bırakıp başım alıp gidesim var...

Ölesim var Yar!
Duymazmısın yavaşlayan yürek atışımı?!
Ölesim var Yar Ölesim var...

VaGrAnT_AdAnALı
05-28-2006, 03:37 AM
Sahabe çölde namaz kılmakta, zikredip, allaha yalvarmakta. İmanı büyük, dini bütün sahabe. İbadet derlerya buna, benim fikrim sanabe yaradana yalakalık etmekte.

Dur hele kızmayın bitmedi daha, kim bilir belki hikayenin sonunda hak verirsiniz bana.

Mecnun deli divane,
Yalın ayak düşmüş kızgın çöllere.
Leyladan başkasını görmez gözü,
Mecnun yaşayan ölü.

Sessizlik bozulur,
Seslenir sahabe;
Mecnunmusun bire divane,
İbadette geçtin önümde.

Mecnun şaşkın,
Mecnun zaten divane
Görmedim der aklım da fikrimde yarimde.

Dile gelir sahabe,
Hangi fikirdir ki yaradanın üstünde,
Tövbe et,
Gaflettesin yanarsın ateşlerde.

Mecnun düşmez kalbinde şüpheye, iki kelam eder sahabeye;

Yaradanın leylasıdır düşmüş gönlüme,
Fikrimdeyken o,
Görünmez tanrı bile gözüme,
sen yaradanı düşlersin
Nasıl olurda bedenim görünür gözüne.

VaGrAnT_AdAnALı
05-28-2006, 03:39 AM
Gece olunca başlar benim cehennemim. Gün gider ve sensizliğim gelir. Uyku uzak bir adadır ve ben hiç yüzme bilmem. Beynimin hatırlama özelliği sabaha kadar çalışır. Sana dair anılarımı geceye yayarım. Yüz ekleyemediğim bir ses dolaşır beynimde. Sabaha doğru anlarım senin sesindir o. Gözleri açık görülen bir rüyasındır. Tüm gece bir hayal bulutu gibi dolaşırsın odamda. Yağmur olup yağmazsın sabaha kadar.

Gecenin her dakikasını bilirim ben. Gökyüzünün her saati, her rengi ezberimdedir.

Mevsimler değişir, gecelerim değişmez benim. Sen aklımda oldukça uyku hep uzak bir adadır, sensizlikle birlikte gelir cehennemim. Saat kavramı yoktur sensiz gecelerde. Önemli olan sana kaç olduğu ve seni kaç geçtiğidir. “Bir hastanın sabahı beklemesi gibi beklerim” sabahı.

Önce gözlerim hisseder sensizliği...
Dünyanın en güzel görüntüsünün görüş açısı içinde olmadığını anladığı an, sensizliğin hüznü çöker göz kapaklarıma.
Göz kapaklarım hüzünle ağırlaşır, yavaş yavaş kısılır ama kapanmaz, kapanamaz. Sonra ellerim anlar, ellerimin soğukluğunu odanın sıcaklığı ısıtmaya başlayınca sensizliğim tescillenmiş olur. Kalbim ise en ağır ve en yoğun yaşayandır sensizliği...

Bir bulutun yağmur damlalarını biriktirmesi gibi biriktiririm seni içimde. Kalbin, kalbim olur sabaha doğru. Uyuduğunu, uyandığını hissederim. Kalbin olurum ama kalbinin duvarları kalındır kıramam, kalbinin duvarları yüksektir aşamam. Biçare kalırım sabahın sessiz soğukluğunda.

“Siyah, hiçbir yerde senin gözlerindeki kadar suçsuz, senin gözlerindeki kadar aydınlık ve gözlerindeki kadar temiz olmadı” kelimeler gelir ağzımın ucuna, kalemimi bulur, gözlüğümü takar defterimi ararım. Kelimeler uyutmaz, sabah yaklaşır...

“Hadi gel, yorganım ol, yastığım ol, uykum ol gel, sensiz sabah olmuyor anla bunu ve gel...” son kelimelerimdir deftere düştüğüm, gece biter gün başlar sana yaklaştıkta cehennemim gider, cennetim gelir benim...

VaGrAnT_AdAnALı
05-28-2006, 03:40 AM
Ruhsuzlardan korkarım ben,
Donuk mat cam gibi gözler...
Ne sevmişlik var derinlerinde, nede hüsranlar.
Ruhsuzlardan korkarım ben...
Silik sönük buğusuz gözlerden,
NE senden nede kendimden korkarım ben..
Bana şöyle adam gibi aşk acılı gözler lazım...
Dibinde sevda ateşleri yanan, kavuşulmamışlığın burukluğu tüten,
Ayrılığın kavladığı yürek gibi, kıpkızıl gözler lazım bana...
Ruhsuzlardan korkarım ben..
Ne senden nede kendimden korkarım ben..

VaGrAnT_AdAnALı
05-28-2006, 03:42 AM
Tutsak kaldığım gecelerde camların buğusuna yazılan şiirlerim vardı sana dair..


Ne zaman gelip geçse aklımdan bir şairin dizeleri

Ben sana mecburdum bilemezdin..

Suskunluğuma boş bakışların karşılık verirdi.Neden diye sormadan, umursamadan belki..
Sandıklar dolusu hüzün biriktirdim sana..

Ben sana mecburdum bilemezdin

Sevdanın her çelme takışında yanımdaydın
Aldatıldığında, bir kenara sessiz sedasız bırakıldığında
Sana verirdim kendime saklamayı bir türlü beceremediğim umutlarımı
Ne zaman elini tutsa yalancı gülüşler ardından bir sevda
Yokluğunu hissettirip bir kez daha onun kollarına giderdin

Oysa ki Ben sana mecburdum bilemezdin

Okduğun şiirlerim sanaydı
Kim söylüyor bunu diyerek dinlediğin şarkılarım sana
Gözlerinin içine bakarak söylediğim sözleri med-cezir sevdalarına ilanı aşk ederdin

"Sen iyi beceriyosun bu işi güzel bişeyler söylesene bilmem kime mektup yazıcam" derdin hani

Hepsi sanaydı o sözlerin...

Hepsinin içinde sen vardın....

Ben sana mecburdum... anlamadın

Deniz kıyısında oturmuş izlerken güneşin batışını
Kolunu omuzuma atıp seviyorum ya ben bu kızı diye haykırkdığında

"Ben de seni" dediğimi hiç bir zaman duymadın

Sonra gittin birgün
Sustu martılar
Dalgalar isyan etti suskunluğuma

Ben sana mecburdum sen yoktun


Neden sustun..
Neden sustum
Neden sustuk ki....

Biz birbirimize mecburduk.... bilemedik......

Sevip sessiz kalanlar için yazılmıştır. Susun siz susun...
Susun ve söylemek istediğinizde kimse olur mu yanınızda onu düşünün.....

VaGrAnT_AdAnALı
05-28-2006, 03:43 AM
Burada, senin için atan kalbin sahibi
O,mutluluğunun anlamını sana yüklemiş biri
Senden başkası umurunda bile değil,
Sende bulmuş tüm güzellikleri

Sözlerden uzak tutmuş seni
İçinde hep fırtınalar koparmış sanki
Ama yalancı aşklardan olsun istememiş
İçinin en güzel yerinde muhafaza etmekteymiş seni

Sessizliğin o acı, ürpertici işkencesine maruz kalmaktaymış
Senin sayende sessizliğinin zulmüne de alışmış
Çünkü sen her şeye değermişsin ve o değil senmişsin mühim olan
Kendinden fazla sana önem veriyor olacakmış

Sana yazmış tüm şiirlerini,ilham almış hep senden
Duygularını ve anlatamadıklarını dökmüş kağıda gün gelir okursun diyerekten
Anlayacağını umuyormuş bir gün öğrenince... Tabi öğrenirsen her şeyi
Belki sadece, bir gün hepsini okuman bile yetebilirmiş onun için, hiçbir şeyi anlayamadan!

Yüreği yanacakmış sen söndürene kadar
Acaba o diyebilecek mi bir gün sana yar
Sensiz bir ızdırap ateşi,sen katılırsan olacakmış bir aşk ateşi
Sen olunca yanabilirmiş ancak artarak ömür boyu,tabi izin verirse kader

VaGrAnT_AdAnALı
05-28-2006, 03:48 AM
Şimdi belki benim gibi ölesiye yalnızsındır.
Uçan kuşları gözlemektesindir tek başına...
Çamların yeşiline dalmış gitmiştir gözlerin,
Radyo dinliyorsundur yada susarak.
Bir kitabı okumaya çalışıyorsundur kimbilir...
Sonsuz güzellikte bir aşk düşünüyor olabilirsin
Belki de anılarını deşiyorsun, bir olmazı,
Bir açmazı derinden derine kurcalar gibi
Bir kahve içmeyi, bir elma yemeyi kurarak,
Saatine bakıyor olabilirsin uykulu gözlerinle.
Çocukların oyununa dalmış gitmiş olabilirsin,
Mahpus gibi, tutsak gibi, belki kök gibi,
Yarını olmamak gibi bir duygu içindesindir
Belki de kendini bağışlamıyorsundur.
Benim hiç bilmediğim şeylerden ötürü
Kırık trenler gibi öylece kalakalmışsındır...
Kalkıp gidip çekirdek almayı düşünüyorsundur
Yada uyumak istiyorsundur her şeyi unutmak için
Belki sen de benim gibi ölesiye yalnızsındır...

VaGrAnT_AdAnALı
05-28-2006, 03:51 AM
Bir gün döneceksin belki,
Yüzünde aynı gülüşlerin,
Yüreğin gittiğin gibi,
Her şeyden habersiz.
Merhaba ben geldim diyeceksin.
Tıpkı giderken elveda dediğin gibi,
Umarsızca !

Belki baharı yükleyeceksin gülüşlerine.
Belki kuşların sevinçleri, yansıyacak ötüşlerine.
Goncalar güle dönecek belkide geldiğinde.
Kardelenler zamansız açacak,
Gökyüzü şenlik yapacak gelişine.
Yıldızlar sevinçten parlayacak,
Ay şavkını düşürecek bütün şehrin üstüne.
Geride bıraktığın her ne varsa, sevinecek dönüşüne
Umarsızca !

Benden başka herkes affedecek,
Bir ben affetmeyeceğim seni.
Bir ben yanacağım, eskisi gibi.
Bir ben ağlayacağım, eskisi gibi.
Gene bir mendil uzatacaksın,
Tıpkı giderken uzattığın gibi.
Bu sefer o mendille göz yaşımı silmeyeceğim.
Umursamayacağım ne gelişini,
Nede seni bekleyen yüreğimi.
Bu aşkı sileceğim, umarsızca !
Çünkü and içtim, söz verdim mantığıma.
Bu aşkı gömeceğim o mendilin tam ortasına,
Umarsızca !

VaGrAnT_AdAnALı
06-02-2006, 09:44 PM
Artık...geldiğinde ben olmayacağım...
Ve büyük ihtimalle,gelmeyeceksin de zaten...
Tıpkı,aslında hiç gitmediğin gibi...
Ne ile kavgalı ya da barışık olduğumu bilemedim asla...
Bilemeyeceğim de..
Neyi sevdiğimi? Ne kadar sevdiğimi? Ne istediğimi?...
Ve bugün, fazla bir yol da almış sayılmazken aslında..
Çok..ama çok yorgun hissediyorum kendimi..
Mesafeleri boşverip yürüyeceği yerde,
Hızla koşmuş insanlar gibi nefes nefeseyim...
Beynim, düşüneceği milyarlarca şeyi düşünmüş,
Kalbim, atacağı milyarlarca atışı yapmış gibi sanki..
Kendilerine tanınan zamandan çok önce...
Karşımdaki yüzünü izlerken, geçemediğim gecenin içindeyim...
Karmakarışık bir hüzünle beraber ve her şeyin kendiliğinden düzeleceği duygusuyla...
Düzelecek olanın ne olduğunu ise hiç bilmeden...
Mutsuz olduğumu söylersem eğer, sıkıldığımı çok sıkıldığımı..
Duyanların güleceğini bile bile,
Mutsuzum demekten korka korka kendime....
Artık geldiğinde ben olmayacağım....
Beraber yaşadıklarımız ne kadardıysa o kadar kalacak...
Sana söylediklerimden bir sözcük bile fazlasını duyamacak kulakların..
Bana söylediklerini sadece hatırlayacağım, her geçen gün unutarak sesinin tonunu...
Beraber gittiğimiz yerler daha fazla olmayacak hiçbir zaman...
Ne birlikte kahvaltı yapacağız bundan böyle, Ne beraber yıldızları seyredeceğiz...
Ankara sensiz biraz daha farklı artık bana..
Ve uyanmayacağız hiç bir zaman ayni güne beraber....
Ankara sensiz biraz daha farklı artık bana..
Cankayası farklı bahçelisi farklı...
Artık...geldiğinde ben olmayacağım...
Ve büyük ihtimalle gelmeyeceksin de zaten...
Tıpkı aslında hiç gitmediğin gibi...
Yarın da böyle olacak bu.
Ve her zaman.. Geldiğinde ben olmayacagım...
Seni sevmekte ne kadar cesursam, yokluğunda o kadar korkağım artık.

VaGrAnT_AdAnALı
06-02-2006, 09:46 PM
Plansız yaşamak isteriz bu hayattı ama bir türlü yaşayamayız, yarınla ilgili muhakkak küçük bir zaman dilimini ayırırız, bazen uyandığınızda napıcağınızı düşünemez bir anda, çalan telefona yöneliriz ve arayan çok sevdiğimiz dostlarımızdan biridir, görüsmek ister.
Bugünü böyle bitiririz ertesi gün ki yarına geceriz
ya yavaş koşarız hayatta,ya da hızlı koşumlar arasında yorulu veririz oracıkta...
umuduğumuzu hiç bir zaman yitirmeyiz mutsuzluk kapımızı calsada.

Mutlu olduğumuz anlarda da, mutluluğumuzu bozulacak diye nazar boncuğu takarız bir taraflarımıza.
işte böyle bişey rüzgar, eser derinden,soğuk ve can acıtır ,ya da ılık bir mevsimden kalma sıcak, teninizden saçlarınızı uçurur
İşte böyle bişeydir yağmur,
bazılarımız cok sever, aşkı anımsatığı için ıslanmak umrunda bile değildir
bazılarımız ise sacımız bozulucak ya da üstümüz ıslanıcak diye, hep bir geride dururuz.

Bir gece yatarken yarını düşünmeyin!
Bırakın rüzgar acıtsın canınızı
Bırakın yağmur ıslatsın bedeninizi
Ne kaybedersiniz ki?

Ya da kapınızı çaLan, aşk`ı içeri buyur etseniz ne olur?

Gidin bugün bir iylik yapın kendimize ve hayatta oldugunuz için mutlu hissedin kendinizi ...
gidin kocaman top dondurma yiyin. Sonra da üstüne saçlarınızı uçurucak dönme dolama binin,
ardından koşarak yeşil çimenlerin içine atın kendinizi.

Mutlu olmak için bi sebeniz oLsun, size soranLarada küçük bir yalan atın,
cok istediğim plan gerçeklesti değin.
Bilmesinler içinizdeki muzir cocuğun bugün mutlu günü diye

Hadi kalk! şimdi mutlu olma sırası sende.

VaGrAnT_AdAnALı
06-03-2006, 01:47 AM
Anlamlarımı yitirdim bu gece.Zaferim beklemek oldu.Sıradan saydım ağzıma yakışmayan küfürleri.Sana ise hiç yakışmadı.Ağladım sesimi duyan olmadı.Yalnızım.


Hep yalnızlık'larım da boğuldum zaten.Acıyla donattım her köşeyi.Boğazımı yakmadan geçemedi adın.İsmin başkasına hiç yakışmadı sanki.Başkası bile aynı isimde sana benzerdi.


Yüreğim!...Yüreğim nerdesin?.Sensizken içimde atan bir şey duruyor.Dünyam kararıyor.Bekliyorum.İnatla bekliyorum.Ama yorgunum inan bana hem de çok.28imde 80 hissediyorum kendimi.Dalgalar vuruyor kıyılarına aşkımın.Aşkımsa çoktan açılmış okyanuslara.Bir denizci gibi ufka dalıyorum yani gözlerine.Oysa renkli değiller ama deniz gibi engindir gözlerin senin.


Senin yalanlarına susuyorum.Acıkıyorum mutsuzluğuna, karmaşana...Avuçlarım açık bekliyorum.Gelip de sevgi kırıntıları sadaka edersin bana diye.O dünyalara sığmaz aşkına inat,bir parça bile ikram etmedin bana sevgimizden.Benim olanı bana vermedin.Bencilsin.Anneyle çocuğunu ayırmak gibi bu.Vicdansızlık!Yarim nerelerdesin?


Nasıl bir oyun bu yine?Hangi direğin arkasındasın?Saklambaç mı yoksa bu defa?Belki de körebe...

VaGrAnT_AdAnALı
06-03-2006, 04:51 PM
Yaza inat bir güz ayazı var yüreğimde...Gelişinde sıcacıktı hani,bir temmuz sabahı araladın yüreğimin kapısını .Gülüşün vardı güneşedasıyla içime doğan,bakışın vardı serin bir su gibi ferahlatan...Ve gidişin vardı canımı yakan,yüreğimi darmadağın eden....

Haykıramadım,gitme kal diyemedim...Sen bindin otobüse hani ben bakakaldım geride,son bakışını yakalamaya çalıştım ama sen çoktan dönmüştün bana sırtını...

Sıcacık bir yaz sabahıydı bana gelişin.Ben sende kendimi temize çektim,tüm hırçın yanlarımı bir kenara bıraktım,o çocuk yüreğimi kocaman bir kız yaptım.Sana mucizem dedim sen beni duymadın.Neyi uğruma bıraktın ki ardında???Ben sana ''Can'' dedim sen yüreğini sımsıkı kapattın bana...

Şimdi sana sitem etsem ne olur,seni seviyorum desem ne olur!!!

Sen duvarları yıktığında ben Tanrıya bedelini ödüyordum gülüşünün,ama sen hiç umursamadın...

Yaşam bir ''DÜŞ'' uyuşmasıymış meğer,sende hayatıma en güzel ''DÜŞ'' oldun...Bu düşten uyandığım güdür kabusun başladığı...

Yaza inat bir güz ayrılığı yaşıyorum Karasal Yalnızlığımın Başkenti ANKARA'da...

.....Senli sensizliğe bir dün daha...

VaGrAnT_AdAnALı
06-03-2006, 04:55 PM
sevmek
Sevmek inanmaktır. Sevmek yaşamaktır. Sevdiğini kendisi gibi, kendinsinden de fazla duyumsamaktır. Sevmek sevdiği olmaktır. Sevmekte ikilikler kalkar, bir olmalara gidilir. İki ten, iki kalp, iki gönül yoktur sevgide. Tek bir kalp olunur, tek bir yürek olunur. Sevmek paylaşmaktır. Sevdiğiyle sevdiğini paylaşmaktır. Sevdiğiyle kalbini bölüşmektir. Ki tek kalp olunsun.

Sevgide son yoktur. Sevgiler hiçbir zaman son bulmazlar. Biten sevgiler yoktur, bitmiş gibi görünen sevgiler vardır. Vazgeçiş de yoktur sevgide. Yaşandıkça yaşıtılır sevilen. Ama kimi zaman için sevgili için kimi zamansa sevginin bir gereği olarak saklanır bu aşklar. Vazgeçiş yoktur, vazgeçmiş gibi görünmek vardır o yüzden. Sevmekte istemek yoktur.

Sevgilinin olduğu yerde son bulur istekler. Birşey varsa istediğin bu senin için değil, sevgili için isteğindir. Ondan O'nun adına istersin. O'nu daha sonsuz sevebilmek için istersin, sevme özgürlüğünü istersin. İstersin ama bir gün gelir bu isteklerde son bulur. Kendinsinden istersin artık.
Sevgiliyi sonsuz kılmak istersin. Sonsuzluğa götürmek, onunla sonsuzluğa varmak istersin. Bu yolda sevgili olur mu? olmaz mı bunu sevgilinin isteği belirler. Sevmek sevgiliden sevgiliyi istememeyi öğrenmektir. Sevmek sevgiliyi sevgili olmadan sevmektir.

Sevmek; sevmek istemektir. Sevmek beklemektir. Beklentilerin bulduğu bir duraktır o. Öyleki tüm gerçekler, tüm dünya silinir gider. Ne O'ndan anlaşılmayı beklersin, ne onun Leyla, ne Mecnun,olmasını. Beklediğin birşey yoktur sevmeyi becermek dışında.

Sevmek gücenmemektir. Sevmek sevgililerin hiçbir sözüne üzülmemeyi öğrenmek demektir. Sevgilinin ölüm hançerine bile hayır dememektir sevmek. Onun vuruşuna, onun tokadına alınmamaktır. Sevgiliden gelen her hareketi ve her sözü kabullenmektır. İhanetlere, hainliklere bile özülmemektir. Kendi elleriyle kalbini bir bıçak avcuna koymaktır. Sevmek, sevmek ölmektir.
Sevmek, ölmesini bilmektir. Sevgili için yaşamaktır. Onun eli, kolu, kalbi, gözü olmaktır. Ama onun artık birşeyi olmadığı bir zaman ölmesini bilmektir. Sevmek vermektir. Sevmek sevdiği için almasını bilmektir. Almaya yemin ederek vermektir. Ama almalarda kurtaracaksa sevgiliyi almasını bilmektir, sevmek.
Sevmek, tükenmektir. Sevmekten ölürken tekrar varolmaktır, o sevgiden. Sevmek sevgilinin gel deyişine hayır demektir. Sevgilinin aşkıyla boğuşurken, yüzerken o aşk denizinde sevgilinin uzanan eline hayır demektir. Sevgilinin bakan gözlerine bakmaktır, sevmek. Ağlayan gözlere şefkat ve tebessümle yanıt vermektir.

Sevmek, sevgili olmaktır. Sevgilinin yüzündeki gülücük olmaktır. Onu yaşamaya döndürecek bir damla su olmaktır. Sevmek sevgilinin limanı olmaktır. Sevmek sevdiğinin canı olmaktır. Onun ölümü isteyebileceği canı olmaktır.

Sevmek, yangın olmaktır. Yanmaktır, kor olmaktır. Dağ olmaktır, everen olmaktır. Herşey olmaktır, hiç olmaktır. Alev olup girmektir gönüllere. Sevmek yürümektir gönüllerde. Sevmek, güvenmektir. Sevmek onaylanmaktır. Sevmek sevgiliye bir nefes gibi, bir ses gibi yakın olmaktır.Sevmek çok ötelerde olsa bile yaşamak ve yakın olmaktır sevgiliye.

Yalınlıktır, doğallıktır, özdenliktir sevmek. Yalansızlık, içtenlilik, ölümsüzlüktür sevmek. İlk insanın, Havva'nın Adem'in saflığını ve temizliğini, çoçuk masumluğunu taşımaktır sevmek. Gözyaşı olmaktır, yağan yağmur olmaktır. Bir sonbahar mevsiminin sarı yaprağı gibi yalnız olmaktır, sevmek.Sevgilisizken sevgiliyi sevmektir

Sevmek üşümektir. Sevgilinin yokluğuna üşümektir. Sevgiliyle herşeyi göze almaktır, sevmek. Ki sevgilinin olduğu cehenneme yürümektir. Sevgilinin olmadığı Cennete de girmemektir sevmek. Sevmek sevgiliyi cennet etmektir.

Sevmek bir olmaktır. Sevmek yaşamaktır. Ve sevmek inanmaktır. Sevmek bir başkasının hayatını yaşamaktır. Sevmek sevmesini haketmektir. Sevmek, sevgilinin baktığı yerde, sustuğu yerde olmaktır. Sevmek sevgilisiz geçen gecelerin sabahına varmaktır. Sevmek saz benizli sabahlarda yaşamaktır sevgiliyi.

Sevmek sevmesini bilmektir.
Sevmek ölmesini bilmektir.
Sevmek sevmek olmaktır.
Aşk olmaktır.

AŞK bir kere sevmektir. SEVMEK aşkın kendisi olmaktır.

VaGrAnT_AdAnALı
06-03-2006, 04:59 PM
Kadere ve özellikle sırf sana inat
Yeniden seveceğim..!
Senin almaya tenezzül etmediğin kalbimi
Ellere hediye edeceğim..!

Bir daha adını anmayacağıma
Yolda görsem,yüzüne bakmayacağıma...
Değerimi bilmeyene ağlamayacağıma
Ne seni...Ne benzerini
Hayatıma sokmayacağıma
Y-e-m-i-n e-d-e-c-e-ğ-i-m..!

VaGrAnT_AdAnALı
06-04-2006, 03:10 AM
annem bu gece gene kalbim aciyor... o aklımdan hiç ama hiç çıkmıyor anne...hani unuturdum gençlik ateşiydi kullenip bir rüzgarda o küller dağılır diyordun anne
ne oldu... ne oldu bu rüzgar terstenmi esiyor anne.bu ateşi söndürmesi gerekirken dahada alevlendiriyor annee...
aciyor anne bu yürek daha ne kadar dayanır bu aciya anne...hani zaman dindirirdi gözyaşını
hani zaman herşeyin merhemiydi...
hani zamanla herşey unutulurdu...
bu benim için geçerli değilmiş anne...
ben kalbime mıh gibi kazımışım onun adını anne
gitmiyor anne hiçbir yarama merham olmuyor annee zaman... olmuyor annee
yapamıyorum anne
nefes alamıyorum gün geçtikçe eriyorum...
artık sevemiyorumda annee ondan başkasını
herşeyde onu arıyorum anne...
bir suyun akarken çıkardığı seste onu duyuyorum anne ve sadece ona susuyorum...
güneşli günlerde saçları aklıma geliyor anne...
yağmurlu günlerde uğruna ağladığım zamanlar aklıma geliyor anne
doğanın yeşilliğinde onun gözlerini görüyorum anne...
anne ben halen seviyorum....
anne ben eriyorum...
anne zaman alıp götürüyor beni engelliyemiyorum...
anne ben halen onun için ağlıyorum

VaGrAnT_AdAnALı
06-09-2006, 10:33 PM
Hüzünlü geçen akşamlarımdan kalma
Kurumuş gözyaşlarımla lekeli
Bu mektubumu gönderirken sana
Dünüm, bugünüm, yarınımla ben varım yanında.

Bir ziyandır sensiz geçirdiğim günlerim,
Varlığın ile yokluğun arasında gidip, gelmekteyim...
Her geçen gün seni daha fazla sevmekteyim
Sensizliğe ağlayıp, seninle gülmekteyim.

Aşk dediğin sensiz, yalnız yaşanmaz
Unutulmayan bir sevgilinin yerine
Yeni bir sevgilimi asla olmaz
Aklım seni unutsada, Kalbim unutmaz.

VaGrAnT_AdAnALı
06-09-2006, 10:34 PM
gidişin değil, bir umutla dönersin diye beklemek öldürdü beni..bir hoşcakalı çok gördün... zor geldhoşcakal demek sana, böyle gitmek daha kolaydı çünkü, arkada kalanı düşünmeden çekip gitmek, yakıştı mı sana?yakıştı mı gidiyorum demeden gitmek? yakıştı mı veda etmemek ve çekip gitmek? yakıştı mı ayrılıkla yüzleşmemek? gittiğini bile söylememek..
bir hoşcakalı çok gördün.. bu kolay olanı idi, bunu seçtin... bencildin, gene kendin için en iyi olanı seçtin, başkasının duyguları seni yine hiç ilgilendirmedi... hoşçakal demek zordu cünkü, vedasız gittin, sanki geri gelecekmiş gibi gittin, ayrılıkla yüzleşmeden gittin... ayrılık acı verir çünkü, sanki ayrılmıyormuşuz gibi terk ettin. oysa beni gidisin değil, bir umutla gelirsin diye beklemek öldürdü...
hoşcakal dememiştik, ayrılmamıştık öyle ise, dönecektin, bir umut vardı hala, rüzgarda savrulan bir mum alevi gibi cılız ama ısrarla yanan bir umut vardı.. İşte beni o umut öldürdü...
gidişin değil...
bir gün dönecek diye beklemeler öldürdü beni, başka gölgeleri, sana benzetmek eritti bedenimi, ayak sesleri, merdiven çıkışlarını dinledim sen misin? diye... kapı çalındığında ben koştum, telefon çaldığında, ilk çalışta elim telefondaydı ilk aylar da... gelmedin... ama hoşçakal da dememiştin... gitmiştin... ama veda etmemiştin...
gidisin değil, beni döneceksin umudu ile beklemek öldürdü...Çok geç anladım bencildin. artık hiçbir gölge sen değilsin, hiç telefon etmeyeceksin, dudakların adımı söylemeyi unutmuştur artık, çalan kapılar ve telefonlara ben bakmıyorum kaç zamandır. hoşçakal demeden gittin. kolayı seçtin... dönmeyeceksin...
yüreğimde artık ne sevgi var, ne umut, ne de bir ağrı... yüreğimde taşlaşmış bir hoŞcakal var... sana ait... onu bir söyleyebilsem, sana veda edeceğim... bunca yıl benden çaldığın, hayatımı geri isteyeceğim.
ve sen, hiç anlamayacaksın, hiç bilmeyeceksin... beni gidişinin değil, dönersin umudu ile yaşamanın öldürdüğünü...
hoşçakal demek, ölmekten daha mı zordu?

Alıntıdır...

VaGrAnT_AdAnALı
06-09-2006, 10:41 PM
Bahçede oynayan çocuklar
Ve ben beş yaşında
Küçük bir kızım
Öyle dediler, sen küçüksün
Ağacın altına oturdum
Küçük kızım
Göz yaşlarımı saklamama
Gerek yoktu ki
Ta sen gelene kadar
Sicim gibi aktılar
Ağaçtan omzuma
Kondun yavaşça
Hiç korkmadım
Sen o zamandan
Tek arkadaşımsın
Sen benim
Siyah Kuzgunum
Yaşam boyu
Tek arkadaşım…

VaGrAnT_AdAnALı
06-09-2006, 10:45 PM
Dünyaya kafa tutup yaşadığım hiç birşey için pişman değilim..

Herkese inat..
Göğü yerle birleştirip tadına ve seyrine doyamadığım hiç bir an için pişman değilim..

Sevda tadında,yar sıcaklığında dokunduğum ellerde yanmaktan..
Yokluğunda gecelerce ağlamaktan pişman değilim..

Yaşadığımı hissettiğim her anın bedelini hayattan koparak ödemekten..
Yine de sevmekten,illede sevmekten pişman değilim..

Aslıma dönüş olan isyandan..
Bu isyanın bana kazandırdıklarından..
Kaybettirdiklerinden..
Savaşırken bir başkasına verdiğim yüreğimden asla pişman değilim..

Yanlışın adını doğru koyduğum bu yola baş koyduğum için..
En kutsal varlıklar adına kendimden ve ondan vazgeçtiğim için...
Döktüğüm gözyaşları ve acılar için pişman değilim...

Kırılan kalem fermanım olsa da..
Dar ağacına bir can borcum olsa da..
Senin sevdan son nefesim olsa da..
Seni solumaktan pişman değilim....

VaGrAnT_AdAnALı
06-09-2006, 10:52 PM
Bir an düşün. Görmek ne kadar güzel olurdu.

Hani o kimsenin göremediği şeyleri, aşkı, özgürlüğü, yitip giden hatıraları tekrar, ne güzel olurdu değil mi bir yaz akşamı sahil kenarında. Gülmek gibidir her şey.Hem de kahkahalarla gülmek, gözyaşı gelir ya hani gözlerden işte bu da her şeyin içindeki acılardır.
Ne kadarını koparabildiysek o kadarı yanımıza kalıyor hayattan.

Yıkık bir kenti ardında bıraktıktan sonra, içinde tüm kasveti, acıları, gerçekleşme umudunu içinde barındıran hayalleri ve bir sokak dolusu çocuk heyecanıyla yeni yollara adım atarsın.

Nasıl ki bir zelzeleye tatminkâr bir ölüm bırakırsın, bir şehre, geride kalan her dostu ve gülücükleri emanet edersin sadece.

Sadece kırılırsın geçen yılların ne kadar hızlı geçtiğine.

Ve haykırışlar…

Çok yüksek sesli mesela, kimseye sesini duyurmadan, en içten kopan bir fırtınadır, yüreğinin bir köşesinden.

Sen ne anlatmak istediğini bile anlamadan seni yargılayacaktır zaman.
İşte o gün sımsıkı dişlerinle, göğsünü titreten bir çığlıkla karşılarında durmak için bundan daha iyi bir fırsat bulamayacaksın.

Hangi gün kaybettiğini tahmin etmeye çalışacaksın ellerindekini ve sevdiklerini.

Zaman sana göz kırparken dizginlerini elinden kaçıracaksın sen arkasından bakakalmış, yorgun ve ağlamaya gebe gözlerinle birkaç kelime fısıldayabileceksin yalnızlığının kulağına:

“seni seviyorum”.ilk önce anlamayacaktır. Tekrar edeceksin, o da sana “çok geç kaldın” diyecek. “Değerimi bilmek için zaman artık çok geç, artık genç değilim “diyecek.

Ve sen en hüzünlü şarkıları aklından geçireceksin o an. İşte o an neleri kaybettiğinin farkında bile olmayacaksın. Çünkü sen hala yıllar önceki o menekşe gözlü çocuksun.

Çünkü sen hala sevdiğin veya sevmekten bıkmadığın o insanlarda kalmıştın. Çevrendeki en güzel şey sendin fakat neye yarar farkında değildin.

Sen hayallerine tutunamayacak kadar güçsüz kollarına her gün bir çentik daha atıyorsun. Sanki geri gelmeyecek bir yolculuktan bir özlem biriktirirdin ama vazgeçmekten vazgeçtin.

Hatırlamak acıdır. Her zaman için acıdır.
Diyorum ki acılar, güzel günlerden daha çok hatırımda, daha çok acıtıyor canımı aşklar mesela.

Aşk bana sadece acıyı hatırlattıkça nasıl bir daha âşık olmayı bekleyebilirsin ki benden.

İşte yine söylüyorum sen yoksun ve ben ne yapacağımı bilmez dört dolanıyordum caddelerde.

Sarılıyordum tüm heyecanımla dizelere.

Ama sen ne kadarını anımsasan da o kadarından fazlası senindi, bütün dizelerin.
Hadi çıkar şu çocuğu kör kuyulardan! Tek bir söz bekliyor senden, içinde hiç gönderme isteği bulunmayan bir “git” ya da gözleri kapalı bir ay gibi mehtaba karşı bir “seni seviyorum”.

Sıra sende artık. Ya sahip çık bu çocuğa ya da ya da öldür...gitsin...

VaGrAnT_AdAnALı
06-09-2006, 10:58 PM
Her sabah gibi yine güneş doğdu. Bu sefer karşılamadım, çok bozuldu. Yakama yapıştı hemen..
-Sana ne oldu?

Sıcak ellerini tuttum ve ittim onu..
-Üşüyorum, görmüyor musun? Yetmiyorsun, anlamadın mı hala.
Her sabah her sabah; ne var gelip duruyorsun?

Durdu, hafifçe kendi etrafında iki yana döndü, düşünür gibi..
-Sen aşıksın dedi.

Ben hep aşıktım oysa.
Dayanabildiğim zamanları kendinden bilmişti.
Gücünü sunarken kendisini ölümsüz zannetti.
En büyük hatası da bu oldu...
Ama üşümek zamanları onun bilmediği birşey di.
Anlayamadığı da buydu. -Yetmemek-

Buz kalıpları içinde aldığım nefeslerin havaya buhar olarak yazdığı feryatları göremedi.
Ya buluta girdi ya da görmemezlikten geldi.

Mevsimlerle uğraşırken,aşkları da yönetirim sandı,yanıldı..
Çünkü aşklar güneşe değil, gümüş bir ay ışığına sevdalıydı.
Uzaklara, denizlere ve gülen gözlere...

Güneşin sıcaklığı olmasa en fazla ölüm gelir..
Aşkın sıcaklığı olmasa ölmekten beter yaşam gelir..
Bin defa öldürür de yine de o son nefesi verdirmez insana..
Her ölen de pişman ölür, avuçlarında kurumuş bir gül kurusu...
Çareler tükenmiş olsa da hayal kurar, engeller olsa da umut eder.. Vazgeçmez ama...
Uzaklaşır, boyun eğer, susar, vazgeçmez...
Sevmek böyle olur. Kadir-kıymet bilir..
Nadirdir, nadidedir ama her yanı ağulanmış bir yürek gibidir..
Söküp atamazsın. Ve dilerim bildiklerim doğrudur....

Yenibaştan öğrenmeye ne niyetim, ne de gücüm var artık.
Aşk git başımdan...

VaGrAnT_AdAnALı
06-09-2006, 11:10 PM
Sende mi gitmelisin...
Seni sevdiğimi söyleyemedim hiçbir zaman
İzin veremezdim sözlerin bizi kirletmesine,
Ama bakışlar yetmiyor muydu?
Kalbim her durduğunda,
Nefesim her kesildiğinde,
Anlamıyor muydun hissettiklerimi?
Masum dokunuşlardan irkildiğimde,
Yanaklarım kırmızı gezdiğimde,
Belli olmuyor muydu aşkım?
Ama seni sevdiğimi söyleyemedim...
Biz yasağız, sevgimse kaçak.
Aramıza girenler, ayırmaya çalışanlarda
Önemli değil benim için.
Kaybedeceklerim zaten benim olmamış hiç.
Ama sen...
Ya seni kaybetseydim,
Ya o sözler kırsaydı bizi bağlayan zincirleri...
Seni sevdiğimi söyleyemedim,
Ve sen gidiyorsun şimdi.
Seni sevmeye mahkûmum zaten.
Her akşam gözlerimden de taşsa sevgim,
Geçen her gün biraz daha götürse de benden,
Umudumu da çalsa,
Seni sevmeliyim.
Ve bir gün gelecek unutacaksın adımı.
İşte o yüzden,
Hoşça kal..

VaGrAnT_AdAnALı
06-09-2006, 11:21 PM
Kendi hüznünü yetiştirirdi önceleri
O hüznüyle beslenir,
Bitince hüznü,
Gözyaşıyla besler, hüzün tekrar yeşillenir.
Tekrar beslenir.
Gel zaman git zaman
Yetmez oldu ona kendi hüznü,
Hüzün alıp hüzün satmaya başladı,
Tanırdı, bütün yaralı kalpleri.
Onun tek müşterisiydi, İnsanların yaşlı gözleri,
Yarım kalan hikayelerin hepsini bilir,
O yarımları alır kendi yarımlarına eklerdi.
İki yarımın bir tam yapmasını beklerdi.
Hiç gökyüzüne bakmazdı,
Hep yerdeydi gözü,
Bilirdi ki düşen yaşardı en büyük hüznü.
Hüzün alıp hüzün satardı,
Geceleri sadece kendi karanlığına yatardı.
Hüzün nerdeyse onu izlerdi,
Onu kaybetmekten korkar,
Tek tek alıp dizelere gizlerdi.
En iyi hüznü o satardı, rakibi yoktu.
En iyisi onda bulunurdu, acılar memleketinde.
Sınıflandırmıştı hüzünleri
Bedelleri yazardı etiketlerinde.
Hüzün tüccarıydı, hüzün alıp hüzün satardı...

VaGrAnT_AdAnALı
06-09-2006, 11:31 PM
“yıldızları sönmüş bir gecenin sayfalarında ışıksızım
özlemler damıtıyorum durmadan karanlığın yapraklarına”


Gece gözlerinde bir kadın yaşıyor..
gece gözlerinde bir kadın ölüyor..
o kadın senin dudakların için kendi ömrünü tüketiyor.
Teninde erimek için yanıp kavruluyor.
Bu kadın sana deli.. bu kadın sana aşık..
Sen kayıp kentin hayal prensi..
sen beni tamamlayan diğer yarım.
Benden başkasına bakarsa gözlerin benden bir parça ölür.
Benden başkasını isterse tenin, bu can bu bedene dar gelir.
Gül yüzün başkasına dönerse eğer canımdan can gider.
Tapılası kalbin başkasını severse eğer..
O an bu kadın nefes bile alamaz.. o an sevgili.. bu kadın ölür..

Kimselere söyleyemesem de bu aykırı yüreğimin sende karar kıldığını..
gün gelecek tüm dünyaya haykıracağım..
herkes bilecek seni ne kadar sevdiğimi..
sana ne kadar yandığımı..
ve tüm yeryüzü aşkımın derinliğini, sevdamın yüceliğini bilecek..
şahit olacaklar sana olan yangınıma..
kendimle birlikte bilenleri bile yakacak bir aşkla seviyorum çünkü seni

Şu anda beni görmüyorsun ama duyuyorsun.
Bir şey söylemesen de biliyorum ki.. benimle aynısın.
duyguların düşüncelerin.. sevdan aşkın.. yangının..
herşeyinle bensin sen. herşeyimle senim ben..
bilirim ki, içimden ne geçiyorsa dile getirebildiklerimin hepsi senin de içinde..
Yine bilirim ki.. senin için ölümü göze alabilecek bir ben,
benim için dünyayı yakabilecek bir sen varsın bu dünyada...
gerisi.. ötesi.. gayrısı yalan.

Öyle doluyum ki seninle.. hergün daha çok doluyor, her gün daha çok sen oluyorum. Gözlerindeki alevi yangını gördükçe daha bir yanıyorum. Her yangınımda kül oluyorum da, Anka gibi küllerimden doğuyorum seninle yeniden her yeni güne.. ve gözlerim uykuya merhaba diyene kadar yine ve yine başlıyorum yanmaya.. uykunun kollarına bıraktığımda kendimi biliyorum ki tamamen kül yığınıyım o an. Güneş ışınlarıyla üzerime doğana dek küllerim savruluyor karanlık dehlizlerde. Gözlerimi açtığım an, adın dilimi, hayalin ruhumu, aşkın kalbimi yakmaya başlıyor yeniden ve yeniden..

Son sözüm:
Bu yangınların beni kül edeceğini bilsemde korkmuyorum ve kendimi bırakıyorum ateşin içine. Senin için yanıyorum...sana yanıyorum. Senin için sonsuza dek yanacağımı bilsem de seni seviyorum.

Ve kayıp kentin hayal prensi:
Durdurduramayacağız bir gün bu kalplerin hırsını.. onlar kavuşmak için her şeyi yapıyor... beyninlerimiz şimdilik daha güclü gibi, ama yakında kopacak fırtınalar..vuslat çok yakın bebeğim... her şeye rağmen...herkese rağmen..seni seviyorum..

VaGrAnT_AdAnALı
06-14-2006, 09:31 PM
belki de aşk vardır
benim hiç bilmediğim
gece vardiyalarında
karanlığa ışık gibi yayılan
yorgun bir gülüştür
çok uzak çöl yolculuklarından
hırsızlayın bir hilal
ki masallara saklanmış
tanımlanamayan-
ve en azından kendimi
uçurumlarında deneyeceğim
çocukçadır
ki dünyanın tüm çocukları
hiç mi hiç düşünmeden katıverirler oyuna
bu yüzden
karanlık dalların altında
bir haziran akşamı
pür gizem olarak oturan kadın
ansızın özler çocukluğunu
hayvancadır
yar kokusu eser rüzgâr
ve bir bakış
bir cenneti talanlar
belki de aşk vardır
şiirle miirle falan avutamadığım
bir ömrü savurduğum yoluna
koşup koşup tutamadığım...

VaGrAnT_AdAnALı
06-14-2006, 09:33 PM
Bugündeyim değil mi şimdi,tarih bildiğim tarih...

Ne zamandı yaşananlar,ya onları yaşayan ben miydim?
Kaçıncı pazartesi bu babamsız geçirdiğim,kim bilir kaç yıl oldu.Kaç bin sayfaya yazdım özlediğim her şeyi satır,satır...Bir daha bulamayacağım nelerimi kaybettim...

Sevdiklerimi mi kaybettim,sevmeyi mi unuttum yoksa ben...Gerçekten sevmeyeli kaç ömür geçti,uğurlarında harcadığım hayatlardan kimin haberi var??

Güvenmek doyasıya çocuklukmuş diyorum.Hep en ağır bedelleri ödedim,öğrendim,büyüdüm sandım hala deli gibi severken dondurmayı,buzdolabından bir dilim pasta çalarken büyümüştüm aslında...Ama yarım kalmıştı kahkahalarım,yaşamam gerekenler,oynamam gereken oyunlar yarım kalmıştı...

Ve ne kadar hınzırca tırtıklasam da tatlıları tamamlanmıyordu..Öyle ya çok giden vardı,geri dönmeyen ve asla eskisi gibi olmayacak harcanmış çok hayatım vardı...

Kendimi bildim bileli oturduğum evde bilmediğim öyle çok hayat yaşadım ki...Ama belli ki hiç büyümüyordum,hala geceleri gizli,gizli ağlamaktan vazgeçmemişken,hala zamanı geri alabileceğime inanıyorken geçiyordu zaman;ama ben büyümüyor,büyüyemiyordum...

Geçmişte kalmıştı çünkü yaşamak istediğim bütün anlar,ben orda olmak,hiç ağlamayı öğrenmemiş halimle kalmak istiyordum...
Hani zamandı her şeyin ilacı,hani alışırdı insan ve gün gelir unuturdu belki...Zaman hiç alıştırmadı beni yalnızlığa,hiçbir boşluk dolmadı,hiç kimse geri dönmedi.Üstelik git gide umudumu yitiriyorum,artık daha zor inanıyorum ' Bir gün uyanacağım ve hiçbir şey yaşanmamışken olacak zaman...'

Hayal gibi bir eski hayat şimdi hatırladığım,şehri,mevsiminde dört ayrı hava ve artık büyüdüğü için okula tek başına gidebilen bir kız çocuğu...Şimdi o şehirde bile değilim,önlük giymeyeli kim bilir kaç yıl oldu...Her pazar ailece çıktığımız sahil yürüyüşleri bitmişte,beni unutmuşlar denizin kenarında...

Hiç hatırlamadığım bir filmin dönüşünde babam gitmiş,tüm eşyalarını almışta yine ben unutulmuşum...O çok sevilen,öpmeye doyulamayan ben,yine unutulmuşum...
Hiçbir ayrılık sonradan koymadı,hep ilk anlayan oldum unutulduğumu,unutulmak bıraktı unutulmaz acıları ve geceleri akıttığım her gözyaşında bir defa daha unutuldum...Yaşadığımı hatırlayan olmuyordu...
Alışkanlıklarım vardı,mutfakta annemin olmasına alışıktım,uyumadan önce içtiğim ılık sütlere alışmıştım...Anne elinden içilmeliydi uyumadan önceki sütler.Sütü hala seviyorum da bir garip tadı var artık...

Büyüyünce de ağlanıyormuş,ben büyükler ağlamaz sanıyordum.Ama daha çok koyuyormuş,beraber büyüyormuş gözyaşları,taşınamayacak kadar...

Hele bugün hiç olmadığı kadar büyükler...Hatırlamak istemiyorum diye bir,bir hatırlıyorum,hepsi güzel olan şeyleri.Ah birde anı olmasalar,seneler önce yaşanmış değil,bir kaç gün önce yaşanmış olsalar...

Oysa o söylenmesi çok basit olan seneler geçti...
O seneler içinde kaç kişinin mutluluğunu paylaştım,benim paylaşacak mutluluğum olmadan...Üzüntüleri paylaştım,bir damlada onlar için akıttım,benim paylaşılacak çok kırıklığım vardı;ama çoktular işte paylaşılamayacak kadar çok.

Yarım yamalak anlattım dostlara,tamamını anlatamazdım,önce benim anlamam gerekiyordu.ben hiç anlayamadım...

Belki ondan küçük kaldım,büyürsem anlamak zorunda kalmaktan korkuyordum...

Seneler geçerken yeni alışkanlıklar edindim,sık sık yeni hayatlar yaşamaya başladım.Hiçbiri tamamlanmadan bir yenisi..Eksik kalmaya alıştım.Babam yoktu,alışmaya alıştım...Tanıdığım hayatlara yeni hayatların eklendiğine şahit oldum.Tek hayat olduklarını gördüm;ama ben ekleyemedim başka hayatları,tam alışmışken yarım bıraktım,yeniden başlattım kendi zamanımı.Böylesi daha kolaydı,eski alışkanlıkları değiştirmeye uğraşmaktansa,alışkanlığı olmayan yeni bir hayata başladım hep.Şimdi yaşadığım kaçıncı başlangıcın ortası bilmiyorum...

Onca şeyi değiştiren ben,bir ağladığım şeyleri değiştiremedim,özlenenler hep daim kaldı.

---alıntı----

VaGrAnT_AdAnALı
06-14-2006, 09:46 PM
Bazen sadece uzaklığın kalbinde atar sevdanın susuzluğu...

Yatağın bir köşesinde aşk;diğer bir köşesinde sayılı saatlerin tedirgin bekleyişi asılı kalır.

Kollarından yakaladığın, doyumsuz bir sabaha sarıldığın gece rüzgârı merdivenlerden aşağıya doğru yavaşça kaybolur.

Geride kalansa ılık bir kelimedir içten içe derinlere yayılan...


Özlemin merdivenlerinden aşağıya kaç adımda inilir ki...?


Bazen de ilmeğinden geçirmek öyle zorlaşır ki geceyi, ne yana dönsen hep aynı çıkmazın gözlerine değer bakışların...
Sobeleyecek bir beden ve ertesi geceye sarkacak bir yaşam, parmak aralarından sızar tahta boşluklara...

Yakalayamazsın...

Sadece uzaklık var diyorsun ya ; şimdi sen gecene dolan neme hapset her bir damlamı...

ve bir sarkacın yinelenen sesinde uzan, sesimin seninle gülümseyen çağlayanına...

Uykunda ve uykusuzluğunda...
-alıntı-

VaGrAnT_AdAnALı
06-14-2006, 09:53 PM
İlk satırlarım bu sana
Belki de son
Birlikte yarışacak kelimeler
Dili geçmiş zamanların
Mişli geçmemiz anılarımızda.
Ve yazdıklarım...birkaç kelime.
Oy benim yaralım
Güneş doğmayacak bizim şehirde
Göremicez hiçbir zaman birbirimizi
Belkide görmezlikten gelip,
Sessiz çığlıklar atarak konuşacagız,
Gün ağırıncaya kadar.
Gel
Hangi il sınırındasın bilmiyorum
Benim en çok sevdiğim yer neresiymiş
Söyle;
Çık karşıma uzat elini,tut kolumdan
Bırakma,bırakma yalvarırım.
aslında bir hayal dünyasının yansımasıyız biz;
istediğimiz karakterlere bürünüyoruz
ve çoğu zaman kaçıyoruz,yalan,yanlışlardan
ful yapraklarına benziyoruz kimi zaman
yeniden sevip yaşamaya başlıyorsun hayatı,
yeni bir sayfa açıyorsun
parçalanmış kalplerimizi birleştirecek birini arıyoruz kimbilir.
Belkide kendimizi kandırıyoruz.
Ama yinede sen gel
Sadece sen sev beni
Sar beni birdaha bırakmamacasına
Yaşama ümidim ol sonum
Yada bu şekilde sonum.

VaGrAnT_AdAnALı
06-17-2006, 11:56 AM
Aleyna selam güzel yürekli yoldaşım...
Özümde özlediğim,gözümde tüten sevdam...
Güldüğnde mutluluk dehlizlerine düşüren yüz,
Duyduğumda sevinç nameleri diyarına gönderen ses...

Epey oldu sana yazmayalı biliyorum...
Şimdi yokluğuna dökülen satırlarla benliğimi dinliyorum...
Kifayetsiz kelamlarla gözyaşlarımı karıyorum...
Sana her çabam boşluklara çarpıp dönüyor,ben o darbelerle sevdanda büyüyor,vuslat-ı şah doğumları için sana birikiyorum...

Yar bilesin ben sana medeniyetsiz bir aşk büyütürüm...
Acılarımı,hasretimi senli umutlarda çürütürüm...
Çırpınsada çılgın gibi,teslim alamadı beni hüzün...
Payıma düşen koyu bi yalnızlık olsada,aldırmam,senin sevginin zerreleridir özüm...
Azap gibi gelsede bu yolculuk,sana teslimiyetimle diner acım,veda eder güzüm...
Sabır azığım umut yoldaşım...
Bir gün elbet kavuşuruz iki gözüm...!

VaGrAnT_AdAnALı
06-17-2006, 12:01 PM
Şarkılar seni söyler...
Dillerde name adın....
Dillerde name adın...
Aşk gibi sevda gibi huysuz ve tatlı kadın....
Huysuz ve tatlı kadın...

Yine o şarkı...

Yırtıyor karanlığı ve içimide....

Yine hayaliniz düştü perdeme....

Gün ışığı sizi hatırlattığından ben içimin pencerelerini kapatmışken herşeye...
ve karanlıklarla dost olmuşken sevimsizce....
Yine düştü gönül perdeme isimsiz ve cisimsiz kalmış hayaliniz....


Kaç asıırr yazdım size ben... ve kaç milyon satır döktüm..(bilinmez....?)
Arada bir elime aldığımda gözyaşlarım düşmekten yorulurda ben bırakamam diye sakladı hepsini kızımız....Ama bilmezdiki ben onlarda sizi saklamışken nasıl ıslatırdım tuzlu damlalarla kağıtlara sığınmış "Can kadar Can"ı...Bilemedide işte..bilsede inanamadı belkide....Yani anlıyacağınız onlarda uçup gitti elimden....Yavaş yavaş yokolan herşey gibi..ve belki onlarda yokoldu....

http://img75.imageshack.us/img75/1157/3098818lg2no.jpg


Bir bahar akşamı rastladım size tıpkı şarkıdaki gibi....
Gönlüme düşmeniz için o asil bakışınız yetmişti...
Sokakta süzülen ben ardına bin gözü sererken,sizin tek bir çekingen ancak bir okadar asil bakışınız esir almıştı gönlümü..
En değerlisini,özgürlüğünü teslim eden bir kuş gibi yüreğim ellerinize teslim olmuştuda haberiniz yoktu belki...
Haberiniz olsaydı eğer okadar beklermiydiniz iki kelimeyi sarf etmek ve ömrümüze bir 2 yıl daha eklemek için...
Beklerdiniz...

Bizim aşk anlayışımızda öyle kolayca dillendirmek yoktu bilirim... Medeniyetteki aşkların yanında medeniyetsizdi bizimkisi ama bir okadar asildide...

Şimdi nerdeeee..?
Masal oldu böyle aşklar görseniz içiniz sızlardı...İyikide görmediniz diyesim geliyor içimden...
Görseniz be gönül dostum görseniz gerçekten sızlardı içiniz...

Şimdi "Aşk"...
Medeniyetlerle süslenmiş ama asillikten uzak...

Bizim söylemeye kıyamadığımz evliliğimiz içinde bile birbirimize söylerken sıkıntı çektiğimiz o iki sözcük varya....
Ciklet kağıtlarında geziyor tabiri caizse...
Ahhhhh be Gönül Dostuum...!
Güzel olan herşey aslını çabuk yitirir demiştiniz...
Doğruymuş meğer....

Gidişinizin 20.yıldönümü bugün Gönlümün Gönlü....
Gönlüm hala ilk günkü heyecanı taşımakta size....
Ne zaman isminiz geçse bir kuş olup kanatlanır yüreğim uçuverir hayalinize...
Ancak bu heyecana bir de acı eklendi 20 yıldır büyümekte...
İsminizi her duyuşumda en derinime derin bir sızı çökmekte...
Uçan yüreğim kuşsa eğer kanatlarınada acı binmekte....

Duvarda hala resminiz...Soğuk günlerde içimi ısıtmaya gücü yetmeyen şöminenin üstünde...
Hala derin ve asil bakışınız...Hala karanlıkta bile görülecek kadar sıcak ve parıltılı ayrıca...
Rüyalarımda sizsiz kaldığımda karanlıkta gelip bakışlarınıza dalmaktayım...Huzuru derinime çekebilmek istercesine...
Ama her defasında huzurdan uzak ve hatta zıt olan kalp ağrılarım başlıyor...

Ah be gönül dostum..Neden beni bırakıpta gittiniz...
Kızımız aşkı bir küçük gülüş,bir sıcak bakış,söylenemeyen o iki sözcükten uzak yaşarken..Siz neden beni terkettiniz...?

Kalsaydınızda aşkı öğretemeyeceğimiz kızımız bakıp Aşk görseydi ne olurdu???

Yine nefesim kesilmekte iki gözüm ben sızılı odama gidiyor kendimi acılarımla başbaşa bırakıyorum..Nur içinde yatın....

---alıntı---

VaGrAnT_AdAnALı
06-17-2006, 12:30 PM
yüreğimi buldun en soğuk kuytulardan çıkardın avucuna verdim aşkı
bahar gibi geldin sehrime ama ben temkinliydim bu aşk işine
yine baharın sonunda fırtınalar kopacak diye gömdüm sessizliğe kendimi
öyle aşkla doluydunki öyle sevgi sözleri diyordu ki dilin
beni ninnilerle düş bahçelerinde gezdirip gül kokularıyla avutup öpüşlerine saklıyordun
hevesliydim baharlarda çicek açmaya umudu eş etmiştin zatern sen bana
seninleyim bir ömür yüreğinde yer alayım izin ver dedin
ben inandım
‘seni seviyorum’ diyişlerinde sustum ama ben de sevmiştim seviyordum
Sen bu aşkın aşığı ben ise sessiz bir limandım yüreğinde
Sen merhabalarına elveda saklayan yolcu ben hancıydım yüreğimde
Son erken geldi
Ben bitişinin yasını tutarken dikenli yatağımda gözyaşlarımla günü ağırtırken
Sen başka kollarda çicekleniyordun
Oysa ki ‘seni seviyorum’ demiştin , ben ise susmuştum sevişlerine
Ama bak bitişine demekki yalanmış sözlerin demekki yalanmış gözlerin demekki ben kanmışım gülüşüne ‘seni seviyorum’ diyişine
İçimde olan korkular haksız olsaydı keşke ve sen böyle gitmeseydin bu yürekten
Ertesi gün
Yağmur yağıyordu bu şehir sırılsıklamdı son kahvaltımızı yaptık, son nargilemizi içtik,
Son kez gazetemizi okuduk, midye tavamızı yedik kolamızı içtik,son sigaramı yaktım,
Ağladım cok agladım gözyaşımı yağmurla o gün akıttım utanmadım sıkılmadım
‘seni seviyorum’ dememiştim ama bak işte gözyaşlarım sevdiğimin kanıtıydı
Sen bu kez sustun gözyaşlarımda boğuldun
Ayrılık hediyesi bi saat tutuşturdun koluma ve ayrılık çicegini elime
Bir semsiyenin altında sonkez degdi dudakların dudaklarıma benim gözümde yaş
Biz severek ayrılıoruz dedin sevgimiz varsa ayrılmak neden
Sevgimiz varken benim gözümdeki yaş neden
Sevgimiz varken senin ele meyl bağlaman neden
Beni ayrılırkende avutup gönderdin evime
Ben 4gün 4gece ağladım
Senin telefonun o günler boyunca sabahlara kadar mesguldü
Sen seviyorum demiştin
Ben sessiz kalmıştım
Şimdi söle
Kim sevmişti gercekten ?
Seviyorum diyen sen mi?
Sessiz kalan ben mi?
bitişinde
ellerin kollarında uyanan sen mi?
dikenli yataklarda kıvranan ben mi?
...
söylenen her sözün bir bedeli vardır(seviyorum demiştin)

--alıntı--

VaGrAnT_AdAnALı
06-17-2006, 12:39 PM
Sıgamayacaksın o evin icine bensiz...sıgamayacak yüregin bedenin icine...

Bu renksiz dünyayı sevmistik birlikte... sen erkegim...

İstedigin kadar uzaklas benden , istersen dünyanın dier ucuna git icinden beni cıkartabilmek icin , cıkartamayacaksın! bitmiycem icinde , sızım sızım sızlıycam her gece yatagına uzandıgında beline dolanan elim olmadıgında! hani hep sırtını bana döner sarılsana bana derdin ya , her basını yastıga koydugunda simsek gibi patlayacak yoklugum kalbinde. nefessiz dogrulacaksın oldugun yerde , lanet ediceksin herseye o an...

Sabah uyanır uyanmaz aklına düsecegim.Bakıcaksın bombos bi yataga uyanmıssın , su almaya kalktıgımda bile nereye gidiyorsun die sorarken sen , nerdesin die icin sızlaya sızlaya soracaksın. Yüzünü yıkamak icin girdiginde banyoya aynada kendini görünce yüzünü inceleyeceksin , gözlerinin nasılda kan canagı halinde olusuna bakıp offf cekeceksin.beni özledigini bi kere daha icin acıyarak anımsayacaksın...mutfaga gidip bi kahve suyu koyacaksın kendine , sekerin yerini bulamayaksın , sinirden delirceksin.nereye koydu bu kız bunu die söyleneceksin kendi kendine. Ciceklerim carpacak gözlerine , sunlara bi su vereyim die ic gecirdiginde bi damla süzülecek gözlerinden. onları ne kadar cok sevdigimi hatırlayacaksın...

ise gitmek icin hazırlanırken bos yataga bakıp bi kere daha burkulacak icin.evden cıkarken aynanın kenarına sıkısık duran fotografımıza gözün takılacak , ansızın cekiceksin gözlerini...

Gece olucak televizyonu acacaksın , benim sevdigim bi sarkıya rast geleceksin , izledigim bi dizi , bana benzettigin o kücük kızın reklamı cıkacak ansızın. İcin paramparca olacak , kapatıcaksın televizyonu balkona cıkıp bi sigara yakacaksın. Yalnızlıgın dört bi yanını sarıcak , yıllardır nasıl yalnız yasıyordum ben die soracaksın kendine. birdenbire üstünü giyinip gecenin bi yarısı atıcaksın kendini sokaga. Arabaya biner binmez benim doldurdugum cdlerden biri calmaya baslıycak. Müzigi apar topar kapatıcaksın. tek bi ses dahi duymak istemeyeceksin. Sessizce ilerlerken caddelerde bi bakıcaksın o sehrin bütün sokaklarında ben varım. Her baktıgın yerde , her girdigin caddede yüzümü göreceksin. isyan edeceksin beni tanıdıgına...

İcindeki acıyı dindirebilmek icin kadehlerde bosaltıcaksın zehrini. o bar senin , bu bar benim gezeceksin. 15 dakkalık zevklerle avutabilcegini zannediceksin kendini , baktıgın o bi cift gözde bakıslarımı arıyacaksın. Benim güldügüm gibi gülmesini bekleyeceksin, Sana sarılıdıgında bi el dokunuldugunu bile hissedemeyeceksin , buz kesilecek vücudun , kaskatı kalacaksın öylece! Dokunamayacaksın hic kimseye , dokunsan bile lanetler edeceksin kendine. Hissizleseceksin , aglayamıycaksın bile. kızacaksın kendine , yokluguma küfürler edeceksin. kapıları , duvarları yumruklayacaksın. icindeki acıyı ne yapsan dindiremeyeceksin...

Cevapsız kalmıs cagrılarıma baka baka fotograflarımla konusacaksın. Beni nasıl özledigini kendi kendine söyleyip duracaksın. Arzu yazan telefon ekranına bakarak ic gecirecek , bi kenara koyacaksın telefonunu. Ne demek icin aramıstı acaba die gecireceksin icinden. Aramadıgımda seni endiseleneceksin biseymi oldu bana die. Lanetler ediceksin mesafelere , uzaklıgın caresizligi dügüm olup kalacak bogazında.Hayattan nefret ediceksin , ask denen duyguya küfürler edecek , bana geri dönmeyecegine dair yeminler edicek, icinden tövbeler ediceksin...

Ah be adam beni böyle severken nedir bu savasın kendinle. askı imkansızlıga dönüstürerek yasayamazsın. evet acı cekmek dogamızda var ama , birbirini seven iki insana yakısmazki ayrılık.
Hadi ac su güzel yüregini , ödün kopuyo asktan ama sen askın huzurunu yasamaktansa acıyı tercih ediyorsun , bu nasıl bi tezatlıktır. ben bıraktıgın gibi burdayım. Yüregim emanetindir, bekliyorum!...

VaGrAnT_AdAnALı
06-17-2006, 01:14 PM
Sen gittin, ardından Sonbahar mevsimi geldi … Döküldü yapraklar bir bir, her biri bir tarafa savruldu… Kocaman ağaçlar beyaz kefen giyinip ağladı, döküldü anılar bir bir dallardan....

Sen gittin beni de alıp gitti sarı rüzgarlarıyla sonbahar, yaprak yaprak savurdu sokaklara, bir öksüz çocuk misali tek başıma kaldım kaldırımlarda… Kanadı kırık bir turnayım şimdi. Yorgunum, çok yorgun, içim dışım sonbahar...

Bedenim soğuk şimdi üşüyor dudaklarım, göğsüne düştü başım hüzünlü yılların, avuç avuç kimsesizlik yağıyor üzerime... Terkedilmiş cümlelerin satırlarında sonbahar alfabesine yazılıyor adım harf harf, satır satır içime dökülüyor yapraklar. Kimisi gül olup açıyor şiir şiir, kimisi diken olup batıyor yüreğime…


Ey sonbahar, gazellere yazılmış bir kırık öykü hayatım, sıradan ve anlamsız. Her gece üzerime yıldızlar serpiştiriyorum, anlamını bilmediğim ama acısını duyduğum karanlık duygular kaplıyor içimi...

Sen gittin, dilimi kanatan şiirler üşüşüyor parmak uçlarıma her gece, güz kanadında çıplak ayaklı bir çocuğum şimdi. İnceden bir sızı gibi hasret tutuşturuyor içimi. Yalnızlığın en orta yerinde öksüz ve yaralı., kaldırımlara saçıyorum yüreğimi her akşam.

Sen gittin, ardından Sonbahar geldi … Döküldü yapraklar birer birer her biri bir tarafa savruldu… Gözyaşlarımdan turnalar döküldü kaldırımlara, hıçkırıklara büründü gökyüzü, hangi atlasın, hangi sayfasına gittin bilinmez... Bütün mevsimler sonbahara ağıt yakıyor şimdi, hiç bir mevsim avutmuyor hicranımı.


Sen gittin, sonbahar yaprakları gibi şarkılar da dökülüp, dökülüp gitti ardından. Hani “Elveda bütün hatıralar”. "Yine hazan mevsimi geldi, yine yapraklar rüzgarların peşi sıra gidecek" şarkılarını kimse söylemiyor artık. Hani “Hastayım, gönül hastasıyım/ gönül ilacımı bulamazsam ölürüm”. Masalındaki sevdalıları da kimse anımsamıyor artık.
Şimdi şarkılar, şiirler, masallarda hazan mevsiminin hüznü var, kimsesizliğimin hüznü…

Sen gittin, ardından Sonbahar mevsimi geldi … Döküldü yapraklar bir bir. Aradan yıllar geçti, göçüp gitti ömrümün vefalı turnaları . Anladım ki herkesin bir masalı var, her masalın bir sonu. Şimdi artık ne masallar kaldı ne de inanan masallara, ne seher yelleri yare selam götüren, ne de nazlı yardan haber getiren telli turnalar.

Bir kasırga gibi esiyor sonbahar rüzgarları. Şimdi zamanın ezen girdabında yapayalnız, sevgiye, güzel bir bakışa hasret, kuruyup gidiyor ömrüm. Ne zaman seni düşünsem kanadı kırık turna misali bükülür boynum…

Gittin, ömrümün bütün mevsimlerinde seni aradım, her giden yolcuya, her gelen yolcuya, esen rüzgarlara, yağan yağmurlara seni sordum...

Saydım tam bir ömür olmuş sen buralardan gideli , ben hala o duygulu, o hüzünlü, o yüreği kocaman utangaç çocuk…

Unutamam, çocukluk yıllarımın çiçeğisin sen... Adını Gül-i zar koyduğum...
Ben boynu bükük kanadı kırık Turna, bir ömür seni bekleyen

alinti...

VaGrAnT_AdAnALı
06-17-2006, 01:15 PM
Bırakıp gitsemiydim bu kahpe şehri,yada oturup en derinden ağlasamıydım keşke..
Kaçsaydım buralardan..Keşke göz yaşının o tuzlu tadını tatsaydım.. Olmadı,yapamadım,ağlayamadım..
Çok canım yandı,ama bi türlü bu yangının üstüne su döküp küllendiremedim..
Unutamadım..Beceremedim,olmadı..Bunuda elime yüzüme bulaştırdım.. Kahretsin..!
Bu kadar güçlü müydü,bu kadar bencilmiydi,bu kadar zehirlimiydi aşk..?
Bu kadar tutkulu,bu kadar ağırmıydı sevmek?..
Sıkıldım etrafıma yalancı gülümsemekten..
Hiç birşey olmamış gibi hareket etmekten..
Unuttum onu artık..O kimmiş demekten..

Gitmek gerek buralardan..
Bu şehirde seninle aynı havayı solumak bile bana zor geliyor artık..
..Yakındır bu günlere elveda demem..

Bu gün canım hiç bişey karalamak istemiyor..
Sadece susmak geliyor içimden..
Susmak ve ağlamak sakince..
Bu susmalar pek hayra alemet değil..
Kağıdım kalemimde bana bugün sırt çevirdi..
Kalemi her elime aldığımda kırılıyor,kağıdı her tuttuğumda buruşuyor..
Onlarda sanki bana isyan ediyor..
Şarabımdan bir yudum almaya kalktığımdaysa kadeh elimden düşüp bin parçaya ayrılıyor..
Noktalar koyuyorum hayatıma tek tek..
Sonu gelmeden biten cümlelerimin yasını tutuyorum..
Hiç yaşamadığım,tatmadığım bir acıyı sindirmeye calışıyorum.....

Yakındır bu günlere elveda demem..
Gitmek gerek buralardan..Birazda ölmek..!

VaGrAnT_AdAnALı
06-17-2006, 01:57 PM
Hoşçakal aşkım
Yolun gülle,
Yüreğin sevgiyle dolsun..!
Bak...
Nerelerden nerelere geldik...
Şimdi biz bittik...
Bir de başlangıcımız vardı
Sonunda bol gözyaşı döktüğümüz.
Sor yağmurları kendine
Kışları da sor.
Baharları bana bırak
Senden tek yadigar olarak.
Adı belli, sonu belli idik.
Soğuk bir mart akşamı idi
Beni son kez öpüp gidişin.
O an sadece yanımdan
Karanlığa karışmıştı yansıman.
Şimdi
Yüreğimden git diyorsun
Olur birtanem giderim .
Yollar böyle uzun
Aşk’lar böylesine vurgunken
Giderim, son kez gözlerine bakamadan
Giderim, son kez sarılamadan
Uykusuz sabahlayarak.
Pişman değilim
Sevdim seni.
Delice sevildim.
Hayat seni yaşamamı istedi
Yaşadım..
Ama keşke
Yüreğinden giderken
Ölüm beklemese başucumda.
Yine de
Yolun gülle,
Yüreğin sevgiyle dolsun..!
Sana en kötü sözüm bu olsun..!

VaGrAnT_AdAnALı
06-17-2006, 02:02 PM
Gönlümün yapraklarından bir tane daha savruldu
Günden güne senin aşkının rüzgarında kayboldu
Istedim ki benimle ol göstereyim sana bulutları
Istedim ama gözlerinin parıltısı sözlerimle yok oldu

Belki söylememem gerekiyordu
Gülümsemene sarılıp düşünmemem
Bazen sadece seni sevmem gerekiyordu
Asla dudaklarımla değil gözlerimle öpmem

Bu oyun beni yormaya başlarsa diye korkardım
Olur ya bi yerden sonra ben de saklayamazdım
Artık hiç korkmuyorum soylemekten
Olur ya sen de seversin beni çekip gitmeden…

VaGrAnT_AdAnALı
06-17-2006, 04:55 PM
.... Sen Benim Bitanemsin” yazmıyorum asla ve yazmayacağım da:
Sen benim için bitanemden fazla anlamsın...

Bahar yağmurumsun... İçim dışım ıpıslak... Yüzümü yıkıyorum seninle; sen yüzüm oluyorsun. Gün geçtikce büyüyorsun içimde, ben eksiliyorum, sana tamamlanıyorum...
Irmak olup dökülüyorsun içime,deltanda yitiyorum...
Sevdan; başkaldırıyor bana. Kendime suskun haykırışlarım var. Gövdemde taşıyorum Seni. Sevdan bir başka can olup giriyor ruhuma... Sarmalıyorsun; günden güne Sana benziyorum.

Her güne bir ben veriyorum sana, gönüllü celladım oluyorum kendimin. Her gün ışıdığında vadi meltemiyle değiyorsun tenime, katmanlarımdan sızıyorsun...
Yüzünün uçurumları yüzüme dönüşerek yerleşiyor. İbadetim oluyorsun ve tanrılar kıskanıyor Seni... Sözünü tutamadığım yeminlerin sahipsiz hüzünlerini toplayıp geliyorsun. Her yanımdan saldırıyorsun bana. Ne varlığınla yapıyorum ne de varlığından uzak...
Bazen bir düş olup konuyorsun uykularıma, bazen bir bıçak yarası gibi izin yüreğimde saklı...

Sen sevdalanıldığından habersiz, sen senli düşlerimden habersiz gerçeğimde nefes alıyorsun. Ben seni düşün ve gerçeğin o kasvetli, hüzünbaz yağmur mevsiminde seviyorum. Sen düşümden habersiz gerçeğin muştucusu oluyorsun.

Öyle bir yerdeyim ki hangi donanımlı aşk kurtarabilir beni Senden. Yeni bir aşk mevcut aşkı öldürebilir mi... Bilmediğim kaygılar uyanıyor içimde Sen bilmiyorsun...

Biliyorum geç kaldım sana, sende aşk olmaya. Nasıl bir ayrılık bu seni benden önce çalan. Kederlerim var şimdi; sahibi sen... Sen sevildiğinden habersiz, sen düşümde gurbet sevgili... Sen gerçeğimde benim için bir dost eli... Ben düşümle gerçeğimin arasında gurbet yolcusuyum...

Bir düşüme varıyorum; gerçeğime hasret kalıyorum... Bir dosta gidiyorum; düşüme hasret kalıyorum...

--alıntı---

VaGrAnT_AdAnALı
06-17-2006, 04:59 PM
Olacaklardan habersiz, masum bir Haziran akşamı. Dışarıda yağan deli gibi yağmur ve delinin en delisi yüreğim yangın yeri. O gece duyduğun fırtına asıl benim yüreğimde koptu. Şimşekler çaktı beynimde, acımı görmezden geldin.
Sen ki bana kol kanat geren sevgili. Sen ki bana her şey olmuşken nasıl oldu da bir anda ayrılıkla tanıştırdın ruhlarımızı. Nasıl kıydın da, beni en dayanılmaz acıların orta yerinde bir başıma, öksüz bırakıp gittin. Tüylerimi ürperten ayrılığın ayazına maruz bıraktın beni. Kimsenin dudağından düşmeyecek bir şarkı olabilecekken seninle, bütün anılarımızı herkesin mırıldandığı sıradan bir şarkıya hapsedip gittin. Bak ; yalnızca seninleyken gün yüzüne çıkardığım içimdeki çocuk usul usul ağlıyor şimdi. Bu gece senden uzakta, yokluğunun yanı başından yazıyorum sana. Hayatta her şeyin bir bedeli vardır derler. Yok, gecelerdir akan göz yaşlarımın henüz ödenebilir bir bedeli yok bilesin. Düşünüyorum da neydi o çözemediğin kördüğüm, neydi ? Şimdi gecelere ödediğin bedel neyse, hakkını fazlasıyla vererek yapıyorlar işini. Her günün sonunda avukat misali seni savunuyorlar bana. Neden, niçin, nasıl diye sorguluyorlar yüreğimi ve beynimi. Sabahlara dek ayrılığımızın hesabını vermeye çalışıyorum olmuyor. Bitmek bilmeyen gecelerin karşısına taşıdığım yürekle dikiliyorum. Ardında bıraktıkların şahitlik ediyor yaşananlara. Bir gece sen haklı çıkıyorsun bu aşk hikayesinde, ertesi gece ben. Gün geliyor karara varamayıp, ikiye bölünüyor katran geceler. Kim bilir belki bölünen gecenin diğer yarısına sen de hesap veriyorsun benden habersiz.
Çünkü ben o kapıdan çıkarken çok şey bıraktım sana. Duvarlarda yankılanan muzur kahkahalarımı, aynalarda yüzümü, yastığında kokumu, o pencerenin önünde yağmura karışan göz yaşlarımı, evin her bir köşesine ellerimi bıraktım giderken. Söyle; özlemez misin hiç, dokundukça kanamaz mı içine yara olan hak etmeyişim, aynı sıradanlığı taşıyan her insan ayrıcalıklı kılmaz mı beni söyle. Biliyorum ; seninde bir yanın buruk kalacak ben olmayınca. Kimseyi koyamayacaksın yerime ve kimseyi benmişim gibi sevemeyeceksin benden sonra. Başka gözler görmesin, yabancı eller deymesin diye sendeki bana dokunulmazlık ilan ettim. Biten aşklar, tüketilen sevgiler yaşayacaksın belki ama ben hep aynı kalacağım içinde.
Seni sadece sen olduğun için kocaman bir yürekle, çıkarsız seven o adam olarak kalacağım. Yaptığı sakarlıklar karşısında gülmemek için kendini zor tuttuğun o adam, hasta olduğunda yanı başında bekleyen, seni kırdığını hissettiğinde kendi bin parçaya bölünen, sana bakarken içi titreyen, gözlerinin içi gülen, yüzünde belirmesine sebep olduğunu gördüğü her bir tebessümden çılgınca zevk alan o sevgi dolu yürek, fedakar, güçlü ve bir o kadar da hırçın adam olarak kalacağım. Dinle bak ; Seni kendi gibi seven, kendinden bile çok düşünen o adam yazıyor şimdi. Sarılmak istediği anda tepe taklak yuvarladığın, aşkını yalnızca yanındayken hissettiğin, yokluğunda yalnızlığa değiştiğin o adam, her şeyi boş verip adını acımasızca huzursuzluk koyduğun o adam yazıyor. Yaşlı gözlerle sarılıp, ağlaya ağlaya veda ettiğin o adam yazıyor şimdi. Hadi okudukça gurur duy hırçın, ipe sapa gelmez, dizginleyemediğim mısralarımdan. Aynanın karşısına geçip gülümse hadi, hadi alkışla kendini canımın yarısı. Tebrikler küçük sevgilim, tebrikler sana büyük aşkım... Şimdi daha koşar adımlarla kaç kendinden, ben gidiyorum. Seni seve seve gidiyorum, içim yana yana gidiyorum. Huzurun adı bensizlikse eğer; senin için başımın tacı ederim ayrılığı, kul köle olurum yokluğuna. Ama değilse ; üvey aşklar canını yakmadan gel, başka eller tenine deymeden gel, ben benden gitmeden gel, ben senden geçmeden gel... Gel...

--alıntı---

VaGrAnT_AdAnALı
06-23-2006, 11:17 PM
Gün gelecek ben, rüzgara bırakacağım 'seni seviyorum' cümlesini..
Öylesine başıboş, öylesine derbeder..
Kağıdım kalemim olmazsa sigaramın dumanıyla yazacağım gökyüzüne..
Ama yine de bileceksin, yine de göreceksin sevginin en yücesini..
Göreceksin sevginin silinmezliğini..
Anlayacak kalbin, kalbim gibi!..
Saçlarına düşecek belki sonbaharda düşen yapraklar gibi..

Yudum yudum içtiğin suda..
Okuduğun şiirlerimin her mısrasında yutkunurken sen..
Ben seni anımsayacağım..
Yıkık bir kentin enkazı altında kalmış güvercin gibi..
Sıkılacaksın, arayacaksın beni..
Anlayacaksın görünmez demir parmaklıklar ardına hapsettiğimi seni..
Bir kurtuluş, bir çıkar yol arayacaksın, bulamayacaksın..
Çünkü ben olmayacağım yanında..
Yankılanacak sesin ama sadece kendi kulaklarında..
Pişman olmak yetmeyecek, pişmanlık fayda etmeyecek..
Bitmek tükenmek bilmeyen acılarınla baş başa olacaksın..

Bir ateş yaktım kalbine asla sönmeyecek..
Yalancı bakışların bile içimi acıtmaya yetmeyecek..
Tuttuğun elleri, duyduğun sözleri, yüzünde hissettiğin bahar yelini,
Açık kalmış perdenin aralığından sızan ay ışığını ben sanacaksın..
Yanılacaksın...
Yanıldıkça büyüyecek hasretin, benliğinden taşacak..
Unutmayı öğreteceğim sana, umutsuzluğu öğreteceğim..
Boğulurken bensizlik denizinde,ben seni seyredeceğim..
Kıyıya vardığını sandığın anlarda ben kıyıyı sileceğim..
Yanında ama uzak olacağım..
Kalbime kilit vurup sensiz yaşayacağım..
Sen yıklıdıkça ben yeniden doğacağım..
Dedim ya..!
Artık sana Acımayacağım...



--alıntı--

VaGrAnT_AdAnALı
06-23-2006, 11:18 PM
SANA SENİ YAZIYORUM...
Güneşin başka iklimleri aydınlatmaya,başka gönülleri ısıtmaya gittiği şu saatlerde kağıdı,kalemi elime alıp,seninle dertleşmek,yalnızca sana yazmak ve yalnızca seni özlemek geliyor içimden.Sana yazmak.''Sana seni Yazmak''
Seni ve yüreğimde anlam bulan duyguları...Sana ait yüreğimin derinliklerinden kopup gelen artçı şokları anlatmak ve toprağı alnından öperken yağmur taneleri,tüm banliğimle sana yağmak istiyorum...

Bu gece dudaklarımdan dökülen her kelimede sen varsın ve yine sen varsın yarım kalan sevdamın eksik taraflarında.Bomboş ve sessiz kaldırımlarda yürürken seni haykırıyorum sensizliğin inadına! Bu sensizlik gecesinde sevdamın en ücra köşelerine seni yazıyorum.

Bu gece gene yağmur yağıyor.Yağmur yağıyor gönlümün sensizlikle yanan her yerine.Yağsın,yağsın ki saklasın sensizliğimde döktüğüm gözyaşlarımı!Ve yine saklasın sensiz geçen bomboş hayatı...

İşte seni haykırıyorum sensizliğe alışamamış yüreğime,işte seni yazıyorum!!!
Bu gece gene yağmur yağıyor.Senyoksun oysa biliyorum ve üşüyorum sensiz kaldığım saatlerde. Gözyaşlarımı efkarıma kattım bu gece. Sevdamı,umudumu ve seni kızgın bir sel gibi kalbime akıttım.

Bu gece yağmurla beraber gözyaşlarım yağıyor ve ismini yazıyor sensizliğin acısı ile kıvranan kaldırımlara.Süzülen her damlada sen vardın ve yine sen vardın gecenin en karanlık anında. o,doya doya bakamadığım gözlerin,gözlerimin içine bir kez daha değseydi ve tebessümünden bir gül açsaydı yanaklarında,yetmez miydi? Bir bakışın bir ömüre değmez miydi?
İsmini kazıdığım kaldırımlara sanki sen yağıyorsun yağmurla birlikte ve sevgin yağıyor yüreğime...Yalnız ve bomboş odamda sen varsın hala.Hala sensizliğim duruyor yanı başımda...

Bu gece gözyaşlarım yağıyor sensizliğimle birlikte kaldırımlara.Seni arıyorum,erimekteyim...Karanlık geceye inat ay gökyüzünde...

Ve gökyüzü yüreğimde......

VaGrAnT_AdAnALı
06-23-2006, 11:18 PM
Yarınlara hayaller yüklüyorum
Ağırlığa dayanır mı korkusu olmaksızın.
Hayallerimin hepsine umut ekliyorum
Gerçeklerle çeliştiğini umursamaksızın.

Bazen gereklidir gerçek diye düşündüğün şeylere aldırış etmemek
Nasıl bulunabilirdi bir icat sadece gerçekler düşünülseydi

Hayaller de güzeldir
Hiçbir şeyi umursamayan bir çocuk misali her şeyi yapabilirsin
Artık büyüdük, her istediğimiz şeyi yapamıyoruz belki
Ama o öyle değil istediğin kadar çocuk olabilirsin onun içinde
İstediğin kadar mutlu olabilirsin...

Çocukça bir sevda yaşayabilirsin mesela
İlk gerçek sevdandır
Gece gündüz düşünür, söylenemez hiçbir şey
Dedim ya işte çocukçadır ama saftır ve tektir
Yıllarca düşünürsün yaşanan hiçbir şeyi
Kendi kendine anlatırsın söylenemeyen her şeyi
Öyle biridir ki O; her şeye değecek kadar değerli
Senin için her şeyden önemli.
Şiirler yazarsın gecenin yaşanmayan saatlerinde
Sevgiler biriktirirsin yüreğinin hiç silinmeyecek bir yerinde

Bunlar bazıları için hayalden ibarettir ama senin için gerçeğin ta kendisidir!

VaGrAnT_AdAnALı
06-23-2006, 11:19 PM
İsteme beni, yasaklarla boğuşursun, engellerle doluyum...
Çözmeye çalışma sakın, seninle karışır iyice kördüğüm olurum...
Anlama beni, ben kendimi anlarım, ben böyle mutluyum...
Güveniyorsan kendine inandır beni aşkın varlığına,sonucunda öyle bir aşk yaşatırım ki, vazgeçemezsin, tutkun olurum...
Yıkabilirsen duvarlarımı, sakın bırakma beni, tüm tutkularım ve gücümün arkasında, hala o eski kucuk cocugum,büyütemezsen kaybolurum...
Sen en iyisi hiç bulaşma bana, bakarsın basına bela olurum!!

:smile:

VaGrAnT_AdAnALı
06-23-2006, 11:20 PM
Hatırladım sevdiklerimi
Her birisi bir başka alemdi
Aramadm o günlerimi..

İlk sevgilim hangisi
Nasıl yaktım bunca ateşi
İnanmazdım görmesem karşımda
Aşk tüten bu yüzleri..

Kimi ağlattı beni kimi güldürdü
Kimisi hiç sevmedi, sever göründü..

Açtım aşk defterimi
Canlandı hatıralar
Gülen resimlerin arkasından
Aynı sevgili bakar

Unuttum geçmişleri
Unuttum o günleri
Eski sevgilileri..
:smile:

VaGrAnT_AdAnALı
06-23-2006, 11:21 PM
Senden sonra yaşadım mı hiç bilemedim
Ne gökyüzünün rengi,ne denizin mavisi güzel gelmiyor
Yıldızlar bile sanki söndüler tek tek
Biliyomusun yağmurun sesini bile dinlemiyorum artık
Hadi canım.. diyeceksin şimdi inanmak zor değilmiii

Senden sonra yaşadım mı hiç bilemedim
Ne çalan telefonlar ne geçen insanlar heyecanlandırmıyor beni
Çünkü biliyorum ne çalan telefonda ne de geçenlerin içinde sen yoksun
Hani balkona çıkar senin geçmeni beklerdim ya hep
Artık balkona bile çıkmıyorum,
Bana hep derdin ya delisin sen diye inan ondan bile eser kalmadı
Çünkü ben senin delin dim ve sen gittin…

Senden sonra yaşadım mı hiç bilemedim
Durgun, sessiz bir kız oldum ardından
Senden sonra birtek gülüşüm kaldı hani çok severdin ya benim gülüşümü
Belki bigün bir yerde görürsün ve mutlu olursun diye
Sahte gülücükler atıyorum etrafa.sırf senin için

Sen gittin ben yaşadımmı senden sonra hiç bilemedim
Tek bildiğim senden sonra hiç kimseyi sevmedim,sevemedim
Ve senden sonraaa

Yüreğim mabedim oldu benim girebilene aferin….

VaGrAnT_AdAnALı
06-23-2006, 11:22 PM
http://img49.imageshack.us/img49/8931/iek3lf6np6bw9ko.gifGeç kalmış bir vuslatı bekliyorduk, zamanı çoktan geçmiş. Bütün yeminler unutulmuş ve sözler bozulmuş. Anlamsız duygular benimsemişiz. Hayata devam etmişiz her şey aynı kalır diyerek. Aslında o anda hatayı yapmış olurmuşuz. Aynalar karanlık yüzlerini çevirirmiş, anlayamadan içimizdeki yaralar kabuk bağlamış.
Ya şimdi? Karşımda duruyorsun öylece. Sadece donuk bir resim olarak. Kelimeler etrafımda dolanırken ben söylemek istediklerimi tutamıyorum yaralı ellerimle. Biliyorum, yanlış kelimeyi seçersem. Hem ellerimdeki yaralar daha çok acıyacak hem de sen gideceksin hayatımdan bir daha var olmamak üzere. Bu yüzden bu kadar kendimi sıkmalarım, bu yüzden kelimeler ağzımdan çıkacağı anda dilimi ısırmam. Sonrasında ben sessizleşiyorum o acı ile. Senin tedirginliğini görüyorum arkasından topladığım bütün güç kayboluyor.
Aslında sende biliyorsun ya, hasreti, acı çekmeyi, özlemi kelimelerle anlatabilirim. Ama konu mutluluğa gelince kalıveriyorum öylece. Ben ne demem gerektiğini düşünene kadarda kaybolup gitmiş oluyor. Sonra sana anlattığım gibi dirseklerimi dizlerime dayayarak başımı iki elimin arasına alıyorum. Ve belki birisi bir teselli verir diye bekliyorum. Yoksun!
Aradığım öle çok bir şey değil aslında. Ne arkadaşlık ne dostluk, sadece bir parça sevgi ve güven. Hep direnme gücü göstermeye mecbur bırakılmak yorgun düşürdü tekleyen beynimi. Bir nefes oldun bana bu kadar kendimi boğarken düşüncelerimin mekanın da. Ne demeliyim ki ya da bazı şeyleri nasıl anlatmalıyım. Bilmiyorum! Belki sadece teşekkür etmeliyim. Ya da sadece sessizliği seçmeliyim. Bu yok olmaya yüz tutmuş hayatımda bunları yaşayabilmekten bile mutluyum. Senin içinde olduğun ne varsa beni bulduğunda olduğu gibi. Sana bir şeyler söylemek istiyorum gülen ağlamaklı sesini duyunca dilim tutuluyor, konuşamıyorum. İşte böyle hayatımın ikinci baharı. Sana ne kadar anlatmak istesem de bu acıtılmış kalp susturuyor sözlerimi. Bilmiyorum yanlış mı yorumluyorum ama galiba ben seni seviyorum.

VaGrAnT_AdAnALı
06-23-2006, 11:24 PM
http://img101.imageshack.us/img101/204/miscellaneous4836ac.gif

Ve biliyorum ki o baharın güneşinde tenim esmer olmayacak hiç.

Bana susmak düşecek, payıma kilitlenmiş bir yürek kalacak.

Kaderi önceden belirlenmiş konuşmalar, paylaşmalar, bakışmalar olacak. Bir yerde aykırılığım tutup sarılsam da içimde sana, sen bunu hiçbir zaman bilemeyeceksin...

Git diyorum sana, kalma yüreğimde, bu kadar özleteceksen kendini. Bir bakış; gözüm gözüne değiyor; hissediyorum... Gitme diyorum. Kal geldiğin yerde. Ne gitmelerin bitiyor; ne de benim sana kal demelerim...

Hangi aralıkta girmiştin içime anlamadım.

Tüy gibi hafif, usul usul inivermiştin yüreğime.

Kabullenemedim önce. kocaman yalanlar söyledim kendime.

Ben dışımda tutmaya çalışırken seni, meğer içerde hakimiyetin çoktan başlamıştı. Kuşatmıştın dört yanımı; ve kendim için çok geçti. Yerle bir olmuştu her şey. Olmazsa olmazlarım; ilkelerim, yargılarım...

Nasıl bir şeydi, bu beni böyle yağmalayan.

Şimdi karşı durmuyorum Sana, nasılsa
buluyorsun bir yolunu ve sarmalıyorsun içimi dışımı.

Ayak seslerini duyuyorum hangi yöne gittiğini bilemeden.

Ben yaşanmış bir aşkta eski yaralarıma
yanıyorum, Sen yaralarına benden sevda sürüyorsun.

"Belki"lerden, "ihtimal"lerden, "keşke"lerden medet umuyorum,

Senin belki de yabancısı olduğun düşler büyüterek...

Ben, suretine değil, aslına dokunma ihtimallerinde mutlu oluyordum. Ben seninle, aynı coğrafyada yaşayabilme ihtimalinden huzur buluyordum.

Şimdi, bilinci küflerinden kurtulmuş bir yürekle, süresi diğer aşklardan çok daha uzun olacak bir aşkın ömrünü anlatıyorum, Sana dair yazılanlarda...

Şimdi, bir sayfa dolusu cümlelerle; bir imkansızlığın mucizeye dönüşünü anlatıyorum...

Şimdi, bozgun sonrası imkansız bir zafer kazanan bir orduyum, bir yenilgide zafer ne kadar anlam taşıyorsa o kadar anlamlaşıyorum...

Şimdi ben, dağıldıkça kurulan yeni düşlerde Sana bakıyorum… Umut; hep var olacak çünkü...

Daha İyisi Değil, En İyisi İçin.......

VaGrAnT_AdAnALı
06-23-2006, 11:26 PM
UNUT BENİ SON AŞKIM
Şimdiden aramaya başlamışsın beni,
Adım anıldığında gözlerin doluyormuş.
Ne kadar oldu ki benden gideli,
İhanetinin bedeli ağır olmuş.

Geceleri hıçkırıkların duyuluyormuş,
Hayalim beliriyormuş siyahi gecelerde.
Eski bir resmim tesellin olmuş,
Beni arıyormuşsun hala albümlerde.

Seni unuturm diye ödün kopuyormuş.
Bilmezmişsin benim hala seni yaşadığımı.
Bilme zaten, aşk uzaktan yaşanıyormuş.
Çektirdiklerine say benden alacaklarını.

Bana 'unut' demiştin, artık beni unut,
Ben dilenirken senden son bir umut.
Nolur demiştim,nolur bırakma , bitmesin.
Ve ilk kez ağlamıştım, buğulu gözlerim senin eserin.

Ben seni sensiz yaşamaya alıştım artık.
Sen de unut beni,biz aşkımızı maziye sattık.
Sakın ağlama! Tıpkı bana dediğin gibi,
Unut beni son aşkım,sen iyisi mi, unut beni...

VaGrAnT_AdAnALı
06-23-2006, 11:43 PM
Sen her zaman kalbimdeydin..
Şimdi kalbim boğuk ölüyor..
Seni arıyor günlerimde
Her günüme seni ekledim ben
Mahşerdeyim ellerim titrek
Korkumu sardı beni yoksa sensizlik mi_?
Düşüncelerim bulanık kırık kırık
Hislerim soğuk üşüyorum sensiz..
Bana bir gül vermiştin ya
O_gül_soldu
Senin bedenini hissetmek varken
Karanlıkta kayboluyorum bak...
ßak bu sözlerim yüreğimden sana
Şimdi gidiyorum elveda . . .
Mahkumum sana. . .

VaGrAnT_AdAnALı
06-23-2006, 11:43 PM
Bir Resmin kaldı bende
Unutmaya çalıştığım sen'in resmin
Bir türlü unutamadığım, ben'im eserin...
Yırtmaya kıyamadığım son hatıran

Seni hayallerde hatırlamaktan kurtaran
Beni sana gün geçtikçe bağlayan
Ihlamur kokularını etrafa saçan
Aşkından kalan son hatıran, Tek resim

Bir resminle avunmaya mahkum kalbim
Dört duvar arasında kalan bedenim
Sesine, nefesine hasretim
Unutmaya mı? Alışkın değilim.

VaGrAnT_AdAnALı
06-23-2006, 11:45 PM
Kahveler içtim defalarca
Falımda sen çıkarsın umuduyla
Papatyalar kopardım ve başladım
Seviyor, sevmiyor, seviyor, sevmiyor...

Her sevmiyor çıktığında
Başka bir papatya daha
Hile yapar oldum fallarda
Kendimi avutmak uğruna

Pişman oldum seni tanıdığıma
İlk görüşte aşık oluşuma
Hayatımı böyle karartma
Gelde varlığınla renk kat dünyama

VaGrAnT_AdAnALı
06-23-2006, 11:46 PM
http://img98.imageshack.us/img98/2630/oyy7as.png

Kendimi kandırmaktan yoruldum...Hep senin haklı olduğun yalanına tutunmak artık zor geliyor bana.

''Ben yanlış anladım...Hayır,sen öyle yapmak istemedin.
Tamam,suçlu bendim.Sen haklısın,sen suçsuzsun,sen masumsun.
sen...sen...sen...''

Ya ben...!
Her yanlışının ardından doğrularını arayan,onlarla avunan ben,kendini haksız bulup kahrolan,kendini gecelere vuran ben...
Ama yinede nerdeyse bundan mutluluk duyan gene ben.Tekrar tekrar aynı acıyla yanan,her acıyla birkez daha aşık olan hep ben...

Bunları yazması kolay da,taşıması öyle kolay değil.Her babayiğidin,her aşığım diyenin çekeceği dert değil...
İşte ben bu cesaretle,bu koskoca sensizliği yenmeye çalışıyorum...Gözlerimden öteyken bile özlerken tenini,gönlümden öte atıyorum tüm hislerimi...

Eskiden...
Verdiğin acıya bile razıydım.O ; ayrı bir haz,ayrı bir paylaşımdı.İçimde kıpır kıpır bir umut vardı.
Zaman zaman aklımı karıştırıp hayallerime oturttuğum sen,sonra hiçbirşey olmamış gibi davranıp sessizce ama ardında derin sancılar bırakarak yokediyordun herşeyi...
Biliyor musun...gitmelerine bile alışmıştım artık!

Şimdi...
Dayanamaz oldum bu yürek sancılarına,artık kaldıramıyor bedenim,senin uğruna olsada...
Senin uğruna ama senden habersiz,ama sensiz...Senin hayallerin başkayken,hayallerimin bir parçası yapamıyorum artık seni...

Güçsüz de...yapamadı,pes etti de...yoruldu,gitti de...
İnan son kez dayıyorum başımı omzuna,
İnan son kez bakıyorum böyle içten sana,
Ve inan son kez ağlıyorum uğruna...

VaGrAnT_AdAnALı
06-23-2006, 11:48 PM
Penceremin açık köşesinden tutsak özlemlerin giriyor içeri.
Üşüyorum, tenime tokat gibi çarpıyor soğuk sensizlik.
Yapraksız dallara büyük bir dikkatle çakılıyor gözlerim,
Çığlık oluyor sesime değen sessizlik... Yoksun işte.
Penceremden giren kar tanesindede yoksun,eriyorsun...
Ellerimde eriyor sensizlik,kar tanesi soğuk,soğuk sensizlik.

Öyle özledim ki seni, yoksun işte.

Pencerem buğulanmıyor hayli zamandır,ellerim kaybetmiş yeteneğini.
Gözlerini çizemiyorum, gölgeni göremiyorum,yoksun işte...
Penceremden giren kar tanesinde yoksun,eriyorsun,ellerimde eriyor sensizlik.
Soğuk kar tanesi, soğuk sensizlik, yoksun işte...

Ben tükendim gücüm yok,bir eksiklik var yüreğimde.
Ufukları seyre dalıyorum arada,ufuktada yoksun.
Bir demli çay gibi içmek seni, şimdi ne çaylar yudumluyorum ama yoksun işte.
Yerde sen gökte sen varsın, aldığım nefessin ama yoksun.
Sen, çoban yıldızına binen peri,yanağına damlayan her yağmur tanesi benim gözyaşlarım...

Üzerime çöken her hüzün,senin hasretin.....
Odama çöken soğukluk,senin yokluğun.
Dilimden dökülen her söz,sana olan tutkum, vazgeçilmezliğin,ama yoksun...
Dalgaların kumsalla birleşmesini, toprağın suya doymasını kıskandım.
Dalından kopan bir yaprak gibi yanımdaki boşluğun,ama sen yoksun.
Gülüşüm yok artık,yoksun,sesin çınlıyor sadece kulaklarımda.
Geceye anlatıyorum seni, sabaha kadar ağlıyor gece benimle.
Bakıyorum ıslak gözlerle cama, belki gelirsin diye...

Gece gündüze yine küskün, sabah gün doğarken yalnız kalıyorum.
Gece sıyrılıp gidiyor düşlerimde olduğu gibi, ama yoksun işte.
Günün hiç doğmamasını düşünerek başlıyorum geceye.
Ama oda bırakıyor beni sensiz sabahların koynuna senin gibi.
Ama seslenen sen değilsin sanki,aslında bende yokum.
Bedenim bıraktığın yerde, ruhum bilinmezlerde.
Aslında özlem değil bendeki, belki acı, biraz sitem, birazda kahır...
Veya neyse işte adını sen koy, kalbime koyduğun acı gibİ..

VaGrAnT_AdAnALı
06-23-2006, 11:49 PM
Birgün sormuştum sana ''bizim yaşadığımız ne?'' diye.Mutluluk mu,aşk'mı efsane mi
sen efsane demiştin.....ben se kızmıştım
Efsaneler gerçek üstüydü çünkü yaşanmamış hayallerdi..
oysa bizim yaşadımız herşey gerçekti en saf ve en temiz hali ile yaşıyorduk biz bu aşkı....
çocuk yüreğimizde kocaman bir sevda yapmıştık....
Şimdi ise büyüdük...ne ne çocuklumuzdan ne de kocaman sevdamızdan eser kalmadı.. bitti bitirdik..bitirdin..

Bukadar kolaymıydı herşey bu kadar kolaymıydı bir anda silip atmak,bir anda devirmek bu sevdayı
oysa ne kadar çok emek vermiştik biz bunun için ne engelleri aşarak büyütmüştük bu sevdayı
Olmadı.........

şimdi bu soruyu bir kez daha soruyorum ve ben yanıtlıyorum bu sefer....
iki kişi severde kavuşurlarsa MUTLULUK olur
biri kaçar diğeri kovalarsa AŞK olur
lakinnnn ikiside sever kavuşamazlarsa işte ozaman EFSANE olurr

bizimkisi hangisi!!!

efsane ............... haklıymışsın bitanem

VaGrAnT_AdAnALı
06-23-2006, 11:51 PM
Hepimiz ölü bir yıldızız
Ten tenden ayrılır, sızlar can, hayıflanırız
Kim demişse yalan demiş, yaşanabilir de aşksız
İçinden eksileni kendin ile tamamla,
Kader değil aslında, biziz gerçek insafsız

Ne dilersen o seni bulur, var olmalı katıksız
Yaşanan bir surettir, bizim yarattığımız
Koşuşturma bitti, dönüp bir bak aynaya
Biz ışığı hala parlayan, gerçek ölü yıldızız

Hayata 'ruh ikizimiz' için boşuna yalvarırız
Kendi ışığıyla görünür karanlıkta her yıldız
Boşluk, bunu farkedelim diye konmuş uzaya
Aslında hepimiz ebediyen yalnızız

--------------------------------------------------------

VaGrAnT_AdAnALı
06-23-2006, 11:52 PM
bir beyaz kardan adam yaptık;
bütün kalplerin olması gerektigi gibi
burnu için havucu ben çaldım
gözleri için iki iri zeytini abim çaldı.
ve sevdik onu oynadık
sonra ,çok soguk geldi bana
kızdım'biraz içten ,biraz sıcak ,biraz sevecen ol'dedim
o,anladı
ölümü pahasına bir pazarlıga ewet dedi
ben anlamadım..
az daha sıcak oldu benim için;aktı agacın köküne
keşke!oldugun gibi sevebilseydim seni kardan adam
o biliyordu,oldugunun dışında olamıyacagını.ben bilmiyordum
ögrendigimde KATİLDİM ZATEN..

RoStWell
06-24-2006, 01:03 AM
güzel hatta harika paylaşım eline saglık + rep

CaKaLBoT
06-24-2006, 01:07 AM
emeğine sağlık...

amfibik
06-24-2006, 09:41 AM
paylaşim için teşekkürler

VaGrAnT_AdAnALı
06-24-2006, 12:35 PM
Bazı anlarda; gecenin karanlığı hiçbir şey anlatmaz,
ay aydınlığı ağartmaz hiçbir şeyi.
Bir dalga sesine bin anlam yüklemek böyle anların işi değildir.
Böyle anlarda bir başına yürümek gerek,
nereye kadar olursa...
...

Vakti geldiğinde bir uçağı seferinden alıkoyabilirim.
ama yazın daha başlarında; bir yaprağın dal ucunda erken gelen ayrılığa direnmesi, anlam sızısıdır...

Her ayrılıkta yitip giden bir parçamız var.
Her ayrılık yavaş yavaş öldüğümüzün habercisi, her ayrılık bir sonbahar...

Neredeyse hergün geçtiğim bu yolda, daha dün, neden farketmemiştim ayaklarımın altındaki bu kadar çok ayrılmışları?..
Onlarla aramdaki yakınlığı hissedebilmem için gözlerimden yanaklarıma giden yolun kaldırımdan geçmesi mi gerekiyormuş?..
Her çekip giden bunlar gibi ayaklar altında mı kalıyor?..
Öyleyse neden ben başaramıyorum dalından erken ayrılan yaprakarı topuklarımın altında ezebilmeyi?..
Her dil; ayrılığı aynı kelimelerle mi anlatır ve her düşen yaprak dünyanın her yerinde bir ağıt mıdır?..

Eğildim ve bir tanesini alıp ellerim arasında sıkıca bastırdım göğsüme. Her sızıma batsın istiyordum, diken gibi...
Olmuyordu;
vakitsiz düşen yaprak bile,
bir yürek sızısına batmak yerine,
kendisini parçalıyordu unufak...

Bir yaprak kadar olamamıştı işte aşk.
Her zerreme işlemiş
ve bir anda veda etmişti,
bütün dünyamı ayaklar altına alarak.
Hayır, bu olmamalı aşk.
Aşk,
zamanı gelmiş bir yaprak gibi kör bıçak
kesip bütün geçmişi parçalayarak
düşmemeli yere,
kökünün oralarda kaldığına ağlayarak...

Yollara düştüğümde
ve
beni sana kattığımda
nereden bilirdim
ölümün birgün gelip de
senin gözlerin olacağını?..
gözlerin kanıyor.

Bir yanımın ölmesi mi gerekiyordu,
yaşamın sesini dinleyebilmem için?..

VaGrAnT_AdAnALı
06-24-2006, 12:36 PM
Olur ya bir gün tüm yüreginle bana gelmek icin yollara düsersen, seni seviyorum demeyi hayal edip, bende seni seviyorum diye haykirmak istersen, sakin üzülüp gözlerinden iki damla yas akmasin...Bu sözü duyabilmek istediginde ya musalla tasinda yatiyor olacagim, yada bir mezar tasinda adimi okuyacaksin...Ne mezarima kapanip topraklarimi avuclayip gözlerinden yaslar aksin, nede soguk mezar tasima ellerini degdirip dudaklarinin arasindan seni seviyorum sözleri dökülsün..

Duymak isteyipte duyamadigim sözlerin, ölünce duysamda beni diriltemez...

Unutma ki ben seni bedenimde tasidigim candan bile cok sevdim,
Ben seni ölümüne sevdim,
Ugrunda ölürcesine sevdim...

Sen ise beni öldürmek icin her aciyi verdin ve basardin...
Şimdi mutlumusun ?

Bundan böyle yokum, zaten hic olmadigim hayatindan cikip gidiyorum...
ve sana bu şiiri bırakıyorum...


Umutlarini yitirip tüketme dediler...
Oysa umutlarimin tükendigini bilmediler...

Dudak büzüp gözyaslarini akitma dediler...
Gözlerimden kanlar damladigini göremediler...

Her sabah dogan günes yeni umut getirir dediler...
Günesin düstügü yerden geldigimi bilmediler...

Hayallerini süsleyip düslerine koy cünkü,
Hayaller cocuklarin oyuncaklaridir dediler...
Oyuncaklarim hic olmadi benim,
Cocuklugumu ecelin kollarinda yasadigimi bilmediler...

Güller dalinda güzeldir,sevgiyle saracaksin dediler...
Sevgimle sardikca ,yüregimi dikenlerinin kanattigini göremediler...

Gönlünce yasa, kuslar gibi özgür ol dediler...
Kanadimi kolumu kirdilar,ucamadim özgürce bilemediler...

Herkes sevemez sevmek yürek ister dediler...
Yüregimi ortaya koyup sevdigimi bilemediler...
Sevdikce ihaneti, kahpeligi yasadigimi bilemediler......bilemediler

VaGrAnT_AdAnALı
06-24-2006, 12:37 PM
Sessizce, dudaklarından iki kelime döküldü önce; "Sizler ey dostlarım! Sizler..." dedi. "En üzgün halimde bile yakınımdan asla ayrılmayan siz sokaklar...".

Bu, belki de çaresizliğin şahdamarlarında usulca süzülmesinin solukları ve etraf kimsesiz kalınca isyan edeceği tek şey olan sözcüklerdi...

Sonra bir sigara çıkardı cebinden Yusuf. Titreyen parmakları demin elinden düşen paslı bıçağa uzandı bir an. Sonra "Bunla olmayacak!" diye düşündü. "Bunu sen yapmalıydın sevgilim, bana düşmez bir bıçağın ellerimden girmesi kalbime..."

Yaksam mı diye düşündü sigarayı. Ama aklına yaktığı şehir geldi bu sefer. "Sensiz bir şehir de yaktım, ama sen yine yoksun!" dedi bakarken etrafına kimsenin olmadığını anlayınca. Sadece lambalar yanıyordu; turuncumsu, loş ama saf bir ışıkla...

Sonra...

VaGrAnT_AdAnALı
06-24-2006, 12:38 PM
Yarınlara bağışladık umutlarımızı.bugüne hiçbirşey kalmadı.Geçmişe kalabalık yalnızlıklarımızı ekledik,takvim yaprakları hayallerimizi boşa çıkardı.Sevinçlerde yarımdı,hüzünlerde.Yokluğun varlığına hiç alışamadık.Başka yollar vardı yürüdüğümüz ,başka ufuklar.

Oysa şimdi şarkılarda birbirinin aynıydı,bizimkisi farklı sandık.Yeni alınmış elbiselerle bayramlık sevinçlerini yaşayan çocuklar kadar şendik ama bayramların çocuksu sevinçlerde kaldığını anımsayamadık.Yağmurun toprakla buluştuğunda etrafa yayılan o muhteşem kokusu kadar tutkulu bir sele saldık duyguları.Çölleşmiş yürekler vardı , umursamadık...Biz yağmur bilmeyen çöllerin dilinden hiç anlamadık.Onlar seraplara vurgundu.Birgün 'belki' dediler ama hiç duymadık.
Gönlümüz limanlara uğramayan gemiler kadar tutkundu maviye, o uçsuz bucaksız denizi hep mavi sandık...

Renklerin hiç biriyle rakip görmedik sevdamızı...Ona yaşamın tüm anlamlarını yükleyen bir çift gözle sakınarak baktık...
Teslim olmayı güçsüzlük, gururu zafer saydık..
Haklıydık belki...Aksini anlatacak kimse çıkmadı karşımıza...Büyütürken dünyadaki varlığımızı, kaybolup giden hislerimize çare bulamadık.Mutluluk oyunlarıyla avunmak ,zamanı doldurmak için gerekliydi belkide...Başka bir olasılık varmıydı , hiç hesaplamadık.Yıllar sırtımıza bir ok gibi saplayarak geçiyordu,ama yaraların kapanmasına izin vermiyordu vakit.

Her ele merhem olur umuduyla uzandık..Kanıtlanmış formüllerle denedik aşkın varlığını,sonuçlar yanıltıcıydı ama dikkate almadık.
Yaşadıklarımız başkalarından farklı olamazdı ya.....

Herşeye rağmen bir enstrumanın tellerinde yeniden besteleyebilirdik hayallerimizi.

Yeniden yazabilirdik yenik düşmüş tarihleri.

Her acimizi sevince dönüştürecek anları yakalyabilirdik elele...Ama denemedik...

Sevdiğim kadar yakınsın sanıyordum sevdiğine , ruhuna...
Ama dönüş yoktur sonların başlangıcına...

Yeni yolculuklar için biletin varsa hala ....
Başka bir yerde...
Başka bir zaman da ...
Belki yeniden...Aslında ilk kez ...KİMBİLİR

VaGrAnT_AdAnALı
06-24-2006, 12:39 PM
Ben sevgimi yazmaya çalışıyorum,anlatmaya...
Her ifade etmeye çalışmam da kelimeler aynı olmaya,
Cümleler değişmemeye başlıyor
Çünkü sevgimde de değişilik olmuyor

Ya ben anlatma becerimi yitiriyorum
Ya da anlatılması,anlaşılması imkansız bir aşk benimkisi

Sen yoksun, ben de yokluktayım
Seni görmek bir nebze hafifletiyordu her şeyi
Şimdi ise belki unutmamı istiyorsun... Bilmiyorum...
Unutur diye bekliyorsundur
Geçici bir şeydir diyorsundur
Onları da bilmiyorum
Bilmediğim o kadar çok şey var ki
Öğrenebilecek miyim bir gün acaba?
Ama unutma ki senin de bilmediğin çok şey var.
Belki de artık sevgi hep geri planda kalıyor
Daha önemli sanılan şeyler ön plana çıkıyor
Anlıyorum...
Belki de anlamıyorum...
Bir soruyu anlamak çözmene yardımcı olmuyorsa ne önemi var ki

Yazıyorum işte, sen hiç aldırma sevmiyorsan
Zaten okuyamayacaksın belki de hiçbirini yazdıklarımın
Sen kendi yoluna git,mutlu olacağın yola
Yolun kenarında ben de varsam ne mutlu bana
Beni geçersen sakın arkana dönme
Kararlı ol, hiç kimse senden önemli değil
Ama biraz önemi varsa sakın geçme
Bazı yoların dönüşü oluyor hayatta!

VaGrAnT_AdAnALı
06-24-2006, 12:41 PM
Yarım kalan bir şişe gazozun endişesine düşmüş,
Çocuksu bir korkudan farklı değildi, anıları hayatın eleğinden geçirmek.
Yıllar önce açılan bir yaranın döktüğü kabuklar kadar az acı veriyordu.
Belki
Ve tüm bunları düşünürken,
Limon kadar olmasa da buruk bir tat bırakıyordu serkeş yürekte,
Bir de deniz tadında göz yaşları.
Şimdi anılara tutunmak için yanlış bir an,
Eğer tutunup kalmaksa hayatın bir dalına,
Yaşamak…..
Yaşamak içinde……..

VaGrAnT_AdAnALı
06-24-2006, 12:46 PM
Felaket.
Önce azar azar başlıyor kaşıntı, geceleri.
Sonra artıyor.
Kaşımak da bir zor ki kulağın içini.
Bir türlü geçmiyor.
"Ne yapsam acaba?" diyorum.
Günler geçtikçe daha da artıyor.
Doktora gitmeye karar veriyorum. Arkadaşlarıma
soruyorum "Tanıdığınız iyi bir kulak burun boğazcı var mı?" diye.
"N'oldu ki?" diye soruyor arkadaşlarım.
"Kaşınıyor kulağım" diyorum. "Uyuyamıyorum geceleri,
kulak kaşınmasından!" Bir doktorun adını söylüyor bir tanesi. "Çok iyi doktordur" diyor.
"Kimsenin çözemediğini çözer, iyileştiremediğini iyileştirir."
Gidiyorum doktora.
Gözlüklü, şirin bir amca.
Elinde bir büyüteç, kulağıma bakıyor.
Şaşırıyorum önce. "İçinde kaşıntı var" diyorum. "Öyle büyüteçle ne anlayacaksınız ki?"
"Yok" diyor, "Ben çoktan anladım ne olduğunu da, şimdi daha iyi görmek
için bakıyorum." "Nedir?" diyorum doktora.
"Eski sözler kaçmış kulağınıza" diyor.
"Nasıl yani?" diyorum.
"Kimin sözleri?"

"Bakacağız" diyor.
Sonra bir alet çantasından kocaman, ucu ince, cımbıza benzer bir alet
çıkarıyor.
"Yan durun. Kıpırdamayın" diyor bana. Biraz irkiliyorum.
"Eski sözler" diyorum, "Ha?" Cımbızın ucu kulağıma giriyor, canımı
acıtmıyor nedense.
"Bir erkek sesi bu" diyor. Sanki bir uğultu duyuyorum.
Cımbızı çıkarıyor kulağımdan. "Yalan kaçmış kulağınıza!" diyor doktor.
Yalana bakıyorum.
Küçücük bir şey gibi gözüküyor.
"Vay be! Günlerdir kulağımı kaşındıran bu muymuş?

Hangi yalan peki?" diyorum.
"Durun, bekleyin" diyor doktor. "Dikkatli olmamız lazım. Tekrar kulağınıza kaçabilir.
Önce şu deney tüpünün içine koyalım. Sonra serbest bırakırız."
Yalanı tüpün içine koyuyor.
Kapağını da kapıyor tüpün.
Serbest kalıyor yalan.
"Seni seviyorum" diye cılız bir ses geliyor tüpün içinden.
"Yalanmış ha?" diyorum.
Kulağım bile anlamış, kalbim haaala anlamıyor...

VaGrAnT_AdAnALı
06-24-2006, 12:49 PM
Ben son sözümü ayrılık gününde söyliyiceğim sana..
Belki yarı pişmanlığım ,yarı sitemimle..
Gerek kalmayacak ne vedaya ne yalana..
Son kez bakacağım gözlerine,yaşlı gözlerimle..
Hani ne kalmış elimizde diyeceğim..
Ne kalmış yaşadıklarımızdan..
Düşüncelerimle daralıp başabaşa kalacağım..
Bir ben faydalanacağım avuntularımızdan..
Son kez beni yanağımdan öp diyeceğim..
Derken ellerine bir damla yaş düşüreceğim..
Ağlayan yalnız yüreğim değil der gibi....


Size dokunan birinin içinizdeki bütün ölü duyguları diriltmesi gibi..
"Kelebeklendi" diye adlandırdığınız bütün o aptal hissetmelikler..
Canınızın yanacağını bile bile kendi canınızdan vazgeçebiliyorsanız..
Aşk gerçekten aptallık mı?

Bütün masallardan nefret edeceğim o sabahı..
Beni hiç sevmemiş birinin sırtına yaslanarak bekliyorum...
Bana sadece dokunarak neler yaptırabileceğinden haberi yoksa o zavallının..
O zaman bütün mutlu sonlu masallarda ölecek bahtsız prensim ben...
Parmak izlerinde kaybolduğumu görmüyor musun?
Bütün anılarım,benliğim ve sensizliğim senin olsun...

Tenin tenime düğüm atar bir çılgınlıkla bağlanmıyorsa...
Yere bastığım hayat umurumda bile değil........

VaGrAnT_AdAnALı
06-24-2006, 09:51 PM
Başlanmadan bitişine geldiğim tek anımsın sen
Sonunu nasıl getireceğimi bilmediğim şiirimsin
Başlangıcı olmayan aslında bitişi bile anlaşılmayansın
Ki sen gel-gitlerle dolu sevdamsın,ruhunun en deli yanını bastıramayan
Son noktayı koyamayan ama başlamaya cesareti olmayan
Noktalı virgüllerle sürdürmek isteyensin ama
Üzgünüm benim hayatımda noktalı virgüllere yer yoktu ya nokta olmalıydı ya virgül
İkisini barındıramadı bu yürek,dayanamadı daha fazla ve gitti!
Gerçi ne gidebildi ne kalabildi iki yarısı bir bütün bile edemedi
Sadece ardına bakmamayı öğrendi
Desem de inanma beceremedi işte

Yokluğunda mutlu kalmanın formülünü buldum aklımca
İsmini unutma eylemiyle çarpıp elde var sensizliğe ekledim
Eşittir avunmak,kandırmak çıktı kendimi
Geçici çözümler üretiyordum
Akrebin yelkovanı takip etmesine
Günlerin,ayların hızlı geçmesine yardım ediyordum kendimce
Hesapta yoktu sen geçiciliğin yanından bile geçmiyordun
Senli geçen günlerin kelebeğin ömrü kadar ettiği
Bir haftanın sensiz geçen güne eşit olduğu
Onüçüncü aydın takvimimde

Kırgınlığımın uğrak yeriydi gururum
Son bir defa dönüp bakmama engeldi
Kelimelerim ancak zamanında söylenebildiğinde bir cümle ederdi
Ve en sevmediğim yerlerdendi bekleme salonundaki yedek koltuklar
İtinayla hafıza nasıl silinirdi
Silmek yaşanmamış kabul edip
Kalbe giren yeni sevdaların ruh ikiziydi

Mıknatısın iki ucundaydık
Görmezden geliyordu sevdam
Bu zıt kutupluktu sana çekici gelen
Ve hep sorduğun soruydu neydi seni bana çeken
Benim gözümden ancak bakabildiğinde öğreneceğin
Ve sen yarım kalan sonu olmayan şiirim
Ve sen gözlerine gözlerimi değdiremediğim..

Karizmatix
06-24-2006, 09:56 PM
paylaşım için teşekürler güzel olmuş

CoolTurk
06-24-2006, 10:14 PM
Emeklerine Sağlık...Konu Sabitlenmiştir...

VaGrAnT_AdAnALı
06-24-2006, 10:36 PM
Bir gün gelecek ve ben burda olmayacağım,
Uçsuz bucaksız hayallerin ardına düşüp kaybolacağım,
Gözler beni arayacak , ben uzaktan onlara bakacağım,
Şimdi mutlu olduğumu söyle onlara anne….

Zaman geçer de vefasızlar ararsa,
Arkadaşlarım gelip hatrımı sorarsa,
Beni özleyip de kalbiniz yanarsa,
Dönemeyeceğimi söyle onlara anne….

Bilinmezlere giden yollara düştüm,
Bazen sıcaktı, bazen üşüdüm,
Bende özledim ama belli değildir dönüşüm…
Bu umutla uzaklarda yaşadığımı söyle anne…

Her şey ben gittiğimdeki gibimi bilmiyorum,
Ama birçok şey değişti bende bunu biliyorum,
Gidip de dönmemek var derler ya ?,
Hakkımı helal ettiğimi söyle anne…
Özledim ama, dönemem anne……

VaGrAnT_AdAnALı
06-24-2006, 10:38 PM
Gün geçtikçe daha fazla kapanır olduk içimize...
Etrafımıza kalın duvarlı kaleler kuruyoruz. O kalelerin içinde başımızı dışarıbile çıkarmadan yaşayıp gidiyoruz.

Dostlarımız, arkadaşlarımız artıyor.

Onlar arttıkça biz kalelerimizin duvarlarını daha da sağlamlaştırıyoruz. Açılacak en küçük bir gediğe, o gedikten içeri girecek bir tek kişiye tahammülümüz yok çünkü. Nasıl da saklıyoruz kendimizi...

Görünüşte mutluyuz. Eşimiz, sevgilimiz, arkadaşlarımız, ailemiz var. Haydi itiraf edelim kendimize. Ne paylaşıyoruz onlarla?

Yüzeysel sohbetler, sahte gülüşler ve birkaç dakikalık sevinçler dışında? Kendimizi birine açarsak bütün benliğimizi yitirecekmişiz gibi hissediyoruz.

Yanılıp şaşıp pişmanlığını yaşıyoruz. Sonra hiçbir şeyin yolunda gitmediğini fark ediyoruz.

Aşklarımızı bitiyor, evliliklerimiz sona eriyor. İş hayatımız, aile yaşantımız sorunlar yumağı haline geliyor. Ancak, işin içinden çıkamaz hal geldiğimizde birine ihtiyaç duyuyoruz. Zamanında uzatılan her eli geri çevirdiğimizden bu kez etrafımızda kimseyi göremiyoruz. Gördüklerimizse açık ama giren yok artık.Yalnızlık çöküyor üstümüze. Taşıyamaz hale geliyoruz. Kendi elimizle kurduğumuz gurbette sürgün hayatı yaşamaya başlıyoruz.

Nerede hata yaptığımızı düşünüp duruyoruz günlerce, gecelerce...
Oysa bu sorunun yanıtı o kadar basit ki...
Bir arkadaşımız suratımızı asık görüp " Neyin var bugün" diye sorduğunda, ona "Bir şeyim yok yalnız bırak beni" diye terslediğimiz an yaptık hatayı...

Eşimiz ya da sevgilimiz, "İyi misin" sorusunu yönelttiğinde sert bir şekilde "İyiyim görmüyor musun?" diye yanıtladığımız an yaptık hatayı...

Onlara bir çiçeği, bir öpücüğü bir gülümsemeyi çok gördüğümüz an yaptık hatayı...

Üstümüze titreyen annemizi "Yeter artık ben çocuk değilim, kendi başımın
çaresine bakabilirim" deyip üzdüğümüz az yaptık hatayı...

Mahkum etmeyin kendinizi yalnızlığa, o en ağır yükü taşımayın. Size el uzatana siz de uzatın elinizi korkmayın... Paylaşın, paylaşmanın verdiği o müthiş coşkuyu duyumsayın içinizde. Aşkta ve dostlukta cömert olun, saklamayın duygularınızı.

Eğer bir kale kuracaksanız bunu yalnızlığa karşı kurun.

VaGrAnT_AdAnALı
06-24-2006, 10:39 PM
Gökyüzü zifiri karanlıkken,pembe bir dünyada elele bu sevdanın içindeydik senle…
Ve birlikte sonsuz olmaktı temennimiz.
Çocuksu düşlerimiz vardı,sadece ikimizin olduğu…
Zamanda uzun,yaşamda kısa olan bu aşkta;
En güzel sevinçleri,en güzel anıları paylaştık,sevdaya dair çok şey öğrendik. Sevmeyi,gülmeyi ve terk etmeyi öğrettin bana,yaşamın sevince anlam taşıdığını gösterdin…

Sevdim seni !
Can verip yollara düşecek kadar,
Kimsenin gücü yetmeyeceği kadar sevdim.

Uykularımızı paylaştık seninle,bir gece değil gecelerce uykusuz kaldık.
Aşkımız için zamansız sevdik birbirimizi,umarsız,çıkarsız,yalansız…
Dünyalara sığmayacak aşkımızı küçük yüreklerimize sığdırdık,
Ayrılıklarımızı yaşanmamış saydık,
Öyle ki hep birlikte olmalıydık.
Sözler verdik birbirimize tutamayacağımızı bile bile…

Sonra ayırdılar bizi;
Kimseler düşünmedi ! seni,beni,sevgimizi.
Sensiz hayat yoktu.
Söz vermiştim sana,sevdama söz…
Yaşayamazdım…bu sevdayı içime gömüp,seni bırakamazdım.
Aldırış etmedim kimseye ayrılmadım senden.
Sonra sen istemedin beni,sevdamın taşıyamayacağı sözler söyledin,bu aşkı hançerledin…sevdiğim ne yapar bile demedin,ama ben bıkmadım…

Şimdi ise ayrılığımızın en karasında kara sevda oldu sevdam.
Sen belki unuttun,ama ben unutmadım,unutamadım.
Yeniden başlamak için çok çabaladım,olmadı,nafile…
Sadece DÜŞLERİMDE KALDI SEVDAM…

Şimdi sen yaşıyorsun,beni öldürdün,yüreğinde bana ait bir iz bile yok.
Hatırla söz vermiştik sevdamıza,yaşadıkça bu aşkla beraber olacağımıza…
Yalanmış oysa…gittin hayatımdan ama sevdan hep benimle.
Bir gün üstümde çimenler bittiğinde bile sevdan yaşıyor olacak.
Beni umut kurşunuyla vurdun ! ama onu öldüremezsin…
Çünkü;sevdaya kurşun işlemez gülüm…

VaGrAnT_AdAnALı
06-24-2006, 10:40 PM
Sence bir sebebi varmıdır tüm bunların;http://img455.imageshack.us/img455/8915/72fd7a7e282c8e09033e4e1c3044cf.jpg

Gökyüzünü kaplayan kapkara bulutların yağmuru getirmesinin,dayanılmaz olan sevgime bazen karşı koyamamamın..
Yanımda olamamanın,herşeye rağmen bazen kabulllenemememin..

Sensizliğimi başkalarının yanında bir başkasıyla gidermenin ;

Bence vardır sevgili,tanrı bile gerketiğinde yağmurları gönderdiğine göre,sevginin sevgime karşı cıkmasını da anlıyorum sanırım artık...

Anlıyorum galiba bazıları çok sevsede bazılarının onların toprağına yalnızca yağmur olabileceklerini,herşeyi yerle bir edip,çekip başka toprakları yıkmaya gideceklerini anlıyorum galiba ..

Sadece seni izlemekle yetinmem gerektiğini,zalimce süzülen damlalarının altında sana baş kaldıramamamın imkansızlığını,seni çok özlediğimde avucuma yağabildiğin kadar,süzülen parmaklarım arasında tutamadıgım gibi seni özlemeyi öğrenmem gerektigini ..

Soğuk bir akıntının altında titreyen ellerime aldırmadan sana; "üzgünüm seni böyle delice, böyle imkansızca sevebildiğim için......" diye haykırabildiğim anları bile ....

İçindeki sevgisizlikten son buldugun nefretin olabilmek,yağacak olan yağmurlarının tek bir damlası haline gelebılmek,bir parçan olabilmek isterdim...

Beni buralarda unuttuğun günden beri,kendimin bile ötesindesin...

Yokluk nedemektir sence?Benim için yokluk;bir martının kanadının altını kıskanmak,dalgaların kayaları nasıl acımasızca dövdügünü görebilmek ve keske diyebilmek; keske varlığınla benide taşa cevirip günler geçtikçe yok edip eritseydin diyebilmek...

Yokluk,senin yokluğun; penceremden dışarı baktığımda yine yağacak olduğun tepemdeki bulutlara uzanabilmek,öfkeni tatmak!!

Yokluk artık senin sahip olabildigin,bende tükettigin herseyin.....

Sendeki Yokluğum olabilmek isterdim.....

VaGrAnT_AdAnALı
06-24-2006, 10:42 PM
bir bakışın kudreti bin lisanda yoktur

bir bakış bazen şifa, bazen zehirli bir oktur...

bir bakış bir aşığa neler neler anlatır

bir bakış bir aşığı saatlerce ağlatır...

bir bakış bir aşığı aşkından emin eder

sevişenler daima gözlerle yemin eder...

VaGrAnT_AdAnALı
06-24-2006, 10:43 PM
Yürüyorum
Koyu bir kederdeyim
Bir gecenin tam ortasında
Bir yağmurun en dolusunda
Ölüme yenik
Ölüme tutsak
Elim ayağım çıplak

Yürüyorum arkama bakmadan yürüyorum
Tanımadığım bir yerdeyim
Adımdan çok uzakta
Belki kötü bir tuzakta
Patlamaya hazır mayın misali
Fena halde beklemekteyim
İçim zehir zemberek
Bilmem ki yaşamak mı yoksa ölmek mi gerek

Yok, yok aslında bu değildi benim düşündüğüm
Kendime şaşmaktayım
Deniz uzak yolum kördüğüm
Kendimle savaşmaktayım

Yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum
Vahim bir yalnızlıktayım
Rüzgarda bahar gülü gibi savruluyorum
Dudaklarımda asi bir küheylan çığlığı
Yıldız alacasında görünmez böceklerin belli belirsiz ıslığı

Ah,ah
Kim bilir bu kaçıncı yanılgım
Bilmem ki nasıl anlatmalıyım
Aklımda,aklımda hani o birini bırakıp diğerine koşan
Ya yanlış anlaşılan ya da bundan hoşlanan
İnce uzun kız çocuğu
Boynunda kendi elimle taktığım küçücük nazar boncuğu
Sırtında da kahverengi gocuğu
Bakışları ürkek, gözlerinde hep aynı buğu

Yürüyorum arkama bakmadan yürüyorum
Karanlık bir aydınlığa çıkmaktayım
Burnumda kokusu,kulağımda beraber gezdiği insanların uğultusu
Azala azala çoğalmaktayım
Benim sanki bu sokakların yürüyen tek yolcusu

Yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum
Yürüyorum, arkamda bırakıp yürüyorum
Yürüyorum, yürüyorum, yürüyorum

Kerem Alışık

VaGrAnT_AdAnALı
06-24-2006, 10:45 PM
http://img373.imageshack.us/img373/6268/mesalembeforedawnx9iv.jpg
Karanlıkta yürüyen benim ve bunlar benim düşüncelerim...

Yüreğimin cesedi gözyaşlarımla gidiyor sonsuza zamansızca ebediyen ....

Aklımı kaybettim benliğimin içinde nereye sıkıştını bilmeden..

Anlamsızca aramak belkide neyi aradığını bile bilmemek yada bilmezlikten gelmek..

Yokluk böyle kaybettiriyor olsa gerek benliğimi, zaman bazen beni şaşırtsada,duyduklarım gördüklerim sadece karanlık aydınlıkta gördüğüm bu...

Karanlık neyin sebebi?Neyden yadigar sürüklenen cesedime .

Anlayamazsın asla anlamıyacaksın...Düşüncelerim beni kullanmadan bir gün geçmicekmi..

Sen benim yüregimden başka ne alabilirsinki ...
Sen hangi değerlerinden bahsediyosun..

Ben senin istediğin beni kaybettim bulamıyorum mutlumusun..

Şuursuz benliğim şimdi gülebiliyomusun ?

Sevgi olmadan sahte dünyanda neyi bekliyodunki niye için acıyor..

Sonum buydu sen ne tahmin ediyodun?

Şimdi içim boş acımıyor hiç bi şekilde..Ben ben olmaktan çok, herkes oldum sayende..Herşeye karıştı yüreğimin aciz cesedi ..


Anlayamazsın...Asla anlayamıcaksın ve sen olmayan ama oldunu sandığımız zaman artık yoksun ...

Var olsan da yoksun..seni düşünen kim varolduğunu sanan hiç bir şey yok..

Karanlık ve içi boş ben dışında...

Ben kaçarım, ben gizlenir ve susarım sana karşı. Asla anlayamazsın beni ve dünyamı SEN!!


Düştüm ellerinden dikenli teller arasına..
Düşümün adı sendin oysaki....
Düşün ki ne çok acıdı yüreğim...

--alıntı--

VaGrAnT_AdAnALı
06-24-2006, 10:46 PM
ne sağnaklar görmüşüz,http://img210.imageshack.us/img210/538/isimsiz7dz.jpg
yarılan gökyüzünden
alnımız yıldırımlarla ağmış..

ne rüzgarlar çınlamış bağrımızda,
coşkusundan kırılmış kaburgamız..

dişlenip kayaları ne ateşler yakmışız,
aşmışız ne zifir uçurumlar..

...yine de ürkütmeden öpmüşüz bir ceylanı gözlerinin yaşından..

...incitmeden tutmuşuz ağzımızda yorulan kelebeği..

şimdi asmalardan korukların tadı silinmiş..

sesimizde sendeleyen bir keder..
uykusuzluk serin serin sızıyor acıyan tenimizden..
ziyanı yok,
nasıl olsa gönlümüzde aşkın yeri çok derin...

ne azgın canavarlar üstüne yürümüşüz
bir demet çiçek için..
neyimiz var neyimiz yok vermişiz bir narin dilek için..
yıllarını taş duvara örmüşüz ömrümüzün
bir hırçın yürek için!..

şimdi çevremizde yosunlaşmış sessizlik,
yabanıyız gittiğimiz her şehrin,
çiğdemsiz,
kükremesiz..
kimsecikler sezmiyor boynumuzdan didişen örümceğin zehrini..
ziyanı yok,
nasıl olsa nabzımızda durulanır yaşamanın iksiri...

ne güzel sevmişiz,
ağzımızda mavi bir tat kekremiş..
ne sızılar sarmışız yumuşacık öpüşlerin çığlığını kuşanıp..
şafaklar tutuşkunu şarkılar yuvalanıp
ne mintanlar yırtmışız!..

şimdi usulcacık ürpersek
kara gece uykumuz kaçacak kadar delik ..
üstümüz çimensiz tepeler gibi bereketsiz,
örtüsüz,
serin..
ziyanı yok,
nasıl olsa gönlümüzün çayırları ipekten,
bakışımız lekesiz!!..

ne masalar düzmüşüz kıvrımları gümüş,
kakmaları sedeften..
ne milyonlar yanından başeğmeden geçmişiz,
huyumuz değişmemiş!..
hayatımız günbegün çarpışarak yaşanılan sırların ürünüdür..

şimdi kar altında avcumuz, avurdumuz ilaçsız..
ıssızlaşmış sabahlar, yoksunluk arsızlaşmış..
kaçışır yolumuzdan gölgesini de alıp o şaklabanlar
inildesek açlıktan;
ziyanı yok!!!
nasıl olsa gönlümüzün dağı taşı altından!!!

ne devlerle dalaşmış kanımızı göstermeden silmişiz..
ne kudurgan günlerde elimizi dost eline
titremeden vermişiz...
bir ömür seğirtmişiz bir nefes beklemeden..

şimdi nice anışların dudağı üşüyen bir çocuk kadar uçuk,
nicesi el sıkışların sahtekar çıkmış..

- bizi eşkiyalar soymamış abi

..... muhabbet yıkmış!

Nihat BEHRAM

VaGrAnT_AdAnALı
06-24-2006, 10:50 PM
ŞAHLANAN SABAHLAR

Sabah güneşinde gülüşün vardı
Bil senle şahlandı o sabahlarda
Vuslatın yolunda gelişin vardı
Gül senle şahlandı o sabahlarda

Sabah sensin diye, güneşler doğdu
Bu kalbim sen diye güneşi sağdı
Her sabah yoluma gülüşün yağdı
Yol senle şahlandı o sabahlarda

Bence gözlerinde doğardı güneş
Ruhum ruhun ile olurdu özdeş
Sen varken içinde titrerdi ateş
Yel senle şahlandı o sabahlarda

Hüzün gecesinden, hep sana erdim
Senli sabahlarda umut var derdim
Her şarkıya senin adını verdim
Dil senle şahlandı o sabahlarda

Geceler cüceydi, sabahlar devdi
Yorgun mızrabıma yüreğin evdi
Sazım sabahları sen diye sevdi
Tel senle şahlandı o sabahlarda


ŞAHLANMAZ SABAHLAR

Gittin ya sen artık sabahlar soldu
Güneşin önüne bulutlar doldu
Diz çöktü bu garip kalkamaz oldu
Kul artık şahlanmaz bu sabahlarda

Gül bülbüle küstü, aşk öksüz kaldı
Sevda sele döndü, kalp garip saldı
Hasret denen hırsız, umudu çaldı
Hal artık şahlanmaz bu sabahlarda

Nedenler niçinler, cellâda döndü
Şu gönül bahçeme zemheri indi
Hasretin kışları baharı yendi
Dal artık şahlanmaz bu sabahlarda

Gönül sanki kaldı yemen çölünde
Lal kalıcı oldu gönül dilinde
Sensiz çiçek açmaz sevda gölünde
Göl artık şahlanmaz bu sabahlarda

Sabahlar kayboldu güneşler doğmaz
Hasret kurağına vuslatlar yağmaz
Söndü aşk ateşi, bir daha ağmaz
Kül artık şahlanmaz bu sabahlarda

--alıntı--

VaGrAnT_AdAnALı
06-24-2006, 10:52 PM
Her sabah hüzünle karışık bir umut var içimde. Sensizlğin hüznünü, yeni bir günün seni getireceği umuduyla bastırıyorum. Her doğan gün yeni bir umut, yeni bir arayış benim için. Belki sana kavuşacağım zamana bir gün daha yaklaşıyorum, bugün değilse yarın... Kimbilir belkide yalnızca kendimi avutuyorum. Gittiğinden beri hep yalnızlık şiirlerine takılıyor gözüm. Bir başıma değilim sensizlikten yalnızım.

Terk edilip gitmek en çok nasıl koyar insanı bir ben bilirim. Gitmelerin gidenlerin arkalarında bıraktığı çaresizlikleri, en koyu özlemleri... Senin gidişin bişr ateş gibi çöktü yüreğime. Hiç bir yağmur yetmedi içimdeki hasret ateşini küllendirmeyi. Hiç bir sevgi yetmedi senin özlemini gidermeyi. Ben her sabah beni sana götürecek yollarda yürüdüm, senin duyacağın şarkıları söyledim yalnızca. Ve gelmeyişinin her akşamında aslında doğduğunu hiç anlamadığım güneşle beraber ben de battım bir kez daha...

Geceleri hep uyudum, uyudum; gün boyu çekdiğim hasreti rüyalarımda biraz olsun giderebilemk için. Her şeye iyi gelen yaraları iyileştiren zaman hiç bu kadar açıtmamıştı yüreğimi. Bin bir umutla sarıldığım sabahlar artık hiç doğmaz oldu. Benim günümde gecemde karanlık şimdi. Ne ay uurluyor gecelerimi ne sana benzettiğim yıldızlar parlıyor. Elimde kaldı umutlarım.

Sensizlik öyle kötü bir yara oldu ki artık., içimde öyle büyük bir boşluk açtın ki, bir gün olurda geri dönersen kendi yaptığın boşlupu sen bile yetmeyeceksin. Orası hep bomboş paramparça kalacak. Büsbütün çam kırıklarıyla kaplı kalbim. Ne zaman seni düşünsem, seni hatırlatacak en ufak bir şey görsem o kırıklarla dolu yeri batmaya başlıyor yüreğime. Artık sabahları yalnızca hüzünle uyanıyorum. Hiç bir şey beklemiyorum günden. Seni bile.

Varlığında sensizliği yaşamaktansa içimdeki boşluklarla, kırıklarla, boş umutlarımla sensizken alışırım, alışmaya çalışırıyım yokluğuna...

--alıntı--

VaGrAnT_AdAnALı
06-24-2006, 10:52 PM
Bu gece de beynimde dolanan kelimeleri yakalama çabasındayım
Her kelime yine seni tarif etmeye çalışıyor
Çalışıyor ama başaramıyor; aciz kalıyor senin karşında
Benim sessiz kalışım gibi bütün çaresizliğimle...

Sessizliğin iki anlamı olabilir
Ya fırtına öncesidir
Ya da her şeyin bittiği andır

Fırtına nasıl sessiz olmazsa,
Sevda da sessiz yaşanmaz diyenler çoğunluktadır.
Ama benim sevdam böyledir işte,
Ben böyle severim; sessiz,derinden ama adam gibi...
Sen ne sanıyorsun... Bilmiyorum...

Gece her zamanki gibi bana eşlik ediyor sessizliğiyle,
Sadece ay ve yıldızlar aydınlatıyor her yeri bir de sokak lambaları
Sabaha uzanan bir gecem daha olacak belki bu da
Sabahın ilk ışıklarını karşılayacağım bazen yaptığım gibi
Mavi ve siyahın buluşması belki de bu kızıllıkta gizli,
Ben de bu yüzden seviyorum bunu.
Aşk ateşinin yer yüzündeki görüntüsü gibi sanki bu buluşma.
Ben de mavi düşlerimde saklıyorum siyah gözlerinin hayalini
Bir gün ayrılmamak üzere buluşmaları umuduyla...
Ben böyle bir gecede yine her zamanki gibi seni düşünüyorum
Ya sen...
Sen ne düşünüyorsun... Bilmiyorum

VaGrAnT_AdAnALı
06-24-2006, 10:54 PM
http://img156.imageshack.us/img156/1217/x1pbglkvql4bv6dptws64tw7zarlpu.jpg

Bir gece vakti yine...
Aşinası oldu gözlerim karanlıkların..gündüzlerde gördüklerim taşındı gecelere...
Ben yokluğunun her bir anına bir damla düşürmekteyken...
Sen onun kollarında mutlumusun söyle???
Ne vakit ansam seni ki her vakit anmaktayım içim yanmakta,gözlerim kanamakta,ellerim pişmanlığın dualarında can bulmakta...
Ne bunun adı? Aşk mı? Acı mı? Pişmanlık mı?
Bilemedim ben...Adını sen koy...



Hüzün nameleri çalıyor yine...Bir keman sesi bu kadar acıtırmı insanı..Acıtıyor işte...
Sen yoksun...Ellerin yok..Gözlerin yok..Sevgin yok..
Acıtması için daha ne arasın...Canda "can" yok Daha ne???
Acıtıyor işte ve kanatıyor hemde ...

N'olur söyle bana..Cevap ver!Mutlumusun onunla?
Mutluyum deme bana..!
Nasıl bir yüreğin var yaaaa?
Bana giderken "seni hala seviyorum ama artık çok geç" de..
Sonra git onun yanına evlenmeyi bekle..!
Vefasızlık değilde nedir bu söyle..?
Yokluğun canımı daha bi yaktı bu gece..!
Sen eğer kalp taşıyorsan benimki sendekinden yüce..!

VaGrAnT_AdAnALı
06-24-2006, 10:56 PM
Bir sabah uyandım ve bir de baktım ki, Allah, sevgilime karşı olan bütün sevgimi kalbimden almış. Korkunç bir boşluğa inanılmaz bir yalnızlığa düştüm. Günlerce düşündüm, bildiğim tüm yöntemlerle onu tekrar sevmeye çalıştım. Ama başaramadım. O benim için herkes gibiydi artık. O'nu unutup başkalarını sevmeye çalıştım. Ama yine başaramadım. Ben bir insanı sevmeye dair bütün duygularımı onda birleştirmişim. Benim için bir insanı sevmek onu sevmekmiş, bilememişim.

Bütün nafile çabalarımdan sonra sevme yetimi kaybettiğime karar verdim. Allah’ın, bir sabah sevgiye dair bütün duygularımı kalbimden nasıl aldıysa yine bir sabah öyle bırakacağına inandım, günleri unutmaya başladım. Ama sevme yetimi neden kaybettiğimi hiç anlayamadım...


Ama bugün anlıyorum ki, bu bir arınmaymış. Bu, kalbimin sana daha güzel hazırlanması için bir temizlikmiş. Bugün anlıyorum ki, kalbin gerçek sahibi gelince, kiracıların gitmesi gerekirmiş. Kaybettiğim bütün yetilerim seninle beraber geri gelecekmiş. Bugün anlıyorum ki, her şey gözlerinde kaybolmam içinmiş...


--alıntı--

VaGrAnT_AdAnALı
06-24-2006, 10:58 PM
Aşk bir düştür, uykunun en ağır anında görülen
Aşk bir gülüştür kalp kanaviçesine, nakış nakış örülen
Aşk bazen Anka dır küllerinden dirilen
Aşk gökkuşağıdır yağmur sonrası, yer ve gök arasına serilen
Aşk muammadır insanın iki uzvu ile ters düşen
Aşk kimi zaman paslı hançer olur
Girdiği yüreği acımasızca deşen
Aşk tarihin içinde hep var olmuştur
Bazısına neşe bazısına keder olarak dolmuştur
Aşk yıkılmaz kaledir, örülmüşse sadakatin suruyla
Aşk ölümcül hastalıktır, vurulmuşsa ihanetin uruyla


Gelişi ruhları güle çevirir
Bülbülde kur olur, aşk denen duygu
Giderken her yeri çöle çevirir
Aşılmaz zor olur, aşk denen duygu

İsterse gecenin şavk’ı o olur
İsterse anların şevk’i o olur
Yürekte en kutsal mevki o olur
Tutulmaz ser olur aşk denen duygu

Yenilmez devleri, cüce eyler de
Bütün cüceleri yüce eyler de
Yokluğunda günü gece eyler de
Gönül’e fer olur aşk denen duygu

Mevsimi ters eder, zaman değişir
Ateşin üstünde duman değişir
Kara sevda ise iman değişir
Herkese yar olur aşk denen duygu

Paslı çakaralmaz, mavzere döner
Su bile o varsa, gaz gibi yanar
Bir kez yandığında sanma ki söner
Yürekte har olur aşk denen duygu

Şairin elinde kalemdir adı
Ozanın dilinde kelamdır adı
Yedi düvel üstü selamdır adı
Gerçekse nur olur, aşk denen duygu

Kırk tövbe etsen de, o gene bozar
Sen her gün silsen de, o gene yazar
Yüreği kapasan, o gene sızar
Çözülmez sır olur, aşk denen duygu

Beşer duyguların en delişkeni
Bütün kaygıların en çelişkini
Tüm saygıların, en gelişkini
Erimez kar olur aşk denen duygu

Dünyayı fethetsen, onda durursun
Yemyeşil dal olsan onda kurursun
Gönül toplarınla her gün vurursun
Yıkılmaz sur olur aşk denen duygu

--alıntı--

VaGrAnT_AdAnALı
06-24-2006, 10:58 PM
Meçhul anların, meçhul olmayan yanını arardım
Bir klarnet taksiminde, ya da nihavent bir şarkının sözlerinde
Ruhumu yokluğun esir alırken,
Bir albatros olurdum, kayalıkları deniz zanneden
Dalışa geçerdim, sonumu bilmeden
Ben düşerken, gözlerin geçerdi yanımdan
İşte ben o anda ölürdüm
Sen gülümserdin yar, kayalar ağlardı
Gürültüyü çıkaransa, içimde yıkılan dağlardı
Sen duymazdın…

Olmadığın gecelerde,
Kaç kere vurdun hayalinle
Bir sebepsiz gidişin
Sebep aramalarında bıraktığın aklı

Şimdi, saçakta güneş yiyen
Bir sarkıt gibiyim
Ha düştüm ha düşeceğim
Erimeyi de öğrettin bana
Güneşte donmayı da
Soğukta yanmayı da
Hepsi kolaydı
Kolay olmayan, seni unutmak
Seni unutmaktı!
Bir onu öğretemedin bana

VaGrAnT_AdAnALı
06-24-2006, 11:00 PM
Sararmış fotoğraflara bakıyor
Sararmış hayat sayfalarına
Dönüyorum
Kaybolmak istiyorum
Belki de dönmek
Bir zamanlar tuttuğum
O sımsıcak ellere
Yüreğimi delip geçen
Gözlerde yaşamak
Dudaklarını hissetmek
Usulca dudaklarıma konan
Buselerde
Hayat sayfalarımda
Sararmaya yüz tutmuş
Fotoğrafın elimde
Nefesimi tutuyorum
Gözümden akan bir
Damla yaş
Senin gülen yüzün
Üstünde
Sararmış fotoğraflara bakıyor
Sararmış hayat sayfalarında
Nedense bir tek seni
Seni yaşatıyorum
Yüreğimde…

VaGrAnT_AdAnALı
06-24-2006, 11:01 PM
Orada bir yerlerde
Benim gibi
Sizin gibi
Tek tuşlu bir piyanoda
Aşk şarkısı çalmaya çalışan
Binlerce kişi var biliyorum.
Ağlama nöbetlerini
Birbirinden devralan bunca insan!

Yeryüzü ırmakları
Nasıl oluşuyor sanıyordunuz?
Siz âşıkken nasıl ağlıyordunuz?

Uzaklarda ya da yakında
Bir yerlerde
Benim gibi
Sizin gibi
Yüreğinden ayrıkotları yolan
Damarlarında karabiberler
Binlerce kişi var biliyorum
Sızıyı çaresizlikle dilimleyen bunca insan!

Yeryüzü ormanları
Neden tutuşuyor sanıyordunuz?
Siz âşıkken nasıl alev alıyordunuz?

Orada burada, heryerde
Benim gibi
Sizin gibi
Aşk kayasını sırtına almış
Ayrılıkla ölümü eş tutan
Yüzlerce kişi var biliyorum.
Yaşami darağacına asan bunca insan!

Yeryüzü depremleri
Nasıl oluyor sanıyordunuz?
Siz âşıkken nasıl ayrılıyordunuz? ...

VaGrAnT_AdAnALı
06-24-2006, 11:02 PM
Her Sabah Hüzünle karışık Bir Umut Var İçimde
Sensizliğin Hüznünü yeni bir günün Seni getireceği Umuduyla Başlıyorum
Her Doğan Gün Yeni Bir umut Yeni Bir arayış Benim için
Belki Sana kavuşacağım Zamana Bir Gün Daha yaklaşıyorum
Bu Gün Değilse yarın
Kimbilir Belkide Yanlızca kendimi Avutuyorum
Gittiğinden Beri Hep Yanlızlık şiirlerine takılıyor Gözlerim
Ben Bir Başıma Değilim Sensizlikten yanlızım
Terk Edilip gitmek En Çok Nasıl koyar İnsana Bir Ben Bilirim
Gitmelerin gidenlerin ardında bıraktığı Çaresizlikleri
En Koyu ÖZLEMleri Ben Bilirim
Senin Gidişinde Ateş gibi çöktü yüreğime
Hiçbir yağmur Yetmedi İçimdeki hasret Ateşini Küllendirmeye
Hiçbir Sevgi Yetmedi Senin ÖZLEMini Gidermeye
Ben her Sabah Beni Sana Götürecek Yollarda yürüdüm
Senin duyacağın şarkıları söyledim Yanlızca
Ve Gelmeyişinin her Akşamında
Aslında Doğduğunu Hiç anlamadığım Güneşle Beraber
Bende Battım Bir kez Daha
Geceleri Hep uyudum uyudum gün Boyu
Çektiğim hasretini Rüyalarımda Biraz olsun Giderebilmek için
Herşeye İyi Gelen Yaraları İyileştiren Zaman Hiç Bu kadar Acıtmamışdı yüreğimi
Binbir Umutla Sarıldığım Sabahlar Artık Hiç Doğmaz oldu
Benim Günümde Gecemde Karanlık şimdi
Ne ay uğruyor Gecelerime Nede Sana Benzettiğim Yıldızlar parlıyor gökyüzünde
ELİMDE KALDI UMUTLARIM
Sensizlik Öyle kötü Bir yara Olduki artık içimde
Öyle Büyük Bir Boşluk açtınki
Bir Gün olurda Geri Dönersen Kendi Açtığın Boşluğa Sen Bile YETMEYECEKSİN
Orası Hep Bomboş Paramparça Kalacak Şimdi Büsbütün Cam kırıkları İle kaplı kalbim
Ne Zaman Seni Düşünsem Seni hatırlatacak en ufak birşey görsem
O Kırıklarla Dolu yer Acımaya Başlıyor
Artık Sabahları Yanlızca Hüzünle Uyanıyorum Hiçbirşey Beklemiyorum Günden SENİ BİLE
Varlığında Sensizliği Yaşamaktansa İçimdeki Boşluklarla Kırıklarla Boş Umutlarımla
Sensizken Alışırım Alışmaya Çalışırım YOKLUĞUNA..

--alıntı--

VaGrAnT_AdAnALı
06-24-2006, 11:03 PM
Şimdi sana adadığım ne kadar kelime varsa..
Hepsini toplayıp bir bavula gitmek var bu şehirden..
Peşimde zehir gibi gözlerin gölge etmese diyorum..
Hani arada bir boynuna atılmak vurmasa başıma..
Gitmek var gitmek..
Senden kaçamayacağım kadar imkansız uzaklara..
Sonra yine dönüp dolaşıp aynı noktada seni bulmak var..



Bana bir masal anlat bu gece....
Senden... benden...
Kaybettiğimiz "mutlu son" lardan olsun içinde..
Yalanda olsa anlat..
Yalanlarına bile ihtiyacım var gözlerinin...


"Hani...

Hatırlarsın..

Bilirsin..

Terk edip gidecektik bu kenti"

Soğuyan aynalarda paslanan bakışlarım var..

VaGrAnT_AdAnALı
06-24-2006, 11:10 PM
Öfken ezer geçer bilirim senin
Bak yine büyüyor hüznün,kederin.
Yine yazıyorum senden uzakta,
Bir çift yün çorapta, ve bir kazakta,
Seni buluyorum,kaybediyorum.

Ayrılık okuyan şarkılar dinle.
Kulağımdan bir an gitmez sesinle,
Çıktığım bu yolu tüketiyorum.
Sizler buradasınız,ben gidiyorum.

Sesimde çığlıklar duyulsa bile..
Cellatlar yollara koyulsa bile,
Yüreğim derdinden oyulsa bile,

Aklım sarhoşluktan ayılsa bile,
Adım bağışlanmış sayılsa bile,
Şu yanan canıma kıyılsa bile,


Dudağın titriyor,fark ettim yine..
Bir hüzün takılmış gülüm sesine.
Aşk ile doğanın gün batımı kan.
Ne ilk olduk biz yar, ne son ağlayan.
Gözümüzde yaşla dolaşıyoruz.

Marifet susmakmış aslında, heyhat!
Geçiyor ömrüme takılı saat,
Bizi mağlup etti bu zorlu hayat.
Şimdi kazanmaya çalışıyoruz.


Kılıcı indirdim, kırıldı kınım
Aleme ibrettir yerdeki kanım.
Vursunlar,öleyim, yanmasın canım

Silinmiş baktım da hatırdan sanım.
Cinnete satılmış ağrıyan yanım.
Saklıyım sanmayın,işte ayanım…

Seni bekliyorum gittiğim yere.
Bu yerde düşmüşüm ben gülüm derde.
Sen, doğan güneşi bile yenmişsin.
Gel, bu yangınlara sebep,senmişsin.
Ben gitsem bile gel, gitsem bile gel.

Bir şiir sevdanın aslı,anladım,…
Geçti mutluluğun faslı,anladım.
Gel,geceme ışık,dizlerime fer.
Gel,zehrime ateş,çayıma şeker.
Seni sevdiğimi bile bile gel.


Gel, ilk kez düşüme geldiğin gibi.
Ömrümü rüzgarla deldiğin gibi.
Aklımı kalbinle çeldiğin gibi….

Ağlat,göz yaşımı sildiğin gibi.
Ruhumu ruhuna ildiğin gibi…
Sorma beni, ben hep bildiğin gibi…

--alıntı--

VaGrAnT_AdAnALı
06-24-2006, 11:12 PM
İçimde tarifi imkansız acılar var
sokağımda kokun ayak izlerin
Unuttum diyorsun yaşananları.
Ama görünce beni
Titriyor ellerin , ayakların

Bir kez olsun içinden geldiği gibi davran
Haykır sevdiğini , özlediğini
Zor geliyorsa herşey eğer
Bırak gördüklerimi
Hadi bana yalan söyle
Sevmiyorum de seni
Özlemiyorum de geceleri..

VaGrAnT_AdAnALı
06-24-2006, 11:13 PM
http://img71.imageshack.us/img71/598/24567rb.jpg

aşk yalnız ve yalnız güzel sözlerden ibaret olsaydı, yaşadığımız evcilik oyunundan öte olmazdı...

sevgili,
duydum sitemdesin, isyanlardasın yine...
eğer haberimi alamıyorsan,
bil ki dardadır başım... gelemem!!!

deniz,
eğer ıraksam dalgalarından, yosun kokmuyorsam özlemle,
ve güneş değmiyorsa tenime,
bil ki yüreğimde çöl fırtınaları vardır; yakar!!!

umut,
eğer kuramıyorsam seni, koyamıyorsam düşüme,
yalnız ve yalnız korkudansa yarınlar,
bil ki beynimde umut edenler ölmüştür, düşünemem!!!

düş,
eğer düşüyorsam, düşürüyorsam, kırılıyorsam,
ve çıkarılamıyorsam komadan,
bil ki yetemem sevmeye, hissettiremem!!!

bak,
eğer sen bilmiyorsan halimi,
ve göremiyorsan,
ve bekliyorsan hala,
ve istiyorsan inatla...
yokum ki ben, kendimden kimseye veremem...

ve
ve anlamıyorsan...
anladım sevmem kabahat seni....

VaGrAnT_AdAnALı
06-24-2006, 11:14 PM
Umudumu yitireli hayli zaman geçti...
Yeniden sevebilmek zor..
Ellerimin arasından kayıp giden sen..
Yeniden doğarmısın karanlık sabahlarıma?..

Aşk..seni tarif edebilmek imkansız mükemmelsin,mekemmelliğin ayrıntılarında gizli..
Bir elin mutluluk veriyor,diğer elinse acı..
Ve mutluluğu almadan acıyı almak o kadar zor ki..?

Kelimelerimi dizdin boğazıma dar ağacında asılı kaldım..kalbime bir kuşunda ben sıkıyım dedim olmadı yapamadım,yapamazdım..
Eyyy...Kalbimi saran muamma.. Bende bir kurşunluk can var Amma vurulursun diye aklım çıkıyor..
İşte tek nedeni bu..! sen..

Aşk senin ezip geçeceğin kum taneleri değil..
Üstüme bastığın yeter,ezip geçtiğin yeter..
Her an kaybederim korkusuyla hayatımı zindana çevirdiğin yeter..
istediğin bir değil bin çiçekse
istediğin başka bir ten,başka bir bedense..
istediğin ben değilsem eğer peki..

Azat kuşunu yüreğine bıraktım geçmişi gömeriz en dipsiz kuyulara,sevda şarkılarını yok ederiz..
Bir sen birde ben vardık evvel zaman içinde...
Masallara devrediriz yitik sevdamızı bir varmış bir yokmuş oluruz
unutursun... unutulursun belki...
Şimdi.. Bırakıyorum seni..
Gözyaşlarım işkencelerde,kelimeler kifayetsiz umutlar yitirilmiş.. Ne yeni doğacak gün için can kalmış bedende ne de geçmişi unutacak kadar kalpsiz bir yürek..

Hadi..al git ne varsa..
Topla yüreğimin kırıntılarını..
Hadi.. bir tekmede sen at savur..
Hadi..hiç yaşanmamış say beni..
Hadi..git ne olur göm diri diri beni..


(hala unutmamak için çaba veren bana yazıklar olsun)

--alıntı--

VaGrAnT_AdAnALı
06-24-2006, 11:15 PM
hissetmek istedim sadece
yangın yeriyken yüregim
ufak bir yel olsaydın yeterdin
ama bil(e)medin,

karadı ufukalar sensiz
tek sözün yeterdi
karişti denize gözyaslarım coktan,
derya oldu taştı,
ama sil(e)medin

yorgunum şimdi, isyan gönlüm,
prangalar vurdum dilime
kırıklar batiyor yüregime
kanıyorum durmadan,
ama dindir(e)medin

bu kadar zor değildi,
neden bu çile?
gitmek hiç istemedim
ama döndür(e)medin

VaGrAnT_AdAnALı
06-24-2006, 11:16 PM
Sensizliğin bilmem kaçıncı günündeyim...
Pencerimin kenarına savrulan yapraklar kadar birikti içimde sensizlik...
Yokluğuna sitem ediyorum ya , sensiz değilim aslında...
UYkumun ucunda kalan mırıltılarda saklı sanki sesin...
Tek tükenmeyen an sende ölümsüzleşiyor...
Seni düşündükçe sabahlarım daha da güzelleşiyor...
Bu ışıkları seninle karşılayacağımı hayal etmek bile gerçek...
Çıkmaz sokaklrda değil hislerim...
Seni düşündükçe kıvılcım olur içimdeki benliğin...

VaGrAnT_AdAnALı
06-24-2006, 11:19 PM
Bu dünya tutuyor beni
Mide bulantımı durduramıyorum
Ölmeyede yeteneksizm
Her defasında dünyaya geri dönüyorum

İçki sofralarında harcanıyormuş sevdam
Duydukça bir daha ölüyorum
Bir canlı değilmiydim ya ben
Kedi gibi ölüp ölüp diriliyorum
Kaç hakkım daha var merak ediyorum?

Kim ne yaparsa kendine yaparmış
Sadistmiyim neyim ben
Tek istediğim mutlu olmaktı
Ama her seferinde sadece öldüm ben

Hey göklere sevdamla çıkardığım sevgili!
Oradan sana çok küçük göründüm değil mi?
Seni sevmekten vazgeçtiğim gün
İzleyelimde görelim diplerdeki marifetini...

Kendi pisliğinde boğulacaksın
Dediklerim çıkar bilirsin.
Kurtulmak için yine bana yalvaracaksın...
----------------------------------------------------------------------
bütün açılan bu konularda ben kendimi buluyorum,ama bu şiir apayrı

dimage
07-14-2006, 05:47 PM
cokguzel

VaGrAnT_AdAnALı
07-14-2006, 09:27 PM
Söyleşir
Evvelce biz bu tenhalarda
Ziyade gülüşürdük
Pır pır yaldızlanırdı kanatları kahkaha Kuşlarının
Ne meseller söylerdi mercan köz nargileler
Zamanlar değişti
Ayrılık girdi araya
Hicrana düştük bugün

Ah nerde gençliğimiz
Sahilde savruluşları başıboş dalgaların
Yeri göğü çınlatan tumturaklı gazeller
Elde var hüzün

O şehrâyin fakat çıkar mı akıldan
Çarkıfeleklerin renk renk geceye dağılması
Sırılsıklam âşık incesaz
Kadehlerin mehtaba kaldırılması
Adeta düğün
Hayat zamanda iz bırakmaz
Bir boşluğa düşersin bir boşluktan
Birikip yeniden sıçramak için
Elde var hüzün


-alıntı-

VaGrAnT_AdAnALı
07-14-2006, 09:28 PM
Ben deliriyorum.
Umutlarıma yenik düşen bir çığım şimdi...Ve hıncımı dağlardan alıyorum yine...Yollara düşüyorum deprem misali...Felaket olup yağıyorum insanların üzerine ölüm ölüm...


Ben deliriyorum.
Kara geceler artık umursamıyor beni...Dostlarım da gittiğinden beri bir yanlızlıga,bir terkedilişe terkettiğinden beri beni...Ben burda...Ahan şu odam da terkedilmiş çaresizliğime ve yıllanmış bir şarap misali kokuşmuş hem güzel hem ekşiyane...

Ben deliriyorum.
Ben deli değilim dedikleri halde delilerden beter insanlara...Göz göre göre kandıran yalancılara,düzenbazlara...Ayrılık türküsü estiripte ayrıldıktan sonra sevincten hoplayanlara...Buz gibi gecelerde sımsıcak kalabilenere...

Ben deliriyorum.
Sevda şiirlerim kalmadı artık...Yazamıyorum tek bir halisane söcük...Tüm şiirlerim öfke kusuyor etrafına...Yanlıs anlamayın bu sinir size degil...Ne yaptığını bilmiyor yüreciğim...Dostlar dost diyarını terkeyleyeli...Hancılar yolcuları gaspeyleyeli...Çırıklar yolcuya su vermeyeli...Sevdalar aşığa yüz vermeyeli...Maşuklar aşığa şükretmeyeli...

Ben deliriyorum...

VaGrAnT_AdAnALı
07-14-2006, 09:35 PM
Senden sana yol var mı?


Yokluğun kor bana... Sensiz, bin ateş parçasına bölünür kalbim. Tenimde cehennem cehenneme düşer, bir daha yanar. Avucumda denizler kurur; çöller başlar.

Gözüme geceler üşüşür; sabahlar ürküp uzaklara kaçar. Sözlerimi hece hece alev sarar; dudağımda yangınlar başlar. Korkarım, bir kez “su” dersem sular alev alır.

Susuşun zor bana. Sensiz, yokuşlar uzar, yollar uçurumlara uğrar. Yaraların kabuğu açılır; ırmakların yatağı daralır. Sele kapılır dağlar; köprüler geçilmez olur. Dünyanın bütün taşları kirpiklerime biner; güneşlerin hepsi çöle iner. Elimde kalır ağıtların hepsi; kimse duymaz, kimse ağlamaz, kimse anlamaz. Bir kuyuya iner gibi; tozlanır şiirler, güfteler silinir, şarkılar boğulur. Harfler harflere bitişmez olur. Sahipsiz kalır keman; telleri kopar bağlamaların... Ahenk bozulur; nefessiz kalır neyler. Bir “Ah!” etsem, “Ah!”ların hepsi ağlar.

Varlığın koca bir dağ bana. Şirin bu kadar uzak değildi Ferhat’e. Sadece dağlar ayırdı onları. Dağdan sonrası Şirin’di. Dağın berisi Ferhat’ti. Sen ise dağın kendisisin. Kazıp da yakın edeceğim bir yer yok ki Şirin’e Ferhat olayım. Aşıp da kavuşacağım bir yâr yok ki sana geleyim. Sanki bir yanım dağ, bir Ferhat’tir benim. Kimi kimden uzak bileyim? Su içecek dudaklar kurudu, kime sular getireyim? Sular serinliğini yitirdi; kime sâki olayım?

Yokluğunu sor bana. Mecnun’un gözünde Leylâ değilsin ki, sana gelmek için çölleri göze alayım. Çölleri hepten yaktım; kumlar dağıldı, tozlar uçuştu. Aşk kalplere küstü, kuyulara düştü. Koynuma gömdüm ayrılığını ve her bahar yokluğunu meyve verdim. Mecnun beni deli sandı. Leylâ gözlerime aldandı; gözlerini gözlerimde aradı. Araya dağları koydum; kimse aldırmadı. Nice deniz kıyısında nice sevgili bekledim; hiçbirinden selam gelmedi. Şişelere bırakılmış mektuplar gördüm; okuyan olmadı. Ah, sevdiğim, sen yoksun buralarda, tadın da tadı kaçtı, lezzetler hüzne bulandı. Şöyle incecikten bir kez “aşk” desem, şiirler utanır, şarkılar kör olur, türküler köyden kaçar. Yokluğunu bir sorsan bana, cevapların cümlesi kılıç kuşanır, suların hepsi köpürür, kuru dallar bin defa kırılır, kuşlar bin kez daha dağılır.

Hasretin nâr bana. Kuraklığın dudağı çatlar adını söyleyince. Pervane ateşi bırakıp yüzüme koşar; yanmaya gelir. Buzullar dudağıma koşar, erimeye özenir. Mumların alevi parlar seni anınca. Gölgeler senin adının altında serinler, dinlenir. Nicedir kirpiklerimde taşıdığım taşlar yoluma düşer; hüznüme yaslanır, ağlar, ağlar, ağlar. Bütün yangınların bütün külleri bana savrulur; anka kuşlarının hepsi gözlerimin içine bakar, bir kez daha uçmak için yalvarır. Yangını da yaktığımdan, küllerin hepsi yine, yeni ve yeniden küllenir. Adını ağzıma alsam, her yere her zaman yağmur yağar, denizler denizlere koşar, bütün dağlardan bütün dağlara kuşlar kanatlanır.

Sızın yâr bana. Seni yitirdiğimden beri, elimden ayrılıklar tutuyor; el ele dolaşıyoruz terk edilmiş sahilleri. Acıların canı yanıyor adını anınca, susayım diye yalvarıyorlar. Yaralar senin susuşunla yaralanıyor; bir söz umuyorlar dudağından merhem olur diye. Bir bilsen, ne kadar zamandır kapımda bekleşiyor unutuşlar, “bir yol bizi de hatırlasın” diyorlar. Geceleri sokak lambalarının loşluğuna sığınıp birbirlerine sarılıyorlar ama yine de çok üşüyorlar. Bir sabah gelip yüzlerini tek tek öpüp okşarsın diye umuyorlar. Bir de, evden kaçmış mutluluklar var; hâlâ sığınacak bir köprü altı arıyorlar ama gözleri aydınlık pencerelerin önünde, belki sen ekmek verirsin diye bekliyorlar. Umutlar var hemen aşağı mahallede, gecekondu yapmışlar kendilerine, köylerini bırakmışlar, kalplerden sürülmüşler. Gelirsin diye yolunu gözlüyorlar. Yolları sorma, onlar hepsinden perişan, sevgilinin köyüne dolanmak için can atıyorlar, kıvranıyorlar ama nafile... Sen olmayınca, yollar da yolda kalıyor, ayakları taşa dolanıyor.

Neredesin ey sevdiceğim? Sensiz ayrılık bile ayrıldı sevdiğinden. Sensiz hüzün de mahzun oldu. Sensiz şiirler yarım kaldı, dudağa değmedi; sadece bir fısıltını bekliyorlar. Heceler senin elinden tutup şarkılara sokulmak istiyorlar. Haberin var mı sevdiceğim, burada kuşlar yuvaya uçmuyor; gurbet bile gurbete düşüyor. Duydun mu, burada bahar geldiğine pişman oluyor; güzün yaprakları kuruyor.

Belki okursun diye buraya yazıyorum, harfler seni hecelemek için sabırsızlanıyor. A olmayınca Ş dudağa yapışıyor, sessiz kalıyor. K olmayınca, A ve Ş boşluğa düşüyor, anlamsız kalıyor. “A”, “Ş” ve “K” senin adının kucağında büyüyor, senin anlamının sıcağında doyuyor.

İnan bana, sensiz ayrılık bile ayrılık olmuyor, kavuşmak bile tat vermiyor. Sensiz ne seven sevebiliyor, ne sevilen sevildiğini biliyor. Sensiz sözler boşluğa düşüyor, sensiz kalem kâğıda dokunmuyor, sensiz dudak dudağa değmiyor. Sensiz ne sevda seviniyor ne veda üzülüyor. Sensiz hüzün bile yüze gelemiyor, acılar utanıp kuytulara saklanıyor.

Yokluğun kor bana ey aşk.

Sende yak beni, ateşe at sözlerimi.

Suskunluğun zor bana ey aşk.

Ben sustum, sen söyle iyiliğimi.


--alıntı--

VaGrAnT_AdAnALı
07-15-2006, 12:00 PM
kurşun geçirmezliğimden bu yana ayakkabılarım olmadı,
çakıl taşları kanattı ayaklarımı.
hayır acımadı!
benim canım taşlara hiç yanmadı...

onların caniliğinden bu yana elim kalem tutmadı,
bir anne yazmayı öğrendim,
öğrendiğim gün sayfalarca anne, anne, anne yazdım...
muallim de "aferin" diye not düşmüş,
gösterecektim anneme,
bir insafsız sıkmış adice kurşunu
annem göremedi,
annem duyamadı,
annem sarılamadı.

birgün,
birgün gökdeliniyordu yağmurdan, fırtanadan değil,
gözyaşlarından...
bir benim değil,
bir onun değil,
binlerce öksüzün yürek parçalayışlarından,
içler acıtışlarından...

bugün,
çıktım,
yine yüremek istedim...
yine yerler kana bulandı.
kanayışlarımdan değil,
yaralarımdan değil,
yağan ağrıdandı...

ahh... dinlemez yüreğim, ahhh anlamam ben hayattan... bak, ben burda, ben rahatımda, ben keyfimde, ben masamda... oysa ne çok ağlayan var bu bayramada... bayram mı ne? illa top tüfek mi gerek bayrama, bak annem sarılır dilesem, dilesem kardeşimi öperim.. oysa bak yalnız yine ıssızda, karanlıkta, duvar dibinde ağlayan...

ege10
07-15-2006, 12:25 PM
Sagolasin.

VaGrAnT_AdAnALı
07-15-2006, 12:29 PM
Sagolasin.
yorumlarınız için teşekkürler ;)

VaGrAnT_AdAnALı
07-15-2006, 12:30 PM
Ne yazılır ki böyle aşkın ardından
Kime ne anlatırım
Nasıl derim bitti
O gitti
Yüreğimin inanmadığına
Kimi inandırabilirim
Duyduğum her şarkıda sen varsan
Çalan her telefon senden diyorsam
Kapıdan her gireni sen zannediyorsam
Nasıl derim bitti
O gitti
Her gecenin bir sabahı varsa
Her bitişin bir yeni başlangıcı varsa
Ve her gidişin bir dönüşü varsa
Nasıl derim bitti
O gitti
Ben seni sağ gözümden sol gözüme vermezdim
Ben yeminlerimi senin üzerine ederdim
Ben senin için kendimi,özümü ezdim
Nasıl derim bitti
O gitti
Yüreğimin inanmadığına
Kimi inandırabilirim

Scorpionking2
07-15-2006, 12:30 PM
eyvallah güzel bir yorum siiri :)

VaGrAnT_AdAnALı
07-15-2006, 12:33 PM
Sen gideli
Beyaz bir kağıdın üstünde şekillenmeyi bekliyor harfler
Ellerimin yalnızlığına attığı kaçıncı mısra bu bilmem
Sanki tüm sevgi sözcüklerini yutup gitmiştin giderken
Elinden gelen bir şey yok kalemimim,
Sevgi üzerine yazamıyorsam suç senin .
Senden geriye kalan akıttığın gözyaşlarıyla ayrılık ve hüzün cümleleri..

Her gece bırakıyor kendini sensizliğin uçurumundan şiirlerim
Ne canları yanıyor nede kadere isyan ediyorlar
Sen gideli kafiyelerin boynu bükük ,
dize sonlarına yakışmıyor redifler
benzetmelerim tutunup gitmiş eteklerine…
sen gideli mavi dalgalar öpmüyor sahilin sıcaktan kavrulan yanaklarını
yakamozlar gözbebeklerine sarılıp kalmış.
Kayıp martılar konuyor sen gideli
Ellerinle işlediğin dantelanın süslediği penceremize.
Kanatlar dolusu sensizlik,
Çığlıklar dolusu ayrılık cümleleri bırakıyorlar solmuş menekşemizin saksısına
Mutfakta duruyor hala, giderken yıkamadığın bulaşıklar
Yıkayamıyorum…
Tezgahın köşesinde yarım bıraktığın çay var
en sevdiğin bardakta…
bense sensizliği dizelere saklamaya çalışıyorum
bıraktığın ayrılık cümleleriyle…

VaGrAnT_AdAnALı
07-15-2006, 12:34 PM
Yoruldun ağırlığımı taşımaktan,
Ellerimden yoruldun.
Gözlerimden,
gölgemden...

Sözlerim; yangınlardı
Kuyulardı sözlerim.

Bir gün gelecek,
ansızın gelecek bir gün
Ayak izlerimin ağırlığını duyacaksın içinde
Uzaklaşan ayak izlerimin
Ve hepsinden dayanılmazı bu ağırlık olacak.

Nazım Hikmet RAN


Hani derler ya; "Olamaz, benim duygularım için, yaşadıklarım için yazılmış bu şiir..."
Büyük usta 53 yıl önce bu şiiri yazarken,
ne ben varmışım,
ne de duygularım...
Ne yaşanmışlıklarım varmış,
ne de özlemlerim...

O zaman da
Sevgi varmış...
O zaman da
Aşk varmış...
İnsanlık var olduğu sürece sevgililerin ve aşıkların var olacağı gibi...

İşte öyle...

Yüreğine Sağlık Nazım Usta... Saygı ile anıyorum Seni. Toprağın bol olsun...

VaGrAnT_AdAnALı
07-15-2006, 12:37 PM
akıtırım kanımdaki
zehri avucuna
hiçmişim gibi
bakışın kalır nazarımda

birazdan uykuya dalacağım
ve belki de tutuşacak gözkapaklarım
sabaha kadar
acıyı kınında çıkarıp
saplayacağım beklide
gecenin ortasında kalakalmış
ipsiz sapsız yüreğime
ne kadar kanatsam uyku tutmaz
ve ne kadar yazsam
yağmalasam sözlerimi
kuşatmaya yetme ikimizi
çırpınışım kaçışım olur
kırık bir sesle uyanırım
görmezden gelir konuştuklarımı
ben her acıyı ayrılıkla betimledim
azar azar hissetti bedenlerimiz
üstelik bir kabus bu
birlikte gördüğümüz
özümseyip
kıyısından geçmediğimiz
sorgulayamadığımız ayrılık
yakamızdan düşmedi henüz

seni dağıtıyorum güncelere katmer katmer çoğalıyor ayaz yüzümden akan bu su kanıtsıyor mutsuzluğumu seni salıyorum saçmalıklara dörde bölünüyor ruhum asiliğe bencilliğe kabalığa saflığa kal istediğinle…

Duvarlarına yalnızlık çökmüş gölgelerin
Ağıt yakılmamış gecelerin
Duası var bu gece
Kederi olmayan puslu saatlerin
Omuzlarındaki bin yıllık özlemle
Hiç dinmemiş paslı yüreğin
Bayramı var bugün
Söndürdüğün ateşin

VaGrAnT_AdAnALı
07-15-2006, 04:17 PM
Derin yürekteki izlerim
her gün adının bir harfiyle sarıyordum taki düne kadar

Seninim hala
Acılarında benimle
Yalnız bırakmıyorlar
Düşlerim bir tek benim artık
Sende hep içinde
Mucizeler var diyorum hergün kendime
Oturduğum yerden tam
Kalkacağım sıra kendimi tutuyorum beş dakika sonra kalkarsam
Senin yine benim olacağını söylüyorum

Kendime, sigara içeceksen iki tane yakıp kültablasına
Koyarsam senin ki bitmeden geleceğini iddaa ediyorum
Kendime....

Yani anlayacağın ben her yerde hala sensizlik oyunu oynuyorum...
Her geçen gün seni unutturacağını düşünsemde
İmkansız... olmuyor belki artık ağlamıyorum ama
Keşke ağlayabilsem öyle daha kolay oluyordu
Yatağıma yatıp saatlerce ağlayıp duruyordum

Sonrada yorgun düşüp uyuyup kalıyordum rüyamda seni görüyordum
Sabah şiş gözler, gece seni görmenin mutluluğuyla kalkıp
Aynaya baktığımda nede olsa seni gördüm deyip belki
Rüyamda olduğu gibi buluşup mutlu olacağımı düşünüp çıkıyordum lanet olası Sensiz evden
Hergün eve dönerken ayaklarım geri götürüyor beni
Git diyor nede olsa belki senin olmadığını görüp eve geri
Döner sana sürpriz yapar deyip kendimi oyalıyorum
Ve bu yüzden ayın neredeyse yirmi günü sokakta geçiyor sensiz kalmaktan Korkuyordum ya keşke korkmasaymışım
Keşkeler ağırdır ama keşke işte
Belki böyle olacağını hep usuldan planlamışım kendimde
Dün yine sensizliğin krizindeydim
Yine numaramı sakladım ayda bir olduğu gibi
Sesini duymak istedim aradım
Efendim canım diye açtığında kalbim yerinden fırlayacak gibi oldu
Konuşamadım boğazım düğümlendi sözler birbirine karıştı
Söylenebilecek tek bir kelime bile bulamadım
Ama kendimi kandırmışım işte çocukluk benimkisi
Bak sende evleniyorsun,giymişsin beyaz gelinliği
Hayallerim mucizelerim mutluluk oyunlarım ve küçücük dünyam başıma göçtü,
Hakim olamadım göz yaşlarıma yanağımdan boynuma doğru süzüldüler sessizce fısıldadım

Hoşçakal meleğim aynı melekler gibi olmuşsun beyazların arasında hoşçakal Seni hep sevdim her zaman seveceğim hoşçakal....

HOŞÇAKAL....

VaGrAnT_AdAnALı
07-15-2006, 04:33 PM
http://img101.imageshack.us/img101/2397/wwwcakalnettd5.png

Heyecanın kalmamışsa eskisi gibi,yapacak bir şeyim yok.Sana gitme lütfen desem ne değişecek ki?Kalman bana ne getirecek?Sen zaten gitmişsinde uzatmaları oynuyorsun.Başka alemlere koşmak istiyorsun.Konuşmalarımı dinlemiyorsun,gözlerime de bakmıyorsun.Birileri sana beni sorunca,cevap vermek istemiyorsun.Araman dahi gerekse,elin gitmiyor telefona.Hal böyleyse durma git,ne diyebilirim?Kalbinden ben gittikten sonra,senin burada kalmanın ne anlamı var?Sende git…

Sıkıldın…Biliyorum,biraz fazla geldi aşkım sana.Belki ilgiden sıkıldın.Alışıksın bu kadar düşünülüp,ilgi gösterilmeye fakat bu kadar sevilmeye alışık değilsin sanırım.Hata ettim farkındayım.Aşkın anlamını bilmeyen birisine,böyle davranmamam lazımdı.Arada bir aramalıydım seni.Sesimi unutmaya başlarken açmalıydım telefonu.Bense her gün aradım.Sevdiğimi hiç söylememeliydim sana.Oysa her fırsatta seni seviyorum dedim.Değerini pek fazla belli etmemeliydim sana,ama prensesim diye hitap ettim.Geceleri uyumuyorum demeliydim,onun yerine rüyalarımda her gece benimlesin dedim.Yani kendimi tamamen sana teslim ettim.

Düşünemedim…Yapamazdım,düşünemezdim de aslında.Aşıktım çünkü.Aşk,stratejiler kurmaya müsait değil ki.Ne yaptığının farkına varman uzun sürer.Pişman olmazsın ama keşke ile başlayan bir cümlede geçmeden etmez içinden.Bende bu yüzden öyle davrandım.Senin aşkı anlayabileceğini düşündüğüm için tam bir aşık gibi davrandım.Bu,seni sıkmaktan öte bir de korkuttu.Aşkımdan mı korkuyordun,benden mi korkuyordun, onu ise hiç çözemedim.

Aslında ben korkuyorum.Alıştın çünkü bana.Senin için sadece bir alışkanlıktan ibaretim artık.Şimdi böyle diyorsun,her şey yolunda gidiyor çünkü.İşler tersine dönünce,mutsuz olduğunda,yanında kimse olmayıp tam anlamıyla tek başına kaldığında ne yapacaksın?Bende olmayacağım bu sefer.O zaman mı arayacaksın?Ne yapıyorsun,bir halini sormak istedim diye başlayıp,o geceni benle doldurmaya mı çalışacaksın?

Hayır…Yapamazsın.Eğer şimdi gidersen,tamamen gidersin.Aptal aşıklar gibi davrandığım anlar olmuştur tabi ki,fakat gerçek bir aptal gibi davranmam.

Ve sanırım böylesi gerçekten daha iyi olacak.Gitmen en doğrusu.Kaldığın sürece,kalbimdeki sende zarar göreceksin.Çünkü,şu andaki senle kalbimdeki sen çok farklısın.Şimdi git rica ediyorum.Beni senle,aşkımla yalnız bırak.Ben şimdi ki seni değil,kalbimdeki seni daha çok seviyorum

aLeMDaR
07-15-2006, 05:49 PM
paylaşım için saol güzel şiirler

bluekeys™
07-15-2006, 06:51 PM
üstad şiir yapmışsın heryeri saol

VaGrAnT_AdAnALı
07-15-2006, 10:11 PM
üstad şiir yapmışsın heryeri saol
önemlı değil beğendiğine sevindim,;) şiirler,sözler,bu dökulen kelımeler hayata dair bir çok seyi anlatır,saygılar

VaGrAnT_AdAnALı
07-15-2006, 10:25 PM
Hep kıskandım güzel günleri..
Güzel olan ne varsa yaşanmış , hepsi sendin..
Acılar bile güzeldi seninle..
Seninle ağlamakta güzeldi , dudak bükmekte !
Sen yanımda olunca , her şeyi unutuyordum..
Unutmakta güzeldi..
İçimde ezilen “ŞİMDİ NE OLACAK” kavramlarını , beynime soramıyordum..
Rahat bırakmakta güzeldi bir şeyleri..
Her yerimde sen vardın..
Sen oluyordu kör baktığım her şey !
Bu sevmekti..
Sevmekse güzeldi..


İçinde SEN olan..
Sözlerinde SEN geçen..
Bu kentin her yerinde SEN esen ne varsa..
Acıda olsa senden yana,güzeldi..
SEN güzeldin..
SEN özeldin..
Baştan başa SEN kokan..
Sonuna kadar sen yazan her şey inan bana güzeldi..


Gecenin kendini epeyce hissettirdiği o an varya !
Hani ışığın son çırpınışı !!
Hani siyahlığın arkasına sığınan o korkak şehirde yalnız ve çaresiz kaldığı an!
İşte o vakitlerde , nereye olursa olsun , bir güneş gibi doğan gözlerinin ışıltısını hissettiğim an !!
Yani o an ,
Uykusuzluğa ve korkaklığa aldırmadan ,
Senin yapabildiklerini soluksuz izlemeye doyamadan ,
Bir an , kayboluşun ve esaretin ,cesareti yendiği , …
Boğazıma düğümlenircesine çaresiz izlediğim an..
O AN BİLE GÜZELDİ YEMİN OLSUN !!


Sabaha karşı , saatin geceyi devirdiği an..
Kan ter içinde uyandığını bilemeden “HAYIR” çığlıklarının boğazımı yırttığı ,
Kulağımda ise hâlâ o çığlığın eksik olmadığı ,
Kâbuslar dolusu, Bölücü, Soyut bir gücün seni düşünmeye zorlaması…

Seni istiyordum , kâbusların ve ansızın uyanışların içinde..
Bu yürek sensiz olamıyordu..


Gönlümün bir sabahı vardı..
Gece, korkusundan bembeyaz olurdu kızıllıktan sonra..
Ne zaman kaşlarını çatıp , hor kullanmaya kalksa , SEN olurdu gökyüzü..
Toprak , ezilmekten sıkılıp , ezmeye çalışırdı..
Ne zaman ezmeye kalksa , sen geçerdin sokağından sevdanın..
Yağmur , ağlamaktan sıkılırdı kimi zaman..
Ve ne zaman yağmayı bıraksa , toprağın çatlamış yüzü çarpardı bulutlara..
Bulutlar SEN olurdu , ve yağardı alabildiğince..
Önce yaşam verirdi toprağa , sonra seni bana..


Göğün yüzü SEN , Sevdanın yüzü SEN , Yağmurun yüzü SEN …
Her şey sana bu kadar muhtaçken ,
“BEN SANA MECBURUM BİLEMEZSİN” desem ,
SeN YiNe SaKLaRMıSıN..SeNi BeNDeN?

VaGrAnT_AdAnALı
07-15-2006, 10:27 PM
Duruyor bu hayatta... her şey bıraktığın gibi... seni tanımadan, bilmeden önce nasılsa yine öyle hazin, öyle buruk, öyle paramparça... bir bilgeden okumuştum çok öncedeniz bu hayatta iyi başlayıp kötü bitmeyen bir şey gördünüz mü diyordu... inanmamış, yırtıp atmıştım o kitabı. meğer ne kadar da haklıymış.

Bu hayatta iyi başlayıp kötü bitmeyen hiçbir şey yokmuş...
haklıymış, kimse düzeltemezmiş bu hayatın adaletsizliğini... oysa her büyümemiş insan gibi inanmıştım yaşadığım bu aşkın dünyanın ilk aşkı olduğuna, bu aşkın bütün çağların aşkı olduğuna...

Bu aşkın biz istersek dünyanın bütüna daletsizliklerini düzeltebileceğine inanmıştım...

Ne kadar çocukmuşum. meğerse bu hayatın bütün adaletsizlikleri bizim
aşkımızdan başlayıp yayılmış her yere...Gittin ve her şey olduğu gibi duruyor bu hayatta... kırgın ve gücenik anneler yine çocuklarını özlüyor, Yine onların arkalarından boşluğa el sallıyorlar

Yine mahkumlar üşüyor... yoksullar eskisinden daha çok acı çekiyor yine... insanlar ilerliyor sansın, herşey başladığı yere geri dönüyor...

Mevsimler senin o durmadan üşüdüğün kış mevsimine doğru dönüyor...
yaza, yaz mutluluklarına kanmıştın, işte kış yine geldi...

peki, kim ısıtacak şimdi seni... ben ki seni ısıtırken , senin üşümenden hiç bitmeyecek, hep sürecek bir yaz hayal ederdim. içinin ürpermesinden hiç lekelenmeyecek bir mutluluk yaratmayı düşlerdim...

Seni ısıtırken gülümserdin bana... o gülümseyişinde derin sulara gömülmüş bütün aşklarımın yüzleri belirirdi usulca. o yüzlerin hepsini birden senin yüzünde görmek isterdim.

Bu yüzden yorulmadan, bıkmadan, usanmadan ısıtırdım
seni. sen, tamam, yorulma, geçti üşümem, desen de, duymazdım seni. çünkü sadece seni ısıtmak değildi isteğim... aşklarımın sulara batmış bütün o yüzlerini senin yüzünde birer birer ortaya çıkartmaktı...

Hepsini, hepsini belki de son ve ilk kez senin yüzünde yaşarken görmekti...

Senin de sulara batmış aşklarının yüzlerini ortaya çıkartmak için yapardım bunu en çok...

Simdi Tekrar Soruyorum Kim Isıtacak Şimdi Senii???

VaGrAnT_AdAnALı
07-15-2006, 11:10 PM
Bir yagmur oLup damla damLa pencerene vuracagım..
Yine zamansız bir zamanda pencerende buLacaksın beni..
Ve sen..
BeLki uykudayken, beLki kitap okurken, beLki de düşünürken..
Bir anda pencerende beni görünce şaşıracaksın..
BuğuLu gözLerLe izLeyeceksin beLkide..

KimbiLir beLki bogazına birseyLer dügümLenecek..
Ki mi zaman hüzünLü bir sarkınin nameLerinde buLacaksın beni..
Kimi zaman okuduğun şiirLerde..
Kimi zaman aynaya baktığında gözLerinde..
Kimi zaman bir yürek sızısında.. .

Herşeyim firari..
Gecelerim,Dünlerim,yarınlarım ve..
Sana olan aşkım..
Yüreğim esir kaLmış yüreğinde..
Bıraktım kendimi yüregine..
İster Al senin olsun..
İster al,kır,parçala yüreğimi..
İstersen dağıt küllerini bir baştan bir başına şehrin..
Ya da...
Ya da bırak kalsın kendi yangınıyla baş başa..

VaGrAnT_AdAnALı
07-15-2006, 11:12 PM
Bekle beni geleceğim..
Avuçlarımda yağmur yüklü bulutlar,
Fırtınalar kopacak yüreğimde..
Sonsuz olacak sevda,uçsuz bucaksız dünya..
Sevdalanacak güneşlere,tutku dolu öpücüklere!
Geleceğim..
Öpeceğim;sana yaklaşan her adımı
Tenini aydınlatan ayı
Gözünü kamaştıran güneşi öpeceğim
Ve Bilki sevgilim ;
Seni sonsuza dek seveceğim....

VaGrAnT_AdAnALı
07-16-2006, 01:03 AM
Hiç kimsenin yaşamadığı yada bilmedigi bir aşk var artık yaşamımda..


Onunla güne başlıyorum onsuzken üşüyorum benii ısıtan bu aşkı kalbimin derrinliklerinde bir yerde yaşıyorum....


Her zaman benimle olan bana yeniden yaşama gücü veren bir aşk bu;hiç
kimsenin yaşmadığı yada bilmediği bir aşk Var artık yaşamımda hayallerimi süsleyen birisi...


Yoklugunda yüreğime bir asma kilit asıp kapattığım fakat
onunla duslere daldıgım her zamn bedenimde can veren bir sevda masalı gibi.


Onsuzken avare , harap , yoksun hissettiğim kendimi fakat onlayken hayattan
kendime bir yer edinip yaşamaya çalıştığım, beni kendimde bulduran
ben olduğumu hissettiren onsuzken olmayan, boğazıma takılıp hıçkırıklara boğan
gozlerinde yasama nedenim olan bakıslar onsuz olmayan olmayacak olan bir dunyam....


Sanki ezelde beri benimle olan bir aşk ruhuma huzur veren ve beni ezberleyen
biri, artık kendime son dedirtecek biri... onunla yaşlanmak istiyorum artık
içime yeniden sevda ateşini atan Prenses``le...

Karanlık gecelerime bir ışık olduğun için. Bana sevginin ne demek olduğunu oğrettigin için ...
Benim herseyim oldugum için sana teşekkür ederim...

Benimle Evlenirmisin? ...

Stinq
07-16-2006, 01:06 AM
abi tam bana göre.ben arayıp okucam bunun aynısını kıza.şimdi hemde

VaGrAnT_AdAnALı
07-16-2006, 01:08 AM
Sana olan sevgimin tarifi yok
Beklemenin elbette acısı olacak çok
Katlanmaya razıdır zaten bu yola baş koyan
Sabretmekten başka bu konu da nedir ki yapılacak olan

Anlatılan anlamların anlamsızlığı sardı her bir yanı
Sözcük oyunları değildi ki bu gerçekti, lütfen tanı
Sevda yalanlarının gerçek gibi kullanıldığı bir aşk istemiyorum, inan
Yürek kelimelerinin konuşulduğu bir sevdada senin yanımda olmanı istiyorum, lütfen yüreğini kullan.


Hatalar hayatın içinde olmadan gerçekleri öğrenemeyiz
Sen gerçeksin ben öğrendim bunu çoktan, unutmayacağım geçen günler olsa da sensiz
Senin de öğrenmeni bekleyeceğim seve seve
Haklısın evet, suçluyum cezam kaç yıl beklemekse beklerim seve seve!


Umarım; güzelliğin gibi ömründe o derece güzel geçer,
Mutluluk hep kapını çalar ve seni her yerde bulur...
Evde olman dileğimle her kapını çalınışında
Ama her çalınış o olmayabilir, bu gerçeği unutma
O yüzden her seferinde kapıyı sorgusuz açma

Dileklerim senin için olacak her zaman
Yüreğimdeki tüm güzelliklerim senin olduğu gibi, inan.
İnanmak senin elinde; hoşlanmıyorsan zorlama
Ama sadece inan her dediğime çünkü gerçek bu ama.

VaGrAnT_AdAnALı
07-16-2006, 01:38 AM
Bütün ayrılıkları çarmıha geriyorum şu saat
Çözdüm ayaklarımı sana geliyorum.
Kaç gece uykusuz geçti karanlığın altına yatan
Sabahlar
Dilim suya,
Gözlerim ışığa,
Ve yüreğim öylesine hasretken sana
Ben bir kış boyu ayrılığı aldım koynuma

Sensizliğin soğuk buseleri,
Parmak sızlatan dokunuşlarıyla değerken tenime,
Ve senin dilinde yıkanmış öpücüklerinle
Ördüğün sevdanı takmak varken boynuma,
Ben bir kış boyu ayrılığı aldım koynuma.

Artık yeter;
Bana yetmeyen sevgini tutsak ettiğim
Sana yemin uzak diyarların toprağında büyüyen çocuk
Sana yemin!
Bütün ayrılıkları çarmıha geriyorum şu saat
Yüreğimi yaktığın gözlerinle yakacağım ayrılığı tenimde
Belki ağlayacağım seni gördüğümde.

Zor gelecek.
Çünkü ben aylarca ayrılığı besledim,
Yollara bakıp dalan gözlerimde
Ayrılığı da sevdim.
Seni beklemeyide sevdim.
Sonra özlemeyi…
Senin yerine sevdi beni.
Ben ayrılıkla aldattım seni.
Yine de sana yemin uzak diyarların toprağında büyüyen çocuk
Sana yemin!

Hasretin şahidim olsun ki değmedi tenine tenim
Ben seni bir kış boyu özledim.
Seni sevdim yabani çocuk.
Seni ayrılıktan daha fazla sevdim.

İşte geldim!
“Saçların ne kadar da kırılmış” deme sakın;
Onlar parmaklarına kırgın.
Öyle tuhaf tuhaf bakma gözlerime!
Onlar ağlamaktan yorgun.

Beni terk eden uykuların yarası var üzerinde.
Bir de sensizlik yüreğimde…
Dün de, bu gün de sevdim seni.
Yarın da seveceğim.

Sana yemin uzak diyarların toprağında büyüyen çocuk!
Gitmeyeceğim
Bütün ayrılıkları çarmıha geriyorum şuan.
Dayan gözümün bebeği!
Biraz daha dayan.
Farz et ki ayrılık yalan,
Yalan sensizlik,
Yalnızlık yalan!

Bensiz geçirdiğin günleri unut.
Ve şimdi elerimi tut,
Sımsıkı tut!
Duysun bizi umut!
Geliyoruz artık.
Sana da güle güle,
Güle güle ayrılık.
Ne olur bizi unut artik….
Unuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuut..

VaGrAnT_AdAnALı
07-16-2006, 01:39 AM
Ben senin, ateşler içinde yanarken, içindeki yangını gözlerinden düşen damlalarla söndürmeni sevdim. Çocukluğundan kalan büyülü masalları, kendi gerçeklerine döndürmeni. Dünyanın başını döndüren hayal gücünü. dışa vuran iç güdülerini. Dünyadaki bütün çocukları merak eden "anne duruşunu" sevdim.

Ben senin siyah beyaz fotoğraflardaki "renkli bakışlarını" sevdim. Çiçeksiz balkonlara bakıp iç çekmeni, şarkılardan fal tutmanı. Gözlerinden geçen gemileri benden saklamanı.
Karanfil perisi halini, sana düşmanlık edenlere bile.
Yaz gelince mutfaktan elini eteğini çekmeni.
Ben senin her akşam yemek sofrasında "şükretmeni" sevdim.

Ben senin susmakla konuşmak arasındaki dalgınlığını sevdim. Haykıran martılara simit atarken, kendini uçurumlara atma çılgınlığını. Mağazaları seyretmek için çıktığımız gezintilerdeki tüketici yanını. Mendil satan çocukların kulaklarına fısıldadığın "masum sırlarını".

Ben senin gönül verdiğin takım maç kaybettiğinde,"intihar mektubu yazmanı" sevdim.

Ben senin ağaran saçlarına aldırmadan, mevsimlerin peşinden koşmanı sevdim. Kahve fallarında "Bana yol çıktı." diye, seyahate çıkmak için yarattığın bahaneleri. Üşüyen yanını açığa çıkarmanı gece resimlerinde. Ben senin kısık sesle başladığın şarkıları, haykıran nağmelerle bitirmeni.Her doğum gününde yaptığın "zafer işaretini" sevdim.


"Günde 24 saat kesintiye uğramayan hasretini"...


Ben senin "Kelebek Nefretini" sevdim...

Ben seni başkalarına benzemediğin için sevdim.
Bana benzediğin için...

(dostum, kardeşim, babam, annem, herşeyim)

VaGrAnT_AdAnALı
07-16-2006, 01:44 AM
gün,
gülsün yüzüne!
gülsün,
kıyamıyorum dokunmaya özüne!


yine aynı mısralar dökülüyor kalemimden sana varmaya çalıştıkça...
yoksun...
yoksun...
yoksun..

yok oluyorum ben de artık...


bir avuntu sadece
bakıyorum hala iskeleye inenlere...
yaşlanmışım,
seçemiyorum artık belli belirsiz yüzleri.

yaşlanmak ne zormuş, görmemek (yar) yüzünü (kendi) gözlerinde...


bir umut sadece
çekmeceyi açıyorum...
yıllar eskitemezmiş ya anıları,
fotoğraflar arıyorum...

yırtık bir fotoğrafta, yanına yakışmıyorum...

başımı kaldırınca,
göz göze geliyorum aynada kendimle,
arkamda bir siluet,
dokunmaya çalışırken tenime...

yoksun, ben sadece hayal kırıklığı olduğunu anlıyorum halisülasyonların....____seni benim yazdığımı, aslında olmadığını fısıldıyorum yüreğime en ağır şekilde...____


yırtık
eski
renkleri silinmiş
üzerine su damlamış bir fotoğrafım...

sığmıyorum albümlere... parçalara bölünüp atılasım geliyor, kıyamıyorum olur da dönersen, beni yitirdiğini anladığın anki haline...


sadece senin eserin olan, senin için rengi solan, eski, yırtık bir fotoğrafım... yanına yakışamadığım...
senin için yıprandığım...
parçalarım yüreğinde mi hala?

VaGrAnT_AdAnALı
07-16-2006, 12:20 PM
İhtimal bir yangının içindeyim
Nasıl ki karanlıklar içinde kalmış aklım
İhtimal bir hasretin içindeyim
Nasıl ki senin yanında senin uzağındayım
Parçalanmış yüreğin bir parçasıyım.

İhtimal bir yağmurun içindeyim
Damla damla gelen bir hasretin parçasıyım.
Her zaman senin uzağındayım.

Seninle aramda büyülü bir fener yakıldı.
Elleri birbirine değen iki yeni sevgili gibi
Titredi birden gözlerim
Bir büyülü şarkı okundu.

- ben çoktan yaktım kendimi, sen yanma diye. Sen parçalanma diye ben parçalara ayırdım kendimi. Kendimi hapsettim sana, sen yanma diye

İhtimal bir yokluğun,
Yok olmuşluğun içindeyim.
Sensiz yoklukların, yakarışların içindeyim.

- dışarıda yağmur var düşümde sen. Düşüm kadar güzelsin hala, düşüm kadar alımlı. Ensenden omzuna dökülen saçlar, kokun. Yakama yapışmış güzelliğin. İçime çekmişim derin bir nefes gibi seni.

“Galiba eski bir liman üzerindeyim”
İhtimal bir sevdanın içindeyim
Kokusu sinmiş parmaklarıma kokunun
Bakışın kalmış bakışlarımda.

- gülümse, şimdi bu şiirin içinden geçeceğiz, bir hayatın içinden, bir aşkın içinden. Utanma ne söylersen sevdamdır. Ne yapsan ağrımdır.

Yüreğim ensende
Sesin gönlümde
Yakarken bütün şehri
Büyük yangınların içindeyim.

Yüzün aynadaki yüzümdür.
Ve belki ihtimal
Ama kuvvetli bir ihtimal
Yüzün alnımın yazısıdır.

- ve ben bir depremin içindeyim sevgilim, sen sarsılma diye, sen yıkılıp yok olma diye, ben bir büyük felaketin içindeyim.

Gitme
bir deprem girer aramıza
Huysuz bir çocuk
Felçli bir yüz girer hayatımıza
Yatalak bir hasta.
Gitme
aramızda hiç bitmeyecek bir ayrılık başlar.

VaGrAnT_AdAnALı
07-16-2006, 12:22 PM
Hep böyle çocuksu mu bakar senin gözlerin?
Hep böyle içinde uzak bir ışık mı yanar?
Bakışlarında beni dinlendiren bir şey var;
Kıyısındaymış gibi en sakin denizlerin...

Bir yelkenliyim şimdi ben senin limanında
Fırtınalardan geldim sende dinleniyorum.
Bu huzur, bu sessizlik hiç bitmesin diyorum;
En eşsiz dakikalar sürsün senin yanında...

Hiç kapama gözlerini, ışığın eksilmesin,
Gündüzüm aydınlığım, ipek böceğim benim!
Güz bahçemde açılmış o son çiçeğim benim!

Yorgun kalbim seninle elem nedir bilmesin;
Ayırma gözlerimden çocuksu gözlerini,
O sakin o yalansız, o kuytu gözlerin

AŞKIM

VaGrAnT_AdAnALı
07-16-2006, 12:25 PM
Aslında bütün suç benim...
Hayaller kurmaktan vazgeçmeyen,masum bir ruh var ki bende...inatçı insanlara güvenmek,inanmak konusunda inatçı...suçlu ruhum,asıl suçlu benim...

Aşkmışşşşşşşş........
aşkkkkkkkk..
varmış....
Bende bir körlük sorunu olsa gerek...Hani nerde?
Ben sen aşksın sanmıştım...


Merhabalar ne kadar kolaysa elvedalar o kadar zor...Benim merhabalarım da zordu bu yüzden.Sana kadar....
Geriye dönüş zamanıdır şimdi.zoru başarıp elveda demeliyim!

El-ve-da!!!!

Sonra merhabalarım zor olmalı yine,çünkü acı çekmek zevkim olmaya başlıyor...Kaldığı kadarını kurtarmalıyım kendimin...

Hayatmış tuzakları kuran.Koca bir YALAN...Esas tuzakçı bizleriz...Sevmesek tuzakları nasıl olur da belki doğrudur diye aşkkk sandıklarımıza eyvallah çekeriz...

Bir yanılgı daha işte.Söylerken acısa da içim söyleyeceğim...Sevmiyorum seni....bu da yalan...
Ama ağlaya ağlaya vazgeçeceğim.Hiç bilme istiyorum...Bilmeyeceksin.
bunu hiç hak etmedin....


Tekrar karşılaşacağız,arkadaşım kalmak zorundasın hiç bilinmesin aşkım diye...Başka bir yanılgı hali...
Artık her merhabam daha zor...Her adımım geriye...Bir daha beni acıtma diye...

Şimdi alarak kendimi senden,bana dönüyorum...İnan bana merhabalarım zor olacak artık...Aşka inansam da kendisiyle küsüm...
küslüğüm sana dair....

Yalanlara dolanmışım...
Aşk diye boş boş dolanmışım...
bir vardım bir yok oldum şimdi
çizili hayallere aldanmışım...

git
sevdiğim
sevemediğim
sevilemediğim...
git de doğsun ay bu geceye...
Bir daha sevmem demeyeceğim
aşka inat olsun diye...

kusurlarına kadar sevmiştim
en büyük kusurum oldun....
şimdi ben
derinlerde çığlık çığlığa....
susarak,avaz avaz...
seni sileceğim...

birileri hep sever birilerini
ben birisi olamadım...
şimdi sadece benim...
yalnızlıkla sarmaş dolaş bu gece gideceğim...


Hep birileri sever birilerini...ve bilinir ki o birileri hiç sevmedi kendisini seven birilerini.......

VaGrAnT_AdAnALı
07-16-2006, 12:29 PM
Hayatına girdiğim için
Seni çok sevdiğim için
Sana bir ömrü denk tuttuğum için

Özür dilerim...

Hayatından bir parça olduğum için
Seninle geçen anlarda zamanı unuttuğum için
Seni sende bulduğum için

Özür dilerim...

Saçlarının kokusuna hasret uyandığım için
Her gece seni düşünüp yattığım için
Senden daha güzelini bulamadığım için

Özür dilerim...

Sana bu sevgiden daha aşşağısını veremediğim için
Senin istediğin gibi yani alçakça sevemediğim için
Gözlerine baktığımda yüreğim titrediği için

Özür dilerim...

Her gece uyku yerine senle yattığım için
Uyandığımda hayal meyal seni gördüğüm için
Ben bu ömürden vazgeçip seni sevdiğim için

Özür dilerim...

Güneşin doğuşunu senin gülüşünle denk tuttuğum için
Batışını seninle mehtap eşliğinde izlediğimiz için
Hayatında bir tane olduğum için

Özür dilerim...

Adına şiirler yazdığım için
Yanında kendimden geçtiğim için
Seni sevmekle suç işlediğim için

Özür dilerim...

Herşeyi dahada imkansızlaştırdığım için
Geceleri seni düşünüp uyuyamadığım için
Kör karanlıkta bile bana bir ateş olduğun için

Özür dilerim...

Hayatımda bir güzel anı olduğun için
Resmine baktığımda ağladığım için
Aşk bize yasak olduğu için

Özür dilerim...

Yaşam bu kadar acımasız olduğu için
Gülüşün dünyalara bedel olduğu için
Beni benden aldığın için

Özür dilerim...

VaGrAnT_AdAnALı
07-17-2006, 12:05 AM
Seneler geçsin, sen beni bil, ben seni bileyım istiyorum. Benim olduğu kadar dostlarının, dostlarının olduğu kadar benim ol istiyorum. Nice sıkıntı ve zorluk yaşayıp anlatalım.

Yaşayalım kı, öğrenelim hayatı ve destek çıkmayı. Birbirimizin omuzlarında ağlamalıyız. Sen çok dertlenip, içip, arkadaşlarınla eve gelmelisin. Paylaşmalı ve beraber sıkılmalıyız. Öyle ki, yalnız sıkılmak sıkmalı bizi.

Yaşayalım ki, paramız olunca sevinelim. Güzel günlerimizi, evimizde, bır şişe şarap ve pijamalarımızla kutlamalıyız. Ya da bazen dostlarla ucuz biralar içerek... Böylece yaşamalıyız işte.

Sonra çocuğumuz olmalı, düşünsene, senin ve benim olan bir canlı. Geceleri ağladıkça sırayla susturmalıyız. Sen arada mızıkçılık yapmalısın. Ve ben söylenerek sıranı almalıyım. Yorgun olduğum için yemek yapmamalıyım, söylenerek yumurta kırmalısın. Hava soğukken birbirimize sıkıca sarılıp yatmalıyız.

Zaman su gibi akıp giderken, herşey yaşanmış bir hayatımız olmalı. Herşeye rağmen hiç bıkmamalıyız birbirimizden. Mutlu da olsa, kötü de olsa, yaşadığımız günler bizim günlerimiz olmalı. Saçlara düşünce aklar ya da gidince aklar, çocukları güvence altına alıp gitmeli bu şehırden.

Kavgasız, her sabah gürültüyle uyanılmayan, sessiz bir yere gitmeliyiz. Geceleri balkonda denizi seyredip, sandalyelerimizde sallanmalıyız. Eve gelip, benden kahve istemelisin. Çocuklar gelmeli zıyaretimize, geçmışteki hareketli günlerimizi anımsamalıyız...

Öyle sevmelisin ki beni, bu yazdıklarım korkutmamalı seni. Tebessümler açtırmalı yüzünde.

Bir gün bu hayatı bırakıp giderken, sadece mutluluk olmalı yüzümüzde, birbirimizi sevmenin gururu olmalı...
"herşeyde".

VaGrAnT_AdAnALı
07-17-2006, 12:06 AM
Tadina doyamadigim,
Mücadele etmekten terlemiş ellerimden
Kayıp gitmenden öyle korkuyorum ki !
Somutlaşmış soyut duygular ağırlaştırırken bedenimi,
Senin ellerine tutunarak ayağa kalkıyorum.
Sırtımda Brütüs’ün bıraktığı yara izleri…
Hala kabuk bağlamadılar ama,
Acıyı bastırıyor sana hissettiklerim.
Kolay sanıyorlar dudaklarımın yanaklarıma yayılmasını,
Her tebessümümün ne kadar zor ve acı verici olduğunu kimse okuyamıyor gözlerimden.
Senden başka…
Şeffaf kanlara bulandığımı göremiyor kimse. Bilmiyorlar ki beni…
Tanımıyorlar ki…
Gerçekten insan mı ki onlar,
Acıyı tatmışlar mı ki?
Tanrının verdiği beş santimlik oyuktan,
Adına laf dedikleriyle oluşturduklarıyla nişan alırlar ancak.
Bizim gibi melekleri yaralarlar ama,
Vurulan kalplerimizden bile sevgi sızar…
Tek hissettiğim sensin artık.
Kanımı emmişler, damarlarımda dolaşan bile sensin !
Sevgimde boğulmandan öyle korkuyorum ki !
Sen bensin,
Ben ben olmadan nasıl olurum ki?

VaGrAnT_AdAnALı
07-17-2006, 12:09 AM
Aydınlığı gördü bu kör gözlerim seninle
Taş kalbim çoktan yumuşamıştı sen geldiğinde
İlk kez bu kadar hızlı çarptı kalbim dukunduğumda ellerine
Ve ilk kez ben gördüm kalbindeki güzelliği bu kör gözlerimle...

VaGrAnT_AdAnALı
07-17-2006, 12:19 AM
sonsuzluk yakamda
ağır bir hayat, gözlerimde hicranı ararken
uçsuz bucaksız ummana dalarım gözlerine bakarken
yanımda olman hissidir bana inkılap
dünyaya kavrayamam artık
sallanır hayat bir yaprak misali
sallanıyorum uçsuz bucaksız ummana deliler gibi
bir deli miyim acep gönlünü kaptırmış
sevdasını kaybetmiş
unuttum hicranı
unuttum sevdayı
yusuflar gibi kayboldum kuyularda
bir kervan geçmez çöllerimden
sevdalar kopardı
fırtınalar esti uçsuz bucaksız zamana
elimden tutan olmaz
gömleğim yırtık önümden
sevdadan hayata akışı sağlayamam
hicranlıyım
azap içerisende
ebedi azabı gözlerken
ölüm eteğime yapışmış dururken
beklerim umudu
helali, sevdayı, aşkı ve yine gözlerini
ben sende kayboldum
gözlerindi bana huzur veren
kayboldum gözlerinde...
kendimi aradım gözlerinde
unuttum yüzünü
unuttum gözlerini
unuttum kendimi
bir avare tutkusudur belki
ama hayatımı kaybettim gözlerinde...........

VaGrAnT_AdAnALı
07-18-2006, 12:31 AM
Yalnızlığımın en güzel saatlerini
Yaşıyorum gecenin tatlı serinliğinde
Denizin dalga sesleri kulağımda
Ayın sudaki aksi gözlerimde
Burnumda bıraktığım sigaranın kokusu
Elimde arada yudumladığım
Mandalinalı cin toniğim
Birden bardağı bırakıyorum
Yürüyorum deniz kıyısına
Ah bu yakamozlar
Deli eder insanı
Çağırıyor deniz beni
Ayakkabıları fırlatıyorum kumlara
Çıplak bedenin suyla buluşması
Eşsiz mavilikte kulaç atmak
Dedim ya yalnızlığımın en güzel saatlerini
Yaşıyorum gecenin serinliğinde…

VaGrAnT_AdAnALı
07-18-2006, 12:31 AM
Uyuyup uyandığında
Sana bakan gülümseyen gözlerimi
Göremediğin gün
İnan bilinmeyen yerden
Bir rüzgar yastığımı bozacak
Sevdiğin yasemin kokumu
Bırakacak
Sen okşadığın saçlarımı
Hissedeceksin
Dokunduğun yastığımda
Gülümseyeceksin
Ve ben bilinmeyen yerden
Usulca
Sevgisini yollayacağım
Yüreğimin yalnızca sana ait
Yüreğinin beni özleyen
Kalp atışlarına...

VaGrAnT_AdAnALı
07-18-2006, 12:33 AM
http://img397.imageshack.us/img397/8651/dudaklarfy9.jpg

mevsim hangi mevsimdi hatırlamıyorum seni sevdiğimde,
hatırladığım ellerin,o kadar beyaz,o kadar güzellerdi ki..

hangi saatti seni bekleyipte gelmediğin hatırlamıyorum,
hatırladığım gelecek olmandı,hala bekliyorum...

dudaklarını hatırlıyorum birde,
beni sevdiğini ne zaman söyleyeceğini beklerdim onlardan..
hala bekliyorum..bir umut..

ellerimi açtım Allah'ıma dualar ediyorum,kalbine ver beni Allah'ım diyorum,kalbine ver beni..onun kalbine..

karanlık her sabahım,ve her gecem kan kırmızı..
gözlerimden dökülüyor hasretim..
kan kırmızı..

hasretine adanmış bir ömrü yaşıyorum..
hasretin büyüdükçe,yreğimde büyüyorsun sende..
hasretin her geçen gün gözlerime düşüyor..
gözlerin aklıma..
aklım sana..
düşüyorum..
her gece,her sabah,her an sana düşüyorum..

bekliyorum...

VaGrAnT_AdAnALı
07-18-2006, 12:34 AM
http://img89.imageshack.us/img89/6966/adszjd5.png

düşsü:hoşgeldin
masum:...
düşsü:içeri buyurmaz mısın?
masum:...

ayakkabılarını çıkardı... yürüdü sanki evi tanırmışçasına... yok oturmadı, durdu...

düşsü:otursana.
masum:...
düşsü:aç mısın?
masum:...

düşsü:...
masum:kalk!
gidiyoruz!

ya ölürsün,
ya gelirsin!
ama olmaz böyle...
yürü hadi, düş yüreğime.

usan artık yalnızlıktan,
kırgınlıktan...
kim görmüş günün geceye,
gecenin güne küstüğünü...
hayat bu!
az daha dayan.

yürü hadi,
sanma doyurur seni kurduğun karabasanlar,
sanma uyutur seni kimyevi bulgular,
sanma vazgeçeceğim, anlatacağım masallar!
sanma gerçekleşmeyecek, içimde hep umut var.

düşün
kur hadi...
kapadığın kapılar,
ördüğün duvarlar,
çürüyen kemiklerin...

söyle nereye kadar!


düşsü artık masumun ülkesinde... masum gözlerinde... bir açık kapı misali yüreği, sonu yok sevgilerin içinde. masum düşsünün içinde. masumiyet yürekte. düşsü masımla yürek yüreğe. düşsü yorgun, düşsü kırık... ama masum. hep masumdu. sen hiç düşsüyü gördün mü? görenler bilir. düşsüyü bilenler zamanla masumu da tanır.ama bir sorun var. masuma, masumiyete karışmayın düşsünün içindeki. düşsü böyle mutlu. düşsü yorgun, düşsü kırık.. geçiyor... gülmek ona da yakışyor.. düşsü şiirler yazacak, abisi okuyacak, "aferin düşsü kocaman olmuş" diyecek. düşsü büyüyecek yalnızlığında, masum hep çocuk kalacak. düşsü hep masum kalacak...


--alıntı--

VaGrAnT_AdAnALı
07-18-2006, 12:36 AM
Bir çınar ağacında
Saklıydı ,öykümüz.
Mahallenin biraz dışında
Sabahın erken saatlerinde
Senle buluştuğumuz
Bir çınar ağacında
Saklıydı , öykümüz.
Gövdesi saklardı bizi
Herkes den
Komşu bahçesinden kopardığın
Beyaz gülü verirken
Ellerime,
Çınar ağacımızın
Küçük serçeleri de
Şarkı söylerdi ,bize…
Ben bakarken gözlerine ,
Sen saçlarıma dokunurdun ,
Çınar ağacımızın
Serin gölgesinde…
Yüreğimizdeki sevgiyi
Sarılıp,söylerken birbirimize
Çınar ağacımız
Dinlerdi sessizce…
Ayrı olsak da yollarca
Her özlemini hissettiğim de
Mahallenin biraz dışına
Yürüyorum koşarcasına
Öykümüzü saklayan
Çınar ağacımıza…

VaGrAnT_AdAnALı
07-19-2006, 07:01 PM
Benim yağmur bakışlı çiçeklerim
Mutludur sabahın ilk saatleriyle
Çiy tanelerinin güzelliğini
Berrak suymuş gibi izlerim
Gülümserim
Gökyüzündeki martıya
Tan vaktinin sessizliği
Denizin durgun hali
Suda atlayan balığın
Şıp şıp sesleri
Gülümserim
Sabahı benimle paylaşan
Bütün insanlara
Yürürüm hafif esen
Rüzgarın serinliğiyle
Gittikçe kalabalıklaşmaya
Başlayan yollarda
Elimde benim yağmur
Bakışlı çiçeklerim
Gülümserim
Kapıyı çaldığımda
Yüreğimi ısıtan sevgiyi
Annemi gördüğümde
Karşımda
Her sabah
Yüreğimin gözüyle
Bakabilmeyi öğrendiğimde
Hayata
Gülümserim
Şükür ederim
Bunu bana veren
Allah’ıma…

VaGrAnT_AdAnALı
07-19-2006, 07:04 PM
Sahipsiz sevgilerdir
Küçük yüreğinin beklediği
Kocaman açılmış simsiyah
Gözlerindeki gülümseyiş
Ona her gelene
Minicik ellerini uzatıp
Sahipsiz sevgileri
Biraz olsun yakalayan
Akşam yalnızlıklarında
Kalan sevgi kırıntılarına
Sarılıp uyuya bilen
Sahipsiz sevgilerin
Değerini
Mutluluğun kaynağını anlayan
Küçücük masum yüreğin
Kocaman sevgisidir
Sahipsiz kalan sevgileridir…

VaGrAnT_AdAnALı
07-19-2006, 07:05 PM
sevmek bir şey değil de
sevinmek kötü be,
kumruların
kumsalların
bulutların aşkına
mecburduk da yazdık
kirli sakallı sabahların namına
öylesine değil
savrulsun diye değil
yalandan değil
yazmak lazımdı
yazmasak olmazdı çünkü

hani bazı
içinde bir dal burkulur
yeşil için
sarı için
her morun tonunda büyüyen
sağrılar için
belki kuşlardan habersiz
kanatlar için
yol yokuş
son ilk bahar
uzun eskilerden gelme
bir içim nefes için
yazmak lazımdı
yazmasak olmazdı çünki

erguvan görüldü bir zaman
sonra çıkmaz oldu sokakların alayı
mavi çakmak
fitil falan
kalabalık oldu yokuşlar
o yokuşların baladı oldu
düğün oldu hatta
serim düğün ve çözüm için
boşanmalar oldu
her sevdanın final tezi adliyeye verildi
gerisi ilam oldu
kıyılar kumrular
göçler oldu...

buhurdanlar semaverler
ve nargile geyikleri
yavaş
yavaş
çok yavaş
hız'da yitirilenlerin aşkına
yavaş'ın içindeki ölü şövalyeler için
her işin bir raconu vardı
yaşamın ortaçağında
atılan adımlar vardı yavaş ve eski
bir düellodan alınmış
işte bu yüzden yazmak lazımdı
yazmasak olmazdı çünkü...

sonra unutmak vardı
hatırlamak içindi bütün muallak resimler
hiç olmamış gibi yapmak
öküz öldüren bir hasrete
can dayanmıyordu ya
zaten bütün bunlar
yeni ve dayanıklı canlar içindi
dursun koyuyordular en son çocuklarının adını
üstü kalsın ikizler mesela
birisinin içinde civciv havalansa
diğeri kanat çırpıyordu istemsiz
oluyordu bunlar
ve yazmak lazımdı
yazmasak olmazdı çünkü...

eski harfleri dağıtıyorduk komşularımıza
yepisyeniydiler
hepi topu bir kere kullanılmışlardı
sapa bir cümlenin içinde
hat sanatıydı gömdüğümüz uykuya
edebiyat avuntusuydu işimiz
uzak suretlerinden biriyle yapılan nef'inin
yazmak lazımdı
yazmasak olmazdı,
aslında olurdu tabii
bir sürü yazmadığımız
bir süre yazmadığımız
ama o zamanda
bakkalda hesapüstü kalmışlık oldu
siparişi unutmuşluk bakkal çırağında
hem de ekmeğin en yumurtaya banılacağı sırada
ve kapatıyoruz manasında söndürülen ışıklar oldu
hadi gidin artık makamından
kırklık bir ampul kaldı geriye...
baktık olmuyor yazmadan
baktık mesele oluyor
dimağı eşeleyen cümleler
olmuşlar
olacaklar

yani bir fikrin hizasına konulacak ne varsa işte,
yazdık
ki yazmasak olmazdı
bütün bunlar
bütün bunlar içindi
gizli hüzün artıkları
kalmıştı ayrılık salonundaki
güvercinlerde manasız bir tango ciddiyeti
dans mı ediyorlar fırça mı yiyorlar
belli değil
öyle suçlu bir işti tango
arjantinde solcu gençler işkencedeyken
maradonaydı 82'de
kibrit kutusunun kapağı
vasati kırk çöptü ve
kırkının da tek tek
kendine göre sorunları vardı...

çözüm bekleyen ağır meseleleri de vardı
yaprakların
kuruyorlardı saatlerini kasım patlarına
hemen ve şimdi
müdahale gerekiyordu
akarsulara

ve ivedi
bir gülümser kelimeydi
yadırgayan
türkçedeki yerini
ama yinede yazmak lazımdı
yazmasak olmazdı...

sonra hiç aklına gelirmiydi
örümceklerin sinirli bir iklime
ağ'yacakları kendilerini
ya da kuşak çatışması balıkların
pul pul gerinir diye düşünürken biz
meğer esnemeye bile takati kalmamış
yorgun bir akdeniz...
ucundan çeksen
new york'a kadar götürebilirsin
elektrikli vakumlu halı bile yıkayan sömürgeni
işte böyle bir durumdu
ve tedirginliğimiz
siren miren istemiyordu
telaşımızın gürültüsü yerindeydi
ve küt diye akşam oluyordu

biz ki öğle vaktiyiz daha
rakıdan filan habersiz
ve söylemeye gerek yok
uzun
çok uzun içmeler oldu
mürakabe susamış peçetelere notlar düştük
kalktık
zeytinyağı lekesinden arta kalan
şiircik kuşunu besledik
gel gör ki üç gün yaşayabildi us pas içinde
ama olsun yine de yazdık
yazmasak olmazdı...

nehirde (hiç tanımadığımız)
bir tekne için (hiç binmediğimiz)
bir şarkı (hiç duyulmamış)
bestelemeyi istersin de
hani nefesin yetmez nefsini güftelemeye
işte bu yüzden yazdık
yoksa hoşumuza mı gidiyor zannediyorsun
smokin bulutlu bir gökyüzünden söz etmek
bir kelebeğin kararsızlığını anlatmak
tırtıl kılığında...
ya da bir ateş böceğinin direnişini
yalancı aydınlıklara...
başka türlü olmuyor,
başka türlerde nasıl oluyor bilmem
ama yazmak lazımdı işte
yazmasak olmazdı çünki!

Yılmaz ERDOĞAN

VaGrAnT_AdAnALı
07-19-2006, 07:06 PM
Bir bitişin başlangıcıydı an
Geçti hızlıca geçmez dediğimiz zaman
“Gel gör beni aşk neyledi” bile diyemedik
Zamansız aşklara aç kalmıştık
Aşk zehir oldu bize, yiyemedik

Dürtülere saplandı sevdamız
Fıtratın kurbanı oldu da
Biz “İsmail” olup boyun veremedik
İnsani duyguların yokluğunda
Var etmek zordu aşkı
Kolay olanı,
Yani yanı başımızda duranı göremedik

Sonrası kendimize zulüm, aşka ölüm olandı
Azrailsiz ölümü tanıdık
Can veren olduk ama can neydi ya da kimdi tanıyamadık

Gitti gidenler, dönülmezliğin ufkuna
Tam dönecek denirken
Prangalar vuruldu ayın şavkına
Sazlarda teller ağladı
Dallarda güller
Gık bile demeden, öldü bülbüller
Göremediniz
Çünkü görebilmek için
Ölen bülbüller kadar sevmeliydiniz

Şimdi kalemin son vuruşları
Tan yerinde güneş gözlü bir aşkın son duruşları
Aşktan öncesi ya da aşktan sonrası
Ne fark eder sizce?
Cevabınız varsa eğer
>>>>>>>>>beni anlamışsınızdır
Yoksa eğer, ben sizi anladım
Bu bana yeter!

Bilir misiniz? Sakatlandığında atları vururlar
Çünkü onlar için yaşamak koşmaktır!

CaKaLBoT
07-19-2006, 07:08 PM
saol kanka...

VaGrAnT_AdAnALı
07-19-2006, 07:17 PM
http://img143.imageshack.us/img143/6958/muhsinergun124f0341vk3.jpg
ben mi?

evet...

bir gün çıkıp gideceğim kapıları, evleri, dergileri, hüzünler bırakarak...

bir çiçek merhaba diyecek...
hoşgeldin diyecek dağ...
orman gülümseyecek...

anımsayışların, bekleyişlerin, ümitlerin ya da ümitsizliklerin
hırsların, yarışların, tasaların kalktığı yerde

tam anlatının, salt anlatının kaldığı yerde başlayacak şiir...
hiç kimseye seslenmeyen, kendi kendine yeten sadece...
kendi mantığı; kendi güzelliği içinde tutarlı...
ama halkın yaşantısı girecektir oraya, çünkü yaşayan büyük
bir şeydir halk...

deniz ve ufuk girecek, karınca yuvaları, gökyüzü, kozalaklar
ve kopuk ve artık hasetsiz bir aşk...

yani sevişmek denizle, koşulsuz, önyargısız, hesapsız...
yani uzanmak ve düşünmek binlerce yıl..
doğan, ölen ve yaşayan şeyleri...
doğumu, ölümü ve yaşamayı
yani dingin ve büyük olan herşeyi anlatmak...

ben mi?

evet.

çıkıp gideceğim bir gün...


tasasız, gözyaşsız, geride birşey bırakmadan ve birşey beklemeden
ilerde...

sadece yağmur sularından pırıl pırıl bir yürek
artık kendi kendinin anlamı ve nedeni olan bir yürekle...


Ataol Behramoğlu

VaGrAnT_AdAnALı
07-19-2006, 07:23 PM
Rengi hala gözlerimde, gözlerinin
Uyumadım hala,
Unutmadım kanatlarının büyüklüğünü,
Uçmak için çırpındığını görmedim.
Ben sen biriktirdim senden habersiz,
Gideceğin günü hesaplayarak,
Gitmezsin sanarak.

Bak bir film girer hayatımıza,
Bir avare oğlan,
Boş vermiş bir kadın girer hayatımıza.
Bir şiir girer sevgilim,
Latince bir şarkı,
Bir kral,
Bir soytarı.
Bir tiran olur akıl hocamız.

Bak uyanacağız elbette
Ama uyumadım hala,
Bir film girer hayatımıza
Senaryosu yarım kalmış,
Bir şarkı girer henüz tamamlanmamış.
Bir öykü henüz yazılmamış.

Bak ölürüz sevgilim,
Çırpına, çırpına dirilmek isteriz yeniden .
Yarı kalırız sevgilim
Yarım yamalak bir hayatın en isterik beklentisi oluruz.

VaGrAnT_AdAnALı
07-19-2006, 07:25 PM
Sıcak bir Akdeniz şehrinden gelmiştim
Sen uzak bir şehre gitmiştin,
Soğuk.
Sana bir şarkı getirmiştim,
Ezberleyemediğim,
Sen çok uzak bir şehre gitmiştin,
Uzak olduğu için soğuk.
Ve soğuk olduğu için uzak.
Çok iklimsel bir ayrılık olmuştu bu
Siyah beyaz fotoğrafın
Ve benim bana sığmayan düşlerim.

Seni en çok o şehirde terminallerde bekledim ben,
Çay ocakları ülkemin
Ve kahvehaneleri
Ve bekleme salonları otobüs şirketlerinin
Seni çok bekledim,
O sıcak Akdeniz şehrinde.
Gitmeni beklemişim bilmedim.

Oysa
Güneşli bir şehirde yaşamak istiyordum
Ama
Sert rüzgarlar vurmuş yüzümüze.

Kahrettim.
İnsan nasıl bir şiir yazabilirse sana
Seni anlatan,
Ben yazamadım.

Belki bunu da yazamadım
Ve belki
Yazdığım hiç bir şiir sana uğramadan,
Ölecek başka topraklarda.

VaGrAnT_AdAnALı
07-19-2006, 07:27 PM
Bugün ben yokum..
Akşam olmadan gittim benden uzaklarıma..
Büyük bir dağmışım..Bugün söylediler kulaklarıma..
Erişilmezmişim..Haberim yokmuş..
Ben yedi tepesinden biriymişim bu şehrimin..
Gözlerime bakıp söylediler..
Koca bir dağdan ibaretmişim..
Zirveme çıkan olmamış hiç bir zaman..
Ya sisten görememişler beni..
Ya kan ağlıyormuşum..
Ya da onlar gibi değilmişim..
Keşfedinim olmamış hiç bir zaman..

Bugün ben yokum..Yarına kadar..
Bu aşk beni sevemedi benim onu sevdiğim kadar..
Ben yokum bu akşam..
Yarın geceye kadar bir dağın tepesinde aşkı anacağım sessizce..
Aşkı unutmak olamaz..
Aşksız yaşamak da..
Ya bitmeli bir yerinde bu hikaye..
Ya da bitmeli...
Öylece ...
$imdi...
Tam burada....

VaGrAnT_AdAnALı
07-19-2006, 07:29 PM
çokta karmaşık değilim
sadece ikinci faslı ömrümün
bir annemden doğmuşum, bir de ellerinden
saçma sapan değil söylediklerim
farklı sadece

o senin hayatın, ben bilirim
bu benim hayatım
tazedir umutlarım
daha kaç kere doğarım
ben bilirim

baştan ayağa derdim
ayaktan yukarıya panzehir
ister böyle sev beni
istersen ters çevir
sen bilirsin

çekinik suratlar gülüşür içimde
yürekli yanlarıma inat
bir yangın başlar ciğerlerimde
bir bardak su içerim, bir de sigara
sönerim

sorgulayan yanımı aldı törpüler
tartışmalara kapalı panelim
ne hayallerim var bilseler
ne çok param
çalışırsam

bana fazla aldırma
yollarım hep ikilenir
bilmediğime girerim
_ki çakıl taşları
acıtmaz çıplak ayaklarımı

sende;

hangi yolu denersen dene
yol bitimindeyim
yetişirim dert etme
nasıl olsa
iki perşembe daha var,
___cuma’ya

VaGrAnT_AdAnALı
07-19-2006, 07:31 PM
Zaman akiyor,
Nehrin kiyisinda
Bir cocuk oluyor...

Dusleri akiyor nehrin kiyisina

Hayaliydi bir gun bir balik tutmak
Sonra kancasindan kurtarip baligi geri suya birakmak
Ucurtmasinin kuyruguna en renkli seritleri baglamak
Horoz sekerlerinden koleksiyon yapmak

Hayaliydi...

En guzelini cizmek resimlerin
En guzel yerlerine gitmek yasadigi kucuk sehrin
En guzelini yasamak sevginin,askin hatta nefretin

Beyazi sevdi en cok cocuk...
Usudu, ayazlarda kaldi
Kar yagdi ustune, beyazdi.

Usudu...

Ezberledi en sevdigi siirin on kitasini
Okuyacakti sevdigine bir gun...
Daha safak sokmeden, gun agirmadan.
Buyuyecekti, en cok onu sevecekti.

Cocuk sevdi...

Dustu
Nehrin caglayan sularina dusleri.

VaGrAnT_AdAnALı
07-19-2006, 07:33 PM
http://img77.imageshack.us/img77/1735/155ge5.jpg


Her başlangıç bir sonu getirir beraberinde ve her son parçasıdır bir başlangıcın.
Ne varsa sonsuzluğa dair bir bir paralanır gözlerinin önünde ve yalanlar bir bir ayyuka çıktığında anlarsın şimdiye dek hiç görmediğin sonsuzluğun koca bir hayal olduğunu... Unutursun, hafızanın aslında en büyük düşmanın olduğunu görürsün; öyle kolay harcar ki değer verdiklerini ve o kadar kolay siler ki içine sinmiş vazgeçilmezlerini, utandırır insanı kendisinden, bir iğne deliğine girercesine.. Küçülürsün...
Küstahtır zaman, avuçlarının içerisinden akıp giderken alır ve götürür sana ait olanları habersizce, sonra dalga geçercesine önüne seriverir tüm çaldıklarını, uzatırsın elini yetişemezsin, "sen"likten çıkmıştır sana ait olanlar. Sen kendini sorumlu tutarsın tüm olan bitenden, zamanın günahını üzerine alırsın ve hafızanın yarattığı koskoca bir uçurumda yuvarlanır durursun. unutursun! Unutmak için yaşar, yaşamak için unutursun, şimdi zor gelir biliyorum, kürek kürek alınıp bir eleğe atılmış kum gibi.. Süzülürsün...

Önce çırpınırsın denizden yeni çıkmış oltanın ucundaki bir balık misali. Dudakların büzülür, iki kelimeyi bir araya getiremezsin, bu kadar mı kolaydır unutmak ve bu kadar kısa mı sürer vedalar? Ya korkunç bir rüya ya tozu fazla kaçmış bir şaka olsun istersin gerçek olduğunu bile bile... Tek o değildir unutan, sen de unutursun, şimdi zor gelir biliyorum, bir kasabın kancasına taktığı koyun gibi.. Yüzülürsün...

Unutursun gülüm unutursun! Önce bir oyun havası bile acı bir hüzzam şarkısı gibi gelir kulağına, her söylenen söz bir küfür, her teselli bir tokat olur suratına vurulan! Ay Ağustos bile olsa, dışarıda kara kış vardır, fırtına ve kapkara bulutlar... Şimdi zor gelir biliyorum, titrersin iliklerine kadar, karların üzerine düşmüş minik bir serçe gibi.. Üşürsün...

Gözlerin artık cep telefonunun ekranında odaklanmıyorsa, her çalan kapı ziline yüreğin hoplayarak koşmaktan vazgeçiyorsan, boş bir kağıdı karalayıp şiir yazma heveslerinden kopuyorsan sonun başlangıcındasındır ve ilk adımların olacaktır bunlar nankörlüğüne!!! Bilirim hiç bir teselli fayda etmez şu an sana, her söylenen söz sadece bir harf yığınıdır aslında. Unutursun, şimdi zor gelir biliyorum. Korkarsın kendi benliğinden, bir köşede iki büklüm olur.. Büzülürsün...

Her başlangıç bir sonu getirir beraberinde ve her son parçasıdır bir başlangıcın.

Demiştim sana kolaydır unutmak, küçük bir esinti söker alır hayalini hafızandan. Vazgeçersin karşı koymaktan doğanın kuralına. Küstah olan zamanın aslında tesirini geç gösteren acı bir ilaç olduğunu anlarsın. Haydi şimdi sıra başka bir başlangıçta, bir kısır döngüdür bu, bir gölge oyunu, nasıl ki her başlangıç bir "son"a bağlıysa her son da bir başlangıcın önünde ki halkadır. Tesellilere ihtiyaç duymaz, cep telefonunu kapatır Temmuz'un bir yaz ayı olduğunu anlarsın. Alışırsın canım alışırsın, ne kadar kolay olduğunu unutmanın anlarsın; ve aslında bir hiç uğruna, boşuna boşuna akıttığın yaşlarınla yıkadığın yanaklarına acır.. Üzülürsün...


Can DÜNDAR

VaGrAnT_AdAnALı
07-19-2006, 07:35 PM
Hayatı geçiştirmek , hadi bugünde geçti bitti demek marifetmiş gibi övünürüz arada bir , halbuki nekadar yaşayacağımızın garantisi yoktur , marifet dediğimiz hünerimiz geçiştirdiğimiz zamanı belli olmayan bu süreçtir ..Bu süreç dibe vurduğunda , acele acele koşturmanın koca hayatı üç beş güne , birkaç aya , veya en kötüsü üç, beş nefese sığdırmanın ne anlamı vardır ki ….

Hep bir koşturmacanın içerisinde , hep biryerlere ulaşmanın çabasındayız , bazen öyle olur ki ideallerimiz bizi sarıp sarmalar , rüyalarımız bile isteklerimizle süslenir..Küçük mutluluklar mutlu etmez olur bizi ,daha sıradışı şeyler aramaya başlarız , gün gelir , banka cüzdanlarımız sevgililerimiz , bilgisayardaki dostluklarımız mutluluklarımız olur biribirden ..

Zordur zevklerimizden kaçmak , hırslarımıza dur diyebilmek , zordur yalan dünyaya karşı gelmek .Kapattığımız kapılar , paylaşmadığımız hayat ,geçiştirilen problemler , sıra dışı olma heveslerimiz, gün gelir yüzleştiğimizde yüreğimizin üzerine oturur , kaybetmenin acısıyla anlarız kimsesizliğimizi .

Artık yalnız kalmışızdır , gidecek ne bir yerimiz ,ne de derdimizi anlatacak bir dostumuz vardır , bundan sonra para cüzdanlarımızda biriktiririz gözyaşlarımızı ,dostlarımız ayrılamadığımız bilgisayarlarımız olur ..

Yalnızlık tak edince, zorluklarla kazanıp çabuk harcadığımız sevgilerimiz , sevgililerimiz ,bağrımızda yumruk olur .. Dayanabilirsek öylesine yaşar gideriz ..
Sevdiklerimizle hayatlarımızı paylaşmak bazılarına hikaye gibi gelir , zaten hayatı paylaşmak öyle her babayiğidin harcı değildir …

VaGrAnT_AdAnALı
07-19-2006, 07:37 PM
Acı cekmenin baska bir adidir gönül dilinde.
Hani katlanilmasi zor olan duygu.
Varliginin nereden geldigi bilinmese de.
Oynatir insani kendi elinde.

Giriverir yüregine usulca, sen farkinda olmadan.
Yasatir seni nereye gittigini bilmeden.
Bazen unutturur kendini, sıkar seni yormadan.
Bazen de ne oluğunu söylemeden sarar sessizce.

Sesin cikmaz ona karsi bagirip kizsan da nafile.
Üzülsen de fark etmez takmaz seni cok kere.
Yalvarsan bel ki duyar seni bir kere.
Ama kaplamis yüregi anlamaz ,anlamaz seni söyleme.

VaGrAnT_AdAnALı
07-19-2006, 11:34 PM
Geldin sandım, arkama döndüm.
Yoktun benim sevdiğim.
İçimdeki özlemle yürüdüm,
Deniz kıyısına.
Enginlere daldı gözlerim.
Kokunu hissettim,
Esen rüzgarla.
Geldin sandım,arkama döndüm.
Yoktun benim sevdiğim.
İçimi ısıttı birden güneş,
Bana sarıldığını düşledim.
Ellerini hissettim ellerimde,
Birden özlemle gülümsedim.
Geldin sandım,arkamı döndüm.
Yoktun benim sevdiğim.
Gece oldu , yıldızlar ışıl ışıldı
Yakamozlar şarkımızı söyledi.
Başına omzuna koyup,
Dans etmeyi özledim seninle.
Bir el dokundu sanki omzuma.
Geldin sandım , arkama döndüm.
Yoktun benim sevdiğim.
Yoktun be yüreğim…

VaGrAnT_AdAnALı
07-19-2006, 11:36 PM
"Sen güçlüsün, beni de aşarsın" deyip gittin. Yalancı çıkma diye sözünü ettiğin güçlülüğü deneyimledim. Aylar boyu yüzlerini görmediğim eski dostlarıma geri döndüm.


Yıllanmış bir uyum ve sevginin avutucu lezzetiyle donatılmış sofralara,sohbetlere saatler akıttım. Yeni yeni uğraşlar edindim. Bunalımlı özlemlerine boşluklar bırakmadım. Hatta sigarayı bile azaltabildim. Evet! Güçlüyüm! Çünkü kendimi aştım ama seni aşamadım. Buna istersen <<güçsüzlük>> diyebilirsin!


Hayatımdan gelip geçecek herhangi biri mi olmak istiyorsun ardından <<güzeldi, yaşandı ve bitti>> mi demeliyim? Aptal! Sevince yüreğim bitene kadar severim ben. Tüm hücrelerimin hafızasına kaydederim sevdamı, ruhumu işlerim zamana yenik düşmesin diye. Hiçbir şeyin farkında değilsin, kendini tanımıyorsun, ne istediğini bilmiyorsun.


Aramıza ayrılığı yerleştirdiğinde seni sorgulamadım, özgürlüğüne el uzatmadım. Kapımı gelişine olduğu gibi, gidişine de açık tuttum. Kendimle başbaşa olduğumda yüreğime, beynime tek soru sordum: "Senden vazgeçebilir miyim?" diye. Belki bir hesaplaşma bile değildi bu. Uzaklığın ne getireceğini, ne götüreceğini düşünmedim, tartışmadım. Seni seviyor muyum?: Evet. Senden vazgeçebilir miyim?: Hayır! İşte hepsi bu. Yalın ve açık ardına takılan tüm sözler gereksiz...


Şarkılar dinliyorum sözleri vazgeçmekten seçilmiş. Ayrılık kokulu makamlarla bestelenmiş. Ağlamaklı bir ses: "Vazgeçtim ellerinden, vazgeçtim gözlerinden" diye soluk alıp veriyor kulağımda. Fatdasız kabul yerine itirazla doluşuyor içime. Şarkılar vazgeçiyor ben vazgeçemiyorum senden.


Kaypak değişken duygular beslemiyorum yüreğimde. Seninle paylaştıklarımdan, sana verdiklerimden, senden aldıklarımdan pişmanlığım yok. sevgimizdeki son <<belki>>yi de çoktan tükettim. Beni sevdiğini biliyorum. Senden asla vazgeçmem!!!


Seçtiğin yolda yürümeye devam et sevdiğim. Benden en küçük bir engel bile çıkmayacak karşına. Gözyaşı bulutlu mektuplarla geri dön çağrılarım da olmayacak. Huzurunu bozacak tek sözüm işlemeyecek kulağına, an gelecek sensizliğimi bir kabullenme gibi değerlendireceksin, hatta seni unuttuğumu bile düşüneceksin. Duygularımı sabırla dizginleyip bu boşluğu yaratacağım sana. Sevilmemenin, özlenmememin acısında kendi sevginle, kendi özleminle burun buruna geleceksin....

VaGrAnT_AdAnALı
07-19-2006, 11:37 PM
Seni saklayacağım inan
Yazdıklarımda, çizdiklerimde,
Şarkılarımda, sözlerimde.

Sen kalacaksın kimse bilmeyecek
Ve kimseler görmeyecek seni,
Yaşayacaksın gözlerimde.

Sen göreceksin, duyacaksın
Parıldayan bir sevi sıcaklığı,
Uyuyacak, uyanacaksın.

Bakacaksın, benzemiyor
Gelen günler geçenlere,
Dalacaksın.

Bir seviyi anlamak
Bir yaşam harcamaktır,
Harcayacaksın.

Seni yaşayacağım, anlatılmaz,
Yaşayacağım gözlerimde;
Gözlerimde saklayacağım.

Bir gün, tam anlatmaya..
Bakacaksın,
Gözlerimi kapayacağım..
Anlayacaksın.

VaGrAnT_AdAnALı
07-27-2006, 07:07 PM
ya bu arşiv nerelere gitmiş böyle :)

CaKaLBoT
07-28-2006, 08:03 PM
SAOL paylaşım için...