![]() |
İnanıp
Şimdi ve sonrası; Yalın ve dingin bir denizin, Serin suların da. Göçmek gül kurusu ufuklara. Yalansız bir denizin; Hırçın dalgalarıyla boğuşarak, Yol almak. Bir güzele inanıp; Düşmek kör kuyulara. Tamda bölmüşken; Yüreğini ikiye. Yüreksiz kalmak. Karanlığın bağrında; Sessiz bir hüzünle, Yıldızlara öykünmek; Öylesine yalnız, Öylesine uzak. Birden raslamak; Yüreğini çalan hırsıza. Oturup aynı sofraya, Bölüşmek yalnızlığın, Kararan kahrını. Ufuk Nazım |
İnanmıyorsun
Yardım istiyorsun Sana uzak gülüşler Taşıyamam Yoruldum! Bu kent arkamdan kaçıyor Soluk soluğa sokakları Ben uzak iklimlerde Sırılsıklam susuyorum. İnanmıyorsun! Güne,yeşile,geceye Sana umutlarımı Taşıyamam! Yetmez yılgın düşlerim Ve değmez artık sana Çocuk gülüşlerim! Çekil ufkumun önünden Dar açılarda boğulan Her neyse Sanalda kesişen Artık herşeye paralel İçimden sonsuza Irayan doğrular Sana değmez Ufkun kızıl soluğu Aynalarda takılır kalır Yaban iki göz. Gene de Dolanırım dünyada Başım bulutlarda Süpürürüm kıırntılarını İhanetin. Rüzgarlarla ekerim Ta Kuzey Denizine Sevda sözlerinide Sana dönemem. Bilirim Sahtekar teninde Maya tutmaz söz. Ufuk Nazım |
İnsanlık Uyan
Rahat uyu insanlık; Açık kalsın Kapıların. Gözleri gülen Çocukların resimleriyle Süsle duvarlarını Ceplerinde katil resimleri. Elleri boyalı Kürt çocukları Unutun boya sandığını Sizlere silah verecekler; Dağlara çıkacaksınız Yüzünüzde kan. İnsanlık uyan! Afrikalı çocuklar Yaşayanlarınıza Su yerine Sunacaklar zehirini Emperyalizmin. Ugandada iki milyon ölü İnsanlık uyan! Filistinli çocuklar Taşları toplatıp Duvarlar ördüler üstünüze Atacak bir şey kalmadı Gayri yürekten başka Tükendi umutlar. İnsanlık uyan! Bir sabah şafağı Kanla buladılar Uyanamadı Iraklı çocuklar; Bombaların altında Çığlıkları. İnsanlık uyan! Ufuk Nazım |
İskele
Bir iskeleyim, Çengelköy de, Boğaza karşı. Yosunların hüzünlü, Yeşiliyle kaplıdır yüzüm. Bu kaçıncı tekne, Yorgun yenik, Boğazıma asılan. Kaçıncı okşayışı dalganın. Devinimlerde, Kaçıncı boğuluşum. Kayalara tutunup, Kaçıncı susuşum. Ufuk Nazım |
İstedim
Sevmek istedim; İçinizden birini. Yanınıza gelmek istedim, Ama yıldızlar kadar uzaktınız. Üstelik güpegündüz. Ufuk Nazım |
İstersen Dönerim
İstersen dönerim. Ardım da bırakıp, Günün kızıllığını Yanağının alın da öleyim. İstersen dönerim, Dalgaların hırçınlığını unutup. Fersah fersah denizleri geçerim. Rüzgar olup dudağın da sönerim. Ufuk Nazım |
İşçiKadın
Solgun yüzlü kadın, Zor işin. Sabahtan düşmek yollara. Kollarını çekemeyen gövdenle.; Vardiyalarda güneş beklemek zor. Bitecek nasılsa ölünce. Sevdada zulümde. Kuru bir gövde; Issız bir bozkır kalacak geriye. Nasılsa yok edecek güneş; Yarattığı yaşamı. V e birileri, Gene gülümseyecek; Kansız gözlerinde, İki damla yaşla. Ufuk Nazım |
İşçiler
Ard arda dizildiler Sıralarından dökülen paçavralarıyla Elleri yüzleri ve açık gönülleriyle Taşlı yollarda yırtılmış tabanları Ve inadına işleyen beyinleriyle Dünyanın asıl efendileri işçiler Onlardır günü yürüten Saati işleten mekanizmayı kuran Onlar durursa dünya durur Ve böyledir düşlerindeki gelecek Makinların durup Hakların alındığı ve geleceğe Eşitliğin yürüdüğü bir dünya. Ufuk Nazım |
İşine Gidiyor
İşte memur oldu İşine gidiyor Düşün ufukları daraldı Soluğu azaldı İşte memur oldu İşine gidiyor Düşün ufukları daraldı Soluğu azaldı Ve inancı yaşama Bir masanın Soğuk zemini kadar donuk. Dar bir kalıpda yoğrulan Ekmeğe erecek Hamur gibi. Ama bitecek Çabucak tükenecek Düş gibi. Ufuk Nazım |
İşporta Aşklara
Geçenlerde Kadıköyde buldum, İşporta bir aşk. Deniz yakın gök mavi, Ve dalgalar gibi narindi. Oysa birazdan oda satılacaktı. İşportada güzel bir aşk, Sokak sokak aranacaktı. Bulunup kaybolacak buluttular. Yakın bir zamanda, Bulunacak bir mısradır onlar. Gelip geçen boğazın mavisini, Pasa bulayan hurdaydı onlar, Geriye dönmemeyi öğretendi onlar. Ufuk Nazım |
Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 04:00 AM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2025, vBulletin Solutions, Inc.