![]() |
Temel batilarin en iyi cowboy'umus. Temel bir bara girmis ve ickisini icmis ve hesabi odemeden cikmis disari. 3 dakika sonra geri gelmis ve sinirli bir sekilde:
- Benim atimi kim caldiysa hemen geri versin. Hic kimsede ses yok ve Temel bir kez daha: - Atim 5 dakikadan gelmezse 1980'de yaptigimi bugunde yaparim, demis. Herkes korkmaya baslamis. Sonra Temel'in atini getirmisler. Iclerinden biri dayanamamis ve sormus: - 1980'de ne oldu, diye. Temel adama dogru donmus: - 1980'de yine atim calinmisti, bende.... yuruyerek eve gittim... |
Gümrük kapısından bir İngiliz, bir Fransız, bir Türk geçmek için bekliyorlarmış. Gümrük görevlileri valizlerini kontrol etmeye başlamış. Önce İngiliz'in valizine bakmışlar. İçinden 7 adet don çıkmış. "Niye 7 tane?" diye İngiliz'e sormuşlar. O da "Haftanın yedi gün var. Hepsi için bir tane. Pazartesi, Salı, Çarşamba..." demiş. "Vay be! Helal olsun medeniyete, temizliğe bak adamlardaki." Sıra Fransız'ın valizine gelmiş. açmışlar bakmışlar 8 tane don. "7'yi anladık da niye 8?" diye sormuşlar. Fransız "Pazartesi, Salı, Çarşamba... Hergün için bir tane, bir tane de ne olur ne olmaz diye yedek aldım" demiş. "Vay be! Adamlardaki temizliğe medeniyete bak!" demiş görevliler. Sıra Temel'e gelince açmışlar bakmışlar tam 12 adet don. "Vay be! Ne varsa bizim insanımızda var. Şu medeniyete, şu temizliğe bak!" Sormuşlar "Neden 12 adet?" Bizimki cevap vermiş "Ocak, Şubat, Mart,......"
|
Temel dava açmış ve ilk duruşmada Hakim sormuş ;
- Nedir şikayetin ? - Hakim bey bu Temel fıkraları var ya,benle Fadime'yi ağızlarına dolamışlar bizi rezil ediyorlar..hepsinden davacıyım... kim fıkra diye bizi anlatıyorsa onlardan tazminat talebim olacak.. - Senin adın Temel mi ? - Evet Temel - İyi de binlerce Temel var... o fıkralar neden senin için anlatılmış olsun.. - Hakim bey,ben çok iyi biliyorum beni kastediyorlar.. Hakim karşısında duran Temel'i iyice süzdükten sonra ; - Bak ama o Temel fıkralarının çoğu belden aşağı... oysa sana bakıyorum çelimsiz ve yaşını almış bir Temel'sin... o fıkralar senden çok daha genç, güçlü kuvvetli ve çapkın bir Temel için anlatılıyor... seninle hiç ilgisi yok... bu dava düşer.. -Madem Hakim bey siz böyle takdir ediyorsunuz mesele yok... demek tevatürmüş, ben değilmişim... - Evet sen olamazsın, başka Temel'dir onlar... sana sıra gelene kadar... - İyi hoş da Hakim bey bu dava için köyden kalktım buralara kadar geldim... boş dönmeyeyim... hiç değilse o güçlü kuvvetli Temel'den sana bir fıkra anlatayım... - Anlat bakalım.. - Bizim bu iri kıyım pazulu Temel Hakim karılarına çok düşkünmüş... - Dur,dur be,ne diyorsun sen... - N'oldu Hakim bey ? - Daha ne olacak ,benim Hakim olduğumu bile bile Temel hakim karılarına meraklıymış diyorsun..ağzından çıkanı kulağın işitmiyor galiba.. - Rica ederim Hakim bey, Temel fıkrası için karısı güzel binlerce hakim var... seninkine sıra gelene kadar.. |
Temel'e sormuşlar:
- Temel, birinin kafasını karıştırmak için ne dersin? Temel - 54 demiş. Soran kişi merak etmiş: - Ya niye 54 dedin durduk yere ? Temel açıklamış: - Bak gördün mü kafan nasıl karıştı... |
Fadime Temel'i alıp alışverişe götürür. Fadime o kadar çok eşya almıştırki Temel de beş kuruş kalmamıştır.
Fadime ye - "Sen beş para etmezsun ama birsürü eşya alayirsun" der. Bunun üzerine fadime - "Ya öylemi kanıtla o zaman" der. Temel yoldan bir taksi cevirir ve sorar - "Uşağum beni burdan üsçüdara ne kadara cötürürsün". - "5 milyon abi" - "Peki ya karumla peraber ne kadara cöturursun" - "Farketmez" cevabını aldıktan sonra Fadimeye dönerek - "Yaa pen sana dememuşmuydum peş para etmessun diye". |
Temel'i elinde tuttuğu penguenlerle beraber görünce,
- Bunu hayvanat bahçesine götür, diyorlar. Bir müddet sonra Temel'le yolda dolaştığını görünce: - Niye hayvanat bahçesine götürmedin? - Hayvanat bahçesine götürdüm. Şimdi sinemaya cideyruz. |
Temel yıllardır Amerikaya gitmek için hayaller kuruyormuş. Birgün konsolosluğa gidip başvuru yapmış. Aradan iki sene geçmiş Temel evlenmiş. Bu sırada da konsolosluktan vize çıktı diye kağıt gelmiş. sevinsemi üzülsemi. kahvede oturmuş kara kara düşünürken çok sevdiği bir arkadaşı yanına sokulmuş:
- Hayırdır. niye böyle duruyorsun. Temel: - Amerikaya gitmem için vizem geldi. Arkadaşı: - Ne güzel işte. sevineceğine üzülüyormusun? Temel: - Sevindim ama karımı yalnız bırakmaya korkuyorum. Kimseyede güvenip emanette edemem. Ne yapacağımı bilmiyorum. Arkadaşı: - Sana bir akıl vereyim. Çok iyi eğitilmiş bir köpek al sonra evinin etrafını telle çevir ve köpeği bu tele bağla. Evin dört bir yanına gidebilsin ki kuş uçurtmasın. Sonrada rahat rahat git istediğin yere. Temel: - Sağol kardeşim. demiş ve hemen gidip bir köpek almış. Köpeğin adınıda "Bobi" koymuş. Arkadaşının dediği gibi Bobiyi bahçeye bağlamış. Bakmış Bobi kuş uçurtmuyor. İki gün sonra karısıyla vedalaşıp amerikaya gitmiş. Bir hafta sonra telefonla karısını aramış: - Karıcığım seni çok özledim nasılsın. İstersen hemen gelirim. Karısı: - Beni merak etme iyiyim. Sen para gönder yeter. demiş Temel tamam demiş kapatmış. Bir hafta sonra yine aramış. Yine aynı cevap. Karısı sen para gönder yeter demiş. Aylar geçmiş ama karısı hep aynı şeyi söylüyormuş. "Sen para gönder yeter." Temel kendi kendine düşünmüş"ya bu kadın bir kere bile sen nasılsın diye sormadı. Şunu bir daha arayayım."demiş. Temel: - Karıcığım nasılsın? Karısı: - İyiyim sen para gönder yeter. Temel: - Bobi orda mı? Karısı: - Burda Temel: - Telefonu Bobiye ver.demiş. Temel: - Bobi nasılsın oğlum Bobi: - Hav. demiş. Temel: - Bobi evde kaç kişi var oğlum? Bobi: - Hav, hav. demiş. Temel: - Bobi evde ne yapıyorlar? Bobi: - Hehhehhe. demiş. Temel: - Bobi oğlum ne zamandan beri yapıyorlar? Bobi: - Auuuuu.... demiş. |
Midesi ağrıyan Temel, doktora gider. Tanıdık olan doktor, Temel ile biraz dalga geçmek için,
kısa bir muayeneden sonra hemen teşhisi koyar: - Temel, sen hamilesin. Temel, kendi kendine söylenir: - Ne? Yaktın beni Fadime, sana kaç kere "Sevişirken üste çıkma" demiştim. |
Gazeteci cocuk elindeki gazetelerle bagirmaya baslamisti:
- En son haber 2 Trabzon'lu gazeteci cocuk tarafindan kandirildi. O sira orada gecmekte olan Temel merak eder ve bir gazete almaya karar verir. Gazeteyi alir ama boyle bir haber yoktur. Tam gazeteci cocuga dogru giderken, -gazeteci cocuk: - En son haber 3 Trabzon'lu gazeteci cocuk tarafindan kandirildi. |
Temel torununa savaş hikayelerini anlatıyormuş:
- Savaşta düşmanlar etrafımızı sardı.. Bizi esir aldılar.. Komutanları bize dedi ki: - Şimdi iki seçeneğiniz var. Ya burada ölürsünüz, ya da burada hepinizi yatırıp bigüzel beceririz.... Torun hemen merakla sormuş, - Peki sonra ne oldu dede? Temel bir an duraksamış!! - Hepimizi öldürdüler... |
Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 11:32 AM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2025, vBulletin Solutions, Inc.