![]() |
İntikam
Usul, usul yaklaştı adam Elindeki silahı patlattı adam Kırıldı ayna, sızdı kan Bakıp kanlı gözleriyle Koşarak uzaklaştı adam Uyuştu parmaklar Durdu, hiç durmayan Bu nasıl kin Bu nasıl intikam Aynada kendini vurdu adam Hayat gözler önünde Koca ömür san ki; Bir saniyelik zaman Neye yarar intikam Neden vurur kendini adam Bilmez ki terk etmez onu Beyninde ki o zan Yaptın, kim hesap soracak olan Hataydı, nerde mahvolan Kendine zulmeden adam Bitsin bu intikam Ali Gençay |
İstanbul'da Bir Hazan Mevsimi
Sen bakardın kabarırdı deniz Sallanırdı tekneler Teknelerde bakıl ekmek dumanı Sen susardın içim acırdı Yoksun işte sustu vapurlar İçimi deliyor martı çığlıkları Hani hayal kurardık Yedi tepeli şehirde Adalılar bizden bıkardı Anadolu hisarıydım ben Sen Rumeli hisarı Dudağımda hüzünlü gülüş kaldı Surda gedik açılmış Gedikte yakılmış lastik isi İçilen şaraplar kırılmış Evsizlerde unutmuşlar bizi Unutmamış Konstantin Selamlıyor serviler Ayakta Karaca Ahmet Beni görünce geçmişi Seni sevmek Öyle büyük bir vakardı Her mevsim değişirdi saçların Yazın ekin tarlaları gibi sarı Sende sevdim en çok kızılı Kıştı, saçlarını rüzgar okşar İstanbul kızıla bulanırdı Şarkılar söylerdim boğaza karşı Oltama redif takar Ben şiir yakalardım Aşk beni tutardı Bak pencerenden Tepeden sararmış at kestanesi Önce en körpeleri Sonra kocamış kalın yaprakları Peşinden sürükledin giderken Kadıköy’ü, Üsküdar’ı Yağmuru ve martıları Çağıran sendin hazanı Giderken çağırdın değil mi? Son mevsimi, sonbaharı Ali Gençay |
istanbul
İstanbul’u hiç yaşamadım hele İstanbul’da hiç.. sevdayı yedi tepesine yaydım yalnızlığımı kız kulesine 'istanbulda sonbahar kız kulesi ve adalar, bu benim benim bu yaşananlar gönlümü yediye böldüm hertepesine beni gömdüm haliç'de kızıl bir akşam Yedikule zindanı göğsüm Istanbul’u hiç yaşamadım hele ıstanbul’da hiç.. sevdayı yedi tepesine yaydım yalnızlığımı kız kulesine a.gençay Ali Gençay |
İste
I- İste benden Yangınlarımı Tanı ateşi hapsedeni Yanarımda Ateşim avutamaz üşümelerini II- İste benden Mavilerini Kırmızılarını Pembelerini Yıka yüzünü Akıt tüm boyalarını Aynaya ver güzelliğini Ver ki kırılsın Sana benden çok bakan Aynanın şehveti III- İste benden Geyve‘nin güllerini Mono rosa şiirlerini Ihlamurlar açarken geleceğim Al mendile sar Telli turnayla haber sal iste Özlemlerini IIII- İste benden Bende ki seni İste ki Azat et esirini Ali Gençay |
İsyan
Tırmandım ulaşılmaz fikrine yel,fırtına,ayaz kesti Seni sevdim niceleri bir yeldi,tenimi okşadı geçti Zamanın rençperiyim an,dakika,saat bir gecelikti Sırtlandım sevdanı,zaman arsız nehir,akıp geçti Kuzgunlar,akbabalar ve insanlar,vahşiden daha vahşi Ne zaman yumsam gözümü üşüştüler ruhuma her biri Değmesin bana kimse ben kimseye yar demedim ki Girmesinler *******ime *******i yanarım,kor ne ki Ali Gençay |
İşte Benim
Siyah ceketim Beyaz gömleğim Gri pantolonumda Gözyaşı lekelerim Islak kaldırımlarım Memeleri sismiş kancık kedilerim Gömleğimi delen acı yelim Çöpten nimet, kimsesizlerim Yüreğim deki senim Küçük şehrim Uzun *******im İşte benim Sigarımdaki zifirim Nefesimdeki çaresizliğim Ökçemdeki demir, sesim Korkak cesaretim Yalnızlık sessiz ezgim Marpucumda gümüşten zevkim Zar sesinde kaybetmişliğim Yastığımda yıllanmış kirim Çarmıha gerilmiş yüreğim İşte benim Odam, keskin köşelerim Saklayamadığım endişelerim Perdemi kaldıran rüzgâr Davetsiz misafirim Cellâdım, son isteğim Elinde ölümüme ferman Cevapsız, ecel terim İşte benim Asık suratlı aynam Bakışlarım tutsak Ölümcül hastalık içimdeki hevesim Benden büyük yalan mı var Hala kendimi affetmedim Dokunsalar! Yanar ellerim Baksalar! Gözlerimle geceyi ateşe veririm Deliyim, divaneyim Belki de serseriyim işte benim |
İşte Sana Sevda
Hangi yürek iflah oldu ki aşkta Aşkı masal,sevdayı oyun sayanlar Bendenler görmediğiniz ateşle yanmakta Üflenecek bir gün sura Kurulacak,ince,kılıçtan keskin sırat Eyvah,işte o zaman yanar benden nara Bırak acılarını avuçlarıma Beyazlarını kapatmak için boyadığın kızılları Ufka sal, dağıt gitsin rüzgara Gökyüzü boyanır mehtaba Ufka dalarsın,gözlerinde hasret Düşler sarar bedenini,işte sana sevda |
İtiraf
Kıvrılan yollar,kısalır zaman Koşun ilerde hayat,güllük gülistan Yağmur düşer damla,damla Her damlasında yedi renk hülya Düşün,yaşayandan damlar kan Fışkırır hayat,çatlamış tohumdan Hayat perişan,hayatlar ziyan Yüreklere duvarlar örülür Görünmez duygulardan Nemden yıkılır duvar Yiğit geberir gamından Avuçlarım terliyor Zemheride yanmak garip Kardelenler fışkırır buzdan Okşasam gülü,ellerim kan revan Kadife tenlim,karanfilim Kokunda nefes alırım,tadında demim Sokul koynuma,ayaz vurmasın seni Rüzgar şarkı söyleyip kandırmasın seni Düş dudaklarıma sabah çisem Dudaklarında hayat,yoksa ölüp gideceğim Ali Gençay |
K 'larda
Kanayan eşmelerden içtim aşk şarabını Kelimelerimin cesurluğu sarhoşluğumda Kaçıncı cesaretim bu,kaçıncı intiharım Kaçma benden güneşi alacağım kollarıma Kudurmuşluğun adı mikrobik kalın kitaplarda Kaçmak istiyorum tabanımı delen acılarla Kaçıncı isyanım bu,kaçıncı firarım içtimalarda Korkma benden beyazlar saçamam saçlarına Kuytusuna büründüğüm alacakaranlıklarda Koca,devasa canavar yarattım korkularımla Kaçıncı uçuklayışı bu,kaçıncı sızı dudaklarımda Kaçır beni korkuyorum çöl kurusu yokluklarında Kahırların dizildiği tane,tane hüzün sofrasında Kursağım düğümleniyor kaskatı sevdalarında Kaçıncı düğümlenişi bu,kaçıncı yutkunuşlarda Kahrolası boğazım yapma bunu açım ben sevdaya Kuru yaprak düş! kaderin bu mevsim sonbaharda Kıyamam çıplaklığına adımızın kazındığı ağaçlarda Kaçıncı sonbahar bu,kaçıncı baltalanışı acımasızca Köklerini sal bana tutunacağım,uyanacağım baharda Ali Gençay |
Kadınım
’Kadınım,ateşim,narım, efkarım,, Gece gel gündüz gel,dize ol bana hece hece gel Çıkar rediflerini üzerinden,kafiye ol öyle gel Son kurşunum kalemimde,kağıda dizil de gel Perçem perçem saçların,gözüne sürme çek de öyle gel ‘’kadınım,ruhum,varım,eyvahım,, Kapa gözlerini,unut bütün söylenenleri,katıksız gel Damarım da kansın,ruhuma cansın, ecel olda gel Korkular büyüt gecende, şimşek,gök gürültüsü,çocuk olda gel Bak bir yaşam sana,sus konuşma,ahraz ol lal olda öyle gel ‘’kadınım,hevesim,nefesim,sebebim,, Ali Gençay |
Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 04:05 AM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2025, vBulletin Solutions, Inc.