![]() |
seviyorum
sen bana goz yaslarindan bir damla versen ben sana denizlere donusturrum sen bana dunyayi versen ben sana denizlere donusturum sen bana kalbimi versen ben icine en temiz ve en sifat askini koyarim yeterki beni sevmeyi bil bir isim var unutamadigim bir cicek var koparamadigim bir hayal var kuramadigim birde sen versin sevipte doyamadigim |
YÜREĞİMDE ÇARPIYORSUN
Bir zamanlar senin için Yanan bendim yanan bendim unuttun mu Ettiğin o yeminleri Yoksa canım unuttun mu Yüreğimde çarpıyorsun Hala bende yaşıyorsun Üzme artık gel sevgilim Üzme yeter ne olursun Saçlarına kır çiçeği Takan bendim takan bendim unuttun mu *******i ellerini Tutan bendim unuttun mu |
Bulutlarla Yürüyen Adam
Bulutlar dolaşıyordu üstünde O ise sadece yürüyordu düşünmeden Gideceği yer belki çok uzaktı ama o yürüyordu Sevmişti bir kadını o onu sevmesede Bilmişti öğrenmişti hayatı onun sayesinde Kaç kere onun için ölürüm diyordu Ve reddildiği zaman hep ölmeye kalkıyordu Ama sonra aklına yine o geliyordu Ve vazgeçiyordu Onun yüzünden ölmek istemiyordu Çünkü onu suçlamış olurdu Bunu biliyordu ve ölmüyordu onun için Bulutlar sanki onu takip ediyordu Ne yapacağını merak eder gibiydiler Bazen el sallarmışçasıına yağmur yağdırıyorlardı Ama o bulutlara bakmıyordu bile O sadece onu düşünüyordu Ve şimdi de ona gidiyordu Elinde yine bir orkide vardı ve yine takım elbise giymişti Ona yaklaştıkça heycanı artıyordu Ve sonunda kapısının önüne geldi Kapıyı çalmak istedi ama çalamdı Eli gitmiyordu Galiba yine reddilmekten korkuyordu Tam vaçgeçmiş bir şekilde geri dönerken Kapı açıldı Ve içeriden elinde çöple o çıktı Bir şeyler söylemek istiyordu O da anlamıştı bunu Ve o neyin var dermişçesine baktı ona Konuşmadı sonra bulutlarla yürüyen adam Sadece gözleri ile anlattı hislerini Sonra anladıysan eğer beni konuşcağım dedi Kafa salladı o ve konuştu adam Seni seviyorum ve senle olmak istiyorum dedi sadece Ve sustu arkasına dönüp yürüdü O da sustu konuşmadı Konuşmak istedi ama konuşamadı O da onu seviyordu ama konuşamıyordu Çünkü o dilsizdi ve bulutlarla yürüyen adam bunu bilmiyordu Bilmiyordu çünkü onu uzaktan seviyordu Bilmiyordu çünkü oda duyamıyordu Konuştuğunu anlıyordu ama duyamıyordu Bulutlarla yürüyen adam böyle defalarca reddedildiğini zannetti Ve o gün bulutlarla yürüyen adam öldü Mezar taşına BULUTLARLA YÜRÜYEN ADAM ONUN İÇİN ÖLDÜ yazıldı O günden sonra bulutlar bir daha hiç susmadı Hep ağladı ve hep ağladı |
Sonunda vazgeçtim aşık olmaktan
Bilemezsin Her yolum sende biter ve başlar Hani tren yolu uzayıp gider ya Gözlerin raylarda takılı... Sormaz mı? Yolcusuna Bu yol nerede ne zaman biter… Sonunda vazgeçtim aşık olmaktan Bilemezsin ekmek gibi su gibisin… Bu yol nerede ne zaman biter Bilemem… |
Gözlerin
gözlerinde tanıdım seni hayata gülümsemeye çalışan kalbinin bakışlarına düşen güzelim yansımalarında kocaman küçümen yaşına sığdırdığın onca yükün kah kadınsı kah çocuksu içten konuşmalarıydı paylaştıkların aldırdığın kaşlarında hatırlamak istemez gibiydin unutmaya çalıştığın günler aylar yılların kalın kapkara yitirilmiş umutlarını ardında kalan ince çizgilerde belki hiç tatmadığın dişiliğinin okşanasılığı hoyrat sözcüklerinde saklı zerafetinin sevilesiliği çocuksu kadınlığının omuza, kalbe, dudağa düşen beklentisi..ni.. yaşamak ister gibiydi doyulası gözlerin duyamadığım sende saklı sözlerin kimbilir … |
Önce yağmur vardı;
Seni yağmurların aldığını biliyordum Ama durmadan seni aradım,adını bağırdım;duymadın... Beni benden başka kimse duymadı. Yağmurun altında akşam oluyordu, Yağmur yağmasa akşam olmayacaktı, Belki bunların hiçbirisi olmayacaktı. Şiirden ayrılan bir dize gibi kalktın gittin Bir dizesi eksik şiir gibi kalktın gittin. Yağmur ve akşam Bağırdığımı duymadın ama bağırdığımı biliyordun. Elini aradım,elin yoktu. İşte böyle yağmurlu bir akşamdı Bir yaz günü açılsaydı kapılar Yağmur yağmasaydı,seni yağmurlar almasaydı Koşacaktım sana İhtimal ben kapıyı vurmadan açacaktın, Elimi bulacaktın, Yağmur yağmasaydı,seni yağmurlar almasaydı. Kimbilir ellerin nasıl dururdu? Seni yağmurların aldığı bir akşamdı; Sen yoktun... Sözlerini bulamadığım bir şarkının müziği vardı Küçük,eski bir yara izi gibi... |
Ilk Sensin
Sesini duyunca kıpır kıpır olduğum, gözlerine bakmaya utandığım, ilk sensin... Ellerini tutunca sıcaklığını bedenimde hissettiğim, yanında olduğumda dünya’nın umrumda olmadığı, ilk sensin... Gece gündüz hiç durmadan düşündüğüm, sensizliği düşününce gözlerimin yaşla dolduğu, ilk sensin... Bugün, yarın, her zaman için bağlı kalacağım, sensiz yaşamayı yaşamak saymadığım, ilk sensin... Düşlerimde, hayalimde, her yerde gördüğüm, bu dünyada tek sevdiğim, ölesiye aşık olduğum, İlk ve son aşkımsın.... |
ALIŞKANLIK
Gitgide alışıyorum sana.... Hiçbir alışkanlık bu kadar güzel olamaz... Ellerin ellerimden uzaksa nasıl güçsüzüm bilemezsin... Yanımda olduğun zamanlar; sigara dumanı gibi ciğerlerime doluyor, alkol gibi damarlarıma yayılıyorsun... Durmadan başım dönüyor verdiğin hazdan... Alışkanlıklar daima korkutur beni... Düşün ki ben yaşamaya bile alışkın değilim... Kendimi kendime alıştıramadım yıllardır... Fakat şimdi sana alışıyorum... Alıştıkça özlemim artıyor, daha yoğunlaşıyor. Yalnız içimde garip bir korku var. Sana alışmaktan değil seni kendime alıştırmaktan korkuyorum... Bir gün sana şimdi verdiklerimden daha güzelini daha değerlisini verememekten korkuyorum... Bir gün ansızın ölmekten ve seni, bana olan alışkanlığınla yapayalnız bırakmaktan korkuyorum... Oysaki her zaman ve günün her saatinde yanında olmalıyım senin... Bana alışmış olmaktan pişmanlık duyacağın bir dakikan bile olmamalı... Bütün zamanlarını zamanlarımla karıştırıp emsalsiz bir zaman bileşiminde yaşatmalıyım seni... Uykularda bile aynı rüyayı görmeliyiz. Her şeyin ve her zevkin yarısı senin olmalı, yarısı benim... "Bana alış" demeyeceğim... Nasıl olsa alışacaksın bir gün... Şimdi çirkinliğimde güzellikler bulan gözlerin, o zaman en güzeli görecek bende! Alışkanlığınla, sevginle yepyeni bir "ben" yaratacaksın benden! İlk defa sevilmenin ürpertileri içindeyim inan. Sevgimle mukayese edebileceğim tek şeyi beni sevmende buldum... Ömrümde kimse bana sevmenin gerekliliğini öğretmedi. Kimseden sevgisini istemedim, verdiler almadım. Bencildim bir zamanlar, sevmek benim hakkım diyordum. Oysaki şimdi bir zamanlar hiç sevmemiş olduğumu kendi kendime biraz da utanarak itiraf ediyorum. Asıl büyük sevgiyi seni sevmekte buldum ve sevgim senin sevginle değerleniyor, ayrı bir anlam kazanıyor... Sevgin olmasaydı değersiz bir cam parçasıydım. Sevginle bir aynayım şimdi. Bana bakanlar baştanbaşa seni görecekler içimde... Bir zincirin iki halkasıyız seninle anlıyor musun? Aynı kadehte karışmış iki içkiyiz. İki kelimeyiz seninle birbirini tamamlayan. Her yerde iki olduğumuz için bir bütün haline geliyoruz durmadan... Alışkanlığım devamlı sana çekiyor beni... Durup durup dudaklarını öpmek geliyor içimden... Saçlarını okşamak geliyor, ellerini tutmak geliyor... Kokunun tenime sindiğini hissediyorum *******i... Teninin dudaklarımda eridiğini hissediyorum... Boynunun en güzel yerini benden başkası bilemez artık... Seni kimse benim kadar benimle bir bütün olduğuna inandıramaz.... Gitgide bu alışkanlığın içinde kaybolduğumu hissediyorum... Beni yaşadığım zamanın dışına çıkarıyorsun. Bir gün tarih öncesinde yaşıyoruz , bir gün bulutların üstünde... Uzun süren bir baygınlık sonrasının o anlatılmaz baş dönmesi içindeyim... Bütün merdivenler birbirine eklendiği zaman seninle vardığım yüksekliğe erişemez... Açılmış bütün kuyuların derinliği içimde seni bulduğum yer kadar derin değil... Alışkanlık kozasını ören bir ipekböceği gibi gitgide tamamlıyor bizi. Emsalsiz bir oluşun içinde yuvarlanıyoruz. Korkunç bir yangın başladı yüreklerimizde. Özlem, kıskançlık, arzu ne varsa içimizde hepsi birdenbire tutuştu. Alev almayan bir yerimiz kalmadı. Alevlerimiz muhteşem bir kızıllığın içinde yıldızlara kadar uzanıyor. Hiç bir su, bu ateşi söndüremez artık. Nehirle, denizler boşalsa üstümüze hiç sönmeyeceğimizi biliyorum. Bu yangın biz birer kor haline gelinceye kadar sürecek. Önce bakışlarımız alıştı birbirine, sonra parmak uçlarımız... Bu oluş tamamlandığı anda yeryüzünde bizden güçlüsü olmayacak! En mutlu olduğumuz yerde en güçlü de olacağız seninle... Bu bir sonun değil bir varoluşun başlangıcıdır. Geçmişteki tüm alışkanlıkların bana alışmanı önleyemez artık... |
ve akşamdı..
sen konuşuyordun.. gözlerime en derinden bakarak.. bazen gülümsüyordu gözlerin.. bazen hafif bir yağmur.. seni dinliyordum..hepsi yalandı.. ve akşamdı.. ben konuşuyordum.. gözlerine bakmamaya çalışarak.. bazen kelimeler boğazıma takılıyordu.. bazen kendimi anlatmakta zorlanıyordum.. beni dinliyordun..oysa hepsi yalandı.. ve akşamdı.. ikimizde susuyorduk.. kelimeler bizi bir yere götürmemişti.. ellerin ellerimde.. itelenmiş bir aşkın iki tarafından.. öylece bakışıyorduk.. çaresiz olduğumuzu..sen de.. ben de biliyorduk.. kalbimizin sıcaklığı dışında.. hepsi yalandı.. ve akşamdı.. doğruyu yaşamak için çok az vaktimiz vardı.. |
Bilsem Ve Dirilsem De Yürüsem
Belki soğuk zaman, şiire doymadan toynaklar baki Sanki ruha haber var, kılıçlar anlık efendiler sonra bahar Karar günü her dem tuğra ve dert çığlıkta akşam Yaşasam ve yaşamasam ne ki doğrulur umut gelir kırlangıçlar Su akacak bir gün duyulur çağrılar ve durulur köpük. Ben oradaydım bilmeden vurulur turnalara gem Her em şifa değildir her dem gizliden akar bengisu. Bilsem ve dirilsem de yürüsem güneş aha şurada an yakın Kalkın ceylanlar göç var tarlalar ve ağaçlar, yoruldu gelecek Kurnaz tilkiler karanlığında kaldı kunduzların Yıldızların varına denk ne varsa gerçek ben inanıyorum hayata. Daha toprak kuru bebekler uyanacak ancak Anlayacak ne varsa bilip de taşımak kadar yoruldum ey yar. Kök sağlam dağlar kadar anlasam yağmuru kolay berekete durmak Uyumak sonra aldırmadan, kan üzre çizgiler kadar devlet Evet haykırmaya lakin çığlık evrensel olsa güzel Ezel-ebet tarla mezarlıklar bire bin veren harman ne yaman bir ders. Dervişin yüzü düşer ebrulara ve tekne sıcak Alınacak ne kadar öç varsa alınacak sürülünce sayfaları kitabın. Denilse ki kral çıplak kahkahalar yükselecek göğe Dağlara ağan bulutlar şaşıracak tavşanlardan önce. Gülünce çiçekleri kıskandıracak bebekler, denklemler iflas edecek Gidecek gelmemek üzre kötü örtü kalkacak aydınlanacak gökyüzü. Özü ve sözü ile yürüdü erler ki gelirler Ayak sesleri değil mi ağıtlar, türküler, şiirler ve cümle evrensel bilgiler. |
Yine sancısı yaralanmış bir istekle ,
Kadere sordum , Neden sen orda ben burdayım diye, Kader dedi ki , Kaderine çok güldün sen , Birazda ağla dedi bana.. Şimdi ağlıyorum , Hem kaderime , hem sana , hem bize... Bilmiyorum bir çıkar yol , Ağlayarak geçiyorum ince ipin üzerinden... Bir bir asıyorum dertlerimi bir ağacın dallarında, Ve o ağaca bağlıyorum tül tül dileklerimi... Suratıma çektiğim yorganı kaldırıyor kader bir an , Ağladığımı görüyor, Anlıyor o da , yaşlarımdan okunuyor adın.. Uzaklardan da belli oluyor , Meleklerde soruyor yaşlarımda ki adın ne anlama geldiğini, Söyleyemiyorum kader ayırdı bizi diye.. Kader'de ağlar diye... Bir gerçek düşlüyorum sonu hayalime dayanan, Hayalim gülüyor , Bu nasıl bir düş diye.. Sonra hayalim kaderime bakıyor , Kaderim ağlıyor bu sefer, Kaderime bakıyorum , o da bana aynen bakıyor, Güldür beni diyorum , güldüremem ki diyor.. Ağlatmayı başarıyorum kaderimi, Bir an olsun silinmiyor adın , Bir an olsun dinmiyor kaderimde ki o tatlı sancın... Bu gece anlıyor bana ait olan herşey , senin aslında hayal olduğunu.. Sen hep gülüyorsun, Bende kaderimden istiyorum ki, Hep gülesin , Bembeyaz dişlerini gösteresin herkese , O tatlı gözlerini, O hırcın kaşlarını, Ve sana anlam katan yüreğimi de , Ama yüreğim bir adım geri gitti bu gece... Kahrolası gece.. Bana birşeyler söyle , Hayallerim yıkıldığında , , Yada yağmur gibi düşmeden gözlerime yaşlarım , Birşeyler söyle.. Şu kahrolası kadere, Daha fazla canımı acıtmadan, Birşeyler söyle yalvarırım... Saatler on ikiyi geçmeden , Rüyalarıma girmeden , Birşeyler söyle... Bu oda'da kıyametler kopmadan birşeyler söyle.. Meleklere sözüm varken , Bu sözler yok olmadan birşeyler söyle.. Çok istiyorum birşeylerin olmasını , O küçücük yüreğinin benim için çarpmasını , Ve adım gibi biliyorum kader'in bana güleceğini, Kaderim ol, Kaderimle yok olmayı bana bırak... Ölüm korkusuna alışığım ben... Ne de olsa bir kelebeğin ölüm korkusuydum bir zamanlar... Hadi güldür yüzümü , Yolda yürürken , "Ben imkansız aşklar için yaratılmışım" şarkısını söylet bana.. Söylet ki tatmadığım mutlulukları patlat yüreğimde... Bir silah gibi.. |
Camdan parçalar dökülüyor ellerimden
Ne zaman tutsam kırılıyorsun Bir bardak su koymama bile müsaade etmeden Her seferinde topluyorum seni Ellerim kollarım kan içinde paramparça paramparça aşklar yaşıyorum kendi çapımda Susmak istiyorum konuşmamak Seni çiğniyorum ağzımda Sus pus!! Boğazım kan içinde konuşamıyorum Ellerim parçalanmış dokunamıyorum Ayaklarıma batmışsın gelemiyorum Kalbim kan revan hissedemiyorum Yeniden camdan bir sevgili yapıyorum kendime |
Uzun zaman oldu biliyor musun?
Bu kağıtla bu kalem buluşmayalı.. Belki de çok şey daha var içimde buluşmak istediğinle buluşamayan Çok şey!! Yine bir durgunluk havası var bende.. Yine duygusallık.. Ve yine bir şeyler çırpınıyor yüreğimde Yüreğimin de içinde.. Bir kuş saklı sanki göğsümde Ha uçtu..Ha uçacak..! Ellerim göğsüme bastırıp.. Avuçlarımın içine alıp onu.. “Uçma..!Gitme uzaklara..!Yanımda kal!” dercesine.. Yalvaran gözlerle bakıyorum gözlerine .. Şimdi, sen ve ben.. Her şey o kadar erken ki..! O kadar bebek ki hislerimiz.. Bir daha kaybetmek var en kötüsü Bir daha ve son defa kaybetmek.. Ve büyütmeden öldürmek var o bebeği.. Belki de zamanım yok,o zamanı olmayanı beklemeye Ya gelmezse o beklenen o zaman..! Ya da gelmeden zaman biterse..! Apaydınlıkken şimdi her yanım, En aydınlıkta büyütmek istiyorum o bebeği O zamanı olmayanı bekleyip de boşa geçsin istemiyorum bu aydınlık zamanım Karanlığı bulmak da var Ve bir daha aydınlığa dönecek gücü bulamamak da.. Hadi gel!! Neyse elimizdeki şu an içimizi aydınlatan.. Bittiği yere kadar yaşayalım Göreceksin!Yaşadıkça bitmeyecek.. Yaşadıkça daha da aydınlanacak içimiz Mutluluğun En Güzelini Yaşayacak Kadar Özgürsen; Sevginin En Ağırını Taşıyacak Kadar Güçlüysen; Hadi Gel!!Bekleme.. |
buraya kadarmış her şey
titreyen eller nemlenen gözler dururcasına çarpan kalp buraya kadarmış hiç beklemedik yerde bir selamla başlayan hiç beklenmedik bir yerde elveda ile biten zamansız aşk her şey zamansız oldu gelişin zamansız gidişinde öyle işte böyle söylenecek çok şey kalmıyor geriye kelimeler boğazıma düğümlendiği bir anda söyleyebildiklerimi söyledim o gün kan ağlıyorken içim güle güle diyebildim sadece |
Gitme Seni Özledim
Azaltma baharları İşletme bana aşk adına günahları Fırtınalı bir gece gibi esme Bu son kez, mi bakışın gözlerime Bu son sözlerin, mi Sen yüreğimden yol alırken Silemem izlerini yıllarca. Gitme seni özlerim.... İliklerime işliyerek esiyorsun. Keskinliğin çaresizliğim oluyor. Gitme sabahlarım güneşsiz olur. Güneşine uzanamaz ince dallarım. Acılar bedenimi ezer yoğurur. Dayanmaz yüreğim korkular büyütür. Uğruna ölecek kadar sevdiğimsin. Gitme seni özlerim............ Ayrılık girdi, girecek kanıma. Nasıl anlatırım yüreğimdeki yangınlara. Ne derim düşen takvim yapraklarına. Gitme seni şimdiden özledim. Bittimi vadem doldumu. Gülermisin şimdi gözümdeki yaşlara. Gitme uğrunda verdiğim can hatrına. Gitme seni özlerim....... |
Ve sen ağlarken
Kahrolacağım ben sensiz *******e Seni düşüneceğim hiç durmadan Seni anımsayacağım yağmurun her yağışında Renkli düşler kuracağım güneşin her doğuşunda Ve sen ağlarken Duygularımın donduğunu hissederek taş kesileceğim Bir an dudaklarımda kalacak kelimeler Kuruyacak göz pınarlarımda gözyaşlarım Ve sen ağlarken Kahredeceğim ben bu dünyaya Nefret kusacağım aşka inanmayanlara Bizden beter olmalarını haykıracağım Seven gönülleri çekemeyenlere. |
SENİNLE ÖLMEK İSTİYORUM
Dagbasinda bir avci kulubesi Yerler dizboyu kar Ocakta ates Disarda ruzgar Hadi gel Once sevismeliyiz uzun uzun Yerdeki ayi postunun uzerine uzanmaliyiz Butun vucudunu santimetre karelere ayirip Birer birer opmeliyim Ve sonra simsiki sarilmaliyim sana Boylece olmeliyiz Aradan yillar gecip Bizi bulduklari zaman Etlerimiz curumus olsa da Kemiklerimiz ayrilmamali birbirinden Hadi gel Nefes almak huner degil Seninle olmek istiyorum... |
İki Kişilik Mutluluk
En az iki kişiliktir mutluluk. Mutlu etmek oradan gelir. Mutlu olmak;mutlu etmek... Yada eğer mutluysan sen, Seni mutlu eden nedir,kimdir? Seni mutlu eden,''mutlu etmek''tedir. Sende ''mutlu olmak''tasın. En az iki kişiliktir mutluluk. Daha da çoğalır,bitmez duygudur mutluluk.. Ancak sona erebilir. Sonra bir dost çıkagelir.. Mutlu olursun, O da ''mutlu etmek''tedir. ''Mutlu olmak''tadır.. |
Susuyorum...
Akşam olmakta ve bulutlar alev alev gibi yanmakta Susuyorum... Sensizlik tüm bedenimi sarmakta Beni yormakta Susuyorum... Nefsim hatıraları yar edip kahrolmakta Hayalin akşamın gizemine dolmakta Bakıyorum... Geçmiş günler ileride bir serap Bakıyorum... Kızıllıkta sen, denizde parça parça bir kalp Zihnimdeki hücreler bir dönme dolap Bakıyorum... Gurbet yolunda çırpınan kara sevdam sahilde yalnız kalmak mahkum bir ben Ağlıyorum... Bu akşamda hayalin kaybolup gitti Ağlıyorum... Sevdam kendini yollara teslim etti Bu bir senin için Ağlıyorum... Ufuktaki o adam meğer benmişim Yokluğun ne kötü , seni ne çok sevmişim |
Vakit gitme vaktidir şimdi..
Acıları yüklenip gitme vakti. Geride bırakmalı yalan bir hayatı Yaşanmmış herşeyi.. Sormadan.sorgulamadan.. Daha fazla yormadan sancılı yürekten;gitmeli şimdi.. Vakit yol alma vakti Şimdi.rüya deyip Herşeye;ilk adımı atma vakti.. Vakit kadere inat yaşama vakti. Kaderin kucağında Oyuncak olmayı kabullenmeden;kaldığı Yerden devam etmeli....... .................................................. ................... Gönlümde bir panayır var...... Dönme dolabın içinde yüreğim...... Uzatıyorum ellerimi........ Bulutlar bir adım ötemde..... İçimdeki kız çocuğu serzenişte. .................................................. .............. Hayatın En Hüzünlü Anı Mevsimine Kapıldığın Kişinin Bahçesinde Açabilecek Bir Çiçek Olmadığını Anladığın Andır........ .................................................. ................. Geri dönülmez bir yoldayım Bir avuç toprak son nasibim. Güneş olsa da ben neyleyim Gönlümde akşam oldu benim Bazen bir rüzgar eser Bazende düşen bir yaprak Tut ellerimi istersen Maziye uzanarak... Tut ki hatalara düşmüşüm Tut ki,sevdalanmışım zamansız......... .................................................. ...................... Ağlama zavallı kız!yolun sonuna geldin işte... Karanlıkta yaşayacaksın artık tek başına! Korkuyor musun?Korkma,ağlama boşuna! Sen tek bırakıldın karanlıkta! Orda yaşamayı öğren artık,yalnızlığınla başbaşa...... Bi el uzanır belki sana sımsıkı tut ve hiç bırakma............ Tut ki hatalara düşmüşüm Tut ki,sevdalanmışım zamansız......... |
Ben Sustum Uzaktaki Yar!
Bak ben sustum,sustum be belalim sustum Dudaklarimin arasinda ki sarki, Saclarimi oksayip giden rüzgar, Yüregimin kaniyla yazdigim siirler, Akan deryalar,nehirler sustu Sustu be uzaktaki yar sustu Hep konustumda ne oldu ki; Bitkin,kirgin,perisan yasadim Kanimla yazdim yüregime nakisladim öyle cok sevdim ki seni Sevdim de ne oldu ki; Kara sapli bicak sirtimda yasadim Sabahlara kadar inleyip, Günesi göz yasimla selamladim Hayallerime yazdim,düslerimde topladim Yüregime koydum seni, Yüregimin en derin yerine Koydumda ne oldu ki; Ben sustum sen söyle uzaktaki yar Söylesene gönül yaram ben zaten hep susmadim mi Bu dört duvar arasina hapsedilip, Susmaya makkum edilmedim mi Kizim diye sevmek hakkim degil mi Seni hayal edip seni sensiz yasamadim mi Duvardaki resmine bakip bu gözler , Kahir dolusu aglamadi mi Ben sustum yigidim sen söyle ben sustum Söylesene hasretim sana deyilmiy di; Bu yalvarislar,bu yakarislar Canim gibi sevmedim mi seni, sevipte canima katmadim mi Söyle be uzaktaki yar ; Ismini dudaklarima hece yapmadim mi ALLAH´imdan sonra ,sana tapmadim mi Seni mavi bulutlara yazip , Düslerimde toplamadim mi. Sana olan sevdami söyle ; Yildizlara haykirmadim mi Ben haykirdikca,yildizlarim bir bir kaymadi mi Söyle düsmedimi yildizlarim düsüp kaybolmadi mi Gök yüzü birden kararip , Simsekler cakip , kasirgalar kopmadi mi Cehennem gibi yanan yüregimin üstüne, Yagmurlar yagmadi mi, Yagmurlarin yüregimi söndürmedigine sahit olmadin mi Hep sana yanmadimi yüregim söyle yanmadi mi Ben sustum be adamim ben sustum sen söyle ; Ben zaten hapsedilip susmaya makkum edilmedim mi Kirli bir gömlek gibi cikarilip atilmadim mi Sabahi olmayan yorgun *******le hayalinle girmedim mi Hep ayni iskenceyle sabahlari beklemedim mi Söylesene birtanem sevdanla yüregimi daglamadim mi Ayaz *******i sensiz titreyerek bitirmedim mi Söyle yarim ben sustum , ben zaten hep susmadim mi Nemli kirpiklerimde sensiz *******i öldürmedim mi Yüregim sizlarken , yarali gönlüme kirilmadim mi Yüregime hep ayni aci , hep ayni iskence dolmadi mi taptimda sana ne oldu ki ; Hep yikilip kahir dolusu agladim Ayaz *******i ugrunda titreyerek yasadim Diz cöküp önünde avuc acip yalvardim Yalvardimda sana ne oldu ki ; Kalbinin dilencisi , yüreginin kölesi oldum be belalim Ah!!! Ah!!! yüregim kaniyor , gözlerim agliyor Tükendim be yigidim tükendim Yoruldum , halim kalmadi , yikildim oldugum yere Yikildim be delikanlim yikildim , Ben sustum be adamim ben sustum Yemin ederim ki sustum Gönlümden her seyi alip giden kasirga sustu Hep söylemek istedigim o sarki var ya ; Dudaklarimin arasindaki o sarki sustu Penceremin camina vuran yagmur damlalari sustu Yüregim sustu konusan dilim sustu Ben sustum uzaktaki yar sen söyle Ben sustum , sustum , sustum , sustum , SUSTUM |
Aşk için gelmiştim. Sende de yokmuş!
Anlamak uzun sürdü. Şaşırdık Biraz. Önce yere, Sonra ellerime baktın. Uzun uzun Sandım ki tutarsın! Umuttu o sessiz avaz. Zorlandık Biraz. Özgürlük; sadece söylemmiş dilimizde. Gerçek olansa; zincirlerimizdeki pas. Özlemlerden bahsettik. Usulca. Lafladık biraz. Karalama defterine dönen; sadece yaşam Yüreklerimiz ise; çocukluğumuzdaki kadar beyaz. Kızıllaşırken soluklarımız; Utandık Biraz. Gitmekle kalmak arası bir düşünce; Emanet bir peçete gibi göğüs cebinde. Tıkadı yolları soğuk bir ayaz Üşüdük Biraz Önce; kırlangıçlar gitti. Sonrasında Tilkiler. Çok Hamdık aslında. Belki de çiğdik Girmeden aramıza, öksüz bir telaş. Demlendik Biraz. Aşk için gelmiştim. Sende de yokmuş! Üzülme.! ! ! ! Ya yıllar önce çalmalıydım kapını. Ya da; Çoktan gitmiş olmalıydım. Değil mi? Geciktik Biraz. |
Seni Seviyordum
Sana uzak kentlerden birinde zamanın bir yerinde seni ve senli günleri anımsattı akşam güneşi... Onca zamanın üstünde eskimeyen bir düşüncesin şimdi İnsan hergün anımsar mı aynı gözleri SENİ SEVİYORDUM ve senin haberin yoktu Saçlarını izliyordum uzaktan, kulağının arkasına düşüşü ve burnun, herkesten başkaydı işte... Güldüğü zaman yukarıya bakardı; Yukarı kalkan başın ve gülen gözlerin vardı... Ne güzeldiler sen bilmiyordun... BEN SENİ SEVİYORDUM... Kalbime sığmıyordu aklımdan geçenler Duvarlara, vitrin camlarına, kaldırımlara çarpıyordu Geri dönüyordu, çoğalarak Senin sesini duyduğum masalarda erteliyordum herşeyi, herseyi erteleyişim oluyordun Kalp ağrısı oluyordun, Birlikte soluduğumuz sokak isimleri oluyordun, Mevsimler değişiyor ve büyüyorduk, Dönemeçler geçiyor, köprüler göze alıyorduk ve bazen tekin olmayan suların üzerinden atlıyorduk Cesurduk... Ufuk çizgisi maviydi, gün batımı hep turuncu ve kırmızıydı bütün karanfiller... Ben SENİ SEVİYORDUM sen bilmiyordun... Sevinçlerim oluyordun arasıra sen hiç bilmiyordun Sonra herhangi biri oldun, bütün sevinçlerim bittikten sonra Yağmurlar yağdı, serin haziran akşamları Derken bir gün uzaktan gördüm seni... Saçların bana inat başın herseye meydan okuyarak işte yine aynı Kalbimi acıttı her zamanki gibi... Değiştik sanıyordum ve sen yine bilmiyordun Şimdi bunları anlatsa sana birileri kim bilir yada boşver bilme en iyisi... |
C A N S I N
Sen benim canımsın Gözlerinde anladım Sözlerinde anladım Sen benim canımsın Uykularımdan anladım Uyanışlarımdan anladım Yokluğundan anladım Varlığından anladım Sen benim canımsın Gökyüzünden anladım Yıldızlardan uçan kuştan Yağan yağmurdan uykudan kabusla uyanışlarımdan Sen benim canımsın Bağırışından anladım Surat asışından İnsan oluşundan can Sen benim canımsınn Ağlayışından yok oluşlarından umarsız kaçışlarında anladım sen benim canımsın Acından kıvranışlarımdan anladım gökyüzündeki yıldızların yokoluşundan tepetaklak oluşumdan Sen benim canımsın Bir seni senden anladım bende öte Sen benim canımsın canımdan ötesin kalp atışımsın............... |
yine daldım
gözlerim odaklandı baktığım her yerde sen vardın bakıyordum görenler düşüncelisin bu sabah dediler oysa ben gözlerim kapalı sadece seni seyrediyordum.. yüreğim de uçtu gitti içimden bilmem ki nereye? bir afeti canın sevgisine öyle hasretim,özlemlerdeyim ki.. senden başka yardımcım yok Yüreğim; konduğun yerlerde görürsen eğer Benim yerime ona söylersin, söylersin değil mi? “Sevgiyi taşımak değil,hasreti çekmek zor Yaşamak değil, ölüm değil Sevdiğini özleyip de görememek zor” diye.. |
Aşk yasaklandı artık halka açık yerlerde
El tutmak yol açıyor diye hesapsız Susmalara kaldırdık tüm tutuşmaları Yasak kelime oyunu yapmak Yalan söylemek mecburi ve serbest ayyuka çıkmak Artık yağmur sonraları toprak kokmak yok Tomurcuklanmak günah Ve bir insan gözü yüzünden yüz gün art arda uyumamak Kimse ölmesin diye Kimsenin aklında her sevdalı verdiği sözü geri alacak Güneşi ayı ve hatta hiç bir tabiat olayı Şahit gösterilmeyecek hiç bir sevdaya Ne deniyorsa onu atacak kalp Ve süresi 24 saate çıkarılacak meskun mahallerde ağlamanın Yılmaz Erdoğan |
l, 2007 18:34 Mesaj konusu:
Bulutlar göç ederken bu şehrin üzerinden, Neden gözlerin hala sırılsıklam bakıyor? Biten bir sevgi olsun, hadi sil gözlerini, Senin bu bitkin halin beni içten yıkıyor. En yakın arkadaşım, üzme artık kendini. Haykır küfret dünyaya, kus bütün kederini. Bütün günahlarının ödedin bedelini, Sanıyorsun ki O'da, senin gibi yanıyor... Aldanıyorsun dostum, O'nun keyfi yerinde. Sen acılar çekerken, o zevkin seferinde. Toz pembe hayallerde, yeni aşklar peşinde. Sende hasret onda aşk besteleri çalıyor... |
GİTTİN
Gittin... Ben, arkandan sadece baktım. Oysa; söyleyecek o kadar çok şeyim vardı ki... "Gidersen iyiye dair ne varsa içimde yitireceğim hepsini. Gidersen sönecek içimdeki ateş ve bir daha hiç kimse yakamayacak. Gidersen karanlığa mahkum edeceksin günlerimi O karanlıkta yolumu kaybedeceğim" diyecektim sana. Konuşamadım... Gittin... Gidişini görmemek için gözlerimi kapattım Öylesine acıdıki içim, tutup koparsalardı kolumu bacağımı bu kadar acı duymazdım. Acım yaş olup akmalıydı gözlerimden. Ağlayamadım... Gittin... Seni delicesine bir tutkuyla seviyordum oysa Tutkum seninle olmaktı, tutkum teninde erimek, tutkum hayatı seninle sadece paylaşmaktı. Anlatamadım... Gittin... Gidişini önlemek için tutmak vardı ellerinden Ellerim değil miydi her dokunuşumda seni ürperten? Ürperdin yine biliyorum. Bir kez dokunsam, bir kez tutsam ellerini Gitmek için biriktirdiğin bütün cesaretin kaybolurdu. Tutamadım. Gittin... Bir yıkım gibiydi gidişin Sen adım adım uzaklaşırken benden Çöküp kaldı bedenim olduğu yere Nice terk edişlere dayanan yürek bu kez yenilmişti Bu kadar zayıf değildim ben kalkmalıydım. Kalkamadım... Gittin... Oysa geldiğin gün gideceğini biliyordum Hazırdım gidişine, Kaçak zamanları yaşıyorduk Zaman bitecek ve sen gidecektin Bense, gidişinin ertesi günü Hayatıma kaldığım yerden yeniden başlayacaktım. Başlayamadım... Gittin... Bir şey söyledin mi giderken? "Kal" dememi istedin mi? Son bir kez "seni seviyorum" dedin mi? "Bekle beni döneceğim" diye umut verdin mi? Beynim öylesine uğulduyorduki. Duyamadım... Gittin... Nereye gittiğin önemli değildi Binlerce kilometre uzakta da olsan, iki metre ötemde de farketmiyordu. Artık yoktun ve asıl bu düşünce beni felç ediyordu. Kurtulmalıydım senden, bu yokluk duygusundan kurtulmalıydım. Kurtulamadım... Gittin... Unutulanların arasına katılmalıydım Anıları bir sandığa koyup hayatı bir yerinden yakalamalıydım. Bu aşk noktalanmalıydı, bu sevdadan vazgeçmeliydim. Yapamadım... Gittin... Bir okyanusun ortasında tek küreği kaybolmuş sandalda Dev dalgalarla boğuşan bir denizciyim şimdi. Bil ki; sevmekten vazgeçmedim seni, Bil ki; seninle birlikte sevdanı da taşıyacağım yüreğimde, Bil ki; seni Unutamadım... |
Birde Kim Olduğunu Bilsem...
Bir yudum su gibidir benim için özgürlük Susuzlugum çöller gibi olsa da Askim deniz gibidir. Âs.k oldugum ise bir mavi dalga Uçsuz bucaksiz ufukta, ansizin kaybolan. Çok az yalnizlik çekmis, besbelli. Rüzgârin götürdügü yere dogru giderken, Terk etmek onun için ilk olmasa gerek! Hayat kim bilir! Belki daha çok uzun. Çocuklugumun hayalleri hiç olmayacak gibi. Yarin, umarsiz bir duygu sanki içimde. Ilacim iken bir yudum su ile sen. Bu kadar kör olamazsin, bu kadar vefasiz! Hiç aci çekmemisin besbelli. Ölüm bile görmemissen, eger. Gözünden akan yas, uzaktaki ugultu Gerçek olmasa gerek. |
Acı bana, gizle kendini benden
İnsaf eyle, koru beni kendinden yar Kurşun kadar ağır duygularımla Yüreğinde boy veremem, dibe vurmak var Neye yarar yüzeyinde kalmak yüreğinin En derininde boğulmaksa akla zarar Şimdiye kadar hep sığ sularda Diz boyuydu yaşadığım duygular Şimdi ise boyumu geçiyor bu sevda Söyle yar, benim mi içim dar Senin yüreğin mi derin okyanuslar kadar? Gittikçe derinleşen mavisinde gözlerinin Çaresiz miyim vurgun yiyecek kadar? |
Kırmızı Gül
Geçen yıl sonbaharda, Kırmızı bir gül, Bırakmıştım kapına, Onu alıp kokladın mı, Kurutup koynunda sakladın mı, Baktıkça beni hatırladın mı? Kırmızı gül aşkı anlatırmış,Aşkımı anlatabildim mi? Bu sonbaharda da, Kırmızı güllerle geldim kapına, Binlerce kırmızı gülle, Evini gül bahçesine, Yüreğimi aşk cennetine Çevirecektim... Kapın kapalıydı, Sen yoktun, Gitmiştin, Kırmızı güller kaldı elimde, Bir acı var yüreğimde, Kırmızı güller kurudu, Sahipsiz öksüz kaldı, Bense bi çare, Kapında nöbetteyim hala... |
Anlasan sen anlardın beni yüreğim,
Aşk uçtu, sevdalar telli turna Utanmaz bir yudum su için dudaklarım Anlasan sen anlardın beni yüreğim, Dilsiz bedenlerde içini eriten sözcükler Duymaz olur kulaklar, sokaklar, suretler Anlasan sen anlardın beni yüreğim, Hangi ağaç kovuğu saklar beni, hangi dağ Gözümü kapatsam içimde bir volkan, açsam buz tutmuş nefesler Anlasan sen anlardın beni yüreğim, Bulutlar gözlerime dayanmaz Kaç zamandır bilmem, zamansız yağmurlar Anlasan sen anlardın beni yüreğim, Sokakta başı boş, simsiyah çocuklar Her nefeste çeker ciğerine acının, yokluğun, hiçliğin tadını Anlasan sen anlardın beni yüreğim, Uyuya kalmış, uykuda kalmış bir düş hayat Döndükçe döner titrek, yorgun, vurdum duymaz dünya Anlasan sen anlardın beni yüreğim, Ölüm nefesini üflediğinde yüzlere, tanrı olur tüm dualar Neye yarar virane olmuş hayatı dilenmek Anlasan sen anlardın beni yüreğim, Sen anladığında ben yokluğun koynunda, Hayatın son nefesini dileyen bir dilenci |
Hatirlarmisin Sevgilinden Ayrildiğin Günü.
Hatirlarmisin Terkedildiğin O Ilk Geceyi, Kalbin Yerinden Firlayacakmiş Gibi, Herşeye Isyan Eden Tavriyla Atarken, Geri Dönmesi Için,ayaklarina Kapanacak Kadar Küçülmüşken, Hatta Daha Ileri Gidip , Onun Geçtiği Yollari öpmek Istediğin O Anlari Hatirla. Sevilmeden Sevdiğin O Günleri, Aklindan Bir Bir Silip Atmak Istediğini,yeni Bir Aşka Kollarini Yirtilana Kadar Açmak Istediğini,ve Bu Aşkta Yaşayamadiklarini Yaşamak, Umutlarina Kavuşmak Ve Yaşanan Tüm Acilari Unutmak Istediğini, şimdi Aşik Olmuşken Onu Kaybetmek Istemediğini, Mavi Düşlere Dalmişken Uyanmak Istemediğini, Artik Beklemek Istemediğini, Işti Tam Bunlari Bulmuşken, Ve Bunlari Kaybetmemek Için şimdi Haykir Seni Seviyorum, Ve Haykiriyorum Aşki Yaratan Benim Sevgilim.... |
KAVUŞURSAK BİTERİZ BİZ
Kavuşursak biteriz biz Biz mutlu sonlar katiliyiz Kavuşursak biteriz biz Sevgiyle bakan gözleri kör ederiz.. Herkesin bildiği bir aşk Herkesin attığı bir imza Herkes gibi değiliz biz Belki biraz serseri, belki biraz deliyiz. Ama kavuşursak biteriz biz.. Bir kor var içimizde yanan Onu küllendiremeyiz Görüşemeyiz, konuşamayız, şevişemeyiz Bir aşk var bizi biz yapan Kavuşarsak biteriz biz.. İki sınır ülkenin dikenli telleriyiz Dokunsak kanar ellerimiz Hiçkimseye söylemez Gizli gizli severiz Kavuşarsak biteriz biz... |
MUTLU OL HEP
Neden senden gelene hayır dedi bu ömrüm. Koydun önüme bir damla sevgi kabullendim. Şimdi bana git desen giderim. Olmadı ki senle koşacak kadar sıkı bir kavgam. Üzülme sakın bu sözlerime. Bakmada sitemime, Asıl ben bitmeliyim bu sevgide beklide, Belki de yok olmak benim hakkım senin yerine, Sana saygımdan yazıyorum şimdi tek cümle. ‘’Mutlu ol hep Mutluysan mutluyum bende!! |
AYIN GÜLE SERENADI
l Ey imtiyazlı güzel, uyan derin uykudan Hatırla bülbüllerin divane olduğunu Dün sabah seni görüp çarpılmış gökte güneş Önce anlayamamış ona ne olduğunu Gönderince kalbime ışığını bu gece Bildim bütün aşkların bahane olduğunu Şimdi ben de garip bir haldeyim, biçareyim Şaşırdım ayın kime pervane olduğunu ll Rüzgarı senin için öpüyor dudaklarım Bal rengine boyuyor yolları senin için Dehlizlerin dumanlı, küflü karanlığından Aydınlığa çekiyor kulları senin için Misk-ü amber kokuyor çölün kalbinde zaman Sim-ü zerle süslüyor kumları senin için Senin için ırmağa karışıyor denizler Can meyvesi kırıyor dalları senin için lll Bülbül yine mey'ustu; vatan virandı gülüm Uğrunda hayallerim bile yıprandı gülüm Mecnun dahi Leyla'yı anmaz oldu yürekten Güzeller güzeliydi; hani sultandı gülüm Yaşamak, sonsuzluğu tattı avuçlarından Ölüm tomurcuklandı; kabir uyandı gülüm Bir kafdağı kalmıştı varlığından bihaber Seni görünce, o da tutuşup yandı gülüm |
Gönlüm gece gündüz senin derdinde,
Aylari aylara eklemedim mi ? Vuslat için henüz erken dedin de, Sabir taşi olup beklemedim mi ? Çildirdin galiba sabret diyorsun, Sanma ki susuzum sanma ki açim ! Ya aşki bilmiyor, ya sevmiyorsun, Seni istiyorum, sana muhtâcim ! Vurulup senin o güzel gözüne, Ugrunda aklimi yitirmedim mi ? Bagli kalmak yok mu sende sözüne, Ben verdim yerine getirmedim mi ? Çildirdin galiba sabret diyorsun, Sanma ki susuzum sanma ki açim ! Ya aşki bilmiyor, ya sevmiyorsun, Seni istiyorum, sana muhtâcim ! |
sevmek istiyorum
Ey ömrüme ömür katan güzel seni tanımadan önce yorgun *******in bitmeyen sabahların puslu ihanetlerin yitik askların sonu olmayan acıların kadınıydım ben seni tanımadan önce sancılı yanlızgın hasret prangalarını kollarına takılmıs mahkumuyum ben seni tanımadan önce yıkık kentin garip kızı yıkılan umutların garip prensesi bun yüzden sana asık olmak istedim karanlıkdan kurtulup ışıga dogru isde bu yüzden seni dilime türkü kalbime nakıs gibi isledim bu yüzden sana sevdalandim bu yüzden günesim olmani istedim artık ne karanlık *******i ne puslu sabahları nede hasret rüzgarlarını görmek istiyorum yanlız ve yanlız seni sevmek istiyorum. |
Aşkımıza umut ile bakan gözlerim
Sıcaklığına sevgine alışmışken Terkettin. Tuttuğu her şeyde tenini hisseden ellerim Dokunuşuna alışmışken Terkettin. Ağzından çıkan her kelimeyle titreyen yüreğim Sesine alışmışken Terkettin. Seni düşünerek dalıp giden benliğim Rüyalarda sana alışmışken Terkettin. Yazdığı her mısrada sevgimizi anlatan kalemim Şiirlerde sana alışmışken Terkettin. Seni hatırladığım her an kuş olup kanatlanıyorken Düşüncelerde uçup sımsıcak sevgine konuyorken Terkettin. Şimdi donuklaştım. Gözyaşı dolu *******i silemez oldum. Yazdığım sevgi dolu şiirleri okuyamaz oldum. Aşkını hatırlatan hiç bir şeye bakamaz oldum. Sakladığım mendilini tutamaz oldum. Elimdeki resmine bakamaz oldum. Tam sana kavuştum aşkımı buldum derken. Terkettin...... Sevdiceğim buralardan çekip gideceğim. Sonunda sensizliği terkedeceğim.. |
basit yasayacaksin. basit
mesela susayinca su icecek kadar basit... dort cikacak, ikiyi ikiyle carptiginda. tek dugmesi olacak elindeki cihazin; tek bir dugme, tek bir cumle gibi... sevince lafi dolandirmadan soyledigin 'seni seviyorum' gibi. basit bir opucuk yetecek sana... basit, sicak bir opucuk; ve o opucukle dolacak tum gunlerin, tum duslerin. o opucuk icin yapacaksin hayatinin kavgasini, opucuk icin yiyeceksin hayatinin dayagini. kabak cekirdegi verecek sana rakamlarin veremedigi mutlulugu. el yazisiyla yazilmis egri bugru bir mektup olacak en degerli kagidin -hep yaninda tasidigin, atmaya kiyamadigin. iki harekette giyiniverecek, iki harekette soyunuvereceksin. kisacik olacak uyanman, ve yola cikman arasinda gecen sure; kisacik olacak sicacik kollara dolanman ve yolculuklara cikman arasinda gecen sure. kendin bile anlayabileceksin yazdiklarini; bakislarin bile anlatabilecek kendini. beklentilerin de basit olacak: kaf dagi'nin onunde bekleyecek mutluluklar. bir islikta bulabileceksin en uzun dostluk romanini; ya da bir damla gozyasi yasatacak sana en ucuz ask romanini. pankreasinin sagligina dua edeceksin kapatirken gozlerini. zafer isareti yapacaksin tuvaletten cikarken. bir kasarli tost olacak aradigin nasil oturacagini bilemedigin sofrada, parmaklarin en kiymetli catalin. yine, ayni parmaklar cozecek en karmasik denklemleri. iskender'in kilici duracak avukat rehberinin yaninda. bir filarmoni orkestrasi veremeyecek sana kontrplak bir gitarda dogru basilmis bir 'fa diyez'in mutlulugunu. makyaji ilk 'a' sina kadar bilmen yetecek. temizlik kokacak en pahali parfumun. 'bilmiyorum' diyebileceksin bilmediginde ve cok normal olacak 'onu da' bilemeyisin. tek dereden su getirmen yetecek, bir 'istemiyorum' diyebilmeye, ne durdugu fark etmeyecek abanin altinda. saatin, sadece saati gosterecek, telefonunu sadece telefon etmek icin kullanacaksin, kucuk bir not defteri olacak 'bilgini' en hizli 'sayan'. basit yasayacaksin, basit. sanki yasamin bir gun sona erecekmis gibi basit... |
Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 09:31 PM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2025, vBulletin Solutions, Inc.