![]() |
Düşünde Söyle Ey Sevilen!
Beklenen sabahlarımın nuru sensin, Sönmeyen sevda ateşimin koru sensin, Yaşadıklarımın en güzel, en tatlı yanı sensin, Duy beni alın yazım! Kalbimin en candan dileği, muradı sensin! Hayata gülüşümün nedeni sensin, Kaybetmişken, bende beni buluşumun sebebi sensin, Anla gönül hırsızım tüm bunların sebebi sensin, Söyle sevda arsızım! Nerelisin, kimsin sen nesin? Geçmişten getirdiğim anılarım sensin, |
Eğer
Eğer bir gece düşünürsen beni, Buruk sancılarla ulaşırsan sabaha, Bil ki o an ben sana çok yakınım. Durma bas tuşlara, ÇEKİNME ARA! Eğer bir an gelirde titrer, üşürsen, Kapatırsan gönül kapılarını tüm Dünya'ya, Sevgilin olamasam da, bil ki dostunum. Durma bas tuşlara, ÇEKİNME ARA! |
Eller Ayrı Tenler Uzak
Doymadan yitirdim diye, İçimdeki ben ağlıyor. Aşka düştüm, sevdim diye, Ateş tutan ten ağlıyor. Uzaktan yar sevdim diye, Çiğnediğim yol ağlıyor. Sana gönül verdim diye, Kalbe düşen kor ağlıyor. Eller ayrı, tenler uzak. Çok özleyen can ağlıyor. Gönüller bir, gözler uzak, Benden giden ben ağlıyor. Sevdiğim orada mısın? Yoksa intizarda mısın? Her gün başka yarla mısın? Beklediğim gün ağlıyor. |
ElLeRiM, ElLeRiNe DeĞmEdEn ÖnCe!
Ne aşkı tanırdım, nede sevdayı! Seni tanımadan, görmeden önce! Boşvermiştim kendimce, koca Dünya'yı! Ellerim ellerine değmeden önce! Gönlüm yarelendi, durmaz kanıyor! Aşk ferman dinlemez, aman vermiyor! Kimlere imdat dilensem, yaram sarmıyor! Sen gelip bu halimi görmeden önce! Attığın kıvılcımı söndür gel derim! |
Esirin Et Köle Et Beni
Haydi aşkım tut ellerimden, Avuçlarında buz oldum say, Damla damla erit beni. Razıyım, fedayım durma senin için, Yokuş değil düz oldum say, Sür sevdanı çiğnet beni. Sana goncalar vermek için, Bahara durmuş dal oldum say, Sevginle besle, büyüt beni. Bıçak kemikle temasa varırsa, Bu gönül şeytana uyarsa eğer, Bir gece yarısı sana geldim say, Al gönül evine konuk et beni. Hani olur ya, Hasretine bir sos vermek için, Kovsan da gitmedim,sende kaldım say, O zaman, benden al sana gark et beni. Benim özlemimde, hasretimde sensin yar! Yükseklerde değil, ellerde değil gözüm, Bir tek sende var! Razıyım gönül hizmetlin olmaya, Esirin et, kul et beni! |
Eşinden Ayrılmış Garip Bir Kuş Gibi!
Kuşlar baharı nasıl beklerse, Bende yollarını öyle beklerim. Çiçekler yağmuru nasıl özlerse, Ben de dönüşünü öyle özlerim. Gözden uzaksan da kalbe yakınsın, Her an devleşir aşkın bu bedenimde. ..................... |
Ey Dünya Bence Böylesin İşte!
Gün var mı? Dostlar acısız yaşansın bitsin, Yol var mı? Dostlar engelsiz aşılsın gitsin. Aşk var mı? Dostlar hüzünsüz, nedensiz bitsin. Çözemedim seni ben Dünya, böylesin işte! Dostum, güvendim dediğin dağlar kış olur, Güldürdüm sandığın gözlerde yaş olur, Ha! Yakaladım sandığın mutluluklar hayal düş olur, Yalansın be Dünya bence, sahtesin işte! Dostum, dost sanıp çaldığın kapılar kilitlidir, Ulaştım sandığın hedefler daha nice nice katlıdır, Bir yudum su umduğun kuyular karanlık diplidir, Sahtesin be Dünya bence, sahtesin işte! Dostum, elini uzattıkların kolundan koparır, Sevgi sundukların gelir tam yüreğine dokunur, Güven duydukların direnmezsen seni yoldan çıkarır, Ahlısın be Dünya, benden yana ahlısın işte! |
Gelir misin?
Yüreğimin sızısını, Dindir desem GELİR MİSİN? Kaderimin yazısını, Sildir desem GELİR MİSİN? Çok üzgünüm, perişanım, Güldür desem GELİR MİSİN? |
Gerek!
Işte, şimdi gözüme takıldı hayalin, Çabuk gönül perdelerimi aralamam gerek. Tam karşımdasın, bana doğru uzanıyor ellerin, Çekinme; haydi tut ellerimi durma ne olursun, Bir kez daha..... Narin parmaklarınla gönül sayfamı karalamam gerek. Şu anda damarlarımda dolaşan sensin, Durup dinlemem, varlığını hissetmem gerek. Lav misali akıp yüreğime doluşan sensin, Beni tutuşturmadan sönme ne olursun, Seni bulmuşken.... Bu ateşlerle gönlümü, yaralamam gerek. Telimden tırnağıma sevdalardayım, Bakışlarımdan bunu çoktan anlaman gerek. Dalgınım, uçmuşum, senli benli hülyalardayım, Sana doymadan hayallerimi bölme ne olursun, Sensiz yarımım..... Gelmişken donatıp, sarıp sevdanla beni tamamlaman gerek |
Gidiyorum
Başı sonu belli değil, Bir yoldayım gidiyorum. Derdim eski, yeni değil, Acım büyük çekiyorum. Her günün acısı derdi, Öncekinden ağır gelir. Çok az kalmış sözünün eri, işte bu gam beni öldürür. Dostluk, sevgi tarih olmuş, Para varsa herşey tamam. Hani mertlik nerde kalmış? GİDİYORUM, GİDİYORUM, Artık buralarda kalamam! |
Gonca İken
Gonca iken çiçeğimi, Kuru diye solduran sen! Aşkta iken yüreğimi, Bir darbeyle öldüren sen! Artık soldu goncalarım, Bu bahar hazan mevsimi! Dinmiyor aşk sancılarım, |
Göç Çiçeklerinin Üşüdüğü Şehir
Güneşin her batışı bin derde gebe, her sabah yeni acıları doğurursun İstanbul. Sende günler bir başka başlar, sende günler bambaşka sürer, ve sende günler bir başka biter. Öksüzün ekmeğini sende çalarlar, garibin ayağını sende çelerler. Gözü aç, yüreği fakir, cüzdanı doymaz ve vicdanı aymazlar! “Feleğin çarkını sende kırarlar.” Ey! Medeniyetler beşiği, kültür başkenti; Sen Dünyanın kalbinin attığı yerdesin. Güzel İSTANBUL! Ayasofya ile Sultanahmet’in ihtişamı seni bize anlatmaya yetmez mi ne dersin? Ah İstanbul ah! Tarihin tekerrürü sende yaşanır, ne varsa ve ne yoksa sana sorulur, sende aranır. Üzgünüm! sana karşı hiç yüzüm yok bunu çok iyi biliyorum ama ne çare ki, belki de çaresizlikten sana verilmeyenler senden sorulur. “Ey İstanbul” sen gönüllerde bir uhdesin! Seni kazanmak ya da seni kaybetmemek için uğrunda ne yiğitler ölmüş, kanlar dökülmüş. Şu masmavi boğaz şahittir ki; Şu gelin gibi süzülen Kızkulesi der ki; Türkün bayrağını surlarında görmek için ne ocaklar sönmüş, canlar çekilmiş. Ey kültürler beşiği, gönüller aşkı güzel İstanbul! Sende kırılan kalplerin tamiri yok. Sende bulunan dertlerin dermanı yok. Ey cefa zengini ve vefa yoksunu öksüz “İstanbul” sende saçı bitmedik yetimlerin hakkını sindire sindire yiyenler çok! Sende yetimlerin lokması yutabilene bal gelir. Sende emeklinin, garibin hakkı kandırıp çalabilene can verir. Sana olan göçlerin kurbanı “elleri yüzleri yara, kaderleri kara, göç çiçekleri, gönül melekleri, sokak çocuklarımız” aklı olana ar gelir. Ah Ah! Sen yok musun ah sen İstanbul! Farkındayım ne hakkım, nede yüzüm var sana siteme. Seninde artık havan, suyun, taşın, toprağın yorulmuş. Biliyorum yüzyıllardır sen neler neler yaşamışsın ve senin de yüreğin benim gibi tam on ikiden kim bilir kaç kez vurulmuş. Hadi İstanbul! Sana açtım bu yaralı kalbimi. Emin olmasam da ümitliyim anlasan anlasan bir tek sen anlarsın beni. Aç bana kollarını, al beni yüreğine kandırılmışlıklarımın acılarıyla, vurulmuşluklarımın sancılarıyla, göç çiçeklerinin üşümüşlüğüyle, kapkaççı çocukların zorlanmışlığıyla, kader kurbanlarının bastırılmışlığıyla, tecavüz ve zina bebelerinin tadamadan çöplerde öldüğü sımsıcak anne sütü kokusuyla, sokak kedilerinin hırçınlığıyla, fahişe görülenlerin yıkılmış umutlarıyla, minik serçelerin titrek ve ürkekliğiyle, ey İstanbul bunları getirdim sana. Avuçlarıma sığmadılar ama yüreğime topladım hepsini de martıların acı çığlıklarıyla geldim sana! Bilirim ki sen hepsini de taşımışsın, taşırsın. Sen anasın, sen cansın, sen yok musun ah sen İSTANBUL! Bir tek seni seviyor, bir tek senden medet umuyor, ve sadece sana sığındı bu biçare gönül. Söyle ne yapmalı? Susma ey koca İstanbul Susma ey “Göç çiçeklerinin üşüdüğü şehir” Bari sen göç çiçeklerini görmezden gelme Hadi onların üşümüş, titrek ve korkmuş yüreklerini ısıtmak için söyle, dertlerime bir çare söyle ey İstanbul! AH! “SEN YOKMUSUN AH SEN İSTANBUL! ” |
Gönlüm Oldu Mestane
Hey dostlar yane, yane, Gönlüm oldu mestane. Aşk koymadı huzur,rahat. Ne olursa olur cane. Hey gönül duy sesimi, Gel zapteyle şu nefsini. Bilirim aşk, meşk hoştur amma, Genede uyma sen şeytane. Taç edip başta taşısan, Yoluna güller döşesen, |
Gönlümden Gönlüne Akmak İstedim
Uyandım arandım yatağım boştu, soğuktu, Kulağımda sesin vardı ama boğuk boğuktu, Bil ki bitanem sensizlikten boynum eğikti. Gel artık bitanem özledim seni! Gözüm yollarda,beklerim seni! Sarılıp da seni öpmek istedim. Geçip de karşından bakmak istedim. Gönlümden gönlüne akmak istedim. Gel artık bitanem özledim seni! Gözüm yollarda, beklerim seni! |
Gönlünün Kıyısı Uyar mı?
Ne zaman düşsen aklıma, Gönlüm uçup gelmek ister. Ne zaman girsen fikrime, Kalbim haydi bul yürü der. Tut ki gemiyim denizde, Rota verip dönmek ister. Say ki sandalım bir ıssızda, Kürek çekip gelmek ister. Kulaç açıp yorulsam da, Bence sen değersin buna. Ne vakit gelsen aklıma, Gönül der hadi uy şeytana! Gönlünün kıyısı uyar mı? Yanaşayım şöyle desem. Sizin sahilde aşk var mı? Söyle bana yoksa gelmem. |
Gönül Kuşu Ne Haber?
Gönül kuşu ne haber? Sanki uçmuş gibisin. Sevdalandın mı yoksa? Derde düşmüş gibisin. Kanatlanmışsın gibisin, havalardan inmezsin. Bence sen sevdalısın, ne yaptığın bilmezsin. Yanakların pembe, pembe, ateş basmış gibisin. Gözlerin dalmış meçhule, derde düşmüş gibisin. Sakın deme neyim var, ne var diye? Aklın yok bence DELİSİN! ! |
Gönül Kuşum Yareli
Derdimle, gamımla kaldım bu ellerde, Gönlüm eşle, dostla geçen mazide, Kulağım memleketimden gelen seste, haberde. Geçmiyor gurbet, günlerin neden bitmiyor? Gönül bülbülüm küstü, sustu artık ötmüyor! Hasretim dosta, kardeşe, bacıya, Yürek nasıl dayansın böyle acıya? Derman nedir söyleyin, gitsem neciye? Şu gurbetin günlerini geçiremiyorum, Gönül kuşum yareli, düştü yere uçuramıyorum. Gözlerim ağlar iken, gülmez ki gönül, Derdime bi çare de, ey nida bülbül, Söyle bu halde iken nasıl şen olsun gönül? Uzundur bu günler akşam olmuyor, Ya rabbi! nedir bu çilem bir türlü dolmuyor? |
Gözlerinin Daldığı Yerdeyim
Demiştin ki “gözlerinin daldığı yerdeyim”, Arıyorum hani canım nerdesin? Demiştin ki “nerde olsan senleyim”, Çok yalnızım hani canım nerdesin? Demiştin ki “yüreğinin attığı yerdeyim”, Dinliyorum hani canım nerdesin? Demiştin ki “tuttuğun dileklerdeyim”, Seni diliyorum, hani canım nerdesin? Demiştin ki “uçan her martı benim”, Bekliyorum hani canım nerdesin? Demiştin ki “çalan her şarkı benim”, Dinliyorum, hani canım nerdesin? Demiştin ki “her çiçeğin tomurcuğu senmişsin”, Kokluyorum hani canım nerdesin? Demiştin ki “her yağmur damlasının öpücüğü senmişsin”, Sırılsıklamım, ıslandım ama yoksun..... Hani canım nerdesin |
Gurbette Geçiyor Ömrüm Kardeşim
Gurbette geçiyor ömrüm kardeşim, Ağlasam mı bilmem, gülsem mi bilmem. Mektuplardan başka yoktur yoldaşım, Okusam mı bilmem, silsem mi bilmem. Bu yaşta ayrıldım kardeşim sizden, Unutsam mı bilmem, ansam mı bilmem. Kader ne istedi bilmem ki bizden, Kadere isyan etsem mi bilmem, sussam mı bilmem. Birkaç ay önce bir yavrum oldu, Sevinsem mi bilmem, gülsem mi bilmem. Gönlüm teselliyi tek onda buldu, Okşasam mı bilmem, öpsem mi bilmem. Geleceğim kardeş yolumu bekle, Desem mi bilmem, sussam mı bilmem. Tüm dostlara hadi durma müjdele, Gitsen mi bilmem, dursan mı bilmem. |
Güçlüyüm
Sensiz kalabilecek kadar güçlüyüm, Seni sevmekten vaz geçebilecek kadar DEĞİL! Her acıya katlanabilecek kadar cesur vede yürekliyim, Ama SANA, Ama AŞKIMA, Ama seni seven YÜREĞİME, Kıyabilecek kadar DEĞİL. |
Gün Olup Meyveye Durmamışsın Hiç!
Ne bahar, ne yaz olmamış sende, Bir fidan, bir çiçek görmemişsin hiç. Ne hasat, ne harman gelmemiş sende, Gün olup meyveye durmamışsın hiç. Sence hayat basit, yaşamak kolay, Ben bana yeter diye bilmiş gidersin. Edersin sevdalılarla durmadan alay, Ama düşün taş yürekli, böyle nidersin? Bil ki sevgi yüreklerde güneş gibidir, Dolduğu gönüllere kin nefret girmez. Bil ki aşk tüm dertlere ilaç gibidir, Sevgiyi tatmamışsa hiç iflah olmaz. Zorlama boşuna böyle yaşanmaz, Bir sen! kuru dal misali nereye kadar? Yüklenme hayatın yükü böyle taşınmaz, Yokuşlarda kalıverirsin, gideceğin yer dereye kadar. |
Güzlere Laf Söyletmem!
Güzlere laf söyletmem baharı neyleyim, Umurumda mı kör kırağılar, yağsın üşüyeyim, Geleceksin biliyorum, bu güz sevgilim… Yapraklar sararmış, hazana dönmüş neyime, Onlarca kasırga esse de değmez gönlüme, Beni bulacaksın biliyorum bu güz sevgilim… Güz yağmurları dökülsün gönlüm ıslansın, Çaksın şimşekler aciz bedenim bir kuytuya saklansın, Arayıp, bulacaksın biliyorum, bu güz sevgilim... Yokluğunu ne kış, ne bahar, ne yaz anladı, Özleminle yaralı yüreğim acı çekti inledi, Duyacaksın biliyorum, bu güz sevgilim… Kim demiş güzler ayrılık getirir diye, Kim demiş dökülen yapraklar aşkları bitirir diye, Seveceksin biliyorum, bu güz sevgilim… Artık bu kış yolları gözlemeyeceğim, Artık yaş döküp seni özlemeyeceğim, Kalacaksın biliyorum, bu güz sevgilim… Bu garip yoluna pare pare bölünmeyecek, Gözyaşım eller tarafından silinmeyecek, Sileceksin biliyorum bu güz sevgilim… Güz uykularımda artık yatağım sıcak, Sen sağ yanımda, yastığım baş altımda olacak, Beni sımsıkı saracaksın biliyorum, bu güz sevgilim… |
Hala İçim Cızlarda!
Ne ararsın, ne sorarsın gittin gideli, ………… bilesin! Sayende dertlere düştü bu gönlüm! Bil ki yar sayende oldum sefil, serseri, ………… haberin olsun! Gidişinle derbeder oldu, şaştı bu gönlüm! Kalbim her çırpınışta seni anımsıyor, …………. çok çok diyor! Özleminle hasretinle pişti bu gönlüm. Neden yaşamadı sevdamız, neden? ………….. bilmiyorum! Ama hala içim cızlarda,............... ..................... |
Hani Derim ki!
Gayrı suskunum kalmadı sözler, Yıkıldı tüm hayaller, lal oldu diller, Yüreğim sana muhtaç, gittin gideli özler, Ne yapsam unutamıyorum... Hani derim ki son bir kez olsun çalsan kapımı. Tat, tuz yok artık gönül soframda, Her daim ince bir sızı var şu sinemde, Varım yoğum sensin, ne varsa sende, Bir şeyden tat alamıyorum... Hani derim ki son bir kez olsun çalsan kapımı. Gittiğinde mevsim güzdü, aylardan eylül, Canımı söktün götürdün, tarumar oldu gönül, Yeter ki yanımda olda, sana feda bu ömür, Sensiz huzur bulamıyorum..... Hani derim ki son bir kez olsun çalsan kapımı. Hangi gülü koklasam seni koklar gibiyim, Hangi goncaya dokunsam seni yoklar gibiyim, Islandığım yağmurlarla kendimi paklar gibiyim, Ne yapsam unutamıyorum... Hani derim ki son bir kez olsun çalsan kapımı. Anla artık kalmadı işte, ne imge, ne feryat, ne söz, Her gönüle bir vuslat var, bir benim sevdam öksüz, Her şeye alıştım, ne çare ki yapamıyorum bir tek sensiz. Kimseleri sevemiyorum..... Hani derim ki, Hani isterim ki, Son bir kez olsun çalsan kapımı. |
Hasat Eyle
Yıldızların her birine, Bulutların her yerine, Saçlarımın her teline, Seni ektim,seni yazdım, Haydi durma hasat eyle..... Haydi durma sende söyle... Yoluna kurban bu gönlüme, Tek seni gören gözlerime, Hep seni anan sözlerime, Sevdamı sardım, doladım, Aşk şarkımızı koydum, Haydi durma sende söyle.... Haydi durma seni seviyorum de...... |
Hatıralar
Hatıralar bir bir geçer gönümden, Kimi sonsuz mutluluk, kimi dert dolu. Her biri birşeyler aldı ömrümden, Gayrı gönlüm susuzca bir göl kupkuru. Hep güzelleri ansam coşuyor gönlüm, Geçmişi anmakla geçiyor günüm. Artık bir mum misali tükendim, söndüm. Kurumuş hayat ağacım, filiz vermez dalları. |
Horlardayım Ben!
Titrek yüreğime bir köz misali, Düşüp de yaktığın hallerdeyim ben. Ürkek bedenime nazarlı göz gibi, Bakıp da çaktığın anlardayım ben. Çorak toprağıma seller misali, Dökülüp, aktığın aylardayım ben. Akordu kurulmuş teller misali, Sazlarda, neylerde, yaylardayım ben. Seninle tamamdım, sensizken yarım, Koparıp, attığın yerlerdeyim ben. Her şeyim sendin, yok başka varım, Buzdan yürekler arasında şimdi horlardayım ben. |
Hoşgeldin Bir Tanem
Karanlık dünyamın beklenen ışığı, Hoş geldin bir tanem, hoş geldin canım. Süt liman yüreğimin çılgın aşığı, Hoş geldin bir tanem, hoş geldin canım. Çaresiz yüreğimin sensin ümidi, Hoş geldin bir tanem, hoş geldin canım. Mühürlü yüreğimin sendedir kilidi, Hoş geldin bir tanem, hoş geldin canım. Her kışa bir bahar, haktır gerektir, Hoş geldin baharım, hoş geldin canım. Her tomurcuğun sonu, daldır çiçektir, Hoş geldin goncam gülüm, hoş geldin canım. Bir sana coştu gönlüm, çağladı, aktı, Hoş geldin bir tanem, hoş geldin canım. Bir senin sevdan girdi, yüreğimi yaktı, Hoş geldin bir tanem, hoş geldin canım. |
İch Licbe Dich'den Başka Söz Sakın Sus Deme!
Bir sen, bir ben, birde yıldızlar, Geceye tutsağız sakın direnme. Aşkın büyüsüyle sarhoş bakışlar, Durma sarıl, konuş bana sınırsız aşkım, ama..... Seni seviyorum dan başka söz sakın sus deme! Cümle alem şu an derin uykuda, Bizse sevda koyunda el ele aşkım. Tanrım bu bir rüyamı? yüreciğim korkuda, Söyle, gerçeğim de bana sualsiz, sorgusuz aşkım, ama...... İch liebe dich’ den başka söz sakın sus deme! Ben seni ulaşılmazım diye sevmiştim, Aklım almıyor! bu gece mehtap ve sen birlikte...… Hatırla! seni seviyorum dediğimde bana gülmüştün. Susma bu gece sende haykır, söyle aşkım, ama.... I love you ‘dan başka söz sakın sus deme! Gün olup gerçekten bana geleceğini, Bir gün benim kadar seninde seveceğini...... Yeminde etseler, ben inanmazdım. İyi ki de yanıldım, İnanayım haydi söyle, bütün dünya duysun aşkım, ama …… Hangi dilde olursa olsun! Fransızcayla; je t'aime ………… Japoncayla; kimi o ai shiteru....................... Macarcayla; szeretlek - szeretlek te'ged............. Kürtçeyle; ez te hezdikhem’den başka söz Sakın sus deme! Sakın sus deme! |
İndirdiyorum Yelkeni, Yükleri
Hançerin yüreğimde, yaram derinde, Derman sende, şifa senin elinde, Korların yüreğimde, alevlerim tenimde, Üflendikçe küllerim savruluyor durmadan. Aşkı böyle bilseydim, ayırırdım yolumu, Zincirlere vururdum, ellerimi kolumu, Kıyardım bu canıma, seçer idim ölümü, Sen beni yüreğimden ceylan gibi vurmadan Sevmek afet deseler alır idim önlemim, Sevdadan yana asla dönmez idi dillerim, Gördüm göreli seni, bir gariptir hallerim, Kapardım bu gözlerimi, henüz seni görmeden. Gizemli mavilerle göründün sen gözüme, Gel dedin el ettin de düştüm senin izine, Estin gittin lodos gibi, yetişemedim hızına, Pes artık dur! İndiriyorum yelkenleri, yükleri, seni daha fazla yormadan. |
İsmi İnsan,Cismi Yaratıklar!
Ölenlerin! Yumuk yumuk elleri kanlara bulanmış gördük. Adeta açmışlarda dualara durmuşlardı. Kalanların! Körpe körpe dillerinden düşen sözlerini duyduk, Hep birlikte günlerce koyun koyuna ölenlerle uyumuşlardı. Ey insanlar! Bence ne ırk, ne de inanç farkı, Bu zulmü, bu işkenceyi hoş göremez. Ey alem! Binlerce yıl dönse de senin ve alemin çarkı, Bu ayıbı, bu acıları, bu zulümleri gizleyemez yok edemez. Biliyorsunuz! O masum yavruların, tertemiz yürekleri, Günlerce korkup, incinmiş, çırpınmış. Görüyorsunuz! Küçücük, gül gibi narin bedenleri, Aç susuz ölümü beklemekten yorulmuş. Ey Vicdanlar! Acaba bu kara haberi ve bunun gibi nicelerini, Hangi kalemler, hangi ustalar yazacak? Ey Dünya! Söyle bana durma dile gel ve söyle! Böylesi’ ismi insan cismi yaratıklar ‘daha nice canlara kıyacak, daha hangi anneler ağlayacak? Rusya Osetya'daki ölenlerin ruhları şad olsun! Dilerim ki bu olayla acılar, utanç verici ve insanlığın yüz karası olaylar son bulur. MASUM ÇOCUKLARA VE KORUNMASIZ İNSANLARA KIYAN ELLER KIRILSIN. |
İşte O Gün Bil ki Ben!
Ben seni özlerken, sana susarken, şimdi burada. Sen bunlardan habersiz, mesut gezersin. Belki sesimi duyarsın, diye ben aşkımı yazarken, şimdi şu anda, Kimbilir başka sevdan vardır da, benden gizlersin. Ne olurdu bir kerede sen bana yazsan, Çok mu zor bu, imkansız mı? Bu aşkın üstündeki kara büyüyü bozsan, Mümkün değilmi, asla olmaz mı? Bir kerede sen bu sevdayı sıvasız duvarlara, bulanık sulara, kurumuş ağaçlara bensizlik içinde ben gibi kıvranarak, çaresizliğe sığınarak, özlemimle tutuşarak, duyduğun delicesine tutkuyla yazsan, hem ağlasan. Ne olur yollarıma çıkıp, günlerime doğsan. Nerede olsam beni bulsan, yazılmış kaderlerimizi bozsan. Biliyorum bu bir rüya ama Bir sen, bir ben olan yeni bir kader yazsan. İşte o gün bende ki ben, huzur bulacak anla. İşte o gün bu yüzüm gene gülecek anla. işte o gün benliğim sonsuza dek mutlu olacak ANLA! |
İşte Sen! İşte Ben!
Çareler içinde çözümsüz kalmış biri, Kimdir diye düşünme işte ben! Sevgi deryasında nasipsiz kalmış biri, Kimdir diye düşünme işte sen! Ani yangınlar bizi bir anda sardı, Sense buz kesiverdin ve hepside söndü. Bilmem ki seni bana yaradan ne diye verdi, Yüreğin kutup gibi acaba neden? Sen varsan, zemheri bile hiç kalır, Güneş bile doğmaya adeta korkar. Gördüğümde bende ne derman, nede güç kalır, Ne yazık hiç pay alamamışsın aşktan, sevgiden! |
İzninle İstiyorum Senden Ben Beni!
Söz verdikse verdik, Üzülme, utanma, Hadi gel geri dönelim, İzninle istiyorum senden kendimi. Biliyoruz! Başka yol yok, çözüm yok, Beraber bu aşkı yere gömelim, Sonra çizeyim diyorum kendi kaderimi. Olsun! Razıyım ben, Pişman değilim asla, sevdim diye seni, Tek istediğim, sadece bunu bilelim. Olsun! Bundan sonra, bir kaya parçası gibi, Duygusuz, sevgisiz, ve sensiz Taşırım artık kalbimi! İzninle istiyorum senden ben beni... |
kadın
Kimi der ki kadın uzun kış *******inde yatmak içindir. Kimi der ki kadın yeşil bir harman yerinde dokuz zilli köçek gibi oynatmak içindir. Kimi der ki ayalimdir. Boynumda taşıdığım vebalimdir. Kimi der ki hamur yoğuran. Ne o, ne bu, ne döşek, ne köçek, ne ayal, ne vebal. O benim kollarım, bacaklarım. Yavrum, annem, karım, kız kardeşim hayat arkadaşımdır. |
Kalbinin Kapılarını Açarak Bırak
Gönül gözlerinle bakamaz isen, Gördüğün sadece emanet tendir. Aşkın elleriyle uzanmaz isen, Derdiğin sadece çöğür, dikendir. Kalbinin kapılarını açarak bırak, Olurda gelirsem açıp gireyim. Aşkın güllerini seçerek bırak, Olurda koklarsam, alıp dereyim. Kolaydır sanıp da talibim olma, Zor olur sevdamı yaşamak benim, Hafiftir sanıp da hamalım olma, Güç olur sevdamı taşımak benim. Bahar ile yaza dursan nafile, Güz olur kalbimi kırarsan benim. Saray ile köşkler kursan nafile, Söz olur yad ele salarsan halim. Kem gözler ruhuma nazar getirmez, Gönül ummanın da yunar giderim. Sevdamın yerini kimse tutamaz, Aşkıma muhabbet sunar giderim |
Kalemimi Kırdın!
Kalemimi kırdın “çizemiyorum” Satırlar bensiz Dizeler bensiz Yazamıyorum Anla işte Gittin gideli.. Ferimi aldın “göremiyorum” Sahiller bensiz Mehtap bensiz Göremiyorum Anla işte Gittin gideli Kalbimi kırdın “sevemiyorum” Duygular bensiz Hevesler bensiz Sevemiyorum Anla işte Gittin gideli.. Silgimi çaldın “silemiyorum” Hatalar benimle Kusurlar benimle Silemiyorum Anla işte Gittin gideli.. |
Kandırma Kendini!
Sorma ben kimim diye Beni sen gibi sev. Bakma nasılım diye Beni sen gibi gör. Düşünme neden diye Beni sen gibi anla. Arama nerede diye Beni kendinde bul. Unuturken hak etti deme Bana sen gibi acı! Çünkü senden sonra Bende ben kaldı mı sanıyorsun? Kandırma kendini Yanılıyorsun! |
Kanımla Kınayı Karıştıracağım
Verdiğin sözlerden böyle döndün ya, Ne yapayım kendimi alıştıracağım. Böyle bir kalemde beni sildin ya, Yerini, hayır yapıp bölüştüreceğim, Hak etmemişsin demek ki sen buncasını, Ne verdimse acıyorum, bu güne kadar. Gidişinle yüreğime saldın aşk acısını, Hiç böyle zulüm duymamıştım bugüne kadar. Giderken damarlarımı söktün yerinden, İnim inim inledim, ruhuma bir acı saldın. Neden sevdi deli gönlüm bilmem seni derinden, Haktan bana armağan bir can vardı onu da sen aldın. Artık bundan sonra ne olur bilmem ki böyle, Kendimi sensizliğe alıştıracağım. Giderde ellerle mutlu olursan eğer, Ellerime yaktığım kınayı kanımla karıştıracağım. |
Kar
Oturdum penceremde, hayallerdeyim. Yüreğim ellerimde, sevdansa yüreğimde. Dışarda kar yağıyor, yüreğimse ağlıyor. Yoğunca düşüyor kar taneleri, büyüklü küçüklü yağıyorlar. alelacele uçuyorlar. Hain poyraz onları savuruyor, yüreğimse ağlıyor. Yağ kar hadi, gel yüreğime yağ, örtülsün ayıpları ihanetlerin. Silinsin ayak izleri biten aşkların. Sevdalardan kalan kırıntılar eriyor, yüreğimse ağlıyor. Kar sen beyazsın, bulutlarsa kara, Ne zaman yağarsan yağ, salarsın beni efkara. Sen ateşe karşı koyamazsın, bense kadere. Kar sana kara topraklar kucak açıyor, bense yalnızım, yüreğim ağlıyor. Kar ne zalimsin: “Düşeyim yollara diyorum ama kara kış yolları bağlıyor! ” |
Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 02:14 PM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2025, vBulletin Solutions, Inc.