![]() |
GİTGİDE BUZ BAĞLIYOR AŞKIMIZ...
Gitgide buz bağlıyor aşkımız. Iradıkça gönüller, Sevgiler sancıya dönüşüyor, Tortular kemik bağlıyor, Maddeleşiyor. Soğuk düşler sarıyor, Gül dikenleriyle yırtılan Koyu, kör karanlık *******imi Vinçten kollarıyla, Ahtapot gibi, Acımasız... Sensiz girdiğim döşeklerde, Yorgan diye sarındığım yalnızlığımla, Çığa dönmüş kar yığınları örtüyor beni. Yorgun, Tükenmiş üzüntülerin sonsuzunda Sızakalıyorum, Ölmüş gibi... Pörsümüş düşlerimde düştüğüm uçurumlarda Tuzla buz olan aşk sarayımda, Avuç içlerimden kayan aşkım Can çekişiyor, Arterleri felç olmuş bir yürekle... Aylak suların süngüleri doğruluyor üzerime, Pes ediyorum Ve... Çocukluğumun oyuncak yelkenlisi Alıp götürüyor seni Belirsizlere... Ufuklarda yitiyorsun bir hiç gibi, Kollarımın dermansız direnci büyüyor, El bile sallayamadan Bakakalıyorum. Gitgide buz bağlıyor aşkımız, K a h r o l u y o r u m... Süleyman SAYLAN (Ankara,02.12.1993, Saat: 10.15) Süleyman Saylan |
İLİKLERİME DEK...
Gecenin alacakaranlığına Bir serinlik karışıyor, Üstelik Bir de sensizliğim gelince aklıma, Titremeler alıyor beni, Üşüyorum. Yıldızlara bakıyorum; Gökyüzünün berraklığında Yanıyorlar ışıl ışıl; Belli ki üşümüyorlar... Gecenin sessizliğini bozan Çırçır böceklerin sesi Kır çiçeklerinin yaban kokularına karışıyor. Seni düşünüyorum; Burnumun direği sızlıyor Kokuna özlemimden... Kıyıya acımasızca vuran dalgalarından belli Deniz kabarıyor, İçi içine sığmıyor Yüreğim gibi Ya da; Yalnızlıktan korkuyor Benim gibi. Üşümelerim depreme dönüşüyor, Yıkıntılar arasında kalakalıyor Yüreğim. Ayı kucaklıyorum ısıtsın diye, Çoban ateşlerine sığınıyorum Gözlerimle... Tutmuyorlar yerini, Seni özlüyorum İliklerime dek... Süleyman SAYLAN (Ankara,20.07.2000, Saat: 22.55) Süleyman Saylan |
DİLENCİSİ OLAYIM.
... Ve o gözlerimin önünde... Kaldırın görüntülerini Doğanın her yerinden, Döndüğüm her yönde, Baktığım her yerde Onu görmeyeyim. Ay aydınları anımsatmasın tenini, Yüreğimin özlemine yeni özlemler katmasın İmbat kokan saçlarının Serin, serin uçuşan telleri... Dönüşmesin her çiçek Yüzünün gülücüklerine, Çekiksi gözlerinden fırlayan bakışları, Ok gibi dalmasın yüreğime, Divit olup yazmasın burnu Aczimin derinliğini... Etli dudakları Çarpışan iki güneşin arasında yakıp, Eritmesin, Kül etmesin Beni. Demir kafes gibi kapanmasın Tutukluluğumun üzerine Parmakları, elleri... Sigaramın dumanında raksetmesin, Yürümesin önümde serviler... Kaldırın görüntülerini evrenin her yerinden; Göre göre onu, Göz göre göre Ölmek istemiyorum. Düşümde görmeye bile muhtaç olayım, Özlemini çekeyim ölesiye, Sesinin, Nefesinin, Saçının bir telinin Dilencisi olayım... Süleyman SAYLAN (Ankara,19-20.07.2000, Saat: 00.00) Süleyman Saylan |
GÖZYAŞIMA BAKTINIZ...
Ben Kaçışlarımı yaşarken Evrenden, Siz En masum şeylere kulp taktınız, Yakıştırmalar yaptınız... İçin için ağlarken Ben, Siz Gözyaşıma baktınız... Süleyman SAYLAN (Ankara,27.07.2000, Saat: 23.42) Süleyman Saylan |
ÖLÜRÜM DAHA İYİ...
Anlamıyorum inan ki, Anlamıyorum seni. Hiçbir koşul koşmadım, Hiçbir şey ibtemedim senden, Hiçbir şey beklemedim. Başka neden arama; Seni ben karşılıksız sevdim... Düşünmedim, düşünemem, Seni seviyorum; İşte bu kadar basit, İşte bu kadar yalın, Bu kadar hesapsız, Art niyetsiz... Sarhoş edici bir albeni buluyorum; Art niyetsiz, Yalın olan her şeyde Ve sende... Müthiş çekiyor beni, Herhangi yalın bir şey... Kuşkuya kapılma, Anla beni; Art niyetsiz, Yalın sevdim ben seni... 'Yüreğindeki herkesi at, Sevgini yalnız bana ver' demiyorum, Soruyorum; 'Yüreğinde bana yer var mı? '... Düşlerinden kopmanı, Düzenini bozmanı, Yalnız benim olmanı İstemiyorum. Hiçbir şey istemiyorum; 'Tek sevgili, tek eş', 'Yalnız benim ol! ...' Kurallarından nefret ediyorum. Seni yüreğimle, Seni beynimle, Seni bedenimle S e v i y o r u m! ! ! ... Kurallar ne kadar baskıcı, Ne kadar ağır, Ne kadar acımasız, Ne kadar acı olursa olsun; Hiçbir şey istemeden, Hiçbir şey beklemeden, Kural dinlemeden Seviyorum seni. Yalansa eğer; Seviyormuş gibi yapamam, Gülücükler dağıtamam Acılar içindeyken, Mutluluk satamam Mutlu değilken. Gerekirse ağlarım, Gerekirse gülerim... Topluma uymak için Sahtekarlık yapamam, Boğulamam diz boyu yalanlarda. Avuçlarımın içinden kaçan, Hem de Bir daha gelmemek, Bir daha dönmemek üzere uçup giden Gençliğimin güvercinini, O istemiyorsa eğer, Kovalıyamam, Yalanlarla çağıramam... Bu yanılsamalarla bir yere varamam, Varmaktansa; Ölürüm daha iyi... Süleyman SAYLAN (Ankara,10.12.1998, Saat: 15.00) Süleyman Saylan |
YARADAN...
Boyuna baktım, Tamam. Posuna baktım, Tamam. Düzgündü eli ayağı da... Saçına, başına, Yüzüne, gözüne baktım; A d a m! “Hikmetinden sual olunmaz” Amma, İnsanlık vermemiş Y a r a d a n! Süleyman SAYLAN (Ankara,22.07.2001, Saat: 01.35) Süleyman Saylan |
AĞRIMA (GÜCÜME) GİDİYOR.
Boğazımda düğüm, düğüm hıçkırık... Yorgun gözlerimde sel birikiyor. Ağlamak isteyen yüreğim kırık; Düşünmeğe bile değmezmişsin sen, Senin için ağlamak ağrıma (gücüme) gidiyor. İnsan sandım seni, sevdim yürekten, Yüreğimi verdim, canı yürekten... Şimdi nefret ettim senden, sevmekten; Düşünmeğe bile değmezmişsin sen, Senin için ağlamak ağrıma (gücüme) gidiyor. Peteğimdin ama, sen bal değildin, Taş olsan aşkımla inan erirdin... Yazıklar olsun ki, seven kalbimdin.) Düşünmeğe bile değmezmişsin sen, Senin için ağlamak ağrıma (gücüme) gidiyor. Süleyman SAYLAN (Ankara,04.02.1994, Saat: 22.07) Şarkı sözü olarak yazılmıştır. Süleyman Saylan |
AŞKIN ATEŞ OLMUŞ...
Gönlümde bir yara içten kanıyor, Senden ayrılmayı yalan sanıyor, Şaka yaptın, bir gün dönersin diye Yüreğim boş yere hep aldanıyor, Aşkın ateş olmuş bende yanıyor. Ayrılığı bunca yıldır tatmadı, Senden başkasına dönüp bakmadı, Aşka gönül verdi, aşkla yanmadı... Yüreğim boş yere hep aldanıyor, Aşkın ateş olmuş bende yanıyor. Siyah güller açtı gönül bahçemde, Şarkılar hüzünlü, sazda, yarende... Gönül dünyam zindan oldu sayende. Yüreğim boş yere hep aldanıyor, Aşkın ateş olmuş bende yanıyor. Mutluluk kapını daima çalsın, Yüreğin sevgiye doyunca kansın, Talihin açılsın, kader utansın... Yüreğim boş yere hep aldanıyor, Aşkın ateş olmuş bende yanıyor. Süleyman SAYLAN Ankara,02.06.1993, Saat: 17.15 Süleyman Saylan |
AHHH (!) LAR YERDE KALMAZ İNŞALLAH...
Bir başak kadar olamadı boyumuz, Hoyrat çıktı Çevremizde esen rüzgarlar, Acımasızdı, Tarlalarda kalakaldık, Kuruduk... Ayakta kalmak için, Dimdik durmak için Kafa tuttuk haysiyetsiz *******e. Hasret çektik, Aşkıyla kavuracak tüm güneşlere... Nafile yorulduk. Uğradıklarımız bir yana; Gördüğümüz haksızlıklar Bizi kahretti, Soysuzların yerine, Utanmazların yerine Biz utandık... Başak başak uzattık ellerimizi Hiç tanımadığımız, Hiç görmediğimiz, Bilmediğimiz dikenlere bile... Beklentisiz, karşılıksız. Dost edindik, Dost kazandık, Sayısız... Yüreğimize söz geçiremedik, Vicdansız olmayı Beceremedik. Nedense; Gözümüzün üstünde kaşımız vardı bizim, Kaşının üstünde gözü olan muteberlerden değildik, Olamadık... Hey gidi günler heey! . Bu yaştan sonra dönmek, Baş eğmek Kahpelik olur insanlığımıza, Alışmadık ki hiç Yalakalığa... İşte böyle bir dünyada Biz adam olamadık, Olanlara yuuuh! . Pardan... Helal olsun! ... Diliyorum Allah'tan, Bütün ah! lar, Bütün ahlarım yerini bulsun. Tek isteğim kaldı; Görmeden ölmeyeyim, Ah (!) ların yerini bulduğunu İnşallah... Süleyman SAYLAN (Ankara,29.01.2003, Saat: 01.48) Süleyman Saylan |
BAKAR AĞLATIR.
Göz yaşlarım akar ha akar, Kuruyan göz pınarlarımı Çağlatır sanki. Kirpikleri Gönlüme batar ha batar, Kanatır... Öyle suçsuz bakar ki; Üzer, ağlatır. Dünyamı altüst eder bakışı bile, Nasihat kar etmez Yanan yüreğime; Boşuna dil dökmeyin, Sözler nafile... Öyle ürkek bakar ki; Yakar, ağlatır. Titreyen bir heves Yaşlanır kalbimde. Çılgın yangınlar tutuşur Hep içimde; Aşkı tatmış gibiyim Ahir ömrümde... Öyle masum bakar ki: Bakar, ağlatır. Süleyman SAYLAN (Ankara,20.07.2001, Saat: 16.45) Süleyman Saylan |
| Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 07:59 PM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.