![]() |
Mandela
Kara Mandela elması karası nelson Ak mustafa’nın ödülünü reddetti medya Pencereni temizle Ezen ezilene borçlu Kara Mandela afrikalı Ak Kemal’i reddetmedi Kendisinden başka ve aynı zamanda kendine düşman zihniyeti reddeti İmza Masa Dağı’ndan Aslan Başı. Halkalı Seher Abdullah Karabağ |
Maviçam Ormanı
Çevresi çepeçevre çağlayan Geçen çağların çağlaması Zemin katı diyesin dövme bilezik Böyle bir yakada kayanın Sergenine oturtmuştu villasını Büyük gözaltı ormanını Buradan yönetirdi çağın Asarım-keserim dilkeseni Saltanatın zoru bir makastı kesmece dildi gıdası Sınırlarını uçurumların belirlediği Maviçam ormanı bir âlemdi Gece kondum gündüz dondum misali Ensede makas tabana kuvvet dilkesen yasası Saltanat saltanat içindir Tabi ki kutsaldır dilkesen hesabına Eğitilmeli maviçam ormanı Makastan kurtulmak dilini yutmaktı Dilini yutana karından konuşmak serbesttir İşbu mısralar gibi Yok mu başkaca hal çaresi yani çağlayanca Sıram sıram diller çağlarsa niye olmasın Amaaa Makasın bacakaları uzun ayakları şıkırdar Peki kim takacak zilleri? Yıldız Dalı Yasaklı Gönül Abdullah |
Mavişlenen Aşklar
Robotların sergisinde baş robotlar Baş robotların oturumunda putlar sürüsü Yazgıların üleştirilmesinde Bir acayip küçültmüşler Yaratıcı üreticileri tanrılar sürüsü Söylenir hiçlenir söylenir Ununu elemiş duvara asmış eleğini Hasretinden gözleri mor halkalı Parklı köşkün saygın hanımı Hiçlenir söylenir hiçlenir Meşguliyetsizlik Günde bir tırnağını kestirir Kalın keser ince keser eğeler ojeler Şaşaalı parkın köşklü hanımı Acılanır hislenir acılanır Süpürür köşkün içini dışını Solur hanımın parfüm kokusunu Mengili selvilerin navişli gülşeni Parklı köşkün mutsuz hanımı Aşklarını gezdirir gezmelerinde Doyumsuz sevişmelerin sahnelerini Buruk ayrılıkların yanık karelerini Hislenir acılanır hislenir söylenir Bond çantalı tek çekli çok hesaplısın Cüzdanı dolu dolu boş kartlısın Bir acayipsin vefasız sevgilim Hazan gezmelerimde yâr uyaklısın Parklı köşkün saygın hanımı Elemiş köşkün içine dışına Mor halkalı gözlerin öyküsünü Söylenir süpürür selvilerin mavişli gülşeni Bir acayipsin büyük hanım Bir acayip sevmişler seni Bir acayip derde salmışlar seni. Yıldız Dalı Yasaklı Gönül Abdullah Karabağ |
Mehkûmê Dilê Xwe Me
-ji Mehmed Uzun re- Tu kes nikarin ji ber xelas bin, Hîn negîhîştime, hêvalên te ne Berhewa dikine bi mêlên xwe; Kela kelê me li ser meqama te Lê, ez mehkûmê zara xwe me! Tu helatî ji nav rind û bilindan Pepûlê ber şewqa çavên te me; Hesret mam, qet min têra xwe Li vî alî, li wî alî temaşe nekir Lê, ez mehkûmê soza xwe me! Ketime nav deşt û keviristanan Vedidim der û beran, ne dîn im Ma kevir biqelşin li ser keviran Karê min ne defîne û gewher in Lê, ez sîmyagerê zêra xwe me! Serê min de tim tên sêwirandin Tu disefînî bi stêr û balinde ve; Ez ne nexweş im, pir darhal im Dixwazim te bigrim bê sêrbazî Lê, ez mehkûmê dilê xwe me! Sewta Berbangê Abdullah Karabağ |
Melek
Aşı erselik Yârende şölenlik Aşkı zinalık erilin beyerki seni beni soğuran erek Sen nesin dilek? Lacivert Oyalar Abdullah Karabağ |
Miçê
Köz yürek avuçluyordu Temmuz güneşini Dudağı kavruk Toprağın terinden Yoğrulan palêvan Zihne dolarken Bebe Miçê Harran yazından Nemrut diyarına Sevgi yolluyordu yumak yumak Miçê büyüdü Delişmendi çağı Atlardı arabasına atın Koştururdu ekmeğe Ekmek aslanın ağzında Devir doğurgan Devir Yedi başlı zulüm Devir zorba kalesi Kentte Yabanda Panzer Gülle sesleri Can pazarına sürülmüş *******in kuytuluğunda mangalar Kayıp İnfaz mangaları Ve dağlarında tomurcuklanan ülke’min gökkuşağı ezeli sevdası Yâr sesine doymadan Bohçalanıp savrulmuştu Nemrut eteklerinden Avrupa sokaklarına Oğul Miçê Bir hoş sürgün bir vurgun karası Gün ola devran ola Masal olmuştu Diyarı Semsûr’un Bozkır güneşi Koca ana’nın Tandır ekmek kokusu Davetkâr kavalın Eyşanê Elî’si Turna dilinden yâr nefesi Zılgıtlı düğün alayı Gün ola devran ola Omuzdan aşağı Luleli saçlar Luleler Zümrütü anka telekli Alnından başı sicim şeritli Küpeleri sedef Boynu tasmalı Midye gerdanlık İşlemesi cıncık-boncuk Şu kaldırım benim O kaldırım senin Cebinde natel’i var kimin gözü-kulağı Kolunda İri kalçalı ‘yosma’ Yosmaca ömür eritir Lozan sokaklarında Ve yanıbaşında Paramparça yürek yarası Kongre Binası! Şarkım Karanfilde Kalsın Abdullah Karabağ |
Mihemedê Benlî
-Bu Memed nasıl kurtulur- 1 Tanıktır Bilge Fırat tanık İsyan besler koynunda Yerin yedi katına tutsak Tarihi ayaklandırarak Sanıktır Koca Fırat sanık Dalında şahin yuvasıdır Şikefta Bûk û Zavan Dersanesi Can yoldaşların Oniki Eyül öncesi 2 Yıl Bindokuzyüz seksenyedi Mevsimlerden yaz Yine geldik sana Şen ola Kemerli Mezrası 3 Kimdi Neciydi Ne gerek var Sual etmeye Güne Gün gözüyle bakmayınca Namı diyarı Diyarından aşırı Bir adı Mihemedê Benlî Bir adı Benli Memed 4 Avcundaydı yüreği Daha da avuçladı Vardı köy odasına Mustafa Bey’in makamı İkramı bol Hürmeti sinsi Bey’in silik turası Kahya Mehmet Ali’nin Çullandı üzerine Rayber ruhlu Birkaç köylü Bağlandı eli kolu Haber salındı karakola 5 Potin dipçik Darbeleriyle indirildi Taş yığma toprak dama 6 Osmanlı kırma’sı Bezirgân başı Vehbi Efendi’nin Tutmasıydı biçare anası Sivilinde Sığır güderdi Ankaralı Çopur Memed Gözde askeriydi komutanın Zulüm kusarken Köy baskınlarında Tutmalığın Fukarılığın Baş sebebiydi bu köyler kürt köyleri Böyle bellemişti Ankaralı Memed Çavuş 7 Derken rivayeten Rivayeten denilir ki Balkanlar’dan Yemen’e Yemen’den Magrib’e Kara kalpak-yalın kılıç Aymazlığın kör neferleri Memedlerin mehmetçiği Biri durur Beşi vurur Zalimin cümlesine Duaya sayılır işkenceleri Kırılan Koldu ayaktı Süngülerde dokunan Umuttu yürekti Benli Memed’in Yoluna toy Uzun yolun yolcusu Yunusça dingin Nesimice direngen Mem û Zîn gibi sevdazar Kızıldağ’ın Benli Memed’i 8 Memed’im Yaşarım her şeyi yeniden Bir yanım Mihemedê Benlî Bir yanım Benli Memed Birlikte türküler söyledik Emek üstüne Berdar edilen ‘Üç fidan’ üstüne Şartel indirdik Halay çektik Deste gül olduk zindanlara Kefen gömlek Eyledik biz yaşamı Çabuk tut ellerini Benim kavga’m Seninle değil Deli Memed Divane Memed 9 Takat kalmayınca Mehmetçik memedlerin Ateşe verdiler Taş yığma toprak damı Ve kurşun yağmuru Vay li min Ferman eski ferman Aman’ı yok yaman’ı yok Ankaralı Memed Çavuş’un 10 Memed’im Yaşarım her şeyi yeniden Bir elim Mihemedê Benlî Bir elim Benli Memed Yalnız değilim Bütün sevdam başucumda Damla damladır belleğim Ak benekli nar çiçekleri Dalında kuş cıvıltıları Gölgesinde çocukluğum Elim varmaz yaş’a Türkü söyler dilim Tepemdeki yavru kuşa Ey güzel ülke’m Sırmalı güneş ülke’m Yaz yağmuru Toprak kokmuyor Kan-karanfil kokan ülke’m 11 Duman Dumana dolanır Dam Dumana boğulur Üç çöp kibrit ışıldar Tenli duman ortasından Dirilişidir mazlumlar’ın Çarpar kanat Kollarındayım dörtler’in Dörtler bir şiir Onsekiz mayıs ezgisiyle 12 Memed’im Yaşarım her şeyi yeniden Bir gönlüm Mihemedê Benlî Bir gönlüm Benli Memed Yalnız değilim Bütün sevdam ayakta Bayırında Oğlak-kuzu güdüşümüz Düzünde Çelik-çomak tutuşumuz Doruklarında Silah çatışımız Bir düş mü dersin Yaralı düşler kaçağı Bir şeyler düğümlenir şuramda Zagros eli’nden Kemerli Mezrası’na Hawarlaşan halepçe türküsü Bu Kaçıncı Enfal’dır Başımıza yağan Ve Binlerin Ve Yüzbinlerin kaçışı 13 Yeşil alevlerle Sarsılırken taş yığma dam Yanık sesinden Mihemedê Benlî’nin Meze olacaksa Dostlar sofrasına sözüm Kavlinden evvel paslanacaksa silahım Kırmayacaksa ölü kabuğunu Toprağa düşen cemre kanım Garip anam nazlı anam Mezarıma Çiçek konulmasın Adıma Türkü yakılmasın 14 Derken rivayeten Rivayeten denilir ki Çıkageldi savcı hakim Divan kuruldu Divana alındı Kömür bedeni Mihemedê Benlî’nin “Maktüle ait bomabanın infilâkından vak’a hasıl olmuştur” dedi Hipokrat yeminli Memed 15 Son defa yokladı Ankaralı Memed Çavuş Bir muska Göğsünde Mihemedê Benlî’nin Muska içinde bir muska Yeşil çuha içinde Şalın altın rengine Gülen gelincik alıyla işlenmişti Sarı çiğdem perçemli dotmam Sen ve Ben Nişanlıyız bu topraklara Serxwebûn’dur düğünümüz Hayli zaman oldu görmeyeli Öp benim için Ellerinden anamın An neman an Kurdistan! Şarkım Karanfilde Kalsın Abdullah Karabağ |
Milis Çocuk
Bir ocak newroz’dum Kavli belâdan beri Ha Bozkır döşünde Ha Dağ başında Nice Kış gördüm Tufan Nice Bahar gördüm Şavkı dilber Yaşam Budur dedim Çiçeğe durdum Aldanmışım Palete potine bere Kırıma sürgüne denek her bir yanım Bir gözüm kurşun yuvası Bir gözüm telli duvaklı gelin Yüreğim hıncahınç yürek Toprağıma sarıldım İnadım inattır diyerek Bu Nasıl tarihtir yazmaz Kaleminden darağacı Kurmuş haneme Düşmüşüm Düşürülmüşüm Kararmadı cevherim Bızıra durur umudum Umutların en güzeli KAVGA GÜNÜ’nde deşilmek Bekledim Yüreğim ateşte Erişilmez dağların Karını bekler gibi Bekledim Koynunda kitap Elinde kaval Çoban çocukla Dudak dudağa gelene dek Türküsü Al kana boyanan çocuk Taranmıştı sarat sarat Toyluğundan değil Tetiğe uzanan Ellerin kahpeliğinden Aşa-yima damlıyordu Dudaklarından Dudaklarıma Emdim canlandı Emdim açıldı gözleri Emdim güldü Can derdinde değildi bu çocuk Delice kavramıştı kavalı Paramparça göğsüne Gömüyordu Newroz’a dönüşsün diye Ben Newrozluğumdan utandım Bir karış toprağı Newrozlaştıramadım diye! Şarkım Karanfilde Kalsın Abdullah Karabağ |
Mimoza
Kar yağar düşlerime Mercan hızma mimozam Mardinkapı Sokaklar kale geçit Sabahın altısı Bir çocuk Açlığı geceden ödünç Koşar fırına Kar düşer saçlarına Almadan döner Bir lirası eksik Darılmaz içlenir Oyuncaksız kalmış Cudi'ye helikopter konduğundan Sabahın sekizi Dicle Meyhane uykusunda Bir bebek ağlar Parmağı ağzında memesiz Gelinliğiyle yanmış annesi. Şarkım Karanfilde Kalsın Abdullah Karabağ |
Min Bihêrin
Navmaliya şîrîn şîrîna navber Min têxin destarê destîbenav Di tariyê bêriyê de hûrik hûrik bihêrin Bi sibehê re berhevkin Kîsên hevrîşimê jê tijekin Li siya serwiya mala we Bi nexş û nimûş bi cih bikin Navmaliya şîrîn şîrîna şandî Bila di nav me de bimîne Hema rûperiya min tê taştêyê Ez ê jê re bibim dîwana rawesê. Sewta Berbangê Abdullah Karabağ |
Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 06:33 PM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2025, vBulletin Solutions, Inc.