![]() |
Kutlu Nebi
Kainatın efendisisin, İnsanlığın şerefisin. Önder ve örnek sensin; Allah’ın habibisin. Adının anıldığı mekandan, Uzaklaştırmasın, Yaradan. Cehaletin ve zulmün, En yaygın olduğu zaman; 'Oku' emriyle, elinde Kur’an; Alemlere rahmet geldin sen. Adının anıldığı mekandan, Uzaklaştırmasın, Yaradan. Seni hakkıyla övemem ben, Sana övgü yüce makamdan. Rabbim herkese nasip etsin. Gitmeyi senin izinden. Adının anıldığı mekandan, Uzaklaştırmasın, Yaradan. Göçeceğiz bir gün bu dünyadan; Hepimiz geçeceğiz, hesaptan. Senin şefaatın olmadan; Nasıl kurtuluruz azaptan. Adının anıldığı mekandan, Uzaklaştırmasın, Yaradan. Ahmet Bektaş |
Kutu
Yaşar; kendi halinde, sıradan birisiydi. Mutlu, mütevazi, bir hayatı vardı. Akşam; siyah pardesülü bir adam, çaldı kapıyı. Orta yaşlı, fotr şapkalıydı. Siyah bir kutu verdi. Kutuyu açarsa, içinde servet bulacaktı. Fakat! O'nu hiç tanımayan, tanımadığı; Masum birisi, bedel olarak ölecekti. Kutuyu açıp-açmamakta kararsız kaldı. Bir tarafta servet, öbür tarafta vicdanı. Sabaha kadar, ikisi arasında gitti-geldi. Derken kapı çaldı. Gelen o adam, kutuyu istedi. Kutu açılmış ve içinden servet alınmıştı. Kutuyu alırken, o adam şöyle dedi. Tanımıyorsun, kutuyu vereceğim şahsı. O da eminim, tanımıyor sizi. Ahmet Bektaş |
Meğer
Seni nasıl sevmişim, Meğer... Kırarken kırılan, Yüreğimden etrafa; Saçılırken sen. Gururumdu yıkılan, Kahrettim kendi kendime. Bir şiirin içinde, Yaşayacak sevgin. Bahçemdeki en seçkin, Çiçek olacaksın. Gün gelip,solacaksın; Ama asla yok olmayacaksın. Çünkü ebediyen, Hafızamda kalacaksın. Ahmet Bektaş |
Meyil
Kokmuyor artık güller, Suyun tadı yok. Her şey seninle güzel; Hayaller,umutlar... Ben sana meylettim, Yukarı olur mu meyil. Başını göğe dikme, Sevdiğim aşka eğil. Ahmet Bektaş |
O gül
Dünyamı başıma yıkan, O gül'dü yüzüme; Bir tokat gibi attığın. Acısı hala yüreğimde... Sessizce ağladım, Delikanlı gibi mertçe. Elimin yetişmediği, Gücümün bittiği yerde. Karşılaşmak varsa kaderde; Belki de mahşerde. Bir dileğim var senden, Sadece hakkını helal etmen. Ahmet Bektaş |
Olmaz mı?
Eğer sevmeseydim Şiir de yazmayacaktım. Duygusuz, heyecansız yaşayacaktım. Daha tutarlı mı olacaktım? Sevmemeye karar versem, Şiir yazmayı bıraksam. Kimseye güzel söz söylemesem. Kızlara da şaka yapmasam... Kalbimdeki sevgiyi temizlesem. Seni atabilir miyim kalbimden? Ya da Kalbimde güzel bir yer ayırsam, Aşkını orada yaşatsam. Dünya fani, kavuşamazsam, Seni ebediyete saklasam... Olmaz mı? Ahmet Bektaş |
Ölüm
Nereden çıktı şimdi bu ölüm, ansız. Emellerim, arzularım sonsuz. Fakat ölüm; her an arkamda, amansız. Yokmu çaresi? Olmaz mı onsuz? Nereden geldik? Nereye gidiyoruz? Ne için geldik? Biliyormusunuz siz? Canlı bedenimden çıkan tarifsiz. Ya sonrası; çürüyüp gitmek mi sahipsiz? Ölüm; cennete giriş olsa, vizesiz. Ahmet Bektaş |
Özgürlük!
Önce zalimleri sergilediler, Medyada, gazetede, heryerde. 'Bitmeli bu zulum'dediler; 'Barış gelmeli yeryüzüne'... 'Özgür yaşamalı insanlar, Çocuklar, oynamalı gönlünce. Gerçek olacak hayaller, Yeter ki sizler, katılın bize! ' Kurtarma vaadi ile geldiler, Utanmadan, sıkılmadan, yüzsüzce... En alçak fiilleri işlediler; Dünya izledi onları, sessizce... Akılalmaz usullerle öldürdüler, Özgür yapacakları insanları... Binlerce; sakat, dul,yetim,çaresiz; Böyle mi kavuşacaktı hayallerine... Ahmet Bektaş |
Platonik Aşkım
Huylarına hayranım, bilmedim. Gözlerine vurgunum, görmedim. Sözlerin şirindir, duymadım. Narin ellerini, tutmadım. Salın, selvi boylum. Yollarına varayım. Gönülden hallerini sorayım. Alevden kollarıma sarayım. Sakın ha solmayasın. Kaybolup, yitmeyesin. Ricamdır Rabbimden, Kavuşmadan ölmeyesin. Ahmet Bektaş |
Sen
Genç, yaşlı, erkek, kadın, Her kimsen? Çorak tarlalarda, yetmez mi dolaştığın. Ne zaman mahsul alacaksın? Ben varım, demeyecek misin? Hep güdülecek misin? Üzerindeki ölü toprağını, Ne zaman atacaksın? Doğrusuyla, eğrisiyle; çağ açıp,kapayan; Dedelerinle, ne zaman barışacaksın? Bıkmadın mı? Önüne her konanı yemekten. Ne zaman seçeceksin? Yetmez mi bunca yıl süründüğün. Ne zaman doğrulacaksın? Ahmet Bektaş |
Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 11:16 AM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2025, vBulletin Solutions, Inc.