![]() |
Son Dilekçem
Uzaktan,yakından gelen dostlarım: Son delekçemdir sizlere. Gidiyorum toprak eve. Beni unutmayın karanlık kabre.. İnanın dünyada bende yaşadım. Bazen üzüldümse, bazen sevindim. Çolup çocuğumu bende severdim. Hepsini bırakıp yola koyuldum. Elbiseme bakın güzel dostlarım: Ne yakası vardır ve nede cebi. Giydirdiler bana beyaz kefeni. Tabut denen ata koydular beni. Bebeklik, çocukluk devresi geçti.. Farkına varmadan gençliğim bitti. Yazı bekler iken kara kış geldi. Evimden, odamdan aldılar beni. Biraz önce okunmuş idi salam. Bir çok dostum vardır bana vahlanan. Allahın emrider böyle bu düzen. Kimi evvel gider kimi sonradan.. Kısa süre önce konuşurdum ben. Şimdi torunlarım korkuyor benden. Vakit geldi ruh ayrıldı bedenden. Canlı için kurtuluş yok ecelden... Son tavsiyem size dostlar: Aman namazları kılın. Aldanmayın nefs, şeytana: Şu an benim halim görün.. Hakkınızı helal edin. Bana dualar gönderin. Cumalarda, bayramlarda: Listede bana yer verin... Biraz sonra kılınacak namazım. El üstünde taşınacak tabutum. Mezarlıkta hazır edildi evim. Beni unutmayın güzel dostlarım. Son hitabım size benim: Göçüp giderken dünyadan. Vakit, saat geldiğinde: Gelirsiniz siz arkamdan. 01.04.2007 Ali Sandıkçıoğlu |
Son Yolculuk
Son yolculukta biter: Şan,şöhret ve şamata. Kamil iman ehliysen; Ereceksin rahata... Toplanır eşin, dostun: Uğurlamaya seni. Eller üstünde birgün: Taşırlar cesedini. Topraktan ev yapılmış; O güzel bedenine. Yoksa iman,amelin: Vahlar senin haline... 09.02.2005 Ali Sandıkçıoğlu |
Söyle Evlad Bilirmisin?
Saç üstünde kolofiyi, Ayrandan olan minciyi, Kendirden çıkan kunciyi; Söyle evlat bilirmisin? Altı delinmiş çarığı, Üstü yamanmış lastığı, Kıştan tuzlanmış hamsiyi; Söyle evlat bilirmisin? Kara lahanadan mancayı, Sıyah üzümden pepecurayı, Peyke üstünde yatmayı; Söyle evlat bilirmisin? ... Lahanadan folotayı, Fasulyeden malahtayı, Beyaz kabaktan feliyi; Söyle evlat bilirmisin? Mısır unundan mamalikayı, Kavrulmuş undan furnikayı, Korkotodan sarılan sarmayı; Söyle evlat bilirmisin? Küp içndeki boğmayı, Düz tavada muhlamayı, Fıçıkadan ayran içmeyi; Söyle evlat bilirmisin? Hamsikoli ekmeğini, Ceviz,mısır ezmesini, Pekmezle çay içmesini, Söyle evlat bilirmisin? ... Lahananın vurmasını, Mısırın kolivasını, İneklerin muşisini; Söyle evlat bilirmisin? Kendirden yapılan bezi, Evde yapılan pekmezi, Otlardan olan ilacı; Söyle evlat bilirmisin? Kabaktan çıkan çiviti, Mısırdan çıkan hoşoti, El aman dedirten biti; Söyle evlat bilirmisin? Evde olan makarnayı, Elde küçük karnalıyı, Yarım yapılan kapıyı; Söyle evlat bilirmisin? Buğday unundan çirihtayı, Yağ konulan kavatayı, Üzüm indiren teveteri; Söyle evlat bilirmisin? Ev içindeki tereği, Sert kabuk tutmuş ekmeği, Minci konulan küleği; Söyle evlat bilirmisin? Köy evindeki bulmeyi, Titefteriyi takmayı, Baharda tohum atmayı; Söyle evlat bilirmisin? Çayırda kazma kazmayı, Ateşte pişen elmayı, Değirmenlerde yatmayı; Söyle evlat bilirmisin? .. Daldan elma teşürmeyi, Gerdelle yalak vermeyi, Ham yerlerde ğırz etmeyi; Söyle evlat bilirmisin? Bulmede ottan yatağı, Karda lahana bulmmayı, Testiyle su taşımayı; Söyle evlat bilirmisin? Yaprak taşıanan çiteni, Ottan yapılan fomonu, Ayakla üzüm ezeni; Söyle evlat bilirmisin? Büyük küplerde Turşiyi, Kendir tarayan vurçiyi, Yük taşınan kuviçayı; Söyle evlat bilirmisin? Maşrabayla su içmeyi, Lengerde yemek yemeyi, Yün kevretlerde yatmayı; Söyle evlat bilirmisin? .. Fındıklarda harhalıyı, Dalı çeken kukarıyı, Evler önünde avlıyı; Söyle evlat bilirmisin? Sabah vurulan yayığı, Şimşirden olan kaşığı, Ölçü aleti arşını; Söyle evlat bilirmisin? Adım Alidir benim. Mahalli dil ile yazdım. Gençlere sorular sorndum. Sevilir diye düşündüm. 15.03.2007 almanya Ali Sandıkçıoğlu |
Su
Çok büyük bir nimettir: Her canlı için su. Yaradana götürür: Canlı olanları su.. Bir anlık düşünelim: Olmasa idi sular, Ne olurdu halimiz? Her taraf pislik dolar Pınar sular akıyor, Toprağı dele, dele. Zikr ederek Mevlayı: Akar denize dere.. Dünyanın büyük kısmı: Doldurulmuş su ile. Tanırlar Mevlasını, Huzur ve huşu ile… Gece, gündüz durmadan, Akan şu sulara bak. Aç gözünü ey dostum; Suyu yaradana bak… Baharda canlanıyor: Bütün dünya yeniden. Kimileri suyunu: Alıyor derinlerden. Anlatılmakla bitmez: Suyun bize hizmeti. Rabbim suyla diriltir: Kurumuş çiçek, otu. İkram edilince su: Büyüklerimz söyler: „Su gibi aziz ol.“ Deyip dua ederler. Suların en güzeli; Zemzem suyudur kesin. İnsanlık alimine: İkramıdır Mevlanın. Şehirlerin Anası, Mekkede: Zemzem suyu. Her sene sulandırır: milyonlarca hacıyı. Eğer olmasaydı su: Yaşarmıydı canlılar? Bir anda koca dünya: Hem kokar, hemde yanar.. 23.05.2006 Almanya Ali Sandıkçıoğlu |
Şehidim
Vatan dedi,bayrak dedi, Çekinmeden canın verdi. Dağ,taş, tepe demeyerek: Haine haddin bildirdi.. Susturmadı ezanını, İndirmedi bayrağını. Cennet vatanı uğruna: Akıttı mübarek kanını. Ey Türk oğlu güzel şehid; Şanın geliyor maziden. Hiç bir zaman korkmadın sen: Vatan düşmanı hainden. Şehid ölmez diyor ALLAH. Haber verir Nebiyyullah. Dua eder şehitlere: Gece, gündüz hep ehlullah. Nurlu medine şehrinde; Resulullahın devrinde: Hamza şehid edilmişti: Yatıyor bügün Uhutta. Gelecek mahşer gününe, Kanı dakmlayarak şehid. “Ne istersin? ” sorulunca: Der:”Olmak isterim şehid.” “Bin defa dünyaya gelsem, Şehid olmak isterim ben. Hiç korkmuyorum ölümden, Evet dedim “BELADA” ben. Şehitlerin piri Hamza: Yatar durur bak uhutta. Dünya fani, ahret baki, Göç görünuyor ufukta.. Ey benim nazlı şehidim! Yolun açık olsun derim. Mahşer günü geldiğinde: Senden şefaat beklerim. Ali Sandıkçıoğlu |
Şikayetim Var
Miraca çıkınca resul: Rabbul alemin buyurur; Ümmetinden şikayetim var: Bir bir Resulune anlatır. Ben onlardan hiç bir zaman: Yarının ibadetini istemem. Onlar ise ısrarla benden; Yarının rızkını isterler... Rızkını ğayriye vermem. Ümmetinin ey resulum. İbadetlerini takdim eylerler: Benden başkasına ümmetin. Diğer bir şikayetim şudur: Benim yarattığım rızkı yerler. Bana şükür etmeleri lazımken: Gidip benden ğayriye şükür eylerler. İzzet, güç ve kuvvet bende. Onlar arar başka yerde. Kainattaki her zerre: Benim bilgim dahilinde.... Kafirler için yarattım cehennem. Müminleri asla! Ateşte yakmam. Nedense ümmetin ateşe koşar? .. İşte bu hallerden şikayetim var.. Ali Sandıkçıoğlu |
Şuan Benim Gönlüm Yasta
Şu an benim gönlüm yasta, Yeğenim Yaşardır hasta. Can daim değil kafeste; Uçup gidecektir birgün... Yolun sonuna gelmeden, Tedbirler lazım evvelden. Çok gidenler var önceden, Geriye dönen yok bügün.. Şu an kalbimde var sızı, Bazen tatlı olur acı. Bu işin yoktur sırası; Vakti elen gider birgün.. Dünyada dertler bitmiyo,. Giden gün geri gelmiyor, Kimi gaflette yüzüyor; Açılır gözleri birgün... Anlatamam ben derdimi, Kalem yetmez, kağıt yetmez. İbadet eden kayb etmez. Edenler kazanır birgün.... Mutluluk bahçemde benim Şu an güllerim açmıyor. Gençleri söz dinlemiyor. Kayb ettiklerini anlarlar birgün. Çiçek dalından kopunca; Dalı ağlar, çiçek ağlar.. Ebeveyn evlada yanar. Evladın olunca anlarsın birgün.. Herkes uyanacak tatlı uykudan. Sık, sık secdelere kapan. Ölüme hazır ol her an. Azrail kapını çalacak birgün. Benim güzel evlatlarım: Gelinlerim ve kızlarım; Çok sevgili torunlarım; Dinleyiniz beni bügün.. Ramazan ayı geliyor; Aman namazları kılın. Yok şakası bunun bilin Kılmayanlar yanar birgün. Babanız Ali diyor ki; Bügünlük bu kadar yeter. Etmeyin ömrünüz neder. Kıymetini bilin bügün. Ali Sandıkçıoğlu |
Tanı Dost Ve Düşmanını
Ne günlere kaldık yarab: Her tarf oldu toz duman. Öyle bir hale geldik ki, Karıştı dost ile düşman. Güven, itimad kalmadı. Dostluklar bir, bir bozuldu. Her şeyimiz madde oldu. Mana ise unutuldu... Kardeş, kardeşten korkuyor. Riyakarlar kol geziyor. Şakşakçılar çoğalıyor: Ehil olan horlanıyor... Tuzakları kurar oldu: Kardeşler öz kardeşine. Bur türlü düzen gelmiyor: Her iş gidiyor tersine.. Helal, haramı ayıran: Çok az insan günümüzde. Dünyayı baki sananlar: Koşar dünyanın peşinde. Kalmadı günümüzde: Arzu edilen dostluk. Herkesin ğayesi başka: Kayb oldu kardeşlik,birlik. Aferin almak uğruna: Kardeş,kardeşi ğammazlar. Benim, benim diyen bunlar: Hiç ukbayı düşünmezler... Yalan,yalnış konuşurlar: Kendine pay çıkarırlar. “Ben olmasaydım” derler; Her şeye sahıp çıkarlar. Hele bir bakın etrefa: Bu tip insanlar çoğaldı. Sabırla bekliyoruz biz: Henüz güneş doğmadı... Varmıdır islam dininde: Yalan sözleri konuşmak? Kardeşini kötüleyip, Kendine çıkar sağlamak? Olmuyor beyler, olmuyor: Bu gidişat iyi değil. Müminin dostu mümindir. Bu gerçeği böylece bil... Başkasına kuyu kazma: Sen düşersin o kuyuya. Sapma dostum sağa, sola. Sahıp çık daim doğruya.. Ayrılma doğrudan Ali: Dünya fanidir, fani.. Kırma kimsenin kalbini: Tanı dos ve düşmanını.. 13.11.2006 Almnaya Ali Sandıkçıoğlu |
Tarihte Vardır Adımız
Irkçılığa karşıyız biz. Lakin Türk oğlu Türkleriz. Malazğırtten geliyoruz: Tarihte vardır adımız. Medeni dünyada bügün: Herkes anılır ismiyle. Baştan,başa sulanmıştır; Şehit kanıyla Türkiye. Anlayamaz olduk bizler: Şu medyamızın halini. Binlerce şihet verdikte: Görmedik hiç haykıranı? ! .. Ne subaylar, burokratlar, Ne helal süt emmiş erler, Kahpece şehid edildi. Medya görmezlikten geldi.? ! .. Niçin korkuyoruz kimliğimizden, Neden utanırız tarihimizden? Ayrılıklar yoktu daha önceden. Vurmak ister bizi düşman ciğerden. Hiç gördünüzmü dünyada: “ Bende Türküm diyenleri”? (1) Bir bardak suda onlar: Boğmak isterler Türkleri. 07.01.2007 Ali Sandıkçıoğlu |
Taştan Gül Bekleme
Madde esiri olanlar; Yakıyor nice canlar. Mazlumlara olanlar: Nemrut,fravunu sollar. Taştan gül bekleme hiç, Gülün ağacı vardır. Zalımın zülmü varsa: Adaleti var Hakkın. Demirden olmaz altın, Adalettir emri Hakkın. Küfrün zehirinden sakın. İnşaellah zafer yakın. Dostluk bekleme kafirden: Vaz geçmezler huylarından. Yaraları vadır dünden, Öc almak isterler bizden Sözleri hep demokrası, İşleri hep yüz karası. Yakıp yıkarlar mabedi, Bozuk bunların niyeti. Ey dünyanın liderleri: Durdurun akan kanları! Nerde kaldı demokrası, Bumudur insan hakları? ... 16.06.2004 Ali Sandıkçıoğlu |
Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 03:35 AM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2025, vBulletin Solutions, Inc.