![]() |
Dönüş
Akşamlar dertli dertli inerdi,derken Gözüm arkada dönerdim Aksaray sokaklarından Kabataş'ta bir vapur dururdu, Işıkları yanar,dururdu, Üsküdar,bir uzak gelirdi bilsen... Kadınlar görürdüm yollarda, Gülüşler,bakışlar görürdüm; anlamsız, Hep sen tüterdin aklımda,gözlerin tüterdi. Birkaç damla yağmur düşerdi yanaklarıma bazı, Tırnaklarımın ucuna kadar seni isterdim, Saçına dokunmak,sana sokulmak isterdim, Çok bir şey miydi yanımda olman? Ve bazen bir sağnak boşanırdı beynimde; Kıskanırdım açıkçası kızım,suç mu? Uyurdum,uyumazdım,******* biterdi, Gözümde hep sen tüterdin,gözlerin tüterdi. Kabataş'ta bir vapur dururdu, Işıkları yanar,dururdu, Aksaray yolları bensiz kalırdı, Ellerim! ...Ellerim sensiz kalırdı... (1962) Ünal Beşkese |
Dua
Nefis,bazen yanlış şeyler isterdi, Emirlerin doğru yolu gösterdi. Saygı,sevgi,dostluk kaynağı verdi, Sevginden bize de lûtfet Allahım! Hak yolunda,kula sevgi yaraşır, Hasretler kavuşur,küsler barışır, Sevgisiz her işe şeytan karışır Zulmü,kini,hırsı mahvet Allahım! Hatalarla doluyuz,hidayet senden, Çaresiz kalırsak,selamet senden, Dualar bizdendir,merhamet senden, Kuluz,günahkârız,affet Allahım! (2006) Ünal Beşkese |
Dünyanın En Zengin İnsanı
'Dünyanın en zengin insanı benim'diyorum. Servetim tükenmez, iddia ediyorum; Gelinciklerle,papatyalarla bezenmiş tüm kırlar benim, Güneş benim,rüzgâr benim, Altında şiirler mırıldandığım bulutlar benim, Biri bitse,birçoğu yeniden fışkıran umutlar benim. Gerçi,ne param,pulum, Ne de altınlarım,gümüşlerim var Fakat,herşeyi sevebilen bir yüreğim, Sevdiklerim,sevenlerim,inancım Ve mutluluk dolu düşlerim var,,, (2007) Ünal Beşkese |
Ellerin
Yavru kumrular gibidir ellerin,elime konduğunda Ellerinde bir yürek çarpar,duyarım; Can verir ellerime... Öpmek isterim avcunu parmaklarını; çekinirim. Sanırım ürküp kaçacak, Ellerin narin,ellerin yumuşak,ellerin sıcak... Korkarım birgün,aklımı başımdan alacak, Ellerin Sebebim olacak... (2008) Ünal Beşkese |
Emekli
'İşveren' belledim seni, Seni sevmek,'işim' oldu. Şimdi 'emekli' ye ayırdın; Bu benim 'bitişim' oldu,,, (2008) Ünal Beşkese |
Eski Bir Aşka Dair
*******i şeytan girerdi düşlerime, Gündüzleri sen... *******imi sensizlik yer,bitirirdi, Gündüzlerimi sen... Susamak gibi,acıkmak gibi birşeydi seni özlemek, Kavuşmamız da doyasıya olsun isterdim, Seninle olmak isterdim kana kana. Oysa sen, Damla damla gelirdin bana İlâç gibi Ve koynunda sıcacık saklardın dudak izlerimi Muhtaç gibi... Gençtim,toydum; Hiç bilmezdim sevdanın cinliklerini. Ben,aşkı kar gibi beyaz sanırdım, Tırnakların omzumda,'canım' derdin bana, İnanırdım... Bir küser,bir barışırdık çocuklar gibi; Ateş parçaları dolaşırken damarlarımızda Küsmek mi dayanırdı bize? Hemen barışırdık. Bir azgın ata binerdik seninle; Dizginsiz,eğersiz,gemsiz; Utanç kaybolurdu bakışlarında, Dudakların arsız,gözlerin gizemsiz... Zamanla yarışırdık, Küsmek mi dayanırdı bize? Hemen barışırdık. Sonra,yine ayrılık vakti gelirdi; Bir cenaze gibi dönerdim Üsküdar'a. *******i şeytan girerdi düşlerime, Gündüzleri sen, *******imi sensizlik yer,bitirirdi, Gündüzlerimi sen... Sevmek...Durmadan,yorulmadan,bıkmadan sevmek Ne güzeldi...Bilsen... (1998) Ünal Beşkese |
Eski Mektuplar
Dün,eski mektuplar geçti elime. İçinde âşina birkaç kelime, Kurumuş bir çiçek,bir tel sarı saç, Satırlar,umutlar hep lîme lîme... Yaşadım onlarca yıl öncesini, Ömrümün engüzel yaz gecesini. O güzel isminin her hecesini Tesbih çeker gibi taktım dilime. Her satır,ruhumda yeller savurdu. Anılar,gözümde dizildi,durdu. Yıllar öncesinden bir ışık vurdu Işığı tükenmiş kör kandilime... (2007) Ünal Beşkese |
Eski Şarkılardaki Kadın (Gurbet Mektupları -6-)
Hani,eski şarkılar vardır; güftesi hüzün,bestesi hüzün... 'Bir bahâr akşamı' der,'Nereden sevdim ben o zâlim kadını'der, O şarkılardan damlar yüreğime hep,akşam olurken... Bir garipliği vardır gurbette gün batımlarının, Hani,pembe bulutların eflâtuna,eflâtunların mora çaldığı demler Hani,hasret kokar,buram buram yâr kokar Hasreti,zâten gurbet yazmıştır alnınıza,silinmez Eski şarkılar düşer dilinize; yarım yarım, Gerisi hiç bilinmez... Sen! ..Ey,sihrini çözemediğim efsunlu kadın! .. İşte,o zaman O renk renk bulutlara tül gibi sarınarak Akşamın içinden bir masal perisi gibi çıkmalısın... Daralmış soluklarıma Umut gibi,sevdâ gibi,hayat gibi dolmalısın. Gaipten,bir ud sesi inlerken kulaklarımda Ve yüreğimde bir taş plâk dönüp dururken Anladım; Sen,o eski şarkılardaki kadın olmalısın... (17/08/2008) Ünal Beşkese |
Eskiyi Özleyen Şiirler;
Eski bir konsolun,buram buram lâvantaçiçeği kokan çekmecesinde,itina ile devşirilmiş,kar gibi beyaz çamaşırlar arasında saklı kalmış bir günlüğün,kenarları yaldız çerçeveli sayfalarında özenle yazılmış satırlar... Yıllar,mürekkebin rengini soldurmuş,ayrıca,yer yer bazı harfler ıslanmış ve silinmiş gibi...Sayfalar arasında kurutulmuş bir gül...Sayfadaki tarih,gülün neden bu kadar fazla,dağılırcasına kurumuş olduğunu açıkça gösteriyor. Satırlara şöyle bir göz gezdirmeye başladığınızda,o harflerin siliniş nedenini,yanaklarınızda duyduğunuz ılık bir ıslaklıkla hemen anlayabiliyor- sunuz ve o zaman,o kupkuru ve renksiz gül,öylesine kıpkırmızı oluveriyor ki birden... O da,bunca yıl öncesini yeniden yaşıyor gibi... Ünal Beşkese |
Eşek
Keşke biraz düşünüp,senden örnek alsınlar Sana 'eşşek' diyenler,o utanmaz insanlar. Üzülme garip eşek! Bu senin alın yazın, Dinlenmek yasak sana; ne kışın,ne de yazın. Onun da canı ister sevgiyle kaynaşmayı, Güneşli bir çayırda sıpayla oynaşmayı. Bir ömür boyunca o, hep bu hayâlle gider, Bir eşek,ancak birgün ölünce rahat eder. Onun o kalın sesi,tek sevimsiz yanıdır, Belki o ses,eşeğin kadere isyanıdır. Aldırma sen bunlara,mahsunlaşmasın yüzün, Herşeyi anlatıyor gözlerindeki hüzün. Adı inatçı çıkmış,yalan,hem büyük yalan. Sırtına vurdunuz mu öylesine bir palan Kim görmüş bir eşeğin,yüke 'olmaz' dediğni, Üstelik,çok görürler üç-beş diken yediğni. Bacak kadar merkebe yarım ton yük yüklerler, Yokuş yukarı bir de kendileri binerler, Ses etmez yine garip,tırmanmaya çalışır Yanında,yavrusu da,bu hayata alışır. Halâ medet umar o zâlim adam sopadan, Belki,eşek utanır yanındaki sıpadan. Sabır ve tevekkülün sembolüdür eşekler, Biraz acıyın ona,insan tipli eşşekler! (2003) Ünal Beşkese |
| Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 11:46 PM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.