www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee

www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee (https://www.cakal.net/index.php)
-   Eskiler (Arşiv) (https://www.cakal.net/forumdisplay.php?f=188)
-   -   Cevat Çeştepe (https://www.cakal.net/showthread.php?t=133259)

GooD aNd EvıL 08-13-2008 09:47 AM

Korkuyorum

korkuyorum pranga mahkumu olmaktan.
korkuyorum,
cezasız bir suç adına
bin tutkuyla sıkıştığım aralıkta
gözlerim tavanda, sırt üstü yatmaktan.
korkuyorum,
sakladığın yerdeki anahtarı
bir daha hiçbir yerde bulamamaktan.

korkuyorum sana daha yakın yorulmaktan.
korkuyorum,
soluğuna bir adım daha
soluk verecek kadar yaklaşıp yanına
sarılarak tüm varlığımla, soluksuz kalmaktan.
korkuyorum,
tattığım kokusuyla teninin
sana prangalı bir mahkum olmaktan.

korkuyorum ayrı dünyaların aynı hücresinde,
seninle eşit mahkumiyetin
cezası olmaktan.
ellerinle üzerime çektiğin perdenin
ter döküp sıcağında
korkuyorum bir daha çıkamamaktan aydınlığa.

korkuyorum doğurduğun çocukları unutarak
her gece yeniden gebe kalmandan,
ve her sabah yeniden beni doğurmandan.
korkuyorum,
korktuklarımı sahipsiz bırakıp,
seni dönüşsüz yollarda yeniden yaşatmaktan.

Cevat Çeştepe

GooD aNd EvıL 08-13-2008 09:47 AM

Korkuyu kovarken sen olmayacaksın

bir kapının açıldığını duymak.
ya da bir pencerede ışığın yandığını.
ağacının dallarında beslediğin güvercinlerin
her gece yatmadan, okşamak kanatlarını.
açık bırakıp gökyüzünün tüm kapılarını
onlar çok eskide kaldı dememek hiçbir şeye
umut saklamak, geceye rağmen,geceye.
ne kadar sığarsa o kadar düş …..,
her gece kaybolduğun gecenin içine.

korku atomları böyle parçalanır bir tanem.
gözünün gördüğüne kapatmayacak gözünü,
seveceksin içine çektiğin her kokudaki kokuyu,
duyduğun ses doğrultmalı seni durduğun yerde
karınca geçse önünden, merhaba demelisin.
korku işte böyle sökülüp atılır yürekten.
geceye rağmen gecenin içinden.

korkuyu kovacaksan geceyi bekleyeceksin.
senin olmadığın zamanları yani yanı başında.
sensizliğe seninle karşı koyabildiğin.
işte o zamanlarda en okkalı yanındasın yaşamın
farkında mısın?
korkuyu kovarken içinden,seni bekleyeceksin.
Yapabilecek misin?

Cevat Çeştepe

GooD aNd EvıL 08-13-2008 09:48 AM

Kömür karası / ömür yarası

parmaklarımın arasında son sigara
ciğerim çekiyor, bende suç yok.
inan canım şimdi dört yanım grizu
derin çizgilerimde kömür karası
kömür karası gözlerin geliyor aklıma /
grizu dört yanımda birden patlayınca

bir yemek molası var şimdi sırada
oysa aç değilim ki ben karnım tok
senin gibi, açlığımda kaldı yukarıda
hiç saymadım inan, inerken merdivenleri
ölmeden girmek bu demek mi mezara /
gözlerim gözünü görmeyince karanlıkta

Cevat Çeştepe

GooD aNd EvıL 08-13-2008 09:48 AM

Kör milat

dünya dönüyor ısrarı sürüyorsa hala
bugünlerde de Galileo’nun
yapacak hiç bir şeyi kalmıyor engizisyonun …

bir sabah uyandım
ki kör olmuşum, görmüyorum …
yastığına elimi atıyorum, içimde bir korku, bir telaş
yokluğunla çığlık gibi kucaklaşıyorum.
ellerim ter içinde, yüreğimde kan damlası
yazacağım son şiirin, takılı kalmış kalemimde son satırı.
bir sabah uyandım ki sen yoksun
mendirekler hala koparıyorsa dalgaları birbirinden
sen hangi gemiye binip kaçtın bu denizlerden.

bir sabah uyandım
ki kör olmuşum, duymuyorum …
çoktan geçmiş olmalı yelkovan yirmisi akrebin sekizini
zamansızlığın ilk adımlarını yaşıyorum.
neden gelmedi hala bakkal çırağının sesi
nasılda bekliyordum manşetteki batan geminin haberini.
bir sabah uyandım ki sen gitmiştin
martılar son kırıntılar için çırparken ilk kanatlarını
denizlere dubasız gömmüştün tüm yaşadıklarını.

.........

atsam yüreğimle beynimi aynı anda aşağı
çıkıp bu şehrin en yüksek kulesine
düşeceklerini sanmıyorum ikisinin de, yeryüzüne …

bir sabah uyandım
ki kör olmuşum, düşünemiyorum …
puansız sıralamalar içindeyim, kaybolmuş öncelikler
kapalı potamın erime noktasında donuyorum.
hangi tarafı daha keskin parlıyorsa elimdeki bıçağın
beynimdeki her hücreyi onunla kesip şimdi boşaltacağım.
bir sabah uyandım ki sen hiç olmamıştın
toplasan bilirdim yastıkta kalan saçının son tellerini
ve açardın pencereyi alırdın içeri sabah yellerini.

bir sabah uyandım
ki kör olmuşum, yaşamıyorum …
vazgeçmiş dünya dönmekten, ay saklanıyor yıldızlardan
yüzüme basan ateşin renginden anlıyorum.
güneşi çakıyorlar gökyüzüne ellerinde paslı çiviler
sanki yeryüzü yeniden doğacak, bunu bilenler iyi bilirler.
bir sabah uyandım ki sen ağlıyordun
yada bir çocuk sesi gibi yeni düşüyordun ana rahmine
ne dersin yavaşça açayım mı gözlerimi bakmak için gözlerine.

Cevat Çeştepe

GooD aNd EvıL 08-13-2008 09:48 AM

Körlere yenildik bu düelloda

zincirler en paslı yerlerinden parçalandı.
bir zamansız tahliye oldu bütün gemiler
filikalar bile inemeden yerlerinden
korkunun en derin mezarına gömüldüler.
bitti tüm sahil oyunları hepsi birden,

oysa ne güzel gidiyordu bindiğimiz atlar.
kemik apoletlerdi itibarlarımız yerli yerinde,
ve yüzlerimiz daima dönüktü güneşe.
çok az kalmıştı, briyantin kokularımız
buzul derinliklerinden çıkıp yayılacaktı gökyüzüne.

şık olacaktık, ne güzel bir rüyaydı.
zarafet nakışlarına işlenecektik en güzel salonların.
hiç kimseye tepeden bakmadan
yanımıza çekecektik herkesi tutup kolundan.
beceremedik tutmayı dünyayı, kaçırdık avuçlarımızdan

Cevat Çeştepe

GooD aNd EvıL 08-13-2008 09:48 AM

Kötü şarapçı

şarap yüklü bir adam,
iskele sokağında ve kaldırım suratlı.
karanlık binaların cephelerinden
doyurur karnını.
sarhoşluğu taka poyrazıdır
hep saçlarından üşür.

izmaritler altın vuruş
bir nefes az çekene bin ağdalı selam
ciğerlerinden ağır vurgun yemiş
nikotinli balgam.
ama yüreğinde yürek saklıdır
hep orasından ölür.

Cevat Çeştepe

GooD aNd EvıL 08-13-2008 09:48 AM

Kum masalı

beni bu sularda arama, çoktan vurdum sahile
şimdi ince elekten geçmiş bir kum tanesiyim.
gözlerimde en ince bellisinden, bin deniz kızı
vazgeçmişim her şeyden, onların peşindeyim.

ne güneşin batışı umurumda ne de bulutun kızılı
nereden bulaştı bu ağır yangına, nereden yüreğim
hiç aklımdan çıkmıyor, sanki hepsi alnımda yazılı
kum tanelerine saklanmış bir denizin bin kızı.

şimdi en kötüsü yakalanmak olur hafif bir rüzgara
dinlediğim bütün masallar
kum tanesi olur, gözüme kaçar
düşlerim ölür.

Cevat Çeştepe

GooD aNd EvıL 08-13-2008 09:48 AM

Kum saati

kum saatimin kadranında kristallerdin
zaman ışıldardı bir başka türlü,
çeşm-i bülbül gibi yanardın, dönerdin …

hiçbir zaman saat başı olmaz
buçuklara kanaviçende renk vermezdin .
tığ olur yazılırdı ellerinden
her desende adın, yüreğime işlenirken

kum saatinin kadranında
başımdan aşağı sevda olur dökülürdün
her damlanda bir düşü yeniden gördürürdün.
yüreğim seninle dopdolu
bütün zamanlara, zaman aşımı olurdu

çeşm-i bülbül gibi yanardın, dönerdin …

hiçbir zaman saat başı olmaz
buçuklara kanaviçende renk vermezdin .
tığ olur yazılırdı ellerinden
her desende adın, yüreğime işlenirken

kum saatinin kadranında
başımdan aşağı sevda olur dökülürdün
her damlanda bir düşü yeniden gördürürdün.
yüreğim seninle dopdolu
bütün zamanlara, zaman aşımı olurdu

Cevat Çeştepe

GooD aNd EvıL 08-13-2008 09:48 AM

Kurtlar sadece toprağı kemirdi

zaman hiçbir şeyin unutulacağı zaman değildi şimdi.
gölgesiz ve tanrısız birer ölüm gibi yapışmıştım asfalta.
her şey ne kadar da farklı gelişiyordu umduğumdan.

aklımın köşesinden bile geçmedi ayakkabılarımı giymek.
ayaklarımın toprakla sevişmesini seyrettim sadece,
isterik ve susuzluktan gözbebekleri kurumuş gözlerimle.

gizli ve tanımadık seslerden fırlayıp gelen o oratoryoyu,
yüksek ağaç dallarında bestelenmiş duygumun en yoksulu,
kibirli ve dondurulmuş toprak kokusu gibi dinledim sadece.

düşen hiçbir yaprağa başımı çevirip merhaba demeden.
kaçını tanıyordum bir akşamın anoson kokusunda, içlerinden
aklıma getirmeden, o ağaç kabuğuna yazılı harflerde kaldım.

kör bıçaktım sonuçta, firarım eğik başla yürümek üstüneydi.
nereye gideceğim, hangi sularda yıkanacağım önemli değildi.
aklımda binbir fişeğin ışıltısı, zor olan işte bunun gibi bir şeydi.

Cevat Çeştepe

GooD aNd EvıL 08-13-2008 09:48 AM

Kuru yaprak ağıdı

ben hastayım canım
mevsimim geçti.
tüylenmiş bir kurtçuk kemirdi içimi
yedi bitirdi.
o son yağmurda fena vurdu hani
hepsi üst üste geldi.
belki üç gün daha
hadi iki sabah
içebilseydim güneşi sıcaklığından
belki dayanabilirdim
dalımdan hiç kopmadan.



“şimdi ormanda yada bir ağacın gölgesinde
dinlemek lazım attığın her adımda çıkan
ince ve kurumuş çaresizliğin melodisini.
elinde bir ayna gibi, seyrederken içindeki resmi.”

Cevat Çeştepe


Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 11:50 AM

Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11   Copyright ©2000 - 2025, vBulletin Solutions, Inc.