![]() |
Zamana yükleme bütün suçları
Yalnız zaman değil sen de değiştin Hatırla mazide kalan yılları Yalnız zaman değil sen de değiştin Sen ki yüreğimde en kutsal düştün Sen ki herşeyimdin aşktan da üstün Ne çabuk bu devrin çarkına düştün Yalnız zaman değil sen de değiştin Günlerdir gözümde çatık kaşların Kar gibi buz gibi son bakışların Birşeyler gizliyor bu kaçışların Yalnız zaman değil sen de değiştin |
Bana bakıp bakıp ağlama sakın
Bu sonu isteyen sen değil miydin Ne kadar belliydi o gün maksadın Gitmemi isteyen sen değil miydin Susuz rakı gibi yakma içimi Bu pişmanlığın bir sigara içimi Günah senin kendin yaptın seçimi Git artık git diyen sen değil miydin Suç benim mi söyle aldırmıyorsam Maziye dalıp ta yıkılmıyorsam Şaşırma sen gibi ağlamıyorsam Kalbimi taş yapan sen değil miydin Zaman mı bu aşkı söndüremedi Hasret mi acını dindiremedi Sevdam mı sevdanı bitiremedi Unuturum seni diyen sen değil miydin Başın dumanlı mı yoksa sarhoş mu Bak geriye döndün gönlün bir hoş mu Başucunda yerim hala bomboş mu Doldururum diyen sen değil miydin |
Kapımın zilini söktüm
Gelen sen değilsin diye! Bütün perdeleri örttüm Geçen sen değilsin diye! Eşime dostuma küstüm Selamı sabahı kestim Nasılsın diyene sustum Soran sen değilsin diye! Doydum acılara doydum İçimi hasretle oydum Dudağıma yasak koydum Öpen sen değilsin diye! İçimde dağlar devirdim Mutluluğu yere serdim Gülen yüze yüz çevirdim Gülen sen değilsin diye! Şaşırıyor her postacı Bakıp bana acı acı Açmıyorum mektupları Yazan sen değilsin diye! |
Yokluğunda ne ateşleri hasretimle yaktım da
Bir seni yakamadım, beni yaktığın gibi Çölde su, mahpusta gün, oruçta ekmek gibi bekledim seni Sense araya korkular koydun. Yasaklar koydun... Bitmez tükenmez engeller koydun Şimdi nerdesin diye sakın sorma Sen çağırdın da ben gelmedim mi? Sen varken darılmazdım çiçeksiz baharlara, Yağmurlu havalara...Bu kasvetli akşamlara Sen varken Bakıp içlenmezdim tren istasyonlarına Otobüs duraklarına... Sen varken ayrılanlara ağlamazdım... Yıkılmazdım biten sevdaların ardından Gidenlere küsmezdim Kalanlara acımazdım... Sen varken böyle üşümezdim-titremezdim Masumdum, çocuklar gibi Böyle delirmezdim-küfretmezdim... Hele ölmeyi hiç düşünmezdim. Şimdi soruyorum sana Adı sevdaysa bu cehennemin Sen yaktın da ben yanmadım mı? Biliyorsun Bütün acılarına 'yeşil ışık' yaktım olmadı Bütün korkularına'arka çıktım'olmadı Dağlara merdiven dayadım olmadı Haziranda kar oldum yağdım avuçlarına olmadı Sevdim olmadı -yandım olmadı-taptım olmadı Benden artık pes Bu aşkın biletini istediğin gibi kes Nasılsa gidiyorsun Biliyorum git... Ama ardında Ağlayan bir çift göz Paramparça bir yürek Ve yıkılmış bir dağ görmek istemiyorsan Çek silahını-daya sırtıma Titrersem namerdim... Sen vurdun da ben ölmedim mi? |
Hasret dağları sardı
Sen farkında değilsin Son umut sende kalsın Sen farkında değilsin Böyle sessiz duruşun Umursamaz oluşun Yüreğimde bir kurşun Sen farkında değilsin Bilmiyorsun tutkumu O kaybetmek korkumu Bölüyorsun uykumu Sen farkında değilsin Gözlerim ufka dalar İçimde volkan yanar Senin için ölen var Sen farkında değilsin Bir çılgının yolunda Ben, sen oldum sonunda Herkes bunun farkında Sen farkında değilsin. |
Bu şehrin bütün sokaklarına sinmiş yalnızlığım
Sensizliğin köşe başındayım Avuçlarımda kırık dökük pişmanlıklar Avuntusuz çıkmazlara doğru yürüyorum Bütün umutsuzluğuma inat Yine seni arıyorum... Dudaklarımda bildiğin o ıslık Sokak lambalarına sığınıyorum Hafiften bir yağmur ağlıyor benimle Bir deli rüzgar saçlarımda Yalnızlıktan üşüyorum Bulamayacağımı bile bile Yine seni arıyorum... Anlatacak nelerim var bir bilsen İçimde ihtilaller kopmuş Kendime sürgüne verdim Mutluluğum çoktan iflas etmiş İtiraza hakkım yok biliyorum Beni savunmak sana düştü Seni arıyorum... Yarım kalmış şiirlerim gibisin Yaşanmamış çocukluğumsun anılarımda Öylesine eksiğim sensiz Öylesine sahipsiz İşte bütün umutlara havlu attım gidiyorum İçinde geç kalmışlığın ç****izliği Çocuklar gibi ağlıyorum Ve gel gör ki her damla gözyaşımda Yine seni arıyorum... |
Senin İçin Buradayım
İçimde bir ümit var onun için burdayım, Belki gelirsin diye senin için burdayım Vakit çok geç olsa da gönlüm mahzun kalsa da, Yine aynı masada senin için burdayım Burada izlerin var Islanmış gözlerin var Verdiğin sözlerin var Onun için burdayım İnan ki sensiz canım mutluluğa düşmanım, Affet beni pişmanım demek için burdayım Elini elime alıp öylece bir an kalıp, Sana son kez sarılıp ölmek için burdayım Burada izlerin var... |
Yine yetişemedim son trene
Yie geç kaldım mutluluğa serena Ardından Boş bir bavul gibi braktım kendimi sokaklara İçimdışım darmadağın Sanki altında kaldım koskoca bir yanardağın Hala inanamıyorum olanlara Oysa O değil ben olacaktım kollarında Hani ben olacaktım serena Bu sabah Menekşe satan kızlara braktım gözlerini Simit satan çocuklara o sımsıcak ellerini Ve yaşlı bir eskiciye senli bütün hayallerimi Bende hiçbir şeyin kalmadı bilesin Artık kaderimi örmüyorum saçlarına Oysa daha dün Ben vardım çöl ateşi avuçlarında Ben vardım serena.... Şimdi bir dağ başı yalnızlığı içimde Gittiğin günden beri Gölgemden bile saklanıyorum Ve yinede Gelip gelip seni bana sormuyorlar mı Daha adının ilk hecesinde yıkılıyorum Kaçsam olmuyor Küssem olmuyor Sussam olmuyor Yüreğime taş basıyorum Ve en acısı ne biliyormusun Her sabah seni yüreğimdeki dar ağacına asıyorum Ve sonunda oturup İkimiz için çocuklar gibi ağlıyorum Çocuklar gibi serena... Duydumki Yağmurlarını bile bilmediğim bir şehirdesin Ve aşkımız bir şiirin en yanık mısralarında Ve bir merdiven boşluğunda Paramparça umutlarımız Hani birlikte yaşlanacaktık? Hani birlikte ağaracaktı saçlarımız? Bak nasıl küskün ve mahsun bakıyor bize Doğmamış çocuklarımız Hala inanamıyurum yaptıklarına Hala inanamıyorum serena.... Bir intihar mektubuduydu sanki son bakışın Ve kör bir biçak gibi oydu yüreğimi Böylesi kaçışın Oysa Odeğil ben olacaktım kollarında Hani hep ben olacaktım Hani emindin Hani yemindin Hani hep benimdin serena Hani hep benimdin? .., |
Dün gece oradaydım
'Pişmanlıklar Bahçesinde' buluştuk onunla. Yıllanmış yanlışlardan demlenmiş bir çayı yudumladık son kez... Hayallerimiz Sanki sıcak bir dondurma gibi duruyordu masada Daha dokunmadan erimişti. Ve ne garip bir tesadüf Ne istedikse o gün garsondan Aşk gibi- dostluk gibi umut gibi Çoktan tükenmişti.. Yapacak bir şey yoktu artık Son hesabı ödemekten başka Gel gör ki Garsona, hesap deyince Acı acı gülümsedi Çünkü; Gözyaşlarımız Bizden önce hesabı ödemişti. |
Her gün yeni bir yangında hayatım
Acılardan acılara sürgünüm Sende başlar sende biter isyanım Yalnızlıktan yalnızlığa sürgünüm Ateş olsan duman olsan kar etmez Giden gider yollar geri getirmez Bu talih de seni bana yar etmez Ayrılıktan ayrılığa sürgünüm Işık seçtim gözlerini gönlüme Yorgan gibi çekip gittim üstüme Kimliğimden adresimden kime ne Sokaklardan sokaklara sürgünüm Yetmiyor ah isyanlarım yetmiyor Dağda sürgün taşta sürgün bitmiyor Hasret bana pusu kurmuş bekliyor *******den *******e sürgünüm. |
Ölürsem bir gün
Ağlayacaksın! Belki kara gözlerime Belki sıcak dizlerime Belki de artık seni saramayacak ellerime Oysa isterim Ağlayasın Yazmadığım şiirlere! ... |
Farzet ki bu aşkı yaşamadık seninle
Farzet ki hiç bir geceyi paylaşmadık ikimiz Farzet ki saçlarını bile hiç okşamadım Hadi git, gözlerime baka baka git Hadi git, hayatımdan çıka çıka git Hadi git, yüreğimi yaka yaka git Şairler ağlamaz gülüm, şairler ağlamaz Farzet ki unutulmuş bir şairim köşe başında Farzet ki hiç bir şiirimi sana yazmadım Farzet ki hiç bir şarkımda adını bile anmadım Hadi git, sevdiğimi bile bile git Hadi git, bir kalemde sile sile git Hadi git, hiç üzülme güle güle git Şairler ağlamaz gülüm, şairler ağlamaz Farzet ki bir kum tanesiyim sahilde Farzet ki bir çakıl taşıyım yol kenarında Farzet ki boş bir kibrit kutusuyum ellerinde Hadi git, üzerime basa basa git Hadi git, umutları asa asa git Hadi git, hiç konuşma susa susa git Şairler ağlamaz gülüm, şairler ağlamaz Fazet ki yokum artık Farzet ki öldüm Farzet ki isimsiz bir mezarım dağ başında Hadi git, saçlarından bir tel bırakmadan git Hadi git, avucumda bir el bırakmadan git Hadi git, başucumda bir gül bırakmadan git Şairler ağlamaz gülüm, şairler ağlamaz |
'Gitmeler bana kaldı'
Daha üç adım olmadı çıkalı bu sevdadan Ayrılığın kokusu hala üzerimde Avuçlarımda buzdan bir alev Yüreğimde yepyeni bir ateşkes Gitmeler bana kaldı yine bu aşktan Bütün sayfalarım sil baştan Sonu nereye varacak bilmiyorum Oysa içimde inadına yanan bir mum Dokunma ellerime-sönmedim daha Unutmaktan geliyorum. Daha dün kirpikleri kadar yakındım ona Her gece düşlerinde sabahlıyordum İşte orada köşebaşında bıraktım ellerini O bana Ben ona ağlıyordum Son tetiği gözleri çekti gözlerime Kanıyor kanıyordum Ölüler yalan söylemez bilirsin Deliler gibi seviyordum. Daha biraz önce Onu öpen bu dudakları aynalarda parçaladım Onu okşayan bu elleri bir yangında bıraktım Ona gülen bu gözleri zindanlara attım Yüreğim ayazda Kaç şiirim çığlıklar attı ardından bilemiyorum Bavullar dolusu hatıraları bir mağaraya taşıdım Yalnızlığımı bir dağ başına Kendimi nereye koyacağımı bulamıyorum Ne olur ayıplama beni Susmadı daha gözlerim Ağlamaktan geliyorum. Zıpkın yemiş balıklar gibiyim Şimdi bir ıslık bile dağlar yüreğimi Bir eski şarkı yağmalar bütün uykularımı Çıkmaz sokaklarda kaldım biliyorum Başım dönüyor, ben dönüyorum Acele etme ne olur bekle biraz Daha yakmadım bütün gemileri Daha yırtmadım dönüş biletimi Öyle yorgun öyle bitkin ve öyle sürgün Unutmaktan geliyorum... |
Değişen ben miyim öyle
Ben miyim eski sevdalara mendil sallayan Şu eller Şu gözler Şu kalp benim mi yoksa Ya şu gülen adam ben miyim? .. Demek ki unutmuşum Demek ki kurtulmuşum bütün acılarda ******* karanlık değil, uzun değil Anlamsız değil şu dünya Yaşamamak elde değil... Ağaç ağaca benziyor artık Deniz denize Çiçek çiçeğe Şiirler yazmıyorum artık bak Gözlerinin güzelliğine... Ohh! Ne iyi unutmuşum Unutmuşum yıllanmış elbiselerim gibi seni Çıkarıp atmışım sandık sandık kalbimden Bütün kederlerden Bütün üzüntülerden Nihayet kurtulmuşum... |
UNUTMAYI UNUTTUM
Gittiğin gün Bütün ayrılıkların hesabı benden soruldu Bütün acılı şarkıların Bütün hazin sevdaların Gittiğin gün Her çiçeğe bir gözyaşı Her kelebeğe bir ağıt Bana da yüzlerce şiir düştü Yazmaya mahkum Gözlerin için... Ben ki Dönüşüne hasret yaşadım bütün nisanları Ve gülüşüne hasret bütün baharları Gel gör ki Bir dağa çarpar gibi çarptı yüreğim yokluğuna Bir ben bilirim Gururumu hangi taşlara vurduğumu Başımı hangi duvarlara Ve hangi uçurumlara köprüler kurduğumu Bir sana kavuşmak için Sen gideli Bütün yollarımın yolları kesik Bütün dallarımın dalları kırık Kaç geceye bekçi Kaç sabaha nöbetçi Ve kaç uykusuz trene biletçi oldum Gelmedin Oysa hep karlar içinde sakladım umutlarımı Yağmurlar içinde kuruttum göz yaşlarımı Ve kanatarak açtım gölgene avuçlarımı Bir sana sarılmak için Bir ucu kalbimde kaldı bu sevdanın Bir ucu ellerinde Bir adımı sende kaldı sonumun Bir adımı sabrımda Çünkü Bulutlara çizilmiş Yıldızlara yazılmış Ve yüreğime kazılmış bir kara sevdaydı bu Günlerce Kışlardan güneş Karlardan ateş topladım Ve bütün ölümleri erteledim Bir sana dokunmak için Oysa daha gittiğin gün Uykularımı çaldım göz bebeklerimden Dizlerimde uyuttum Acılarımı kopardım yüreğimden İzlerinde avuttum Ve sözümü de tuttum Yanarak için için İşte bugün Unutmayı da unuttum Bir tek seni Unutmamak için... |
Hayır! Bu sana son şiirim olmayacak
Ne de son şarkım... Asla! Yazacağım hergün yeniden Hergün bir öncekinden fazla... Bir gün seni anlatacağım Bir gün aşkını... Belki sonuncu şiirimde bulacağım En sıcak bakışını! ... Sonra kendimden bahsedeceğim Mısralarda titreyeceğim ılık ılık. ''Bu şarkı var ya! '' diyeceğim Anlayacaksın ve güleceksin ışık ışık... Z' ye gelmeyeceğim hiç Hep A' larda demirleyeceğim Sen özlemler açacaksın sabırsızlığında Bense fırtınalarda serinleyeceğim! ... Ve böyle sürüp gidecek aşkımız usanmadan Usanmadan seveceğiz birbirimizi Sen bana, ben sana doymadan Ancak ölüm yenebilecek ikimizi... |
Saatler sabahı çalıyor yine
Bir gece lambası bir ben uykusuz Kulağım hep senin ayak sesinde Bir şu kaldırımlar bir ben uykusuz Yaralı yüreğim her an pusuda Şafakla dönersin hani olur ya Şimdi bütün şehir derin uykuda Bir şu yaralı gözler bir ben uykusuz Bir tek o şahitti son akşamında Yeniden yanarım her yanışında Ben gibi kimsesiz köşe başında Bir sokak lambası bir ben uykusuz Nöbetteyim sokaklarda Gözlerim hep şafaklarda Sense benden uzaklarda Bir gece bekçisi bir ben uykusuz..... |
O senli yıllara bir çizgi çekip
Gönül defterini kapattım işte Hasretle yanmaya değmezsin deyip Gözümde yaşları kuruttum işte Şimdi bu pişmanlık bimem ki niçin Kaybeden sen oldun yan için için Unutmaz demişsin sen benim için Aldandın sevgilim unuttum işte Sevgisiz yanar mı sevda ocağı Belliydi bu aşkın yok olacağı Söndürdüm içimde o yanardağı Yaralı gönlümü avuttum işte... |
Ne olur bu gece uykumu bölme
Var git düşlerimden, var git bu akşam Tam unuttum derken aklıma düşme Var git hayalimden, var git bu akşam Yağmur istiyorsan gözyaşıma bak Yangın istiyorsan yüreğime bak Ne olursun beni benimle bırak Var git gözlerimden, var git bu akşam Nasıl unutulur böyle sevgiler Neler yaşamıştık bir düşün neler Her köşede durur senden gölgeler Var git gözlerimden, var git bu akşam Aldığım her nefes seni fısıldar Gelir ta kalbimden vurur şarkılar Sana mı sözlenmiş bütün akşamlar Var git anılardan, var git bu akşam |
''İlk ateşi sen yaktın
Son yangın da senden olsun Senin canın sağolsun...'' Bilmeliydim Bir sabah çekip gideceğini Dünyayı başıma yıkıp gideceğini bilmeliydim Ve sen daha kırmadan bu aşkın kalemini Ben herşeye eyvallah deyip Çekip gitmeliydim bu şehirden Ben yakılacak adamım bu şehirde Sana böyle yandığım için Ben asılacak adamım bu şehirde Seni böyle sevdiğim için Oysa Neler öğretti hayat bana Gülerken ağlamayı Sırtımdan vurulmayı Aç susuz yaşamayı... Daha neleri öğretti hayat bana Bir sana yalvarmayı öğrenemedim Bir de seni unutmayı Ben yakılacak adamım bu şehirde Sana böyle yandığım için Ben asılacak adamım bu şehirde Seni böyle sevdiğim için Sen sahte mutlulukların süslü prensesi Sen sosyetik barların şımarık sokak kedisi Sen mutluluğun korkak f****i Sen hep aynı *******in Hep aynı şarkıların Hep aynı masaların vazgeçilmez mezesi Senin cirit attığın sokaklarda Ne gezer aşkın vefanın gölgesi Çek git artık! Yaşanmasın bir daha aşkın böylesi Çek git artık! Bitsin burada bu aşkın hikayesi Oysa Bir yudum mutluluğun için Yollarına bir ömür serdim Oysa Bir gelişin için Sokaklarına binlerce sabır ektim Hasretse hasret Acıysa acı Uğrunda en kralını çektim Üstelik yalnız ve tektim Senin bir taş olduğunu nereden bilecektim? Biliyorsun... Seni bebekler gibi sevdim Seni çiçekler gibi sevdim Seni melekler gibi sevdim Çünkü sen Tapılacak kadındın (!) bu devirde Oysa ben Sana böyle yandığım için Sana böyle kandığım için Seni böyle sevdiğim için Asılacak adamım bu şehirde Yakılacak adamım bu şehirde Git git artık... Güle güle! ... |
Yıllarca en acımasız yangınlarda
Mısra mısra yaktınız beni Şimdi sıra bende Hazır olun Birer birer Ateşe veriyorum sizi... Ve kalbime gömüyorum küllerinizi Varsın dikenleriniz avucumu kanatsın farketmez Yeter ki Sevenler yüreklerine taksın güllerinizi __________________ |
YARINSIZ BÜYÜMESİN ÇOCUKLAR
Böyle hoyrat ezdirmeyin gözleri Ahh çiçeksiz büyümesin çoçuklar Kanatmayın ufka giden yolları Ahh aşksız büyümesin çoçuklar Işıl ışıl ışıldasın gözleri Pırıl pırıl parlasın yüzleri Dilden dile haykırsın sözleri Ahh türküsüz büyümesin çoçuklar Kaldırın bu duvarları taşları Dimdik olsun yürekleri başları Sofralardan eksiltmeyin aşları Ahh ekmeksiz büyümesin çoçuklar Bilsin artık barut ve kan kokusu Bitsin artık savaşların korkusu Bölünmesin anaların uykusu Artık yarınsız büyümesin çoçuklar Gökyüzünden yağmur gibi hediye Sevgileri yağdıralım aşk diye Doya doya doyuralım sevgiyle Ahh sevdasız büyümesin çoçuklar |
Öyle bakma gözlerime
Dağılmışım yosun gözlüm Hasretinin denizinde Boğulmuşum yosun gözlüm Bir bendesin bir uzakta Bir özgürsün bir yasakta Arada bir sarılsak da Yetmiyor ki yosun gözlüm Dağlar gibi özlesem de Hasretinden delirsem de Bir mum gibi erisem de Gelmiyorsun yosun gözlüm Anlatılmaz bir duygu bu Vazgeçilmez bir tutku bu Unutulmak tek korkum bu Bilmiyorsun yosun gözlüm |
Nedense isyankar olurum
Bir yolculuk başlarsa yağmurlu bir gecede Bir siren acı acı öterse vakitsiz Ve bir kadın görsem saçları dağınık Bir kadın...mahzun, ç****iz, ümitsiz... Nedense kederli olurum Ağlayan bir çift göz bulsam sokaklarda Bir mendil sallayanı olmazsa ardından Ve bir adam..küfür etse kadere Bir adam..elleri yumruk yumruk hırsından. Nedense efkarlı olurum Bir gurbet şarkısı duysam sokaklarda Bir 'ahh' inlese derinden Ve bir çocuk 'baba' derse ansızın Bir çocuk..Görmeden,sevmeden,bilmeden Nedense darmadağın olurum Anılar bir bir dolarken gözlerime Geçmişe bir yolculuk başlarsa sessiz Ve ben yılların yorgun yolcusu Ben ki.. yitik, ben ki yalnız, ben ki onsuz. |
Bilmezdim böylesine uzun olduğunu *******in
Umutsuz günlerin hüznünü duymamıştım hiç Uykumu böleceğini bu mutsuz düşüncelerin Bilmezdim sevda nedir tatmamıştım hiç Kederlerin en insafsızı benimle şimdi Suskunluğum öylesine ölümden zor ki... Çağırsan en uzak iklimlerden koşup geleceğim Bir gülüşün dünyamı aydınlatacak en azından Ve kucak açacağım en güzeline mutlulukların Bir duysam aşkımı gözlerinden, dudaklarından... Oysa sen de ben gibi mahzunsun biliyorum Biliyorum yasak aşkımız bizi böyle susturan Ne olur artık yeter bu idamlık hasretimiz Bin yıl seveceğim bir umut versen inan... |
Yüreğimi beşik yaptım sevdana
Düşler kurdum, hayal kurdum bildin mi? Umutlardan taç yaptım yoluna Bir gün olsun zahmet edip geldin mi? Senin için ne savaşlar açtım da Dağlar taşlar ranzam oldu yattım da Şu canımı ateşlere attım da Senden bir ses alamadım öldün mü? Vefasızsın, vefalıyım deme hiç Gelmek için çok geç kaldın, gelme hiç! Kutlu olsun sana bu şan, bu sevinç Bir tek sana yenik düştüm gördün mü? |
tıkanıp kaldığında hayat............ Bir yerlerde tıkanıp kaldığında hayat, soluk almak güçleştiğinde,
Yüreğin susup, mantığın sürüklemeye başladığında ayaklarını, Dağlara dönmeli yüzünü insan. Yeni patikalar, yeni yollar seçmeli, yüreğini ferahlatacak; Yeni insanlarla `tanışmalı, yeni keşifler yapacak.... Hep isteyip de, bir gün yaparım diye ertelediği ne varsa, Gerçekleştirmeyi denemeli! Her geçen gece, ölüme bir gün daha yaklaştığını; zamanın bir nehir, Kendisinin bir sal olup da, O dursa da yolculuğun devam ettiğini anlamalı. Baş döndürücü bir hızla geçiyorsa birbirinin aynı günler, Her akşam aynı can sıkıntısıyla eve giriliyorsa, Değiştirmeye çalışmalı bir şeyleri; Küçük şeylerle başlamalı belki; örneğin, bir kaç durak önce inip Servisten, otobüsten; yürümeli eve kadar, yüreğine takmalı güneş gözlüklerini; Gördüğünü hissedebilmeli! Sağlığını kaybedip, ölümle yüz yüze gelmeden önce, Değerli olabilmeli hayat! İlla büyük acılar çekmemeli, küçük mutlulukları fark etmek için! Başkasının yerine koyabilmeli kendini; Ağlayan birine "gül", inleyen birine "sus" dememeli! Ağlayana omuz, inleyene çare olabilmeli! Şu adaletsiz, merhametsiz dünyaya ayak uydurmamalı; Sevgisiz, soysuz kalarak! Dikeni yüzünden hesap sormak yerine gülden, Derin bir soluk alıp, hapsetmeli kokusunu içine... Güneşin doğuşunu seyretmeli arada bir, seher yeli okşamalı saçlarını... Karda, yağmurda; sevincine, coşkusuna; fırtınada boranda; Öfkesine, isyanına ortak olabilmeli doğanın! Bir çocuğun ilk adımlarında umudu; bir gencin düşlerinde geleceği; Bir yaşlının hatıralarında geçmişi görebilmeli! Çalışmadan başarmayı, sevmeden sevilmeyi, mutlu etmeden mutlu Olmayı beklememeli! Ama küçük, ama büyük; her hayal kırıklığı, her acı; Bir fırsat yaşamdan yeni bir şeyler öğrenebilmek için; kaçırmamalı! Çünkü; hiç düşmemişsen, el vermezsin kimseye kalkması için, hiç Çaresiz kalmamışsan, dermanı olamazsın dertlerin; ağlamayı bilmiyorsan, Neşesizdir kahkahaların; Merhaba dememişsen, anlamsızdır elvedaların... Ne, herkesi düşünmekten kendini, ne; kendini düşünmekten herkesi unutmamalı! Bilmeli; çok kısa olduğunu hayatın; hep vermek ya da hep almak için... Sadece, anlatacak bir şeyleri olduğunda değil, Söyleyecek bir şey bulamadığında da dinleyebilmeli! Aklı ve kalbiyle katılabilmeli sohbetlere... Hafızası olmalı insanın; hiç değilse, aynı hataları, aynı bahanelerle tekrarlamaması için! Soruları olmalı, yanıtları bulmak için bir ömür harcayacak! Dostları olmalı, ruhunun ve zihninin sınırlarını zorlayacak! Herkese yetecek kadar büyük olmalı sevgisi; Ama, kapasitesi sınırlı olmalı yüreğinin ki, hakkını verebilsin sevdiklerinin; Zaman bulabilsin; Bir teşekkür, bir elveda için... Yaşam dedikleri bir sınavsa eğer; Asla vazgeçmemeli sevmek ve öğrenmekten; Ama, herkesi sevemeyeceğini de her şeyi bilemeyeceğini de fark edebilmeli insan! Tıpkı, her şeye sahip olamayacağı gibi... Zamanın ninnisiyle, uykuda geçirmemeli hayatı...! |
öyle yalnızlıklar gördümki senden önce
hiç biri yaşatmadı böyle kendini acıtmadı *******ce ağlatmadı ve ben böyle ıssızlığın çığlıklarını hç duymadım her sesi sana yordum her rengi sende buldum seni aradım duyduğum sesle avundum ama yıne yoktun ve sabahlar. gecenın teslimiydi belkide acısıydı tum tesellilerin belkide hesabıydı geçmiş koca ömrün rengim siyahtı hayat ise senin ödülün aklımdaydın yıne o sokaklarda gezerken evet belkıde sarhoş oldum *******ce bir su damlası gibi koca denizlerde ya da bir kum tanesi yalnız kumsallarda dilimin ucunda hep sen ama yaşadığım hayalin sevda kocaman bir yalan dillere düşen bir ateş belkide yüreğimi koydum sana ben tüm benliğimle derinden öyle yırtarak öyle sırılsıklam çığlık çığlığa aşık oldum sana ben hayatımı sana verdim öylesine değil erkekçe doğmamış çocuğumuzun adını koyduk her yağmurda onu andık senınle sen sen öylece yatardın omuzuma tüm dünyaya küser ikimizde belki ölürdük o anda ama sen unuttun şimdi beni verdiğin sözleri,ne o yoksa ağladınmı ağlama ben sana hala vurgun hala aşık hala sana ait ve verdiğim sözdeyim hayata dair ölmicem ayrılmıcam hayattan sana söz verdim ama sorma sakın aslında o an öldüm o son bakışınla vurdun beni hayata bağlayan her şeyi kopardın mezarıma bakıyorum son kurşun silahımda boynumda vebalim göz yaşlarım hala yanaklarımda dönmezsin bilirim bedenin ağır kalır yaşamda belkide gitmeliyim şimdi bir daha dönmemek üzere tutamadığım sözümle bulamadığım kendimle ağlamadan yine erkekçe ölüyorum zaten ölü olan ruhum bedenimide çekiyor içine sus sakın ağlama çünki ben yine sana aşık yine sana vurgun yine seninim |
en doğru zamanda kulağıma fısıldanan bir şarkısın
Rastlantı değilsin, rüyâ değilsin, dinlemesi hoş bir masalsın Her zaman özelsin, her zaman yakınsın Aşkın ta kendisisin, sevgisin, inançsın Ne olursa olsun yüreğimde, kaderimde yazansın Gökyüzüsün bazen, güneşsin, aysın Üşüyorum yokluğunda, yanımda hep sıcaksın Lütufsun, umutsun, havasın, susun Canımsın, hatta candan da yakınsın Aşksın sen, yıllardır aradığımsın.. |
sen yoksan gülüşüm sahte
sen yoksan aglamam ebedi sen yoksan bedenim soguk sen yoksan gözlerim hasret gözlerine sen yoksan elerim bedenine özlemlerde sen yoksan içim buruk sen yoksan gece karanlık sen yoksan güneş dogmayı unutur sen yoksan bende yokum sen yoksan ölüm bende mecburi |
Seneler Geçsin,Sen Beni bil ben seni bileyim istiyorum.
Benim olduğun kadar dostlarının,Dostlarının olduğun kadar benim ol istiyorum. Nice sıkıntı ve zorluk yaşayıp anlatalım. Yaşayalım ki,Öğrenelim hayatı ve destek çıkmayı. Birbirimizin omuzlarında ağlamalıyız. Sen çok dertlenip,içip arkadaşlarınla eve gelmelisin. Paylaşmalı ve beraber sıkılmalıyız. Öyle ki,yalnız sıkılmak sıkmalı bizi. Yaşayalım ki,paramız olunca sevinelim. Güzel günlerimizi,evimizde,bir şişe şarap ve pijamalarımızla kutlamalıyız. Ya da bazen dostlarla ucuz biralar içerek…. Böylece yaşamalıyız işte. Sonra çocuklarımız olmalı, Düşünsene senin ve benim olan bir canlı. *******i ağladıkça sırasıyla susturmalıyız. Sen arada mızıkçılık yapmalısın. Ve ben söylenerek sıranı almalıyım. Yorgun olduğum için yemek yapmamalıyım, Söylenerek yumurta kırmalısın. Hava soğukken birbirimize sıkıca sarılıp yatmalıyız. Zaman su gibi akıp giderken,Herşey yaşanmış bir hayatımız olmalı. Herşeye rağmen hiç bıkmamalıyız birbirimizden. Mutluda olsa,Kötüde olsa,Yaşadığımız günler bizim günlerimiz olmalıI. Saçlara düşünce yada gidince aklar, Çocukları güvence altına alıp gitmeli bu şehirden. Kavgasız,Her sabah cinayetle uyanılmayan,Sessiz bir yere gitmeliyiz. *******i balkonda denizi seyredip,Sandalyelerimizde sallanmalıyız. Eve gelip benden kahve istemelisin. Çocuklar gelmeli ziyaretimize, Geçmişteki hareketli günlerimizi anımsamalıyız. Öyle sevmelisin ki beni,Bu yazdıklarım korkutmamalı seni, Tebessümler açtırmalı yüzünde. Birgün bu hayatı bırakıp giderken, Sadece mutluluk olmalı yüzümüzde Birbirimiz sevmenin gururu olmalı “HERŞEYDE”….. |
Yüreğim ne dediyse onu dinledim ben.
Kimi işaret ettiyse ona yöneldim. şimdi sen diyor da başka bir şey demiyor. Ansızın bastıran bir yağmura hazırlıksız yakalanır ya insan, işte öyle ıslattı beni aşkın. Seni bekledim ben. Yüreğimdeki heyecanı,gözlerimdeki yeşili, dudaklarımdaki ateşi,ellerimdeki titremeyi, küçük dokunuşları sana sakladım. Ne sen beni bilirdin ne ben seni ama bir yerlerdeydin ve mutlaka gelecektin. Ve bir gün çıktın karşıma. İşte o gün sevdaya dair ne kadar tortu varsa içimde eridi gitti. Çocuk oldum yeniden. Hani bıraksan yemyeşil bir kırda bağıra çağıra şarkı söyleyip koşarım. Seni bulmanın coskusunu hiç bitmeyecek bir enerjiyle yaşarım. Seninle yep yeni bir hayatın başladığını biliyorum. O hayatın içinde vazgeçilmez kıldığım tek şey sensin. Bilirim,bu şarkı korkutur bazen insanı. Neler oluyor diye sormadan bir duygu selinin içinde bulursun kendini. Ama zaten aşk öyle bir şey değil midir? Sorarsan planlarsan onun adına aşk denir mi? Bırak kendini,brak ki aşkın büyüsü sarsın seni. Kendini o eşsiz duyguların ferahlığına bırak. Tut elimi birlikte çıkalım bu yolculuğa. Yarınsız zamanların iki yolcusu olalım. Kaygısızca yaşayalım aşkı,eriyelim birbirimizde. Yüreklerimiz birbirimiz için atsın, soluklarımız birbirine karışsın Tutkunun alevleri dalga dalga sararken bedenlerimizi. Gidersen...Gözümdeki son parıltıyı da alır götürürsün. Bir zemherenin ortasında titrerken bırakırsın beni. Ama merak etme ayakta kalırım ben. Tıpkı fırtınaların boynunu eğip yıkamadığı kavak ağaçları gibi. Senden bana yadigâr kalan her anıyı bir kez daha bir kez daha yaşarım. Aşkım da benden yadigar kalır sana. |
Bitmedi bekleyişim
Bu kaçıncı gelişim Nerdesin be güzelim Seni nasıl özledim... Beklediğim sabahlar Yüreğimde ahlar şahidimdir eyvahlar Seni nasıl özledim... Her günün aydınlığı Yokluğunun tanığı Bitir şu ayrılığı Seni nasıl özledim.. __________________ |
Eğer birgün ağlamaklı olursan,
Beni ara. Seni güldüreceğime söz veremem, Fakat seninle birlikte ağlayabilirim. Eğer birgün uzaklara kaçmak istersen, Beni aramaktan korkma. Seni durduracağıma söz veremem, Fakat seninle birlikte kaçabilirim. Eğer birgün kimseyle konuşmak istemezsen; Beni ara… Sessiz olacaðğıma söz veririm. Fakat… Eğer birgün ararsan ve cevap bulamazsan ... Hemen beni görmeye gel ... Bil ki sana |
Gölgelenir mutluluk içimde,
Yalnizliga uzanir bir yol. Susarim, söyleyemem kimseye, Için için aglarim bazen. Bir hatira, dünü yasatan, Bir resim, bir nota veya sen! Zaten her zaman aklimdayken... Dökülür bir damla gözyasi, Bir hiçkirik, kirilan bir kalp! Yalnizca aci olur sonu... Özlemler bende yasar, Yasayan ruhunla beraber! Bir hayal, bir düs gibi Kaybolur, geçer yillar... Sonunda kalan kalbimde; Belki hüzün, belki ask Veya bir tek sen... |
ZamansIz gözlerini ufka dikiŞin var ya
Beni benden ediŞin Hesap vermeden Sormadan Söylemeden seviGİNin BuĞulu gözlerinde BakIŞlarIn beni bIrAKIR gider ya Sadece Sadece sen yokken kendime geliŞim UmulmadIk bir yerinde hayatIn CiĞerlerini söküp atarcasIna Kalbindekileri haYkIracakmIŞ gibi KarŞImda duruŞun Ve bir kelime bile etmeden Çekip gidiŞin Ve susuŞun var ya... ŞakaĞIma dayanmIŞ bir namlunun TetiĞini çekmeyiŞİN Oluk oluk cana hayat veren kanI Şahdamarda kesiŞin Ve beni benden ediŞin En yaŞanacak zamanInda yaŞanmamIŞlarIn Çekip gidiŞin Ve aŞktan ölürken dahi Sevmiyorum deyiŞİN Ve günahsIz gidiŞin Beni günaha sokar ya... |
Bir sevdanın öyküsüydü
Yüreğimde gizlenen. Sen o gizin içindeydin Bir tanem. Bir ellerin vardı tutamadığım. Bir gözlerin vardı Bir türlü bakamadığım. Bir saçların vardı Bal sarısı. Öpüp koklıyamadığım. Bir sevgin vardı içimde. Bir sevgin vardı. Yüreğimin başında. Bir umman. Bir deniz Koşup, koşupta tutamadığım. Sevip, sevipte bir türlü. A-N-L-A-T-A-M-A-D-I-Ğ-I-M. * Seninle bakardım. Seninle görürdüm cihan-ı. Bir dünya kurardım. Güzel yüreğinde. Bir sevdanın öyküsüydü gizemli. Ölürcesine ölürcesine sevdiğim. Şu gönlümde taht kuran. Sen meleklerden de güzeldin. Kıskanırdı seni tüm melekler. Sana kıyamadım. Sana bakamdım bir tanem. Hasrettim sana hasrettim ellerine. Acın yüreğimde burgu, burgu. Yüreğimin başında kaldı. Seni sevdim, seni sevdim bir tanem. Bir türlü , bir türlü Derdimi anlatıp ta ağlayamdım. A-Ğ-L-A-Y-A-M-A-D-I-M... A-Ğ-L-A-Y-A-M-A-D-I-M.. |
Sevda bu mu bir tanem,
Gerçeklerle uymuyor, Sevda bu mu bir tanem, Haykırdıkça duymuyor. Sevda buysa bir tanem, Sevdalılar koklaşır, Seven bütün kalbiyle, Sevdiğine yaklaşır. Bütün güzellikleri, Sen sevgide bulursun, Eğer sen seviyorsan, İnan mutlu olursun. Kendini rahat bırak, Sevda kaplasın tenin, Ben hep hisediyorum, Kalbimde senin elin. Hayata darılıpta, Sakın sevgiye küsme, O aşk tomurcuğunu, Sakın dibinden kesme. İyi bak bu sevgi hep, Kalbinde filizlensin, Sevgi varsa bir tanem, Elbet ki sen güzelsin. |
Tutulsa dilim, duyulmasa.. feryadım..
Vazgeçemem, o benim tek ahu-zarım. Bin melanetle esse de.. bin rüzgarım.. O benim.. tek ışığım, tek hicranım. Yaşama sebebim, en güzel..mehtabım.. Vazgeçemem, o benim..tek mihrabım. Kesiksiz çizgilerle.. dolsa da yollarım.. O benim.. gönlümdeki tek çıkmazım. Ondan gelen her mihnete katlanırım.. O benim.. sığındığım, tek limanım. Acı verir bana, onsuz.. göz yaşlarım.. O benim ütopyam.. saklı arzularım. O benim saplantım, o benim cananım.. Vazgeçemem ondan, tek.. imtiyazım.. Ben onunla.. cehennemlerde yanarım.. O benim ilhamım, o benim..belalım (O' nu bir ben bilirim.. bir de.. Yaratan..) |
Duysak ayak seslerini akşamın
Ve sokaklardan el ayak çekilse Bir ürpertiyle duyarım o zaman Seni çağıran sesi uzaklardan Ne zaman ayrılık saati gelse Bir gariplik çöker içime birden Kalan tek ani gibi bir devirden Durmadan çalınır o gamlı beste Sanki bilir de hazin öykümüzü Bulutlar ağlar, kararır gökyüzü Ne zaman ayrılık saati gelse Bir çaresizliği anlatır gibi Birden değişir gözlerinin rengi Mavi solar, koyulaşır yeşilse Sarınca ruhunu eski bir hüzün Uçar gider pembeliği yüzünun Ne zaman ayrılık saati gelse Uzatsan özlemle dudaklarını Tüm ağaçlar döker yapraklarını Ne çiçek kalır ortada, ne bahçe Sadece uğultusu o rüzgarın Ve bir umut kırıntısı: belki yarin Ne zaman ayrılık saati gelse Bir fırtına çıkmışçasına, büyük İçimizdeki güllerin boynu bükük Bir zaman kalakalirim oylece Neden sonra gittigini anlarim Icimde guller aglar, ben ağlarım.. Ümit Yaşar Oğuzcan |
Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 11:24 AM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2025, vBulletin Solutions, Inc.