![]() |
Mutluluğum, sobe
Köşe başında gizlenirken yakaladım mutluluğu Çağırıyorum hadi gelsene, sobe Benden kaçmak zorunda değilsin Alacağım avucuma, seveceğim öylesine Kaderden kaçılmaz bilirsin Emin bu sefer sen benimsin Gözlerimdeki ışığı yakalamaca Bu oyunun adı bu, hadi çık karşıma Bir ışık gibi arkandan sessizce gelen Eski dünyanın, yeni insanı, bildin, tabi ki ben Yakalamak umudu avucumda tuttuğum Biliyorum, bana hasrettin buraya gelirken Güzelliğini sunacaksın mutluluğum Yardımını sunacaksın, gelecek yeni umudum Yakarışlarıma aldanıp da sanma ki, Uzun sürmez gelişin, bilirim anidir gidişin.... Gülay Yıldız |
Mutluluk Adına
Kapkaç *******in karanlığında Minik bir yıldızdan gelen ışıksan En karanlık kısmında bile hayatın Sorunsuz ışıldamalısın yanlızda olsan Santimi bile sayılmayan bedenlerin, Farkında olunmayan hayatların nefesiysen Hayat olup dolmalı, zehir olup çıkmalısın Yanlızlıkla bir olup ta o bedeni bile paylaşsan En asık surattaki dudağa hükmediyorsan İnadına tebessümü yaratmalısın zor da olsa Ve, ihtiyacı olanlara sunulsun diye sırf Kahkahayı tattırmalısın ona acıyla doluda olsan Zindanları aydınlatan gözlerdeki umutsan Her zaman, daima ve hep ile birlikte Mutluluğu eklemesin cümlelerine yaşama inat Herşey bittikten sonra da anılmak istiyorsan Gülay Yıldız |
Mutluluk; Sözüm Sana
Bırak şu saçma duruşu! Yaptığın tek şey nokta vuruşu... Al hüzünden uzun çizgileri. Geldiğinle gittiğin bir, Bitir şu çabuk gidişi... Gülay Yıldız |
Ne Desem Yetersiz
Duygularım tırmanır yine Özlem dağlarının yamaçlarında Biraz daha geçen deli zaman Ha gayret ulaşacaksın gözyaşı pınarıma Kıpkırmızı gözükür ordan deniz Bulutlar oluşturur göz buğusunu Sevgim akar her bir yağmurundan Islatır yüzünü, o yunus burnunu Ağlatırsın beni sevdiğim Zorlatırsın cehennem pencerelerini Elem kaplatırsın dört bir yanı Kaçışım olmaz, açılmaz zindan kapıları Boğulurum gözyaşı okyanusumda Her ettiğin laf dalga olur göğsüme Çırpındıkça batırır köpüğün Çeker beni çıkmazların içine Gülay Yıldız |
Mutsuzluk Perisine İnat
Mutsuzluk perim; bak ben hala mutluyum Onca olanların ardından ben hala umutluyum En kötü şartlara rağmen herşeye karşı koyan Karları dahi üzerinde örttürmeyen bir kardelen, En zorlu kayaların üzerinde büyüyen fidan gibi Kazandım savaşımı huzurluyum Unuttum, kini, nefreti, acıyı, kederi Sadece yaşama sevinciyle doluyum Uğraşma benle artık 'pes' de Boşuna tüm çabaların, gayretlerin Çünkü artık ben, benim Tek dostuyum kendimin... Gülay Yıldız |
Nefretle Şiir
İki hançeri kalbimde tutan, Derinlere daldıkça kanatan içimi / Sevdan değil de ne? / Gündüzü geceye veren, sonra geri alan yine Sevgim; Bir ışığın en minik zerresinde Ve en küçük serpintisinde dalganın. Verdim içimden çıkan bir nefesle Benim değil artık acın.... Dört nala giden bir atın yelesine bağlı Sonu olmayan bir nehrin akışında Nefretimi kustum öylece, ortada Aklım; Gidenlerin gölgesinde büyüyen bir tohumda kaldı Gülay Yıldız |
Nesir de Sen Nazım da Sen
Nesirde sen; Bilseydim ansızın gideceğini, daha sıkı tutardım elini. Anlasaydım; uzağındaydın gülücüğümün, daha çok duyururdum kalbimin sesini. Yorulmuş bir kaç ritimsiz atışım artık. Bitkin ve tükenik duygularım. Korkularımı artıran gözyaşlarım kadar, silinmeye meyilli ansızlıklarım var. Kalsaydın evren dönebilirdi. Gittin, yaşam bitti... Ömre bedel bir gülücükse kalan, ömrü noktalatan bir acı şimdi aşk. Nazımda sen... Aşkı acımadan astılar akılların darağcına Ben tekmeledim sehpasını Sallanan bir ölüm değil Sondan mahrum bir sevda anı Gidişinin heybetiydi aklımı durduran Gelmeyişinin kesinliği ile ayıldı dünyam Tek kelime anahtarıydı dünün Bugün de, sensiz ve yenik bir gün Devrildi vedaları kaldırdığımız raflar Önümde bin türlü ayrılış ve har Bilmiyorum hiç birini Bildiğim bir tek sensizlik var nesir de §en nazım da §en... 12/02/2006 KG&CC Gülay Yıldız |
Not
Sürdürsede zaman sonsuz aralığını açmaya Ve solsada güller her seferinde yeşeren yaprakla Bitsede acılar sonsuz hüzünle gülümseyen dudakta Kamçılasada bir bedeni mutluluğun ateşiyle yanan kırbaç, Kanatsada her yarayı damla damla, merhemler Ben olmasamda sensiz ve gülsem yine Kalsam yanında *******ce ve ağlasam saatlerce Cehennem kapısından girerken sevinç çığlıkları atsalar Cennetten içeri bakınca üzüntüden ağlasa insanlar Ve bitmesi imkansız aşklar bitmek için yırtınsada Ve kalbim durduğunda bile durmasa gözyaşlarım... Bu kadar imkansızlıklar içinde gerçek olan tek hayal, Ömür boyu birliktelik, ömür boyu yanımda sen... Bu kadar hayalin içinde hayal olan tek gerçek, Seni daima sevecek bir ben! Ve unutma! Hayaller geçmişten, gerçekler gelecekten... Gülay Yıldız |
Ondandır
Ondandır; İki sözü bile anlamsız kılmam Ondandır; Aşkı bir dala asıp Bacaklarından sallandırmam Sensiz kalan üşümüş gözlerime Ondandır acınası bakışlar Gömülen sevgine; kuytularında kuyuların Ondandır sancılanmalar Ondandır bu hasret! Bendendir biçilen bedel! Sendedir acı...! İndirdim kalbimdeki tahttan seni Kattım halkın arasına Aşk artık; Sende idam! Bende ölüm! Gülay Yıldız |
Öfkeye Şiir
Daldığım derinlerde adın yok Almış götürmüş başka harflerden ibaret isimler Anılarının cenazesini kaldıran, Ardında bıraktığın kine yakın sözcükler... Kıymet dediğin, verilen değil alınanmış... Kıymetini yesin dünya senin Gözümde hiçsin! ' Gülay Yıldız |
Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 05:07 AM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2025, vBulletin Solutions, Inc.