¢яєαмιηg
05-10-2007, 09:16 PM
SOBA
Fizikçi, matematikçi, kimyaci, jeolog, antropologdan olusan bir
heyet bir arastirma için arazide bulunmaktadir. Birden yagmur bastirir.
Hemen yakindaki bir arazi evine siginirlar. Ev sahibi bunlara bir sey ikram
etmek için biraz ayrilir. Hepsinin dikkatisoba üzerinde toplanir. Soba
yerden 1 m kadar yukarda, altindaki dizili taslarin üzerindedir. Sobanin
niçin böyle kurulmus olabilecegine dair
bir tartisma baslar.
Kimyaci, "adam sobayi yükselterek aktivasyon enerjisini düsürmüs,böylece
daha kolay yakmayi amaçlamis. "
Fizikçi, "adam sobayi yükselterek konveksiyon yoluyla odanin daha
kisa sürede isinmasini saglamak istemis. "
Jeolog, "burasi tektonik hareketlilik bölgesi oldugundan herhangi bir deprem
aninda sobanin taslarin üzerine yikilmasini saglayarak yangin olasiligini
azaltmayi amaçlamis."
Matematikçi, "sobayi odanin geometrik merkezine kurmus, böylece de odanin
düzgün bir sekilde isinmasini saglamis."
Antropolog, "adam ilkel topluluklarda görülen atese tapmanin daha
hafif biçimi olan atese saygi nedeniyle sobayi yukariya kurmus. "
Bu sirada ev sahibi içeri girer ve ona sobanin yukarda olmasinin
nedenini sorarlar. Adam cevap verir: "Boru yetmedi."
YALAN YARIŞMASI
Padisahin biri, ''Bana yalan soyleyebilene bir kup dolusu altin verecegim!'' demis.
Yalancilar, hemen saraya kosusturup baslamislar yalana;
''Bir kus, aslani kapip yuvasina goturdu.''
''Bunun neresi yalan?.. Kus kartaldir, arslan da kuzu kadar minik bir yavru.
Kapti mi goturur tabii!..''
''Komsu ulkede bir esegi kral yaptilar!..''
''Ulkenin krali, pencereden bakinirken tacini dusurmus.
Tac da pencerenin altindaki esegin basina gecmis.
Tac kimin kafasindaysa, kral odur tabii!..''
''Padisahim, ben gokyuzune bir ok attim. Alti ay sonra geri dondu!''
''Senin ok bir agacin ustune dusmustur.
Agac, sonbaharda yapraklarini dokunce, takilacak yer bulamayip yere inmistir.''
Boylece padisah, her yalana gercek bir bahane bulmus ve kimse padisaha bu yalandir dedirtememis.
Ama bir gun Keloglan gelmis;
''Padisahim, sen benim babamdan borc olarak bir kup dolusu altin almistin.
Simdi geri almaya geldim. Yalandir dersen odulumu ver.
Yalan degil dersen borcunu ode!..''
Fizikçi, matematikçi, kimyaci, jeolog, antropologdan olusan bir
heyet bir arastirma için arazide bulunmaktadir. Birden yagmur bastirir.
Hemen yakindaki bir arazi evine siginirlar. Ev sahibi bunlara bir sey ikram
etmek için biraz ayrilir. Hepsinin dikkatisoba üzerinde toplanir. Soba
yerden 1 m kadar yukarda, altindaki dizili taslarin üzerindedir. Sobanin
niçin böyle kurulmus olabilecegine dair
bir tartisma baslar.
Kimyaci, "adam sobayi yükselterek aktivasyon enerjisini düsürmüs,böylece
daha kolay yakmayi amaçlamis. "
Fizikçi, "adam sobayi yükselterek konveksiyon yoluyla odanin daha
kisa sürede isinmasini saglamak istemis. "
Jeolog, "burasi tektonik hareketlilik bölgesi oldugundan herhangi bir deprem
aninda sobanin taslarin üzerine yikilmasini saglayarak yangin olasiligini
azaltmayi amaçlamis."
Matematikçi, "sobayi odanin geometrik merkezine kurmus, böylece de odanin
düzgün bir sekilde isinmasini saglamis."
Antropolog, "adam ilkel topluluklarda görülen atese tapmanin daha
hafif biçimi olan atese saygi nedeniyle sobayi yukariya kurmus. "
Bu sirada ev sahibi içeri girer ve ona sobanin yukarda olmasinin
nedenini sorarlar. Adam cevap verir: "Boru yetmedi."
YALAN YARIŞMASI
Padisahin biri, ''Bana yalan soyleyebilene bir kup dolusu altin verecegim!'' demis.
Yalancilar, hemen saraya kosusturup baslamislar yalana;
''Bir kus, aslani kapip yuvasina goturdu.''
''Bunun neresi yalan?.. Kus kartaldir, arslan da kuzu kadar minik bir yavru.
Kapti mi goturur tabii!..''
''Komsu ulkede bir esegi kral yaptilar!..''
''Ulkenin krali, pencereden bakinirken tacini dusurmus.
Tac da pencerenin altindaki esegin basina gecmis.
Tac kimin kafasindaysa, kral odur tabii!..''
''Padisahim, ben gokyuzune bir ok attim. Alti ay sonra geri dondu!''
''Senin ok bir agacin ustune dusmustur.
Agac, sonbaharda yapraklarini dokunce, takilacak yer bulamayip yere inmistir.''
Boylece padisah, her yalana gercek bir bahane bulmus ve kimse padisaha bu yalandir dedirtememis.
Ama bir gun Keloglan gelmis;
''Padisahim, sen benim babamdan borc olarak bir kup dolusu altin almistin.
Simdi geri almaya geldim. Yalandir dersen odulumu ver.
Yalan degil dersen borcunu ode!..''