![]() |
Hayat Bandı
Uzayıp yürüyen zaman bandında Seçilip seçilp dökülenleriz. Ömrümüz bitip de ecel anında Bir el tarafından çekilenleriz... Alper Kürük |
Hayat Ve İnsanlar
Hayat bir deniz gibidir İnsanlar da yelkenlidir Rüzgâra bağlı mukadderatı... Bazan bir fırtına çıkar Yelkenlileri çalkalar Batırır birkaç yelkenli... Fakat deniz aynı kalır Değişen kayıklardır. Batanlar deniz dibine Çökerlerken izlerine Rastlanmazsa kaybolurlar Başka bir âlem bulurlar... Alper Kürük |
Hayırlı Evlat
Hayırlı evlât; hayatta Anadan,babadan geçmeyen evlâttır, Eğitim,ilim,fikriyatta Anayı,babayı geçen evlâttır, Bu günü dününü aşan evlattır... Analar,babalar için bence Böylesi evlât murattır... Alper Kürük |
Hem Of Hem Şükür
Ben kafayı çekerim... Felek duymuş ola ki Gel bir de benden çek dedi. Bir kocaman of çektim Koca dağlar misali. O gün bu gün Ofum yalnız,dağım yalnız,ben yalnız... Üçümüz hep bir ağız Of! Of! Of! dedik Allah geldi aklımıza Of değil Allah'a şükür dedik... Alper Kürük |
Hep Aşk Desin Dillerimiz
Dünyamız üstündeydi ayaklarımız Yıldızlar ışığını yaktı gözlerimizden, Bir tatlı öpüş titretirken bizi Uçurduk o akşamlar kuş misâli Renk renk şen umutları elimizden. Kımıldar hâlâ ruhumuz akan yıldızlarla Başımız dumanlı Yine gecenin sarhoşluğu var Bir hayalet korkusu veren gölgemizde Boşalıyor içimiz umut umut Gözlerimizden geçip ta yıldızlara kadar. Gömelim her gecenin hüznünü rüyalara Vuralım dert çektikçe başları kayalara. Bir sabah çok erkenden uyanınca ürpererek Sevelim hayatı yeni baştan Severek,sevilerek. Yakmasın,incitmesin daillerimizi Sözlük dolu kelimelerin gayrısı,aşktan... Alper Kürük |
Hep Yâr İçin
Şarkılarda,şiirlerde Niçin hep bu hüzün niçin? Fikirler de,zikirler de Hep yâr,için,hep yâr için. Sazlar çalar aynı telden Böyle akort ta ezelden, Başka birşey gelmez elden Hem kâr için,hem yâr için. Dünya tersine dönmez mi? Ateş,yanmadan sönmez mi? Bir bakışta görünmez mi? Benim içim,senin için... Alper Kürük |
Hepsi Benim Akıldan
Aklım çıkıp gitti gözümden Takıldı peşine, Aklımdan ne istersin Beni al onu koyver. Hem o,gittiği yeri bilmez Bakarsın bir sendedir Bir de bakarsın başkasında. Akıl toplamağa mı çıktın Bu delice güzellikle? Deli çengeli olmuş güzelliğin Takılmış sallanıyor akıllar Senin aklın nerde? Aklım düştü peşine İnan olsun akıl ermez işine... Alper Kürük |
Hepsi Sevgili İçin
Dili lâl Gözü kör, Yese bal Ağzı tatsız Gönlü yârsız olanın. Sevgili olmayınca Dil güzelikten kime bahseder? Kimi görür gözü? Gördüğnden ne zevk alır? Ağzının tadını anlar Hayatın zevki dudaklar Bal emen arı gibi Sevgilinin dudaklarından Öptükçe her seferinde Bir başka çeşit kalır O öpüşlerin tadı damakta... Düşünce karadan geçti Düşünce şimdi akta. Alper Kürük |
Hepsinden Bir Hediye
Her okşayan bir şeyini vermiş sana... Deniz okşamış bir zamanlar Gözlerine içirmiş rengini. Rüzgâr okşamış bir zamanlar Keskin nefesini sende bırakmış. Bulut okşamış bir zamanlar Yaşlar gözünde toplanmış. Güneş okşamış bir zamanlar Saçların buğdayca sararmış. Güller okşamış bir zamanlar Dudaklarında rengi kalmış. Kader okşamış bir zamanlar Başını dertlere çalmış. Şimdi de okşuyorum seni ben Başka birşey vereceğim yok sana İstiyorum benliğimi al benden... Alper Kürük |
Her An Açık Sergi
Bir sergi açmış Ulu Sanatkâr Kâinatın oluşundan Kayboluşuna kadar... Neler teşhir edilmiş bu sergide neler... Adem ile Havva'dan tutun Her türlü yaratık Yaratanının yaratış edasını Öne sermiş birer birer. Ey sergi eserleri Hergün biz Kendimizi teşhir eder Kendimizi seyrederiz... Alper Kürük |
Her Şeyde
Tanrı'm Yaprağın yeşilinde seni görüyorum Seni duyuyorum kuşun sesinde, Güzellerin güzelliğinde güzelliğini Ve korkunç fırtınaların Tanrısal nefesinde... Olgunluğunu olgun meyvalarda gördüm, Sabrını sabırlı âşıklarda, Parıltın var gözümde ışıldayan Titreyen parlak ışıklarda. Benim yalnızlığım var,senin tekliğin Benim küçüklüğüm kadar büyüklüğün var, Şu ki dünyada bütün tesellim: Her şeyde senden bir şey arar Her şey Tanrılaşır gözümde. Ben Allah'tan bir parçayım Allah kalbimde oldukça benim. Alper Kürük |
Her Yaşta Bahar Var
Gün aynı gün olsa da birbirinden var farkı İşte bundan güzeldir baharlardaki şarkı. Bahar geldi içimde bir kıpırtı belirdi Baharlar şimdi değil eskiden de gelirdi. Eski baharlarımda aşk denen bir şey vardı O aşk bir ömür boyu baharlarımı sardı. Gönlümdeki kıpırtı anladım şimdi neymiş Eski aşk ayak sesi baharla yine gelmiş... Alper Kürük |
Herkes Dünyasını Kurar
Her insana bir dünya gün doğarken kurulur O gün zevk ya kederle yaşanır akşam olur. Kimilerin dünyası lâle ve gül bahçesi Kiminin dünyasında yok bir tek menekşesi. Kimiler dünyasına bol bol sevgi doldurur Sevgiden anlamayan onu doğarken vurur. Kimi var dünyasını bir kucak gibi açar Kimisi insanlardan hep köşe-bucak kaçar. Kimine göre Cennet-Cehennem dünyadadır Kimisi için onlar başka yıldız,aydadır... Günlük dünyalar ölüp tesbih gibi dizilir O taneler 'UKBA'da önüne gelir bir bir... Alper Kürük |
Herşey Çağında Güzel
Ağaç,dağında güzel Üzüm,bağında güzel Balık,ağında güzel Herşey çağında güzel. Ben,yanağında güzel Aşk,dudağında güzel Meşk,kucağında güzel Herşey çağında güzel. Aş,çanağında güzel Od,ocağında güzel Köşk,konağında güzel Herşey çağında güzel. Sana çirkin diyemem Deyip de küçülemem, Güzelsin derim lâkin Herşey çağında güzel... Alper Kürük |
Hırka
Hayat bize Zamandan yumağıyla sıra sıra Senelerden ördüğü bir hırka Giydirir bir ömrü kılıf diye, Ecele verir ardı sıra İpin bir ucunu hediye. Her sene ömrümüzde bir çengel Çeker,bir şeyler alır ömrümüzden Biz geçmesek de senelerden Seneler vazgeçer bizden. Sökülür yavaş yavaş hırka Bilmeyiz ecelin bizi soyduğunu, Bakarız birgün dolmuş Bir sürü sökülmüş iple arka. Ömrün sıcaklığı o iplerin Büklüm yerlerinde gizli. Ölüm rüzgârı eser Bir titreme gelir üzerimize. Ecel kuyusunun buz suyundan Suyumuzu kızdırırlar Kızdırırlar ama Seneler yine geçer Birkaçı yine göçer. Bu diyar göçmenleri Tutuşurlar elele, Ah ne olur düğüm düğüm Eklenseydi birbirine Dünyadaki büklüm büklüm Sökük iplikler... Alper Kürük |
Hırsız - Polis
Bu yaşa gelinceye dek Hırsızlık bilmezdim ben de Bütün çocuklar gibi. Ama yok mu bu yaş Yok mu bu çağ? Ve delikanlılık... Hırsızlığı da öğretir insana... Evet,hırsızım şimdi Hem de azılı cinsinden. İnanın bana Kaç genç kızın Yükte hafif aşkta ağır Kalbini çaldım. Polisten hayır yok onlara Ben hırsız,onlar polis Hırsız-polis oynuyoruz tatlı tatlı Eski çocuk şenliğimizle... Alper Kürük |
Hocalar Konuşuyor
HOCALAR KONUŞUYOR (İSTANBUL HUKUK FAKÜLTESİ ÜÇÜNCÜ SINIFTA YAZILMIŞTIR.) CEZA HUKUKU KÜRSÜSÜNDEN: Prof.DR.NACİ ŞENSOY (MERHUM) “ Tehirinde mazarrat melhuz bulunan ahvâl müstesna Tekrar edelim bir daha... -Gülmek ve konuşmak yok! atarım dışarı ha! - Yegân yegân tesbit eylediğimiz İşbu hâdiseler muvacehesinde Halli iktiza eden mesele... -Gülen,konuşan olsun hele Haşlarım,atarım dışarı ha! - “ CEZA USULÜ HUKUKU KÜRSÜSÜNDEN: Prof.Dr.NURULLAH KUNTER (şimdi EMEKLİ) “ Patagonya Usul Kanunu Cart-curt kaideler koyuyor Falan filan,filan falan oluyor..” İDARE HUKUKU KÜRSÜSÜNDEN: Asistan Dr.İSMET GİRİTLİ (Halen Prof. Dr.EMEKLİ) “Tabir caizse af buyurun Kalleşçe sizi buraya topluyor Yine de yoklama âdem-i ifa oluyor...” DEVLETLER HUKUKU KÜRSÜSÜNDEN: Prof.Dr. CHARLES CROZAT & MÜTERCİMİ Asistan Dr. Bayan.. Hoca der:Mes étudiants! Tercümesi:Talebeleğim Yanınızda biğeğ coğğafya hağitanız olsun. (Dikkat! alkış var burada...) Göğünüz kuzeydeki kutup buzlu pasta Nasıl paylaşıldı.(Zıkkımlansınlar...) İCRA VE İFLAS HUKUKU KÜRSÜSÜNDEN: Prof.Dr.İLHAN POSTACIOĞLU (MERHUM) “Arkadaşlar davacının hakk-ı hıyarı var. Gülecek ne var sanki? Netice-i talep,semere-i ihtilâf E...benim bu tâbirler hoşuma gider. Hem sizin kompozisyonunuz sıkıcı Okurken zorluk çekiyorum,eğer Havalandırsaydınız biraz şöyle yıllanmış şaraplar gibi Mest olmamak elden gelir miydi? ......Bunlar teferruat Ben bile aklımda tutamam Size de imtihanda sormam. Temiz temiz dökerim Sizi de kendimi de yormam. Haydi bakalım bunu kim söyleyecek Aferin...Numaran kaç senin? ” MALİYE HUKUKU KÜRSÜSÜNDEN: Prof.Dr.ORHAN DİKMEN (ŞİMDİ emekli) “İlk çocuk pahalı olur,sonrakiler ucuz Asgarî geçim indirimi için insanın Doğrusu Kraliçe Süreya’yı acıyası geliyor Vermeliydi Allah on bir değil dokuz... Adam Smith beş kuruşluk simidin ona çıktığını görseydi Adamcağız yeni nazariyeler peşinde koşardı Türkiye için...” MEDENİ HUKUK KÜRSÜSÜNDEN: Doç Dr. İSMET GÜLÜMSER SUNGURBEY (Şimdi Prof. Ve EMEKLİ) “Alkışla inletiyorsunuz öğreneği Duyan “görmük” zannedecek Cık cık tarlasına düştük Altı kaval üstü şeşhâne diyecek. Bu yasa bu yasadan esi almış (Tabii ben de Ataç’tan...) “GUGUK”çıkıyor artık “sınavlara”az kalmış...” MEDENİ HUKUK KÜRSÜSÜNDEN: Ordinaryüs Prof.Dr.HIFZI VELDET VELİDEDEOĞLU (MERHUM) “Bir tanıdık gelmiş bana fikrimi sordu Şöyle şöyle oldu dedi Hallediverdim işini, adamcağız Dua ede ede gitti “Hay Allah senden razı olsun...” Meğer içi yanıkmış zavallının...” Ne hoş ki rahat rahat İstediğime diyebilirim üstad. Ne doktoramı veriyorum Ne de yazdığım doktora tezi... Hem iğreti adım da var Eskiler ona der:”nam-ı müstear” SİVRİ UÇ... Batarsa da kan çıkmaz Hanefi abdestini bozmaz. Bu da sana arkadaş: “Bu taşındır diyerek AMME’yi diksem başına İDARE otursa gelip gelip karşına Çarpışsan sınav sınav Olsan Başını Vermeyen Şehit Eder seni boyun sıra kitaplar istiap... N olurdu şu bilgi olsaydı hap Bir sabah,bir öğle,bir akşam alsaydık Hepimiz âlim olsaydık. Ey giriş kapısı ardına dek açık Çıkış kapısı hafif aralık okul Yıllardan beri kurulduğun yetmezse eğer Yine yıllarca gönül tahtına kurul. Ey talebe arkadaş isteme benden dua Evde karın ve boy boy çocukların diploma bekler Allah’a açılmış temiz eller... ALPER KÜRÜK |
Hoş Nağme
Gurbet arası yolar Feleğin sazında tel Ayrılık mızrabı değdikçe Bir hoş nağme düşer tellerden İşte o ben. Size hoş gelir belki Ama bana sorun bir de. İçim beni yakar Dışım eli, Benden başka yok sanırım inleyen. Gurbet oldukça mesken Yol uzun bana feleğin eli gibi. Yine nağmeyim,bir hoş nağmeyim ben Kulaklar duymayacak beni birgün Teller yine aynı teller Tek nağmelerdir değişen... Alper Kürük |
Huzur
Yıllanmış şarap oldum boş kadehlere doldum Doldukça da boşaldım boşaldıkça da doldum. Huzura çıkmadan ben huzuru arıyorum Ömür boyu karayken şimdi ağarıyorum... Alper Kürük |
Huzursuzluk
Bu gece beynim hasta,bu gece ruhum cüzzam Şiirlerim hep dertli,bestelerimse hüzzam. Gönlümde kopardığın telleri bağlıyorum Sesler tellerden değil ben içten ağlıyorum... Alper Kürük |
Hz.Mevlâna -1-
Ben de Konya'lıyım Mevlâna Aynı topraktayız ikimiz de. Önce bir selâm gönderiyorum Dünya coğrafyasından sana. Senelerin arasına senden habersiz Gizlenmiş nefesin ince ince Her nefes bir hayatmış meğer... Geçmiş seneler,geçiyor seneler,geçecek seneler Sen yine ölmiyeceksin. Neyi sende Meyi sende Peşrevi sende sevdim Seni sende sevdim Mevlâna. Tarikata girmemişiz Girmemişiz ama ne çıkar? Senin aşkın,senin neyin Ve herşeyin Rakseden devrişlerin gibi döndürdü hep Kafamızı düşünceden. Aşıkız biz de âşık... Aşıklar kâfileni alıp giderken Bizi de alıver kâfilene. Mey içtik mey, Ney inler ney, Aşk sardı gönlümüzü Biz de yandık epey... Küçük dilim ne söylesin Hey! Koca MEVLANA hey... Alper Kürük |
Hz.Mevlâna -2-
Belh'te filizlenen tohum Göçüp de kondu Konya'ya, Hayırlı,nurlu bir doğum: Mevlânâ gelmiş dünyaya... Kökü, yeraltını sardı Gövdesi,yeryüzünü bu ağacın, Dallarında meyve vardı Gözü doydu tokun,acın. Kemâli aradı,durdu Gönlü kimi zaman durgun, Denizler gibi kudurdu Hamdı,pişti,şimdi olgun. Şems'te ışığını buldu, Erkini ilahî tacın, Aşkıyla da sarhoş oldu Faydası yoktu ilacın. Pervaneler gibi döndü Döndükçe kendini aştı, Bütün ihtirası söndü Güzelliklere ulaştı. Ayrılığın acısını Sevdiği Şems'inden tattı, Buldu Yaratıcısını Elemi üstünden attı. Döndükçe döküldü bir bir İnsanlığına yapışan Kötülükler,gurur,kibir, Para,servet,şöhret ve şan... 'Bir ayağım eksen ve dik, Huzurunda başım eğik, Gönlüm doygun,yeter aşım, Külahımdır mezar taşım, Uçan ak kaftan kefenim, Göğe,yere açık elim HAK'tan halka naklederim, Canlar,erenler yoldaşım, Dönerim Allah dönerim, Sanki kutsal mey içerim Dönüp kendimden geçerim Af dilerim,şükrederim, Ebediyete uçarım, Geçici bir göç ederim Bura değil ora yerim Hadde uygun yer seçerim. Fâniliği terkederim Bâkiliğe yükselirim, Alem arası seferim Bir giderim,bir gelirim Dünyada sınav veririm. Tam dön! emriyle dönerim Aslıma rücu ederim... İşte buna SEMA derim...' Kudüm,neyle ruhlar coştu, Doğu,semaya alıştı, Batı,Mesnevî'ye şaştı. İsmin sınırları aştı. Gel! çağrını duyan koştu Canlar KONYA'da buluştu.... Hayat boştu,ölüm hoştu, Ona 'Şeb-i Arûs' muştu Onda MEVLA'ya kavuştu... Alper Kürük |
Hz.Mevlâna -3 (Yeşil Türbenin İncisi...)
Karşıda bir Yeşil Türbe Ben içinde küçük bir ben, Benim içimde Mevlâna O,Yeşil Türbe'nin incisi Doğu - Batı birincisi. İnsanlar ziyaretçisi Sel sel olur da akarlar, Deyişlerinde hikmet var. Mevlâna'nın içindeyse İnsan,hayat ve de ölüm, Mesnevî'dir ilk ikisi 'Şeb - i Arûs' ikincisi. Alper Kürük |
Islanmış Sigara
Sen bir 'Gelincik Sigarası' kadar İnce ve güzeldin. Seni bulduğum zaman 'Köylü Sigarası' içenler gibi Ciğerlerim bayram yapacak diye Ben de sevinmiştim o an. Heyhat... Bir nefes doya doya Ya çektim ya çekmedim Hastalığa tutuluverdin birden Suya düşmüş sigara misâli Islandın tümden.. Güneşe koydum kuruttum Kuruttum ama bir kez Zehrini vurmuştun dışarı Kesildi kağıdın sapsarı. Olan oldu bir kere Ey güzel kadın Yine içilirsin lâkin Kalmadı eski kokun,eski tadın... Alper Kürük |
İçimi Göreceksin
Gözlerime iyi bak İçimi göreceksin, Bu kapalı mâbede Oradan gireceksin. Yakarsan sen beni yak Yine söndüreceksin, Bir çiçek dünyasında Sen başka bir çiçeksin... Kendini bana bırak Herşeyi bileceksin, Bir hayâl rüyasında Uçup,gezineceksin... Alper Kürük |
İçten Dolan Kuyu
Kalemin kâğıdı öptüğü yerde Aşkına tanıktır harf harf yazılar, Gelgeç gönüllü aşkı terk eder de Böylesine sevdâyı ne kanıtlar? Aşk da başladığı gibi gitmeli Yarım kalanlardan ne hayır çıkar? Bitecekse başlamadan bitmeli Yoksa zarar makbûldür olmasa kâr... Bir yerlere vardırmaz yarım aşklar Kopuk baklalar ile zincir olmaz, İçten damlalarla dolar kuyular Taşıma sularla kuyular dolmaz... Alper Kürük |
İhale Şartnâmesi
Bir yapı istiyorum Bol aşk çimento olsun, Sevgi ile yıkanmış Kulanılsın bol bol kum. Demiriyse nervürlü Olsun çelik ve kalın, Hayatta türlü türlü Sarsıntıya dayansın. Moloz değil temele Saadet doldurulsun, Dokuz şiddet depreme Bile dayanır olsun. Mutluluktan takılsın Penceresindeki cam, Dışarıya bakılsın Hiç görünmesin odam. Yapım hiç soğumasın Sevgiyle ılık ılık, Klimadan yayılsın Sevgi sevgi ferahlık. İstiyorum işte ben Güzel gönül yapısı, Elemi engeleyen Olsun çelik kapısı. Böyle yapıya tâlip Bir müteahhit varsa, Gir kazan ihalemi Gönlüm güzel bir arsa... Alper Kürük |
İhanet -1-
Aşkımın katilisin sana ne ceza gerek? Koynumda beslediğim bir yılansın:engerek. Aşkımı sana sundum,hem de ettim emanet Hani,olmaz derlerdi emanete hiyanet? Sen bana nefretini aşk kınında sakladın O bıçakla sen beni sırtımdan bıçakladın. Aşkıma inancım var,artık kalmadı sana Aşkım değil,sen oldun ihanet eden bana. Aşkta temizlik vardır ve ölümsüzlük vardır Beşerin insanlığı ancak aşkı kadardır... Alper Kürük |
İhanet -2-
Kızdırır mısın beni gündüzün? Hep senin dediğin mi olacak? Bir öpücük veriversen ölür müydün? Kızdırıp ta beni ne olacak? Rüyam sana kapalıyken dün gece Kadınlarla bir odada kapalı kaldık, Senden doya doya intikam aldık Oh olsun! oh olsun! işte bir iyice... Alper Kürük |
İhanet Değil
Bir yeşil gözlüye bakıyorsam Kıskanma sakın Sevgilim senin de gözlerin yeşil. Bir sarı saçlıya bakıyorsam Aklına kötülük gelmesin sevgilim Senin saçların da sarı. Bir güzel görünce sevgilim Dönüp dönüp bakıyorsam Aşkın kutsallığıyla yemin ederim İhanet etmiyorum sana Çünkü sen de güzelsin. Gördüğüm her güzel kadında Sana benzer tarafını ararım; Yolda,sokakta,köşe başında Her yerde,her yerde sevgilim Gördüğüm her kadına bakarım Gücenme,kıskanma sakın Ki seni o bakışlarla ararım... Alper Kürük |
İhtiyarın Hâtırası
Küçüktüm Çoktu oyuncaklarım, Sonra büyüdüm Yeni yeni çıktı bıyıklarım Artık elim burnumun altında Yeni bir oyuncak buldu. Gün oldu Sakallarım da çıktı Gün oldu kestim Çoçuk,kedi tırmık yaraları yerine Yüzüm bıçak yarasıyla doldu. Gün oldu Ağardı sakallarım Şimdi okşarken onları Dizimde torunlarım, Tekrar ellerimi bekler İhtiyar bıyıklarım... Alper Kürük |
İhtiyarlık -1-
Seneler öncesi dümdüzdü yüzüm Bir tohum gibi fışkırdı birden Bu zemin üstünde sarımsı tüyler Ki boy aldı senelerden... Tüyler kıl oldu Sertleşti sertleştikçe, Büyüdükçe kestim Büyüdüler kestikçe. Bir zaman geldi artık Kesmeye takat yok. Bıraktım kendi hâline Büyüdü,büyüdü,ağardı Onlar ağardıkça beni bir halsizlik sardı. Heyhat! göründü ömrün arka kapısı Ve önünde kucakladı Varlığımı ihtiyarlık... Alper Kürük |
İhtiyarlık -2-
Yaşanmış günlerin günahı önünde Yaşanmamiş günlerin sevâbı, Şimdiye değin geçen zamanın Ağarmış saçlardır cevabı. Geride kaldı yollar Ki daha oralardan geçmeyenler var. Kalbim çarpa çarpa geçtim o yollardan Kalbimin bana ettiğini kimse etmedi; Aşktan aşka düştüm o yollarda, Gençliğimi bıraktım o yollarda, Nice nice mumlar yaktım o yollarda. Bir dağın başındayım ama dumanlı Ocak yanmış,kül kalmış gayri şimdi Anladım artık ölmeden öldüğümü... O yollardan geçip gelen Kimdi ya Râb acep kimdi? Kör olmadan görmez oldum gördüğümü... Alper Kürük |
İkimiz
Bir sen,bir ben Sandalla gezerken İkimiz birden Dışımızdan,içimizden Sevişmemiz ne hoştu? Alper Kürük |
İlâhî Aşk
Tanrı âşıklarıyız ne Mecnun'uz, ne Kerem Çâreli bir hastayız ne kanseriz, ne verem... Bu aşka düşenlerin meyvası ilâhî nûr Gönüllerin gizi aşk yüzlerinden okunur. Bu aşk öyle bir aşk ki ne kibir var, ne gurur Bu aşkın onuruyla kâmil insan olunur. Bu aşk O'nunla başlar yine O'nda son bulur O'na giden bu yolun sonunda kavuşulur... Bu aşktan kaçanlarda ölüm her an korkudur Tadına varanlarda ölüm amber kokudur. Bu aşk başta MUHAMMED,Yunus,Mevlâna'da var... Sende,bende,yaratık her canda, MEVLA'da var... Alper Kürük |
İlham
Bazan başı döner ilhamın Gözleri de kararır, Gelir dikilir ansızın Kapısında odamın. Yatsam yatırmaz Çeker bir köşeye beni, Elime bir kâğıtla Bir de kalem aldırır Sert bir sesle der:başla! Gitmemiş hiçbir yere Yine ansızın birgün, İlham tosladı bana Ben ise güzellere... Alper Kürük |
İlk Aşkım
Garipliği çitiledim sularda Acısını hiç arıtamıyorum, Gönlüme ne sevgiler katıyorum Tanrı'ca aşklar yaratamıyorum. Gündüz geceye ulanırcasına Günah günah uzasa da hayatım, Ömrümde olacaktır tek sevabım Unutamadığım ah o ilk aşkım... Alper Kürük |
İlk Ateşi O Yaktı...
Bin dokuz yüz on dokuz Mayısın on dokuzu 'BANDIRMA VAPURU'nda Ulusumun son kozu... SAMSUN semalarında bir şimşek gibi çaktı O çakış kurtuluşun ilk ateşini yaktı. Özgürlük Sancağını taşımak güzel ve zor Taşıyan o uğura canını,başını kor. O yüceden istendi canı ve tüm rütbesi Sanıldı ki korkar da belki kesilir sesi. Bileğinin hakkını eliyle söküp attı Düşman yandaşlarının pis yüzüne fırlattı. Şimdi Ulus bağrında o rütbesiz bir nefer Hedefe hür koşacak,onu bekliyor zafer. İkbâl için kimsenin asla olmaz maşası Çünkü MUSTAFA KEMAL gönüllerin PAŞASI. Bir avuç kahramanla başladı hikâyesi Bu öykü TÜRK'ün en son KURTULUŞ EFSANESİ. Yazılan destan sonu bir cumhuriyet doğar O 'TÜRK CUMHURİYETİ' SONSUZA KADAR YAŞAR... Sönmeyen meş'alede ilk ateşi o yaktı 'KUTSAL EMANETİNİ' GENÇLİĞİNE BIRAKTI... Alper Kürük |
İlkbahar
Açıldı ilkbaharla kalbimin gonca gülü Kuzularla haykırsın gönlün şakrak bülbülü. Martın başlangıcıyla gitti kışın son günü Ey gönül durma eylen bu günler bahar günü. Renk renk binbir çiçekle donanmıştır her taraf Veremez ölse de çiçeğin şeklini sarraf, Gül bahçelerinin üstüne doğunca güneş. Bülbül gülü kendine seçer sevgili,eş... Alper Kürük |
İmanlı Ol Yeter
Ne yaptık da dertleri hak,reva gördü Felek Kötüler kalbur üstü,iyiyi eler elek. İyi olacak sanma bozuluyor giderek Çadırın damı göçtü kırıldı orta direk. Öyle günler geldi ki cezan yok deve yutsan Kıymetini bilen yok ağzınla da kuş tutsan. Bin nasihat eden çok, bir nasihat tutan yok Aç hâlinden ne anlar, açlık görmemiş ki tok? Gidişat ortadayken fazla söze ne gerek? Ağlanacak acıya bakıyoruz gülerek. Kuralı koyan koymuş: herşey aslına döner İnsan reha bulsaydı uçardı Mevlivîler. Hayat çıplak başladı,yine çıplak bitecek Gün gelince İsrafil 'sur'unu üfleyecek. Öyle bir gün gelecek kâr etmez olsa paran Dostların çekilecek yalnız seninle kalan Tek desteğin olacak,tek yardımcın o zaman Göğsünde taşımışsan eğer bir zerre imân... Alper Kürük |
| Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 06:32 AM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.