![]() |
Allah'a Doğru
Suçlu olup sararmayan Yüzümüz Allah'a doğru Anlımız ak kararmayan Gözümüz Allah'a doğru Alçakları yakıp kıran Menziline doğru varan Türklük için yanıp duran Közümüz Allah'a doğru Her an yeşil çayırımız Hak içindir hayırımız Engel olsa bayırımız Düzümüz Allah'a doğru Her an mazisini anan Unutmaz Allah'ı bir an Her gün alev alev yanan Özümüz Allah'a doğru Özü bu sevdayla dolan Serini Türklüğe salan Müslümanız senet olan Sözümüz Allah'a doğru |
Anadolu Dedi
Hicran mı, çile mi, gam mı gönderir Yaslı mısın, sabır taşı de hele? Fitil neden yanar, mum niçin erir? Aslı mısın, sabır taşı de hele? Salınırsın gösterişsiz, edâsız Bizi koyup nere böyle, vedâsız Bunca hakarete sessiz, sedâsız Uslu musun, sabır taşı de hele? Bacadan aşıyor kandilin isi Geceye yaslanmış, bülbülün sesi Asımın mı, hasımın mı hangisi? Nesli misin, sabır taşı de hele? Madem yolcususun umut dağının Bari çekeri ol, balık ağının Şu devrim hayranı, el uşağının Misli misin, sabır taşı de hele? Yoluk kanat ile engin uçulmaz Küfür diyarında itten kaçılmaz Kulakların duyar, ağzın açılmaz Paslı mısın, sabır taşı de hele? |
Anadolu İnsanı...
İnilmez çarşının, çıkmaz sokağın Kokusu var, ağısı var, leşi yok Başa güreşen şu hasta, salağın Otuzu var, ikisi var, beşi yok Yüzünü satıyor, beceremiyor Kuyrukta yatıyor, beceremiyor Atıyor, tutuyor, beceremiyor Zalimi var, sapanı var, taşı yok Söylenir, dilinden anlayan olmaz Onunla birlikte, inleyen olmaz Dilenir, yalvarır, dinleyen olmaz Figanı var, ferağı var, dişi yok Ayağı başında, gözleri fersiz Boynunda madalya, hanede ersiz Bir söz mırıldanır, ikinci yersiz Emisi var, dayısı var, işi yok Meclise yönelir, kapıda durur Giremez, yumruğu bağrına vurur Bunca yıldır aynı evde oturur Ocağı var, ateşi var, aşı yok Ateşi bağrında, sıcak başında Saçları, sakalı ak ak başında Elleri koynunda, ocak başında Yüreği var, pınarı var, yaşı yok Güvendiği dağın hali ful düzen Yeşili, hakisi, alı ful düzen Tepeden tırnağa yolu ful düzen Üsleri var, asları var, kişi yok Ne söyleseniz boş, her şey nafile Yaşadığı ahır, gördüğü hile “Anadolu bilir”, deseler bile Gözleri var, kulağı var, başı yok. |
Anadoluya Ben de Dedim ki...
Bize vazettiğin yılın sonunu Gözetme sevdiğim, hasreti bitir Beklerim, çok değil, yüzün onunu Naz etme sevdiğim, hasreti bitir Bir gül yeşertmedin, vuslat çağında Korku filizlendi, can otağında Gözlerin kalsa da İrem bağında Söz etme sevdiğim, hasreti bitir. Hoşlanmazdın parçalardan, bölükten Hep bakarsın barajdaki delikten Devlet başa çöreklenen sülükten Haz etme sevdiğim, hasreti bitir Sandaldaki dümen, kürek ateşte Bayrak dikilecek direk ateşte Hasretinle yanan yürek ateşte Köz etme sevdiğim, hasreti bitir Şu başsız babaya ayak direyen Ol da, bir kez olsun, şu nefsini yen Bar veren ağacı çoktur irdeyen Yüz etme sevdiğim, hasreti bitir |
Annelerin Gözyaşları Eksilmez
Annelerin göz yaşları eksilmez Namaza durunca göz yaşı döker Ana sabret Haktan ümit kesilmez Gönlünü verince göz yaşı döker Hiç vefa görmemiş dördün üçünde Eğil utanmadan ama niçin de Secdeye kapanmış huşu içinde Mevla'ya varınca göz yaşı döker Otuz altı yıla hükümlü oğlu Boğazı düğümlü yüreği dağlı Sekiz kelepçeyle ranzaya bağlı Oğlunu sarınca göz yaşı döker Ağlaya ağlaya kalmadı yaşı Hep tefekkür dua sadece işi Oğlun omzuna bırakıp başı Yüzünü sürünce göz yaşı döker Ana gibi sevdi aziz vatanı Dilimize türkü dedi her anı Kaleli: 'cefakar yarlar sultanı Nasılsın' sorunca gözyaşı döker |
Ara Sıra
İzindeyiz ara sıra Işıyoruz hasbelkader. Gün bulanık, sevda kara Taşıyoruz hasbelkader. Bilinmeze yelken açtık, Gelinmeze doğru uçtuk, Dostu kovduk, aşktan geçtik, Coşuyoruz hasbelkader. Günah sevapları gömer, Feryatlara katmer katmer! Aklı yutar, ruhu emer, Şaşıyoruz hasbelkader. Ders alırız bazı bazı! Bağrımızda milli sızı! Hasret tavşan, arzu tazı, Yaşıyoruz hasbelkader. Yırtık bohça, delik havuz, Atı aksak, iti yavuz, Lâl haberci, kör kılavuz, Koşuyoruz hasbelkader. Ey Allah’ım bu nasıl kör, Kucaklamış gözünü yer! Ve işte hak güme gider, Düşüyoruz hasbelkader... |
Arayış...
Bir arayış içindeyiz Öze doğru gitmek gerek Düşünelim niçin neyiz Hakka kulluk etmek gerek Özlüyorsak mesut vatan Olmayalım her an yatan Olamazsan bir mum utan Işık saçıp bitmek gerek Bu gidiş, devran nereye İkilik sokma araya Akıl düşmüşse dereye Yaşamayıp, yitmek gerek Ali, Ahmet, Mehmet, Hasan Hani tören, nerde yasan Ateş olup yanamazsan Duman olup tütmek gerek |
Arıların Balıyız Biz
Dünya duysun, cihan duysun Tanrıdağın gülüyüz biz Alem bizi böyle bilsin Türklük ile doluyuz biz İster görün örnek alın İster mezellete dalın İsterseniz bize gülün Hak yolunda deliyiz biz Gayemiz müreffeh vatan Kalmasın tek sefil yatan Türkiye'yi hedef tutan Milli devlet yoluyuz biz Aklı olan öğüt neyler Hakkı bilir, doğru söyler Bizden tatlı var mı beyler? Arıların balıyız biz Her şey vatan için bizde Kurtuluş manada özde Yürüyoruz kutlu izde Turan ilin halıyız biz Şehitlerin, ölülerin Fatmaların, Alilerin İşçilerin, köylülerin Eliyiz biz, diliyiz biz |
Arından Kızaran Gül...
Hayali tutulmuş ayın önünde Gönül yıldızları nerde, kaçı ne. Sevda çemberinde, aşk üçgeninde Yarıçap ne, köşe nedir,açı ne Kuru bir sevdanın ahengindeyim Aşkın ateşinin mihengindeyim Arından kızaran gül rengindeyim Zaman kötü, zamanenin suçu ne. Naz nazlanır, nazenini kal eder Aşk bir gönlü diğerine yol eder. Dünyaları satın alır, kul eder Zülüflerin bir tek teli, saçı ne. Talana uğradı sevdalı bağım Her akşam başlıyor çileli doğum Umut düğüm düğüm, dert boğum boğum Kim ne bilsin Kaleli’nin içi ne. |
Arzu Ve İsyan...
Çile denen boz kısrağa binmişim Bir mum ışığına doğru giderim... Savaşmışım durulmuşum dinmişim Yüzümü yer gözlerimi diderim... Karanlık gecenin bilmecesini Çözdükçe dolaştı ilk hecesini Yaşattım korkunun en yücesini Beynimi kemirir, ruhumu yerim... Zerre ışık verdi gözüne girdim Şavkında dolandım, şevkine erdim El aleme baktım, kendimi gördüm Artık aynalara isyan ederim... Gündüz hayalimde, gece düşümde Ecinni güruhu gezer peşimde Susuz pınarımda, yavan aşımda Sıkıntıyı mesken tutmuş kaderim... Ölüm fermanımı kendim yazarım Kusurlu kendime kendim kızarım Kendi mezarımı kendim kazarım ‘Ben’ düşmansa işte budur kederim... |
Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 07:31 PM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2025, vBulletin Solutions, Inc.