www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee

www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee (https://www.cakal.net/index.php)
-   Eskiler (Arşiv) (https://www.cakal.net/forumdisplay.php?f=188)
-   -   İsmail Aksoy (https://www.cakal.net/showthread.php?t=136204)

GooD aNd EvıL 10-31-2008 06:25 PM

Şikayetli Bir Kaside

Ey güller arasındaki kız, ey güvercinlerin sıkışıklığı,
ey balıktan ve gül çalısından hapishane,
ruhun susamış tuzla dolu bir şişedir
ve üzümlü bir çan tenin.

Ne yazık sadece tırnaklar var sana verecek,
sadece kirpikler ya da erimiş piyanolar,
ya da yüreğimden fışkıran düşler,
tozlu düşler tırıs giden siyah atlılar gibi,
hızla ve kazayla dolu düşler.

Sadece seni sevebilirim öpüşler ve gelinciklerle,
yağmurla ıslanmış çelenklerle,
dik bakarak kül grisi atlara ve sarı köpeklere.
Sadece seni sevebilirim sırtımda dalgalarla,
arasında kükürdün tok vuruşlarının ve düşünceli dalgaların
yüzüyorum mezarlıklara göçüp giden
belli ırmaklarda
ıslak ve coşkun çayır o hüzünlü alçı mezarların üzerinde
yüzüyorum boğulmuş yüreklerin ve gömülmemiş
çocukların solgun listeleri arasından.

Çok ölüm var, çok gömülüş
aciz tutkularımda ve umutsuz öpüşlerimde,
su var kafama düşen
uzarken saçım,
zamandan bir su, kendini koparmış siyah bir su
bir gece sesiyle, yağmurdaki
kuş çığlığıyla, kemiklerimi koruyan
ıslak kanatlardan sonsuz bir gölgeyle:
giyinirken ben, aynalarda
ve camlarda bakarken kendime sürekli,
işitiyorum nasıl beni izlediğini birinin ve hıçkırarak
beni çağırdığını hüzünlü bir sesle, zamanla çürümüş.

Duruyorsun toprakta, dolusun
dişlerle ve yıldırımlarla,
yayıyorsun öpüşlerini ve öldürüyorsun karıncaları.
Ağlıyorsun sağlıktan, soğandan, arıdan,
yanan alfabeden ötürü.
Mavi ve yeşil bir kılıç gibisin,
ve sana dokunduğum zaman durguncasın bir ırmak gibi.
Gel benim beyaz giyimli ruhuma bir buket
kanlı gülle ve külle dolu kupalarla,
gel bir elmayla ve bir atla,
çünkü karanlık bir oda var burada ve kırık bir şamdan,
kışı bekleyen bir çift titreyen sandalye,
ve ölü bir güvercin, bir sayıyla.

GooD aNd EvıL 10-31-2008 06:25 PM

Şiirsiz Bir Gün mü?

Şiirsiz bir gün.
Fakat bak şuraya:
Şeytan-çiçekleri,
taşlar arasındaki çimen,
yont-kuşu,
saçlarındaki rüzgâr
ve 1 Mayıs’ta
dünyanın harap edilmesine
ve savaşlara karşı
taşıdığın
kızıl bayrak.
Hayalci miyim?
Şiir hayallerin
devinimidir maddede,
seni ilgilendiren
görülmeyen bir şeyin
görünüşüdür,
iyi, doğru
olan an
doğallaştırılmış
fotoğrafsız
bir gülüş gibi.

Şiirsizlik / olduğu gibi bırakmaktır.

GooD aNd EvıL 10-31-2008 06:25 PM

Şiirce

Bu kırmızı bacadan geliyor
Bu beyaz duman.

Bu yeşil hıyar duruyor
Bir sarı tabakta.

Bu siyah bisiklette oturuyor
Bir mor adam.

Yol yükseliyor.
Bisiklet yükseliyor.
Yani yükseliyor adam.
Duman yükseliyor.
Duman da yükseliyor.

Hıyar kıpırdamıyor.

Netameli bir sessizlik.

GooD aNd EvıL 10-31-2008 06:25 PM

Şiir

Ve zamanıydı... Gelmişti şiir
beni yoklamaya. Bilmiyorum, bilmiyorum nereden
geldi, zemheriden mi yoksa bir nehirden mi.
Bilmiyorum nasıl ya da ne zaman,
sesler değildi, sözcükler değildi,
sessizlik de değildi,
fakat beni çağırıyordu bir cadde,
gecenin dalları,
ansızın başkaları,
şiddetli yangınların arasından
ya da belirsiz yüzümle oradan
dönerken yalnız,
dokunmuştu bana.

Ne söyleyeceğimi bilemedim, ağzım
bilmez
isimleri,
gözlerim kör,
ve kımıldadı bir şeyler ruhumda,
ateş ya da unutulmuş kanatlar,
ve kendimce yorumlayarak
anlamını
o ateşin,
yazdım ilk güçsüz dizeyi,
güçsüz, içeriksiz, saf,
saçma sapan,
hiçbir şey bilmeyen birinin
hikmeti gibi,
ve birden gördüm göklerin
kımıldayıp açıldığını,
gezegenlerin,
titreyen bitkilerin,
delip geçti gölgeler,
okların, ateşin ve çiçeklerin
gizemleriyle,
kıvrımlı gece, evren.

Ve ben sonsuzca küçük varlık,
koca yıldızlı boşlukla
sarhoşum,
benzeriyim,
görüntüsüyüm gizemin,
uçurumun bir parçasıyım,
yıldızlarla tekerlendim,
rüzgârda uçtu yüreğim.

GooD aNd EvıL 10-31-2008 06:25 PM

Şiddete Dair

Derler ki asi ırmak şiddetle akar
Kimsenin aklına gelmez mi
Onu sıkıştıran ırmak yatağına şiddetli demek

GooD aNd EvıL 10-31-2008 06:25 PM

Şehvetli Timsahların Sadece

Şehvetli timsahların sadece
Avustralya’da bulunduğu doğru mudur?

Nasıl paylaşırlar acaba güneşi
portakal ağacındaki portakallar?

Yoksa acı bir ağızdan mı
doğmuştur tuzun dişleri?

Doğru mudur ülkemin üstünde
*******i kara bir kondorun uçtuğu?

GooD aNd EvıL 10-31-2008 06:26 PM

Şarkımda Bir Hece Gibi

Şarkımda bir hece gibi
parıldar mı metalin damlası?

Ve bir yılan gibi sürükler mi
bir sözcük kendisini ara sıra toprakta?

Çatırdamadı mı bir isim yüreğinde
kendini açan bir portakal gibi?

Hangi ırmaktan gelir balıklar?
Gümüş işlemeciliği sözcüğünden mi?

Ve batmaz mı yelkenli gemiler
bir çok sesli harften ötürü?

GooD aNd EvıL 10-31-2008 06:26 PM

Şarkıların Varsa, Dostum

Şarkıların varsa, dostum
Onları şimdi söyle!
Çünkü zamanıdır şimdi şarkılar söylemenin.
Ve onları söyleyecek olan da sensin!
Yarın belki geç olabilir, dostum.
Tez tut dilini söylenmemiş şarkılar için!
Bırak konuşmayı şarkılar hakkında da
Bırak konuşsun şarkılar senin için.

Seveceksen, dostum
Şimdi sev!
Çünkü zamanıdır şimdi sevdalanmanın
Ve sevecek olan da sensin!
Yarın belki geç olabilir, dostum
Tez tut yüreğini duyulmamış özlemler için!
Bırak konuşmayı sevda hakkında da
Bırak konuşsun sevda senin için.

Hayatını yaşamak istiyorsan,
Şimdi yaşa!
Çünkü zamanıdır şimdi hayatını yaşamanın
Ve senin hayatını yaşayacak olan da sensin!
Yarın belki geç olabilir, dostum.
Kimdir hoşlanan senden kimi düşledin ve istedin?
Bırak artık bir şeyler beklemeyi de
Hayatını şimdi yaşamalısın sen, dostum!

GooD aNd EvıL 10-31-2008 06:26 PM

Şarkılar

Tırmanan gül yükseliyor
ve yutuyor azizin şakağını:
kalın pençelerle pekiştiriyor
zamanı o yorgun varlığa:
şişiyor ve esiyor o katı damarlarda,
bağlıyor akciğerin sicimlerini,
ve soluyor uzun uzun ve işitiyor.

Ölmek istiyorum, yaşayacağım,
bir alet edevat, sonsuz bir köpek,
bir devinim o koyu okyanusta
o yaşlı ve kara deriyle.

Kimin için ve kime yükseliyor gölgede
gitarımın sesi,
denizin tuzundaki balık gibi
hayatımın tuzundan doğan.

Ah, hangi sürekli ve kapalı ülke,
tarafsız, ateşin bölgesinde,
kımıltısız, o korkunç dolaşımda,
kuru, rutubetinde şeylerin.

Ancak dizlerimin arasında
gözlerimin kökü altında,
dikiş dikmeye devam eder ruhum:
çalışır o ürkünç iğnesi.

Denizin ortasında hayatta kalırım
ıssız ve çılgınca yaralı,
öyle dayanıklı ve yalnız,
acılar içinde terk edilmiş.

GooD aNd EvıL 10-31-2008 06:26 PM

Şarkı Hakkında Şarkı

Daha emeklemeden şarkı söylerdim
o zamanlar çok şey gerekmezdi
dokundu muydu birileri göbeğime
patlatırdım bir şarkıyı.
La la la lay la lay...

O zamandan beri hep böyle karşılık verdim
ne zaman dokunup kurcalasa hayat zihnimi
Mutlu ya da bunalmış olayım
düştü her zaman bir şarkı cana
La la la lay la lay...

Hiç bir zindan tutuklu kılamaz beni
Ben birdenbire söyleyenim - çünkü
benim çağırışım patlar şarkıda
ve özgürdür şarkıda ruh yeniden
La la la lay la lay...

Bir kaç kez başıma geldi
ki uyandım - ve baktım gitmiş ses
ne ki öyle bir korktum ki
başladım şarkı söylemeye korkudan!
La la la lay la lay...

Yaşlılar ve gençlere şarkı söyledim
Büyüklere ve küçüklere
ayarladım partal dilimi
anlasın diye herkes şarkımı
La la la lay la lay...

Balıkçılara ve yurttaşlara şarkı söyledim
Yoksullara ve varsıllara
hem aşk sevincine hem de acısına
ama sanırım barış hakkında daha çok söyledim savaştan ziyade.
La la la lay la lay...

Yaşama sevincinci hakkında şarkı söyledim
ve hayat boktan gidince acı hakkında
değil mi ki uçan mektuplardır şarkılarım
seven ve acı çeken herkese
La la la lay la lay...

Yürekler ve ciğerler katılaşmadan
hepimizin başına gelecek nasılsa bir kez
hadi şarkı söyleyelim hayattayken
hadi patlatalım bir şarkı
La la la lay la lay...


Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 07:15 PM

Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11   Copyright ©2000 - 2025, vBulletin Solutions, Inc.