www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee

www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee (https://www.cakal.net/index.php)
-   Eskiler (Arşiv) (https://www.cakal.net/forumdisplay.php?f=188)
-   -   Mazlum Zengin (https://www.cakal.net/showthread.php?t=135345)

GooD aNd EvıL 10-08-2008 05:09 PM

Demirtaş usta

Usta, ben seni çok geç tanıdım
Yürekli, cesur kalemini
Sen bizim lokomotifimiz oldun
Demir, taş kalemini geç tanıdım.

Meraklanma sen Metin usta
Sevimli tonton Nasrettin*
Yatar şimdi yorgan, döşek
Ve şimdi bulmuştur onlarca eşek.

Che Guevera gibi yalın delikanlı
Peşinden gelir, yüzlerce binlerce
Türkü soluyan Şairleri var ülkemin
Sen rahat ol Metin usta rahat uyu.

30.10.2005

* Can Yücel

Mazlum Zengin

GooD aNd EvıL 10-08-2008 05:09 PM

Deniz'de dalgayım ben

Kapkara bir gecede
Denizde dalgayım ben
Bir avuç pırpır atan yürekte
Tükenmez sevdayım ben
Benim karasevdam
Kıyıdaki dalgakıranlara,
Çekicin örsü dövdüğü dibi
Korkulu rüyasıyım ben
Sevdam düğümlenmiş yüreğimde
Sevdam idam sehpasında
Benim yüce sevdam,
Önce doğdu, emekledi, yürüdü
Yürüdü adım adım düşe kalka
Dağlarda çığ oldum denizde dalga
Kıyılara vururum kafamı çarpa çarpa
Benim sevdam bir gemici fenerinde
Kocaman gemileri, şilepleri,
Bir yaprak gibi tutarım ellerimde.


13.05.2006 S. 00.20

Mazlum Zengin

GooD aNd EvıL 10-08-2008 05:09 PM

Deniz çağırıyor seni

Şafakta,
Şafakta çağırıyor, Deniz seni
Ak kanatlı ak martılarla
Elleri nasırlı yürek işçilerini
Deniz çağırır seni kendi derinliklerine
Bir, Mayıs şafağına tutunda gel.
Ulaklar,
Ulaklar dağılmış tüm yurda
Bir turna çığlığıyla
Bir çoban ıslığıyla
Şafakta çağırır seni deniz
Meydanlardaki işçilere tutunda gel.
Deniz,
Deniz çağırıyor seni Deniz
Gemerek’te bir motosiklet üzerinde
Bir çukur veya bir hendekte
Okulda öğrenci haykırışlarıyla
Etrafı kuşatılmış Umutlara tutunda gel.
Darağacı,
Darağacı çağırıyor seni, Deniz
Daha yapacak çok işimiz vardı,
Bizi bırakıp nereye gidiyorsun?
Yusuf, Hüseyin ve prangalarla
Altı mayıs şafağına tutunda gel.

26.04.1981

Mazlum Zengin

GooD aNd EvıL 10-08-2008 05:09 PM

Deniz fenerim

Onlarca metre yükseklikte,
Mağrur ve her zaman heyecanlı,
Bir trenin lokomotifi,
Bir çobanın,
Sürüsündeki kılavuzu gibi,
yol gösteriyor.

Gemicilerin dostudur.
Gözleri şimşek gibi,
Binlerce metreden görülür
Benim deniz fenerim.
Dil, din, ırk, mezhep gözetmeden,
yardımcı olur insanlara.
Işığının düştüğü sudaki balıklar,
Halay çeker, horon teperler,
Sabahlara kadar.
Geçen gemilerden yüzlerce el,
Teşekkür için havalanır.
Yağmur, tipi, boran,
Fark etmez onun için,
Hep ayakta dimdik,
Yüzlerce senedir uyku yok onda,
Ve yorgunlukta yok.
Işığını,
Aşktan ve sevgiden alır,
Sevincim, kederim,
Benim deniz fenerim.

26.07.2005

(‘ŞİİR HARMANI’ından)

Mazlum Zengin

GooD aNd EvıL 10-08-2008 05:09 PM

Derinlikler

Zamanı geldi artık.
Dalacağım derinliklere,
Misafirliğe gideceğim,
Balıklara, midyelere,
İstiridyelere,ve tüm canlılara.

Keşfedeceğim derinlikleri,
Göreceğim güzellikleri,
Gerdanında inci olacağım.
Yakamozlarda,
Işıltılarda,
Bir trolde,
Bir balıkçı oltasında,
Arayacağım seni.

Engellemeyin beni,
Dalmak istiyorum derinliklere.
Engellemeyin beni,
Gitmek istiyorum uzak ülkelere.
Önce dereler ırmaklar,
Göller, denizler ve okyanuslara
Gideceğim uzaklara.

Artık şiirlerimi
Derinliklerde yazacağım,
Artık buralarda değil.
Bilinmeyenlerde arayacağım seni,
Artık arabamla değil,
Denizatımla arayacağım seni.
Ve derinliklerde
Yazacağım şiirlerimi.

09.07.2005

(‘ŞİİR HARMANI’ından)

Mazlum Zengin

GooD aNd EvıL 10-08-2008 05:09 PM

Dertlerim kapıda

Dertler sıralanmış benim kapıda
Her birine ayrı bakasım gelir
Hepsi ayrı huylu, ayrı yapıda
Feleğin evini yıkasım gelir.

Kimi benden ister iki gözümü
Kimi unutturur bana sözümü
Kimi defter kalem yazmış yazımı
Şu yalan dünyadan bıkasım gelir.

Emir büyük yerden yazılmış ferman
Dizlerimde sızı bırakmaz derman
Alem kurulalı dönüyor devran
Dünyanın evinden çıkasım gelir.

Kulağıma girmiş duyurmaz sesin
Bırak ellerimi varsın titresin
Ararım çareyi derman nerdesin?
Tabibin elinden tutasım gelir.

En kötüsü kalpte aşkın yarası
Dertler sıralanmış yürek arası
Çaresiz yüzdeki ar,ın karası
Bendeki dertleri yutasım gelir.

Ölümden gayriye çaresi vardır
Mazlum’a bu dünya oldukça dardır
Yürekte yangın var çaresi kardır
Aşık yürekleri yakasım gelir.

31.08.2006

www.mazlumzengin.com

Mazlum Zengin

GooD aNd EvıL 10-08-2008 05:09 PM

Doğa aşkı

Doğa ile barış, barışık yaşa
Doğayı sevmeyen insanı sevmez
Aç gönül gözünü bak kurda kuşa
Ormanı sevmeyen insanı sevmez

Dipsiz gölün güzel suyu kara,dır
Bunu görmeyenin yürek yaradır
Büyük kentler bitmiş yaşam buradadır
Ağacı sevmeyen insanı sevmez

Bir yayla ki bize moral topladık
Atlara bindikte sevinç katladık
Çocuk olduk taştan taşa atladık
Doğayı sevmeyen insanı sevmez

Rehber önde bize yolu açıyor
Ağaçları sevip öpüp okşuyor
Suları dişlere keman oluyor
Suyunu sevmeyen insanı sevmez

Şelale altında grup dur dedi
Buz gibi suyuna herkes gir dedi
Manzara doyumsuz burdadır dedi
Toprağı sevmeyen insanı sevmez

Soğuk suya şifa diye girenler
Burdaki güzellik nerde diyenler
Saç kavurmayla parmak yiyenler
Doğayı sevmeyen insanı sevmez

Bütün gün yürümek bizi yormadı
Sevgi, kardeşliğe nifak girmedi
Yürekler güzeldir fire vermedi
Ağacı sevmeyen insanı sevmez

Gün bitmesin burdan ayrılmayalım
Sevgiyi dostluğu unutmayalım
Güzel ormanları yaktırmayalım
Ormanı sevmeyen insanı sevmez

Dere boyu ayak suyun içinde
Elli değil yaşım on sekizimde
Asırlık ağaçlar can evimizde
Ağacı sevmeyen insanı sevmez

Akşam oldu evin yolu gözüktü
Ayrılmak ne mümkün yürek ezikti
Doğanın sevgisi bir bilezikti
Doğayı sevmeyen insanı sevmez

Mazlum’un peşine takılın dostlar
Doğa,dır herkesi birden kucaklar
İşimiz yok silah ile bıçaklar
Ormanı sevmeyen insanı sevmez

14.08.2006

Mazlum Zengin

GooD aNd EvıL 10-08-2008 05:10 PM

Dostlar Muhabbeti

Muhabbet dediğin dostlarla olur
Kalbi karalarla yola gidilmez
İrfan meclisinde akıl yön bulur
Kalbi karalarla dile gidilmez

Can ile cananı dost dergâhında
Yürek bahçesinde güller bağında
Çırak ustasıyla uz erbabında
Kalbi karalarla yola gidilmez

Zemheride açar aşığın gülü
Yürekte yangın var bülbüldür dili
Baharda zapt olmaz dağların seli
Kalbi karalarla dağa gidilmez

Tipi, boran ile çık gel köşküme
Adil misin canan kula düşküne
Yürü hak Muhammet Ali aşkına
Kalbi karalarla bele gidilmez

Elinde asa var yollarda mısın
Gözünde nazarla dillerde misin
Sen tanımadığın ellerde misin
Kalbi karalarla ele gidilmez

Sakın ola bana şair demeyin
Yürek yaralanmış siz ellemeyin
Mazlum’un bağından güller dermeyin
Kalbi karalarla güle gidilmez

09.08.2006

Mazlum Zengin

GooD aNd EvıL 10-08-2008 05:10 PM

Dostum

Biz yaşamı yarınlara sakladık,
Gömdük, mavzerlerimizi yüreğimize.
Kavgayı,
Sevmeyi,
Aşkı,
Kısacası yaşamayı erteledik dostum.

Biz yaşamaya yarın başlayacağız,
Kahpesiz,
Yalansız,
Sömürüsüz bir dünyada,
Yaşamaya yarın başlayacağız dostum.

Evet,biz,yarın başlayacağız yaşamaya,
Dalga dalga,
Öbek öbek,
Bir kara buluttan boşanırcasına,
Biz, yaşamaya yarın başlayacağız DOSTUM.

05.05.1984

(‘ŞİİR HARMANI’ından)

Mazlum Zengin

GooD aNd EvıL 10-08-2008 05:10 PM

Dört çivi

Hazırlık, üç gün önce başladı,
Sessiz,ve gizliden,
“sehpanın ayaklarını kontrol et”
Diye bağırdı.
Öteki ağır, aksak,istemeyerek,
Elinde bir keser
Birkaç büyük çivi.

“birer çivi daha çak” dedi öteki
Çiviler çakıldı gürültüyle,
“ipi de kontrol et’ dedi öteki,
En küçük detayına,
En ince ayrıntısına kadar kontrol etti beriki.

Saat, sabahın dördü,
Büyük bir gürültüyle açıldı,
Demir kapılar.
Açlık,ve uykusuzluktan bitkin,
Ak giysiler içinde
Ağır adımlarla, koltuğuna girmiş biri ile beraber
Yürüdüler darağacına.

Ayakları, götürmüyordu vücudunu
Üç merdiven çıkıp,
Ayaklarına,birer çivi daha çakılmış sehpanın,
Önünde durdular.
‘çıkar sehpanın üzerine’
‘Tak ipi boynuna ’diye bağırdı.

Emir veren, yavaş adımlarla yürüdü,
Birer çivi daha çakılmış sehpanın
Üzerinde duran delikanlının yanına.
“son isteğin var mı? ”dedi.
Sehpanın üzerindeki,
On yedi yaşındaki genç,
Emir verenin suratına;
Okkalı bir tükürük savurdu.
Sol eliyle suratını sıvazlarken,
Sağ elini havaya kaldırıp işareti verdi.

Cellat,ayaklarına birer çivi daha çakılmış
Sehpayı çekti altından.
Birkaç saniye sonra,
Havada beyaz bir güvercin göründü.
Daha sonra da, birkaç tur atıp,
Kayboldu gökyüzünde.

11.06.1980

(‘ŞİİR HARMANI’ından)

Mazlum Zengin

GooD aNd EvıL 10-08-2008 05:10 PM

Dört duvar arası

Ben dört duvar arasında değilim,
Sizin yanınızdayım.
Grevdeki işçinin,
Boykottaki öğrencinin yanındayım.

Ben dört duvar arasında değilim,
Yanınızdayım,
Köylünün imecesinde,
Emeklinin banka kuyruğundayım.

Ben dört duvar arasında değilim,
Yanı başınızdayım,
Yüreğim kabarmış sineye sığmaz,
Dağdayım karabinam la sizinleyim.

Ben dört duvar arasında değilim,
Yüreğinizdeyim,
Gücünüze güç katan,
Elimde kelepçe, ayağımda pranga,sizinleyim.

20.06.1981

(‘ŞİİR HARMANI’ından)

Mazlum Zengin

GooD aNd EvıL 10-08-2008 05:10 PM

Ecel kapımızda

Bir kanadı kırık güvercinsin sen
Yüreğime doğru uçar konarsın
Güzel gözlerinle çöl ortasından
Gözlerimi içer içer kanarsın.


Serçe yüreğine şahin olurum
Aşar karlı dağlar seni bulurum
İflah olmam ben bu dertten ölürüm
Yüreğime konar göçer yanarsın.


Kıskançlığın bu sevgimi bitirir
Kara bulutlardan yağmur getirir
Yüreğimde mola verip oturur
Hasadımı vurup düşer dönersin.


Güzelliğin dilden dile dolaşır
Nefesimle siyah saçın uçuşur
Gözlerimiz orta yerde buluşur
Vaden yetip bir gün düşer sönersin.


Yüreğimde kalıp olmuş buzlar var
Siyah saçlarıma yağıyor karlar
Mazlum’un sevdası yüreğine dar
Ecel kapımızda yiter gidersin.


10.07.2006

GooD aNd EvıL 10-08-2008 05:10 PM

Eski bir gazete

Güneşten ılımış suyu kaldırdı başına
Göz ucuyla da babasına baktı
Elinde orak, Güneş tam tepelerinde
Ve Ali henüz on dört yaşında
Göz ucuyla bir kez daha baktı babasına
Yırtılmış pantolonun cebinden,
Eski bir gazete yaprağı çıkardı
Rengi Güneş’ten solmuş
Büyük bir gazeteydi aslında ama,
Ali sadece yarım sayfasını almıştı
Ve en az yüz sefer bakmıştı gazetedeki resme
Resimdeki, İzmir’li bir mankendi
Hiç görmemişti böyle birini
Ve baktı, baktı bir kez daha baktı
Babasının gür sesiyle irkildi
Çarçabuk cebine koydu gazeteyi.
Ali şehre hiç gitmemişti
Ve televizyon da görmemişti
Gazeteyi de kamyon şoförü vermişti.
Güneş tepelerinden kurşun gibi vuruyor
Çatlayan dudakları, kulakları soyuluyor
Ve birkaç yerinden delinen,
Gıslawed lastikler
Görmek istediği İzmir,
Ve cebindeki hayaliyle yaşıyor Ali.

29.05.2006

Mazlum Zengin

GooD aNd EvıL 10-08-2008 05:10 PM

Ey yar

Ey sevgili, ne zaman aklıma düşsen
Bir hüzün çöker yüreğimin orta yerine
Sonbaharda düşen yapraklar,
Kanadı kırık bir beyaz güvercin gelir aklıma
Ellerimin ellerinden sürüklenmesi
Ne zaman,
Boncuk-boncuk terle uyansam yatağımda
Yudum-yudum içtiğim gözlerin gelir aklıma ey yar.

Ne zaman sesin çınlasa kulaklarımda
Bir türküye yol verir dudaklarım
Fırat kadar hırçın,
Bir ceylan gibi narin ve kıvrak,
Mısralar dökülür kalemimden ak kağıtlara
Ne zaman,
Sesime ses versen, nefesime nefes,
Adım-adım geçtiğim bağın bahçen gelir aklıma ey yar.

Ne zaman bir çocuğun ağlamasını görsem
Binip giderken minübüse,
Ben boynu bükük bakarken arkandan,
Senin el sallaman gelir aklıma
Gözlerinin gözlerimden kaybolması
Ne zaman,
Ne zaman yağmurlara gebe kara bulutlar görsem
Başak-başak biçtiğim hasadın gelir aklıma ey yar.

12.12.2007 saat 01:20

Mazlum Zengin

GooD aNd EvıL 10-08-2008 05:10 PM

Eylül

Saksılarımızdaki
Kasımpatılar, menekşeler,
Nedense
Eylül’de bükerler boyunlarını.
Açmazlar çiçeklerini.

Yüreğimde bir sızı inceden,
Başlar Eylül’ün ortalarına doğru,
Yüreğim kelepçeli ellerim değil,
Sürgündeyim, Anadolu’dayım geceden.

Bir fırtına kopar her yıl Eylül’de,
Talan eder, gönül bağımızı bahçemizi,
Toplar,doldururlar, statlara yürekleri
Zincirlerden morarmış bileklerimizi.

Her yıl on iki Eylül’de devamlı,
Vapurlar, trenler bir başka çalar,
Düdüklerini,sirenlerini hüzünlü
Eller ayaklar zincirli olsa da, beyinler özgür.

29.06.1984

(‘ŞİİR HARMANI’ından)

Mazlum Zengin

GooD aNd EvıL 10-08-2008 05:10 PM

Eylül gibi

Saçları kirli darmadağınık
Suratı tanınmaz halde
Gözlerinde var bir sağanak
Üstünden Eylül geçmiş gibi

Ayaklarını basamıyor yere
Belli ki işkenceden geçmiş
Her tarafı olmuş yara bere
On iki Eylül’ü içmiş gibi.

İki kolu havada duruyor
Koltukaltında karpuz var gibi
Her gelen tekme tokat vuruyor
Kollarına, tüp asılmış gibi.

Çömelmiş dört kat yerde duruyor
Belli ki acıdan kıvranıyor
Vücudunda yara bere yok
Kum torbasıyla dövülmüş gibi.

Çözülmemiş yiğit yoldaş belli ki
Sol elini kaldırıyor havaya
Zafer işareti yapıyor zoraki
Güneş yakında doğacak gibi

01.10.1983

Mazlum Zengin

GooD aNd EvıL 10-08-2008 05:10 PM

Fener gibisin

Güneşli, mavi bir gökyüzünden
Saçlarıma düşen yağmur gibisin
İlkbaharda karnı büyük toprakta,
İçinden çıkılmaz çamur gibisin.

Kutsalsın sen benim gözümde
Avuçlarımdaki nimetsin
Annemin akşamdan mayaladığı
Teknedeki hamur gibisin.

Sen Güneşimsin benim
Kalbime düşen cemresin
Karanlık, kapkaranlık bir gecede
Yolumu aydınlatan fener gibisin.

30.10.2005

Mazlum Zengin

GooD aNd EvıL 10-08-2008 05:11 PM

Fırat

Ah Fırat, Fırat
Zalim Fırat
Boz bulanık akarsın Fırat
Azgın mı azgın
Durduracak babayiğit yok
Köprü yok, sal işlemez
Telli gelin, yatar dört omuzda
Sancıları çekilmez
Telli gelin iki canlı
Bu ilk gebeliği
Telli gelinin kocası asker
Otuz üç gün sonra tezkere bekler
Omuzlarda,
bir o yana bir bu yana gidip gelinir Fırat boyu
Geçmek ne mümkün
Bura insanı yiğittir, gözü karadır
Bura insanı dertlidir, fukaradır.

Ne canlar verilmiş Fırat’a
Ne yiğitler, ne gelinler verilmiş
Çaresi yok, mümkünatı yok
vurup geçecekler,
suyu yayvan olan yerden.
Telli gelin dört omuzda
Telli gelin, dört baş sekiz ayakta.
Adımladılar suyu,
kaplumbağa adımıyla ortalara kadar
Su soğuk can dayanmaz
Beş kişi altı can gömüldü azgın sulara.

Çığlıklar yankılandı kayalıklarda
Gözyaşları döküldü
Vurunmalar, yakınmalar boşuna
Bu ilk değil, son da olmayacak
Bura insanının yazgısıdır bu
Bura yiğidinin kaderidir bu
Her zaman suçlu Fırat’tır
Her can düşümünde suçludur Fırat
Her suya gidişlerinde ağıtlar yakılır
“Ah Fırat Fırat
Ocakları söndüren Fırat
Sen kanlı Fıratsın
Bura insanına SIRATsın”

29.06.2005

Mazlum Zengin

GooD aNd EvıL 10-08-2008 05:11 PM

Fırat halı dezgahında

Fıratı,
germişler halı dezgâhına,
İlmek-ilmek dokuyorlar,
dağdaki sümbül ve çiçeklerin
renklerini işliyorlar sabırla.

Bu kadar, büyük, görkemli
ve heybetli bir halıyı,
ne yapacaksınız diye sordum cahilce.
Bir ucundan binlerce genç kız
tutup kaldırdılar rengârenk halıyı
Ve hep birlikte haykırdılar.

“Tüm işçinin, emekçinin ve,
tüm dünya devrimcilerinin
ayakları altına serecegiz.
Ki Fırat ve Diclenin bütün kolları ile
derelerini de halı dezgâhına gereceğiz
Ve tüm dünya emekçilerinin haklarını,
misli-misli verecegiz”

Ve az kaldı,
Az kaldı, halımızın bitmesine
Az kaldı, kara bulutların gitmesine.

19.09.2005

Mazlum Zengin

GooD aNd EvıL 10-08-2008 05:11 PM

Filistin nişangâhta

Neden gözlerimiz kapalı?
Kulaklarımız sağır on yıllardır, neden?
Yanı başımızda yitirilen canlar,
Umutları sönen insanlar
Eze eze bitiremediler Filistin’i
Ve Filistin, baskıda.

Silaha sapanla karşı duran
Babasından erk,le kuduran,
Ağızlarından kanlı salyalar akıtan
Susun efendiler susun, görmeyin sıra bizde
Yüze yüze bitiremediler Filistin’i
Ve Filistin, falakada, askıda.

İşbaşında emperyalistler
Doymadılar kanlarımıza
Senelerdir çocuk, kadın, erkek demeden,
Ağızlarından kan damlayan cani ve coniler,
İçe içe bitiremediler Filistin’i
Ve Filistin, işkencede.

Artık açık bir saldırıda
Hedefte siviller,
Hedefte çocuk ve kadınlar
Ne zaman bitecek bu zulüm, nereye kadar?
Vura vura bitiremediler Filistin’i
Ve Filistin, nişangâhta.

15.07 2006

Mazlum Zengin

GooD aNd EvıL 10-08-2008 05:11 PM

Galata’da

Balıkçıdaki sabır
Peygamber sabrıdır
Sabahın dördünde
Gün ışımadan açar oltasını çaparisini
Ya nasip der, atar denizin derinliklerine
Gözü oltanın ucunda
Bakar saatlerce
Oltanın aşağı yukarı kıpırtısı
Heyecan verir ona
Sabah oldu mu,
Çaycı, poğaçacı, simitçi sesleri,
Kaplar ortalığı.
Balıkçı, yan gözle çaktırmadan bakar,
Yandaki komşusuna.
Acaba, kaç turda takımı
Acaba, nasıl yem taktı diye.
Sabah altı gibi, ortalık hareketlenir
Kalpler vurur hızla
On beşlik çaparisinin
On beş balığı,
On beş çırpınan yürek
Balıkçının yüzü gülek
Kovalar dolu
Balıkçının kovası kolunda
Balıkçı evinin yolunda.

31.05.2005

Mazlum Zengin

GooD aNd EvıL 10-08-2008 05:11 PM

*******

Gündüzüm, gece oldu,zalim
Gecem zifiri karanlık,
Güneşim ol benim gülüm,
Doğ kalbime, ısıt beni gülüm.

******* uzun,çok uzun,
Yorgansız, döşeksiz *******.
Unuttum konuşmayı,dökülmüyor heceler,
Işığım, güneşim ol, bitsin bu *******.

******* uzun, ******* kabus dolu,
Tökezler ayakların, bulamazsın yolu,
Her gece karabasanlar, her gece,
Hayatımız masal, yaşamımız bilmece.

03.06.2005

(‘ŞİİR HARMANI’ ından)

Mazlum Zengin

GooD aNd EvıL 10-08-2008 05:11 PM

*******deyim

*******deyim her gün,
Sensiz.
Dört duvar arasındayım,
Kefensiz, üryan.

Karanlıklardayım her gün,
Sensiz.
Parmaklıklar arkasındayım,
Geleceğin yalan.

Dardayım her gün,
Sensiz.
İşkencelerdeyim yalın,
Uzaktır sılam.

Zordayım her gün,
Sensiz.
Dertleşecek kimsem yok,
Yoktur bir kelâm.

Üşüyorum Temmuz’da her gün,
Sensiz.
Çıldırmak üzereyim,
Yok mu, bir selam.

23.06.2005

(‘ŞİİR HARMANI’ ından)

Mazlum Zengin

GooD aNd EvıL 10-08-2008 05:11 PM

Geç kalmışım yaşama

Yıldızlar var başımızda
Gülümseyen Ay
Ve ak düşmüş saçlar,
dans ediyorlar ahenkle
Kalp atışlarımız tempoda
O kadar sevecenliği,
Omzuma dayanan başta görüyorum
Her nefesinde yıldız
Her solukta bulutlar yükseliyor ulaşılmazlara.
Uyurken bir çocuk yüzü omzumda
Kıvrılarak giden yollarda
Bir sağa bir sola,
Gülen bir yüze vuruşu şavkının
Kurşuni bulutlardan çıkararak yüzünü.
Yolun yarısını çoktan geçmişim
Geç kalmışım yaşama
Yıldızlarla halaya,
Ay’ın gülen yüzünde yaşamı
Ve karışarak nefesler yükselirken havaya
Bir serçe yüreğinin atışlarını duymaya
İçimdeki çocuk gülümsemesini görmeye
Geç kalmışım geç.
Son göründü uzaktan sisli bir havada
Gittikçe yaklaşıyor aheste
Ve Ay’ın gülümsemesi donuyor yüzümde
Soğuk bir Kasım gecesinde

10.11.2006

www.mazlumzengin.com

Mazlum Zengin

GooD aNd EvıL 10-08-2008 05:11 PM

Gel

Tarladaki tohum başağa,
Kalbindeki soğukluk sıcağa,
Kucaktaki bebek ayağa,
Durduğu, zaman gel.

Kirazlara al düştüğü,
Yaylacılar çadırlara göçtüğü,
Küçük oğlak anasından ayrılıp,
Çayırlarda, koştuğu zaman gel.

Havadaki turnanın semah
Kovandaki arıların oğul u
Kırlangıç yuvalarındaki
Yavruları, uçtuğu zaman gel.

26.05.2005

(‘ŞİİR HARMANI’ ından)

Mazlum Zengin

GooD aNd EvıL 10-08-2008 05:12 PM

Gelmedin

Bekledim
Baharda renk renk çiçeklerle
Topraktan fışkıran bitkilerle
Dağlardaki damla damla eriyen karla
Çoğalan yürek sevgimle
Ve fal tuttum papatya çiçeğinde
Gelecek gelmeyeceklerle
Uç uç böceklerini yarıştırdım senin için
Bekledim bekledim ve sen gelmedin

Bekledim
Sarı sıcak bir yaz’da
Çatlamış toprak yarıklarında
Bir ağaç gölgesine muhtaç çoban yüreğinde
Hücresindeki yosunlu taşlara inat,
Çıplak ayakla fırın sıcaklığındaki toprakta
Gözlerim yollarda, şafakta
Gelecektin dolacaktın hasretle yüreğime
Bekledim bekledin ve sen gelmedin

Bekledim
Baharın sonunda bir güz mevsiminde
Yaprakların dalından,
Sevgilerin yüreklerden koparıldığı
Kara bulutların yağmura gebeliğinde
Fırtınaların güneş sıcaklığına hasretinde
Ve penceremdeki rüzgâr ıslıklarına inat
Kulaklarım ayak seslerinde burnum kokunda
Bekledim bekledim ve sen gelmedin

Bekledim
Kurşun sıcaklığında kara yüzlü ak Kış’ta
Çatılardan sarkan buz sıcaklığında
Ulaklar saldım yüreğine tek tek
Gagası kanadı altındaki bir serçe yüreğiyle
Ürkek ve titrek gecenin korkunç yüzünde
Bomboş yataktaki ısın arzularımda
Nefesim nefesine hasret
Bekledim bekledim ve sen gelmedin

Bekledim
Tükenmiş umutlarımla
Damla damla yüreğimden sızan sevgim
Son damlada sen çıkageldin Beşinci mevsimimde
Geç kaldın geç, hem de çok geç
Çelikteki çekilen suyun berraklığında
Ve saçlardaki kar beyazlığında
Geldin beşinci mevsimimde ama
Çok geç kaldın be güzelim

3.1.2007

www.mazlumzengin.com

Mazlum Zengin

GooD aNd EvıL 10-08-2008 05:12 PM

Geride kaldı

Bir küheylan at gibi,
Kişnedi şahlandı.
Bir ışık hızıyla yaşandı hayat,
Geçti gitti ömür, ömürler,
Güzel günler geride kaldı.

Kalbi küt küt atan bir ceylan,
Pusuda bekleyen avcısı,
Rüzgar gibi, fırtına gibi,
Geçti gitti ömür,ömürler,
Gençliğim, güzelliğin geride kaldı.

25.04.2005

(‘ŞİİR HARMANI’ ından)

Mazlum Zengin

GooD aNd EvıL 10-08-2008 05:12 PM

Gitme

Gitme,
Bu ayrılık beni yıkar,
Bana ölüm olur gitme.
Etle, kemik ayrılır mı?
Bu can, sensiz dayanır mı?
Alıştım sana,
Annenin,
Çocuğuna düşkünlüğü gibi,
Kehribar,
Tütün müptelalığı gibi.
Gözlerim,
Gözlerine kilitli,
Başkasına bakamazsın ki,
Yüreğimde,
Kum fırtınaları başladı.
Dayanamam,
Yaşayamam,
Gitme,gitme,
Bana kim yoldaş olacak?
Dertlerimi, kim dinleyecek?
Gitme, ecelim olursun,
Katilim olursun gitme.
Sen gidersen,
Bana içten ve candan,
Kim bakacak?
Kiminle kavga edeceğiz?
Ve
Sen gidersen,
Şiirlerimi kim yazacak

30.07.2005

(‘ŞİİR HARMANI’ ından)

Mazlum Zengin

GooD aNd EvıL 10-08-2008 05:12 PM

Göldağı'nın kızı

Göl dağının bir kızı var ki
Baharda asi Fırat gibi
Gem tutmaz hırçınlığıyla
Dizginsiz bir kısrak gibi.

Çorak topraklarda/yüreği taş olmuş
Susuz tarlalarda/yüzü gülmez olmuş.

Tutmak istedim yüreğinden
Ellerim kan revan gibi
Saklanmış zırhının ardına
Urbası kirpi dikeni gibi.

Susuz tarlalarda/yüzü gülmez olmuş
Çorak topraklarda/yüreği taş olmuş.

Öpmek istedim yanağından
Dudaklarım yok oldu gibi
Bir ateş var ki vücudumda
Faal bir volkan gibi.

Çorak topraklarda/yüreği taş olmuş
Susuz tarlalarda/yüzü gülmez olmuş.

Baharda dikenli çiçekleriyle
Göl dağının keveni, gıngılı gibi
Bir gözleri bir bakışı var ki
Ürkek bir ceylan bakışı gibi.

03.01.2006

Mazlum Zengin

GooD aNd EvıL 10-08-2008 05:12 PM

Göldağı Beydağı

Göldağı’ndan Beydağı’na yol olur
Ağustos’ta zirvesinde karlar var
Yarimin verdiği kenger gül olur
Kekik, nergiz kokan dağlarımız var.

Övlelik’ten Arapgir’e girersin
Çeşmesinden soğuk suyu içersin
Üzümüne kaysısına ne dersin?
Güzellerle dolu bağlarımız var.

Kozluğun balığı halaya durmuş
Canından bezmişte kenara vurmuş
Arapgir’im akın akın göç vermiş
Giden gitmiş kalan sağlarımız var.

Günyüzü’nde sürülerce koyunlar
Dilsiz kaval ile inliyor dağlar
Yürekleri sevgi dolu çobanlar
Bakraç bakraç dolu yağlarımız var.

Alıçlı hasrete göğsünü germiş
Gurbetteki dosta haber göndermiş
Mazlum zemheride arıyı dermiş
Bizim petek petek ballarımız var.

10.06.2006

Mazlum Zengin

GooD aNd EvıL 10-08-2008 05:12 PM

Gölge çiçeği

Güneş ülkesinin gölge çiçeği
İnce, narin, kırılgansın
Duygu yüklü yürekli
Anadolu’mun en güzel kentindensin
Ve şu an gurbetin gurbetindesin
Sen yüreğimizden sürgün müsün?

Çok duygusal şiir dostusun
Benim en vefakar hayranımsın
Bıkmadan usanmadan her gün
Sabaha karşı üç dörtlerde
Şiirlerimi tıklayıp yorum yazansın
Seninle konuşamadım kırgın mısın?

Sen Munzur’lu gölge çiçeği
Sabah iş var çalışma var
Bırak artık şu bilgisayarı
Bırak artık bu berbat şiirlerimi
Yat uyu dinlen sabah oldu
Yoksa sen bilgisayara kelepçeli misin?

Bir gün gölge çiçeği bir gün
Suların ağaçlara yürüdüğü gün
Odunlar topladım dağ büyüklüğünde
Munzur’da hiç sönmeyecek bir ateş
Gücüm yok takatım yok yakmaya
Bu ateşi sen yakar mısın?

Sen gölge çiçeği sağlıcakla kal
Çocuklarına kanat ger şemsiye ol
Öperim kara munzur gözlerinizden
Aydınlıklara hep mutlu ve umutlu ol
Benim hep arkadaşım ve dostum ol
Karanlıkları aydınlatmaya var mısın?

31.12.2005

(Gölge çiçeği dostuma armağanımdır)

Mazlum Zengin

GooD aNd EvıL 10-08-2008 05:12 PM

Gömelim silahları

Kavga değil,
Kardeşlik, barış için yarışalım.
Birbirimizi severek, sayarak yaşayalım.
Dünyadan, tüm taş kalplileri,
Gömelim çukurlara, çok derinlere.

Her gün,
Yeni şeyler öğrenelim,geleceğimiz için.
Çocuklarımızı eğitelim,olmasın nefret kin.
Dünyadan,tüm cahilleri,cehaleti,
Gömelim çukurlara,çok derinlere.

Artık,
Savaşların yerini barışlar alsın,
Kaldıralım sınırları, güllük,gülistanlık olsun,
Dünyadan, tüm silahları, tankları,topları,
Gömelim çukurlara,çok derinlere.

23.05.2005

(‘ŞİİR HARMANI’ ından)

Mazlum Zengin

GooD aNd EvıL 10-08-2008 05:12 PM

Gönül bahçem

Gönül bahçemdeki çiçeklerde
Hep seni aradım yalnızlığımda
Her çiçeğin sana benzerliğini
Ayrı sevdim çiçekleri senin için.

Ay çiçeğinde gördüm yüzünü
Hep gülen, güleç,neşeli
Papatyaları gördüm saçlarında
Okşadım sevdim senin için.

Engerek otunda aradım tenini
Beyaz,miski amber kokunu
Gelinciklerde aradım yanaklarını
Öptüm kokladım senin için.

Saç rengini aradım katırtırnağında
Sarı, sapsarı en güzel çiçek
Menekşelerde aradım gözlerini
Baktım uzun, uzun senin için.

Kaya gülünde,aradım farını,kalemini
Sürdüm elime baktım uzun,uzun
Çiğdemlerde aradım hal halını tacını,
Ördüm taç yaptım senin için.

10.07.2005

(‘ŞİİR HARMANI’ ından)

Mazlum Zengin

GooD aNd EvıL 10-08-2008 05:12 PM

Görüyormusun?

Baharda açan çiçekleri,
Çiçeğe konmuş bir arı kraliçeyi,
El ele tutuşup dans eden karıncaları,
Görüyor musun?

Kepezde ki kepenekli çobanın;
Elindeki,dilsiz,dertli kavalını,
Koyunlarla, kuzularının kavuşma seslerini,
Duyuyor musun?

Hasretliğin canıma tak etti, gel artık.
Kır çiçekleri gibi tütüyorsun burnumda,
Her gün gözüm kapıda,yollarda.
Geliyor musun?

26.04.2005

(‘ŞİİR HARMANI’ ından)

Mazlum Zengin

GooD aNd EvıL 10-08-2008 05:12 PM

Götür bizi

Az adımlamadık bu şehrin
Yollarını, makadamlarını,
Az çiğnemedik çamurlarını,
Az görmedik kokuşmuşluğunu.

İhanet etti,bu şehir bana,
Düşman etti beni bana.
Çok hıyanetler,
Çok ihanetler gördüm.
Karmaşıklığından,
Stresinden,bıktım artık
Al götür beni uzaklara,
Çek çıkar beni tuzaklardan.

Ey rüzgar,
Aç kanatlarını aç,
Götür beni.
Küçük bir Anadolu köyüne.
Ama ben yalnız değilim
Biliyor musun?
Sevgilim de var yanımda
Ben bir kanadına,
Sevgilim ötekine.

Çabuk ol rüzgar, çabuk ol,
Götür bizi buralardan.
Ben,taşı toprağı altın
Bir şehir istemiyorum.
Ben, şaşaalı bir hayat değil,
Sade bir yaşam,
Ve sadakat istiyorum.

Götür bizi buralardan, götür,
Yolu, elektriği, iletişimi olmayan
Anadolu’nun binlerce köyünden birine
Götür,götür!

22.07.2005

(‘ŞİİR HARMANI’ ından)

Mazlum Zengin

GooD aNd EvıL 10-08-2008 05:13 PM

Götürür

Bendeki bu sevda bambaşka dostlar
Tutar ellerimden yare götürür
Yalanla dolanla giyemem postlar
Yürekte sevgimi nere götürür.

Sevgim mayalanmış sığmaz yüreğe
Sevmelerim mahkum olsun küreğe
Aşkın bayrağını çeksem direğe
İki yürekleri bir,e götürür.

Sevip sevilelim birbirimizi
Kimse bozamasın dirliğimizi
Kesme nidandaki gürlüğümüzü
Uzattım elimi pir,e götürür.

Sevgi dostum sevgi her şeyin başı
Yürekler bahardır görmesin kışı
Her daim düz yürü çıkma yokuşu
Nifak sokma sonra pare götürür.

Kara yürekleri aklaştıralım
Kirli beyinleri paklaştıralım
Elleri ellere yaklaştıralım
Güzel yollar bizi hare götürür.

Mazlum yine coşmuş vurmuş sazına
Güneşi karalı kıştır yazına
Sazı düzenlemiş öz avazına
Türlü şekilleri kare götürür.

21.09.2006.s 09.30

www.mazlumzengin.com

Mazlum Zengin

GooD aNd EvıL 10-08-2008 05:13 PM

Gözlerim gözlerinde kalsın

Bırak be güzelim
Misafir olsun gözlerim gözlerine
Dalsınlar biri birilerinin derinliklerine
Kıskansınlar,
Bahçedeki güller, balkondaki menekşeler
Kıskansınlar,
Sevgisizlikten kurumuş yürekler.
Bırak be güzelim
Gözlerim gözlerinde kalsın.

Bırak be güzelim
Ellerim sıcaklığını tutsun
Karışsın parmaklar biri birilerine
Koklanmak, tutulmak isteyen,
Papatyalar, nergisler kıskansınlar
Gezinsin parmaklarım
Engebende, ovanda, bahçende
Bırak be güzelim
Ellerim ellerinde kalsın.

Bırak be güzelim
Yüreğim yüreğine girsin
Sol yanım zemheri, sağ yan yangında
Dokunma, gireyim sıcaklığına
Serinlesin yüreğim gölgende
Kıskansınlar bizi
Güneşteki özgür uçuşan kuşlar
Bırak be güzelim
Yüreğim yüreğinde kalsın.

Bırak be güzelim
Sevgim sevgine karışsın
Saçlarım saçlarına, terim terine
Kıskansınlar
Leyla ile Mecnun-Ferhat ile Şirin’in aşkı
Tarihler yazsın sevdamızı
Hesabımız biri birimize olsun, kimseye değil
Bırak be güzelim
Sevgim sevgine karışsın.

15.03.2007

www.mazlumzengin.com

Mazlum Zengin

GooD aNd EvıL 10-08-2008 05:13 PM

Gözlerin



Gözlerin bir şafak sarısı,
Bir yudumda içmek gelir içimden.
Gözlerin okyanuslar mavisi,
Bir çırpıda geçmek gelir içimden.

Kalbin bir zambak çiçeği,
Bir hamlede tutmak gelir içimden.
Kalbin bir iğde çiçeği,
Bir koklamada bitirmek gelir içimden.

Yüzün yeni doğmuş bir güneş,
Nemrut’tan tutmak gelir içimden.
Yüzün bir akşam güneşi,
Saatlerce bakmak gelir içimden.

03.06.2005

(`ŞİİR HARMANI`ndan)

Mazlum Zengin

GooD aNd EvıL 10-08-2008 05:13 PM

Gözlerine göz koydum

Sabah işe akşam eve gidersin,
Yürürsün nazlı nazlı mahzun güzel.
Gülümsemen güneş,bakışların ürkek bir ceylan gibi,
Gözlerine göz koydum, haberin olsun.

Esmer uzun boylu manken de kim ki?
Gözler hep takip eder uzaklaşıncaya kadar.
Yalnız ben değil herkes aynı ama
Yüreğine ben göz koydum, haberin olsun.

Allah’ım kurban olayım sana bin kere,
Vaktinin bol olduğu bir zaman herhalde,
Yaratmışsın özene bezene, ille de boyu
Ben yalnız sana göz koydum haberin olsun.

08.09.2000

(‘ŞİİR HARMANI’ ından)

Mazlum Zengin

GooD aNd EvıL 10-08-2008 05:13 PM

Gözümden kalbime

Seyyah,mısın dağlar taşlar gezersin?
Ela gözlerinle beni süzersin
Beklerim beklerim gelmez üzersin
Saksıda kurumuş bir çiçeksin sen.

Doğada bulunmaz güzelliğin var
Ciğerim yanıyor yüreğimde kar
Yürekten severim edemem inkâr
Kalbim sana yoldur gideceksin sen.

Kalbimin kapısı açıktır sana
Üzme beni güzel gel artık bana
Havale ederim seni Allah’a
Gün olur kapımdan geçeceksin sen.

Mazlum güzelliğin ellere vermez
Saçının telini yellere sermez
Her yer güzel olsa başkasın sevmez
Gözümden kalbime gireceksin sen.

12.06.2006

Mazlum Zengin


Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 03:55 AM

Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11   Copyright ©2000 - 2025, vBulletin Solutions, Inc.