![]() |
Temel dursun'a geçen gün çıktığı avı anlatmaktadır.temel:
-ula dursun geçenlerde ormanda ava çiktum.bide ne göreyum karşimda kocaman bir ayı bana bakay.başladum kaçmaya! ben kaçtum o kovaladu.tam yakalayacak demiştum kaydu düştu.tekrar kovalamaya başladu gene kaydu düştu.tekrar kovalamaya başladu gene kaydu düştu. Dursun: - temel sen de amma cesaretli imişun.ben yerinde olsaydum altuma ederdum. Temel: -dursuncuğum sen ayunun neye basup da kayduğunu zannedeysun. |
Temel ile Dursun hararetli bir sekilde iddialasirlar.
Temel: -"Ula Dursun, hapuraya pen pu pinanun çatisundan pi pardak suya paluklama dalarum daa." Dursun: -"Nah dalarsun, ula imkanu yoktur" Vardir yoktur bir milyarina iddiaya girer kafadarlar. Temel gider bir bardak su getirir ve kaldirima koyar. -"Iyi izle ula, nasil dalacam hamsi cibi.." Dursun ise hala Temel'i umursamamakta, dalgasini geçmektedir. Temel catiya çikar Dursun'a seslenir: -"Ula Dursun iyi izleyesun ha celeyrum!" der ve kendini bosluga birakir. Tam yere üç bes metre kala Dursun yerdeki bardaga bir tekme sallar: "Geber ula .. |
Kadının evınde cam kırılmıştı camcıyı aradı ve sıparış verdi yarım saat sonra zil çaldı
Kadın megafondan seslendi -Kim o ? -Camcı bea.. Kadın kapıyı açtı ve camın takılacaği yeri gösterdi beş dakika sonra yine zil çaldı -Kim o ? -Camcı bea.. -Yanlışlık var .Az önce bir camcı gelmişti -Düştük bea . |
Adamın biri arabasıyla gidiyormuş. Giderken, yol kenarındaki
tabelada 'YAVAŞ 50' diye bir yazı çıkmış. Adam hızını 50 km.'ye indirmiş. Biraz sonra karşısına 'YAVAŞ 40' diye bir tabela çıkmış, hızını 40 km.'ye düşürmüş. Sonra sırasıyla 'YAVAŞ 30', 'YAVAŞ 20' VE 'YAVAŞ 10' tabelaları çıkmış. Adam sinirli bir şekilde, hızını 10 km.'ye indirdikten bir müddet sonra yeni bir tabela görmüş: 'YAVAŞ KÖYÜNE HOŞ GELDİNİZ.' |
Ya forumda aradım bunları yazacak yer bulamadım
Okula yeni bi din ogretmeni atanmıs.sınıfta kendini tanıtmıs. hoca: ben de sizleri yavas yavas tanıycam artık. mesela oglum senin adın ne demis ogrenci : fatih hoca: hadi bi fatiha oku da dinleyelim ogrenci güzelce okumus fatihayı. hoca: kızım senin adın ne? ogrenci: kevser hocam. hoca: hadi sen de bir kevser duası oku da dinleyelim. ogrenci okumus. hoca yürürken köseye sinmis bir ogrenci görmüs hoca: oglum senin adın ne? ogrenci: hocam benim adım yasin ama arkadaslar bana kısaca sübhaneke derler. |
Nasa uzay üssünde yeni bir deneme yapılıyormuş. Gönüllü başvuranlar arasından Temel, astronot adayı olarak seçilmiş. Ön elemede oldukça sıkı testleri geçen Temel; 3 aylik ikinci bir eğitim ile iyi bir astronot olabilmiş. Beklenen an gelmiş ve Temel bir maymunla birlikte uzay mekiğine binerek havalanmış. Atmosfer aşıldıktan sonra Temel'in ilk işi; kendisine sıkı sıkıya söylenildiği gibi zarfları açıp maymunun ve kendisinin görev kartlarını okumak olmuş. Maymunun görevleri: "Yerküre ile bağlantıyı sürekli kontrol altında tutmak; her 2 saatte bir yörüngedeki sapmaları ayarlamak; füze içindeki hava basıncı, ısı, iletkenlik değerlerini aşağıya bildirmek; yakıt harcamasını ve motorların sırasını belirlemek..." diye devam ederken; okumaktan sıkılan Temel, kendi görev kartını açmış : "Maymunu iyi besle!"
|
Temel ile Dursun promosyonlu meşrubat alırlar. Meşrubatı açan Temel hemen kapağa bakar: - "Tekrar deneyin." Kapağı kapatıp yeniden açar ve okur: - "Tekrar deneyin." ... ... ... En sonunda sinirlenen Temel: - "Ula Tursun. Ha punlar pizi kandıriy! İki saattir deneyrum hala pi şey çıkmadi."
|
Temel Karayolları Müdürlüğünde işe alınmıştır; görevi ise yollardaki çizgileri çekmektir. Temel'e bir kutu boya ve fırça verilir. Temel çizgileri çekmeye başlar. Bir gün amiri gelir ve çizelgeye bakar; "1. gün 500 metre, 2. gün 300 metre, 3. gün 150 metre, 4. Gün 100 metre.." "Temel", der "her gün gittikçe tembelleşiyorsun galiba?" Temel cevap verir: "Aksine amirum daha çok çalışayrum lakin gün geçtikçe boya kutusundan daha fazla uzaklaşayrum."
|
Temel İngiltere'ye gitmişti. Arkadaşları Temel'e: - "İngilizce bilmezdin İngiltere'de çok sıkıntı çektin mi?" demişler. Temel: - "Hayır, sıkıntıyı asıl İnciluzlar çekti..."
|
Temel ile Dursun bir gün ava gitmişler. İri bir geyik avlayıp geri dönerlerken çok ağır olan geyiği birer boynuzundan beraberce tutarak köylerine doğru yola koyulmuşlar. Köye beşyüz metre kala köyün yaşlılarından biri ile karşılaşmışlar. Adam geyiği görüp Temel ile Dursun'u tebrik ettikten sonra geyiği böyle taşımaları halinde etinin sertleşeceğini söyleyerek kuyruğundan çekerek taşımalarını önermiş. Temel ile Dursun da kuyruğundan çekerek taşımaya başlamışlar. Bir süre sonra çok yorulmuşlar ve Dursun Temel'e dönüp : - "Ula Temel biz yine eskisi gibi taşısak iyi olur. Baksana köyden epeyce uzaklaştık..."
|
Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 10:08 PM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2025, vBulletin Solutions, Inc.