www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee

www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee (https://www.cakal.net/index.php)
-   Edebiyat (https://www.cakal.net/forumdisplay.php?f=268)
-   -   Necmi Ünsal (https://www.cakal.net/showthread.php?t=144018)

GooD aNd EvıL 04-10-2009 06:32 PM

Mezarlıktan Geçer Her Yol

Bir mezarlıktan geçer her yol.
Sessiz bir çığlık basar ben’i.
Salı omuzlar dört fâni kol.
Yakalayıvermiş ecel teni.

Her kabir sessiz birer cümle.
İşimiz çok zor desenize!
Ebedî sükut son düğümle
Damlayı sokar bu denize.

Kabir evinde ömür yatar.
Ömrün encamı ruhta saklı.
Sabahlar olur şafak atar.
Ölüm giderir serden aklı.

Cesede vatan, ömürden im.
Ukbânın sanki -de hâlinde.
Âleme bâkî emirden im.
Fânîye mezar sus kâlinde.

Mezarlık şehir, maddi berzah.
Feryadı duymaz ne ins ne cin.
Ya gül bahçesi ya narda ah.
Gidecek insan yaş olsa bin.

16 Temmuz 2004 Cuma, Danimarka-Køge 18.18 *5+4

Necmi Ünsal

GooD aNd EvıL 04-10-2009 06:32 PM

Minare: Kurtuluşa Çağıran Yapı

Nice cansız taş sütunlar coşkun ezanla şahlanır.
Tevhid saniye saniye şahadetle izahlanır.

Feza, minareyle çeker vahdaniyeti kendine.
Dolar seherde secdeler, hep dingin gönlün bendine.

Kubbeleri kuşatırlar sülün gibi, elif elif.
Her biri ayrı şaheser, estetik ise muhtelif.

Baltacıoğlu der ki: “Türk demek minare demektir.”
Doğru... Bu ne güzel usta ve bu ne güzel emektir!

Onlar bu vatanı İslam eden, Türk eden bir hattır.
Taş maddeyi mana yapan, âbidevî bir sanattır.

Milli Türk zevki kalemce yükselir, hep ince ince.
“Buralar hep bizim” diye haykırır sanki kendince.

Minaredir, göz ve gönül aydınlığı sunan yapı.
Kurtuluşa çağırır ' gel ' nidasıyla kapı kapı.


17 Nisan 2004 Cumartesi, Danimarka-Køge 16.19
8+8

Necmi Ünsal

GooD aNd EvıL 04-10-2009 06:32 PM

Mükemmel İnsan

Mükemmel insan, kendini Rabbinde bulandır.
Kaçarak benlikden, yüce Rabbe sokulandır.
'Kendini bilen Rabbini bilir ' der peygamber.
Hakk'ı bilen etrafa hep saçar misk-ü amber.


11 Mart 2004 Perşembe, Danimarka-Køge 22.42
8+6

Necmi Ünsal

GooD aNd EvıL 04-10-2009 06:33 PM

Nasıl Girerim Ben Senin Günahına

Baharla coşan şelale, duygunla beslenir; akar senden.
Karlar haber verir gülden, kendini silkeler kardelenden.

Çiçek çiçek tozar yeller, tünerim ılgıt ılgıt sehere.
Bazen hicranla eserek tozarım, bilemem hangi yere.

En ıssız sahilde kalan, garip özlemin ayak iziyim.
Sevda elinle kalbime sapladığın aşkının biziyim.

Bülbül, hasret nağmesiyle şakır; sonunda konar gülüne.
Yedi cüceden biriyim ben, karşı koyamam herkülüne.

Yedi gölden sular içtim, içtim amma dinmedi hasretim.
Yılan soktu büyüttüğüm anıları, tutmadı şerbetim.

Âh ne edeyim! Kaderim benim, yedi düvelle savaşmak.
Ferhat bir dağ delmiş, heyhât; benimkisi kâf dağını aşmak.

Züleyha bir kez düşürmek istedi Yusuf’u tezgahına.
Züleyha değilim, nasıl girerim ben senin günahına!


25 Nisan 2004 Pazar, Danimarka-Køge 22.03
8+10

Necmi Ünsal

GooD aNd EvıL 04-10-2009 06:33 PM

Ne Param Var, Ne Pulum

Ne param var
Ne de pulum,
Yok
Hiçbir şeyim!

Ben yalnız
Sana kulum.
Sensin her şeyim!

Tek sana
Çıkar yolum,
Sensiz ben
Hiçbir şeyim!

Yazmaktan yorulsa da
Elim kolum,
Bir hiç olsa
Her bir şeyim,

Bomboş da kalsa
Sağım solum,
Ben seninle
Hep bir şeyim!

Yok kimseyle
Benim zorum!
Her şeyle değil,
Ben seninleyim!

Hiçbir şeyi, kimseyi
Yakmaz ateşim korum,
Bir gün yaktığın ateşle
Sonsuz bahçendeyim...


10 Şubat 2004 Salı, Danimarka-Køge 18:24

Necmi Ünsal

GooD aNd EvıL 04-10-2009 06:33 PM

Ne Yapayım

Bu koca alemde bir zerreyim bir zerre.
Dünyaya gelmişim ne yapayım bir kere!

Varlık alemi tüm zerrelerden oluşur.
Bu oluşum güzel bir ahenkte buluşur.

Bu kalp, et, kan, sinir ve damardan ibaret.
İlahi tecelli eder onu ziyaret.

Anlayıp etmeli bu ziyareti kabul.
Anla, nedir diye sorma! Onu da sen bul!

Sırrını kulunun küçük kalbine vermiş.
Sevmiş bizi, sevmiş de müjdeci göndermiş.

Koyamadım ben’i kalbimden başka yere.
Dünyaya gelmişim ne yapayım bir kere!


10 Mart 2004 Çarşamba, Danimarka-Koge 18.48 *6+7

Necmi Ünsal

GooD aNd EvıL 04-10-2009 06:33 PM

Nefretsin Katmer Katmer

Sende eser yok mertlikten, boş bulunca meydanı.
Patır patır laf dökülür, çok yalanlar atarsın.
Yiğitlikten dem vurarak, kollarsın sığ bir anı.
Hep köpeksiz köyde gezip, garibe taş atarsın.

Mangalda kül bırakmazsın, lafın boşu hep sende.
Tilkide beş metre kuyruk, konuştukça batarsın.
Şikayetin hesabı yok, sebep dolu cep sende.
Kuyrukludur yalanların, günahlara batarsın.

Müslümansın hep kendine, başkasına yok faydan.
Dilin sivri, şükrün eksik; imana kir katarsın.
Haramzade dostun olmuş, küfürlerin kalaydan.
Bir nefretsin katmer katmer, ömre zehir katarsın.

Tezgahın kin-nefret dolu, pazarında sevgi yok.
Meymenetsiz bakar yüzün, ekşi sirke satarsın.
Mal ve paran geçer akçe, nazarında yergi çok.
Rüzgar ekip tayfun biçer, bol bol öfke satarsın.

İyi niyet uçmuş gitmiş, sen felaket tellalı.
Korkuların habercisi, at üstünde tatarsın.
Kullukta yok gözün, başın ibadetle belalı.
Manda gibi yiyip-içip, inek gibi yatarsın.


11 Haziran 2004 Cuma, Danimarka-Koge 20.06
4+4+4+3

Necmi Ünsal

GooD aNd EvıL 04-10-2009 06:34 PM

Nisan Yağmuruyla Coşmak

Şu koca dağlar hiç yol vermedi.
Yalçın kayaları aşmak çok zor.
Deli gönle aklım hiç ermedi.
Hüzünden sevince taşmak çok zor.

Hasret bir köPage Rankingü bu kuru çölde.
Yeşil vahalara koşmak çok zor.
İnci mercan olmaz ölü gölde.
Nisan yağmuruyla coşmak çok zor.


30 Haziran 2004 Çarşamba, Danimarka-Køge 23.49 *6+4

Necmi Ünsal

GooD aNd EvıL 04-10-2009 06:35 PM

Niye

Tik tak
Tik tak
Dur
Dinle ve bak
Zamanda
Biz de varsak
Geçer
Saat dakika saniye
Vakit
Dönmez geriye
Ecel
Görsün gelmeye
Gitmez
Ne geriye ne ileriye
Bu gidiş
Nereye ve niye? ...


15 Şubat 2004 Pazar, Danimarka-Køge 01:36

Necmi Ünsal

GooD aNd EvıL 04-10-2009 06:35 PM

Niye Vururlar Kuşları?

Niye vururlar kuşları?
Kolayca aşarlar yokuşları.
Dağları, taşları...
Süzülürler korkusuzca ovalara.
Denizlere, ormanlara...

Özgürce uçarak
Gökyüzünde,
Kanat kanat açarak
Ruhun özünde,
Ederler seyahat!

Bu, insanın özgürlüğe duyduğu kin mi?
Yoksa, uçamadıkları için mi?

İnsanlar neden düşman bu kuşlara?
Niçin vahşi hınçlar tüm uçuşlara?

Kuşlar, özgürlüğün simgesi!
Hafifliğin hür imgesi!

Kanatlar dünyayı kucaklarcasına
Açıldıkça açılır.
Çırpıldıkça hürriyete kaçılır.

Niye vururlar kuşları?
Yere sokarlar bakışları!
Kanatları kırmak için!
Hayatları yıkmak için!

Amaç bir çiğnem et mi?
Yoksa vurmanın verdiği zevk mi?

Kuşları vuranları versinler sehpalara!
Vursunlar urganlara!
Sallansınlar zevkine.
Salıncak niyetine.
İbret olsun duranlara!

Niçin vururlar kuşları?
Onlar da özgür olduğu için!

Niye vururlar kuşları?
Onlarda söz, ‘bir’ olduğu için!


7 Mart 2004 Pazar, Danimarka-Køge 01.21

Necmi Ünsal


Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 01:27 PM

Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11   Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.