![]() |
Ben İşlere Hiçmi Hiç Katılmam
Diyorlar ya sevmek suç İşte ben deyişe katılmam İnsan kendi duygularının katilidir Boyun bükmez suçu hafifletmez Severse adam gibi sevmeli insan. Derler ya herşey haktan,kader İşte buna hiç katılmam Hatanın adımları önemli Bir adım atarken atılan her adımın Parmak uçlarına bakmalı insan,geleceğe Bir çok insan kurşun atıyor belki bir kötümser sevda için Sevabına işlediği zannettiği,sevdalara Dönüp bakmazlar gözlerin içindeki Derinliklere. Duygularında katledilen sevdalar Bir ömrün uzamasına sevdalıdır haktan,kaderden Diyerek. İş böyle değildir dostlar iş böyle değildir. bu işte bin insan bir insan kadar değersiz Bir sürüngen ise bin insan kadar değerli İşte sevgi ömrü işte insan yaşamı Ya severken biter,yada ölüme sevdalı. Eyüp Selahattin Dalkıran |
Ben Onun adını korsikalı Kız Koydum
Bir çöpçü Bir öğrenci Bir anne,çocuk Bir imam bir polis Bir araba bir süpürge Bir şair Gecenin yorganlarını üstlerinden çekerek uykunun getirdiği mahmurluk ile Pencereden bakarken geçip giderler. Günler günleri kovalarken Sabahın ikirciliğinde gözlerim salıncağında sallanırken İsmini bilmediğim korsikalı kız bana baktı Alacalı bulacalı camımdan içeri Süzdü sabahın ikirçiliğinde Yukarıdan aşağı Sanki başım dağ,kil,kaya,dorukmuş gibi doruktan aşağıya ovalara kadar süzdü Yüreğim çırpıntısı arttıda artı Dona kalan elini tütünün ateşi ısıttı Dilsiz bir sabahın içinde sırılsıklam bir dut ağaçı gibi Emdim bakışlarının sıcaklığını Sanki bakışı ben tarihin içinden geliyorum Gibi söylüyordu ismi korsikalı olan kız. Bir an herşey yanyana oldu Baktı geçti korsikalı kız Baka kaldım arkasından Zemherinin zemheri oluşundan beter Pencereyi açıp dışarı tükürsem, havada donup kalacak tükürük sanki. Günleri kovalarken zemheri soğuklarının ardından Beklerim ismini korsikalı koyduğum kızı Gelip geçtimi korsikalı kız Burnuma ıhlamur kokuları gelir Saatler uymuyor ki Takılıp peşinden gitmek için. Eyüp Selahattin Dalkıran |
Ben Öyle İstiyorum
Diyeceksin ki Niye Ben öyle Düşündüğüm içindir Sevgi kokuyor Gözlerin. Eyüp Selahattin Dalkıran |
Ben sana teslim oldum
Kış yine kapıda Ama benim umurumda değil Çünkü ben üşümem Onun gözleri beni ısıtır. Ateşin üşüdüğü günler kapıda Ama ben üşümüyorum Onun bana saldığı aşk ateşinden Üşümüyorum işte üşümüyorum ........... gözlüm Bak yine kara sevdan başımda dolaşır oldu Bir teneke kutu gibi eziyor Buruş buruş ediyor Allah seni nasıl bilirse öyle yapsın Yanıyorum Üşümüyorum Şarhoşum Ne yapabilirim ki Ben sana teslim oldum ne yaparsın ..............Gözlüm Eyüp Selahattin Dalkıran |
Ben Sayılarım Adamım
Sen yüz olsan ne olur ki Seni yüze bölerim Sen yine bir olursun Sen kendini doksan saysan ne olur ki Senin doksanından,seksendokuzu çıkartırım Sen yine bir olursun Yine diyorsan ben her sayı olurum istersen seksendokuz istersen iki Hiç önemli değil Ben seni hep tek geçerim Bu dünyada tek olduğun için Şimdi versene öpücük Yalnız tek sayılardan olsun Her öpüçük,Küsüratlı öpücüklerle Uğraşmak istemem. Varmısım ben doksanım diyorum kendime Hani bakalım yap kendine beni bir Başarırsan çiftlerden isterim öpüçüğü Küsüratlı olmadan A benim Bana ben sayıyım diyen Sevgilim. Eyüp Selahattin Dalkıran |
Ben Sen
Ben vardım kendime Sen çıka geldin o ara. Ben sana baktım Sen bana baktın Eller uzandı ellere Bir baktı ki yıllar geçmiş Ayrılığın üstünden Ben kendime vardıktan sonra Sen o ara kendinden gitmiştin Benden sonra. Eyüp Selahattin Dalkıran |
Ben senle yokum işte
Dost'tu Dost'ta Düşman'ı düşman'a tanıtmak mağrifettir Hele işin içinde aşk varsa tanıdın,duydun,üzüldün,ağladın El ele tutuşurken bırakmak istedin ellerimi Dağıtıp param parça etmek istedin beni bilirim. Ya yapsaydın Gece Karanlığında uçan martıya bakıp Seni sevmiyorum deseydin Dost’tu dost’ta Düşmanı düşmana tanıtmak mağrifet olurmuydu O gece benim için. Hayır sadece sana kötü bir dürüst sözlü bir ölü olurdum. Sen anlarsın ne demek istediğimi Biliyormusun o gece tanıdın tanıdığını üzüldün olabildiğince Ve ben,sen bunları tattıkça ben öldüm sana ve kendime karşı Ama bırakmadın elimi ama kalbindeki sevgi uçurumlara yuvarlandı Sen orda öylece ağlarken bende kendimi orda öldürdüm o an Biliyorum doğru sözlü olan her zaman kaybeder ve kaybettim seni Yani anlayacağım can dosttun selocan bir ölü artık Karanlığın alaca karanlığına teslim etti yüreğini sen için. O gece ki martının kanadından düştü yerlere VE selocan özğürlüğünün içinde bitti Kaldı sampanya kadehinin içinde öylece ve mahkum etti kendini Sensizliğe özgürlüğünün adı sen olana karşı. Eyüp Selahattin Dalkıran |
Ben Üç Kurşunda Öldüm
Kulağımda tek şey sesin Gözümde tek renk tenin Dudağımda tek hece ismin. Yaşıyor benliğimde hala, Bunlar senin, Bendeki hastalığın galiba. Eyüp Selahattin Dalkıran |
Beni Neden Sevdin Söyle
Sormak istiyorum sana Beni niye sevdin? Ne günlerden gelmiştin? Anlatırmısın? Çaresizmiydin? ,Sevgisizmiydin? Yine sormak istiyorum Beni niye sevdin? Tanıştık,sevdik,seviştik kavga ettik yalan söyledik. Beni sevmende ki sebep neydi? Gerçekten söylermisin bana? Neydi çıkarımız birbirimizden? Haydi bana söyle? Neden bu kadar sevdik birbirimizi? Eğer sorarsan bana Ben sade bir aşk için Seni bilemem yinede ne olursun Beni gerçekten niye sevdin? Yoksa baharın sarhoşluğu Seni vurdudamı beni sevdin? Hadi ne olursun söyle Beni niye sevdin? Eğer doğruysa Ölürcesine... Eyüp Selahattin Dalkıran |
Bırak
Öyle bir kadındı ki Ne yaptıysam iyiliği için Hep kendini pisliğe bulaştırdı Ben çektim o daldı Çektikçe daldı daldı Bırakmak istemiyordum Bırak bırak diyordu Bıraktım Kimbilir Hangi pisliğin içinde Yatıyor Kimbilir. Eyüp Selahattin Dalkıran |
Bırak Beni Bağışlamayı sen Kendini bağışla
Sen orada üzülüyormusun sevgilim Ne olur üzülme Ben seni seviyorum Acıda olsa uzak kalmamız Belki bundada bir hayır vardır Belki tüketeceğiz umutlarımızı,ümitlerimizi Ama sen orada üzülme Bırak yaşagıklarımızla yaşamız olalım sonsuza değin rüyalar içinde sen ile ben ellerimizi ellerimizde,dudaklarımızı dudaklarımızda Tenlerimizi tenlerimizde hisederek yaşayalım Sen kendini bağışla beni değil Bilirmisin? Bana sunduğun en güzel hediyen acı oldu sevgilim acı Yüreğimin kapısına nöbetçi oldular Gelde uzaklaştır acılarını Yarım kaldım sensiz acılar ile Gel sarıl boynuma,ağlamak istiyorum omuzunda Hadi gel yeter bu acılar yeter Bilirsin berber yaşadık Aşka dair ne varsa Bu sevginin,aşkın suçlusu sensin ve Yüreğindir. Hadi canım bu inadı bırak Gel şu sevenin tekrar kalbine Hiç bir veda bu kadar yakmamıştı canımı Ağlamaktan gözyaşlarım şaşırdı böyle aşka,sevdaya gel de gör halimi Solmakta yüzüm zamansızca Sessiz sedasız yok olmakta bedenim Senle yaşanmayan günler içinde Hadi gel bırak bu inadı ara beni Ve yüreğini ve kendini bağışla bana karşı. Eyüp Selahattin Dalkıran |
Bıyık
Bıyık altından gülündüğünü bıyık bırakarak ancak öğrenilirmiş öyle dedi Bende bıyık bırakmaya karar verdim Bıyık altından gülmek için ONA. Eyüp Selahattin Dalkıran |
Biliyorum abilerim kızacaklar Bana
Bu gece Bir hiç kimse gibi tek başıma kutlayacağım sevgililer gününü. Seni düşüneceğim Denizin,Mahirin,İbrahimin,Ulaşın Che gueveranın resmine Bakarak bir şişe şarabımla Susarak. Susmak isteyeceğim Ama içimdeki kurt kendini parcalayacaktır sana karşı Sanki sen varmışsın gibi karşımda. Kim demiş? Balıklar bulut içinde yüzer diye Bence ahmaklık etmiş bu sözle Dehşet Anıların alnımdan,göğsümdem vuruyor senin evinin camından gelen ışıklar ile adalar vapurundan inerken. ama sen bilemedin sevmek umut ekmektir Sevmemezliğe karşı. Halbuki Sevdamız bir bütün emekti Öptükçe birbirimizi Günler geçti Kimbilir şimdi nerelerdesin? Camından yansıyan ışık Seni göstermiyor ama olsun Seni düşüneceğim Denizin,Mahirin,Ulaşın,İbrahimin Che Guevaranın resmine bakarak bir şişe şarabımla. Biliyorum abilerim kızacaklar bana kaypak bir burjuva yaftası yapıtıracaklar Kızsınlar Ama bildiğim birşey var İkimizde devrimlerin birer neferiydik *******i yanan ateş böcekleri gibi Yıldızlara bakar gülerdik olsun böyle olsun aşk derdik İster deli ister burjuva ister parçalı kişilik kişilik desinler Bir varız yarınki günlere Bir ayağımız çoktan çukura girmişken. Eyüp Selahattin Dalkıran |
Bir avuç gözyaşı dökte hatırla beni
Deli sevgilim Gelişin halaylar iledi Kimse kıyamaz sana Affet gitsin cırcır böçekleri gibi konuşanları. Yalnızlığımda tanıdım seni Bir liman sırrımızdı halen ordanı gözlerin ve sen. Sana,senle olduğumda Gözlerimden gözlerin yansıyordu. Şimdi gözlerindemiyim? Gel karıştıralım ruhlarımızı birbirine Ben ve sen çoktan yettik birbirimize Nice ağlamaklarla beklemeyelim Son bir kez Hatırla beni ben seni nasıl hatırlıyorsam Her ne kadar yalan olsada yap Bir çiçek, bulutlardan dökülen yağmurlar gibi Bir avuç gözyaşı dökte hatırla beni. Eyüp Selahattin Dalkıran |
Bir Bulut Gibi Dalgaların Köpükleri İle Oynarken
Ey Türkiyem Ey İstanbul Ey İşçiler,Memurlar,emekliler,Yetimler,Dullar,gazi ler,Köylüler Halkın Sevdasına Çalışmayanlar Büyük yanlış yaparım Adamadan Saymıyor ki beni Neymiş Çok Güzelmişte ondan Ulan sen orada Bir bulut gibi dalgaların köpükleri oynarken Yüreğim kendini adamdan sayıyor sen saymasanda Bu yürekte Halkının sevdası var Sen sevmesende Ne olur ki Bilirim Sen daha sevda dersine çalışmadın Bilirim Boş koltuklar Birer yemek kabıdır kat kat Birer pirzola,sampanya denizidir. O boş koltuklara oturmaya gör Başlar pirzola,Şampanya partileri ama Öyle yürekler vardır ki Şöyle der o koltuklarda Buralar pirzola,Şampanya denizi değildir Ama sen daha halkın sevda derslerine çalışmadın Ondandır Boş koltuk sevdan Ben yaşadıkça sana pirzola,şampanya denizleri yasak Davacıyım işte senden Davacıda olacağım her mahkemede Sen sevda dersine başlayıp öğrenene kadar Eyüp Selahattin Dalkıran |
Bir gün olurda
Olur ya Karşı karşıya gelirsek İnan o gün nasıl davranacağımı bilemem Ya ölüm derim yada sevgin. Olur ya Karşı karşıya gelirsek İnan o gün nasıl davranacağımı bilemem Ya yeşil gözlerin yada yine ölüm derim. Olur ya Karşı karşıya gelirsek İnan o gün nasıl davranacağımı bilemem Ya güzel dudakların yada yine ölüm derim. Olur ya Karşı karşıya gelirsek İnan o gün nasıl davranacağımı bilemem Ya kalbindeki gerçek sevgi yada ölüm. Olur ya Karşı karşıya gelirsek İnan o gün nasıl davranacağımı bilemem Ya o an seni öper ellerine sarılır ağlarım. Olur ya Karşı karşıya gelirsek İnan o gün nasıl davranacağımı bilemem Kırlaşan saçlarımın çöken gözlerimin sebebi oldun derim yazıklar olsun sana derim Eyüp Selahattin Dalkıran |
Bir Şarkı Gibi Acıladık Kendimizi
Sensiz sokakların tadı bile yok Halbuki sen varken ne güzeldi her şey Biz ne yaptık ki birbirimize? En hüzünlü şarkılar ile acıladık kendimizi Ağızlarımız bir gök gürültüsü Gözlerimizde yağmurlara damla damla yol oldu. Sensiz sokakların tadı bile yok Halbuki sen varken ne güzeldi herşey Sahil yolu,vapur iskeleleri,otobüs durakları, çimenlikler,hatta kuru banklar bile. Ama hiç birinin benim için anlamı kalmadı Senle ben aralarında olmadığımız için. Sen siz sokakların tadı bile yok halbuki sen varken ne güzeldi herşey Sen denizlere açılacakmış gibi acelece çekiverdin çapanı kalbimden Henüz isteklerin ve duyguların sözünü dinlemeden Bilirdin yıpranmış duygılara yer yoktu dünyamda. Bilirdin ki girilmez levhasını taktığımı kalbime Senden başka,kahrolsun şairliğim,duygusallığım Yazmayacağım,anlatmayacağım diyorum olmuyor Bir sefer basmısın şairliğimin bamteline Ne yaparsın elden bir şey gelmiyor ki Bir şarkı gibi acıladık kendimizi. Eyüp Selahattin Dalkıran |
Bir Yaprak Koptu İnce Narin Kardelen Çiçeğinden
Biz dağların barış güverciniydik Beş kişiydik Bir baboş,bir cano, bir ibo,bir fato,bir selo Her birimiz AK 47'den beterdik Hiç bir mermi Hiç bir top belimizi bükemedi Biz beş kişiydik O allahsız keskin nisancının mermisi delerken karanlığı Yapraklarına tutunup sallanırken Birer çoçuk gibi İnce yapraklı kardelen çiçeğinin Yapraklarından düşü verdik hep beraber Hey hat ne gübbürtüydu ki Bizi böyle şaşırtan Binbeş lük mesafaeden Bağırdık hep bir ağızdan Bırakma kendini O allahsız merminin söylediklerine Düştü boynu bükük çoçuklar gibi bir yana ağlamaklı gözle bakarak Gözleri ki gözleri baldan tatlıydı Sesi çıkar gibi sessiz Sanki beni anneme götürün diye sesleniyordu FATO. Biz dağların barış güverciniydik Beş kişiydik Bir baboş,bir cano,bir ibo,bir fato,bir selo Her birimiz bir ondörtlüden beterdik Hiç bir mermi Hiç bir top Belimizi bükemedi Bir allahsız karanlığı,delen mermiden başka Biz dağların barış güverciniydik Beş kişiydik yarlar geçit vermezken biz verdirirdik Sızan güneşi beklerdik bulutlardan Biz beş kişiydik Vietnamda,Etopyada Afrikada,ve dünyada Her yerde biz vardık adımızla Vuruldukça,düştükçe ezilen insanlar için Biz beş kişiydik Bir baboş,bir cano,bir ibo,bir fato,bir selo yaşardı adları beyaz kanatlı,siyah kanatlı kıtalarda Şimdi ise Bir ölü militan baharı ile bir ben kaldım Gelecek bir sonraki barış güvercini olarak. Eyüp Selahattin Dalkıran |
Bizim Çocuk
Tutmuş pipisini bakkal amcasına dığıl dığıl yapmış Çikolata pahalı olduğu için Bakkal amcası öyle dedi Bizim çocukta Pahalılığı protesto etti galiba yada bakkal amcasını. Eyüp Selahattin Dalkıran |
Boş ver Kızıl Şaçlı Sevdam Boş ver
Boş ver Kızıl Şaçlı Sevdam Boş ver Boş ver kızıl şaçlı Sevdam Hayat bu bazen kırar bazen düzeltiriz Nasıl olsa hayatımız bu Sen yıllar önceki endamınla Nazikliğinden bir şey kaybetmedin ki Her şeye takıyorsun Bırak boş ver kızıl saçlı sevdam boş ver Bak bir elmamız var İkimizde onu nasıl paylaşıyoruz Bizim elmamız zeki ve utanğaç Onu en iyi yerde tutmaya çalışıyoruz Gel her şeyi kafana takma Boş ver kızıl şaçlı sevdam boş ver. Eyüp Selahattin Dalkıran |
Böylemiydi Yeminli Sözlerimiz
Aşk boynumu vurmadan Sen ne dersen de bana Ağlıyorum kaderime Yıllar geçsede unutmam Çıldıracağım Bir divane gibi gezdim durdum Böylemiydi yeminli sözlerimiz Söyle şimdi ne haldesin? Yıktılarmı yoksa güzel yüreğini? Gel sevdim de bari Şimdi soruyorum sana? Gençliğin ne halde diye Çaresi yok bilirim Ölsem ne kar eder ki Çaresi varmıdır ki? Aşkın görünmeyen boynunu vurmak Bilmiyorum bilmiyorum kaç kez geçtiğimi kapından Olsun varsın geçerim kapından aşka boynumu vurdurmadan Sensiz akşamların kıyısından adına kader desende Benim yeşil gözlü sevgilim. Eyüp Selahattin Dalkıran |
Bu Bedenim Üşümüyecekti sen olsaydın
Büyük bir talihsizlik var bu işte. Sevgimizi solduran Sahte sözleri söyleyemiyecektin Yalan sevmem diyordun Hiç Unutmayacaktık değilmi? Bu aşk bitmeyecek diyordun Mutluluk tahtından inmeyecektik Ben kurdum dünyamı senle derdin Hiçmi hiç kötü günler olmayacaktı Ama ama Söylenenle,işlenen olmadı Bırakıp gittin nedensiz Böyle acımasız gitmek varmıydı söylesene? Soğuk,sıcak arası zamanla ardına bakmadan Bir tek resmin kaldı elimde Bakıp gülüyorum,bağrıma basıyorum Kara bir taş gibi Söylesene böyle gitmek varmıydı dünyamızda? Gel gözlerine dilim dilim olmuş bu adamı sevdiğini Küflenmiş çiçeklere terk etme Solgun bir yaprak gibi atma bir kenara Gel çiğer parem gel Gidişin fırtınaların kralını yaşattı bedenimde İçimdeki çoçuk üşüdü,gözlerim yağmurlara yoldaş oldu gel gör şu halimi ne olur,hastayım gel Üşüyorum gel Gel gel gel gel gel gel Geeeeeeeeeel 15/10/2000 Eyüp Selahattin Dalkıran |
Bu Günden Sonra Günler Senin Değil
Aç bir yürek gibi geldiğini unutma Geldiğin günden beri Hep kendinsin. Ya beni ya beni düşündünmü hiç? İçimde daralan yolların neden daraldığını sordunmu? Ezilen çimen misali ezilince. Kim bilir benden başka Kimlere neler sunmuşsundur? Beğenmezsin sanki matah bir şeymiş gibi söylemlerin Çözer sözlerini içindekilerle. Belki içimdeki sevgiyi Bundan sonra görmeyeceksin Bu günden sonra günler senin değil Benim olacak. Seni kara defterimin Beyaz kısmında saklı tutacağım Sana sevgimin içinde Elveda demeyeceğim Zaman değirmeni döndükçe Ve aç bir yürek gibi Yine yüreğin aç olarak Döneceksin benim sevdalara bağlı yüreğimdeki yerine Ama sen yer olmayacaktır orada. Eyüp Selahattin Dalkıran |
Can
Can sıtkın Can isyanda Can mutsuz Canlar ölümde. Eyüp Selahattin Dalkıran |
Çam Kırığı gibi Aşk Yağıyor
Durma dibimde öylesine Duyguların ölümü gibi Eriyen yaşam içinde. Hiçbir aşk cezasız kalmaz Aşk nedir bilirmisin? Aşk Yaşamayı bilmektir. Ben seni neden mi sevdim? Duygularımız ölmezsin diye Eğileceksen sadece aşka eğileceksin Seni seviyorum diye bilmek için korkmadan Ama yinede taş kalplisin sevdiceğim Zaman mekan içinde. Canımın içi gözümün nuru Bak kar yağıyor İstanbul’un üstüne Cam kırığı gibi ve aşka dair ne varsa beraber Arada bir buralarda havalar Bir tuhaf olur ve gelip geçer Bir hikayenin sonu gibi. Eyüp Selahattin Dalkıran |
Çiçeklerdeki Kırmızı Yanarken
Ben sineye çekerim Sen çekmesende Sen sakın ağlama Biliyorsun ki Sen her zaman yenisin Yüreğimde eskimiyensin Şimdinin öpüşü gibi. Gölgede yitirilen Aşkları görüyordun Hevesiz yapılan işler gibi Dağılıp gidiveriyordu Hepsinin gözlerinden dışarı Bir damla yaş gibi. Hadi zorlada Birlikteliğimiz İntizara gelmeden Kem gözlerden uzak Gün batımında Çiçeklerdeki kırmızılar yanarken. Eyüp Selahattin Dalkıran |
Çoşan Yürek
Çoşan yürek ne yapar ki ancak dandini dandini dastana paraları ektim bostana. Eyüp Selahattin Dalkıran |
Değişmiyor Karşımdaki Ayna
Geçmişi anmak Kıyametimi koparırdı sanki Sarı sonbahar yaprakları Eski yar olunca Artık uyumak istemiyorum Mutsuzluğun gölgesinde Zaman gibi Değişmiyor karşımdaki ayna Aynanın içindeki ben gibi Sıra savmaya gedi Şıkışmış aynadaki yüzleri,günleri ne rüzgarlar,kasırgalar,kırılmalar gördüde duruyordu durduğunca sıra savmaya geldi içinde yaşanan tarihleri,acıları Mümkünmü son yazılan mektubu aynandan almak Kiprit çöpü olmak lazım. Aynalar şahit olsun ki küstüm kendime Yaşattığın göçebe aşk için bitimsiz yollar içinde orta yaşım bahara gelmeden. Eyüp Selahattin Dalkıran |
Delirmek İşten Değil
Olmayacak duaya amin denirmi? İşte bu bizim aşkımızın özeli Senide anlıyorum kendimide Peki nereye kadar? Ne zamana kadar? Kim okuyacak? Kim koruyacak? Ve kim amin diyecek? Belli olmayan aşka amin denirmi? Hadi söylesene Bu kaderimizin duasını değiştirecek şeyler nedir? Şeyler nasıl söylesem bu şeyler Nasıl şeyler olacak? Hani diyoruz ya arasıra birbirimize Ne olacak şimdi? İnan birşey biliyorsam Memelerini suratıma süreyim. Eyüp Selahattin Dalkıran |
Derin Özlem
Çıkıp sana gelmek istedi canım Dolaşırken yıldızlar altında Ya evde yoksan. Neredeyse ay düşecek avuçlarıma Burçları ile Deniz kızıla bulaşmış ayın ışığı ile Yakamozu yüzünü yansımakta gözlerime. Bir korkudur aldı benliğimi Ya evde yoksan Kokunu özledim hemde ne özleme Derinden bir ah çektirecek kadar derin Ayıptır söylemesi Ne yaparsın ayrılığın adı konmuş bir sefer Çıkıp sana gelmek istedi canım Dolaşırken yıldızlar altında Ya evde yoksan. Eyüp Selahattin Dalkıran |
Devrimci Simitçi Çoçuk(Gerçek Bir yaşamdan kesit)
Küçük bir çocuktu Simit satardı Kendi yaşıtları top oynarken. Hüzünle gözlerinin içinde Top oynayan gözlerini seyrederdi. Simit var taze simit diyerek. En sevdiği başının üstünden geçen Kırlangıç kuşlarıydı,kurşun gibi geçtikçe Birde akşamları evlerinin d****** çıkıp Aya bakar,düşünürdü ne zaman bu haksızlıklar bitecek diye Kırlangıç kuşları,kurşun gibi geçtikçe. Köhne sokakları sevmezdi Terk ederdi köhne sokakların gri taşlarını Doğanın herşeyine hayrandı,doğada ona Küçük sanki büyüktü Hüzünle gözlerine hapsederdi haksızlıkları. Köhne sokakalrın ötesinde Çıkarırdı gözlerinden haksızlıkları yere atıp ezerek Geçinmek kolaydı onunla koltukçu faik usta,tek dişi kalmış seşo dede,dilenci muzo, bisikletci remo,zulacı şemo,fırıncı huso Hepsi severdi onu. Kızardı Havanda su döğenlere Anlatırdı tarihin başlangıcıyla Oluşan kölece düzeni Tek sevdiği bir annesi,bir şiirleri,bir Yılmaz güneydi birde cepinde taşıdığı bir şişe suyudu Hep yılmaz güney gibi olmak isterdi. O anlatırdı sömürülenleri,açlıktan ölenleri Nasıl karşı çıkılmasını anlatırdı Karısını döven ahmet abisine kızardı hep Kadınlar dövülmez korunurdu ona göre Hep teyzelerine,komşu kadınlarına Hakkınızı koruyun derdi. O konuştukça kızardı ona yaşlı amcaları Sus böyle şeyler anlatma sakın ha Günahtır küfre gidersin derlerdi Ama o bıkmaz anlartırdı Gelecek günlerin çatlayarak İçinden devrimin çıkacağını O inanmıştı,inanıyorduda Bir gün güneş geçti kafasına Diyarbakırın kaynayan elli derece sıcağında Düştü yerlere titreyerek simitleri ile Koşuştular tanıdıkları aldılar kuçaklarına Doktor Malesef Beyin kanaması geçiriyor dedi Bir sonraki güne çıkmaz diyerek İnanrak ölmüştü Devrimci simitçi Çocuk. Eyüp Selahattin Dalkıran |
Diller Korkuyor Gerçeği Söylemeye
Bir hikayenin başlanğıçındayız Arada sırada Sözle zarflaşıyoruz Geçıkmiş mektup zarfları gibi Sözler duvarları aşıyor Diller korkuyor gerçeği söylemeye Bir gece kuşu gibi sessizlik içinde Sözler hafif dokunmalarla Yalayıp geçiyor zamansız olduğundan, Bazende Sözler geçikmeli gelen Mektup zarfları gibi Renklerin,şiirlerin anlamları Tatlı baktırıyor Gözlerimize gülerek Bir gün açılmaya başlayacak Hikayemizin noktaları,virgülleri, artıları,eksileri Ama o gün hiçbir seye aldırmayıp Öylece seveceğim onu. Eyüp Selahattin Dalkıran |
Doğacak Yarınlarda
Bir uyandığımızda Tüyü bitmemiş yetimin hakkını alacağız Misli misli Faizi ile. Eyüp Selahattin Dalkıran |
Doğrusunu istersen
Ellerim cepte düşünürüm Yüreğimde yaktığı ateşi öylece Alnımda terler birikiyor Yarına uzanıp giden günler ile. Yarın zor olanı kazanmak birlikte önemli Dudaklardan çıkacak sözler ile Tutkun olabilecek avuçlarımızdaki çizgiler birbirine Dert edinmeyeceğiz dakikalrı omuz,omuza birlikte . Yılmayacak bu yürek dik yokuşlarda yoldaşlığın ile. Tutsak olmayacak seviler göğerecek kardaelen gibi Bozkırlara güneş olup açacak umutluca,boyun bükmeden Mutlu yarınlara birlikte özgürce,yılmadan belimizi bükmeden Donmuş bakışlarım eriyecek senin gülüşünle,sevginle Yüreğim titreyip duracak yüreğindeki sevgiye Acıları tutup alacak ve atacak senin yüreğinden Bırakmayacak ömür boyu yüreklerimiz ezilmeden ölümüne. Dağları delmek zor olabilir; belki ama zorda değildir delmek Bu sevgi içinde zorluklar aldatıla bilinir Tarih şahit olacaktır,içimizdeki sevgiye tutkuya Yarınlarımızdaki umutlara sıkı,sıkıya yoldaşım. Eyüp Selahattin Dalkıran |
Dokuzuncu Kiraz Ağacı
Dur camın önünde Senden giderken bak arkamdan Beraberimde senin kötürüm aşkını, Nasıl taşıyarak götürdüğümü gör. Böylemi olacaktı ayrılık Hayır kabullenmiyor Yalnızlığın yabancılığını Sen giderken. Sevdalı düşlerin diplerinde Gözlerimden akan yaşlarımın Hatırına sen her zaman Dokuzuncu kiraz ağacı Altında beni arayacaksın. Dur yine camın önünde Senden giderken bak arkamdan Dokuzuncu kiraz ağaçı altında Beraberimde götürdüğüm kötürüm aşkını seyret. Eyüp Selahattin Dalkıran |
Dur Durduğun Yerde Sevgilim
Dur durduğun yerde sevgilim Boşuna yemin etmeyelim Bir bakarsın benden uzaklamışsın Yada ben. Dur durduğun yerde sevgilim Birbirimize çok çok seviyoruz demeyelim Bir bakarsın sözlerimiz Küfre dönüşür Uzun yıllar sonra. Dur durduğun yerde Sevgilim Narin kardelen çiçeği Yüreklerimizde açsın Karlı Günlerde Acılı günlere hazır vaziyette. Dur durduğun yerde sevgilim Boşuna yemin etmeyelim Gelecek günlere ayıp olmasın diye Senle ben için. Eyüp Selahattin Dalkıran |
Düşlerimin Kadını
Sen düşlerimin kadını Sen şu hayat denilen yaşamda Yeşil gözlerinle öyle bir eledin ki Her bir tanemi yerlere savurdun. Sen düşlerimin kadını Şarkılara,hüzünlere Rakı şişelerine gömdün beni Kuruyup gitmek için. Sen düşlerimin kadını Şimdi herşeyle çakışır oldum Ruhum bedenim seni istemez oldu bu son mısralarla resmini tozlu raflara aldım. Elveda düşlerimin kadını ELVEDA. Eyüp Selahattin Dalkıran |
Eski bir hikayenin başlanğıcı ile (1)
Çok acı çekersin diyor beni seversen Beni seversen kurtulamazsın başına her türlü Bela gelir çok üzülürsün Adam tüm sözlerine karşılık suskun hayretlerde Oda biliyor hem de bal gibi Acılara dayanıklı adamını Onu ne kadar sevdiğini Sevme beni diyor ad****** Adam yine suskun hayretlerde Ama biliyor adam Sudan çıkmış bir balık gibi sırılsıklam aşık olduğunu Çünkü tuttuğu elleri.öptüğü dudakları Gerçekleri söylüyor. Çünkü adam gerçekleri çoktan biliyor,olacakları da. Adam onun sevgisinin derinliğini anlıyor susup izliyor Durup durup adama Neden ben bir başkaları yok mu? Adam düşüncelerine gülüyor Ve adam diyor ki Sen benimsin sevgi onuru ile Ben diyor ben ben özgürüm bağlı kalamam Özgür kalmalıyım Dönmelisin sevdiklerine Eyüp Selahattin Dalkıran |
Eski bir hikayenin başlanğıcı ile (10)
Adamda dedi Sen nasıl söz verdiysen bende öyle Sana her kutsal şey üstüne yemin ettim Adam kendi içindeki aşkı için çarpışıyor Prensesinin çarpıştığı gibi Halbuki adam istese her şeyin emrinde olduğu gibi İstediği olur olduğu gibi. Adam gerçeğin değişimin gerçek yüzünü görmek İçin düşünüyor anlatmaya çalışıyor sevenine Adam yüreğinde konuşan sesleri dinliyor Adam dalda ki kuşu gördü Elini uzattı eline çağırdı Anlat dedi kuşa ne yapmalıyım dedi Kuş yüreği pır pır ederek Sen kutsalsın sana ne anlata bilirim Sen her şeyi gören her şeyi bilensin Öylese git dedi ve onu görürsen her seferinde öyle güzel şarkılar söyle ki Seni dinlesin ve içi mutluluk dolsun ve dalına uçtu gitti kuş Adam yerdeki çiçeği gördü Çiçeğe dokundu konuş dedi çiçek konuştu Söyle dedi ben ne yapmalıyım ona karşı Çiçek ona sen kutsalsın,sen bilirsin her şeyi Adam ona sus o zaman onu gördüğün zaman Ona öyle güzel görün ki seni yerinden alsın Ve onda kal sürekli Eyüp Selahattin Dalkıran |
Eski bir hikayenin başlanğıcı ile (11)
Adam kendi ad****** sordu Sen adamım sen benimle her acıyı yaşayan Her mutluluğu tadan adamımsın söyle Ne yapmalıyım ben adamım Adamın adamı seni tenzih ederim Kutsal ışık Senin bildiğini ben bilemem Sen her şeyi gören bilensin benim ne haddime. Adam öylese dedi zamanı beklemekten başka Çare yok. Ama adam gerçek sözlerin adamı Yukarıya verdiği sözlerin altında kalamaz Adam onurlu,adam güvenilir Bu yüzden yaratıldı,önderlik onda koşulsuz. Eyüp Selahattin Dalkıran |
| Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 05:32 AM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.