![]() |
İçimizdeki çocuk
sen, mahallemdeki haylaz çocuk; uslanmayacak mısın hâlâ? .. gözlerin, mahallenin dilberi Gülbeyaz’ ın saçlarında, Nuray öğretmenin bacaklarında, zengin Mevlût amcanın para dolu avuçlarında, ceberut muhtar Cabbar’ ın kükremelerinde, fettan komşu Perihan teyzenin dolgun memelerinde! .. uslanmayacak mısın hâlâ sen, mahallemdeki haylaz, yere göğe sığmaz, yerinde durmaz çocuk? ah o çocukluk günlerimiz… zaman su gibi akıp giderken, değişen sadece bedenlerimiz. değişmeyen; içimizdeki çocuk ve genlerimiz, bir de, sessiz sedasız bırakıp gidenlerimiz! .. ama hâlâ o muzip çocuktur arada bir göz kırpan, o yaramaz… ve yaşam; her adımda iz bırakan bir yolculuktur: kıpır kıpır, dur durak tanımaz! .. |
İnsan Gibi
Endamına bir sözüm yok, kıvrandırırsın insanı, Ruhun kaybolduğu andır; biraz da cismini tanı(!) Bırak, bu saatten sonra olan olsun, biten bitsin; Namus, töre, ahlâk, mahlâk: kim fark eder olmayanı? Sorumsuz bir yaşam varken sorumluluk almak niye? Nedendir anlamıyorum; bağlanıp da kalmak niye? ! . Çoluk, çocuk, yemek, düzen: aynı telden çalmak niye? Özgürce ihanet et ki; kim ne eder çalmayanı! Devir böyle; eğlen, çal, çırp, sual eden kalmaz bunu, Aleme ibrettir diye vuran, kıran olmaz bunu, Lâkin düşünen beyinler kesinlikle almaz bunu; Yaşamın her boyutunda insanca anılmayanı! Bu günün, mutlak ertesi günü var, unutma sakın! Kime ne faydası vardır doğru olandan firakın? Varsa böyle onmaz yara; kendi haline bırakın: Ahlâkın erdemlerinin, ruhuna sunulmayanı! .. |
İstiyorum
Seni soymak; bütün bir geçmişini yıkamak istiyorum! Seni sağmak; içinde ne varsa okumak istiyorum! Seni sevmek; en güzel sözleri şakımak istiyorum! Sana doymak; kalbini aşkımla dokumak istiyorum! |
İsyan
(Şiirlerim sana! .. Neden durduğun yerden aval aval seyredersin? .. Kalk ayağa: görmez misin, bilmez misin; feda her şeyim sana! Demircinin örsüne vuran çekiç ben değilim: çek yüreğini örsten! Ayırtma yüreğini sana ulaşan sesten! ..) Dikkatinden kaçmamıştır umarım; Bir kader okunur ak alnımızdan! Ancak bir şey var ki hâlâ yanarım: Mutluluk kayıvermiş yanımızdan! .. Çizgiler paralel, vuslat imkânsız, Bir makûs talih ki vurmuş apansız, Adı kader olan dinsiz, imansız; Bezdirmiş bizleri öz canımızdan! .. Kavuşmak isterdim; elinden tutmak, Sarılıp, usulca dizinde yatmak, Aşkın has tadını kavlince tatmak; Sakınmak isterdim isyanımızdan! .. Gönül istemez mi yazmak kaderi, Bir gün, defterini dürüp; kederi Yok edip, her neyse verip ederi; Tarihe şerh düşmek ünvanımızdan! .. Üryandır sinesi, ciğeri püryan, Sözü bir, özü bir; namıdır Turan, Gönlünü fütursuz çevirip saran Aşka sitemimiz; efkârımızdan! .. |
İsyanım Sana
(Hey gidi Ege’ nin incisi... Adını anmak bana haram olsun! ..) ayrılıklar alnında mı yazıyordu? zülüflerin kapatıyordu, göremedim! .. hüznün ___telve gözlerinden ______figan figan damlamış da fark edip dindiremedim! .. oysa ___ne karabulutlar ______dolaşmıştı tepemizde, ne –uzun- sağanaklarda ıslanmıştık… ne tenlerimiz doymuştu terlerimize, ne de terlerimiz tenlerimize… bir masal gecesinde uslanmıştık! neden kaldırmadın zülüflerini? kör gözlü bir yaşamın terazisindeki bizim bir gram dara bile tutmamış değerimiz… ilenmekse Tanrı’ ya kaderimiz, ilenirim ********im! |
Kabadayı
Ben kimseye yiğit demem gölgesinden korkuyorsa, Yüzünden meymenetsizlik,şer ve hinlik sarkıyorsa. Yiğit vakarından belli: susuşundan, duruşundan, Yanlışı haykırışından, doğruyu buyuruşundan… Ben kimseye yiğit demem korumasıysa üç beş it, Elin cebiyle, kendini sanıyorsa Harun Reşit! .. Topuklara salladığı birkaç mermi selâm ile, Bir yerlere yolladığı üç beş cümle kelâm ile… Dayılar gönül koymasın, lâkapları kabadayı, Böylesine yiğit demem: şehirdeki ipsiz ayı! |
Kadın Davet Ederse
(arada bir duygulara takılır oltalar / ne zararı var bunun? / en nihayet; günahsız ve sıradan voltalar…) kadın davet ederse yer gök tir tir titreyecek, can ve canan birleşip, arslanca kükreyecek! birlikte sevişmenin …dayanılmaz arzusu ……hiddetlendirir birden; ve can… ve canan aşkı …ilham alır şiirden: ……sevişme terkîbine ………döner aşık duygusu! ... kadın davet ederse, hayata davet çıkar …o ölümcül zehirden! |
Kan Ağlar
Izdırapla geçirdiğim onca yıl Matemimi tutan bülbül kan ağlar, Yaklaşırken yavaş yavaş ince yıl Hatıramı dinler de gül; kan ağlar! .. Can çıkmamış, beden diri; kim kanar? Oysa içim, görseler ki sen kanar! Paçalardan süklüm püklüm sarkan ar Pişman olur, çözülür dil; kan ağlar! .. Sanmayın ki her gün sürer ihtişam, Kapınızdan her gün girer ihtişam, Günü gelir; birer birer ihtişam Terk eder de bükülür bel; kan ağlar! .. Sevda dedim; desturu yok dediler, Para dedim; talibi çok dediler, Huzur dedim; gel de bir bak dediler Kuyruk uzun, itibar pul; kan ağlar! .. Turan der ki yaşam üç beş damla kan, “Kader” de git; kapanmaz ki şu yakan? Görüversen ki yüzünden nur akan Bir meleğe, ram ol da gül; kan ağlar! .. |
İflas
Aşkı tanıdım, yandım, Huzurunda secdeye kapandım. Nerden bilebilirdim ki Sen de tanıyorsun sandım! Bilememişim be kadın: Allah’ ımdan utandım! |
İnfaz
Suçüstü kıvamında yakalandın ey iblis: Ruhumu iğfal eden bir karanlık güç gibi Karanlığa paravan; güler bir yüz, mutantan… Lâkin; sanki kalbimden alınacak öç gibi! .. Bir gönüllü bayraktar olmaya mı soyundun; Sızlayan yüreğime sapladın hançerini? .. İhanet oyununda peşrevci başı oldun; Sevdalı düşlerime kapattın pencereni! Elveda ey nazenin duygularım, elveda! Bahçemdeki çiçekler; güller, sümbüller üzgün! .. Ölmek mi bu hissiyât? Zalim belli olsa da, Ne mahkemesi belli, ne hâkîm olmak mümkün! .. |
Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 08:12 PM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2025, vBulletin Solutions, Inc.