![]() |
Kaderin Önüne Geçilmez
Kahretme hayata kahretme güne Kaderin önüne geçilmez canım... Yaslı günler döner bir gün düğüne Gamlanan bir gönül saçılmaz canım... Karardıkça gökler için kararır, Gül benzine dertler vurur sararır, Sabırla ekersen buğday göverir Gelmeyince vakti biçilmez canım... Bir gün olur geçer gelse bin belâ, Yârdır sanma, durmaz yerinde dünya, Mutlu anlar sanki yel gibi rüyâ Başa gelen dertten kaçılmaz canım... Güzel yanı mevcut hayat dar olsa, Şenlenir her taraf ağlayan gülse, Nefes alıp vermek nimettir bilse Izin yoksa Hakk‘tan uçulmaz canım... Genişler sevdikçe genişler yürek, Mazluma, garibe olmalı direk, Panzehir çok acı mutlaka gerek Altın yere düşse küçülmez canım... Ressam Halil, çile çeker bal eder, Yâr için yüce dağ demez yol eder, Elinde bir gül var kalpten gel eder Aşk badesi yanlız içilmez canım... |
Kar Beyaz Duygu
Kar ile yıkanmış kar beyaz duygu, Dolunayla girmiş mehtapta suya. Yıldızlar ediyor bin türlü kaygu Mahur gözler girmiş yârla uykuya. Denizin mavisi inmiştir göze, Ballar balı katmış dudakta söze, Sanki güneş girmiş taze bir yüze Kıskanmış periler haz duya duya. Altındır saçları tel tel örülmüş, Ipek hayran kalmış tene sürülmüş, Bir küçük mutluluk fazla görülmüş Sabır tesbiğinde gün saya saya. Iyi olmaz kalbim vurulsa neşter Bu yanmış yüreğim şen olmak ister, Gizlenme ey güzel kendini göster, Diyorlar gülüşün nakşetmiş aya. Mesafe kısalır isterse insan, Deniz gözlü dilber titretir cihan, Herkese gizlidir bir sana ayan Şiirle yol verdim kalpte duyguya. Uzakta bir dost var, titriyor yürek, Bir güzele gerçek bir aşık gerek, Ressam Halil‘i, sen, edersen merak Vuslat nasip eyle bitsin bu rüyâ. |
Kar Beyaz Kuzu Gülüyor
Yüce dag başinda vardim pinara; Altin saçli peri kizi gülüyor. Ne şirin yanaklar kar düşmüş nara Berrak su dogrusu özü gülüyor. Bülbüller şakiyip güle naz eder, Ceylanlar koşarak yolda toz eder, Türlü mahlukatla içten söz eder Koynunda kar beyaz kuzu gülüyor. Kekik kokar kekik çevresi kekik, Ugur böcekleri sunuyor akik, Lale - sümbül der ki, "Bu güzel aşik" Aglarken gönülden gözü gülüyor. Yanmişti yüregim muhtaçti suya, Istedim, su verdi gül koya koya, Zannettim cennettir, ya da bir rüyâ "Buyur" diyen dilde sözü gülüyor. Çok yoruldum yüce daglar aşarken; Sayilmak, sevilmek ne hoş yaşarken, "Mutluluk" arzumdur ömür düşerken Bana bakan güzel yüzü gülüyor. Içimden geçeni anladi bu kiz, Ressam Halil, durma, nefis şiir yaz! Saadet istersen bil ki zaman az Kalp yakan dudakta közü gülüyor. |
Kara Gün Kararıp Kalmaz
Sarsa da gündüzü kara bulutlar; Kara gün kararıp kalmaz her zaman... Kesilmesin Hakk‘tan sakın umutlar Gam - kasavet kalbe dolmaz her zaman... Bir uzun türküdür yaşarsan hayat; Dikkat et, çok çalış hatayı düzelt, Kıştan sonra bahar gelir nihayet Benim gonca gülüm solmaz her zaman... Candan bir arzudur gözlerin gülsün, Gönlüne mutluluk sevinci dolsun, Ne dilersen dile, hep senin olsun Aşkla inananlar yılmaz her zaman... Uzakta bir dost var, kapısı açık, Seni düşünmekten gül benzi uçuk, Alırsam vaktini, sen de bana "Çık!" Sevenler zorluğu kılmaz her zaman... Unutmak ne mümkün görmedik hâlâ, Gül yüzüne bakıp durmadık hâlâ, Bal veren halini sormadık hâlâ Gönülden sevenler salmaz her zaman... Periden güzelsin cansın, canansın, Büyülü sesinle ne de yamansın, Ressam Halil‘e can veren fermansın Senden başka kimse bilmez her zaman... |
Kırmışlar Goncamı
Karlı dağlar aştım güldüm vuslatta; Vurmuşlar goncamı vurmuşlar benim... Kara günler görmüş güzel hayatta Yormuşlar goncamı yormuşlar benim... Hançer vurmuş gönül hasret dermana, Göz yaşı sel olmuş etmiş divane, Bir nadir gülistan dönmüş virane Kırmışlar goncamı kırmışlar benim... Anlayan bulunmaz gönülden halden, Bin türlü acıyı bal gibi dilden, Azgın akar sular döndürür yoldan Sormuşlar goncamı sormuşlar benim... Denizler yurt olmuş engin gözünde, Dolunay dans eder tatlı yüzünde, Altın saçlarını tel tel hüzünde Örmüşler goncamı örmüşler benim... Periler içinde bir peri ağlar, Kanlı yaşlar gözden akarak çağlar, Mekânı diyerek yaylalar dağlar Sürmüşler goncamı sürmüşler benim... Ressam Halil, gerçek dosttur, dert dinler "Ah" dedikçe yerler ve gökler inler, derdi olan ancak derdimden anlar Yermişler goncamı yermişler benim... |
Ne Güzel Bu Hayat
Kahretmedim asla yağsa da belâ Gönlümü şen eden düşte sen varsın... Bir ümit taşırım - bir ümit hâlâ Baharda, yazda ve kışta sen varsın... Her yolun bir ucu tek sana çıkar, Düştü şakaklara erken düştü kar, Dayanmaz bu yürek gözyaşı döker Her nereye kaçsam - üeşte sen varsin. O alyanaklar o endam o gözler, Aldudaktan düşer bal gibi sözler, Eritip bitirdi çekilmez nazlar Deryalar dolusu yaşta sen varsin. Altin bana aşik ben ise sana; Seninle gül saçtim cümle her yana, Gülünce gün dogar gülünce sana Müjdeler getiren kuşta sen varsin. Uzadukça yollar artiyor hasret, Kavuşmak arzumuz kalpteki niyet, Güzeldir seninle güzel memleket Denizde, toprakta, taşta sen varsin. Ressam Halil, bekler gündüz ve gece, Söylenir yürekten adin bir hece, Ne güzel bu hayat insan sevince Mutluluk yolunda başta sen varsin. |
Neden Başkasına
Bilirsin ey güzel bendeki aşkı; Neden başkasına bir göz edersin? Kıskanırken senin her bir zerreni Neden hal bilmeze bir söz edersin? Dikersin önüme binbir engeli, Akıtırsın gözden kanlı bir seli, Eline alarak bir gonca gülü Neden el kışını bir yaz edersin? Yürekten bu sevda zannetme dıştan, Seninle doğarım her seher baştan, Ne istersin söyle bu garip kuştan Neden ele gülüp bir naz edersin? Fazla mı arada mesafe fazla, Bil ki, ömür geçer cihanda hızla, Çok kırdın efendim çok kırdın nazla Neden ben yanarken bir köz edersin? Ressam Halil, hayran bu aşkla kurban, Yeter vurma hançer her yanı pür kan, Böyle gitse devran geçecek kervan Neden yolumuzu bir toz edersin? |
O Aşktır Dediler
Her nereye baktıysam senden bir güzellik; Gördüm. Bu nedir? Dedim. - O aşktır, dediler... Al yanakta rengarenk açmış türlü çiçek Derdim. Bu nedir? Dedim. - O aşktır, dediler... Seni özlerim seni olsam da yanında, Bir canım var, kurbandır her çeşit gününde, Sana gelecek nice belalar önünde Durdum. Bu nedir? Dedim. - O aşktır, dediler... Ne yaptıysam uğruna değilim hiç pişman, Dökülmesin gözyaşın aman canım aman! Sen gül, eğlen, mutlu ol bana kalsın figan Erdim. Bu nedir? Dedim. - O aşktır, dediler... Sevince güzelleşti bu alem sevince, Bende mevsim sonbahar sense açan gonca, Gönülden köprü yaptım göz göze gelince Vardım. Bu nedir? Dedim. - O aşktır, dediler... Seni ister bu yürek baharı solsa da, Seninle sendir gönül bir gece kalsa da, En şahane zamandır son nefes olsa da Sardım. Bu nedir? Dedim. - O aşktır, dediler... |
O Güzel Sen Misin ?
Seher yeli eserken; ruhuma haz gelir, Gonca gonca açılan o güzel sen misin? Ne kadar naz etsende aşığa az gelir Yudum yudum içilen o güzel sen misin? Kuçak açmış sahiller dalga dalga deniz, Sarılarak hasretle öpülmekte gül yüz, Al dudaklar gülümser süzülürken bir söz Bal içinden seçilen o güzel sen misin? Suya inmiş dolunay senin için suya, Ne güzeldir o gece baksam doya doya, Bir olduğumuz her an inan ki, bir rüyâ Çiçek olup saçılan o güzel sen misin? Bembeyaz şakaklarla gözdeki yaşından, Kanat açtı periler bir aşkın başından, Kafdağı’ndan öteye yol aldım peşinden Boynu bükük göcülen o güzel sen misin? Ressam Halil’e iştir cilveli nazlarin, Bir efsunlu bakiştir denizden gözlerin, Gönül içi nakiştir bal gibi sözlerin Muhabbetle uçulan o güzel sen misin? |
Özümden Geçeni Yazdım
Ak kağıt üstüne harfleri döküp; Gönlümden gözümden geçeni yazdım... Cevap gelmez deyip boynumu büküp Aşk dolu özümden geçeni yazdım... Hasrette kalınca dar geldi cihan, Yıl oldu geçmedi bir günlük zaman, Sevdanla mevcuttur bir ateş her an Yürekte sızımdan geçeni yazdım... O bakış uzakta bir yıldız oldu, Halimi görenler ağlayıp - güldü, Vuslatı beklerken gam keder doldu Göz yaşlım sözümden geçeni yazdım... Küçük yaşta felek vurdu başıma, Çileyi bal edip kattım aşıma, Peri kızı girdi bu gün düşüme Alnımda yazımdan geçeni yazdım... Bir güldü gülüşü eritti beni, Gönlüme gül yağdı arıttı beni, Tutmayan ayakla yürüttü beni Tepemden düzümden geçeni yazdım... Güzel diye koştum seni sanarak, Ressam Halil yaşar adın anarak, Ömür geçti ömür sana yanarak Baharla güzümden geçeni yazdım... |
Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 10:27 PM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2025, vBulletin Solutions, Inc.