![]() |
Huy Ettin
İzin versen canan görsem yüzünü Gittiğin yerlerde sürsem izini Genç ömrümün baharını, yazını Şenlendirdin, düğün ettin, toy ettin... Sana ermek için dağları deldim Uzak diyarlardan koşup da geldim Kalbimde kederden ne varsa sildim Beni peşine takmayı huy ettin... |
İbrahimce Yanmak
Sana dönmek istiyorum Mavi gözlerinde yıkanmak Her gece rüyanda görünmek istiyorum Rüzgar olup saçlarında havalanmak Sana dönmek istiyorum Gülen gözlerine boyanmak Sende yanıp sönmek istiyorum Her ateşi sen sanmak Sana dönmek istiyorum Ve kalbimdekileri sana sunmak Dertten arınmak istiyorum Ve Kevser suyunda yunmak Sana dönmek istiyorum Dudaklarında aşka kanmak Ben yanmak istiyorum Hem de İbrahimce yanmak |
İhanet
Varmadan menzile sen beni sattın Bilmem ki sen aşkı kaç kere tattın Vebalinle beni bana bırakıp, Sevda ummanında kaç kulaç attın |
İhtiyar Gemi
Gidin ona sorun hırçın dalgaları O, vurgun yemiş ihtiyar bir gemi Kaç kez boğuşmuştu dalgalarla Fırtınaların pençesinde, Yaralanmıştı yelkeni. O da anlamıştı sonunda Ne kadar hırçındır dalgalar Deniz sessiz bir uykuya dalmış Uyandırmaya ne gerek var Kızdırdınmı denizi.. Dalgalarla boğar, Sinesinde eritir seni. O zaman bil ki; Mezarındır sahilin en kuytu yeri. |
İlham Perisi
Sen ilham perisi! Sen Yunus yürekli birisi! Kalbi aşkla titreyen, Yürekte sevdası hiç bitmeyen. Ne vakit darda kalmışsa, Rabbi'nden himmet bekleyen. Sen sılada süzülen özlem yatı! Ben virânelere dönmüş çatı katı. Nice Hızır'lar hazır bekler, Sanma talan olur onca emekler. Bu can sevdana sırdaş olmuşsa, Her daim yolun gözler, hep seni bekler |
İntizar
Sensiz bu dünyadan göçüp gidersem Durma ağla kirpiklerin ıslansın Benden başkasına gönül verirsen Bir zalime düş de yüreğin yansın O zalim ki canı tenden bezdirir Deli eder diyar diyar gezdirir Hal bilmeze düşürüp de ezdirir Bir zalime düş de yüreğin yansın Sız kalbime canım yansın harlansın Seni seven yürek düzlükte zorlansın Şu akılsız baş uslansın arlansın Bir zalime düş de yüreğin yansın Çıra gibi yanda sönme mum gibi Bilinmez gayyanın ortası dibi Sarsın yüreğini kar ile tipi Bir zalime düş de yüreğin yansın |
Kahır İstasyonu
Ben bir seni sevdim, Bir de seni sevmemi. Yıldızlı *******in donuk aydınlığında Hep olmanı istedim yanıbaşımda Ama ne fayda... Düşlerimi serdim yollarına Sana ışık olsun, Seni geri getirsin diye bana Ne sen ne de hayalin, gelmedin. Ve ben kahır istasyonundan Kaç kara tren uğurladım da Yine de kahretmedim hayata Son durağı umut olan Sevda treni de birgün gelir diye. Tıpkı yolcu ederken seni, Yüreğimin yarısını emanet ettiğim, Fırat'ın dönüşünü hayal eder gibi. Ve zaman geçer, ben demlenirim Türkümüzü mırıldanmaya başlarım Usul usul, yavaş yavaş... Fıraaat! Fıraaat! Sevdiğimi benden aldın Fırat! Yüreğim sende kaldı Fırat! Yüreğim sende kaldı... |
Kalbimin Kaldırımları
Besmele çektiren hilâl kaşınla İçimi yakarsın kanlı döşünle Aşkıma akıttığın gözyaşınla Islansın kalbimin kaldırımları Çıkıp geliversen gurbet ilinden Kurtarsan bu cânı hüznün elinden Varsın o an seni, sevda yolundan Kıskansın kalbimin kaldırımları Bırakma vuslatı sakın yarına Kulak ver gönlümün ah-u zârına Yar demesin senden başka birine Uslansın kalbimin kaldırımları Sevda bahçesinde kokan çiçeksin ............ ................. .................... ............... ....................... ............................. ................................... |
Kalfasından Ustasına (Şair Cemâl Safî'ye İthafen)
Rûyada yaşattın imkansız aşkı Sohbetlere kattın mey ile meşki Saray oldu seninle gönül köşkü Sevda dağıma yağan kar gibisin Çoktur bu alemde seni tanıyan Yaşandıkça çözülen sır gibisin Safî Sevgi ile kalbe sığmayan Aşk ateşiyle yanan kor gibisin Sendeki bendine sığmaz gönüldür Bir selamın bana bin bir ödüldür Sözün gonca ise kalemin güldür Sevda ırmağımın pınarısın sen Gönülden gönüle akan nehirsin Şifresi bilinmez sanki sihirsin Güle şerbet, koyu sohbet birisin Duygu diyarının kralısın sen Son eserin 'Kıyamete Kırk Kala' Çiçeklenip elvan elvan aç hele Şair dilim coşar karışır sele En güzel sözlerin Cemâlisin sen *** Büyük Ustam Şair Cemâl Safî'ye en derin sevgilerimle *** |
Kapı
'' Kapı kapı bu yolun son kapısı ölümse Her kapıda ağlayıp o kapıda gülümse '' Necip Fazıl KISAKÜREK Her kapıyı açacak tek anahtar ilimse İlimden uzak kalmak, zülüm üstü zulümse Çalış didin çabala, tembellikten uzak dur Bu dünyada yorulsan, öte yanda gülümse *** Koşsam abid kul olup, üzerinden suların Açılır kanatları, kocaman kapıların *** Bir ağızdan yakılan ağıtlar kapı kapı Mescid ki mabedlerin anası büyük yapı *** |
Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 09:00 PM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2025, vBulletin Solutions, Inc.