www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee

www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee (https://www.cakal.net/index.php)
-   Eskiler (Arşiv) (https://www.cakal.net/forumdisplay.php?f=188)
-   -   Safet Kuramaz (https://www.cakal.net/showthread.php?t=135094)

GooD aNd EvıL 09-28-2008 04:10 PM

Boşaldı Güğüm…

sevginle yeniden, elinden açıldı kapılar
Güneşin sıcacık bedenimde hızır arzular…
Sabır ayları geçti sıkıntı dolu gözyaşları,
Cennetine aldın ya tükendi boş kaygılar!

Hoş oldum alırken baharından esintiler,
Çiçeklerden de güzel senli kor sergiler…
Yat limanında gölgen vuslat beklentiler,
Deniz dalgalarına karışırım toprağında!

Düş olmaktan çık artık, al koynuna!
Hasret bırakma seherinde kokuna…
Zaman bizimle kalsın doya, doya
Sen ve kabir şahit olsun muştumuza!

Uçuşur kelebekler, arılar, serçeler…
Ağustos böceğinden çılgınca besteler,
Kıvrılır çöl sıcaklığında yılansı izler,
Çatlayan dudaklarıma yetişir pınarın!

Ateş dansın Kızılderili gecesinde tütsün,
Kumsalında izlerim yakamozda gülüşün,
Yunusun yüzüşünde tutarım günlüğün,
Alarga öldü embeller tarih, boşaldı güğüm…
Amazon aştı lavdı taştı şenlendi günüm!

Safet Kuramaz

GooD aNd EvıL 09-28-2008 04:10 PM

Boyacı...

Sırtında hor kamburu,
Ayağında kusuru,
Elinde kundurası,
Bağırıyor boyacı...

Ak bürümüş sakalı,
Kırışmış başta keli,
Çökmüş aczin bedeli,
Bağırıyor boyacı...

Üç beş kuruş elinde,
Türlü alet belinde,
“Boyacı...” der dilinde,
Bağırıyor boyacı...

Güzel çirkin emanet,
Can dilenir selamet,
Çekmek gerekir zahmet!
Bağırıyor boyacı...

Acımak karakterim,
Yardım etmek kriterim,
Neyim varsa veririm,
Bağırıyor boyacı...

“İstemiyorum sadaka,”
“Yapma bana fiyaka,”
“Emeğim yeter rızka,”
Bağırıyor boyacı...

“Rabbim yeter muhtaca,”
“Gerek yok başta taca,”
“Ölür bir gün atmaca! ”
Bağırıyor boyacı...

Safet Kuramaz

GooD aNd EvıL 09-28-2008 04:10 PM

Böyle değil…

Kahpe bu hayat, ben değil
Yeşil hala yeşil
Irmak hala akar
İnsanda bin bir surat her santimi başka il
Harabeye dönmüş yürek misali dil…

Dağlar yanan yeşiline ağlar
Sular masmavi akan suyunu arar
Kızgın kor gibi dökülür her saç tel
Gençliğimin özlemlerini yaşar!

Küfürle yaşamaktansa
Güvesizce paylaşmaktansa
Düşlerime ağlamaktansa
Öldür istersen silahla, böyle değil…

Safet Kuramaz

GooD aNd EvıL 09-28-2008 04:10 PM

Böyle…

Pekmez ile yoğurdu karıştır, karıştır yediğimde!
Soğuğu hissetmez gibi sıcaklık verir bedenimde...

Yürürken Roma kalıntıları içinde süzüldüğünde,
Benzer tebessümün siyah inciye, Ürgüp üzümüne…

Orucun açlığı uzaklığını anlatır acılı döşümde,
Sıcaklığın yakar tıpkı bedenimi aczimle böyle...

Yedikçe içimde-kanımda sıcaklık,
Seyrettikçe resmini gerçeğin sarar anlık,
Bedenimde güç… Artar şahinlik!
Sonra naralarım düşten çıkar yansır sözlerime…
Vuslatını yaşarsam,
Haberini duyarsam,
Girer ruhuma ancak serinlik!
Uzaklığın zor işte böyle…

Ölümü düşünmek lazım hayata küsmeden,
Gelecekte kavuşma umudum tutunur düşümden…
Ağıtlarla dolu çok *******e yanıp dururken,
Sızıntı kavuşma ışığın gözlerimde süzülürken,
Dayanır ruhum boş tesellilerle böyle…

Özlemine katlanır varlığım böyle bir tek,
Katlanır böyle düşündüğümde yürek,
Aynanın karşısına gelip de süslenerek,
Buluşma provası yaparım gerçek gibi diklenerek!
Teselli bulurum bir süre daha böyle...

Düşkün müyüm sana, evet!
Üzgün müyüm sorsan, evet!
Suskun muyum heyhat!
Şu ekim günleri… Kahrolası var ya,
Birde Tuvale sığmış sen, ben ve sanat…
Zor geçiyor, geliyor böyle…
Sensiz hayat!

Safet Kuramaz

GooD aNd EvıL 09-28-2008 04:10 PM

Bugün...

Dünya nimetleri her yeri kuraklıkla sararken...
Yağmura mecbur bırakırken...
His dünyamızda evrenler yakınken...
Gruplara karışmak,
Meclisleri şenlendirmek,
Hakkı konuşmak sevgiyle gülerek,
Elde bağlama aşık'ın sesinden...

Ne diyeyim ki başka...
Yazsam sayfalarca olurum ukala!
Gözlüksüz bakınca
Her yerde aşk var tefekkür bahçesinde!

Allah dostlarıdır yücelen
Mevlana gibi kimseye küsmeyen
Bütün dinleri birleştiren
Aynı kefen sarılır bedenlere...

Aklar kalır lekesiz
Cennette karışır nimetlere
Her şey ibadet zevkinde
Konuşulur sadece yaşanan sevgi bugün...

Safet Kuramaz

GooD aNd EvıL 09-28-2008 04:10 PM

Büyü...

Ağaçlara çaput bağlamalar,
İplere ilmik üstüne ilmik geçirmeler,
Muskalar,
Okunmuş şekerler,
Türbelerde ölmüşten medet umarlar!

Her namazda “yalnızca sana inanır yalnızca senden medet umarız” derken,
Belki de anlamını bilmeden...
Çocuk olsun,
Evladımız iş bulsun,
Evlensin yuva kursun,
Diyerek nicelerini...
Büyücü sömürgecisinden,
Ölmüşten, insandan, paradan, rüşvetten... Umarız!

Her sokakta cinci, büyücü!
Adeta şeytana, üstelik parada vererek el açar her cahili...
Kitabı okumak yerine buluruz ilim bilmeyeni,
Sömürülür, üzülür... üstelik vesveseyle yaşamak cabası!

Elbet para kazanacağız,
Rızk yatarak gelmez arayacağız...
Eğer evlenmişsek, eşimiz çocuklarımız varsa
Birazda onlara vakit ayıracağız!

İnandığımızı öğreneceğiz
Öğrendikçe paylaşıp dokunacağız
Sadece Allah’a kul olacağız, değil başkasına!

Firavun büyücülerinin yılanlarını,
Unutma İbrahim’in asasının yediğini!
Eğer biz İbrahim’leri yetiştirirsek,
Hangi büyü işgal eder içimizi!
Nil’in suları sarar ecelle, söner şer ateşi!
Allah’ın Rahmeti, nimeti, ihsanı sarar inananı...

Safet Kuramaz

GooD aNd EvıL 09-28-2008 04:10 PM

Cahilden Bey Olur mu?

Öyle bir düzen var ki,
Fakirdir-mağdurdur diye acırken,
Başıma cahil, bey olmaya çalışıyor!
Öyle bir vakar ki,
Her şeye hakkı var anlatırken,
Bey olmaya alışıyor...

Ne ilme nede bilgiye,
Ne yaşa nede başa,
Hürmet yok, kalmadı saygıda,
Anlatır gibi taşa!
Doğru söyleyeni cahilin dili öyle yakar ki...
Karşısına geçip tartışırken,
Geyik muhabbetine, müritleri alkışlıyor...

Maaşından her ay para vereceksin deseler,
Müritlerin ruhu duymaz, onu kesseler...
Okumuş aklı sıra, cahile kıssadan hisseler!
Dokunsan yeter ki bir kere, öyle bakar ki!
Yalancı beylik toz duman atılırken...
Şimdilik ya sabır deyip, dilim zikre yapışıyor!

Siz, siz olun görmeyin böylesi zarar!
Belkide saçınız başınız yarılırken,
Siz gibiler ölür, onlar her yerde yaşıyor!

Safet Kuramaz

GooD aNd EvıL 09-28-2008 04:11 PM

Cenaze…

Tabut içinde yabancı,
Anlar ki dünya yalancı!

Her sırra vakıf diler af,
Her yakarış kıymetsiz laf!

Benlik yangın aczi salgın,
Sesler dinler nefsi gergin!

Cenaze son, kefendir don,
Fani göze bilinmez yön…

Safet Kuramaz

GooD aNd EvıL 09-28-2008 04:11 PM

Cenevre-2

Sandalyenin bir ayağını kırmışlar
Tüm bayrakları yan yana sermişler
Asırlık çamlar yeşili sarmışlar
Durur karşımda birleşmiş milletler…

Dünya toplanmış, her bina cemiyet
Kime yarar var, belki bir eziyet
Dilde barış çok, nerede keyfiyet
Çıkara konu şehrinde illetler…

Yeşil çamursuz göllü şık binalar
Miras değerinde alınan metalar
Elde dolaşır cins köpek mamalar
Modern köleler tutar iş, nöbetler…

Leman gölünde fırlayan fıskiye
Kamera elde ay pozda belli ya…
Temiz havası insana hediye
Ticari hali garbı, denk özetler…

Gare Cornavan Hipermarket Monar
Hotel Lidonun odasına yar
Alış verişten yorulmaz ayaklar
Kimler dinler ki, kandı mı öğüt!

Safet Kuramaz

GooD aNd EvıL 09-28-2008 04:11 PM

Cenevre-Son gece...

Göl kenarında gecenin o vakti ıssız
Tatlı bir soğuk, ürperten dalga hazsız
Esrar içmek yasak ama satıcılar dolu
Polis karanlık bir köşede bekler, saçsız!

Çan sesi ısrarla çalıyor şeytani,
Kızacak oluyorum ” ezan hani? ”
Çana diyorum “ seni bu hale getiren utansın..” teselli yani,
Özlem adımları sürüklüyor sonra amaçsız!

Latin bir kafeye giriyorum
Güğüm büyüklüğünde bira kabı görüyorum
Abaza gençler eş aramada, soruyorum
Genç kızlar, Allah var güzel ama taçsız!

Genç kıza sarhoş Kosava’lı asılınca
Başladı kavga kıyamet yumruk yumruğa
Çabucak uzaklaşıyorum oradan usulca
Yine yürüyorum araçsız!

Sokaklarda saat, bıçak, altın satan dükkanlar
Hepsi gündüz gibi pırıl-pırıl satıcısız duranlar
Ne beğendiysem bir servet gibi bana uyanlar
Gez-gez, bak-bak bitmez sonu uçsuz!

Sonunda bir banka oturdum
Göl ortasında fıskiye gördüm
Dolunayı arkasına ördüm
Göl ve binalara daldım, kıraçsız!

Düşündüm çokça bizim memleket olsaydı
Çan yerine ezan, gecenin bu vakti bile insan olurdu
Devriye gezen polis, iç ürperten ambulans kaplardı yolu
Oturamazdım böyle bankta, işsiz güçsüz...

Cenevre’de son gece
Uyumak istemedin erkenden, nedense
Avrupa’yı dinledim sessizce
Leman gölü ve taş binalar sıralandı, ağaçsız!

Safet Kuramaz


Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 03:34 AM

Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11   Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.