![]() |
Şikayetli Bir Kaside
Ey güller arasındaki kız, ey güvercinlerin sıkışıklığı, ey balıktan ve gül çalısından hapishane, ruhun susamış tuzla dolu bir şişedir ve üzümlü bir çan tenin. Ne yazık sadece tırnaklar var sana verecek, sadece kirpikler ya da erimiş piyanolar, ya da yüreğimden fışkıran düşler, tozlu düşler tırıs giden siyah atlılar gibi, hızla ve kazayla dolu düşler. Sadece seni sevebilirim öpüşler ve gelinciklerle, yağmurla ıslanmış çelenklerle, dik bakarak kül grisi atlara ve sarı köpeklere. Sadece seni sevebilirim sırtımda dalgalarla, arasında kükürdün tok vuruşlarının ve düşünceli dalgaların yüzüyorum mezarlıklara göçüp giden belli ırmaklarda ıslak ve coşkun çayır o hüzünlü alçı mezarların üzerinde yüzüyorum boğulmuş yüreklerin ve gömülmemiş çocukların solgun listeleri arasından. Çok ölüm var, çok gömülüş aciz tutkularımda ve umutsuz öpüşlerimde, su var kafama düşen uzarken saçım, zamandan bir su, kendini koparmış siyah bir su bir gece sesiyle, yağmurdaki kuş çığlığıyla, kemiklerimi koruyan ıslak kanatlardan sonsuz bir gölgeyle: giyinirken ben, aynalarda ve camlarda bakarken kendime sürekli, işitiyorum nasıl beni izlediğini birinin ve hıçkırarak beni çağırdığını hüzünlü bir sesle, zamanla çürümüş. Duruyorsun toprakta, dolusun dişlerle ve yıldırımlarla, yayıyorsun öpüşlerini ve öldürüyorsun karıncaları. Ağlıyorsun sağlıktan, soğandan, arıdan, yanan alfabeden ötürü. Mavi ve yeşil bir kılıç gibisin, ve sana dokunduğum zaman durguncasın bir ırmak gibi. Gel benim beyaz giyimli ruhuma bir buket kanlı gülle ve külle dolu kupalarla, gel bir elmayla ve bir atla, çünkü karanlık bir oda var burada ve kırık bir şamdan, kışı bekleyen bir çift titreyen sandalye, ve ölü bir güvercin, bir sayıyla. |
Şiirsiz Bir Gün mü?
Şiirsiz bir gün. Fakat bak şuraya: Şeytan-çiçekleri, taşlar arasındaki çimen, yont-kuşu, saçlarındaki rüzgâr ve 1 Mayıs’ta dünyanın harap edilmesine ve savaşlara karşı taşıdığın kızıl bayrak. Hayalci miyim? Şiir hayallerin devinimidir maddede, seni ilgilendiren görülmeyen bir şeyin görünüşüdür, iyi, doğru olan an doğallaştırılmış fotoğrafsız bir gülüş gibi. Şiirsizlik / olduğu gibi bırakmaktır. |
Şiirce
Bu kırmızı bacadan geliyor Bu beyaz duman. Bu yeşil hıyar duruyor Bir sarı tabakta. Bu siyah bisiklette oturuyor Bir mor adam. Yol yükseliyor. Bisiklet yükseliyor. Yani yükseliyor adam. Duman yükseliyor. Duman da yükseliyor. Hıyar kıpırdamıyor. Netameli bir sessizlik. |
Şiir
Ve zamanıydı... Gelmişti şiir beni yoklamaya. Bilmiyorum, bilmiyorum nereden geldi, zemheriden mi yoksa bir nehirden mi. Bilmiyorum nasıl ya da ne zaman, sesler değildi, sözcükler değildi, sessizlik de değildi, fakat beni çağırıyordu bir cadde, gecenin dalları, ansızın başkaları, şiddetli yangınların arasından ya da belirsiz yüzümle oradan dönerken yalnız, dokunmuştu bana. Ne söyleyeceğimi bilemedim, ağzım bilmez isimleri, gözlerim kör, ve kımıldadı bir şeyler ruhumda, ateş ya da unutulmuş kanatlar, ve kendimce yorumlayarak anlamını o ateşin, yazdım ilk güçsüz dizeyi, güçsüz, içeriksiz, saf, saçma sapan, hiçbir şey bilmeyen birinin hikmeti gibi, ve birden gördüm göklerin kımıldayıp açıldığını, gezegenlerin, titreyen bitkilerin, delip geçti gölgeler, okların, ateşin ve çiçeklerin gizemleriyle, kıvrımlı gece, evren. Ve ben sonsuzca küçük varlık, koca yıldızlı boşlukla sarhoşum, benzeriyim, görüntüsüyüm gizemin, uçurumun bir parçasıyım, yıldızlarla tekerlendim, rüzgârda uçtu yüreğim. |
Şiddete Dair
Derler ki asi ırmak şiddetle akar Kimsenin aklına gelmez mi Onu sıkıştıran ırmak yatağına şiddetli demek |
Şehvetli Timsahların Sadece
Şehvetli timsahların sadece Avustralya’da bulunduğu doğru mudur? Nasıl paylaşırlar acaba güneşi portakal ağacındaki portakallar? Yoksa acı bir ağızdan mı doğmuştur tuzun dişleri? Doğru mudur ülkemin üstünde *******i kara bir kondorun uçtuğu? |
Şarkımda Bir Hece Gibi
Şarkımda bir hece gibi parıldar mı metalin damlası? Ve bir yılan gibi sürükler mi bir sözcük kendisini ara sıra toprakta? Çatırdamadı mı bir isim yüreğinde kendini açan bir portakal gibi? Hangi ırmaktan gelir balıklar? Gümüş işlemeciliği sözcüğünden mi? Ve batmaz mı yelkenli gemiler bir çok sesli harften ötürü? |
Şarkıların Varsa, Dostum
Şarkıların varsa, dostum Onları şimdi söyle! Çünkü zamanıdır şimdi şarkılar söylemenin. Ve onları söyleyecek olan da sensin! Yarın belki geç olabilir, dostum. Tez tut dilini söylenmemiş şarkılar için! Bırak konuşmayı şarkılar hakkında da Bırak konuşsun şarkılar senin için. Seveceksen, dostum Şimdi sev! Çünkü zamanıdır şimdi sevdalanmanın Ve sevecek olan da sensin! Yarın belki geç olabilir, dostum Tez tut yüreğini duyulmamış özlemler için! Bırak konuşmayı sevda hakkında da Bırak konuşsun sevda senin için. Hayatını yaşamak istiyorsan, Şimdi yaşa! Çünkü zamanıdır şimdi hayatını yaşamanın Ve senin hayatını yaşayacak olan da sensin! Yarın belki geç olabilir, dostum. Kimdir hoşlanan senden kimi düşledin ve istedin? Bırak artık bir şeyler beklemeyi de Hayatını şimdi yaşamalısın sen, dostum! |
Şarkılar
Tırmanan gül yükseliyor ve yutuyor azizin şakağını: kalın pençelerle pekiştiriyor zamanı o yorgun varlığa: şişiyor ve esiyor o katı damarlarda, bağlıyor akciğerin sicimlerini, ve soluyor uzun uzun ve işitiyor. Ölmek istiyorum, yaşayacağım, bir alet edevat, sonsuz bir köpek, bir devinim o koyu okyanusta o yaşlı ve kara deriyle. Kimin için ve kime yükseliyor gölgede gitarımın sesi, denizin tuzundaki balık gibi hayatımın tuzundan doğan. Ah, hangi sürekli ve kapalı ülke, tarafsız, ateşin bölgesinde, kımıltısız, o korkunç dolaşımda, kuru, rutubetinde şeylerin. Ancak dizlerimin arasında gözlerimin kökü altında, dikiş dikmeye devam eder ruhum: çalışır o ürkünç iğnesi. Denizin ortasında hayatta kalırım ıssız ve çılgınca yaralı, öyle dayanıklı ve yalnız, acılar içinde terk edilmiş. |
Şarkı Hakkında Şarkı
Daha emeklemeden şarkı söylerdim o zamanlar çok şey gerekmezdi dokundu muydu birileri göbeğime patlatırdım bir şarkıyı. La la la lay la lay... O zamandan beri hep böyle karşılık verdim ne zaman dokunup kurcalasa hayat zihnimi Mutlu ya da bunalmış olayım düştü her zaman bir şarkı cana La la la lay la lay... Hiç bir zindan tutuklu kılamaz beni Ben birdenbire söyleyenim - çünkü benim çağırışım patlar şarkıda ve özgürdür şarkıda ruh yeniden La la la lay la lay... Bir kaç kez başıma geldi ki uyandım - ve baktım gitmiş ses ne ki öyle bir korktum ki başladım şarkı söylemeye korkudan! La la la lay la lay... Yaşlılar ve gençlere şarkı söyledim Büyüklere ve küçüklere ayarladım partal dilimi anlasın diye herkes şarkımı La la la lay la lay... Balıkçılara ve yurttaşlara şarkı söyledim Yoksullara ve varsıllara hem aşk sevincine hem de acısına ama sanırım barış hakkında daha çok söyledim savaştan ziyade. La la la lay la lay... Yaşama sevincinci hakkında şarkı söyledim ve hayat boktan gidince acı hakkında değil mi ki uçan mektuplardır şarkılarım seven ve acı çeken herkese La la la lay la lay... Yürekler ve ciğerler katılaşmadan hepimizin başına gelecek nasılsa bir kez hadi şarkı söyleyelim hayattayken hadi patlatalım bir şarkı La la la lay la lay... |
Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 07:15 PM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2025, vBulletin Solutions, Inc.