![]() |
Gözlerinin Rengine Değil
Gözlerinin rengine değil, Derinliğine bakarım sevdiğimin. Dinmeyen feryadını, İsyankar bakışlarını, Kurtulamadığı yalnızlığını anlarım. Bazen sözleri ya beni kahreder, Ya da mutluluktan uzaklara daldırır. Yüreğinden çağlayıp gelen, Yanağını ıslatan gözyaşını göstermedin. Yoksa *******in koynunda mı ağlardın? Peki ya sen yüreğimin sızlanışını bilir misin? Öyle bir sızlanır ki, kelimeler dökülür yüreğinden, Acıdan damlalar değil, nağmeler çıkar dilinden, Sonra sığırcık kuşları alır gider, gönül penceremden. Yüreğimde sana olan çılgın sevgimi, Dile getirebilmeyi becerebilseydim, şaşardın. Arı sokası dilim çözülseydi, anlardın. Özlem kokan sevgimden, adeta yanardın. Gözlerimin derinliğine bak maralım, Dedim ya, gözlerin renginin ne önemi var; Siyah, ela, kahve, yeşil olmuş ne önemi var ki... Gözlerin derinliğe, bakışların anlamına ersin, Ruhunun derinliğine seslen, seslen de irkilsin, O derinlikten duyguların sana akıllıca aksetsin, İşte o zaman sevgimin kıymetini bileceksin, Dünya koskoca bir deniz, kalpler birer limansa, Her fırtınalı denizde sığınacak çok liman vardır, Amaç sığınmak mı? Yoksa bir ömür boyu sevda denizinde yolculuk mu? Fırtınalı havalının dinmesiyle, Yüreğindeki izlere dön, bir bak... Bıraktığım izlerin sende derin yaralar açtığını göreceksin, Bensiz geçecek günlerine kahredip yanacaksın. Gözlerdeki derinliği, sözlerdeki sıcaklığı arayacaksın, Karşılıksız, sevgi adına sevmenin ne olduğunu, Belki de toprağın rengine döndüğün gün kavrayacaksın, Çektirdiğini bir düşün, bize reva mı? Bana gel dedikçe inatların, yeminlerin ceza mı? Ben sevdim mi bir kadını, aldım mı yüreğime, Bağrıma basarım, severim, ölene kadar içim yanarcasına, Savrulmasına bile izin vermem kalan küllerin. Göğsüme hazan yelleri estirme, Vefasızların yaptığı gibi yaşarken toprağa gömdürme, Seni çok seviyorum, aşk kanunumsun; Yaşadığın gerçeklerin, bensiz hayallerin, Düşlerin kocaman bir yalan olduğunu, Gerçek sevgimin ne olduğunu, Gün gelecek, Elbet bir gün, sen de anlayacaksın... 16 Ekim 2002 Ankara. Cafer Tayyar Özkan |
Gözü Maralımsın
Sen ulaşılmayacak çoban yıldızım Eşi ender bulunan inci tanemsin Yamaçlarda kokladığım kır çiçeğim Ekmeğimin katığı, acı soğanımsın Bir sülün misali gamzeli endamın Bir ömre değer seviyorum deyişin Sabrımı bitiren masum gülüşlerin Yüreğimin azığı, gözü karalımsın Kadehindeki meyden sarhoş değildim Kalbindeki ateşten yanar giderdim Bir değil bin yürek feda olsun sana Gönlümün ayranı, gözü maralımsın Cafer Tayyar Özkan |
Gül Dalıyım
Dikenli bir gül dalıyım, Elden ele, yürekten yüreğe seslenen. Bazen bülbül sarısı olurum, Hüzünleri, hicranları bildirmek için Bazen toz pembe olurum, Dostluğu, arkadaşlığı vermek için Bazen kar beyaz olurum, Güzelliği, sırdaşlığı bilmek için Bazen kan kırmızı olurum, Kalplerdeki ateşi söndürmek için Bazen de al beyaz olurum, Gönülleri özlenen vuslata davet için Sonunda hislerin, duyguların arasındayım Sevenlerin eline sevinçle giden, Kalpsizlerin eline hüzünle giden Dikenli bir gül dalıyım. Cafer Tayyar Özkan |
Gülçiçeğim
İnan aşkını içiyorum, Sesini her duyduğumda, Hep sevgini yaşıyorum, Gül yüzünü her gördüğümde.. Sevgiçelenim, gülçiçeğim, Vazgeçemediğim, sevdiceğim. Rüyamdasın, baştacımsın, Başım yastığımda, Meleğim birtanemsin, Endamına baktığımda.. Sevgiçelenim, gülçiçeğim, Vazgeçemediğim, sevdiceğim. Bu kışım karbeyaz, Arzularım, düşlerimsin, Geçmedi yüreğimden ayaz, Sonbaharım değil, baharımsın Sevgiçelenim, gülçiçeğim, Vazgeçemediğim, sevdiceğim. Cafer Tayyar Özkan |
Gülemeyeceksin
Yalnızlığın acısıyla yanarak, Sevdayı delicesine içerek, Şaşkın kalbine güvenip, Artık bir daha sevemeyeceksin. Unutamayacaksın asla beni, Bensiz olacak mekanlarını, Çetelesini tuttuğun anılarını, Artık bir daha anamayacaksın. Sana göre gönül avuntusunu, Kalbinin en derin arzusunu, Her dem büyüyen coşkusunu, Artık bir daha tadamayacaksın. Dudaktan kalbine giden yolunu, Ellerinin vazgeçilmez sonunu, Gözlerin yakıcı bakışlarını, Artık bir daha göremeyeceksin. Sıra dışı güzel bir kadınım, Gözlerimle yürekleri yakarım, Kalplerde kapanmaz iz bırakırım, Artık bir daha diyemeyeceksin. Çaresizliğimi fırsat bilip, Sevdama aldırış etmeyip, Aklınca tavsiyeler sunup, Artık bir daha gülemeyeceksin. Cafer Tayyar Özkan |
Gülerken Ağlatma Yüreğini
Öperken kapatma gözlerini, Bakışımdaki derinliği göreceksin, /göremezsin, Özlerken kapatma pencereni, Rüzgarımdaki serinliği çekeceksin, /çekemezsin. Gülerken ağlatma yüreğini, Sevişimdeki heyecanı duyacaksın, /duyamazsın, Gözlerini kaçırma gözümden, Bakışımdaki manayı anlayacaksın, /anlamazsın. Hasretle inletme erkeğini, Sözlerimdeki tatlı hüznü bileceksin, /bilemezsin, Acıyla söyletme sevdiğini, Gönlümdeki hakiki aşkı tadacaksın, /tadamazsın. 08 Eylül 2002 Ankara Cafer Tayyar Özkan |
Gülü Dalından
Gülü dalından, Aşkı gönülden koklayacaksın. Gülü dalından, Aşkı gönülden edersen; Gül kurur, Gönülse ölür… Koşup saramıyor, Çekemiyorsa gönül, dildarını; Ne kır gülü dalından, Ne de aşkını dile gönülden… 02 Mayıs 2005 13:16 Ankara Cafer Tayyar Özkan |
Gün Batıdan Doğarsa
Beraber ağladık seninle Neşeyle dinledik şarkıları Hüzünle bakıştık sevgiyle Hiç silinmeyecek anıları Geleceği hiç düşünmeden Ayrılık hesabı yapmadan Bazen küstük bazen barıştık Saygımızdan ödün vermeden Hani birlikte olacaktık Mevsimler boyu sevgimizle Aşk kitabını yazacaktık O sımsıcak özlemimizle ******* yaşamaya değer Ateşinde yanmamız lazım Gün batıdan doğarsa eğer Ölene dek içmemiz lazım Cafer Tayyar Özkan |
Gün Sabaha Varmadan
Her gece söner şehrin ışıkları, Karanlığa isyan başlar kalplerde, Çok uzakta sevgi nurun olsa da, Gönül can verecek dildarı gözler... Hazandan yine bir gün çalmış bahar, Daldıkça hayali gözlerden kayar, Kuruyan yapraklar veda etse de, Gözlerden hicrana yaşları akar... Gün sabaha varmadan neler doğar, Kalbimde sana çok kutsal sevgim var, Ne kadar kızıp sitem edilse de, Canan sen diye nefes verip alır... 25 Eylül 2003 Ankara Cafer Tayyar Özkan |
Hadi Tez Davran
Neden yoksun ki en dar zamanımda, Böyle mi sözleştik aşk yazılan mekanlarda, kadınım diye içtim seni, Şimdiyse kusuyor yüreğim içindekileri, Hain törelerin seni bağladığı yerlerde… Oysa seni, Canparçam diyerek sevip, Maziden hakkımın helalini istemiştim. Kaderine kanma yoksa aldanırsın, Elbet böyle gitmeyecek devran, Sevgiyi yaşamada vakit kalmadı, Son bir gayretle hadi tez davran, Gün gelip terk edecek seni saran dünyan… Oysa sana, yeşil dünyam diyerek koşup, Vuslatla candan can parçasını gözlemiştim. Hazanda sevgimize yönelen ufkun, Sanki kaderine dolanmış mahkum, Meyden başka yok yerine gelen arzum, Eskiden şımarıp kollarına doladığın boynum, Bükük kaldı zifiri karanlıklarda, artık suskun… Oysa sana, ışıl gözlüm diyerek gelip, Rızanla sevgini yaşatmanı ummuştum. Su gibi akıt gitti zaman durmadan, Şefkatli sevgini verdin umursamadan, Aşk denizine dalıp giderken, Düşünemedim sende de bir nefsin, Senin de bir kadın olduğunu… Oysa seni, meleğim diyerek sarıp, Sevdaya borcunu ödemeni beklemiştim. 18 Nisan 2005 Ankara |
Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 11:38 AM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2025, vBulletin Solutions, Inc.