![]() |
Söz Ağızdan Çıkar
Söz ağızdan çıkar,çıkmadan önce Kırk boğum boğazdan geçirmen gerek Ham söz hazmedilmez pişirmeyince Edep ocağında pişirmen gerek Bir söz söyledin mi tutmak gerekir Sözünün ardında durmak gerekir Söylediği sözü tutmayanların Ağzına biberi sürmek gerekir. “Esirine esir olmak” ne demek? Sır bildiğin sözü el’e söylemek Öyleyse sözünü demeden önce Enine boyuna düşünmen gerek Sözünü tutarsan,bil ki,adamsın Sözün doğru ise, gönülde yarsın Doğru bildiğini çekinme söyle Ucu nerelere varırsa varsın Teraziye doldur ne dedi isen Tart bakalım söyle ne gördü isen Adam mısın,değil misin sen söyle Ağzından çıkanın sahibi isen Kovarlarmış hani... doğru diyeni Edepli,erkanlı söz söyleyeni Doğru söyleyeni kovuyorlarsa Söz doğru olsun da kovsunlar beni Ağızdan çıkanı kulak duymalı Yamuk sözü sahibine saymalı Yeri geldiğinde söz esirgenmez Alıp taşı gediğine koymalı Söz o dur ki; gönüllerde yar ola Söz o dur ki; şeker,şerbet.bal ola Söz o dur ki; canım kurban desinler Söz o dur ki; dünyalara mal ola Abdulhadi güya üç-beş laf etti Lafında hamlık var çiğdir çok yeri Daha çoook fırında pişmek gerekir Dayanır mı bilmem,şu nazik deri Abdulhadi Bay |
Şen ol gönlüm
Şen ol gönlüm şen ol gayri gamlanma Her yokuşun birde inişi vardır Dünya çilehane mümin her kula Günahtan sevaptan nasibi vardır Kime varsa ben sendenim diyenler Ara bozup münafıklık edenler İçten pazarlıklı söz söyleyenler Namertlere acı sözümüz vardır Avanta arayan, arttıkça arttı Haram kazanç ile mala mal kattı Kimi menfaate imanı sattı İçi-dışı başka olanlar vardır Sözde imanlıdır, gezer zalimle Onunla ortaktır her bir zulüme Evliya sanırsın, baksan diline Onda münafıklık izleri vardır Sahte gülücükler aldattı bizi Yanlış yola gider cahilin izi Büyük başlar çeker nereye bizi Korkarım, kurulmuş tuzaklar vardır. Cahil ne arasın irfan bağında Gözleri kamaşır Hak ışığında Ömür gemisinin son limanında Amelini bir bir soranlar vardır. Abdulhadi aman hataya düşme Haramı batmanla sunsalar yeme İtibarın yeter,yeter daha ne Bu dünyaya direk olan mı vardır. Abdulhadi Bay |
Şişirme balonlar
Şişirme balonlar,maskeli yüzler Yüzü ak olanın zoruna gider Faizli yalanlar dereyi düzler Dürüst vatandaşın zoruna gider Kimileri sırtta gider,yorulmaz Kimileri coşkun akar,durulmaz Kimisine sorgu sual sorulmaz Senin çabaların boşuna gider Kimileri kimisine güvenir Bu sayede asalakça beslenir Bedeva hayata söyle ne denir Böyle gelmiş derler,böyle mi gider Kimisine soramazsın adını Dokunursa şaşırırsın yolunu Paylaşmışlar can verdiğin yurdunu Dökülen kanların hesabı gider Böyle bir yaşantı... düş kırıklığı Büyük balık yutar,küçük balığı Satarlarsa bir gün dağı,bayırı Millet şaha kalkar,sefere gider Abdulhadi Bay |
Şunlar başımıza taç ettiğimiz
Şunlar başımıza taç ettiğimiz Şunlar sırtımızdan inmediler ki Şunlar kara günde dostumuz idi Şunlar kadir kıymet bilmediler ki Şunlar balık diye kurbağa tutan Şunlar üç kuruşa vatanı satan Şunlar dağı,taşı lop diye yutan Şunlar yedi yedi doymadılar ki Şunlar çok çağdaşlar,yüreği taşlar Şunlar yobaz diye müslüman taşlar Şunlar zalim dostu,mazlumu haşlar Şunlar Hak-Hukuk ne,bilmediler ki Şunlar din düşmanı çağdaş oğlanlar Şunlar vatandaşı dolandıranlar Şunlar midemizi bulandıranlar Şunlar haktan nasip almadılar ki Şunların rütbesi sesimi kısar Şunlar ödlek tavşan,sinekten korkar Şunlar vekil ama, milletten kaçar Şunlar,bu milleti tanımazlar ki Şunlar dosta dosttu,düşmana düşman Şunlar,şunlar için oldular kurban Şunlar cephelerde vuran,vuruşan Şunlar gitti, geri dönmediler ki Şunlar sözüm senet diyen erenler Şunlar dik yürüyen,eğilmiyenler Şunlar bayrak için kelle verenler Şunlar can verdiler,ölmediler ki... Şunlar bir pireye yorgan yakanlar Şurlar bakışında şimşek çakanlar Şunlar nefesinden alev çıkanlar Şunlar yüz yıl yandı,sönmediler ki Şunlar dosta dosttu,düşmana düşman Şunlar,şunlar için oldular kurban Şunlar cephelerde vuran,vuruşan Şunlar gitti geri dönmediler ki Şunlar yüzyıl yatıp uyanmayanlar Şunlar zaman mekan tanımayanlar Şunlar çığlıkları duyulmayanlar Şunlar şu aleme sığmadılar ki Şunlar istemedi,köşkü sarayı Şunlar dar gördüler,koca dünyayı Şunlar bir nefeste gezdi fezayı Şunlar ruhtur,cisme girmediler ki Şunlar ışınlara binip uçtular Şunlar bir solukta derya aştılar Şunlar yaratana doğru koştular Şunlar dosdoğruydu,sapmadılar ki Şunlar din adamı irtica kokan Şunlar devrimbazdır vatanı yıkan Şunlar dindarlara kafayı takan Şunlar orta yolu bulmadılar ki Şunlar fanatiktir,olmazsa olmaz Şunların derdine şifa bulunmaz Şunlar boz bulanık akar durulmaz Şunlar bir kararda durmadılar ki Şunlar söz verdi mi tutarlar sanma şunlar cılk yumurta bakıp aldarma Şunlar halkçıyım der sakın ha kanma Şunlar ne idiler bu gün neler ki Şunlar ekşi ayran durdukça kokar Şunların şerrinden şeytanlar korkar Şunlar ne söylese tam tersi çıkar Şunlar Hakka gönül vermediler ki Şunlar mala mülke tenezzül etmez Şunlar makam için el etek öpmez Şunlar kırılırda asla eğilmez Şunlar doğan güneş batmadılar ki Şunlar şunlar dedim adını sen koy Şunlar hep banacı,yan cebime koy Şunlar kamil,olgun,şunlarsa çok toy Şunlar Hadi seni duymadılar ki Abdulhadi Bay |
Tarihe Yön Veren Şanlı Millettik
Tarihe yön veren şanlı millettik Şimdi gerilerde kalan biz olduk Dünya alem bizden adalet gördü Zulümle suçlanan yine biz olduk Değirmen misali devir dönüyor Nice parlak yıldız bir bir sönüyor Zaman eleğinden herkes geçiyor Tahtını kaybeden sultan biz olduk Dedesine düşman torunlar bizde Tarihine düşman olanlar bizde “Ben Türk’üm” demekten korkanlar bizde Köküne yabancı beden biz olduk Dün,dünyayı yönetiyor idik biz Her ırka her dine saygı duyduk biz Allah’ın emrine uydu kavmimiz Doğruluktan zarar gören biz olduk Hakkın indindedir bizim karımız Yükselir,yükselir artar şanımız Hüda’nın aşkına çarpar kalbimiz Şehit ordusuna nefer olduk biz Abdulhadi Türk’üm ve müslümanım Adem’le Hava ilk atalarım Öz mayası toprak olan bir canım Hainlerden zarar gören biz olduk Abdulhadi Bay |
Taş mı basarsın
Gerçekten kalbinden söktün mü beni? Yoksa yüreğine taş mı basarsın? Yemin ederim ki seversin beni Kanayan yarana tuz mu basarsın? “Unuttum” desende inanmam sana Kalbinde yer yok ki; bir başkasına Bizi birbirimizden ayıranlara Sitem edip,kızıl kan mı kusarsın? Belki bir gün seni görürüm diye Gezdim sokaklarda şehirde,köyde Gözlerim dolaştı nice yüzlerde Ermiş misin? Sırra kadem basarsın Seni anmadığım bir gün olmadı Sana yanmadığım bir gün olmadı Hasretin başımda akıl koymadı Her Allah’ın günü bir ok saplarsın Söz vermiştin,ömür boyu sevmeye Benim ile her bir yere gitmeye Gerekirse kefen bile giymeye Kimden çekinirsin,kimden korkarsın Yak felek yak,yüreğimi yak benim O yar gitti dönmez,çilem çok benim Ondan başka sevda gülüm yok benim Neden beni başkasına yamarsın Yüreğimi yaraladın baş tuttu Sanma’kine aşkın seni unuttu Tutsak edip ardı sıra sürüttü Köle miyim? alır beni satarsın Niyetin ateşte közlemek beni Yakarken ağlayıp özlemek beni Yerle yeksan edip düzlemek beni Yetmez mi ki,kaşlarını çatarsın Ben bilirim seni, sen bir melektin Eşin,benzerin yok vallahi tek’din Senden başkasını Hadi neylesin At ateşe beni yakarsa yaksın Abdulhadi Bay |
Toprağın Sesi
Ben toprağım,sen insansın dur dinle Hamurun bendendir…söylemedim mi? İnsan vücudunda, toprak içinde Aynı elementler var demedim mi? İnsan da,hayvan da,ot da topraktan Meyve de,çiçek de,et de topraktan Yediğin,içtiğin her şey topraktan İncele,araştır bul demedim mi? Ot topraktan çıkar gül,çiçek olur Tohum ağaç olur,meyve bal olur Hepsi toprak ama ayrı hal olur Bu işin sırına er demedim mi Behey insan,ne istedin vermedim Türlü nimet ile seni besledim Yedirdim,içirdim hem de giydirdim Şükür etmesini bil demedim mi Üstümde yürüdün yol oldum sana Ne dediysen yaptım,kul oldum sana Yorgan,döşek oldum,çul oldum sana Evin,barkın benim ben demedim mi Bir ömür başımda taşıdım seni Boşuna mı çektim bunca çileyi Bana döneceksin bana besbelli Gel uzan koynumda yat demedim mi Yaşlanır düşersin…bıkarlar senden Bir bahane bulup kaçarlar senden Hani yakınların dosttular senden Benden başka dostun yok demedim mi Herkes kaçtı senden ben kucak açtım Yattığın toprağa tohumlar saçtım Mezarın üstünde gül oldum açtım Toprağın aşkıdır bu,demedim mi Çamurdan yoğrulan ey insanoğlu Ruh uçar cesedi sarar bir koku İşte sen bu'sun be,ömrün sonu bu Her zaman haddini bil demedim mi Ben emir kuluyum,görevim budur Esas nimetleri verense O’dur O'dur seni beni yaratan O’dur O'nun divanına dur demedim mi Yaprak çürür,gövde çürür kök çürür Ruh kanat çırpınca bedenin çürür Toprağa dönüş bu…bakan göz görür Aslına dönüşü gör demedim mi Ruh,O’ndan geldi,O’na dönüyor Vücudun topraktı, toprak oluyor Dünya boşalıyor,tekrar doluyor Yüz yıl sonra halin ne? demedim mi Toprak Ana kollarına almadan Gün gelip de kucaklayıp sarmadan Abdulhadi sen de toprak olmadan Toprağın sesini duy demedim mi Abdulhadi Bay |
Umudum sizdiniz
Umudum sizdiniz,size güvendim Boşunayımış umutlarım boşuna Söz verdiniz,sözünüze inandım Boşunaymış umutlarım boşuna İnsana saygı mı arttı,nerede? İnanca hoşgörü var mı sizlerde? Baş örtünün suçu neymiş de hele Boşunaymış umutlarım boşuna Önce beraberdik ülkümüz birdi Birlikte söylerdik,türkümüz birdi İçtiğimiz tek su ayrı giderdi Boşunaymış umutlarım,boşuna Sen ülkünü sattın,inancı attın Bu sayede epey dünyalık tuttun Mevki,makam buldun,hüküm buyurdun Boşunaymış umutlarım,boşuna İnancım sağlamdır,ülküm yücedir Bu yüzden gündüzüm kara gecedir Önümde engeller bir bilmecedir Boşunaymış umutlarım,boşuna Senle aramızda şöyle bir fark var Senin cebin dolu,paran,pulun var Benimse hürriyet türkülerim var Boşunaymış umutlarım,boşuna Irmağın arzusu; denize varmak Herkese nasip mi murada ermek Rahat bir vicdanla göğsünü germek Boşunaymış umutlarım,boşuna Abdulhadi boşver desem olmuyor Gözlerim bir Bilge Kağan arıyor Ergenekondayız... 'Bozkurt' çıkmıyor Boşunaymış umutlarım,boşuna Abdulhadi Bay |
Uyan Eyy Millet Uyan
Uyan eyy millet uyan! ,yarın çok geç olmasın Bir daha bu ülkeye Haç'lı-maçlı dolmasın Kötünün kötülüğü,bulaşmadan yer yana Fitneyi büyütmeden sahip çıkın vatana El-alem nere gitti? Baksana ne yaptılar... En ileri teknikle uzayda fing attılar Çalışanlara bir bak,zirvelerde gör onu Tembel olanlar ise,sürünür eni sonu Herkes ne yaptı ise hesabını verecek Kimi kan-yaş ağlayıp kimileri gülecek Nasıl olsa bir gün ben bu dünyadan giderim Ömür boyu inşallah Hakk'a hizmet ederim Hakikatı reddeden her fikirden uzağım İlim Çin'de olsa da arayıp bulacağım Acınacak bir halde 'müslümanım' diyenler Hilal'i Haç'a karşı rezil,rüsvay edenler Adı müslüman amma,yaşayışı tersine Kumar,içki ve zina bezenmiştir nefsine Çalışmak yok çalışmak,uykudalar hepisi Müslüman değil inan,müsluman yalnız ismi O çalışana verir,malı,mülkü ve ilmi Çalışmayan sefildir,perişan olur hali Sadece dilimizde,müslümanlık sadece On kişiden dokuzu,Hakk'a etmiyor secde İşte böyle fertlerden oluşan bir toplumuz İslamı yaşamamak,bizim asıl suçumuz 'Çalışmak ibadettir' diyen islam dininden Ayrılalı yoksunuz,hem teknikten hem fenden Bir çok devlet vardır ki,islam ülkesi denir Geri kalmış çokları... halkı açtır,sefildir Bildin mi? neden böyle durumları perişan 'Oku' emrini doğru yorumlamadıklarından Biz Türk doğduk azizim,vatanımız Türkiye Gelin yemin edelim,onu mamur etmiye Son sözüm şudur benim,verdim kendi kendime Ömür boyu hizmetim,vatanıma,dinime Böylece insanlığa belki bir faydam olur O zaman yaşadığım her nefes değer bulur Din derken; bağnazlığa en başta ben karşıyım Din ticareti yapanın en büyük düşmanıyım Din adına post atıp saltanat sürenlere Allah bela yağdırır,dindarı sömürene Dini istismarı önlemede yol şu... bence; Adam akıllı din dersi okunmalı mektepte Okutmazsan okulda din dersini serbestçe Sahte şıhlar,müritler dolar taşar her yerde Bildiğin bir konuda seni kandıramazlar Dinini öğrenenler,kimseye av olmazlar Dini yönden cahiller,sahtekara av olur Sahtekar ne söylese ayet sanır,inanır Devletin okulunda muhakkak okunmalı Her okula dört-dörtlük din dersleri konmalı Bir kişinin dinini öğrenmesi hakkıdır Dindar olan vatandaş devletine bağlıdır Gerçek dindar olanlar Allah'tan korkusundan Uzak durur haramdan,sakınır kul hakkından İstemeyen okumaz,seçmeli ders olmalı İmam Hatip'te değil her okulda olmalı Doğru diye söyledik fikrimizi bilsinler Mevcut durum iyiyse devam edip gitsinler İnanmak insan hakkı,insana zulüm olmaz İsteyenler inanır,istemeyen inanmaz Herkes bir birine saygı duymak zorunda İnanmak,inanmamak asla olamaz zorla Hoşgörülü olmalı,insanlar bir birine Her insan hesabını verecek amelince Abdulhadi ölümden ibret almalı ibret Mezar taşında adın, sadece bir etiket Abdulhadi Bay |
Varlık Gömleği
Varlık gömleğini sıyırmadıkça Varı var edene ulaşamazsın Gönül yollarında yürümedikçe Gerçek sevdiğine kavuşamazsın Öyle kolay değil,murada ermek Bir nefeste zirvelere erişmek Düşmandan daha zor,nefsini yenmek İmanın zayıfsa vuruşamazsın Ham meyve tat vermez,olgunlaşmalı Güneş,toprak,hava,su buluşmalı Hakkın hikmetiyle karıştırmalı Dostum,kıvamını tutturamazsın Aşkım; bana yar’ı gönderen Yar’a Her nefes almayı borçluyum ona Abdulhadi kuldur, şahlar şahına Yar kalbimi… yarı çıkartamazsın Abdulhadi Bay |
Varsın ateş yaksın
Yanmayan yüreği yürek belleme Çiğ kalır dostlarım insan çiğ kalır Varsın ateş yaksın, bırak söndürme Yüreğinde gül desenli kül kalır Arkasından ömür boyu koşturan Akan suyu gürül gürül coşturan Bir nefeste dağlar,beller aştıran Sevda derler,ne söylesem az kalır Ak be ömür seli, dosta doğru ak Günü kiprit eyle birer birer yak Sonra bir yıldız ol sonsuzluğa ak Yolcu gider,yollar biter han kalır Ömür paketinde günler sayılı Ömür ile yaşın ters orantılı Abdulhadi şurda kaç günün kaldı Hiçten hiçi çıkar elde hiç kalır Abdulhadi Bay |
Vatan
Üzerinde yaşadığım,öldüğüm Üzüldüğüm,sevindiğim güldüğüm Malımdan,canımdan aziz bildiğim Ocağım sen,evim sensin,yurdum sen Senin için ne çileler çektim ben Ana ocağımsın,Ana yurdumsun Kara sevdalımsın,nazlı yarimsin Benden bir parçasın oğlum,kızımsın Gönlümde sen,kalbimdesin,aşkımsın Başımın üstünde sen baş tacımsın Dağların bir başka,ova'n bir başka Seni gören gözler kör olmaz asla Vatan sevgisinin tadı bambaşka Ekmeğim sen,aşım sensin,suyum sen Kara sevdalımsın,nazlı yarim sen Ekim-1998 Abdulhadi Bay |
Vatan Dedik Millet Dedik
Vatan dedik millet dedik Yurt dedik,memleket dedik Hak,Hukuk,Adalet dedik Dinleyen olmadı bizi Zalimin zulmüne karşı Haykırdık titrettik arşı Feda ettik nice başı Korkaklar terk etti bizi Bu ezan bu din bizimdir Bu kitap Kur’an bizimdir Şehit olan can bizimdir Kör gözler görmedi bizi Abdulhadi yaratana Yaratanın kitabına Kuran Rehber hayatına Ancak o kurtarır bizi Abdulhadi Bay |
Vurun Ulan Vurun
Vurun ulan vurun,mazluma vurun Zaten sizden başka ne beklenir ki, Düşenin dostu olmaz,demişler Düşen hep düştüğü gibi kalmaz ki, Şu garibin malı,şu yetim malı Şu kimsesizlerin,şu devlet malı Ye ulan midene doldur bunları Senin vicdanın hiç sızlamadı ki Devlet malı deniz,yemeyen domuz Diye ilan verip yazı yazdınız Kar sandınız,vurdunuz da vurdunuz Devlet yolunacak kazmış meğer ki Bu ne soysuzluktur,bu ne adilik Bunlar mı edecek bize sahiplik Kurda koyunları teslim eyledik Uyan millet uyan,uyanmıyor ki Abdulhadi yeter bu kadar uyku Uyanmazsan kaybedersin bu yurdu Sen nasıl evlatsın hem de Türk oğlu Vatan bölünüyor,görmüyorlar ki Abdulhadi Bay |
Yağdanlıklar
Kim iktidar olursa endamla kuyruk sallar Kıvranır etrafında el öper,etek yalar Öve öve şişirir dev sanırsın kendini Yağcıların piri o,sineği bile nallar Birinci sınıf insan her zaman yağdanlıklar Milleti uyuturlar,onlar hep uyanıklar İktidar sahipleri! kör olmuş gözleriniz Herkesi dost sanmayın,aldatır dalkavuklar İktidara geldin mi, çevrende dolaşanlar Samimi dostmuş gibi,yollarını arşınlar Ne oldum diye dostum,sakın uçma havaya Tapulu değil sana,oturduğun koltuklar Hakimiyet milletin,en büyük meclisimiz Onları millet seçti,onlar bizim sesimiz Biri höt dediğinde,basın medya ne varsa Güçlüye alkış tutar,seçilmişe söveriz. Güçlü olana yaşa,zayıfı vurun taşa Hak-hukuk kitaplarda,kaldırdık koyduk rafa Yağdanlık kanunu bu,değiştirmek imkansız Bizdeki demokrasi,benzer kanatsız kuşa Abdulhadi bu kural değişmedi,değişmez Nefsimize hoş gelir,iyi kötü seçilmez Yağcıya,yardakçıya gereken denilseydi Dimdik dururdu başın,kimseler eğdiremez Abdulhadi Bay |
Yağmur Yaş Oldum
Ağladım ağladım yağmur-yaş oldum Sakın! göz yaşını sileyim deme Bahardım, boranlı kara kış oldum Bundan sonra bana Yaz gelir deme Yürü üzerimde yola saysınlar Değeri beş para,pula saysınlar Günahı dağ olmuş kula saysınlar Sakın Yaratana asiydi deme Rüzgar bineğimdir, gelirim sana Ne istersen söyle,bulurum sana İste yüreğimi veririm sana Yüreği sevgiden yoksundu deme Dosta doğru akıp,giden sel miyim Yardan koku alıp gelen yel miyim Sevda türküleri diyen dil miyim Hiçbiri değil de,nankördü deme Bir güzele gülüm dedim naz etti Gülnazımsın dedim sır oldu gitti Sevdamı az buldu,sitemler etti Aşkın deryasında yüzmedi deme Gelen çekilirmiş,talihsiz başa Nefsimle bir ömür girdim savaşa Sır dolu bildiğim,toprağa taşa Ne hikmet arasın bunlarda deme Akıl bir tarladır,sürülür dedim Düşünce ekilir,biçilir dedim Adım hatırlanır,bilinir dedim Zaman deryasında kaybolur deme Ayrılık acısı benzer ataşa Öğrenmek istersen,sor çeken başa Tek garamet atma,tut beni taşa Yürekte bu yara iyi olur deme Abdulhadi, yürüdüğün yola bak Başlangıcı bırak, esas sona bak Ayaktan beyine çıkan kana bak Bu işin sırrına ermedi deme Abdulhadi Bay |
Yal Köpekleri
Sudan bahaneyle geldi üstüme Çağın haydudunun yal köpekleri Evin sahbini kapmak üzere Yetiş,kulağından çek köpekleri Soysuzlar,soyumu kurutmak ister Her köşe başında köpekler besler Vatan sevdalısı olan yiğitler Görmüyor gözünüz çok köpekleri Çepeçevre etrafımı sardılar Yüze gülüp arkamızdan vurdular Palazlanıp bize posta koydular Daha dün kapımın yal köpekleri Ne idüğü belirsizler baş tacı İşgal etti,her köşeyi,bucağı Bunlara açıktır devlet kucağı Bize hasım çıktı şer köpekleri Pervaneydi etrafımda dönerdi Binbir yalan katar beni överdi Her gün bir plaket,madalya verdi Zamanı çevirde gör köpekleri Abdulhadi Bay |
Yalnızlık ve hasret
Süzüm,süzüm süzülür gözümden yaşlar Seni düşündükçe akmaya başlar Derdimin şahidi ıssız ağaçlar Ne zaman bitecek çilemiz bizim Biz nereden geldik düştük buraya Gözlerimiz döndü yağsız çıraya Böyle gider ise ana,babaya Elveda der m’ola dilimiz bizim Eşin,dostun yüzlerini görmedik Bebeleri atıp,tutup sevmedik El ele tutuşup,koşup gezmedik Hasretinen yandı,sinemiz bizim Bülbül gibi düştük bir ah-ü zara Gün be gün büyüyor içerde yara Sevgi,özlem,hasret hepsi yan yana Çözülmez kör düğüm işimiz bizim Abdulhadi sılasına dönemez Uzanır uzanır elleri yetmez Şartlar engel ama ümidi bitmez Yar ve yardımcımız Rabbimiz bizim Abdulhadi Bay |
Yanlış düşünce
Kitabına uydur da; ister uyut,ister yut Verirlerse yok deme,avucunu çukur tut Devlet malı denizdir,ne biter ne tükenir Fırsatını bulursan; deveyi hamuduyla yut Ense ağa döşeği,kalın mı kalın,kat kat Çene altı sarkıyor,zayıf kişiye inat Kimisi yemiş,yutmuş,halk sofrası mübarek Beslenirler milletin kanlarını emerek Soyulmaya mahkumsun,ey Devleti Ali'miz Her gün kanın emilir,ne durumda haliniz İştah kabartıyorsun,yağma malı mısın ne? Seni emen sülükler şiştikçe şişti yine Abdulhadi dert doldu,haline baka baka Söylediği doğrudur,keşke olsaydı şaka Her devirde doğru da eğri de vardır tabi Devlet malını çalan soysuz,vatan haini Abdulhadi Bay |
Yapmak Lazım Gönülleri
Yapmak lazım gönülleri gardaşım Yıkmak ancak cahillerin harcıdır İyilik,doğruluk,Hakk’a götürür Kötü olan cehennemin narıdır Gönül dedik gönül,bilmek gerekir Önce bu kapıdan girmek gerekir Kul razı olmazsa Hak razı olmaz Sonra Beytullah’ı görmek gerekir Farklı dinler,farklı farklı mezhepler Hepisi Allah’tan cenneti diler Onun dini ona,benim ki bana Ben yoluma onlar yoluna gider Cennet hedef,varmak için yürürüz Kazanç yeri dünya,böyle biliriz Ömür tarlasına ektiklerimiz Ya azap çektirir,ya seviniriz. Her can Hak’tan geldi; hatırı vardır Hatır baş üstüne,O bize yardır Habibi bizlere rehber,kılavuz O yolda mükafat,kurtuluş vardır Ne inancı ne milleti,ne dini Herkese yardımı görev bilmeli Yoksa nasıl kazanırsın bir sevap Kötülerin çoktur yükü,vebali Abdulhadi; her iyilik bir artı Gönül adamının olmalı farkı Başım dik,yüzüm ak,çıkmak ümidim Zira,mahşer günü kurulur tartı Abdulhadi Bay |
Yarım Elma
“Ben senin diğer yarınım” demiştin Yarımı kaybettim arıyorum ben Bitap düştüm aramaktan,hardasın Ha bire dolanıp duruyorum ben Yaşadıkça aklımdasın sözüm var Senin de karşılık bana sözün var Sözünden cayana olsun yazıklar Vallahi sözümde duruyorum ben Unuttu mu sandın,aramadıysam Aşkım diye mesaj yollamadıysam Kollarıma alıp saramadıysam Feleğe sitemler yolluyorum ben Unutmadım,unutamam,unutmam Seni yüreğimden asla çıkartmam Hatıranı silip bir yana atmam Dünkü anılarla yaşıyorum ben Anılar dizilmiş mendil sallıyor Seyrettikçe yüreğimi dağlıyor Hatıra gemisi uzaklaşıyor Hayal denizinde yüzüyorum ben Bir resmin var bende hatıra kalan Hani almıştım ya, arkadaşından Geriye ne kaldı? Bir ben bir zaman Günden,aya,yıla yürüyorum ben Mevsimler içinde Bahar’dın,Yaz’dın Gönül defterime aşkını yazdın Gündüz Güneş’imdin,gecemde Ay’dın Yönüm sana doğru yürüyordum ben Hasret kuyusunu kazdın bağrıma Uğramadın bir gün olsun yanıma Neden cevap vermiyorsun çağrıma Suçum neyse söyle, bilmiyorum ben Sensiz günler,aylar geçti mi bilmem Sevdiğim bu elden göçtü müi bilmem Küllenmiş közümü deştin mi bilmem Yaktığın ateşte pişiyorum ben Çiçeğimsin gülüm,gülnazım, canım Adını andıkça duruyor kanım Hülyalara dalar seni ararım Aşkın çöllerinde yürüyorum ben Ben barutum,sen çakmaksın,çaksana! Nasıl yanıyorum seyre çıksana Küllerime “aşk vurgunu” yazsana Yare doğru esip tozuyorum ben Benim gülüm gülistanın gülüdür O suna edalım,Hak’tan vergidir Aşk; güzellik değil, sonsuz sevgidir Yumak,yumak sevgi örüyorum ben Kölen oldum,pazarlarda sat beni Aşk oduna odun diye at beni Acı mıyım,tatlı mıyım tat beni Kıskanç bir dilberin tutsağıyım ben Sevda yakar,yıkar kural bu, işte Kar mı ettik yoksa zarar bu işte Köle miyim bilmem hür mü bu işte Sevda zindanına atılmışım ben Aşk: Çöl mü? ,Serap mı? Yoksa ateş mi? Gül mü? Gülistan mı? Saray mı? Köşk mü? Hayal mi? ,Rüya mı? Ya da Hasret mi? Biri mi? Hepsi mi? Bilmiyorum ben Seni sevmek suçmuş,sevince bildim Kirpiğin ok imiş,değince bildim Hasret hapisine girince bildim Müebbetmiş cezam çekiyorum dedim Abdulhadi Bay |
Yarış var
Yarış var,yarış var,şimdi yarış var Milleti bölmekte şimdi yarış var Vatan,bayrak diyen çağ dışı,yobaz Vatanı satmakta şimdi yaış var Filistin'e dönmeyelim dedikçe Tedbir alınmıyor bu gidiş nere? Bölücüler ötüyorlar her yerde Yakmakta,yıkmakta şimdi yarış var Haindir yalandan,vatan-bayrak der Bir yandan milletin kanını emer Türküm-müslümanım diyeni teper Türk'e düşmanlıkta şimdi yarış var Türküm diyenlere ırkçı dediler Başını örtene ceza verdiler Milli değerleri tepelediler Sağ gösterip sol vurmakta yarış var Bunlar dün Batı'nın uşağıydılar Bunlar dün bayrağın düşmanıydılar Bunlar dün Yunan'ın aşığıydılar Türk'ü Türk'e kırdırmakta yarış var İpin ucu puştun elinde geçti Milletin malını yedi ve içti Sıkışınca başka diyara göçtü Kaptı-kaçtı oynamakta yarış var Bu millet benimdir,bu din benimdir Vatan,bayrak,ezan; herbir şeyimdir Bunlar benim milli değerlerimdir Özünden kopmakta şimdi yarış var Yarış var yarış var şimdi yarış var İslama hücumda şimdi yarış var Söylenecek söz çok,ancak yerim dar Renksizlikte,densizlikte yarış var Örtünen kapanan gerici,yobaz Tekrarlanır durur, moda bu vaaz Yaz bakalım kara listeye Hadi'yi de yaz Gayri milli görünmekte yarış var Abdulhadi Bay |
Yolculuk
Umut iken daha ana karnında Dünyaya gelince pür-neşe olur Bebek iken atar,tutar severler Emmin,dayın derler akraban olur Çocukluk,ergenlik derken gün gelir Evliliğe giden bir yol izlenir Geçim derdi; ev,bark diye didinir Dünya meşgalesi,seferber olur Şu senin,şu benim,çalış ha çalış İnişli,çıkışlı uzun bir yarış Yorulursun,dilin çıkar bir karış Düz yol bile ona hep yokuş olur Üç oda bir salon ev hayal eder Diş-tırnak artırır,taksitle öder Ömrün son çeyreği gün birer,birer Rahat bir yaşantı ham hayal olur Acı,tatlı,sevinç ilegöz yaşı Böyle tarif etmek gerek hayatı Taze ile yan yana koy bayatı Bir gün öyle,bir gün böyle hal olur İster ayık dolaş,istersen berduş İster yerde sürün,ister uçan kuş Tapulu mekanın on-onbeş karış O da yoksa,kurda kuşa yem olur Acıya üzülme,sevinçten uçma Zengine yapışma,fakirden kaçma Üç günlük dünyada saltanat saçma Tacın tahtın bir gün tarumar olur Her ömrün özeti şu olsa gerek; El emeği,alınteri dökerek Tüm canları canın gibi severek Doğrular kaybetmez,kahraman olur Hakkı teslim eyle,haklı olana Tevessül eyleme,yalan dolana Haksıza haksız de baban da olsa Böyle bir hayatın anlamı olur Makamı,parayı marifet sanma Sahip olamazsan dert edip yanma Merhem olmaz isen sen bir yaraya Makam hüsran olur,para pul olur Hamallığı kalır yığdığın malın Sana fayda vermez,sarayın hanın Sağ iken topluma yaramayanın Öldüğünde malı malamat olur Nefisle imtihan; işin aslı bu Doğum ile ölüm; dünya faslı bu Ömür yolu yer yer çamurla dolu Çirkefe dalanlar,perişan olur Ömür yazısında son söz son nokta; Uzanır yatarsın kara toprakta Ecel alır ise eğer genç yaşta Akar göz yaşları,bir fgan olur Yazılan sayfalar bir bir tükenir Defterin kapanır,pırtın yüklenir Ecel aracıyla Azrail gelir Diyardan diyara yolculuk olur Götürürler bir metrelik çukura Eşerler toprağı yer belli olur Allah sabır versin yakınlarına Yanar yürek yanar köz belli olur Abdulhadi bugün,yarın öbür gün Bazen acı gördü,bazen toy-düğün Baş üstünde götürürler en son gün Üstünde topraktan bir yığın olur Abdulhadi Bay |
Yolun sonu
Bir gün gelir can cesetten ayrılır Dünya yolculuğu biter son bulur Kara toprak üzerime yığılır Meskenim,mekanım bir çukur olur Toprakta cesetler tohum misali Beşikte bebeler ekin misali Yetiyor çocuklar fidan misali Güz gelince ömür bir hazan olur Ömrüm mevsimleri dolanır durur Nefesim daralır,kalbim yorulur Ruh uçar bedenden cesedim kalır Toprağa gömerler bir yalan olur Derdim büyük dağdan,taştan,kayadan Ne bir murat ne tat aldım dünyadan Abdulhadi bir insandır sıradan Bir gün gelir toprak olur,toz olur Abdulhadi Bay |
Yuh Olsun
Hedefe varmazsa attığım oklar Yayı çeken kollarıma yuh olsun Hakk’a varmaz ise gittiğim yollar Bastığım toprağa,taşa yuh olsun Gücünden korkarak haksıza haklı Der ise dillerim,deyin korkaktı Yüz yüze gelende sözümü saklı Tutar da demezsen bana yuh olsun Makam mevki,rütbe falan dinlemem Büyük bir Allah’tır gerisin bilmem Hakkın habibine kem söz söyletmem Kula kul olursam bana yuh olsun Bir canım var,saklamadım meydanda Tehditmiş,baskıymış,değil umrumda Yeter ki dik dursun Hak divanında Başımı koymazsam bana yuh olsun Yuh olsun yetime kanat germezsem Yuh olsun mazluma arka çıkmazsam Zulüm dağlarını deviremezsem Yediğim ekmeğe,aşa yuh olsun Meydandayız, can pazarı kurula Kimler öle,kimler kaça kurtula Biz baş koyduk bu davaya bu yola Dönen dönsün,ben dönersem yuh olsun Vatan,millet,din ve bayrak uğruna Mermi deydi,süngü deydi bağrına Onlar fil ordusu, bende karınca Korkarda kaçarsam bana yuh olsun Deline de yüce dağlar deline Yiğit kim, korkak kim gayri biline Gök kubbeyi kötülerin üstüne Çöktürmezsem deyin bana yuh olsun Bilinmeli Atilla kim,Yavuz kim Arzda mühür idi, dün ayak izim ABD,Avrupa kimdir azizim Yel’imle yıkmazsam bana yuh olsun Kusur bende bedenime kurt girdi Yedi beni içten içe,kemirdi Düşmana çalıştı benden göründü Hakkından gelmezsem bana yuh olsun Bizi yıkmak için tuzak kurdular Hep kalleşçe sırtımızdan vurdular Yüze karşı ahbaptılar,dosttular Samimi dost sandım,bana yuh olsun Tarih tanık tuzakların tümüne Yıkıp geçtim ne çıktıysa önüme Ölsem bile yaklaşamaz ölüme Ölüm onu korkutmazsa yuh olsun Hak verdi,Hak aldı …gelirse ölüm Ben kara toprağa ne canlar gömdüm Parolamız:Ya İstiklal Ya Ölüm Cayarsam sözümden bana yuh olsun Bakıyorum...,Bozkurt yok ki baş ola Gök gürleye, yağmur yağa,yaş ola Mazluma zulmeden kara taş ola Zalimden korkarsam bana yuh olsun Uzandık mı gök kubbeyi tutardık Çadır gibi başlarına yıkardık Gık diyenin boğazını sıkardık Kötüyü kırmazsam bana yuh olsun Ne diyorum beyler uyarın beni Nerde Anadolu Alperenleri Dün öyleydi amma,dün geçti gitti Bu gün ne haldeyim... bana yuh olsun Yuh olsun ki bana,bırakıp gittim Irak’a Lübnan’a yardım mı ettim Doğu Türkistan’ı elimle ittim Bağırın çağırın bana yuh olsun Türküm demek, dilimdeki sermaye Başka yaptığım yok bundan öteye 'Müslüman-Türk' dediğin olur mu böyle Dört yüz yıl uyudum, bana yuh olsun Bütün değerlerim ayak altında Dinim de dilim de dar ağacında İpin ucu şimdi puşt avucunda Seyreder dururum bana yuh olsun Hep dedemle ecdadımla övündüm Mertlik mirasını yedim,bitirdim Yahu ben yaşarken öldüm,geberdim Gardaş kan içinde… bana yuh olsun Yeter beyler, sabır küpü çatladı Bomba değil, sinirlerim patladı Bir derdimi,beşe-ona katladı Hesap soramazsam, bana yuh olsun Yuh olsun kendime geri dönmezsem Bu beylerin defterini dürmezsem Abdulhadi,onları indirmezsem Yuh olsun,yuh olsun,bana yuh olsun Abdulhadi Bay |
Yunus Emre'ye
Erenlerin gönül gözü Herbir şeyi görür imiş Yaratan ın yardımıyla Müşkülleri çözer imiş Özün yanmıştır ateşte Hikmet aradın her işte Yalın ayak Karakış ta Gezermişsin sen yunus'um Hakk'a koştun ömür boyu Çile çekmişsin diz boyu Nefs karanlık dipsiz kuyu İnip çıkmışsın Yunus'um Yaratana kul olmayı Kişi kendini bilmeyi Gönül evine girmeyi Bilirmişsin sen Yunus'um Abdulhadi der ki bizler Yunus'ça söylesin sözler Hoş olsun bütün gönüller Solmaz bir gülsün Yunus'um Abdulhadi Bay |
Yüce Bir Davanın
Yüce bir davanın hizmetkarıyım Mevki,makam için bel bükemem ben Tertemiz geldiğim fani dünyada Haram batağında kirlenemem ben Tek gayem var,tek hedefim,tek yolum İslam aşkı ile her dem doluyum Bu yola fedadır,başımla boynum Hak'tan başkasına kul olamam ben Bu yoldan dönmek mi,mümkünatı yok Haram lokma yemem, ona karnım tok İnancı yüzünden millet çekti çok İnancımı asla inkar etmem ben O Kuran ki benim temel kitabım Onunla güzeldir sözüm,hitabım Yoluna kurbandır cismim ve canım Varlığımı ona adamışım ben Bizim mürşidimiz şanlı Peygamber Kuran ile sünnet bizlere rehber Sesimiz yükselir Allahü Ekber Allah aşkı ile yanan korum ben Diğer canlılardan şudur ki farkım Ayırt eder beni fikrim ve aklım Eşref-i mahlukum,çünkü insanım Yalnız yaratana kul olurum ben Abdulhadi Hak yolunda bir yolcu Vicdanıdır,yaptığının sorgucu Ondan öte yargıçların yargıcı Mahşerde huzura varacağım ben Abdulhadi Bay |
Yürüyelim Gel
Aynı çağda geldik bizler dünyaya İnsanlığa doğru yürüyelim gel İçimizden söküp kini,kibiri Ayaklar altında sürüyelim gel Hakk’ı tanımayan kalp boşa atar Güneş boşa doğar,gün boşa batar Mülkün olsa dağlar,taşlar,ovalar Baki kalmaz sana,gel insafa gel Her şey boştur dostum Haktan uzaksan Dünyayı tek elle kaldırıp atsan Denize girdin mi ikiye yarsan İnkardan uzak dur,gel imana gel Abdulhadi türlü yollar yapılmış Bir tercih yap,seçenekler sunulmuş Kimi makyajlanmış,hile yapılmış Dikkat et aldanma,Hak yoluna gel Abdulhadi Bay |
Yüzyıllar Önce
Yaradan Allah’ın adını andım Aha şu yazıyı yazmadan önce Yanmış,sönmüş nice ışıklar gördüm Daha ben dünyaya gelmeden önce Kimileri rüzgarlarla yarışmış Kimileri deryalarla boğuşmuş Kimileri hak adına vuruşmuş Bundan aylar,yıllar,yüzyıllar önce Ben de geldim,arza ayak basarım Hak ne biçti..,onca ömür yaşarım Dur-durak yok,O’na doğru koşarım Ruhum kanat vurup uçmadan önce Zalimlerin arkasından gitmedim Yaşıyorum,tükenmedim,bitmedim Hak kabul eder mi,desem ben geldim İhlas denizinde yüzmeden önce Abdulhadi,yürüdüğün bu yolda Boğulmamak lazım bir damla suda Hak kulunu asla yakmaz ki narda Doğru yoldan çıkıp azmadan önce 18.01.2007 Abdulhadi Bay |
Zaman
Atladım zaman atına Bindim işte gidiyorum 'Ol' deyipte oldurana Ulu Şah'a gidiyorum Aklım,fikrim dağılmadan Günahlarım yığılmadan 'Defol' diye kovulmadan Yola düştüm,gidiyorum Dağ-bayırı aşa,aşa Yem olmadan kurda,kuşa Yaz bahardan kara kışa Yalın ayak gidiyorum Mal istemem,mülk istemem Site,saray,köşk istemem Ağır kumaş kürk istemem Sizin olsun,gidiyorum Ağrı,sızı içindeyim Gelip geçici biriyim Dünya seni neyliyeyim Hoşça kal ben gidiyorum Biri ölür,biri doğar Yıldız gibi yanar,söner Gün tükenir,aylar döner Yıldan yıla gidiyorum Bir ışıktım,yandım,söndüm Savrulan bir köle döndüm Bir anlıktı benim ömrüm Geldi,geçti,gidiyorum Hadi,dünya mülk olur mu? Gelen ebedi kalır mı? Mezarlıklara vardın mı? Vardım,gördüm,gidiyorum Abdulhadi Bay |
Zaman Tahtası
Zaman tahtasına,yazılan ömür Hakk’ın huzurunda okunur beyler Yapılan iyilik ve kötülükler Teraziye konup tartılır beyler Ne duydun, ne dedin,ne ettin ise Ne yedin,ne yuttun,ne içtin ise Ne aldın,ne sattın,ne yaptın ise İlahi ekranda görünür beyler Bir yol ki şu hayat; yürü ha yürü Çamur-çirkef dolu,bu yol bir sürü Temiz yaşa,kirletme ki,üstünü Yoksa, soğan gibi soyarlar beyler Hayat denen olay,bölüm bölümdür. Her başlangıç,bir bitişten dönümdür Sinirim rüzgardır,sabır gölümdür Keskin sirke küpe zarardır beyler Son nefes depremi,her şeyi yıkar Bütün sistem çöker,duyular kalkar Ne kanın dolaşır,ne kalbin çarpar Ruh bedene veda ederse beyler İyilik,kötülük...,ak ile kara Her vurgun, yüzüne çaldığın kara Yüzün kızarmazsa,bak şu aynaya Ak alına kara sürmeyin beyler Abdulhadi defterinde kara var Allah affetmezse,sanma çare var Cennet te gül,cehennemde ateş var Bu ten bu ateşe dayanmaz beyler Abdulhadi Bay |
Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 09:32 PM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2025, vBulletin Solutions, Inc.