![]() |
YARDAN AYRILDIM
Hey ağalar böyle m'olur Hali yardan ayrılanın İner ummana dökülür Seli yardan ayrılanın Gökte turnalar çekilir İner yerlere dökülür Onbeş yaşında bükülür Beli yardan ayrılanın Turnalar havadan geçer Mah yüzlere nurlar saçar Ah ile vah ile geçer Günü yardan ayrılanın Gül dikensiz bitmez imiş Bülbül gülsüz ötmez imiş İşe güce yetmez imiş Eli yardan ayrılanın Karacaoğlan geçmez dilek Ateş aldı yandı yürek Sağ yanında hazır gerek Salı yardan ayrılanın... |
YÂRE BİR BEN GEREK
Yavru güzel olmak için Yâre bir ben gerek bir ben Aşık aklın almak için Yâre bir ben gerek bir ben Hançer almış destine Beni öldürmek kastına Beyaz gerdanın üstüne Yâre bir ben gerek bir ben Karacaoğlan çaresi ne Melhem vurun yaresine İki kaşın arasına Yâre bir ben gerek bir ben... |
YAYLADAN İNERKEN BİR GÜZEL GÖRDÜM
Yayladan inerken bir güzel gördüm Ağlar melil melil bilmem nedendir Ak yerine karaları başına Bağlar melil melil bilmem nedendir Ağ'rır başım kulaklarım çınılar Yaralarım göz göz oldu yeniler Hastaların derdi vardır iniler Sağlar melil melil bilmem nedendir Kirmanı da kılıcınız kirmanı Taştan dönmez mızrağının yalmanı Böyle imiş padişahın fermanı Dağlar melil melil bilmem nedendir Karac'oğlan der ki dinlen sözümü Aşk yoluna yandırırım özümü Dökülmüş yaprağı kalmış üzümü Bağlar melil melil bilmem nedendir |
YAZ GELİP DE BEŞ AYLARI DOLUNCA
Yaz gelip de beş ayları dolunca Açılmış bahçenin gülleri güzel Yaktı beni Fadime'nin nazarı Zülüften ayrılmış telleri güzel Elif'i dersen de nazlıdır nazlı Esme'yi dersen de sırf ala gözlü Söyletme Şerfe'yi bülbül avazlı Söylüyor Zehra'nın dilleri güzel Emne'yi der isen incedir ince Bağdat'ın Mısır'ın gülleri konca Eşşe'nin kaşı da kalemden ince Sevmeye Hörü'nün belleri güzel Döne güzelliğin halka bildirir Kamer pınardan da kabın doldurur Eşşe yürüy'şünde beni öldürür Sevmeli Cennet'in boyları güzel Karadan da Karac'oğlan karadan Sürün çirkinleri çıksın aradan Herkesi sevdiğ'ne vere Yaradan Sevdiğim Meryem'in benleri güzel |
YİĞİDİN EYİSİNİ NERDEN BİLEYİM
Yiğidin eyisini nerden bileyim Yüzü güleç, kendi yaman olmalı Kasavet serine çöktüğü zaman Gönlünün gamını alan olmalı Benim sözüm yiğit olan yiğide Yiğit olan muntazırdır öğüde Ben yiğit isterim fırka dağıda Yiğidin başında duman olmalı Yiğit olan yiğit kurt gibi bakar Düşmanı görünce ayağa kalkar Kapar mızrağını meydana çıkar Yiğidin ardında duran olmalı Safi güzel olan, sol bazı kötü Yiğidin densizi ey olmaz zatı Gayet durgun ister silahı, atı Yiğit el çekmeyip viran olmalı Karac'oğlan derki, çile çekilmez Hozan tarlalara sünbül ekilmez Sak yabancı ile başa çıkılmaz İçinden sıdk ile yanan olmalı |
YİNE DERTLİ DERTLİ İNİLİYORSUN
Yine dertli dertli iniliyorsun Sarı turnam sinen yaralandı mı Yoksa ciğerlerin parelendi mi Hiç el değmeden ben iniliyorsun Yoksa sana yâr düzen mi düzdüler Tellerini sırmadan mı dizdiler Perdelerin tel tel edip büzdüler Allı turnam sinen yaralandı mı Havayı deli gönül havayı Ay doğmadan şavkı tutmuş ovayı Türkmen kızı katarlamış mayayı Çekip gider bir gözleri sürmeli Kuru kütük yanmayınca tüter mi Ak gerdanda çifte benler biter mi Vakti gelmeyince bülbül öter mi Ötüp gider bir gözleri sürmeli Dere kenarında evler hurmayı Kılavuz ederler telli turnayı Ak göğsün üstünde ilik düğmeyi Çözüp gider bir gözleri sürmeli Karac'oglan der ki geçti ne fayda Bir vefa kalmadı ok ile yayda |
YİNE SEVDA GELDİ SERİME
Yine sevda geldi serime Koymazlar ki gidem kendi yoluma El uzatman benim gonca gülüme Allı turnam, harman dalı do'ndu' mu' Sarı edik geymis koncu dizinde Arzumanım kaldı ala gözünde Böyle güzel m'olur köylü kızında Allı turnam, harman dalı do'ndu' mu' Yiğitleri vardır ata binerler Soğuk sulu yaylalara konarlar Toprak tutmaz diye geri dönerler Allı turnam, harman dalı do'ndu' mu' Arap ata biner hep yarışırlar Cirit oynarlar da ok atışırlar Yine bir gün gelir yan bakışırlar Allı turnam, harman dalı do'ndu' mu' Karac'oğlan seni çağırır yine Yiğit olan hançer sokar beline Arzulayıp çıkar Bağdat çölüne Allı turnam, harman dalı do'ndu' mu |
YÜRÜ BİRE YALAN DÜNYA
Yürü bire yalan dünya Sana konan göçer bir gün İnsan bir ekine misal Seni eken biçer bir gün Ağalar içmesi hoştur O da züğürtlere güçtür Can kafeste duran kuştur Elbet uçar gider bir gün Aşıklar der ki n'olacak Bu dünya mamur olacak Haleb'i Osmanlı alacak Dağı taşa katar bir gün Yerimi serin bucağa Suyumu koyun ocağa Kafamı alin kucağa Garip anam ağlar bir gün Yer yüzünde yeşil yaprak Yer altında kefen yırtmak Yastığımız kara toprak O da bizi atar bir gün Bindirirler cansız ata İndirirler tuta tuta Var dünyadan yol ahrete Yelgin gider salın bir gün Karac'oğlan der nasıma Çok işler gelir başıma Mezarımın baş taşına Baykuş konar öter bir gün |
Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 08:31 PM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2025, vBulletin Solutions, Inc.