![]() |
Final
Ne değişir bilemiyorum Ne değişir bundan sonra Yine elbet bahar gelir Cemre düşer toprağa Bir gonca açar Güzellik bulur Balık takılır ağa Kan damlar,can bulur Savrulan yelesiyle Doru at kalkar şaha Aydınlık döner,siyahlık olur Hüzünler kırılır,acı diner Sessiz kalır her yer Hasretim isyan eder Can düşünce toprağa Hacer Esma Yüksel |
Firak
Karanlığın ritmidir hüzün merdivenleri Vuruşuyla her akis dimağda yankılanır İniş ani olunca hiç ileri,hep geri Adımlanan mesafe firaktır,noktalanır Hacer Esma Yüksel |
Firar
Herşey,herşey eskimeli içimde Tozlenmalı, küflenmeli Herşey, yedi iklim ne varsa Teker teker usulca Üzmeden, incitmeden ruhu Haberdar etmeden hiçbir güruhu Pırıltısı kalmamalı gözlerin Feri sönmeli Yıldızların aydınlığı bataklığa dönmeli Öyle bir dönmeli ki balçık olmalı bahçeler Kara güller açmalı bağırlarında Ve baykuşlar ötmeli dallarında Kara güller ve baykuşlar Karanlığa aşık sadık kuşlar Ölmeli, herşey ölmeli içimde Neşe,ümit ve zevk Gündüz, gece ve renk Ve mutluluğa dair tüm ahenk Yaşayan cismime inat Takarak yokluğa kanat Ruh süzülüp de gitmeli buralardan Kaçmalı Tüm varlığıyla varlıkken kainat Hacer Esma Yüksel |
Firari
Bağlardı tenine nadide zülfü Karanın kahrına sessiz ağlardı Gecenin zehrine geçit verirken Gündüz gezindiği viran bağlardı Dağlardı içini ateşten sızı Yalazın bağrında alev çağlardı Ovalar düzüyle sönük kalırken Haşmetle beliren yüce dağlardı Ağlardı, ağlardı nasıl ağlardı Denizler,dereler,göller çağlardı Çağlayan ruhuna sükun gelirken Yırtıp kurtulduğu demir ağlardı Hacer Esma Yüksel |
Fiyasko
Zorlayarak aştığım patikalar ardında Beliren siluete koşar adımla gittim Bir kule ki gökleri kucaklamış tahtında Heybeti karşısında gerçekliğimden yittim Vakarı varlığında gülümseyen bir devdi Vakarı haşmetiyle binler kuleden evdi Gizli bir senfoninin davetine icabet Sanki bana verilmiş kutsiyetli görevdi Hiç tereddüt etmeden bu çağrıya uyarak Bazı bazı gaipten bazı içten duyarak Kalenin kapısına uçarak ilerledim İlk vuruşta tokmağı kumların dibindeydim Hacer Esma Yüksel |
Fokurtu
Nargilemin dumanında tuhaftan bir büyü Hissiyatlar ruhuma istemeden verilir Zümrütten bir ankanın en parlak tüyü Fokurtu deryasında nezaketle belirir Hacer Esma Yüksel |
Fora
Gittiği yere kadar sürdüm gemilerimi Ufuğun dibindeydi yeşeren ümitlerim Nihayetsiz bir rüzgar esince bahtıma Nihayetsiz bir yelken açtım rüyalarıma Şişirdim yelkenimi özgür tayfa ruhumla Gittim işte gidiyorum Tam ileri uygun adımla Fora yelken pupa yelken Cazipken bunca görünmeyen kıyılar Ey kadim hayat, sal ipini Pes etmek için çook erken... Hacer Esma Yüksel |
Galip
Sana meyil etmeyen bir sevdanın ipini Ne diye titretirsin ayıp civan mertliğe Savur derd-i harmanı ayan olsun kemalin Hep mağlup değil midir ikilikler tekliğe Hacer Esma Yüksel |
Garabet
Garabet bir kör kuyu,garabet bir dehlizdir Garabet yeşerdikçe zehirleyen nergistir Tomurcukken belirir zehrinin güzelliği Açması gerekmeden tacı takar başına Nasibini almışken cömertinden karanın Acıyı katık eder zaten acı aşına Salınarak gezer hep gayyanın diyarında Ziftten kandiller ile gömülürken yasına Küflü bir karanlığın kanadına sığınır Kaldırmadan başını aydınlığın hazzına Minnet etmez de etmez tebessüme,gülüşe Açmaz da hiç bağrını sevdalı tek bir düşe Ruhu kendi içini duman edip üflerken Eyvallah diyendir hep,en tepeden düşüşe Garabet bir kör kuyu,garabet bir dehlizdir Garabet yeşerdikçe zehirleyen nergistir Hacer Esma Yüksel |
Garip
Çaresizlik diyarına çöreklenen baykuş Bilir misin diyarında hükmü geçenlerdenim Mağrurlanıp da durma çilekeşliğinle Tahtında oturan senden de çok benim Acı benim,hüzün benim,çile benim,dert benim Gözyaşlarımla gündüz,ızdırapla gecenim Anlaşılmaz sonsuzlıkta saklı kalmış bir liman Anlaşılmaz derinlikte sürüklenen ecelim Diyar diyar üstüne yığılırken mesafeler Yine de bilinmez mülküm,ocağım,yerim Çareyi yele vermiş bir hüznün ortasında Bir acayip diyarda tamamlanan seferim Hacer Esma Yüksel |
Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 03:54 AM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2025, vBulletin Solutions, Inc.