![]() |
Ben Orhan Veli
Ben Orhan Veli "Yazık oldu Süleyman Efendiye" Mısra-i meşhurunun mübdii.. Duydum ki merak ediyormuşsunuz, Hususi hayatımı, Anlatayım: Evvela adamım, yani Sirk hayvanı falan değilim. Burnum var, kulağım var, Pek biçimli olmamakla beraber. Bir evde otururum, Bir işte çalışırım. Ne başımda bulut gezdiririm, Ne sırtımda mühr-ü nübüvvet. Ne İngiliz kralı kadar Mütevaziyim, Ne de Celâl Bayar'ın Sabık ahır usağı gibi aristokrat. Ispanağı çok severim Puf böreğine hele Biterim Malda mülkte gözüm yoktur. Vallahi yoktur. Oktay Rıfat'la Melih Cevdet'tir En yakın arkadaşlarım. Bir de sevgilim vardır pek muteber; İsmini söyleyemem Edebiyat tarihçisi bulsun. Ehemmiyetsiz şeylerle de uğraşırım, Meşgul olmadığım ehemmiyetsiz Sadece üdeba arasındadır. Ne bileyim, Belki daha bin bir huyum vardır. Amma ne lüzum var hepsini sıralamaya? Onlar da bunlara benzer. |
Beyaz Maslahlı Hanım
Kalender'den sandala bindi Beyaz maslahlı hanım Bir elinde şemsiye Bir eliyle açtı yelpazesini; Cuma günü Göksu'ya gitti Beyaz maslahlı hanım |
Akıncılar
Bin atlı, akınlarda çocuklar gibi şendik; Bin atlı o gün dev gibi bir orduyu yendik! Ak tolgalı beylerbeyi haykırdı: Ilerle! Bir yaz günü geçtik Tuna'dan kaafilelerle... Şimşek gibi bir semte atıldık yedi koldan. Şimşek gibi Türk atlarinin geçtiği yoldan. Bir gün dolu dizgin boşanan atlarımızla Yerden yedi kat arsa kanatlandik o hızla... Cennette bugün gülleri açmış görürüz de Hala o kızıl hatıra titrer gözümüzde! Bin atlı, akınlarda çocuklar gibi şendik; Bin atlı o gün dev gibi bir orduyu yendik!� |
Bir Duyma Da Gör
Bir duyma da gürültüsünü Dallarda çitirdayarak açilan fistiklarin, Gör bak ne oluyorsun. Bir duyma da gör şu yagan yagmuru; Çalan çani, konuşan insani. Bir duyma da kokusunu yosunlarin, Istakozun, karidesin, Denizden esen rüzgarin... |
Bir Iş Var
Her gün bu kadar güzel mi bu deniz? Böyle mi görünür gökyüzü her zaman? Her zaman güzel mi bu kadar, Bu eşya, bu pencere? Degil, Vallahi degil; Bir iş var bu işin içinde. |
Bir Roman Kahramanı
Çadırımın üstüne yağmur yağıyor, Saros körfezinden rüzgâr esiyordu, Ve ben, bir roman kahramanı, Ot yatağın içinde, İkinci dünya harbinde Başucumda zeytinyağı yakarak Mevzuumu yaşamaya çalışıyordu Bu şehirde Başlayıp Kimbilir nerde, Kimbilir ne gün bitecek mevzuumu. |
Bir Şehri Bırakmak
Bu şehirde yağmur altında dolaşılır Limandaki mavnalara bakıp Şarkılar mırıldanılır *******i. Bu şehrin sokakları çoktur, Binlerce insan gelir gider sokaklarında.. Her akşam çayımı getiren Ve bir Beyaz Rus olmasına rağmen Hoşuma giden garson kadın bu şehirdedir. Bu şehirdedir Valsler, foksrotlar altında Suman'dan, Bramsdan Parçalar çaldığı zaman dönüp Bana bakan ihtiyar piyanist. Doğduğum köye müşteri taşıyan Şirket vapurları bu şehirdedir. Hatıralarım bu şehirdedir. Sevdiklerim, Ölmüşlerimin mezarları. Bu şehirdedir işim gücüm, Ekmek param. Fakat bütün bunlara mukabil Yine budur başka bir şehirdeki Bir kadın yüzünden Bıraktığım şehir. |
Birdenbire
Her şey birdenbire oldu. Birdenbire vurdu gün ışığı yere; Gökyüzü birdenbiler oldu; Mavi birdenbire. Her şey birdenbire oldu; Birdenbire tütmeye başladı duman topraktan; Filiz birdenbire oldu, tomurcuk birdenbire. Yemiş birdenbire oldu. Birdenbire, Birdenbire; Her şey birdenbire oldu. Kız birdenbire, oğlan birdenbire; Yollar, kırlar, kediler, insanlar... Aşk birdenbire oldu, Sevinç birdenbire. |
Bizim Gibi
Arzulu mudur acaba Bir tank, rüyasında Ve ne düşünür tayyare Yalnız kaldığı zaman Hep bir ağızdan şarkı söylemesini Sevmez mi acaba gaz maskeleri Ay ışığında? Ve tüfeklerin merhameti yok mudur Biz insanlar kadar olsun? |
Böcekler
Düşünme, Arzu et sade! Bak, böcekler de öyle yapıyor. |
Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 06:37 PM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2025, vBulletin Solutions, Inc.