![]() |
Nisanın On Yedisinde De Kar Koparmış Göklerden
-Görülmüş şey mi! dedi kahvesini yudumlayan yaşlı hasta Hayretle bakarken yoksullar yurdunun avlusundaki kiraza, Nisanın on yedisinde de mi kar koparırmış salkım çiçekleri Bakım bezinden bir hafta önce soymuştum nazlı gövdesini. Salona çıkan gözlüklü kadın, onun sesiyle kapıya yürüdü: -İlkyazın ortasında lapa lapa kar, mevsim çıldırmış olmalı Üşüyor ne demek yanıyor, dedi kirazımız, çadır germedik Bu yaz kirazını yedirmeyecek bize; gün bitti, kar durmadı Çiçeksiz, meyvesiz bir kiraz olacak yoksullar yurdunun Utancına nasıl katlanabilecek ertesi yıla kadar ağacımız? Bir başka yaşlı adam baş yukarı izliyordu kar yağışını: -Yaprağı yeniden yeşillendirir de ama meyve çiçeğini... -Onu bu sene kara yatardı ya, dedi kahve içen yaşlı hasta, Kahve içirebilseydim, ısınır, çiçeğini düşürmezdi kardan! Tartıya Kalan Düşler Abdullah Karabağ |
Nokta
Çulun eskisi olur Köselenin de Devrimcinin asla Olursa Bilin ki Karşı tarafın yenisi’dir. Şarkım Karanfilde Kalsın Abdullah Karabağ |
Not
İstemezdim kuzu boğazına batan dişi emilen kanı yazmayı Üzgünüm Gerçek benim dışımda gerçektir elifiyim sen kurtsan Ben de yazarım! Halkalı Seher Abdullah Karabağ |
Notalar
Notalar kent Köyler bemol Kasabalar diyez Nurhat / Kasrok / Silopi Musa bırakılmaz Gaz bırakılır Karduk ülkesine Ağırdan geç Petrucianni Gözlerin dolmasın Çek perdeni Kuşlar uçmasın ağı-yaralı Arama Mozart’ı / Beethoven’i Besteler kırılır Güfteler lal Kargalar öter esesli Çaykoveski’den gel Michel Kuğular yüzedursun. Şarkım Karanfilde Kalsın Abdullah Karabağ |
Onbaşı
Elma eksi armut artı armut elma eşdeğer şak şak Ayva artı kiraz eksi kiraz ayva eşlem şakşakçı Uzay düşlem Düşün düzlem Ilkel üretim esrime Piramidin sırçasına sırçalı şakşak Bağışla işçi sunayı Kasketi kızılyıldızlı onbaşı Kahvehanede pişti oynar gibi Özümsenmiyor sosyalizm. Halkalı Seher Abdullah Karabağ |
Ondörtler’in Resimleriyle Göz Göze Gelmek
Zamansız gelecekse ölüm, adı bin kere hain olsun! Yiğitçe olmaksa bir kavgada, çoktan oradaydılar. Şafak atmadan bayrakları kaldırdılar, yıldız taktılar Ve göklere uçurmadan önce tek tek önlerine geçip Resim çektirdiler; vuruşarak çekilmek an meselesi.. Zamansız alacaksan ölüm, adın bin kere hain olsun! Ondörtler yan yana, kare kare tam on dört resimde: Bu yaş, yaşamak yaşıdır, yakışmaz bu yaşa ölümler En küçükleri daha yirmi bir yaşını doldurmamıştı; En büyükleri yirmi dokuzunda, Ondörtler’in başında Can bu yaşta, delik deşik edilmeden teslim edilmez! Kayıp giden yıldızlara kan ve gözyaşları yazılmaz; Sabahtı, kimyasal bir savaşla başlayan ölümsüzlük, Bir nevi sonsuzluktu, başka ölümsüzlüklere davetti. Tam on dört resim, tam on dört kare içinde gözler! Kimlikteki doğum yerleriyle bir anlaşmayı yırttılar, Yazıya dökülmemiş yeni bir anlaşmayı resimlediler. Yoldan, yoldaşlıktan kopmadılar; ateşle dövüşerek Güneş olup, göğüslerine karanfiller takarak gittiler... Tartıya Kalan Düşler Abdullah Karabağ |
Oradasın
Elbet bir gün Düşersin El gider Ayak gider Beden dökülür bir bir Talihin cilvesidir Vurursa Yaman vurur Gün olur Tomurcuk Gün olur Deli boran Ateş ve kül yazılır sonunda Korkulacak nesi var Taşıyamıyorsa dizlerin Seni ORA’ya Üzülme Toprağından koparılmış bir fıdan gibisin Uzaklarda Çok uzaklardasın Bülbülü altın ****se koymuşlar Ah vatanım demiş Sitem etme Bir yanına Ararat-Zağros Bir yanına Binboğalar-Amanos dersin Uzan arasına Yâr koynuna girer gibi O iki koca nehir Gözlerinden aksın Eğer sözün söz Yüreğin özüne saz ise Inan ki her zaman ORADA’sın. Şarkım Karanfilde Kalsın Abdullah Karabağ |
Orkide
Nasılsın iyiler iyisi İyiler iyidir güldestan Sanal sağım iyiler kuyusuna sağılma eğridir Yaldızdan ayrıksı aslında iyisin iyisin orkidem iyisin. Albümde hazan benim niye sorasın İyisin orkidem iyisin. Halkalı Seher Abdullah Karabağ |
Ozan
Bu kaçıncı deyiştir Saymadım Yükünü Yıldızlara Yollayan ozan Ya onlar Binerse omzuna N’olur halin İşinize Karışmak gibi olmasın Karınca ağzıyla Fil beliyle Yanaşır bu limana En iyisi Sen Kendine Başka bir liman ara! Şarkım Karanfilde Kalsın Abdullah Karabağ |
Ödül
Kopernik Öküzün elmasını şişledi Sistemine oturttu Galile Manzarayı dürbünledi Bedeli pişmanlıktı Ama Küre dönüyordu Ekseni kemiren kaftan dört kitapla savaşıyordu Eğer Dönmeseydi topacım Nobel ödülü kitapsıza verilecekti. Halkalı Seher Abdullah Karabağ |
Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 11:36 AM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2025, vBulletin Solutions, Inc.