![]() |
Birileri
Karanlık bayram havasında, Evrenin gözleri parlar Dışarıda tez canlı koşuşmalar Yürüyen her yürekte, bir özlem saklı Gölgeler oynar, geçip giden her adımda Neye bakılsa, kararsız yüzler Ama birileri var ki, Zamanın ipinde bir mandal Tutunmuş keskin hırslara Ne bırakıyor, nede vazgeçiyor |
Bu Ayrılık Son Bulur
Küsme incinerek bir dinle ne olur Yüzündeki her halin anlamını bilirim Bir bağışlasan can artık duam kabul olur Unutsan olanları bu ayrılık son bulur. Öyle masum bakma yüzüme ne olur Gözlerinde suçluluğumu görürüm. Bir anlasan karşında pişmanlığım çoğalır Unutsan olanları bu ayrılık son bulur. Öyle acımasızca konuşma sus ne olur Sözlerinde hep hep vefasızlık sezerim Bir inansan sözlerime sevincim sel olur Unutsan olanları bu ayrılık son bulur. Öyle bakma gözlerime bir gülsen ne olur Gözlerinde sakladığın hüznü hissederim. Bir bilsen çektiğimi şu günlerim güz olur Unutsan olanları bu ayrılık son bulur Öyle dalma derin düşüncelere ne olur İçinde hissettiğin isyanları anlarım Bir görsen hatalarım içimde yangın olur Unutsan olanları bu ayrılık son bulur. |
Bu ben değilim
BU BEN DEĞİLİM Bu ben değilim Hırçın, haşin, huysuz olan Bir aysbergin görünmeyen yüzü bende Gördüklerin korkutmasın seni O dağın yüreği, soğuk suların altında kaynar Kök salmış korkularım, İnsancıl hislerden uzak kalmasın ister Bu ben değilim Küskün, yılgın, soğuk kalan Bir kozanın örülüşü yüreğimde Bildiklerin şaşırtmasın seni O kelebeğin uçuşu, konacağı alp yıldızını arar Sürecek ömrüm, Gün yüzüne çıkmayı bekleyen aşkı tatmak ister Bu ben değilim Anlaşılmaz, güvensiz, takıntılı yaşayan Bir güvercin ürkekliği üzerimde Öğrendiklerin vazgeçirmesin seni O güvercinin kanadını, sevgisiyle onaracak kuşbaz gerekir. Özgürlük için çarpan kalbim, Gökkuşağı renginde sana uçmak ister. |
Bugün
Sevgiyle bakan gözlerim yorgun bugün Fersiz kalmış ne çare içim çekilir bugün Yalnızlığı kabullenmeden Yalnızlığa akıyorum bugün Seni kırıp bırakmak vardı bugün Bir daha güvenmemek adına telkin var bugün Durup düşünsem yalanları bugün Bilirim yine olanları unuturum Sözünde durmayan yüreğim kararsız bugün Panik olmuş ne çare sabrım tükenir bugün Vefasızlığı anlamadan Vefasızlığı yaşıyorum bugün Seni unutup gitmek vardı bugün Bir daha sevmemek adına yemin var bugün Çevirip gitsem başımı bugün Bilirim Yarın yine aynı yerde olurum. |
Bulamadığım
Gecenin sessizliğinde, Rüzgarın eşliğinde Yalnızlığıyla dans eden ben. Etrafım kalabalıkken, bir o kadar ıssızım Karşımda bir dost eli, Yüzünde sıcak bir gülüş Bir sevecen söz İçimde, şimdi bir şeyler eksik Olmuyor, Yalnızlığın içinde kapana kısılmışım. Kalabalığın ıssızlığı boğuyor. Arayıp bulamadığım, Çözüp anlayamadığım, Kadehlerin tanıklığında Bu akşam, Neydi bu masada bulamadığım. |
Çatışma
Saklı yeşil gözlerinde kaldı aldanmalarım Yüreksiz gidişinin ardından İnanmanın, inadına kayboldu sözler Ve hüzünlerim, günlerce beklemelere dalar Sebebin, sebepsizliğini yaşatıyordu yokluğun Ansız her yakınlaşman, bir kılıftı kaçışlarına Bir gizemin peşindeydi şaşkınlığım Çözüldükçe yol ayrımında kalırdı ruhumuz O an, içim koca bir boşluğa sürüklenir İnkarsı duyguların, Esaretine esir düşerdi, sana olan sevgim Her suskunluğun, yeni bir çözgü bunalımı Çatışmaların demir parmaklıkları saklı yüreğimde Oysa ki çıkışlara gebe sensizliğim Her gidişin yeniden tutuklu kalır gözlerimde Yıkılmışlığım vurur kendini, hüzünbaz sokaklara O sokaklarda yürümeler, yeniden hatırlatır seni Gözlerimde, Gezdiğimiz bu şehrin, bize tanık caddeleri Yüreğimde, Her dokunuşun canlı ürpertileri kalır. |
Demedim ki
Ansız çıkışlarla rastladım sana Pervasız gönlüm konacak yer bulamazken Asiydim, Kızgın kor ateşteydi sevmelerim Siyah elmas gözlerin, parlarken Yatışır yüreğim, Uysal bir kısrağa dönüşür duygularım Sense kaçak bir süvari Sana özgürlüğe kavuşalım demedim ki Beklentisiz günlerde rastladım sana Yeni uyanmış bir bebekti sevdam Korkaktım, Huysuz rüyalardan sıyrılırken Ellerim ayazda ısınır bakışlarında Dokunulmaz duygularım çözülür Sakinleşir sıcaklığında Sense hercai bir rüzgar Sana sevgileri savuralım demedim ki Zamansız bekleyişlerde rastladım sana Koşulsuz aşkın dönemecinde gezinirdim Çoraktım, Susuz bir yazda özlemlerin Tek başına hayat bulur solgun çiçeğim Beslendikçe açar adsız düşlerim Sense serpilen arsız bir tohum Sana beni içinde yeşert demedim ki |
Demir Parmaklık Yüreğin
Yalnızlık, demir parmaklıkta esir Sayısız seçenek gözlerinde Bir el, demir kapıyı açsa Yalnızlık kanatsız bir kuş Ahhhh, yine yalnızlık Ve sen yoksun Kaçış, özgürlükte hapis Süresiz bir mekan yüreğin Yorgun kaçışların dursa Özgürlük, dönüşsüz bir savaş Öffff, yine kaçış Ve yine yenilgi Kabullenme, bir volkan geçmişe Geçiş dönemi acılar ruhunda Gerçekleri kabullensen İsyanlar kısırlaşmış belleğinde Offff, yine acı Ve aynı yaşantı |
Dolunayda Saklı Karanlık
Dolunaylı bir gecede fark ettim olanları, Yıldızlar bir o kadar yakın Bir o kadar uzaktı korkularıma. Fırtına öncesi sessizliğin içinde; Geceyi delip geçen uçak sesiyle çarpışıyordu duygularım. Sanki içinde beni de götürüyordu meçhule Uzaklarda yüzlerce insanın kaldığı evlerde, Hangi yaşamlar sürüyordu bu keşmekeşte. Yanan her ışık onların gözlerinde saklıydı sanki... Karanlık yüzüyle her şeyi karartan gece, Nelere gebeydi. Başkaldıran sadece havlayan köpeklerdi. Ne cesurdular. Belki bilerek belki bilmeyerek. Sokaklarda bir çıtırdı sesi, yüreğin çarpar Elinde şarabı, saç sakal dağınık avarede. Az ötede iki sevgili sokak lambası altında Gece yarısı, yalnızlığın keyfini sürer cilveyle. Birkaç sokak arkada, kalleşce sırtından vurulan adam Eli kanlı kaçan gölge, hangi hücrede tünersin? Uyku bastıran gözlerde, Müşteri götüren taksicide, sarhoş kalenderin nara sesi içinde Bir yol ki hiç bitmeyecek, çıkmaz sokak gidimin de Ölüm denen o çizgide gelip giden yaralı Bir acil servis önünde beklemede, uzayan her saniyede Bir düğün sonrası eve dönen aile babası Lastiği patlayan otobüste kızgın bir halde. Çapkın delikanlı, sarışın güzelle sarmaş dolaş barda Bir eli kızın vücudunda, ilk kez hissediyormuş gibi Anadolu dilberi genç kız, Kaçıp geldiği yabancı şehirde Ürkek bakışlarında, Korku sarmış yüreğinde, gizli pişmanlığı Hangi kurdun kapanında olacak, günleri sayılı Ve ben; Gece konan evimdeyim. Yarı aç, yarı tok. Biraz isyankar, ama umut dolu kalbimde, Sevgi olgusunu göremiyorum hayatta. Öyle soğuk ki insanlar, Üşümek bile anlamsız. Dolunaylı bir gecede fark ettim olanları İnsanlar birbirlerine bir o kadar yakın, Bir o kadar uzaktılar. Ve bu hep oluyordu *******de, Sessiz çığlıklarımda Sadece dolunay olduğunda, Gecem aydınlanıyordu korkularıma |
Dost
Ben geldim dost…! Kaç zaman oldu görmeyeli, sesini duymayalı, Yalnızlığımla geldim sana Paylaşır mısın. Öylesine naçar yüreğim, öylesine suskun ki sözlerim, Dinler misin beni. Ben geldim dost…! Tahammül sınırımı, haykırışlarıma teslim ederek geldim, Olduğum gibi geldim sana Kabul eder misin. Öylesine yorgun itirazlarım, öylesine bitkin ki direnişlerim, Sakinleştirir misin yüreğimi. Ben geldim dost…! Kaç bahar oldu, sensiz birikti hüzünlerim, Kaçışlarımla geldim sana Anlar mısın Öylesine öfkeli ruhum, öylesine kırgın ki duygularım, Güldürür müsün beni Ben geldim dost…! Birikmiş yıkıntıları, giden zamana serperek geldim, Ümitlerimle geldim sana Görür müsün Öylesine sevinçli beklemelerim, öylesine sabırsız ki ellerim, Tutar mısın ellerimi Ben geldim dost…! Sorgularımı, varlığınla onaylamaya geldim Riyasız bir sevgiyle geldim sana Hisseder misin Öylesine sevgisiz insanlar, öylesine hırçın ki yürekleri, Teselli eder misin beni |
Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 11:34 AM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2025, vBulletin Solutions, Inc.