![]() |
Kurtulablir misin?
Bırakıp gittin, kendince kurtuldun belki, Ama seni benim gibi kim sevebilir ki. Sana kim benim gibi dokunabilir Kim benim gibi koklayabilir Benim gibi kim okşar, Kim benim gibi öpebilir ki? Aslan pençesindeki serçem Biricik yüreğim. Umutlarım şahin oldu Hayallerim bir var, bir yok, Tutkularım sırtımdaki şirpençe, Arzularım kırılmaya mahkum bir oyuncak, Biricik yüreğim, aslan pençesinde çırpınan bir serçe. İzzet Selçuk Cumaoğlu |
Mahrem
MAHREM Ne zaman bir yumurta haşlasam Sen gelirsin aklıma, Çünkü senden öğrendim Üstten delinmesi gerektiğini Çatlamaması için yumurtanın. Senden öğrendim Çökertme’nin Bodrum türküsü olduğunu İçinde Bitez’den bahsetmesine rağmen. Sevginin ne olduğunu Sende öğrendim bunca yıldan sonra Binlerce kez sevmeme rağmen. Kim bilir kaç kez Sudan çıkmış balık gibi ıslandım da Sana sırılsıklam tutuluşumla öğrendim Yağmurun bu kadar romantik olduğunu Bu kadarla kalmadı öğrendiklerim Aslında daha neler neler var Ama mahremdir anlatamam. İzzet Selçuk Cumaoğlu |
Mahşere Kadar
Herhangi bir gün Kaçıp da gidersen uzaklara Bil ki aklım hep sende kalacak. Sen olacaksın düşlerimde Sen süsleyeceksin anılarımı Ve sen ilmek ilmek Saracaksın yüreğimi. Bir kanser gibi İşleyeceksin iliklerime kadar. Ellerim sıcaklığını duyacak Gözlerimde Hayalinin süsleri. Düşündükçe seni Gözyaşlarım akacak Ağlayacağım Mahşere kadar. İzzet Selçuk Cumaoğlu |
Masum Bakışlar
MASUM BAKIŞLAR O masum bakışlarda neler yatıyor Gözlerinin içine giremiyorum Korkmadan açıl bana, ser yüreğini İçindeki sevgiyi göremiyorum. Vuslatı tatmak varken, bu hasret niye Söylemek istiyorum sana sevgimi Böyle masum bakarken utanıyorum Sana olan aşkımı diyemiyorum. Tut haydi ellerimi bırakma beni Üşümesin yüreğim ver de sevgini Çevirme bakışını bak gözlerime İçinde hasretini göremiyorum. İzzet Selçuk Cumaoğlu |
Ne Duruyorsun
NE DURUYORSUN Yürürüm Yorgunluğumun tünelinde boylu boyunca Bir yanımda sen bir yanımda hüzün Bir tablo gibi Aklımda yüzün. Zamanın hızına yetişemezken düşlerim Erir kaldırımlar yorgun tabanımda. Aldırmaz bedenim işkencesine sensizliğin Bir kenarda yığılıp kalana kadar köpekçesine Dinlenmek nedir bilmeyecek hiç bir zerrem Akşamdan kalmışlığın son demlerinde Mideden atılan bir safra parçası gibi Seni beynimden atana kadar. Uzaktan bana el ederken varlığın Boynuma sarılır o kahpe ölüm Al götür beni uzaklara Haydi bekliyorum. İzzet Selçuk Cumaoğlu |
Ne Mümkün
Ay ışığı topladım yakamozlardan Bin deniz yıldızı attım denize Çıplak ayaklarımla yedim toprağı Yine de sönmedi yüreğimin yangını. Bu derdin ne olduğunu bilmiyorum. Gökyüzündeki yıldızların Gözbebeklerine baktım Baştan çıkartmak ne mümkün. Dağınık saçlarını yoldum huysuz gecenin Ağlatmak ne mümkün. Yine de sönmedi yüreğimin yangını. İzzet Selçuk Cumaoğlu |
Ne Olur
İçimde bir alevsin, yanıyorsun durmadan Dön gel artık ne olur, ecel kapı çalmadan Ömür geçip gidecek birgün olsun gülmeden Kuruyan çiçekleri ıslat artık ne olur. Haykırışım yansısın, çınlasın kulakların İçini ateş sarsın, kavrulsun dudakların Öpüşümü özlesin, o güzel yanakların Susamış dudakları ıslat artık ne olur. İzzet Selçuk Cumaoğlu |
Nerdesin
“Ne zaman bunalsan Ne zaman bir sıkıntı sarsa içini Seslen, gelirim” demiştin Haykırıyorum Nerdesin? “Ne zaman bir sızı duysan içinde Ne zaman beni düşünürsen Çağır gelirim” demiştin Yanıyorum Nerdesin? “Uzağında değil, Hep yanıbaşındayım demiştin Hasret bıraktın beni sana Ölüyorum Nerdesin? İzzet Selçuk Cumaoğlu |
Nerdesin Be Gülüm
İçimdeki yangına Nuh tufanı yetmedi, Kavurucu gözlerin hayalimden gitmedi, Gönlümdeki kış ayı yaz olup da gelmedi, Sevdan eritti beni, sen nerdesin be gülüm. Sen gideli gönlümde hiçbir çiçek açmıyor, Aşk bahçemizde şimdi, kelebekler uçmuyor, Sevenlerden hiç kimse ektiğini biçmiyor, Biçmiş olsaydım eğer, sen nerdesin be gülüm. İzzet Selçuk Cumaoğlu |
Nesin Sen
Ne zaman aynaya baksam Göz bebeklerimde sen varsın. Ne zaman saçlarıma Dokunsam dalga dalga Parmaklarımın ucundasın. Ne zaman uçsam göklere doğru Kollarımda, kanatlarımdasın. O mis gibi havadan Ne zaman bir nefes alsam İçime sen dolarsın. Ne zaman kapasam gözlerimi Rüyalarımdasın. Nesin sen be, söyle Allah aşkına... Tövbe haşâ! ... Allah mısın? İzzet Selçuk Cumaoğlu |
Neye Yarar Sen Yoksan
Yine yeniden gün doğacak Hergün olduğu gibi. Gün ışırken, o minik serçelerin ötüşüyle uyanacağım. Çıplak ayakla çimlere düşmüş çiyleri çiğneyeceğim, Ama yanımda sen olmayacaksın Yanımda sen yoksun, neye yarar ki? Kimi zaman, *******e rüşvet vereceğim Yine ezan seslerine kadar Uykularım indiremeyecek göz kapaklarımı Ve ben yine seni düşüneceğim Uzaklarda da olsan. Eskimiş pabucumdan, kar suları sızacak Yorgun ayaklarımı yıkayacak, Bir kış günü sokaklarda üşüyeceğim. Yanımda sen olmayacaksın Sen yoksun, neye yarar ki? Ağaçların çiçeklerinde seni Gelinciklerin narin yaprağında seni Nisan yağmurlarında seni göreceğim. Sensizlikten öleceğim. Yanımda olmayacaksın Sen yoksun, neye yarar ki? Tenimi kavuracak ağustosun o kızgın güneşi Kemiklerim ısınacak Yosunlara basıp ayağım kayacak Belki denize düşeceğim Yanımda sen olmayacaksın Sesini duymayacağım Sen yoksun, neye yarar ki? Birgün, ipeğini örmüş bir ipek böceği gibi Kozamda öleceğim, Sen duymayacaksın Sen bilmeyeceksin Sen görmeyeceksin Sen yanımda olmayacaksın Sen yoksun, neye yarar ki? İzzet Selçuk Cumaoğlu |
Nokta
Gözyaşımı sende gizledim, Hasretimi dudaklarında. Kollarımı ellerinde kelepçeledim, Bil ki ben varım akan gözyaşında. İçim yanarken, Sanır mısın ki sen gülebileceksin? Unutma, ahımı çekeceksin. Günahsa beraber işledik, Tövbeyi de beraber etmeliydik Hayatında bir başkası yoksa. Kendinden mi kaçıyorsun benden mi Yoksa ikimizden mi? Nedeni belli değil. Nokta mı sandın yüreğimdeki sevdamı Tüm evreni saran Bir büyük ummandı o Haydi kaç Aman boğulmayasın. Noktaları küçük görme sakın bebek, Bir çift nokta değil mi Dünyayı içine sığdıran gözbebeklerin. Ve bil ki Sen benim ulaşabildiğim En son noktamsın. |
Oğlum
OĞLUM Kimi zaman derin bir girdaba benzer, Balık gibi bilsen de güzel yüzmeyi Emişinden çıkmayı beceremezsin, Hayatı av zannetme, avlanma oğlum. Sakın toz pembe sanma böyle her günü, Görmeden karanlığı hiç bilemezsin, Ne hayvanlar çıkacak her gün yoluna, İt sürüsüne dalıp ağlama oğlum. Bir lokma ekmeğimi sensiz yiyemem, Sanma asla arkandan artık gelemem, Canımı veririm de öldüm diyemem, Elimi ayağımı bağlama oğlum. Hazineler verseler değişmem seni, Sadece bir saygıdır senden beklentim, Bana bunu çok görüp uzakta durma, Yaralı yüreğimi dağlama oğlum. Amacım yol göstermek, sapma yanlışa, Doğruyu, dürüstlüğü öğretmedim mi? Belki böyle zamanda yanlıştı ama, Yanlış da olsa sakın ayrılma oğlum. Babayım, yol göstermek asıl görevim, Kendini çok akıllı görebilirsin, Aklına laf yok ama tecrübesizsin, Hayat elma şekeri, aldanma oğlum. Kılıç bile kesmezken zindan kınını, Kopmaz et tırnaktan hoyrat düşünme, Akıl terazisiyle duygu topuzu Hep birlikte tartsınlar, yanılma oğlum. İzzet Selçuk Cumaoğlu |
Oldu mu Şimdi
OLDU MU ŞİMDİ İki ayrı renk idik tezat durmadan Omuz omuza birlikte, karşı olmadan Paylaşırdık kederi kimse duymadan Çabuk bırakıp gittin oldu mu şimdi İzzet Selçuk Cumaoğlu |
Olmadı Tahammülüm
Binlerce kez ne yaralar gördü bu gönlüm Katlandım her seferinde binbir acıya, Çaresiz dedikleri dertler vız geldi de bana Bir sensizliğe olmadı tahammülüm. Aç kaldım, besledi ağaç yaprakları, Kirlendim, temizledi dereler göller, Parklarda banklarla bölüştüm *******imi, Yıldızları yorgan yaptım üstüme. Kimi zaman Yolumu kesti sokaktaki serseriler. Şişlediler sekiz yerimden. Kırkiki dikişle dikildi vücudum, Bir damla yaş dökmedim gözlerimden, Bir ah bile çıktıysa ağızımdan namerdim. Anla işte Bir sensizliğe olmadı tahammülüm. İzzet Selçuk Cumaoğlu |
Olurdum
Okyanus olsan, boğulurdum sularında Kan olsan; içerdim seni doyasıya Gözyaşı olurdum göz olabilseydin eğer, Ses olurdum kulak olsaydın Toz olurdum, burun olsaydın Yalnız sana kavuşabilmek Yalnız sende ölebilmek için. İzzet Selçuk Cumaoğlu |
Oyuncak
Sanma ki senden uzak duruşumla Sana kapris yapıyorum, Sesindeki sevgisizliği yakaladığımda, Boş bir çuval gibi yıkılıyorum. İşte bu yüzdendir senden uzak duruşum Yoksa seni sevmediğimden değil. Ben senin gibi değilim, Nerede kaybettiğimin Farkına bile varamıyorum çoğu zaman, Ne zaman sevildiğimi anlayamıyorum. Seni sevdiğim kadar Sevenim de yok üstelik. Benimle oyna, oynayabildiğin kadar, İzin veriyorum. Ama sana sevgim yasakladı beni, Ben seninle oynayamıyorum. İzzet Selçuk Cumaoğlu |
Öldüğüm Zaman
Madem gideceksin Hiç olmazsa söz ver Beni burada böyle boynu bükük Gözleri dolu dolu Bıraktığını unutmayacağına. Beni mektuplarına hasret bırakmayacağına Hiç olmazsa ara sıra Sevgi dolu yüreğinle anacağına söz ver. Söz ver aşkım, söz ver kar tanem Ağlayacağına, Öldüğüm zaman. İzzet Selçuk Cumaoğlu |
Ölüm
Bir gece karanlığın ortasında ansızın, Ölümün sıcak kollarında boğulacaksın. Yüzünde tatlı ve soğuk bir gülümseme, Hiç bir şeye aldırmadan uyuyacaksın. Ne bir nefes alamama korkusu, Ne işe yetişebilme telaşı, ne de ala çakır kafayla Kaçırmak son vapuru. Umursamayacaksın. Artık ne bir rüyada korkutulacak Ne yepyeni hayallerinde binlerce kez yaptığın gibi Güzel bir bayanın kollarında hayattaki Son Tangonu yapmayacaksın. Kır çiçeklerinden demetler yapmana gerek bile kalmadı. Kapısında sabahlamayacaksın sevdiğin O deli fişek dediğin kadının. Ne mutlu sana, artık hırpalanmayacaksın. Kim bilecek giderken yorgunluğunu, ******* boyu uyumuş, uyumamışsın ya da. Kim anlar, kim dinler seni, kimin umurunda, Şimdi orada boylu boyunca uzanıp yatacaksın. Yaşanası sevdalara hasret mi gittin? Bir züğürt delikanlı gibi beş parasız mı öldün? Ya da bir yosmanın koynunda sabahlamadın mı hiç? Şimdi yattığın o çukurda huzurla uyuyacaksın. İzzet Selçuk Cumaoğlu |
Öylesine Bir Şiir
ÖYLESİNE BİR ŞİİR Çılgındı kaçamak *******, Girdabında boğdu beni. Sen zevkinin doruğunda Erirdin parmak uçlarımda, Bacaklarım titrerdi heyecandan. İliklerim boşalırdı Kan sarardı vücudumu, Öksürük fışkırırdı yırtılası boğazımdan, Ateş sarardı tırnak uçlarıma kadar. Doyumun doyumsuzluğunu yaşardık birlikte, Benden daha genç Benden daha güçlü biri çıkana kadar. İzzet Selçuk Cumaoğlu |
Özgürsün
Mahpus kaldı Duvarımda gölgen Düşlerimde hayalin Yüreğimde aşkın. Bir hıçkırıktın boğazımda Kördüğüm oldun. Karasevdamdın Kara talihim oldun Alnıma yazılan. Ateşimdin beni tetikleyen Suyum oldun Tepemden aşağı dökülen. Cennetimdin huzur bulduğum Cehennem oldun Beni yakıp kavuran. Karanlık *******imin Pembe düşüyken Karabasanım, kâbusum oldun Uyanmak isteyip de uyanamadığım. Aşkımdın, canımdın Düşmanım oldun İçimden söküp atamadığım. Mahpus kaldı Duvarımda gölgen Düşlerimde hayalin. Yüreğimi boşaltıp Seni özgür bıraktım. İzzet Selçuk Cumaoğlu |
Paprika
PAPRİKA Solmayacak sanırdım biber çiçeğim Paprika da solarmış öğrettin bana. Heyecanla bir başka çarpan yüreğim Senin için çarparmış öğrettin bana. Farkına varamadık olan sevginin Herkese yetişirken bize yetmedi. Nasıl tükeniverdi bir tatlı hayat Paprikayı sil baştan öğrettin bana. İzzet Selçuk Cumaoğlu |
Paramparça
Uyuyor muyum, uyanık mı bilmiyorum Gecem, gündüzüm paramparça. Gözlerim mi mahmur, ağlıyor muyum Hayallerim paramparça. Bu uğultu nedir beynimde tüten Kimi düşünüyorum biliyor musun, Ben bilmiyorum, Beynim paramparça. Seni sevdiğimi biliyorum sadece Seni düşünüyorum yalnızca Seni hayalliyorum taparcasına Nedense hayalin bile Paramparça. Susmasın isterdim şu şen gönlüm Neredesin şimdi, neden gittin uzaklara Ağlaması bitmiyor şu gönlümün; gel de sustur Sana çarpan kalbim paramparça. İzzet Selçuk Cumaoğlu |
Paylaşım
Yalnızlığını benimle paylaşacak mısın? Beni andıkça gözlerin dolacak mı, Ağlayacak mısın? Efkar basacak mı yüreğini Yüreğin daralacak mı? Bir sigara yakıp da Derin derin çekerken içine Geçmişi anacak mısın? İzzet Selçuk Cumaoğlu |
Posta Kutusu
Ne zaman bir gül fidesinde Tomurcuk bir gül görsem Önceden yaptığım gibi Sana getirmek isterim Bırakmak isterim gizlice Posta kutuna. Belki sen Benim bıraktığım ihtimalini bile Getirmeyeceksin aklına. Varsın olsun, Benden bir nefes olup Dolacak ya soluk boruna. Ne düşündüğünü bilmeyeceğim güller için Sormasam Beğenip beğenmediğini bile söylemeyeceksin Çünkü posta kutuna Benim bıraktığımdan emin bile değilsin. Sorsam, bilirim ki Daha önce olduğu gibi “Sen mi getirmiştin” diyeceksin Oracıkta yığılıp kalacağım, Böylece, bir başkasının varlığını Geç de olsa anlayacağım, Belli etmesem de kahrolacağım. Kimden geldiğini sanıyorsun söyle ne olur Kıskançlıktan çıldıracağım. İzzet Selçuk Cumaoğlu |
Resim
Sararmış resimlere baktım yine dün gece, Kimi resim kırılmış, kimi artık yırtılmış, Yaş doldu gözlerime, keder çöktü içime, Anılar hüzün oldu, hıçkırıklar kördüğüm. Ellerimiz birleşmiş, yüzümüz umut dolu, Güneş vurmuş yüzüne, gözlerin ışıl ışıl, Sevgi sarmış içini, bakışlar aşkın yolu. Anılar hüzün oldu, hıçkırıklar kördüğüm. İşte böyle bir resim geçmişime götürdü Seni sende yaşadım, hasretin yaktı beni, Kanayan yüreğime, hançerini batırdı, Yıllar geçti gülmedim, binbir acı gördüğüm. İzzet Selçuk Cumaoğlu |
Sahte
SAHTE Bakarım kimine sen misin diye, Lens takmış gözlerine ne mavi ne gri Bakışları sahte, gülüşleri sahte. Efkarım sarmış yakar içimi Gözyaşları sahte gözleri sahte. Ne halden anlayan bulunur ne halimi soran, Yapmacık tebessümler yüzlerde olan Eski anılarımızdır her anımı saran Saatler sahte, takvimler sahte. Sen yoksun, gözlerin yok, şefkatin yok Gardropta birkaç giysin, çorabın Ağladığımda gözlerimi silen hayalinden başka Gerçek dediklerimiz sahte, dostlarımız sahte. İzzet Selçuk Cumaoğlu |
Sakladım Gözlerime
SAKLADIM GÖZLERİME Bir acı sitem gibi gözlerimde saklısın Dinlemedim sözünü ne söylesen haklısın Sevme beni demiştin şimdi hâlâ duyarım Çiçek gibi dalında solar durur bu yürek. Hatıralar canlanır rüya olur gözümde Seninle geçen günler akar gider önümden Hayalin bir kor gibi dolarken düşlerime Gözlerime yaş dolar yanar durur bu yürek. Unutmak mümkün değil aklımdan çıkmıyorsun Ne çare ki dönüp de bir kere bakmıyorsun Acı bir sitem oldun saklandın gözlerime Düşündükçe geçmişi kanar durur bu yürek İzzet Selçuk Cumaoğlu |
Sana Emanet
SANA EMANET Bir emanet bıraktım sana, Kuş kanadından aldı ritmini Sesini saat sesinden. Tanrı yarattı özenerek Her bir hücresini İçi sevgi dolu, Tanrı üfledi kulağına sevgiyi. Bir emanet bıraktım sana, Kuş tüyünden yumuşak, İnce bir camdan daha kırılgan, Taşımasını bilene Hafiftir bir kıldan. Sıkma sakın, üzme onu Ölürümde Kanım çekilir damarlarımdan. Bir emanet bıraktım sana Hayat veren, sevgi dolu Gideceğin her yere onunla git Ayırma hiç üzerinden. Etkili bir dua gibi Seni korusun, Dile, sana can versin, Bir yerlerde bırakma sakın Sana emanet ettiğim yüreğimi. İzzet Selçuk Cumaoğlu |
Sarı Güldü Yıllarım
SARI GÜLDÜ YILLARIM Her yılım bir gül gibi solup gitti de Kıymetini bilmedim giden sevginin. Döküldü yaprak yaprak sarı güllerim Geçip giden zamanı döndüremedim. Eriyorken her günüm sensizliğimde Fırtınalar kopardı sessizliğimde Yokluğunun sancısı densizliğimde Alev olup yanarken söndüremedim. Vurgun yemiş gibiyim takat kalmadı Senden başka sevdiğim asla olmadı Nasıl sevmişsem seni bu aşk ölmedi Öldürmek istesem de öldüremedim. İzzet Selçuk Cumaoğlu |
Sattın Sevdiğim
Biter mi hiç oflarım, sevgin yürekte Çiçek gibi soldun da, gittin sevdiğim. Umut bile kalmadı, bitti dilek de Ateşimi söndürüp, attın sevdiğim. Ateş idim kor oldum, kavruldum artık Peşin sıra koşmaktan yoruldum artık Yanar iken sevdandan, kül oldum artık Hasretimi bilmedin, sattın sevdiğim. Düşündükçe maziyi, dolar gözlerim Görmem şimdi dünyayı, seni özlerim Acıtmasın canını, sana sözlerim Koca çınar gibiydim, yaktın sevdiğim. İzzet Selçuk Cumaoğlu |
Sen Neredesin
Düşünürken seni gün boyu Gecenin engin sularında Hıçkırıklara boğulurken Elimden tutmazsın bir tanem. Boğarken sarmaşık Ağlayan gökyüzünü, Ay sevişirken yıldızlarla Sen neredesin bir tanem. Sevenlerin kolunda Uçuşurken sevdalar, Boynu bükük bırakıp Neden terk ettin bir tanem. Kaç zamandır yoksun sen Ölümle mi seviştin? Bekliyorum burada “Bekle geleceğim” demiştin. Kaçtın gittin buradan Aylar oldu dönmedin. Yalan mıydı sözlerin, Hiç mi... ama hiç mi sevmedin. İzzet Selçuk Cumaoğlu |
Seni Arıyorum
Düştüm yollarına İstanbul'un Kilometrelerde seni arıyorum. Dar sokaklarına dalıyorum, çamurlu mu çamurlu Gökten düşen her damlada seni arıyorum. Bir dolmuş geçiyor yırtarak çamuru Yazık, ıslanmaktan kurtulamıyorum Acıyorum yepyeni elbiseme Temizletmek için seni arıyorum. Zor düştüm kucağına Beyoğlu'nun Islak kaldırımlar aylak insanlarla dolu, ben gibi Boğazım kurumuş yutkunamıyorum Bir yudum su için seni arıyorum. Yorgun düşmüşüm anlıyorum Uykumu, belediyenin yorgun otobüsünde tamamlıyorum, Bir gürültü ile uyanıyorum şirin Beşiktaş'ta Dizine yatmak için seni arıyorum. Bir şarkıdır tırmalıyor kulaklarımı Dinliyorum denizi; o bedbin sesiyle şarkı söylüyor Ninni söyletmek için seni arıyorum. Bir kadın arzuluyorum, Emiyorum dişi dudaklarını Emirgan'ın Acı acı buruk çayını yudumluyorum Ve yine, koklamak için seni arıyorum. İzzet Selçuk Cumaoğlu |
Seni Özlüyorum
SENİ ÖZLÜYORUM Bir tabak meze, bir kadeh rakı Dudaklarımda sen, Seni içiyorum. Gökyüzünde matem, matemde gözyaşı Gözyaşımda sen, Seni ağlıyorum. Kıpır kıpır gönlüm, gönlümde bir arzu Arzularımda sen, Seni istiyorum. Kalbimde bir ateş, ateşimde sevda, Sevdalarımda sen, Seni seviyorum. Aramızda ayrılık, ayrılıkta hasret, Hasretimde sen, Seni özlüyorum. İzzet Selçuk Cumaoğlu |
Sensiz Olmuyor Şarkılar
Efkar bastı gönlümü, yine şarkı söyledim Mahzun kaldı nağmeler, şarkı sensiz olmuyor Notalar ağlamaklı, hüzün dolu besteler Keman kırık, tel kopuk, sahne sensiz dolmuyor. Birlikte söyleyelim o eski şarkıları Yine eskisi gibi beraber dinleyelim Gözyaşımız akmasın sevgi dolu o yerde Gülsün artık güfteler, şarkı sensiz olmuyor. İzzet Selçuk Cumaoğlu |
Sevdaların Ötesi
Gel gidelim seninle Mavi mavi bakan gölün kıyısına. Sazların bizim için söylediği Ve rüzgarların eşlik ettiği O güzel şarkıyı birlikte dinleyelim Eskisi gibi. O kırmızı pabucunu Bir kez daha benim için giy, Bacaklarını yine blue jeanin sarsın. Üstüne montunu almayı unutma sakın, Göğüslerini kapatsın. Boynuna takılan parmaklarımın Sende yarattığı o ateşli ürpertiyi Dişi dudakların fısıldasın. Gel göklere erişelim birlikte tut ellerimi Gel geçelim seninle, Sevdaların çok ötesine. Gel şarkı söyleyelim birlikte Aşkların en güzelini Bir peri masalı gibi anlatalım herkese. Nağmelerin en can alıcısında Fısıldayalım kulaklara O büyük aşkımızı. İzzet Selçuk Cumaoğlu |
Sevgili
Ahım tutsa ne çıkar, bırakıp gittin, Hüzünle ıslanmıyor, güzel gözlerin. Yakıyor yüreğimi, hırçın hasretin Bilmiyorsun halimi, zalim sevgili. Yine sardı ruhumu siyah *******, Düşlerimde gezinir kimler, niceler, İsmin şarkım oldu, dilim heceler, Görmüyorsun halimi, hain sevgili. Zehir ettin içimde yanan aşkını Gözümden akan yaşlar, sevda taşkını Öldürüyor hançerin, kesmezken kını Duymuyorsun halimi, lain sevgili. Uçuşuyor gönlümde binlerce böcek Dikenler arasında bir sarı çiçek Söylemezsen derdini kimler bilecek, Dinlemezsin hiç beni, melun sevgili. İzzet Selçuk Cumaoğlu |
Sevgililer Günü
Verilebilecek en güzel hediyeydi Sevgilerin en yücesine, Tadılabilecek hazzın En doyumsuz olanıydı yaşadığım. Koklanabilecek en güzel koku Görebileceğim en güzel görüntü Sevdaların en deriniydi yaşanmışlardan, Duyulabilecek en ılık sıcaklık. Ve böylesi bir günde Gelmesen de Görmesen de, Sevmesen de, En büyük mutluluk Sesini duyabilmek. Binlerce teşekkür Binlerce sevgi sana. 14.2.2003 Cuma 23.37 İzzet Selçuk Cumaoğlu |
Sihir
Parmağımın sihrini Boşaltsaydım tenine Üşürdü kemiklerin. Bir dokunsam eline Boşalırdı yüreğin. Öper iken boynundan Dikilir göğüslerin. Çarpar kalbin benimle Beni ister bedenin. Bir sapta iki meyve Biri sen, biri benim. İzzet Selçuk Cumaoğlu |
Sitem
Yanarsa yüreğin bir gün derinden, Anla ki içinde sitem var benden. Hiç farkım kalmadı dumandan, külden, Dilerim sevgilim sen de yanasın. Yok ettin sevdamı, öldürdün beni, Kuruttun dalımı söndürdün beni, Çıldırtıp deliye döndürdün beni, Dilerim sevgilim, sen de olasın. Goncam dedim sana, gülüm olmadın, Açmadın vazomda, onda solmadın, Sevdirdin kendini, bir gün sevmedin, Dilerim sevgilim, sen de solasın. Bir sözüme kızdın, terk edip gittin, Öldürdün coşkumu, beni kahrettin, Ağladım, yalvardım, hiç dinlemedin, Kıyamam sevgilim, sen hep gülesin. İzzet Selçuk Cumaoğlu |
Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 09:12 AM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2025, vBulletin Solutions, Inc.