www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee

www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee (https://www.cakal.net/index.php)
-   Eskiler (Arşiv) (https://www.cakal.net/forumdisplay.php?f=188)
-   -   Karışık Fıkralar (https://www.cakal.net/showthread.php?t=82487)

GooD aNd EvıL 09-01-2007 07:24 PM

Uçakta beş kişi varmış. Pilot, Michael Jordan, Bill Gates, Dalai Lama ve bir hippi.

Oldukça yüksek bir irtifada uçarlarken, uçağın motorları birdenbire bozulmuş ve uçak hızla düşmeye başlamış. Pilot büyük bir telaşla yolcuların yanına gelmiş. "Beyler" demiş "biraz sonra yere çakılacağız ve sadece dört tane paraşütümüz var, biri bende!" deyip paraşütü ile uçaktan atlamış.

Michael Jordan hemen ayaga fırlayarak "Beyler" demiş "Biliyorsunuz ben dünyanın en büyük sporcusuyum ve dünyanın benim gibi insanlara ihtiyacı var" ve bir paraşüt kapıp uçaktan atlamış.

Derken, Bill Gates de hemen ayaga fırlamış "Beyler" demiş "Biliyorsunuz ben de dünyanın en zeki adamıyım ve dünyanın benim gibi zeki insanlara ihtiyacı var" ve o da paraşütlerden birini kapıp atlamış.

Dalai Lama ve hippi birbirlerine bakmışlar. Dalai Lama "Evlat, ben oldukça verimli ve bereketli bir hayat yaşadım, gerçek aydınlığı buldum. Oysa senin önünde uzun ve güzel bir hayat var. Paraşütü al ve atla, kendini kurtar" Hippi gülmüş:

"Endişelenme dede, kendini dünyanın en zeki adamı sanan, az önce benim sırt çantamla atladı!"....

GooD aNd EvıL 09-01-2007 07:25 PM

Bir İngiliz turist Mısır'daki Tutankamun heykelini ziyaret ederken, orada bulunan müze tercümanı gence sorar:
- Bu heykelin yaşı kaçtır?
Memur cevap verir:
- Dört bin bir sene, altı ay, on gün...
Turist çok şaşırmıştır, hemen sorar:
- Bu kadar ince bir hesabı, buralarda, hangi teknikle bulabiliyorsunuz?
Tercüman kendinden emin bir eda ile cevap verir:
- Teknik falan değil, ben burada işe başladığımda bunun dört bin senelik olduğunu söylemişlerdi. Ben ise burada bir sene, altı ay, on gündür çalışıyorum. Ne eder?

GooD aNd EvıL 09-01-2007 07:25 PM

Küçük Ahmet, bakkala öfkeyle sordu:
-Neden hep küçük yumurta veriyorsun?
-Taşıması , kolay olur da ondan.
Ahmet eksik para verip yumurtaları alıp giderken bakkal seslendi:
-Ama sen eksik para verdin.
Küçük çocuk arkasına dönüp gülerek:
"Para daha çabuk sayılır.

GooD aNd EvıL 09-01-2007 07:25 PM

Coca Cola'nın pazarlama müdürlerinden biri Ortadoğu'daki görevinden büyük bir hayal kırıklığı içinde dönmüş. Bir arkadaşı ona sormuş:

- Sence Araplar üzerinde niye başarılı olamadınız?

- Beni Ortadoğu'ya ilk gönderdiklerinde kendime çok güveniyordum, bir tek sorun vardı, o da Arapça bilmememdi. O yüzden onlara vermek istediğim mesajı yan yana 3 poster halinde hazırladım. Birinci posterde kızgın bir çölde kumların üstünde sürünen, susuzluktan kavrulmuş bir adam. İkinci posterde adam yerde bulduğu Coca Cola'yı alıp içiyor. Üçüncü posterde ise adam diriliyor, ayağa kalkıyor ve capcanlı oluyor.

- Eee bu harika bir reklam, niye işe yaramadı?

- Arapların sağdan sola doğru okuduklarını bilmiyordum ki !

GooD aNd EvıL 09-01-2007 07:25 PM

İki tane çiftçi; biri Adanalı diğeri Kayserili, sohbet ediyorlarmış; bu arada haliyle zenginlikleriyle övünüyorlar.. Adanalı başlamış :
- "Bizim orda sabah güneş doğmadan biniyoruz arabaya, akşam oluyo biz hala çiftliğin öteki ucuna yetişemiyoz."
demiş... Kayserili de bunun üzerine:
- "Yav bizim de vardı öyle eski bi arabamız, ama geçenlerde satıp yeni modelini aldık..."

GooD aNd EvıL 09-01-2007 07:25 PM

Bir gün çölde bir cin ağacın tepesinde yalnızlıktan sıkılmış bakınıyordu birde ne görsün ileride bir karartı hemen atlamış aşağıya bir de ne görsün 11 tane Arap.

1. Arap'a sormuş dile benden ne dilersen.

Ben beyaz olmak istiyorum demiş. Cin hemen yapmış.

2. Arap'a sormuş. O da aynı şeyi demiş.

3. Arap'a sormuş. O da aynı şey demiş bu böyle 10.ya kadar gitmiş. Sıra 11.'ye gelmiş cin :

- Hadi bakalım söyle şimdi ne istiyorsun.

- Siyahları beyaz, beyazları siyah yap.

GooD aNd EvıL 09-01-2007 07:25 PM

MANTIK NEDİR?
Yeni bir kitaplık yaptıran Abdülrezzakiye tanıdığı bir Kitapçıya gider ve şöyle renkli afilli, simli bir kitap almak ister arar tarar bir de bakar ki kırmızı yanları simli kalın bir kitap görür ve kitapçıya:
- Ule babo been şuu galin etrafi guzel olan girmizi kitabi istiyom...
- O kitap sana yaramaz Abdül!
- Niye babo biz gıromuyuz gi anlamayak? O nedir gi ağam?
- MANTIK'dır :)
- Ule MANTIĞ ne ola ki babo!
Kitapçı düşünmüş ,,,ulen bu kıroya gel de şimdi MANTIK'ı anlat anlatmadan da kolay kolay gitmez,,, diye düşünmüş, sonunda MANTIK'ı abdülrezzakiye'ye anlatmanın yolunu bulmuş ve başlamış anlatmaya:
- Abdül senin evde akvaryumun var mı?
- Vuuaarrr!
- Demek ki sen balığı ve suyu seviyorsun...
- Heeee...!
- O zaman sen denizi de seversin?
- heeee..!
- Eeee denizde; kum ve güneş olur?
- he babo olurrr...!
- Sen bunları da seversin?
- Heeeee...!
- O kumların üzerinde yatan kadınlara da ilgi duyarsın?
- Ohhhh babooooo heeeeee eee...!
- O zaman sen homoseksüel değilsin.
- O da ne ola gi babo
- ! Hani inbe var ya o işte.
- haaaaaaaa.
- İşte bak abdül gördün mü senin erkek olduğunu MANTIK yoluyla gösterdim işte MANTIK bu anladın mı?
- heeee yaaaa MANTIĞ guzel şeymiş babo yaov
der ve abdül MANTIK kitabını alır evine gider kitaplığın şöyle göze çarpan ve herkesin görebileceği yere koyar ardından arkadaşı abuzittine telefon eder:
- Abuzittin oğlim bizim eve kitapliğ var ya heee oğlim işte ondan ... geh de bir bah hele..
Der ve telefonu kapatır abuzittin gelir kitaplığa bakar ve MANTIK kitabını görür döner Abdülrezzakiye'ye:
- Ule abdül bu ne ola ööleee gocaman fistanlı...!
- MANTIĞ oğlim :)
- Ule MANTIĞ da ne ole gi ..?
Der ve Abdülrezzakiye'yi alır bir sevinç ,,, işte fırsat bi hava atiim bizim abuzittine,,, diye düşünmüş ve dönmüş abuzittin'e: - Babo seenin evde Egveryum var midir?
- Yuhturrr...!
- .... haaaa (!)
- O zaman sen İ***'SİN be oğlim ...

GooD aNd EvıL 09-01-2007 07:26 PM

Adam evlenir ve çalışmak amacıyla gurbet ellere gider. Yıllar sonra evine dönen adam bakar ki evde 3 çocuk bulunmaktadır...
Baba eşine bu çocukların kimden ve nasıl olduğundan kuşkulanarak karısına sorar...
Baba: "Büyük çocuk nasıl oldu?"
Karası: " Hani sen gurbete giderken var ya..."
Baba : Ya şu ortanca çocuk?
Karısı : "Hani sen bir ara izine gelmiştin ya..."
Baba tam kuşkulanmış ama son çocukta emin olacak...
Baba : Peki bu son çocuğa ne diyeceksin bakalım..?
Karısı : "Zaten onun da sana baba dediği mi var, baksana oturmuş yoğurdunu yiyor..."

GooD aNd EvıL 09-01-2007 07:26 PM

Oymak beyi, izci adaylarını karşısına toplamış, onlara izciliğin ilkelerini anlatmaya çalışıyordu:
-Bakın çocuklar, dedi. Bir izci, her gün, hiç olmazsa bir kez birine yardımcı olmalıdır. Hastalara...Yaşlılara...Muhtaçlara... Her sabah okula geldiğiniz zaman size bir gün önce nasıl bir iyilik yaptığınızı soracağım. Tamam mı?
Ertesi sabah oymak beyi çocukları toplayıp sordu :
-Söyleyin bakalım... Dün ne gibi bir iyilik yaptınız?
Bütün çocuklar, hep bir ağızdan :
-Yaşlı bir kadının karşıdan karşıya geçmesine yardım ettik efendim.
Adamcağız şaşırdı :
-Hepiniz mi?
-Evet efendim, hepimiz birden.
-Neden?
Çocuklardan biri cevap verdi :
-Kadın karşıdan karşıya geçmek istemiyordu, ondan efendim!

GooD aNd EvıL 09-01-2007 07:26 PM

Büyük İskender'in çok hızlı koşan bir atı vardı. Bir gün atına binmiş, ordusunu teftiş ediyordu. Gözü cılız bir ata binmiş olan bir askere ilişti.
- Üstüne bindiğin şu ölümcül at da neyin nesi böyle? dedi.
Asker güldü ve
- Ben savaş meydanında kalmak için bu ata bindim. Oysa sen savaş meydanından kaçabilmek için bu hızlı ata binmişsin! dedi.


Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 07:59 PM

Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11   Copyright ©2000 - 2025, vBulletin Solutions, Inc.