![]() |
Siz
Sanki kalbinize mühür vurulmuş Kapanmış aşklara sararmış solmuş Aşkı hiç tatmamış ölürcesine Her âşık oluşta ihanet bulmuş Sanki kalbinizi bulutlar örtmüş Kalbiniz aşklara yasak gibi mi Yanlışsa söyleyin neden bu kilit Nefret edersiniz aşktan değil mi Bana darılmayın sorduğum için Kalbinizi neden mühürlediniz irmek istiyorum sevdiğim için Mührü bir kerecik sökmez misiniz Aç bana kalbinin kapılarını Dinle gözlerimden şarkılarımı Bırak ta gireyim gül bahçesine Kalbimi güllerle verircesine Kalbiniz kalbimde biliyorsunuz Zannedersem siz de seviyorsunuz Kaçmak niye eğer seviyorsanız Aşkınızı niçin gizliyorsunuz Size sen dememe müsaade edin Gönül penceremden aşkı seyredin Göreceksiniz bir tek siz varsınız Size sen dememe müsaade edin Yatın dizlerime şöyle rahatça Açın şimdi çatık kaşlarınızı Unutun geçmişe ait ne varsa Elime bırakın saçlarınızı Aşka inandın mı şimdi bir tanem Bırak inadı da kollarıma gel Uyandır kalbini kış uykusundan Baharla yeşeren güllerime gel Sök mühürü artık, bırak gireyim Kuruyan bahçene aşkı dikeyim Bir yandan öperken dudaklarını Bir yandan belini sarıp döneyim Mühürle aşklara tekrar kalbini Artık benden başka kimse girmesin Gül artık neş’elen, çocuklar gibi Seni benim kadar kimse sevmesin Âlimoğlu Şakir Alimoğlu |
Soframızın İncisi
Soframızın incisi acılı içli köfte Bir yanında buz gibi bir tas yayık ayranı Bir de acur turşusu yeme de yanında yat Gönlüm deliler gibi bu sofranın hayranı Öyle çok, öyle içten severim bu inciyi Kırk gündüz kırk gece bıkmadan yiyebilirim Hele bir de yanımda eski dostlar olunca Korkarım birgün sevinçten ölebilirim Ne zaman ki açlıktan midemde ziller çalsa Bilirim ki içli köfte istiyor gene canı Doğrusu kıskanmıyor değilim için için Hınzır nasıl da bilir ağızının tadını Allah kimseyi sevdiklerinden ayırmasın Allah kimseye gördüğü günü aratmasın Soframızın bereketi hiç eksik olmasın Allah kimseyi içli köftesiz bırakmasın Âlimoğlu Şakir Alimoğlu |
Sonsuz
Seni yan yazılmış bir sekiz kadar Kıskanıyorum herkesten Seni yan yazılmış bir sekiz kadar Özlüyorum yokluğunda Ve seni kaybetmekten Yan yazılmış bir sekiz kadar Korkuyorum Seni yan yazılmış bir sekiz kadar Bir aşkla seviyorum. Âlimoğlu Şakir Alimoğlu |
Şahane Bir Taç Bıraktın
Beni bir suçlu gibi aşka susuz, aç bıraktın Sabahsız *******de ölüme muhtaç bıraktın Sonunda isyanı da öğrettin dudaklarıma Ardında giyilmemiş şahane bir taç bıraktın Öpülmemiş dudaklar, koklanmamış saç bıraktın İki gözümde donmuş, iki damla yaş bıraktın Beni bir günah gibi çok sevmekten mi korktun Seni aradığımda neden yanımda yoktun Gittin birgün ardında dudaklarımda isyanlar Ardında yaşanmamış, uzun ******* bıraktın Öpülmemiş dudaklar, koklanmamış saç bıraktın İki gözümde donmuş, iki damla yaş bıraktın Bana bir mahkûm gibi aşkını yasakladın Beni sevmek günah mı, hep gizledin sakladın Sonunda isyanı da öğrettin dudaklarıma Ardında sana tapan gözlerimde yaş bıraktın Söylenmemiş şarkılar, dolu kadehler bıraktın Beni bir suçlu gibi aşka susuz, aç bıraktın Ne sevdin doya doya, ne sevdirdin kana kana Mahkûm ettin uykusuz *******e yana yana Gittin bırakıp ansızın isyanımla başbaşa Tapındığım mabedim kölen olacak kulundum Ardında yaşanmamış, uzun ******* bıraktın Beni bir suçlu gibi aşka susuz, aç bıraktın Âlimoğlu Şakir Alimoğlu |
Şair Aşkı
Evet haklısın Hem de yerden göğe kadar Bir elimde sigara Bir elimde kadeh Kadehte rakı Bilmezsin, bilemezsin Sigaranının dumanında sen Kadehteki rakıda sen olduğunu Beni hiç şair gözüyle görmedin ki Şair sevince nasıl severmiş Anlamak istemedin ki Ama elini vicdanına koy da söyle Dünyada kaç kadına nasib olmuş Şair aşkı Ben sana böyle çılgıncasına Böyle taparcasına Âşık olmasaydım eğer Sana kim şiir yazacaktı Şarkılara adını kim kazıyacaktı Âlimoğlu Şakir Alimoğlu |
Şairin Tatili
bir mısramı bin tatile değişmem bunu bilir, bunu söylerim ben mısralarımda yüzer kafiyelerimde dinlenir şiirlerimde güneşlenirim 01.08.2003 âlimoğlu Şakir Alimoğlu |
Şairlerin Yalnızlığı
lâf cambazlığı derler yazdıklarına cilâlı lâflar derler dudak bükerler en yakınların bile hey büyük allahım söyle neydi günahım boşver be şair yalnız sen yalnız değilsin her şair yalnız sen de her şair gibi mısralarında ağlar mısralarında güler şiirlerinde yaşar şiirlerinde ölürsün şair! bırak anlamasın seni en yakınların bile ne çıkar sen değil sanatını hor görenler utansın unutma! nur içinde yatsın üstad Faruk Nafiz’in dediği gibi “varsın seni ömrünce azabın kolu sarsın şair! sen üzüldükçe ve öldükçe yaşarsın” 01.08.2003 Âlimoğlu Şakir Alimoğlu |
Şeftali
Çeşit çeşit meyvalar yaratmış Yüce Rabbim Kimi küçük, kimi büyük Kiminin buruk lezzeti Kiminin tatlı Kimi dalda yetişir, kimi yerde Hepsi birbirinden farklı Hepsi birbirinden lezzetli Ama ne yalan söyleyeyim Bence en güzeli şeftali Hele bir de sulusu olursa Her fırsatta yemeli Âlimoğlu Şakir Alimoğlu |
Şeytan Tüyü
baharda yeşeren topraklar gibi neş’eyle dolusun cıvıl cıvılsın nisanda açılan çiçekler gibi insanı kendine çeker gibisin kız ne kadar güzelsin şeytan tüyü var sende diz çökmeyen olamaz güzelliğin önünde güzelliğinin sen de farkındasın herhalde âşıkların kaç tane bilmiyorsun belki de yirmi sene geriye dönebilseydim eğer âşıklar kervanında olurdum şimdi ben de sitemli bakışlar, sürmeli gözler ne kadar güzellik varsa sende mi iç gıcıklayan o manalı sözler ne kadar sevgili varsa sende mi âşıkların sana ulaşmak için seninle bir kere dans etmek için yalvarıyorlar mı bir kere olsun seninle gözgöze konuşmak için Şakir Alimoğlu |
Şımarık Sen de
nedir bu şüphe, aşki inkâr kara gözlerinde bu sitemler, bu isyanlar nedendir sözlerinde bilirim, nazdır dudak büküşün, şımarık sen de hergün büyürken aşkın bir fidan gibi kalbimde bir katre olsun azalmak mümkün mü hiç sevgimde bilirim, nazdir dudak büküşün, şımarık sen de Âlimoğlu Şakir Alimoğlu |
Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 03:38 AM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2025, vBulletin Solutions, Inc.