www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee

www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee (https://www.cakal.net/index.php)
-   Eskiler (Arşiv) (https://www.cakal.net/forumdisplay.php?f=188)
-   -   Özgür Köktürk (https://www.cakal.net/showthread.php?t=133111)

GooD aNd EvıL 08-07-2008 11:22 AM

Benimle

İnceden inceye bir yol var
Yanıyor içimde hayâllerimle
Dumanı seni boğuyor
Buram buram tütüyor benimle

Uçurum boyu uzanıyor
Uzadıkça süzülüyor
Yürekleri yaralıyor
Yakıyor seni de benimle

Yarınlara umut satmış
Umutları sevdaya katmış
Özlem olup kanatlanmış
Savuruyor hayâlini benimle

Sonun başlangıcı gibi
Acının süzgeci gibi
Derdimin ilacı gibi
Esiyor seherde benimle

GooD aNd EvıL 08-07-2008 11:23 AM

Bıkkın

Çalıntı ay geceden
Gün şafağa yabancı
Hırsız düşlerin hırçınlığında özlem
Beklentiler buruk...

Yokum hiçbir oyunda...

Hiçbir renge boyanmadı gökkuşağı
Adsız şehirler sürgünü
Deryalar buz kokusu
Uykusuz kuşlar yaşındayım
Kuşkusuz susuşlar bakışında...

Hicran akıttım her öfke buğusuna
Gece koyusuna zifir çaldım
Toprağa yasladım umudu
Sevdayı yalnızlıkla kutsadım...

Çalıntı kalemler bulaşık şiire
Mısralardan akan öksüz kelimeler
Heceler küskün harflere
Sırça yürekler yasındayım
Yiten haykırış tasasında...

Kurnaz enkazlar altında şaşkın bakış
Şuura hasret haset mağrurluğu
Akranı riyâ
Edimi bozgun...

Alelâde bir kül, yangın ertesi
Yağmur yoksunu intihara davet
Gelişi teşhirinde teşrihlerin
İki soluk arasındayım
İhtiras karasında...

Nefes nefese uykular eşliğinde
Seyrindeyim vicdan aynasının
Kimi kırık
Kimi puslu
Kimi paslı...

Canım çıkmaz elimden
Tenim cılız seviler kıskacında
An
Kan revan
Bıkkın bekleyişler girdabı
Umuda bulan...

GooD aNd EvıL 08-07-2008 11:23 AM

Bıraktın

Ne yüzle gelirsin kapım çalmaya
Merhaba demeye söz mü bıraktın
Gönlümde erimiş sızım almaya
Bir fincan kahvelik iz mi bıraktın

Sözlerin altına döndüğü yerde
Dertlerin dert içre söndüğü yerde
Kıldan tüyden hesap bindiği yerde
Küllenmiş yaraya köz mü bıraktın

İner dallardaki tünek baykuşlar
Diner akıtılan serseri yaşlar
Oturmuşken tümden yerine taşlar
Yazımda boranla güz mü bıraktın

Gecenin kör vakti sabaha varmaz
Sabahın ayazı rüzgârı yormaz
Sanır mısın rüzgâr hesabın sormaz
Yelden işkillenen öz mü bıraktın

Uyan uykulardan aç bilincini
Anadan üryan soy, saç ilencini
Kapı kapı gezen *** dilencini
Avutacak güzel söz mü bıraktın

Frengi yarası sızar bağrından
Salyalı mikroplar azar ağrından
Damla damla nefret süzer sağrından
Umuda bulanmış töz mü bıraktın

GooD aNd EvıL 08-07-2008 11:23 AM

Bilmesen de

Hâlâ yağıyor gökten boşanırcasına
Deli gözyaşlarım gibi ağlarcasına
Gökler de isyanda haykırırcasına
Aşkımıza ağlıyor bilmesen de

Hâlâ yanıyor ilk aşk hüsranı gibi
Bitmeyen yollarda yürüyor gibi
Sonsuz bir ateşe gidiyor gibi
Aşkımıza yanıyor bilmesen de

Hâlâ yaşıyor ölümsüzcesine
Sonu yok bunun ecelsizcesine
Başkasını hiç sevmemişcesine
Aşkımızda yaşıyor bilmesen de...

GooD aNd EvıL 08-07-2008 11:23 AM

Bilmiyoruz

Bütün yorgunluğumu bir kenara atıp, yeni hayalleri unuttuktan sonra başlamalıydı açılacak ilk sayfaya yazılacak ilk harf. Neyse ki imdadıma yetişen gölgem oldu yalnızca, beynimdeki muhtelif fikirleri yargılayıp hükmedecek.

Sorular, sorular, hep sorular… Hep açılımı karmaşık sorular. Ve karıştıkça karmaşıklaşan. Ve cevabını kendinde bulan. Aramayan, sormayan, bildiğini bile bile kendini sorgulamayan değil ama! Belki susarak, belki haykırarak, belki çığlıklar atarak, renklerde efsaneleşen hayatları yudumlayarak belki, belki de güneşin yanılgılarına yaslanarak. Ama aç, ama susuz, ama zavallı değil. Sır olmuş günün ortasında, gecede yahut alacakaranlıkta. Ve çıkmamış gizlendiği asfalt çamuru zifti karanlıktan….

Yığınla soru işaretleri var beynimin içinde. Ve her soru işareti bir ünleme dönüşüyor. Aşk gibi, hayat gibi, umut gibi... Neyi arıyorum kendimde ve kendimde bulduğum ne? Bir yağmur damlası ne anlatmak ister inceliğinde ve sağanakta? Kimi ıslatır, kime rahmet getirir? Gözyaşından tek farkı tuz oranı mı?

Aşk dedim, sahi aşk nedir gerçekten? Herkes kendince bir tanımını yapar fakat hep kendi bakış açımızdan gördüğümüz hisleri aksettiririz. Kimine göre aşk zül ile yanıp kavrulmak. Kimine göre karşılıklı, kimine göre karşılığı kendinden gelen bir olgu. Kimi bir veya birkaç gecelik sevişmeye aşk diyerek alçaltıyor, kimi aşkına düştüğünün tenine dahi dokunmaya cesaret edemeden uluhiyet derecesine yükseltiyor. Kimi de aşkı ayaklarının altına alıp eziyor, çiğniyor ve iğrenç bir paçavra misali atıyor nereye gittiğine bile bakmaya gerek duymadan. Kimi Nietzcshe’ye öykünüp yanına kırbacını alıyor, kimi Mazosch’a özenip kırbacı kendi elleriyle sunuyor. Aşk acı çekmek mi, çektirmek mi? Neye karşılık acı? Ve neden? Ve neyin tatmini? Bu ve bağlaçlarıyla başlayan devrik soru cümlecikleri bitmez. Herkes bir yanıt bulur, her yanıt kendince doğrudur. Ama aslında hiçbiri gerçek anlamda doğru değil. Hep arıyoruz cevapları ve hep soruyoruz. Belki Adem’den, belki Nuh’tan beri. Ve aldığımız hiçbir cevap bizi tatmin etmiyor. Çünkü biliyoruz ki her tanım içinde yeni soru işaretleri barındırıyor, her soru işareti yeni bir kapı aralıyor ve kapılar hiçbir zaman kapanmıyor. Hep aralık. Menteşeleri eski hep, her aralanışta yoğunluğumuzu aynı noktaya çeken kapılar...

Hayat dedim, hayat nedir? Nefes alıp vermek mi, yaşamı idame ettirebilmek mi, aç karnını doyurma telaşı mı, yaşamak için öldürmek mi, güçlü-zayıf eşitsizliği mi, diyalektik mi, eytişim mi ne? ! ! Hayata da hepimiz farklı bakıyoruz. Bir Amerikan askeri için hayat; öldürdüğü her masum insan için alacağı parayla eşdeğerde. Filistinli çocuk için hayat; elindeki sapanın ucuna yerleştirdiği taşta. Kimine göre kırkında başlar hayat, kimine göre ellisinde. Kimi de hayatın ne olduğunu anlayamadan çekilir gider bir başka hayata. Gökyüzünden kayan yıldızın başka bir gökyüzüne gitmesi gibi. Aradaki tek fark bizim yeryüzü yıldızı olmamız. Kimi parlak, kimi sönük, kiminin ışığı kendine bile yetmeyen. Her insan bir hayattır. Her insan bir dünya. Her dünya içinde ayrı bir atmosfer yaşatır. İlginç olan atmosferin içindekiler görebiliyor nasıl olduğunu. Kirli mi, temiz mi, delik mi, sağlam mı... Hiçbirimiz aynaya bakmaya cesaret edemiyoruz. Çünkü kimse kendini aynanın gördüğü gibi göremiyor. Ve kırıyoruz aynalarımızı kendimizle yüzleşemediğimiz için. Ne kadar doğruyuz, ne kadarımız yanlış. Ne kadar insanız ve hayatın neresindeyiz. Bilmiyoruz. Bilmek istemiyoruz...

GooD aNd EvıL 08-07-2008 11:23 AM

Bilsem

Korkarım şimdi
Vallahi korkarım
Tutar gelir sabahın köründe
Telaşa kapılır işte mısralarım
Öyle utanması, sıkılması da yok
Arsız kefere! ..

Teklifsiz gelir
Hem de buyursuz
Sanmayın kusursuz
Sualsiz
Sorgusuz...

Niye gelir
Nereden gelir bilmem
Korkarım şimdi
Vallahi korkarım
Kim gelir
Bir bilsem...

GooD aNd EvıL 08-07-2008 11:23 AM

Bir Aşk Hikâyesi

Bir aşk hikâyesi bu
Bütün aşklar gibi sıradan
Bütün aşklar gibi ayrıcalıklı...

Köprüler var bu hikâyede
Düşerken serin sulara
Denizlere sıkılan limonlar...

Ve kurtlar çeşit çeşit
Leş kokulu nefesiyle
Enseleri yakan...

Bütün isimler var öykümüzde
Kol kanat geren melekler
Quasimodo, Esmeralda; çan kulesinde
Ferhat, Şirin; Amasya yücelerinde
Tristan, İzolde; beyaz elleriyle
Hansel, Gretel; fırk fırk
Koca ağızlı büyükanne bile...

Her masaldan izler taşıyan
Her destandan parçalar
Duyanlar, duymayanlara anlatsınlar...

GooD aNd EvıL 08-07-2008 11:23 AM

Bir Gece Yarısında

Her gece yarısı içimde
Fırtınalarla savrulursun
Nedeni belli değil gibi
Sen gibi bir şey
Senin sevdan gibi...

Belki yüreğim hep sensizlikten yana
Yüzyıllar boyu süren bir umut
Bir hasret
Ve tutku
Ve bilincim ellerinde kalmış
Çırpınıyor yaralı kuş gibi

Sevdikçe uzaklaştım senden
Uzaklaştıkça sevdim
İyimser kaldım acılara
Boranlara dayandım
Zulmüne inat direndim yaşamın
Tutmasa da ellerimden sevdim yaşamı
Onu sevdikçe senden kaçtım
Senden kaçtıkça sana koştum
Varlığında yokluğumu buldum...

Yine senden ayrı kaldım
Belki çare olur dedim
Ve seni bensizliğe mahkum ettim

Şimdi sen de beni bensiz yaşa
Umutlara boş verme
Bul beni karanlıklarda
Belki
Bir gece yarısında...

GooD aNd EvıL 08-07-2008 11:23 AM

Bir Gül

Bir gül var elimde dikensiz
Bir gül, yüreğimde büyüttüğüm sevgiyle
Kokusunu senden alıyor
Güzelliğini senden

Bir gül ki, can oluyor canıma
Bir gül ki umuduma umut
Bir gül ki, adı sen
Bir gül, canımda solmayan...

GooD aNd EvıL 08-07-2008 11:23 AM

Bir Gün

Bir günüm bir sessizlik
Bir günüm acı çığlık
Bir günüm kimsesizdir
Bir günüm kalabalık

Bir gün bir günü tutmaz
Ağlar mıyım, güler mi
Bir günüm belli olmaz
Yaslı mı, neşeli mi

Bir gün bir volkan gibi
Patlayacak yüreğim
Acılardan açılan
Kapılardan girince

GooD aNd EvıL 08-07-2008 11:23 AM

Bir Sen Ki

Bir sen yaşardı içimde
İçimdeki en kuytu köşede
Bir sen ki; ulaşılmaz
Erişilmezdi
Bir sen ki;
Parça parça olsa bedenim
Yine dokunulmaz

Bir sen yaşardı içimde
Ölümsüz...
En tenha yerinde
En ıssız sahranın...
Bir sen ki; güleç
Sevgilere sevda dolu
Tükenmez, bitmez güneş
Bir sen ki; binlerce ömüre eş...

Bir sen yaşardı içimde
En güzel şiirlerde
En narin çiçekti
En deli kasırgalara dayandı
Yılları bir bakışa sığdırdı
Bir sen ki;
Kök salmışken yüreğimin toprağına
Seni kökünden söküp attı...

GooD aNd EvıL 08-07-2008 11:23 AM

Biz

Ay gülümsüyor
Gecenin tam ortasında
Ne çok uzak
Ne de çok yakın bana

Kulaklarımda hiç duymadığım sesler
Hiç görmediğim yüzler gözlerimde
Hepsi tanıdık bir yerlerden
Konuşkan bir arkadaş
Ve sımsıcak dost kokuşlu

Sevme telaşındayız hepimiz
Bir o kadar sevda yorgunu
Ve vurgunu acıların
Ve set çekilmiş yarınların
Umutsuz umudu

Bir günümüz gece olur
Bir gecemiz gün
Unutulmuşluğumuz evvel olur sanki
Yaşayamadıklarımız dün
Yine de yaşarız her sevdayı bugün

Kimimiz yıllara sığındı
Kimimiz bel bağladı yollara
Yıllar yolları kovaladı
Ömrümüz sürgit sızılarda

Yabancı değiliz hiç birimiz
Ve hiç yalancı olamadık
Bırakın sizli bizli cümleleri
Siz aslında biz değil miyiz
Şahit oldu dizeler
Bir yerde bir zaman
Birleşirken ellerimiz...

GooD aNd EvıL 08-07-2008 11:24 AM

Boğuntu

Yaftalar hırçın rüzgâr kokuşlu
Söz isyankâr, dil lâl
Kana susamış aç avuçlar
Derin kuyularda serin değil tuz
Buzu çiziyor gözden kalan oyuk...

Deminde kahır nemin
Gök mağmaya düşüyor
Sinekler kavgadan yorgun
Böcek hışmıyla eşelenirken toprak
Savruk bir mevsim doğuyor...

Mayısın eşkali çizik
Yeni bir nefret tohumu yarıyor yeri
Yanık matem doğumunda şafak
Ay, ıslanırken güneşe sarılıyor
Ten titretiyor ayazı
Boğuntusunda ruhsuz girdapların...

Yaftalar hırçın rüzgâr kokuşlu...

GooD aNd EvıL 08-07-2008 11:24 AM

Bozgun

Yordum yılların suskun geçmişini durgunluğumla
Sözlerim isyankâr bakışlara takılı
Ayrılışına öykündüm dalından yaprağın
Toprağa düşen ekmek şaşkınlığında
Kaynarken kanım ellerimde...

Eskidi sevdaya duran gökkuşağı
Tadı yok hırçın rüzgârın
Eylül, yeni bozgunlara gebe
İklim, kışkırtıyor suçsuzluğu acziyete
Savrulurken düşüm *******e...

Kırık gökyüzüne saldığım mavi dizeler
Her şiir yarım kalıyor çocuksu gülüşlerde
Arsız tebessümler sarhoşu şehir
Neminden utanır oldu bulut
Saçarken günahını köhne kaldırımlara...

GooD aNd EvıL 08-07-2008 11:24 AM

Buğu

Solgun güllerin gün kokusunda
İzinsiz bir iz bırakır
Gözlerinde seyredişim umut seraplarını
İsimsiz isi kalır yangınlarımın
İçin için içimde

Siyaha bürünür gökyüzüm
Senin gökyüzün ne renk?
Yıldızın kaç tane?
Güneşim çırılçıplak
Güneşin ne renk senin?

Rüzgâr tutar elimi
Ellerine götürür
Yağmur koklar tenini
Tenime süründürür
Bir akşam üzeri toparlanır gider hırçınlığım
Kalan sensiz sükût
Kalan ekşi ayrılık...

Kaç gece yandım haberin olmadan
Kaç göç oldu yüreğimden
Üleşirken hücrelerim
Senli sevdanın sensizlik dönencesinde...

Sensiz çöken gece seninle biter
Seninle doğan güneş sensiz gider
Öyle gelir suskun
Öyle susar gider
Gözbebeklerinde bebek gözleriyle...

Gidersin, gidişin kalır geride
Bakarsın, bakamaz olursun yüzüme
Tutar çaresizlik elini
Söz kalır buğulu bakışlarında
Gözlerin gider
Buğusunda sözlerin...

GooD aNd EvıL 08-07-2008 11:25 AM

Buhur

Kekik kokuları
Tadında
Kalır
Gökyüzü

Sevda buhuru
Adıyla
Anılır
Can özü...


Sevgili Cansın Ünver'e teşekkür ederim...

GooD aNd EvıL 08-07-2008 11:25 AM

Camçiçeği

Bir kısrak değil
Tay gibisin
Okşadıkça sever gibiyim
Sürdükçe yeşil kırlara
Savurur gibisin yeleni

Bir damlasın
Bir çiğ tanesi
Sen suskun gönlümün
Açmamış camçiçeği...

GooD aNd EvıL 08-07-2008 11:25 AM

Can Düşer

Can düşer yürekten umuda
İnsan bilir, insanlığın anlamını
Haykırır dostluğu bir bakışıyla
Akşamlar şen olur seninle
Neyler ki şafak yokluğunda?

Sırda yalım olur dostluk
Alazıyla yakar buzları
Ruhsatımızı yaşamdan aldık
Aykırıdır yalan bize
Çeşitli yılanlar içinde

GooD aNd EvıL 08-07-2008 11:25 AM

Can Yarım

Günlere uzanır anların sarkacı
Yitik şarkıları arar silinmiş sözler
Eski hüzünler canlanır yeniden
Şafağa garip bakar zaman
Yol, yarım...

Eksik bir gülüş yansır saklı sevinçlere
Tedirgin, dağlara düşen kar
İklimsiz bulutlar yamacında
Seyri mahzun bakışların
Düş, yarım...

Can, yarım...

GooD aNd EvıL 08-07-2008 11:25 AM

Ceset

Kin türüküsü dudaklarımda
Dizelerimden kan damlar
Açık bir mezar gibi sırıtır sevdam
Ayaklarım kendiliğinden götürür
Kendine akan sulara inat...

Solar sevdaya çağıran bakışların
Râyihası kalmamış artık özleminin
Bir ceset gibi geçersin yanımdan
Küflenmiş, çürümüş toprak kokar
Uğruna yaşanası gözlerin
Yüzüme bakacak kadar küstah
Adımların yere basacak kadar utanmaz! ..

Ürkekliğin yas renginde *******in
Yaşamsız bir hücreden çıkmışsın
Yorulsan da pişmanlıktan
Dalga dalga suç yayılır çevrene
Tutsak gibisin ihanetin ağına
Pençesine takılmışsın tatminsiz tükenişlerin...

Yürürsün paranoyak mağaralarına unutulmuşluğun
Amatör bir rastlantı olur yaşama sevincin
Ruhun gömütleşir durgunlaşan benliğine
Aramak,
Bulmak
Tasarımı bile değil hayallerinin
Hayallerin soyut bir girdap...
Somut bir serap...
Çıkamazsın sevmelerin bulvarına
Bulvar tehditkâr...
Islah olmaz şaşkınlıklar sarar *******ini
Geceden bıkmış bir yıldız gibi düşersin
Sen şimdi ne kadar fazla,
Ne kadar eksiksin...

Varlığın onulmaz bir boşluk
Bembeyaz bir kumsalda
Simsiyah bir kumsun
Öldün!
Unutulmaya mahkumsun! ! !

GooD aNd EvıL 08-07-2008 11:25 AM

Cinnette Gece

Cinnette gece
Huzursuz...

Karanlığa çalar sabahın rengi
Adım yok gelen günde
Ecel sarmaşığı dolanır parmaklara
Tutarsız gülüş...

Düş kan içinde
Düne tutsak
Kırık kemik acısı yürek
Yaşam aktan kara
Umudun siyah avcısı...

Cinnette gece
Huzursuz...

GooD aNd EvıL 08-07-2008 11:25 AM

Çağ

Kırgın dizelere gebe kalem
Ses telleri ağlamaya âmâde
Bir hıçkırık düğüm düğüm
Açsam ağzımı gözyaşlarım boşanacak
Kırılacak ezik rüzgârla yarın...

Kana susamış bir şafak avuçlarımda
Tırnaklarım ilenç kızılı
Ritmi bozuk saatlerdeyim
Bölünmüş hücrelerinde zamanın...

Sükûtum kın olur çığlığa
Çığırını aşarken delilik
Delik deşik akşamlar saçılır
Bulut karasından gökkuşağına
Yarım sözcüklerle düşerim
Düşlerden izdüşümlerine çağın...

GooD aNd EvıL 08-07-2008 11:25 AM

Çağrı

Düşlerim sır rengi
Kederle örtülü hüznüm
Sebebi yok bıçkınlığımın
Düşe kalka gidiyorum
Yürüyorum ağır aksak
Harmanlayıp umudumu umarsızlıkla

Bir öykü anlatırım geceye
Gözlerim dalgın
Gözlerimde sen
Bir şiir okurum yıldızlara
Yıldızlar durgun
Yıldızlarda sen

Sızlayan ıssız *******im
Işıldayan ayın kollarında
Ay gözlerinde tutulur
Yüreğim akar ellerine

Dilimde gece şarkıları
Şarkılarda adın
Adın yanmak
Adın sevmek

Seni sevmenin tadı
Sabahı uykusuz karşılamak
Hazzı seni özlemenin
Bu yağmurda ıslanmak

Yağmurlar düş rengi
Düşlerim pırıl pırıl
Düşlerimde sen

Sıyrıl düşlerimden artık
Dokun ellerime
Çağrım sanadır sevgili
Rüzgârla gel
Yağmurla gel
Geceyle gel
Yeter ki gel!

Yalnızlığımı soğutan hayâlindir
Yangınlarıma düşerken kar
Bu şiirin sonunda ölüm yok
Delirmek var!

GooD aNd EvıL 08-07-2008 11:25 AM

Çamur

Kim gelir geçer gecemin içinden
Yüreğimi tutan bu dargınlık kim
Hiç yanmamış yıldızımın mavisi
Güneşim hiç yakmamış karanlığı
Düşsün artık kara düşlerim denizlere
Uçsun kanatsız kuşlarım...

Şiirler yazıyorum yorgun
Tükenmiş
Çaresiz
Ve şiirler topluyorum hatıralardan
Kırık hatırımın suskunluğunda
Sessizliği yaşıyorum dingin...
Yağmur sesi dışarıda
Çamur, yağmur kokmuyor artık...

GooD aNd EvıL 08-07-2008 11:25 AM

Çıkmaz

Ölüm geldi kelimelerden
Dizelerden kurşun yağdı şiire
Kolu kanadı kırıldı şubatın
Ziyan düştü iklimden günceye
Kursağımda kaldı ecel...

Kurumuş dudaklarda balçıksı hüzün
Güneş yalancı, yağmur riyakâr
Pul pul dökülüyor yaşamlar
Eriyişinde sonsuzluğun karanlık umutlar...

Sesinde ayaklandı şah damarı gecenin
Ay ışığı mateme durdu ıssızlığında
Güleç hüzünler akarken umuda
Yıldızlar bir bir şakağından vuruldu...

Ilıdı suyu sevdaya doğan günün
Çığlığın yankısı kör kaldırımlarda
Parmaklarım yaşamı karalarken
Ecelin noktasını buldu soluğum...

Taşmış bir çöp kovası ömür
Yağmur kömür kokusu tadında
İsyan taşıyor kucağımda yıllar
Yollar zifiri çıkmazlarda...

GooD aNd EvıL 08-07-2008 11:26 AM

Çirkefin Rengi

Yakıyorum yağmuru ezgilerle
Süzülen umudu katarak yüreğine...

Arasında kalsak ne olur yaşamın
Ölümleri öldürsek ne çıkar
Kaç yazar çıksa canım çıkmazlarda? ! .

Esrik mevsimlere tutsak bulutlar
Dört yanımız sarılı
Çakallar, kurtlar
Boşalmış bütün mağaralar
Koyusunu salarak hayata
Salyalarını saçıyorlar...

Budur çirkefin rengi
İğrenç yüzü bu nasipsizliğin
Telaşlı bakışlar ardında
Sezaryenle çıkarılan mistik nefretin...

GooD aNd EvıL 08-07-2008 11:26 AM

Çise

İlikleri ıslatan buğudur yağmur kokusu
Ürkek çekingenliklere takılı göklerin feryadı
Nefesim, ölüler tarlasında gezinen çığlık
Bir ben yokum yokluk içinde...

Her Eylül bir çise düşlerime
Her sonbahar kamaşan bakışları yazın
Ayyaş tutkularda gizli mavinin güleç yüzü
Sırlara gömülü aşkı yoğuran toprak
Çamuru giz...

Alacası karanlık şafağın
Islak yürek atışlarını tutan parmak
Boğumlarında kan lekesi
Sararan yaprak solgunluğunda yaşamak...

GooD aNd EvıL 08-07-2008 11:26 AM

Çit

Donuk gözleri güz akşamlarının
Güneşin saçları kırpılırken
Yıkılır çitleri yaşamın...

Sinsi sözleri puslu karanlığın
Yalan mevzilendiğinde pusulara
Islanır düşleri aydınlığın...

GooD aNd EvıL 08-07-2008 11:26 AM

Çocuk

Kırık bir kalemsin çocuk
Ucu yontulmamış, silgisi pörsümemiş
Kırık bir kalem

Eskimiş bir dünyasın çocuk
Döngüsü kayıp, ekseni buhran
Eskimiş bir dünya

Susuz bir dilsin çocuk
Güneşe küskün, çorakta suskun
Susuz bir dil

Enkazda bir ölüsün çocuk
Gülüşü durgun, bakışı şaşkın
Enkazda bir ölü...

GooD aNd EvıL 08-07-2008 11:26 AM

Çözdüm

Sen bir can oldun canımda
Sen bir yol oldun sevdamda
Sen gün oldun gecemde

Sende yalan yoktu
Sende riyâ yoktu
Sende doğrular...

Bırak geceye yüreğini
Bırak yağmura gözlerini
Yağmur ıslatsın saçlarını

Hani aşk demiştin
Hani çöz demiştin ya
Çözdüm aşkta sırrını...

GooD aNd EvıL 08-07-2008 11:26 AM

Deccal Adımları

Hüzünle karışık doğuyor gün
Güneş kimin ecelinde belirsiz
Sevdanın üzerinde kara sinekler
Akbabalar dolanıyor leş bahçelerinde

Bir şarkı çalıyor derinden
İçsel ezgilerle doluyor kırık bardaklar
Damla damla düşüyor çamura
Çamuru tadıyor aç çocuklar

Gök acil kıyamet çağrısında
Deccal adımlarıyla yer sarsılıyor
Kirli fahişe saçlarında Fransız parfümü
Hamburgerle besleniyor obez nesiller

Karanlık adım adım büyüyor
Evren uslanmaz bir kara delik
İğdiş edilmiş can parçalarından
Camlar dökülüyor kanlı, isterik

Görün diyorum artık kör bakışlara
Sağır kulaklara haykırıyorum çaresizliği
Zaman ruhundan sıyrılırken girdaplarda
İsyan çığlıklarıyla yırtıyorum sessizliği

GooD aNd EvıL 08-07-2008 11:26 AM

Delice

Kirpiklerine dokundum bu gece
Bir düş tuttum gökyüzünden
Sessizce...

Sönmeden gözlerindeki ışıltı
Seviyorum yazdım avucuna
Bir buse bıraktım yumuşak
Gizlice...

Oturdum ayak ucuna
Sevdamı dokudum
Ayak parmaklarına
Delice...

GooD aNd EvıL 08-07-2008 11:26 AM

Delik deşik

Azalıyorum günlerden günlere
İnatla her nefes alış verişte
Eksiliyor dünlerimde düşlerim
Giden yol bir gecede, bir güneşte

Sırlar içimde kalır söyleyemem
Har gözlerimde yanar söndüremem
Ne bir çare ararım ne bulurum
Acılar bastırdıkça inleyemem

Sevda özümün varlığına beşik
Sonların sınırındaki son eşik
Savrulurum, tükenirim, biterim
Ruhumun menzilinde delik deşik

GooD aNd EvıL 08-07-2008 11:26 AM

Denizim

Bir denizim var gökyüzünde
Çığlık çığlığa susuyor
Kapamış gözlerini
Seni seyrediyor

Denizim ki; ormanlar var içinde
Yanardağlar, volkanlar
Karanlık günler içinde
Işıldayan *******im var

Hapsetmiş batık sevdamı
Bulutlarda saklıyor
Suskunluğuna aldanmayın
Fırtınayı bekliyor

Bir damla gözyaşımda
Buz gibi yanıyor
Denizim ki ağlamasam
Alev alev titriyor

Kapamış gözlerini
Seni seyrediyor
Suskunluğuna aldanmayın
Fırtınayı bekliyor

GooD aNd EvıL 08-07-2008 11:26 AM

Denizlerin Ardında

Yaslı gözlerimde hayâlin
Denizlerin ardındasın
Dağların arkasında
Sınır çizgisindesin ömrümün
Karanlığında sessiz gecenin
Bütün söylenmemiş yalanlardaki
Uslanmaz gerçeksin

Seni seven gönlümün
Gerekçesi sensin...

Acılara boşvermişliğim
Akıntıya kapılışımsın
Umarsız sayıklamalarımda
Sebepsiz arayışlarımsın

Sen ellerini tutamadığım hayâl
Gözlerine bakamadığım rüyasın...

Geçmeyen zamanların seyrinde
Dönmeyen yelkovansın
Sana yanmış bedenimin
Sağanak yağmurlarısın...

GooD aNd EvıL 08-07-2008 11:27 AM

Derdim

Derdim ki saçların rüzgâr
Gözlerin buzdan bir şelale
Yüreğim yanar bir volkan
Sen yüreğimin kraterinde
Sönmeyen lâv

Rüzgâr derdim saçlarına
Volkanı derdim saçlarına...

Gün zehirini damıtır sevdanın
Gece iliklerime işler ayazıyla
Sen unutulmayan vesikası aşkın
Ben yürürüm ölüme
Ömrümün son yazıyla

Ömür derdim saçlarına
Ölümü derdim saçlarına...

GooD aNd EvıL 08-07-2008 11:27 AM

Devrik Şiir

Devrik cümleler kurmalı
Devrilmiş aşkların gölgesine
İmlâ hatalarıyla doldurmalı
Sevda sözlüklerini
Ve kekeme şiirler yazmalı
Beyaz mürekkeple
Siyah kâğıtlara

Sormalı kendimizi kendimize
Kaç kez yaşadık
Kaç kez öldük
Tenhasında kalmalıyız sırların
Her ayrılık bir bölünmüşlük
Her parçamız bölük pörçük

GooD aNd EvıL 08-07-2008 11:27 AM

Diye Diye

Sevda ırmağında yundu desinler
Bir gönüle girdi, çıktı desinler
Su idi ateşler sundu desinler
Desinler diye diye sevilmez ki

Dostlar gülsünler düşmanlar gülsünler
Deli sevdası solanlar gülsünler
Derdi dermansız olanlar gülsünler
Gülsünler diye diye ağlanmaz ki

Azı çoğu saymayanlar bilsinler
Uykulardan aymayanlar bilsinler
Sır olmasın, duymayanlar bilsinler
Bilsinler diye diye söylenmez ki

GooD aNd EvıL 08-07-2008 11:27 AM

Dokunuyor

Karanlık dokuyor güneşim yokluğunda
Hırçın ******* düşüyor yamacımdan
Titrek nefeslerin solgun buğusunda
Hara geçiyor karlı cehennem
Sensizlik dokunuyor...

Ölüm dokuyor ömrüm yokluğunda
Bıkkın şiirler dökülüyor kalemimden
Ayrık günlerin keskin kokusunda
Elem salıyor coşkun sevinçler
Sessizlik dokunuyor...

Hüzün dokuyor umut yokluğunda
Silik heceler akıyor güncemden
Kırık gülüşlerin isyan bakışında
Nisyan karıyor eksik sözcükler
Yalnızlık dokunuyor...

GooD aNd EvıL 08-07-2008 11:27 AM

Dostun Eli

Cebimizde hayatın hüzünleri
Arkamızda sessiz bir rüzgâr
Nereden geldiği belli değil...

Ümitsizliği yendik seninle
Nedenleri sorguladık bazen
Ve aştım korkuları, çaresizlikleri
Elini omzumda bildim hep
Riyasız ve şartsız sevdim seni


Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 09:47 PM

Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11   Copyright ©2000 - 2025, vBulletin Solutions, Inc.