![]() |
Sana koştuğum geceyi hatırlıyor musun?
Ölümü hiçe saymıştım hız sınırlarında gece karanlığında alevlenmiş bir ruhun solgun bir bedenle düeti vardı. Son defa görecekmişim gibi seni ya da beni öldürecekmişsin gibi bir telaş vardı ufukta Elimi tutunca rahatlıyordum bir çocuk gibi parmakların avucumdayken bir parmağımı seçip okşuyordun ya işte o değerdi bütün yokoluşlara. Yaralanmıştım biliyordun. Ağır yaralı kaldırılmıştım kırık düşler hastanesine. Kırık kalplerimiz ve yitik düşlerimizle biz belki de orada tanışmıştık. Kapısından dönmüştüm sonsuz sandığım evinden umudun. Tükenene dek hep var olacak sanmıştım adını anarken bile gülümsediğimiz yüce beklentilerimiz. Ne yazık ki beklenmeyen olmuştu Sekiz aylık bir mahkumiyet afla bozulana kadar yürekler de başka kulvarlarda koşar olmuştu. Dayanamadı saatler. Çanlar son hızla bir son hazırladı. Ve en küçük bir parça bile bırakmadan kayboldu başlangıçlar. Sana ilk kez seni sevdiğimi söylediğim geceyi hatırlıyor musun? Tutuşmuştuk. Yeniden lav püskürten bir yanardağa en yakın kasabalar gibi şehirler gibi telaşlı Ateş altındaki bir manganın taarruzu kadar cesurduk. Dünya kendi etrafında dönedursun biz birbirimizin etrafında dönmeye başlamıştık bile... Aşk mıydı teninin her an çağırışı? Aşk mıydı sensiz sabah olmayışı? Kahrolası *******in dayanılmaz baskısıyla beni sensiz bırakman aşk mıydı? Dedim ya kırık düşlerimizde birlikteydik sende bir korku bende bir son elde tarifsiz acılarla kocaman bir sıfır Biz birlikte tam olduk Birlikte öğrendik tadını yolculukların Birlikte çıktık keşiflere Beden dilinde yazılmış eserleri birlikte bıraktık Birlikte haykırdık mutsuzluklarımızı Birlikte kutladık baharı ve yazı Şimdi sen yoksun Korkularına yenildin yeniden hastanedesin artık Beni de aldıracaksın yanına yine biliyorum Serumla ayakta duran bir sevda masalının yüreğinde yeri olmasın bırak Bırak ta acılarımla yıkanayım Birlikte çıktığımız tüm yollarda Ben artık yapayalnızım. |
Gece meleğini arıyordu
düşmanı var mıydı bilmiyorum dostu da yoktu yuvarlandığı karanlıkta verdiği son nefes güvercinleri ürkütmüştü kanat çırpışları gökyüzünü boyuyordu Kırmızı gölge şehre akıyordu denize karışmıştı şarabın tadı ve kirleniyordu ölümün aydınlattığı yasak bölge Oğlum ölüm kızım doğum diye fısıldadı gece meleğini arıyordu siyah yüce beyaz işkence ekinoksta onikinci saatte ve acınası ümitsizliğiyle ağlıyordu |
Değiştim diyorum
değiştim diyorsun değiştik diyorlar --Kimse duyuramadı aşkın pilinin bittiğini düşünüyorum aşkın pilinin bittiğini düşünüyorsun aşkın pilinin bittiğini düşünüyorlar --Kimse söyleyemedi Mantık beş kıtayı yakıyor ya aşk ateşle eş anlamlıyken hangimizi selamlıyor... Değişim dudaklarımızın ucunda ya tutku ölümle eş anlamlıyken kimlerin kollarında... Seviyorum diyorum seviyorum diyorsun seviyorum diyorlar --Kimse tutunamadı Ölümün olduğu yerde dönüş te var yalan da var... |
Neden bu kadar karanlığım
ve neden uçuyorum gökyüzünde güneş kadar yalnız kimsesiz isimsiz Söyle bana neden ağlıyorum kendi kendime elimde sonsuz bir deniz ve tanıdık bir yıldızın üstünde Bir o elimde deniz bir bu elimde ve neden her seferinde aklımda sen varsın bir elimde hayalin bir elimde deniz ama sen çok uzak ben kimsesiz. 21.01.1997 |
Ege'de küçük bir vapur
dışarıda yapayalnız aşıklar Dalgalar hafif hafif dokunuyor aşıklara dalgalar sevgiliyi hatırlatıyor Rüzgar kesiyor yürekleri Gözler karaya umutla bakıyor Gecenin karanlığında kent ışıkları Gecenin karanlığında göz yaşları Ay ışığında süzülüp giden damlalar Güvertede hasret dalgaları, umut rüzgarları Kısa bir yolculuk bu Düşünmek için, sevmek için daha çok bağlanmak için ağlamak için. ve karaya düşünce ayaklar Her şeyi unutup yeni bir güne hazırlanır yapayalnız aşıklar. |
Naif korkularla
atıldık gökyüzüne hasat mevsiminde toplayacaklardı Tuzduk buluttuk okyanus kadar aşktık dün sığ bir derede çırpınırken bugün okyanusları aştık Naif korkularla düştük yeryüzüne sonsuzluğun teninden kopmuştuk yasaklarla terbiye edilecektik elmaydık yılandık sonsuzluk kadar aşktık dün yalnızlığa cevapsız sorularla lanet ederken bugün sonsuzluğu aştık kendimizi aştık aşka ulaştık |
Saygın bir hırsızın
kapısını çaldım gözlerim karşılığında dünyanın en masum soygununu planladım kapıdan geç benim gözlerimle gör onu dokun ve çal saygın bir hırsızın bir aşk suçuna tek iştirakidir değerlidir parmak uçlarında yürü ürkütmeden ve incitmeden al gözlerim karşılığında kalbini çaldım aşkın gözü kör o an inandım |
Yavrum
aşkım gururum büyü gibi gidişin duruşun dönüşün işliyorsun özenle dokuyorsun yedi rengi aşk sayıklatıyorsun *******i (güneş değil artık gecemin feneri) kucak dolusu yürek -ve patlamaya hazır -ve gözükara -ve döndüğünü düşleyerek yolunu ezberletiyorsun değirmenim unum ekmeğim umudum yavrum aşkım gururum |
Maviliğin
titremeseydi aramızdaki duraksız çekimle sana bu denli aşık olabilir miydim? maviliğin aydınlanmasaydı tek bakışınla 'benli' aşık olabilir miydim sana bu denli maviliğin beni sarmasaydı sonsuzcasına bu denli aşık olabilir miydim sana bu deli bu densiz sorular olmasaydı zihnimizde yine çıkabilir miydik işin içinden bir mavi tül içinde karşımda dansederken beni sevmek için geceye inat bir mum daha yakar mıydın? ben kurşunlamasaydım siyahlığını maviliğin korkuyla gözlerime kaçmasaydı birleşebilir miydik? 'Şimdi nerede olduğumuzu kimse bilmiyor ne kadar yakın ne kadar uzak tek bilinen afrodizyak aşk...' |
Bu gece yalnızlığın gölgesiyim kendimce
alay ediyorlar benimle yaz yağmurları İçimde kabaran ateşi kavrulmuş bir bedenin derinliklerinden çekip çıkarmak ne zor oluyor bir bilsen. Bir anlasan gözlerimdeki yağmuru alaycı yaz yağmurlarından koparıp ellerine bırakabilmek ne büyük cesaret. İnsanlık için küçük bir adım bir oyun belki benim içinse adım adım ölçmek gibi aşkın yüzölçümünü Bu gece yalnızlığın gölgesiyim kendimce soğuk olabilirim biraz tenimizde en soğuk günündedir yaz Üşüme sen, dünü düşün Bak ellerimi veriyorum sana bak gözleim bak dudaklarım Herşeyim Üşüme sen, beni düşün. 05.07.2000 |
Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 04:46 PM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2025, vBulletin Solutions, Inc.