![]() |
Çıkmaz Sokak Uyarısı
Ağlıyor musun çıkmaz sokakta? Oysa, ben koymuştum 'Daha fazla gitme' tabelasını Girişine sokağın. Okumaktansa, bildiğindi hecelediğin... Kal orda, gözyaşınla sula varlığını Ama adımlama yarınımı Gülay Yıldız |
Devrilen Sene ve Gidişimden Kalanlar
Düşün; Kanatsız uçuşu, gecemin tükettiği Merakım; Senle gidilenin sensizce duruşu. Yılı devirmeye kalan bir iki gün, Hasretin katsayısı kadar acı. Sızlanan yolun vedasızlığı Ağlaşan kumsalın dalgasızlığı gibi bir feribot, bir ada ve bir kumsal Artık anım... Gülay Yıldız |
Dindirdim Rüzgarını
Efendisiydi ya rüzgarların; Gösterdi Efendiliğini! Dindirdim diye afeti, Kesti dans etmeyi rüzgarlarla Ve şimdi, Estiğinde üşüyen yanlarım Hasretiyle yanmakta *Rüzgarın Efendisi'ne Nisan, 2005 23:48 Gülay Yıldız |
Dinen Fırtınaya...
Sen ki, alemleri sarsan tayfundun Rüzgarın dindi, nefesin sindi, Gözlerimin feri gitti! Gitmendeyse hayır; git sevgili Sesleniş, taze bir serzeniş tonunda Sensiz kalışların çığlıkları dipten gelen Ne kopan fırtına sana yakın, ne dinen acı Kafeslerin içine kapatılmış birer kanat sinen Bir volkan ki sorma içimdeki yığın Patlaması an meselesi, her yer titrek Gözyaşımdan bile beter bir kan sızışı Yüreğimdeki hapis sevdadır giden Bir çıkmazın adıydıydık oysa Yasak kısmını sen kaptın, aşk kısmını ben Kal demek sevgidendir, kal Gitmek demekse mecburiyetten... Ağustos Sonu - 2004 Gülay Yıldız |
Diriliş
Senin, ölümün yankısı olan sesin Benim, aksini karşılayan tenim... Uzak köşeleri ıskalarcasına yuvarlanan 3 hatta 4 farklı bilardo topu... Çarptıkça hızlanıyor sesin, Çarptıkça hızlanıyor kalbim... Sadece son durağına sesinin Yankı çiğleşiyor, sesim üşüyor... Her noktanın noktası olup Her virgülün son çizgisine takılmak... Bak; Anlattım seni ve hatta beni, Engelleri... Ve içinde bulunduğun, bulunduğum çarkı Yalanlı, korkulu, aldatmacalı çarkı. Gözlerin belki sessiz ve masum Ya yüreğin... Bana bakan herşey benden yana Ya başkasına bakanlar? ... Ölüm sessizlikse, kalbim can çekişiyor. Ölüm yeni bir dirilişse, Az kaldı kalbim diriliyor.... Gülay Yıldız |
Dolce Vita
Gözlerin dinginliğini yitirir Sessiz akşamların ıssız gölgelerinde... Kalbin yorgun meleklerin nefesindedir artık Ne sen sana yakın olanı sorgularsın Ne de sana yakın olan seni senden uzaklaştırma çabasında Yaşam, kördüğüm yumak Yani siz ve ben, yaşam... İşte bu iki kavram = hayat! Siz ve Ben = Hayat! Kaç madalyon ve onların toplam kaç yüzü? Hepsi ayrı hesap, hepsi ayrı sorumluluk Hepsi ayrı kin ve nefret yumağı Yaşam, düşük bir hayalin üstüne çıkma çabası Zor olanı aşacak tek insan senmişsin gibi Üstüne yuvarlanan kayalara inat bir yaşam Tek yakıtın, sahip olduğun tek yetin, sevgi. Yüzünü güldüren, Dans eden kelebeklerin kanatlarından Seni boşluğa iten o güç Sevgi... Hayatın içinden çıkmış senle beni Yanyana getirebilecek kadar güçlü bir yeti. Sen ve ben... Sevgi... Yaşadıklarımızı birer güç dağına çeviren Seni ben, beni sen Seni ve beni biz yapan En büyük aşkın sönmemiş ateşi Gülay Yıldız |
Duy Sevgilim
Ellerim denizdeyken isterim ki Sende uzat ellerini denize Uzat ki sıcaklığını hissedeyim Çığlık çığlık sesini yolla dalgalarla Bileyim yanımdasın o an Hissedebiliyor musun sevgilim? Gözyaşlarımı yolluyorum sana akıntılarla Biriktir onları ve gel artık Karışsın mutluluk damlalarıma ******* boyunca ağlamak bitsin yar Anlıyor musun beni sana ihtiyacım var. Cerbe Denizaltısına Gönderilen Anılara... Gülay Yıldız |
Düş - II
hayat; iki karış suyun içinde boğulmak dedi baykuş ve öttü üç kere dönüp başımın üstünde sular yükseldi ciğerlerime gözlerim karardı ve azraili gecenin sundu tüm acılarını hayatın elimden ruhuma bir mezardayım... Mezar kalbin Duvarlar dört köşe... Karanlığında boğulan geceme Ne bir ışık sunmak derdi Ne de çıkarmak köhneden Kösnül bir inleyişin sonunda Bıçak elinde, eli yüzümde Sensizlikle öldürülüyorum Gidiyorsun, ellerim boş Kalanlar iki gözyaşı, ritmik bir nefes ve bir de düşün... kasım ortası,2004 gece yarısı Gülay Yıldız |
Düş
zamanı aldılar ve yerine bir düş verdi kahin dedi ki; içindekileri dök bu düş senin düşü aldım, uykum süse boğuldu Yüzün ellerimden kayan bir sevda masalı Sevda masalı bir düş oldu 17/11/04 16:40 Gülay Yıldız |
Düş(üm) süz İz
Ne anlar ruhun, gözlemsiz kalmış aşktan... Şımardıklarının acısıdır bu yaptıkların. Kanatanları cezalandırışındır bana uzattığın el. Şimdi; 'tamam' desem; ruhunu satacaksın şeytana. Bana ipotekli bir beden kalacak... Oysa; Gülümseyen bir kır çiçeğiydi gözlerin Sanırdım ki Saklıydı sevgim iki yanındaki çizgilerinde dudaklarının Ve sırf bu yüzdendi gülümser halin Şimdi biliyorum ki; Tüm o demetler kazanç haliymiş Şeytani bir solukla yendiğin yenilgilerin Yüzüne düşemeyen Aşk'ın İz düşümleridir bu mısralar Düşememiş İz'im yüzüne Düşsüz Kalmışsın Gülay Yıldız |
Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 04:52 AM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2025, vBulletin Solutions, Inc.