www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee

www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee (https://www.cakal.net/index.php)
-   Edebiyat (https://www.cakal.net/forumdisplay.php?f=268)
-   -   Abdullah Karabağ (https://www.cakal.net/showthread.php?t=142254)

GooD aNd EvıL 03-01-2009 04:41 PM

Kaç Güneşle Doğdun Pencereme Bilmiyorum

Kaç güneşle, kaç düşle doğdun pencereme, mutlu musun?
Dondum odamdaki aynanın karşısında sana bakarken
Bir kabahat mi işledim bu sabah, söz mü getirdim hatırana?

Çerçeveli resmini aynanın sağına koymuş kızın Güzelyüz
Öyle ayıpsar yüzle bakma bana, biraz sonra işte olacağım
Kahvaltı bile yapamadım, geç uyandım uykudan, hastayım
Hasta dediysem, ciddi değil, soğuk algınlığı gibi bir şeydir
Öyle dolu gözlerle bakma bana, bu halimle de çalışabilirim.

Kaç baharla estin, kaç ayla doğdun pencereme, mutlu musun?
Saçlarım ağarmış, biraz da seyrelmiş; takma, böyle de yakışıyor
Öyle bakma yüzüme, kuaföre gidip boyanmayı düşünmüyorum!

Dedim ya, işe geç kalıyorum, çok çalışmak zorundayım kızımız için
Şimdi yatakta, uyuyor, bugün pazar, ek işim terzilik, becerebiliyorum
Güzelyüz biraz sonra kalkacak, buraya gelecek, dişlerini fırçalayacak,
Yüzünü yıkayacak, saçlarını tarayacak, aynaya bakıp başını sallayarak
Bu, babam diyecek sana, bana baktığın gibi ona da bakarsan darılırım!


Tartıya Kalan Düşler

Abdullah Karabağ

GooD aNd EvıL 03-01-2009 04:41 PM

Kalemin İşlek Işıltısından Bakabilmek Sana

Suyun açık ayasına gömülen yontucunun elmas
kaleminin işlek ışıltısından bakabilmek, ezcümle;
Nasıl bir anlayıştan doğar ki, düşünebildin mi hiç,
Mutluluğun gelincik yanaklı, elden ele habercisi...

Dileklerin kaşbastısından suya sarkan usta ellerin
fal yorumundan damlayarak dokunabilmek sana;
Nasıl bir hasrettendir ki her uykuda aynı yatakta
baş başa, kucak kucağa yatılır da, aşk acımazdır,
kavuşmaz boy veren prenslerine yoksul kızların
Ve her defasınde boşluğun iç sarsıcı vuruşuyla
kalkıp oturacaklar boş yataklara, hayal diyerek!

Hayaldir, kurmakla bitmeyen tek dünyalarıdır:
Atlayacak bir gece vakti fabrikalı kızlardan biri
kapıda bekleyen beyaz atın terkisine, ol atlısının;
Süzülecekler sessizce, vardiyalı gülümsemelerle
uzaklara ve daha ilk molasında elele durmadan,
Çalar saati çalacak baş ucunda bir çalışan kızın:
Fırlayacak yataktan, işe geç kaldım diyerek!

Bugün hafta tatilinin başlangıcı, yarını pazardır,
iş çok, gecenin geç saatlerine kadar çalışılacak.
Ne mutlu kızlara, uyku verilmeyecek prenslere!


Tartıya Kalan Düşler

Abdullah Karabağ

GooD aNd EvıL 03-01-2009 04:41 PM

Kapalı Kesitler

– • – • – • – • – • – • – • – • – • – • – • – • –
Cezayir........................................... ...film
Ulusal............................................ ....sinema
Kurtuluş....................+.................... ..kilitli kapılar
Mücadelesi....................................... .yangın

........................13 Kasım 1960.................

A................................................. ......................EZ
M................................................. .....................İ
Û................................................ .......................L
D................................................. ......................E
Ê................................................ .......................N

......................=280 genç + çocuk=.............

– • – • – • – • – • – • – • – • – • – • – • – • –
Cezayir........................................... ...De Gaulle
Ulusal............................................ .........Sartre
Kurtuluş.......................+...............bo mba
Mücadelesi....................................... ......Malraux’nun

...........................7 Şubat 1962...............
e................................................. ....................V
v................................................. ....................A
i................................................. .....................R
n................................................. ....................A
e................................................. .................. N

.....................=Delphine Renard=............

– • – • – • – • – • – • – • – • – • – • – • – • –
........................SAVAŞ ve BARIŞ.............

S................................................. ....................S
O................................................. ...................O
N................................................. ...................N
L................................................. ....................U
U................................................. ...................Ç

KAÇINILMAZ

– • – • – • – • – • – • – • – • – • – • – • – • –

................................=BARIŞ=.......... ........


Lacivert Oyalar

Abdullah Karabağ

GooD aNd EvıL 03-01-2009 04:42 PM

Kardelen

Kışı, ayazı seven, yağdığında her yere beyaz
inciler dizen karı bilirsiniz. Kar, kardan utanır
mı, utanır. Bilmiyor musunuz o halde tanımıyorsunuz.

Kar, kargülüyle evli, yıllarca bir yastıkta
lapa lapa mutluluk yağdırmışlar. Ama bir açmazları
varmış, çocuksuzluk.

Erkeği eşine: bir çocuk isterim göbekten
kartopu, nur topu.

Kargülü, karın ahından süklüm büklüm. Düşünür
taşınır, Noel Baba’ya gider. İçini açar derdini saçar.

Noel Baba sakalını kaşır,bıyığını sıvazlar,
bir telini çeker, kadının parmağına halkalar.
-Kıskançlık körelir körelemez dileğiniz karlanacak.
İsmini kârından süzdüm: Kardelen!


Yıldız Dalı Yasaklı Gönül

Abdullah Karabağ

GooD aNd EvıL 03-01-2009 04:42 PM

Kareler

Kameraman karele
Karpat bezeği
Baya Mare
Levhada
Sasar
Harami cevher
siyanür

Tisza
komada
Bergen-Belsen
Tisza
Ruanda kampı
Kongolu
Tisza
arkanlı Bosna
Titosuz
Senta
çernobil
Sirende Voyvodi

Tuna
karantinasız
Siyanür damlar kareme
Kameraman karala
Tavandaki kareleri
Uluslararası paylaşımın doruğu
Davos’tan
fora yelken!


Halkalı Seher

Abdullah Karabağ

GooD aNd EvıL 03-01-2009 04:42 PM

Karıncalar Da Söyleşir

-Birilerinin birisi olmak mı
-Hayır
-Niçin bendeki birim
-Çünkü sadece birin birisi olunur
-Ah zavalı birim
-Kendinin zavalısı birisi
-Ama bire sahip olabilmek
-Yani
-Bir varda bir olunur
-Sen yüreği büyük birim
devleti zengin yüreğim
-Evet sen açıl birlerin zenginliğine
-Bir açılır derin düşünür gizli salınırım
saklıyım sözlerimin derinliklerinden
seslenirim
-Yürek devletin anlaşılamıyor bazılarınca
-Ne yazık ki öyle anlaşılacak
-Akıldan aptal çalışkan birileri mi
-Aptal olmayan ne var ki
-Ancak aptallar kendilerini
akıllı aptallarla karşılaştırırlar
-Övünmek övünmek övünmek
onlar ki hep övünürler birbirileriyle
-Yaratmak ve yaratılmak
övünmek midir
-Yaratanların çekilmez talihsizliği
-Büyük yaratıcılık
-Büyük yaratıcılık yoktur
O birin hırsıdır ki herkesin
her şeyin üstünde bir olmak içindir
-Birim yaratıcılar çok kıskançtır
onlar ki yaratmadan yaratılırlar
-Ah güzel yaratanlar
-Dostum güzel olmayan ne var ki
-Aptal çirkinlik budala çalışkanlığı
-Vay dostum akıl çirkinliği
çirkin olmayan ne var ki
-Karıncalar yani sen ve ben
-Ama çirkin ve güzel
-Ben ve sen ve biz
-Güzel ve.çirkindir her şeyimiz
-O halde
-Yaratırken yaratılmak
-Karıncalıktır
-Çevremizdekiler aramızdaki kurnazlar
-Sen ve beni birleştirirler
-Birler birileriyle ayrılıkta
-Güzel ve çirkindirler
-Ben sen ve biz
-Bire birin birleşiğiyiz
-Çirkin ve güzeldir dünyamız!


Yıldız Dalı Yasaklı Gönül

Abdullah Karabağ

GooD aNd EvıL 03-01-2009 04:42 PM

Kayın Dalı

Serden sapkın biri
Bu ormanda
servi devirdi
Nerdeydin
kayın dalı
kayın dalı

Haydi diyem yaylım ateşi
Daradır zalimbaşı
Bu mahzende
Filistinli Rami devrildi
Nerdeydin
kayın dalı
kayın dalı

Abram
bir katil arıyorum Rami
iğne bile taşımayacağım
Beni alından vuracak
o lânetlenecek
biz yaşıyacağız
Yeter ki yerimden
bir kayın filizlensin
kayın dalım
kayın dalın.


Lacivert Oyalar

Abdullah Karabağ

GooD aNd EvıL 03-01-2009 04:42 PM

Kelaynak

Ismarlama seçim
ıkıl ıkın sayışma
Pusula
iskarpin koltuk
Annibal andı
sayın saylav
kelaynak

Rezalet
fazilet
Soku siyaset
Dikkat
başkan şevket

Annibal
ne münasebet bayım
ret!


Halkalı Seher

Abdullah Karabağ

GooD aNd EvıL 03-01-2009 04:42 PM

Kelebekler

Ne zaman bir kelebek
Bir kelebeği paylarsa
Üzeri yakar beni
Ezinci örter beni

Ne zaman bir kelebek
Bir kelebeği yıkarsa
Sangısı tutar beni
Yengisi yakar beni

Ne zaman bir kelebek
Bir kelebeğe kıyarsa
Kıyımı çarpar beni
Ağıdı tutar beni

Varlıklar arenasında
Kelebekler safında mıyım
Kavgaları kelebek
Mevsimlerin evsininde
Kırınımları kelebek
Kanatları örter beni.


Lacivert Oyalar

Abdullah Karabağ

GooD aNd EvıL 03-01-2009 04:42 PM

Kemancı Çocuklar

Alır mısınız bizi şoför abi
Türkü söyleriz keman çalarız
Uzun hava kırık hava oynak havalar
Hele bir darbukacımız var
Vallahi şeytan parmaklı
Nizip’i çıkar çıkmaz
O dinlenme tesisinde indir bizi
İsmini söylersem reklam olur

Alır mısınız bizi şoför abi
Her birimiz bir yuvadan geldik
Hepimiz çekirdekten çalgıcıyız
Şarkı söyleriz türkü söyleriz
Bir Türkçe bir Kürtçe bir Arapça
Türkümüzü söylersek yasak olur
Birecik Köprüsü’ne varmadan
O dinlenme tesisinde indir bizi
İsmini söylersem reklam olur

Alır mısınız bizi şoför abi
Grubumuz okullu ekmek peşindeyiz
Bir cumartesi bir pazar yetmez
Akşamları da çalışırız
Urfa’ya girmeden
O dinlenme tesisinde indir bizi
Yolcular çay molasındayken
Bir leylim havası çalarız
Sabuha’yı söyleriz Zeliha’yı da
Türkümüzü söyleyemeyiz
Söylersek işimiz yasak olur.


Yıldız Dalı Yasaklı Gönül

Abdullah Karabağ

GooD aNd EvıL 03-01-2009 04:42 PM

Kendilik

K...............Kendilik....................K
e................................................. ..e
n................................................. ..n
d............Damardaki.....................d
i.................kem’i......................... .i
n............kendince........................n
c................ben’i.......................... .c
e............aşamayan.......................e
.................aşılır........................ .....
b................................................. ..t
e................................................. ..i
n................................................. ..n
i...........Aşılanan çabası................i
.................aşan’ı....................... .....
a...........durdurmaktır...................a
ş................................................ ...ş
a................................................. ..a
r................................................. ...r
s........Tam aşamasındaysa...........s
a.................aşmanın.....................a
n........aşan.................................... n
..............boğanı bile......................
b...........................aşar................. .t
e................................................. ..e
n................................................. ..n
i................................................. ...i
n.......Boşunadır...........................n
l................aşılanın...................... .l
e.........aşılma telâşı......................e

b................................................. ..b
u................................................. ..a
l................................................. ...r
u................................................. ..ı
ş................................................ ...ş
u................................................. ..ı
r................................................. ...r
s................................................. ..s
u................................................. ..ı
n................................................. .n.


Yıldiz Dalı Yasaklı Gönül

Abdullah Karabağ

GooD aNd EvıL 03-01-2009 04:42 PM

Kestane

Kestanem
kızılderili
çıplak süvari
Onbeşli kısrak
çin-maçin yanak
Saki çerez
çilingir akşamında

Grenata
mollisisima
dentata
Kızılgerdan
Sergi bakır
gazel dökümünde

Kestanem sativa
gerdek mobilya
Tahran’dan telgraf
morssuz
Pastaran kaması
Çarçiran askısı

Kestanem çelebi
çınar-ceviz
gezgin

Urmiye’den gazi
gülümser.


Halkalı Seher

Abdullah Karabağ

GooD aNd EvıL 03-01-2009 04:43 PM

Kızım

Yeter baba diyorsun
Yazıların kan-barut
Satırlar köz zinciri

Kızım
Kim istemez
Mavisi bambu duvaklı
denize açılmayı
Sahile sağılan
Bulutların gölgesinde
Günün yorgunluğunu
Kahve falına takmayı

Gamzesi
gülen ay kızım
Kabahat bende mi
Çöl almış yazları
Bahar gelmeden göçer
Hali duman güzlerin
Tufan sarmış gökleri
Yani demem şu ki
şimdi oralar yangın yeri

İnadına
Bir dağ kırlangıcı havalanır
Döner dolaşır
Konacak dalı yok
telekleri yasta.


Şarkım Karanfilde Kalsın

Abdullah Karabağ

GooD aNd EvıL 03-01-2009 04:43 PM

Kimsesiz Akşamdı

Zengin akşamlardan kovulan
Lokmasız kimsesiz akşamdı

Gözlerin dilencisiydi
akıyla yıkandı
aydınlığıyla tarandı
merceğe konuklandı
yedi içti krallara özgü

Sabaha karşı kaşlara çekildi
geceyi de almıştı koynuna
Gözdikeğiyle
gözlerinde gecelendi
gözlerinde sabahlandı

Uyandığında
sabahsızdı gözleri
geceleyen gözlerle indi
gözler kentine
Şaşırdı
gözleri yüzer gözdü
köşebaş(ı) larında çörek satıyorlardı

Üstü
hırkasız kimsesiz sabahtı
varoşlardan kentin merkezine akıyordu.


Yıldız Dalı Yasaklı Gönül

Abdullah Karabağ

GooD aNd EvıL 03-01-2009 04:43 PM

Kirpikler

Kirpiklerin
kirpiklerime
çevirme çevlik
kirpiklerin
bükün çevrik
Dögeler kervanı
kervankıran belemir
peri ferlerin
ferlerini
ferlerime dola
sarmaşdolaş
akasma sarsım
sevecan sıcaklığın

İkirciklendin
ivecen sevim
kirpiklerin
yılgın
kirpiklerin
eğreti
Deyi
deyime
deyişlenmeden savuştun.


Lacivert Oyalar

Abdullah Karabağ

GooD aNd EvıL 03-01-2009 04:43 PM

Kökler

Kefa
cefa
sifos
kipani

Mervani
artuklu
eyyubi

Dolmen gömü
donasın ılısu

Ören siteler
beserme kurgu
sundurmalı belkıs

Sam’al
tilmen
yesemek

Talan
vandal dakikaların
dakikliği

Çanda
uyuklayan nemesis
çan çan
karabasan

İstencim bitelge
öngününde kurutulur
kökler.


Lacivert Oyalar

Abdullah Karabağ

GooD aNd EvıL 03-01-2009 04:43 PM

Kurbağalı Park’ına Bir Dümenci

Havuzun kaygan iç duvarlarını ölçercesine
Gezindikten sonra daha yeni çıkmıştı sudan,
Süzgün bakışlarla izliyordu yakın çevresini
Kurbağalı Park’ın sevimli, sürmeli kuğusu.

Uzun zamandan beri binici ağırlığına hasretti
Kenarları sarmaşık sarmalı parkın atlıkarıncası.
Mevsimi değildi çocuk cıvıldaşmalarının,
Duruyordu yerinde, dolup dolup dönmeyince
Bir hayalet gibiydi plâstik, geniş sepetleriyle.

Gagalarken tüylerini atlıkarıncanın gizli gözcüsü,
Beyaz bir kuş göründü bulutların beyazlığından,
Kuyruk üzeri, sarkık ayak üzeri, kanat çırpıyordu
Konmak için atlıkarıncanın direğine, konmadı,
Boş sepetleri kolaçan etti, boşluk ürkütücüydü.

Gagasında çırpınan dümenci balık yavrusunu
Kurbağalı Park’ın kuğu fıskiyeli havuzuna atarak
Tiz bir sesle uzaklaştı kuğuya müjde verircesine.


Tartıya Kalan Düşler

Abdullah Karabağ

GooD aNd EvıL 03-01-2009 04:43 PM

Kurgu

Hiçlemenin hamuru
hicran
mayası
bağlılıkta birlik
Bir ağız yufka
öylesine tadımlık

Mal
canın yongasıysa
biraz onur
azar azar ağmalı

Gelişmek
satıya katlanmak
erişmek
katına katlanmaktır
yetişmek buysa
yetiştin

Yatır kaygımı
gama
kurgu
yorumda hiçlensin.


Yıldız Dalı Yasaklı Gönül

Abdullah Karabağ

GooD aNd EvıL 03-01-2009 04:43 PM

Küçüğüme Ağlarım

Cansuyumsun abla
Suyumuz ısındı
Onurun başkaldırısıyla
yıka beni
Yeni giyecekler isteyemem
Eskilerle yetiniriz
Çalışabilseydim
Yırtardık yakasını
yoksulluğun
Yoksulluğa alıştık
Küçüğüme ağlarım
Hastaydı bakamadık
eridi bitti
Abim giderken göremedim
Yokluğuna alışamadım
Işıksız bir anda süzülmüş
turna dansı unutmabenilere
Diyorlar ki hayırsızmış

Canözümsün abla
Pahalı oyuncaklar isteyemem
Arabalarım eski ayakkabılar
Ekmek taşırım yoksul evlere
Çok yorulurum
Yatarken masal istemem
Ninniler söyle küçükler uyusun
Süzüleyim
turna dansım unutmabenilere
Varsın desinler hayırsız
Pek yakında hayırlı haberlerle
döneceğiz
Balonlu sakızlar dağıtacağım
çocuklara.


Yıldız Dalı Yasaklı Gönül

Abdullah Karabağ

GooD aNd EvıL 03-01-2009 04:44 PM

La Déesse de mes Tendresses

Mon astre était un vendeur étrange au bazar de misères
Où il va ç�* et l�*, il marmonne, il, en criant parle aux gens,
De mes chagrins, de mes tendresses, de mes douleurs
La nuit tombe, personne n’achète, il les rerange.
J’ai senti de malchances d’une saison noire de vente!

Déesse de mon astre était un curieux modèle �* l’exposition des nues

Elle dit: « J’ai une belle image pour photographes, pour peintres. »
Elle dit: « J’ai de meilleures tailles corporelles pour sculpteurs. »
Elle dit: « Je criai je longeai de vitrines aux vitrines. »
Enfin, une chance; venants de peintres et de sculpteurs célèbres,
Ils sont pensé sur elle, elle a dit: « Regardez, celle que vous faites! »

De quoi s’agit-il? -La déesse de mon pot de fleurs, ça suffit…
Cendres de mon désastre auront des bourgeons aux salons de beauté,
Ils me diront: ça suffit notre astre, ça suffit notre désastre!

Et, je murmurerai: Donnez-moi ça, la déesses de mes cendres…
ça suffit


Boucles de Canicule

Abdullah Karabağ

GooD aNd EvıL 03-01-2009 04:44 PM

La Maison des Douleurs

Une belle maison �* louer tout de suite
Elle m’a restée d’héritage d’une femme,
À son deuxième étage; il y a beaucoup
De désirs, de passions, de relations…
J’ai accroché une étiquette �* sa porte:
« Ne pas sonnez, s’il vous plaît! »

J’ai une maison superbe et ouverte �* visiter
Elle m’a restée d’ambition d’une femme,
À son premier étage; il y a beaucoup
De douleurs et un adieu inoubliable.
J’ai accroché une étiquette �* sa porte:
« Ne pas entrez �* l’instant, s’il vous plaît! »

J’ai une maison ancienne qui s’était jaunie
Elle m’a restée du coffret d’une femme,
À son étage sous le toit; il y a beaucoup,
De lettres, de photos, de rouges usagés.
J’ai accroché une étiquette �* sa porte:
« Entrez sans sonner, s’il vous plaît! »


Boucles de Canicule

Abdullah Karabağ

GooD aNd EvıL 03-01-2009 04:44 PM

Lacivert Oyalar

Sırdaş
.......korunak
sayvan
.......akasya
mağrur
.......mendirek
mahmur
.......menzil
lacivert oyalar Leman

Cazlar
.......uzunçalar
mavişler uzaduyum
.......büyü beniz
laciverdi seren
.......lacivert özler

Ayılmadan
........açılamazsın kaptan.

Not: Eleştirilere yanıt:
Farklı bir şiir anlayışıyla yazılan bu dosyanın dize
düzeni(mısra kaydırmalı) genellikle yukarıdaki gibidir.


Lacivert Oyalar

Abdullah Karabağ

GooD aNd EvıL 03-01-2009 04:44 PM

Ladeslim

Hongkong sahili değildi
Pekin ördeği de yoktu masada
Ateşin
Köşkünde tutuştuk
Acına
Elveda diyeyim ladeslim
Ayrılığın
Perçemine manolya taktım
Resminden esinlenir

Sahne düşer payıma
Tek kişilik sensizlik
Işıklar ak sakallı
Bin bir gözün
Dişlediği eğlemcem

Nazdan
Besteye dolan
Yıldızı
Gölgesinden çalan
Kahrına
Bilenen sevdam.


Şarkım Karanfilde Kalsın

Abdullah Karabağ

GooD aNd EvıL 03-01-2009 04:45 PM

Laf Sarayı

Belgeli laf sarayı işe zorlanır
Eşyanın doğası gereği çalçene direnir
zoralım!
işteşleri onaylanır
Pagan serpintili birikimlerin göleti
laf sarayı

İş sarayında kuryeler imlenir
paketlere aktarılır
Alıcı-vericiler atakta
bağlantılar hızlanır
telin dağarcığı tınıda

Saraylıların paydasında sözel ağırlık
gelgitler eklemlenir
mimlenir beklentiler
iletişim devre dışı
Laf sarayı iş sarayını kuşatmış
Duraklar uyaklı ilenir
kar kirletmiş dağları
Dağları kayıran bilenir.


Yıldız Dalı Yasaklı Gönül

Abdullah Karabağ

GooD aNd EvıL 03-01-2009 04:45 PM

Laliş

Ezidî kanar
Serdar Halid’e
Mabedi çıralanır
Sincar’ın

Urfa’dan Siirt’e
elli bin darağacı
Şehrizor
Hemdan

Deb
hardadır nârdan
Mani
mânileşir
Behram’ın prangasında.


Halkalı Seher

Abdullah Karabağ

GooD aNd EvıL 03-01-2009 04:45 PM

Le Silence d’un Esprit Solitaire

�* L’abbé Pierre

Quel bien-aimé de la cour: croire au regard!

Si silence d’esprit lunaire, aimer la solitude
D’où partir pour prologue d’une découverte
Donc c’est plonger dans détails de ténèbres:
La pénombre solitaire, la pénombre sinistre.

Quel bien-être de la terre: croître en beauté!

La vision claire qu’elle boit celle de la lune,
Le visage d’un bébé accompagne avec elles
C’est panorama qui accorde tous les rayons:
La source du soleil, l’étiolement de maîtres.

Quel appel des fidèles: le voyage �* l’infini!


Boucles de Canicule

Abdullah Karabağ

GooD aNd EvıL 03-01-2009 04:45 PM

Les Façons et les Amants/es

Sous les auspices de votre pensée émue
Dans mes prunelles les bijoux brillants!

Se reformer en vain, par cillements tirés
Mon corps comme une colline �* démolir.

Et les autres collines que de la montagne
Où une porte qui entre deux colonnettes
Et mes façons sont fulminants d’amante.

Je suis sous l’emprise de votre splendeur,
Ses façons retrouver les amants disparus.

Une sépulture: deux corps et colonnettes!


Boucles de Canicule

Abdullah Karabağ

GooD aNd EvıL 03-01-2009 04:45 PM

Les Prix des Tours d’une Espérance

Fils des fécondes féminines tricheuses et masculins
trompeurs ou ceux des femelles et mâles fécondés.

Ceux qui orphelins, uniques, les guides des racines
et quelques-uns aux quelques choses d’éristiques.
Ceux qui avaient été en soleil solennel de souffrants
et de germes ou en terre ou en airs de climats érotiques.

Ces fils étaient des rejetons entre l’ombre et lumière,
Leur ironie du sort entre la soif et faim de quelqu’un.

Ses pères ou serveurs de ses mères: les fils de choses!
Ils découvrent les plaines en tendres ou des charmes
Où toutes les vies solaires débouchent toutes les paroles:
Aux chaleurs, aux aires, aux eaux que des rejetons sont
Dans les circulations en pleines de vies des élixirs nus.


Boucles de Canicule

Abdullah Karabağ

GooD aNd EvıL 03-01-2009 04:45 PM

Les Sentiers des Impressions

Je me suis fatigué de voyages sur les routes
Qui embrachent les sentiers des impressions.
Je descendis parmi les profondeurs des lignes
Pour fleurer les effluves de soirées en excuses,
Absence, les souvenirs s’en avaient absentés!

Je me suis impatienté de chercher �* retrouver l�*,
Notre mélodie qu’�* l’unisson en réponses évasives.
Je montai parmi les fleurons des dessins animés
Pour le déjeuner de soleil sur la terrasse côtière,
Je ne t’ai pu voir, mais j’ai vu ton visage floral!


Boucles de Canicule

Abdullah Karabağ

GooD aNd EvıL 03-01-2009 04:45 PM

Ma Racine Etait de ce Mouchoir

Mouchoirs en pétales des rameaux d’un arbre
Qu’il était �* la frontière �* côté d’un désert nu.
Murmure de l’eau, fontaine, veines de marbre,
Maisons, salons, chambres, sur mon mouchoir.

Corneilles nocturnes envahissaient aux tabous
Mais papillons en couleurs craignaient leur vol.

Un arbre de mouchoir est parmi tout le monde.
Il n’est pas pu apercevoir par aucune personne,
Ce qui n’est pas appartenu �* aucune jardinière.

Il y avait un papillon de jour n’aime les tabous
Et mon mouchoir ou la lumière sur mon visage.


Boucles de Canicule

Abdullah Karabağ

GooD aNd EvıL 03-01-2009 04:45 PM

Mandela

Kara Mandela
elması karası
nelson

Ak mustafa’nın
ödülünü reddetti
medya

Pencereni temizle
Ezen
ezilene borçlu

Kara Mandela
afrikalı
Ak Kemal’i reddetmedi
Kendisinden başka
ve aynı zamanda
kendine düşman
zihniyeti reddeti

İmza
Masa Dağı’ndan
Aslan Başı.


Halkalı Seher

Abdullah Karabağ

GooD aNd EvıL 03-01-2009 04:45 PM

Maviçam Ormanı

Çevresi çepeçevre çağlayan
Geçen çağların çağlaması
Zemin katı diyesin dövme bilezik
Böyle bir yakada kayanın
Sergenine oturtmuştu villasını
Büyük gözaltı ormanını
Buradan yönetirdi çağın
Asarım-keserim dilkeseni

Saltanatın zoru bir makastı
kesmece dildi gıdası

Sınırlarını uçurumların belirlediği
Maviçam ormanı bir âlemdi
Gece kondum gündüz dondum
misali
Ensede makas tabana kuvvet
dilkesen yasası

Saltanat saltanat içindir
Tabi ki kutsaldır dilkesen hesabına
Eğitilmeli maviçam ormanı
Makastan kurtulmak
dilini yutmaktı
Dilini yutana
karından konuşmak
serbesttir
İşbu mısralar gibi

Yok mu başkaca hal çaresi
yani çağlayanca
Sıram sıram diller çağlarsa
niye olmasın

Amaaa

Makasın bacakaları uzun
ayakları şıkırdar

Peki kim takacak zilleri?


Yıldız Dalı Yasaklı Gönül

Abdullah

GooD aNd EvıL 03-01-2009 04:46 PM

Mavişlenen Aşklar

Robotların sergisinde baş robotlar
Baş robotların oturumunda putlar sürüsü
Yazgıların üleştirilmesinde
Bir acayip küçültmüşler
Yaratıcı üreticileri tanrılar sürüsü

Söylenir hiçlenir söylenir
Ununu elemiş duvara asmış eleğini
Hasretinden gözleri mor halkalı
Parklı köşkün saygın hanımı

Hiçlenir söylenir hiçlenir
Meşguliyetsizlik
Günde bir tırnağını kestirir
Kalın keser ince keser eğeler ojeler
Şaşaalı parkın köşklü hanımı

Acılanır hislenir acılanır
Süpürür köşkün içini dışını
Solur hanımın parfüm kokusunu
Mengili selvilerin navişli gülşeni

Parklı köşkün mutsuz hanımı
Aşklarını gezdirir gezmelerinde
Doyumsuz sevişmelerin sahnelerini
Buruk ayrılıkların yanık karelerini
Hislenir acılanır hislenir söylenir
Bond çantalı tek çekli çok hesaplısın
Cüzdanı dolu dolu boş kartlısın
Bir acayipsin vefasız sevgilim
Hazan gezmelerimde yâr uyaklısın

Parklı köşkün saygın hanımı
Elemiş köşkün içine dışına
Mor halkalı gözlerin öyküsünü
Söylenir süpürür selvilerin mavişli gülşeni
Bir acayipsin büyük hanım
Bir acayip sevmişler seni
Bir acayip derde salmışlar seni.


Yıldız Dalı Yasaklı Gönül

Abdullah Karabağ

GooD aNd EvıL 03-01-2009 04:46 PM

Mehkûmê Dilê Xwe Me

-ji Mehmed Uzun re-

Tu kes nikarin ji ber xelas bin,
Hîn negîhîştime, hêvalên te ne
Berhewa dikine bi mêlên xwe;
Kela kelê me li ser meqama te
Lê, ez mehkûmê zara xwe me!

Tu helatî ji nav rind û bilindan
Pepûlê ber şewqa çavên te me;
Hesret mam, qet min têra xwe
Li vî alî, li wî alî temaşe nekir
Lê, ez mehkûmê soza xwe me!

Ketime nav deşt û keviristanan
Vedidim der û beran, ne dîn im
Ma kevir biqelşin li ser keviran
Karê min ne defîne û gewher in
Lê, ez sîmyagerê zêra xwe me!

Serê min de tim tên sêwirandin
Tu disefînî bi stêr û balinde ve;
Ez ne nexweş im, pir darhal im
Dixwazim te bigrim bê sêrbazî
Lê, ez mehkûmê dilê xwe me!


Sewta Berbangê

Abdullah Karabağ

GooD aNd EvıL 03-01-2009 04:46 PM

Melek

Aşı
erselik

Yârende
şölenlik

Aşkı
zinalık
erilin beyerki
seni
beni
soğuran
erek

Sen
nesin
dilek?


Lacivert Oyalar

Abdullah Karabağ

GooD aNd EvıL 03-01-2009 04:46 PM

Miçê

Köz yürek avuçluyordu
Temmuz güneşini
Dudağı kavruk
Toprağın terinden
Yoğrulan palêvan

Zihne dolarken
Bebe Miçê
Harran yazından
Nemrut diyarına
Sevgi yolluyordu
yumak
yumak

Miçê büyüdü

Delişmendi çağı
Atlardı
arabasına atın
Koştururdu
ekmeğe
Ekmek
aslanın ağzında

Devir doğurgan
Devir
Yedi başlı zulüm
Devir zorba kalesi

Kentte
Yabanda
Panzer
Gülle sesleri
Can pazarına sürülmüş
*******in kuytuluğunda
mangalar

Kayıp
İnfaz mangaları
Ve
dağlarında tomurcuklanan
ülke’min
gökkuşağı ezeli sevdası

Yâr sesine doymadan
Bohçalanıp savrulmuştu
Nemrut eteklerinden
Avrupa sokaklarına
Oğul Miçê
Bir hoş sürgün
bir vurgun karası

Gün ola devran ola

Masal olmuştu
Diyarı Semsûr’un
Bozkır güneşi
Koca ana’nın
Tandır ekmek kokusu
Davetkâr kavalın
Eyşanê Elî’si
Turna dilinden
yâr nefesi
Zılgıtlı düğün alayı

Gün ola devran ola

Omuzdan aşağı
Luleli saçlar
Luleler
Zümrütü anka
telekli
Alnından başı
sicim şeritli
Küpeleri
sedef

Boynu
tasmalı
Midye
gerdanlık
İşlemesi
cıncık-boncuk

Şu kaldırım benim
O kaldırım senin
Cebinde natel’i var
kimin
gözü-kulağı
Kolunda
İri kalçalı ‘yosma’
Yosmaca ömür eritir
Lozan sokaklarında
Ve yanıbaşında
Paramparça yürek yarası
Kongre Binası!


Şarkım Karanfilde Kalsın

Abdullah Karabağ

GooD aNd EvıL 03-01-2009 04:46 PM

Mihemedê Benlî

-Bu Memed nasıl kurtulur-
1
Tanıktır
Bilge Fırat tanık
İsyan besler koynunda
Yerin yedi katına tutsak
Tarihi ayaklandırarak

Sanıktır
Koca Fırat sanık
Dalında şahin yuvasıdır
Şikefta Bûk û Zavan
Dersanesi
Can yoldaşların
Oniki Eyül öncesi

2
Yıl
Bindokuzyüz seksenyedi
Mevsimlerden yaz
Yine geldik sana
Şen ola
Kemerli Mezrası

3
Kimdi
Neciydi
Ne gerek var
Sual etmeye
Güne
Gün gözüyle bakmayınca

Namı diyarı
Diyarından aşırı
Bir adı
Mihemedê Benlî
Bir adı
Benli Memed

4
Avcundaydı yüreği
Daha da avuçladı
Vardı köy odasına
Mustafa Bey’in makamı

İkramı bol
Hürmeti sinsi
Bey’in silik turası
Kahya Mehmet Ali’nin

Çullandı üzerine
Rayber ruhlu
Birkaç köylü
Bağlandı eli kolu
Haber salındı karakola

5
Potin dipçik
Darbeleriyle indirildi
Taş yığma toprak dama

6
Osmanlı kırma’sı
Bezirgân başı
Vehbi Efendi’nin
Tutmasıydı biçare anası
Sivilinde
Sığır güderdi
Ankaralı Çopur Memed

Gözde askeriydi komutanın
Zulüm kusarken
Köy baskınlarında
Tutmalığın
Fukarılığın
Baş sebebiydi bu köyler
kürt köyleri
Böyle bellemişti
Ankaralı Memed Çavuş

7
Derken rivayeten
Rivayeten denilir ki
Balkanlar’dan Yemen’e
Yemen’den Magrib’e
Kara kalpak-yalın kılıç
Aymazlığın kör neferleri
Memedlerin mehmetçiği
Biri durur
Beşi vurur
Zalimin cümlesine
Duaya sayılır işkenceleri

Kırılan
Koldu ayaktı
Süngülerde dokunan
Umuttu yürekti
Benli Memed’in

Yoluna toy
Uzun yolun yolcusu
Yunusça dingin
Nesimice direngen
Mem û Zîn gibi sevdazar
Kızıldağ’ın Benli Memed’i

8
Memed’im
Yaşarım her şeyi yeniden
Bir yanım Mihemedê Benlî
Bir yanım Benli Memed

Birlikte türküler söyledik
Emek üstüne
Berdar edilen
‘Üç fidan’ üstüne
Şartel indirdik
Halay çektik
Deste gül olduk zindanlara

Kefen gömlek
Eyledik biz yaşamı
Çabuk tut ellerini
Benim kavga’m
Seninle değil
Deli Memed
Divane Memed

9
Takat kalmayınca
Mehmetçik memedlerin
Ateşe verdiler
Taş yığma toprak damı
Ve kurşun yağmuru

Vay li min
Ferman eski ferman
Aman’ı yok yaman’ı yok
Ankaralı Memed Çavuş’un

10
Memed’im
Yaşarım her şeyi yeniden
Bir elim Mihemedê Benlî
Bir elim Benli Memed

Yalnız değilim
Bütün sevdam başucumda

Damla damladır belleğim
Ak benekli nar çiçekleri
Dalında kuş cıvıltıları
Gölgesinde çocukluğum

Elim varmaz yaş’a
Türkü söyler dilim
Tepemdeki yavru kuşa

Ey güzel ülke’m
Sırmalı güneş ülke’m
Yaz yağmuru
Toprak kokmuyor
Kan-karanfil kokan ülke’m

11
Duman
Dumana dolanır
Dam
Dumana boğulur
Üç çöp kibrit ışıldar
Tenli duman ortasından
Dirilişidir mazlumlar’ın

Çarpar kanat
Kollarındayım dörtler’in
Dörtler bir şiir
Onsekiz mayıs ezgisiyle

12
Memed’im
Yaşarım her şeyi yeniden
Bir gönlüm Mihemedê Benlî
Bir gönlüm Benli Memed

Yalnız değilim
Bütün sevdam ayakta

Bayırında
Oğlak-kuzu güdüşümüz
Düzünde
Çelik-çomak tutuşumuz
Doruklarında
Silah çatışımız

Bir düş mü dersin
Yaralı düşler kaçağı
Bir şeyler düğümlenir
şuramda
Zagros eli’nden
Kemerli Mezrası’na
Hawarlaşan halepçe türküsü

Bu
Kaçıncı Enfal’dır
Başımıza yağan
Ve
Binlerin
Ve
Yüzbinlerin kaçışı

13
Yeşil alevlerle
Sarsılırken taş yığma dam
Yanık sesinden Mihemedê Benlî’nin
Meze olacaksa
Dostlar sofrasına sözüm
Kavlinden evvel paslanacaksa silahım
Kırmayacaksa ölü kabuğunu
Toprağa düşen cemre kanım
Garip anam
nazlı anam
Mezarıma
Çiçek konulmasın
Adıma
Türkü yakılmasın

14
Derken rivayeten
Rivayeten denilir ki
Çıkageldi savcı hakim
Divan kuruldu
Divana alındı
Kömür bedeni Mihemedê Benlî’nin
“Maktüle ait bomabanın
infilâkından vak’a
hasıl olmuştur” dedi
Hipokrat yeminli Memed

15
Son defa yokladı
Ankaralı Memed Çavuş
Bir muska
Göğsünde Mihemedê Benlî’nin

Muska içinde bir muska
Yeşil çuha içinde
Şalın altın rengine
Gülen gelincik alıyla işlenmişti
Sarı çiğdem perçemli dotmam
Sen ve Ben
Nişanlıyız bu topraklara
Serxwebûn’dur düğünümüz
Hayli zaman oldu görmeyeli
Öp benim için
Ellerinden anamın
An neman an Kurdistan!


Şarkım Karanfilde Kalsın

Abdullah Karabağ

GooD aNd EvıL 03-01-2009 04:46 PM

Milis Çocuk

Bir ocak newroz’dum
Kavli belâdan beri
Ha
Bozkır döşünde
Ha
Dağ başında

Nice
Kış gördüm
Tufan
Nice
Bahar gördüm
Şavkı dilber

Yaşam
Budur dedim
Çiçeğe durdum
Aldanmışım
Palete
potine
bere
Kırıma
sürgüne
denek
her bir yanım

Bir gözüm
kurşun yuvası
Bir gözüm
telli duvaklı gelin
Yüreğim
hıncahınç yürek
Toprağıma sarıldım
İnadım
inattır
diyerek
Bu
Nasıl tarihtir
yazmaz
Kaleminden darağacı
Kurmuş haneme

Düşmüşüm

Düşürülmüşüm

Kararmadı cevherim
Bızıra durur umudum
Umutların en güzeli
KAVGA GÜNÜ’nde
deşilmek

Bekledim
Yüreğim ateşte
Erişilmez dağların
Karını bekler gibi

Bekledim
Koynunda kitap
Elinde
kaval
Çoban çocukla
Dudak
dudağa
gelene
dek

Türküsü
Al kana boyanan çocuk
Taranmıştı
sarat
sarat
Toyluğundan değil
Tetiğe uzanan
Ellerin kahpeliğinden

Aşa-yima damlıyordu
Dudaklarından
Dudaklarıma
Emdim
canlandı
Emdim
açıldı gözleri
Emdim
güldü

Can derdinde değildi
bu çocuk
Delice kavramıştı kavalı
Paramparça göğsüne
Gömüyordu
Newroz’a dönüşsün diye

Ben
Newrozluğumdan utandım
Bir karış toprağı
Newrozlaştıramadım
diye!


Şarkım Karanfilde Kalsın

Abdullah Karabağ

GooD aNd EvıL 03-01-2009 04:46 PM

Mimoza

Kar yağar düşlerime
Mercan hızma mimozam

Mardinkapı
Sokaklar kale geçit
Sabahın altısı
Bir çocuk
Açlığı geceden ödünç
Koşar fırına
Kar düşer saçlarına
Almadan döner
Bir lirası eksik

Darılmaz içlenir
Oyuncaksız kalmış
Cudi'ye
helikopter konduğundan

Sabahın sekizi
Dicle
Meyhane uykusunda
Bir bebek ağlar
Parmağı ağzında
memesiz
Gelinliğiyle yanmış annesi.


Şarkım Karanfilde Kalsın

Abdullah Karabağ

GooD aNd EvıL 03-01-2009 04:46 PM

Min Bihêrin

Navmaliya şîrîn
şîrîna navber
Min têxin
destarê destîbenav
Di tariyê bêriyê de
hûrik hûrik bihêrin

Bi sibehê re
berhevkin
Kîsên hevrîşimê
jê tijekin
Li siya serwiya
mala we
Bi nexş û nimûş
bi cih bikin

Navmaliya şîrîn
şîrîna şandî
Bila di nav me de
bimîne
Hema rûperiya min
tê taştêyê
Ez ê jê re bibim
dîwana rawesê.


Sewta Berbangê

Abdullah Karabağ


Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 12:11 PM

Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11   Copyright ©2000 - 2025, vBulletin Solutions, Inc.