![]() |
Coğrafi
haritalardan aşırdım kıtaları enlemler boyu gezdim adınla boylamlarla yok ettik zamanı çoğaldıklarımı kuşaklar boyu anlattım suskun taşkınlığımla ayracını yitirmiş kitaptım bilmem hangi sayfamda gelişin sözlüklerde anlamsızlıktın bense yaşadım evrensel şarkısızlığımı |
Cüzzamlı Keder
önce yağmurla ıslandı kavşağımız sonraları korku ve hüzün ben çıldırmaya yakın sen hep kaçma isteğiyle dopdolu bile bile imkansızı istemekti tutkunun kısır döngüsü arzular yerliyerinde zamanla kırık boğazımda düğümlenen sevgi ölü ağaçların yankılarıyla dolu aklım durgun bir gölde boğulmak gibi senin olmak belki seninle olmak suçluyum bahar kuşları gözaltında bilirkişi raporunda yaşadıklarımı yıllara vursam ben tarih öncesiyim bir dokunup bin ah işitmek çok şefkatli herşeyini teslim etmek sermek ayaklarının önüne ama ben hiçbir zaman gözönünde değilim bir şairi ancak ayrı olanlar anlar cüzzamlı lime lime kederleriyle |
Çağcıl Yangın
etekleri tutuşur baharın sessiz isyandır susuşum sakince yıkmaktır beynindeki ayrılık duvarını birlikte düşünmektir bir şeyleri aşk peynir ekmek bölüşür gibi ben seni bir bardak suda fırtına içimdeki ormanda çağcıl yangın insancıl başkaldırı saydım yırtık sayfalarımda turuncu bir ışık olur bazen endişe gelir konar tel örgülerine aramızdaki dünyaların evimin direği olsan ne yazar hasret içimde yarattığın depremin kırıntısıdır yol yokuş nedir bilmem alışık değilim dingin sulara bağırışlarındaki ırmaklarda yıkanırım günboyu beynimin fay hatlarında yılgın nehirler onulmaz yara hele bir git desen çeker giderim sırça köşktür ölüm şairliğime bıraktığın yağmurlara topraktır düşüncelerim kötü kader deyip geçemem layık olmalı bir şair en çok bir ayrılığa bin hayalkırığı duru saf tecriddir gülmek dudaklarıma ölüme poz vermek gibi yakağanlar doluşur gözlerime çirkin yapışır odam yakama dere tepe düz gitsem yabancıyım şehrime konuşmalarıma tül perdeler çekilmiş ocağımda tüten hala senin şarkın yankısı şehirlere atılgan |
Çağrılmaksızlığımsın
nankör güz ikindilerinde ektim seni kan tarlası gözlerime gökyüzü ağlamaklı aynı şeyi söylemekti ölmek yaşam ölüme asiyse anlamlı çağrılmaksızlığımsın uzak ışıklar üşümüş umursamazlık kana kesmiş sabaha tav tüm mutsuzluklar gölgesiz gecede kış kıyamet kir bit sensizlik oğuşturduğum ellerimle hohlayıp bitirmek isterim birlikte ufka yatıramayışımızı gözlerimizi |
Çaldın Gözyaşlarımı
çaldın gözyaşlarımı aktım su gibi sevda çölüne fır dönerdi içimi sana dökmemde acılar sokak sokak ıslanırdı saçlarımız çocukça ağlamaksılı aksak fırsatçılığında aşkımızın yanında sığ kalan ölümün ayrılık bulutları kapladı sevdamızın göğünü annemin yaptığı kurabiyeler gibi sanmıştım oysa aşkı tüm acısı olsa olsa dizimi top oynarken yaralamam kadar dı işte ben miyim bulutun hala yoksa gözlerimde bu yağmur sen misin sık sık erik ağacından içtiğim yağmur suyu sen değil miydin ki önümüzde bizi yutan pembe ufuk çizgisi aldı gözlerimi neye baksam nereye yönelsem beklenen yağmurumdun senin gelişini beklerdik çiviyle çamuru çizme oyununu oynamak için ellerimizde soğuk çatlağı yara bere içinde özlerdim okul yoluna çıkışını serçelerle tüm evren sadece 'sen' karın yağışından dolayı sen de böyle ak pak kar gibi kar yangınım benim tatile girişi gibi okulun çorabımda eldivenlerimde buz zerrecikleri pencereler çiçeklenmiş kırt kırt karı eziyorum ayaklarımla bir yandan ağlayarak seni düşünmek tek derdim istemem başka şey kol saatimi de çaldırdım üstelik anneme ne derim şimdi saçlarımda babamın sert parfümü kıvıl kıvıl eğilip eğilip okul kapısından gözlerim yolunu musluğa koşarım dikkatini çekmek için hokkabazlıkta üstüme yoktu bilirsin harita odasında öptüğüm burnunu saymazsam çok da kibar sayılmazdım sadece kış yağmurlarında sarardım her yanını bol kirpikli bakışlarımla ben hep yıllar öncesinde kaldım hep sen sen sen kestane saçlarında kaldım sevemedim başka hiçbir kadını yıllarım yıldızlarındır baktığın her an yumuşacık sesine sarınır dalarım uykuya tam 20 yıldır tam 20 yıl sadece seni aradım aşık olduğum her kuşun su içişinde tam 20 yıl ellerimde hala yırtık pırtık kitaplarım yaramazlık yapmayı beklerim karşında seni güldürmek için oysa günbatımı her an ne kadar kendine başka her an ben ne kadar başka biriyim ama sen hep aynısın hayallerimde tıpatıp aynı aşkım bu nasılsa durdu kalbim tam 15 yaşında |
Çamurlarımı Al Bula Yüzüne
daha yeni açılmıştım dümeni bozuk sen yelkenli değmemiş deniz ömrüne güller bitmemiş yaramaz asi çocuk aranır bahar rüzgarı gibi döne döne çamurlarımı al bula yüzüne çok sesli orkestramız olsun sokak, çöplükler kargalar almasın peynirimizi cicimli sarpa sararsın başkaldırımızla işler sazlar pes biz kolkola ucube iki soytarı oh yok kaybedecek bir şeyimiz bir aşk kampanalar alemler kedi miyavlamaları antibiyotiksiz sayrılarım senlen meşk |
Çayımı İçip Kalkıyorum
çaldım çırptım bulutları kendi göğümden kalbim yaşanmamışlık hırsızı yedim tüm sözlerimi aldandım kırçıl şairaneliğine denizler medcezirlere ağzı açık ayran delisi salgın umutların kederli yağmurlarına gömdüm seni ufka bakıp düşünememek acizliği hayatın esprisi başarılmamış ölüm tutkunluğusun sen suskunluğuma bakışlarının hüzün dağlarının eteğinde salıncak kurdum ağladım olmayacak olanlarımıza kır kuşlarının çılgınsılığında kırağı serpilmiş gurur tablosuydu kendini bilmezliğin albümlerde sararmış yalnızlıktı sarhoşluğunun bitimsizliği takıldı yüreğimin ağlarına martılara tutkun yüreğimim ağlarında için için kaynayan gözlerinin körfezi çayımı içip kalkıyorum seni aramaya hiçbirşey olmamış gibi anahtarlığımda kalan bakışlarınla açacağım kaderimle uyumsuz güzelliğinin kapısını kulağım kirişte |
Çello ve Aşk
her anışımda seni ellerim çello sismik bir sarsıntı penceremde vivaldi kemanlar denize açılmış ihtiyar kayık kürek dokundukça denize öpmüş gibiyim dudağını kırk ikindi yağmurlarıyla dolu göğsüm obua düşünceli aydınlık olursun soframda |
Çıkıp Gidiyorum Şimdi İlk Ben Çıkıp Gelsen de Şimdi Bir Daha
şimdi çıkıp gelsen bir daha bu gelen kirli bu olanaksızlığımız gittikçe eksildin eksiksiz çoğalır bir daha imkansızlığımız çıkıp gelsen bir daha şimdi toprak çekiyor senden sonralarımı sabahlarım artık sisli bir ikindi oturaklı bir karanlık çeker ayrılığımı daha bir çıkıp gelsen şimdi ayrı bir yeri olmaz sonra gidişinin bırak sen yoksan da gidişin kalsın daha bir yoksul geçsin *******in daha şimdi çıkıp gelsen bir anlatırım yoksunluğumu yorgunluğumu duraklarda aradığın bir ben miyim yoksa yağmurların mı ayrılığına dair bir daha gelsen şimdi çıkıp çaldığın kapı eskimiş baharın unutulmuşluğun taze utancı uykularımı rüyalarımı yakıp şimdi çıkıp bir daha gelsen giden geldiğince bir başkası geldikçe hiçleşip ölürsün yarın saçlarıma soluğunu bırakıp şimdi çıkıp ben ilk gidiyorum bir daha gelen ben olmadığımca hatırladığın dizlerinde uyuduğum o ben değilim yorgunluğunda öpüp ben ilk gidiyorum şimdi çıkıp ara sessiz bir sokakta gölgeli sende yağmurlu şafaklarımı hıçkırığımda serçelerimizi saklayıp ben çıkıp gidiyorum şimdi ilk ilk hep sondur yalan tüm dönüşler eteğindeki gözyaşlarımı şöyle bir çırpıp bırak hatıralara bırak yazdıklarımı çıkıp gidiyorum şimdi ilk ben bu ben değilim bu solgun gülüşler bu bir aptal kadar kederli neşeli bu acı coşku bu yakarış yitirişler beni unuttuğunu unutmadan düşündüm hep yağmuru seni unutmadığımı bildiğin için böldüğüm ekmeği paylaştım hep sabah kuşlarıyla özleyerek baharı sensiz bir ölüm mü bu iç çekişler ateşli ürperişler çıkıp gidiyorum şimdi ilk ben çıkıp gelsen de şimdi bir daha |
Çiçek Bozuğu
kentler kana kesmiş ben ininde bekleyişinin kalbimin en kırık yeri çiçek bozuğu kendi halinde sulak acıları sevmeyen satırlarıma gündoğdu yaratılışının sürgün vermiş aydınlıklarında boğuluyorum zaman cigaramın donmuş anlık tablosudur şimdi durulmamış isteklerin acıya çalan yalnızlığı kısık sesli yeniden yollara düşüp seni aramanın burukluğu göğsümde dönmem ararım dönmem bekleme hiç kollarındaki boşluğumla anla ölüm zamanda solması yüzümüzün parça parça sararan fotoğraftı bizi dolduran lime lime boşalıyor şimdi günlerimizin kasveti hasta kış akşamları içtğim bir bardak su olmadın heyhat ödeyemedim aşka borcumu hesabımı hatıralar ödesin sensiz |
Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 03:55 AM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2025, vBulletin Solutions, Inc.