mystical_waynak
10-14-2007, 12:15 PM
evvel kavim yağmurları
şehrin caddelerine
güz büyüten çocuklar bırakır
çarmıhtaki yara
sızar karanlığın etinden
çünkü,
büyük depremler görmüş
anaların ninnisinde
enkazdır zaman…
silme insan yüzleri çekilir kuyulardan.
gece,
ay üzerinden tercüme edilir.
sesimizle bir günahın kasnağında
örülür yurtsuz çocuklar!
tenimiz, telaşlı tarih söküğüdür…
düş,
içimizde sırılsıklam parantez kapağı.
iki bekleme mevsimi… iki eşkıya
açık pencere yaralarından
kasıklarımıza kadar ünlem salgını…
semaverde kandil gölgesi, anılar…
ve içimdeki çingene kız,
şehveti susturur çeliğin suyunda.
çünkü,
sular ikindiden sonra çürütür sevdayı.
heybesinde kirvesinin çığlığı, naftalin
bağ bozgunu yüreğinde
kırmızı şarap vedasıdır
ve şehrin sığınakları
ziranbula yuvası… tetik üzre
gözleri ölüm sapağında hepsinin.
safları dağınık dövüşken huylarını
gölgeden kaçan ışıkta kutsadılar…
bağışlanır fırtına
düşer gazele gülün aksi
çekilir yıldızlar ebced'den, us'tan,
rahlede harı yitik kelam
cevşende gece örgüsüdür …
çünkü,
sırat, fırtınanın düğümlendiği
daha sığ koydur.
sandıklarından kovulmuş
gelin yanağıdır zaman…
evvel kavim yağmurları
şehrin caddelerine
bırakırdı yalnızlığını.
muhacir ruhumuzla sevişirdi kutsal söylenceler,
ahir zaman sonra,
huysuz kısrak ağzıyla anımsarız;
habil ile kabil'in işlediği ilk sevabı…
şehrin caddelerine
güz büyüten çocuklar bırakır
çarmıhtaki yara
sızar karanlığın etinden
çünkü,
büyük depremler görmüş
anaların ninnisinde
enkazdır zaman…
silme insan yüzleri çekilir kuyulardan.
gece,
ay üzerinden tercüme edilir.
sesimizle bir günahın kasnağında
örülür yurtsuz çocuklar!
tenimiz, telaşlı tarih söküğüdür…
düş,
içimizde sırılsıklam parantez kapağı.
iki bekleme mevsimi… iki eşkıya
açık pencere yaralarından
kasıklarımıza kadar ünlem salgını…
semaverde kandil gölgesi, anılar…
ve içimdeki çingene kız,
şehveti susturur çeliğin suyunda.
çünkü,
sular ikindiden sonra çürütür sevdayı.
heybesinde kirvesinin çığlığı, naftalin
bağ bozgunu yüreğinde
kırmızı şarap vedasıdır
ve şehrin sığınakları
ziranbula yuvası… tetik üzre
gözleri ölüm sapağında hepsinin.
safları dağınık dövüşken huylarını
gölgeden kaçan ışıkta kutsadılar…
bağışlanır fırtına
düşer gazele gülün aksi
çekilir yıldızlar ebced'den, us'tan,
rahlede harı yitik kelam
cevşende gece örgüsüdür …
çünkü,
sırat, fırtınanın düğümlendiği
daha sığ koydur.
sandıklarından kovulmuş
gelin yanağıdır zaman…
evvel kavim yağmurları
şehrin caddelerine
bırakırdı yalnızlığını.
muhacir ruhumuzla sevişirdi kutsal söylenceler,
ahir zaman sonra,
huysuz kısrak ağzıyla anımsarız;
habil ile kabil'in işlediği ilk sevabı…