![]() |
Sıkarken Öldü
Nasrettin Hoca bir gün yolun kenarında kedisini yıkıyomuş. Yoldan geçen arkadaşı hocaya: "Hocam kediyi yıkama ölür." demiş. Hoca aldırış etmemiş ve yıkamış. Arkadaşı dönüşte Hocayı tekrar yolun kenarında görmüş. Kedi ölmüştü. Adam: "Hocam ben size kediyi yıkamayın ölür demedim mi?" demiş. Hoca: "Ben kediyi yıkarken ölmedi ki sıkarken öldü" |
Halim Ne Olurdu?
Nasrettin Hoca bir gün köyden şehre giderken yorulmuş tarlanın kenarındaki Ceviz ağacının altında dinleneyim demiş.Şöyle bir etrafına bakınıp ağacın altına uzanmış. Ve şöyle düşünmüş: "Ey Allah'ım gücüne sual olmaz amma,incecik kabak sapında kocaman kabak var, koskocaman ağaçta küçücük ceviz var, bu nasıl iş", deyip uykuya dalmış. Ağaçtan bir ceviz hocanın kafasına düşüvermiş.Ve kafada ceviz büyüklüğünde bir şiş olmuş. Hoca hiddetle uyanmış ve: "Yarabbi sen en iyisini bilirsin" demiş. "Şimdi o kabak ağaçta olsaydı benim halim ne olurdu" |
Evliliğin Böylesi
Nasrettin Hoca evlenmeye niyetlenir. Eş-dost bir hatuncağızı öve öve öve göklere çıkarırlar. -Şöyle huylu! -Böyle soylu! -Dünyalar güzeli... Hoca'nın gönlünü çelerler. Evlenirler. Zifaf gecesi yüz görümlüğünü veren Hoca, gelinin duvağını kaldırır. Aman Allah'ım! Çirkin bir gelin. Gelin hanım, kocasına sadakatim göstermek için: -Hoca efendi, akrabalarından kime görüneyim, kime görünmeyeyim? diye sorar. Hoca şaşkın: -Aman hatun, bana görünme de kime görünürsen görün... der. |
Dünya Kaç Metre?
Arkadaşlarından biri Hocaya sorar: -Hoca, Dünya kaç metre? Tam o sırada bir cenaze geçiyormuş yanlarından. Hoca onu göstererek: -Ona sor! Bak, ölçmüş biçmiş, gidiyor!.. |
Eski Dolunaylar
Kaybolan dolunayları merak eden biri sorar: -Hoca! Eski dolunayları ne yaparlar? -Kırpıp Kırpıp yıldız yaparlar |
İpe Un Sermek
Nasreddin Hoca, münasebetsiz komşusunun hemen her gün olur olmaz bir şeyler istemesinden bıkmış. Komşu bir gün çamaşır ipi isteyince: - Veremem, demiş, ipe un serdim. - Aman Hoca, ipe un serilir mi? - Adamın vermeye niyeti olmayınca ipe de un serer... |
Son Ümit
Nasreddin Hoca'nın çok sevdiği eşeği bir gün kaybolmuş. Hoca, eşeği aramak için, kırlara doğru açılmış. Bir taraftan da bir türkü söylemeğe başlamış. Böylece dolaşıp dururken bir tanıdığına rastlar Tanıdığı: - Hoca. böyle türkü çağıra çağıra nereye gidiyorsun? diye sorar. Hoca merhum da eşeğini kaybettiğini, onu aramakta olduğunu söyler. Ahbabı: - Bu ne iştir Hoca efendi? Benim bildiğim, insan eşeğini kaybetti mi, feryat eder, ağlar, dövünür. Sen ise türkü söylüyorsun! Hoca, ona önündeki tepeyi gösterir. - Bir ümidim şu dağın ardında kaldı. Eşeğimi orada da bulamazsam, o zaman siz dinleyin bendeki feryadı! |
Cenaze Töreni
Nasreddin Hoca'ya sormuşlar: "Hocam, cenaze töreninde bir tabutun neresinde gitmek gerekir." Nasreddin Hoca da soruyu sorana şöyle der: "İçinde gitme de, neresinde gidersen git. |
Yas Tutuyorlar
Hocanın tavuğu ölmüş. civcivlerin de başı boş kalmış. hoca kaybolmalarından korkmuş. boyunlarına siyah bezler bağlamış. sonra da içlerinden ip geçirip birbirlerine bağlamış. meraklı bir komşusu sormuş: -hoca o civcivlerin boynundaki de nedir? komşusunun merakına içerleyen hoca, cevabı yapıştırmış:- anneleri öldü de yas tutuyorlar |
Kimin İçi Yanıyor?
Bir bayram günü nasreddin hoca komşusuna ziyarete gidince komşusu her misafire olduğu gibi hocaya da bal ikram ediyor. bir tepsi içinde gelen koca bir petek baldan her gelen misafir bir iki kaşık alır çekilirmiş. komşusu bakar ki hoca kaşığı daldırdıkça daldırıyor. peteğin yarısına gelmiş daha duracağa da benzemiyor. dayanamayıp: - 'aman hoca fazla yeme yoksa için yanar.' deyince hoca cevabı yapıştırır: - 'kimin içinin yandığını allah bilir.' |
Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 03:33 AM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2025, vBulletin Solutions, Inc.