www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee

www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee (https://www.cakal.net/index.php)
-   Eskiler (Arşiv) (https://www.cakal.net/forumdisplay.php?f=188)
-   -   Karışık Fıkralar (https://www.cakal.net/showthread.php?t=82487)

GooD aNd EvıL 09-01-2007 03:35 PM

Gökdelenin asansörü bozulmuştu. İki arkadaş yirminci kata kadar merdivenleri çıkmak zorunda kalınca, her katta gülünç bir fıkra anlatmaya karar verdiler. Böylece tam on dokuzuncu kata çıkmışlardı ki, bir tanesi:
- Şimdi, dedi. En şahanesini anlatacağım. Kapının anahtarı arabada kaldı...

GooD aNd EvıL 09-01-2007 03:36 PM

Adam eczaneye gelmiş :
-Sizde asetilsalisilik asit var mı? Eczacı adama dönmüş :
-Yani aspirin istiyorsunuz değil mi ?
-Evet evet, şu meredin adını bir türlü ezberliyemedim de.

GooD aNd EvıL 09-01-2007 03:36 PM

Bir gün erkeklerle kadınlar bir cafede oturuyorlarmış.
Erkekler demiş:
- Biz kahve içeceğiz.
Bayanlar demiş:
- Biz süt içeceğiz.
Aralarında böylece tartışma başlamış. Aralarından biri demiş ki
- İçeri ilk gelen erkek ise hepimiz kahve içeceğiz. Eğer kadın gelirse süt içeceğiz.
Biraz beklemişler kapıdan bir gölge belirmiş. Fatih Ürek'in geldiğini görünce hepsi sütlü kahve içmişler.

GooD aNd EvıL 09-01-2007 03:36 PM

Adamın biri bir rüya görür ve sabah kalktığında işe gider ve patronuna anlatmaya başlar;
- "ATIF bey ikimizde aynı yolcu uçağında seyir halindeyken ikimizde yuvarlanıp uçaktan düşüyoruz. Siz bal çukuruna ben ise bok çukuruna düşüyorum",
patron hemen atılarak:
- "O kadar olacak tabiki patronluk..."
- "Fakat ilginç yanıda bu ya, ikimizde birbirimizi yalayarak temizliyoruz..."

GooD aNd EvıL 09-01-2007 03:36 PM

Adamın biri ölmüş.yıkamak için camiiye götürmüşler. Aradan bir saat geçmiş çıkmamış.iki saat geçmiş çıkmamış.üç saat ,dört saat derken sonunda çıkmış.sormuşlar"hoca neden bu kadar geç kaldın?"diye. Hocada "ne yapayım adam dirildi gebertene kadar canım çıktı"demiş.

GooD aNd EvıL 09-01-2007 03:36 PM

Üç Adanalı zengin, bir gün "ulan" diyorlar "Atlardan bizden iyi anlayan yok, neden yarışlarda oynamıyoruz?" Tamam da, kumar mumar, karar veriyorlar az oynamaya ve ceplerine onar bin lira koyup, hipodroma gidiyorlar.
İlk yarış için padoga gidiyorlar, bakıyorlar 3 numara şahane bir at. "Tamam, buna 10 bin lira oynayalım" diyorlar, tam oynayacaklar biri geliyor "aman abi, 8 den şaşma, sağlam tüyom var" diye ısrarcı oluyor. "Eh" diyorlar bir bildiği vardır herhalde hadi 8 e oynayalım.
Yarış başlıyor bitiyor, 3 numara birinci, 8 numara sonuncu.
Çok kızıyorlar "Tamam, bir daha kimsenin lafına inanmak yok, kendi beğendiğimiz ata oynayacağız" diyorlar.
İkinci yarış için padoga gidiyorlar, bir de bakıyorlar ki 5 numara harika bir hayvan.
Tamam ikinci 10 bini buna oynayalım, gidiyorlar gişeye, tam 5 numara diyecekler, aynı adam bitiyor gene yanlarında " Amam abiler, çok özür dilerim, ya ben yanlış anlamışım tüyoyu, 8 numara bu yarışı kazanacak at imiş, oynayın bari de zararınızı çıkarın" der.
Bizimkiler "Yaa" derler "adamın bize bir düşmanlığı yok ki; hadi onun dediğini yapalım"
Yarış başlıyor bitiyor, 5 numara birinci, 8 numara sonuncu.
Küplere biniyorlar hırslarından, adamı bulsalar parçalayacaklar ve karar veriyorlar "bir daha bildiğimizden şaşmak yok"
Gidiyorlar padoga bakıyorlar 1 numara garanti kazanır, son 10 bini de ona oynamaya karar verip gişeye gidiyorlar ki, aynı adam kendini yerden yere atıyor "Ah abiler, öldürün beni, gebertin, sizi mahvettim, nasıl özür dilesem, nasıl affettirsem kendimi, bari bu yarışta 3 numaraya oynayın da zararınızı çıkarın" yalvar yakar razı ediyor bizimkileri gene, 1 numaradan vazgeçip oynuyorlar 3 numaraya.
Yarış koşuluyor, sonuç gene aynı 1 numara birinci 3 numara sonuncu.
Para da bitti, oturuyorlar tribünlerde, günün muhasebesini yapıyorlar; bu arada karınları da acıkıyor, bakıyorlar ceplerine, 5 lira 10 lira toplayıp en gençlerine veriyorlar "Git de şuradan birer sosisli al gel" diye.
Bekle bekle, sosisli almaya giden dönüyor, elinde bir kese kağıdı leblebi.
- Yaa bu ne? Hani sosisli alacaktın?
- Ah abi yaa sormayın, gene o adam "sosisliyi napacan, en iyisi sen leblebi al" dedi.

GooD aNd EvıL 09-01-2007 03:36 PM

Yaşlı borsacı ile genç borsacı parkta sohbet ederek dolaşıyorlar. Yaşlı, gence mesleğin puf noktalarını anlatıyor:
-Bak evladım.Bu meslekte başarılı olmak için sadece fırsatları değerlendirmek yetmez.Zaman zaman fırsatları da senin yaratman gerekir.Bunun için sürekli dikkatli olman gerekli.Uygun bir yorumla hiç umulmadık olaylar bile, çok büyük fırsatlara dönüşebilir.Bak mesela, şu karşıda gördüğün taze köpek pisliği sana sadece iğrenç bir şey olarak geliyordur.Ama ben eğer, "şu pislikten bir lokma alıp ağzına atarsan sana 1 milyar lira veririm" dersem, olay senin acından nasıl da büyük bir fırsata dönüşüverir, değil mi? Yapar misin?
Genç borsacı "Tabi efendim" der. Parmağını pisliğe daldırır, bir lokma alır yutar. Yaşlı borsacı cebinden bir milyarı çıkartır, gence verir.Bir süre yürürler, genç dayanamaz sorar:
- Hocam, ben size ayni teklifte bulunsaydım kabul eder miydiniz? Bakın ileride de başka bir pislik var. Bir milyar karşılığı dener miydiniz?
Yaşlı borsacı "tabi ki" der. O da bir lokma alıp yutar.Genç borsacı da çıkartır, biraz önce kazandığı 1 milyarı iade eder.Bir sure sessiz sessiz yürürler. genç yine dayanamaz sorar:
- Hocam. Ne sizin cebinizdeki para miktarı değişti. Ne de benim cebimdeki. Söyler misiniz, biz bu boku niye yedik ?
Kurt borsacı cevap verir:
- Öyle deme evladım.2 milyarlık işlem hacmi yarattık!!!

GooD aNd EvıL 09-01-2007 03:37 PM

Kanser hastanesinde başhekimken Serap
adında genç bir hanım hastam vardı.
Bu hastam göğüs kanserine yakalanmış ve tedavi için yurtdışına gitmek istemesine rağmen, bazı formaliteler sebebiyle o imkanı bulamamıştı.Serap'ı özel bir ilgiyle biz-zat ben tedavi altına aldım.
Ve kısa bir süre sonra da Allah'ın izniyle iyileştiğini gördüm. Ancak Serap'ın da bütün diğer kanserliler gibi ilk 5 yıllık süreyi çok dikkatli geçirmesi gerekiyordu.
Bir iş kadını olan Serap, 4 yıl kadar sonra 1 ihale için İzmir'e gitmek istedi.Kış aylarında olduğumuz için uçakla gitmesi şartıyla kabul ettim.

Maalesef bilet bulamamış ve benden habersiz
bindiği otobüsün kaza gecirmesi uzerine 6 saat kadar mahsur kalmış. Dönüşünden kısa 1 sure sonra kanser, kemik ve akciğerine yayıldı.Serap bacak kemiklerindeki metasaz nedeniyle yürüyemez hale gelirken, hastalığın akciğerdeki tezahuru sebebiyle de devamlı olarak oksijen cihazı kullanıyor ve söylediği her kelimeden sonra ağzını o cihaza yapıştırarak nefes almak zorunda kalıyordu.
Evine gittiğim gün,yine güçlükle konuşarak:
- Doktor bey, dedi. Ben size...dargınım.
-" Niçin?"diye sordum.
-d indar... bir... insanmışsınız... niçin...bana...da, Allah'ı... ölümü... ahireti... anlat mıyorsunuz?"
Dini inançlarının çok zayıf olduğunu bildiğim için bu teklifi karşısında oldukça şaşırdım. O'nu üzmemeye çalışarak:
-"Doktora ulaşmak kolaydır dedim. Parayı bastırdın mı istediğine tedavi olursun. Ancak iman tedavisi için gönülden istek duymalısın..."

Konuşmaya mecali olmadığından "ben o isteği duyuyorum" manasında başını salladı. Artık ümitsiz bir tıbbi tedavinin yanı sıra,ebedi hayatın ve saadetin reçetesi olan iman derslerimiz başlamış ve son günlerini yaşayan Serap için bu dersler "hızlandırılmalı öğretime" dönmüştü.

Anlattığım iman hakikatlarını bütün ruhuyla meczediyor ve arada bir soruyordu.
Vefatına bir hafta kala:
-"Doktor Bey, dedi.Ben...ölürken...ne...söyleme-liyim?"
-"Senin durumun çok özel" dedim. Kelime-i
Şehadet sana uzun gelir. O anı farkedince Muhammed (s.a.v) sana yeter."

O, haliyle tebessüm ederek yine başını salladı.Çok ıstırabı olduğu için Serap'a sürekli morfin yapıyor ve O'nu uyutmaya çalışıyorduk. Ben, bir iş seyahati sebebiyle bir müddet ziyaretine gidemedim.

Dönüşumde annesi telefon ederek:
-"Serap, bir haftadır morfin yaptırmıyor." dedi.
"Sabahlara kadar inliyor ve çok ıstırap çekiyor."
Hemen eve gittim ve iğne yaptırmamasının
sebebini sordum. Aldığım cevabı hala
unutamıyor ve hatırladıkça ürperiyorum.
-"Ya morfinin tesiriyle ölüme uykuda
yakalanır ve son nefeste "Muhammed" diyemezsem?.

İşte Serap, böyle bir hanımdı.
Bu arada benden istihareye yatmamı ve eğer bir kaç gun daha ömrü varsa , son günü uyanık kalacak şekilde morfin yaptırılmasını
rica etti. Ben hiç adetim olmadığı halde cuma gününe rastlayan o gece istihareye yattım ve Serap'ın acizliği hürmetine olacak ki Salp gunune kadar yaşıyacağına dair işaret sezdim.
Ertesi gün O'na:
-"Hiç korkma!" dedim."İğneyi vurdurabilirsin. "Ve Serap bir veda niteliği taşıyan bu görüşmemizde son sorusunu da sordu:

- Doktorbey...Azrail...bana...nasıl...görünecek?"
-"Kızım," dedim. "O bir melek değil mi?Hiç
merak etme,sana yakışıklı bir prens gibi gelecektir."
Salı günü Serap'ın ağırlaştığı haberini alınca hemen eve gittim. Ancak vefatına yetişememiştim. Ailesi tam manasıyla perişandi. Sadece kendisine uzun müddet bakan dindar bir hanım akrabası ayaktaydı ve beni görünce yanıma gelerek:
-"Doktor bey, biliyor musunuz , bu evde biraz önce bir mucize yaşandı!"dedi ve devam etti:
-Serap, bir saat kadar önce oksijen cihazını
attı ve "yataktan kalkması imkansız" denmesine rağmen kalkarak abdest aldı,
iki rekat namaz kıldı. Bütın ev halkı hayretten donup kaldık. Ve kelime-i Şehadet getirerek vefat etmeden biraz önce de:
-"Doktor bey'e söyleyin, dedi.
Azrail, O'nun söylediğinden de güzelmiş!!!"

GooD aNd EvıL 09-01-2007 03:37 PM

Coca Cola'nın pazarlama temsilcilerinden biri Ortadoğu'daki
görevinden büyük bir hayalkırıklığıyla dönmüş.. Bir arkadaşı ona
sormuş:
"Sence Araplar üzerinde niye başarılı olamadınız?"
"Beni Ortadoğu'ya ilk gönderdiklerinde kendime çok güveniyordum,
bir tek sorun vardı o da arapça bilmememdi.. O yüzden onlara vermek
istediğim mesajı yanyana 3 poster halinde düzenledim..
1. posterde kızgın bir çölde kumların üstünde sürünen, susuzluktan
kavrulmuş bir adam...
2. posterde adam yerde bulduğu Coca Cola alıp içiyor..
3. posterde ise adam diriliyor ayağa kalkıyor ve capcanlı oluveriyor.."
"Eee bu harika bir reklam, niye işe yaramadı?"
"Arapların sağdan sola dogru okuduklarını bilmiyodum ki?!"

GooD aNd EvıL 09-01-2007 03:37 PM

birgün bir kadın temizlik yapıyormuş.pencereyi açmış,aşağıdan açmaaaaa diye bir ses duymuş, ve kapamış.sonra fırını açacakmış yine dışardan açmaaaaaaa diye bir ses gelmiş.en sonunda merak etmiş ve aşağıya bakmış. bir de ne görsün...
adam aşağıda açma satıyormuş


Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 03:46 AM

Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11   Copyright ©2000 - 2025, vBulletin Solutions, Inc.