![]() |
Arı ve Gül...
Çölde bir gül Etrafında dolanır arı “su...su! ” diye! Bulutlara, Umutlarına, Dualarında, Yalvarır Halil İbrahim(a.s.) ’dan beri Hacer dilinde! Dünya bir geçici kondu, Çöl yakar bulamayınca suyu... Kur’an sünnetsiz acı dolu, Beyinde bilgi yaşama yansımazsa Sigara gibi boğar soluğu... Gül hemen ölür arı dönmekten mecnun Çöller ezberler Leyla Mecnun yolu! Döner güneş sistemi, Ölenleri gibi... Kıyamet sur’a emanet Sabırla bekler İsrafil’i... Gül Kur’an arı sünnet Suyu yaşatır çöldekileri... Safet Kuramaz |
Arı…
Karıdan Ve Arıdan Sokmadıkça korkma… Işıltısı Ve Vızıltısı Okşadıkça ürkme… Süzmede Ve Petekte Bandıkça kaşıkla… Yareni Ve Kovanı Sevdikçe bırakma… Safet Kuramaz |
Arındım...
Cuma ya eriştim yine çok şükür, Şerrin tekeline bin defa tükür! Binasına girdim, yurdum tefekkür Elimde tespihim dilimde zikir... Hu diyerek döndüm ruhumda huzur, Bedenden kurtuldum, manada nazar! Halikına teslim, ebediyen hür Temizlendi ruhum, aşkla aktı kir... Miracına şahit, her dua elmas! İzinde nağmeler, sihirli temas... Mutluluk bambaşka, o aleme has Bulantı son buldu, yaşlandı fikir... Kurtuluşa erdim nefsim arındı, Heveslerim tarih, Kur’an yarındı! Yeni bir güneş,ay... Hoşça bakındı O alemde zengin, dünyada fakir! Safet Kuramaz |
Arkadaş Olmak…
Gençsin, doğalsın, cıvıl cıvılsın Ruhuna biri sızmadan önce Hak edip etmediğini sorgulamalı o insan. Eğer zenginlik katacaksa Gözlerindeki huzurun ruhundan geldiğini hesaplayacaksa Amazon ırmağında yunmaya hazırsa Güneş gibi yüzünü de aydınlatmaya Buyursun içeriye! Haydi, arkadaş olalım demek Başlangıçta çok güzel gibi görünse de, Ruhumda sizden bir tanıdık yer var mı bakmak isterim ilk önce. Her insanın harabeleri vardır geçmişten ruh köşelerinde Yalnız kaldığı, bazen müzikle patladığı bir karanlığı da... Eğer ortak ışıkları yaşam güneşinde keşfedebilirsek Belki bir çay, belki de bir kahve tadında Gözlerimizi aynı yöne çevirebilirsek Yaşı ırkı cinsiyeti yok edebilirsek Boş ver gerisini görüşmekte isterim mevsimin birinde... Ben biz demek isteyebileceğim paylaşım istiyorum. Sahiplenmek yerine kırılma noktalarında sevgiyle tutunalım diyorum Eğer ben yoksam sizde olamayacaksınız Çünkü ikimizde birer insanız! Safet Kuramaz |
Artık Uyan...
Hislerimi yazıyorum, yaşıyorum Emin ol şu an çok yakınındayım Seni seyrediyorum... Klavyenin tıklanan harfleri, Hislerine kabadayılık yaparken, Arayışın, kıvranışın, duygularını frenlerken, Geleceğin belirsizliği… Sınavın dehşetine dem gözyaşlarını hissediyorum Biraz önce yağmur yağıp, buğulanan pencerenden! Yoğunlaşmak, Gerçek gibi hissedebilmek, Belki beyne hükmetmek demek, En, boy, derinlik ve zaman derken, Dünya fiziğinde dört boyut sancısından kurtulmak gerek... Yaşamı mekanik bir akışa bırakmayalım isteyerek! Belki de mühendis olmanın cezası benimkisi: Hep sancı var yüreğimde, Her an yeni şeylere açlıkta... Bazen bulamadığımda kahroluyorum! Koşuyorum doğanın içinde... Güneşe sarılmak, Ay gibi hissetmek gibisi yok inan dolunayda! Değişimi doğanın her saniyesinde görüyorum... Basit gibi görünen Bitkinin yaratılıştaki genlerinin Tefekkürü sarsıyor beni... Onun mükemmelliğine karışmak var ya, Mevla’nın aşkını, Peygamber sünnetinde, En usta fırçanın elinde, Seyrediyorum! Başka boyuttayım belki şu an, Belki de sen beni göremezsin arasan, Gel desem şimdi “Hangi araçla geleyim ki…” diye sorarsın! Artık uyan, bak yanındayım! Safet Kuramaz |
Asırlar Yanıyor…
Denizin bittiği limandan, Duman yükseliyor her yönden! Sanki cennet cehenneme hamile, Kıyamet ateşi, Olimpiyat meşalesi… Kıyım yapar Sırp cellâdı, Helikopterden dur derken şelalesi… Antalya yangın yeri, Poyraza dayanamaz amelesi, Üfürdükçe kaynar cadı kazanı! Asırlar kül olur, Silinir yeşilliğin ananesi… Çökmüş körfeze pusu, Açılmış çölün uykusu, Dalgalar vuruyor Vuruyor köpüklü, duru… Kumlar savruluyor Hiddetler sarıyor yurdu! Kim bilir pet şişesi, Yahut çok bedene girmiş içkisi, Yamyam kılığında çakıyor kibriti… Anlık zevk kulu, Asmalı o hain kişiyi, Şeytan kılığında elçisi… Safet Kuramaz |
Asker...
Şafak kaç asker “ altı ay...” En çok neyi özledin say.. “Anam yalnız yaşar bensiz! ” “Cahildir, ne yapar yarensiz! ” “Onu özlerim, içimde yanar alay! ” Kıtada neyi beklersin asker? “Vatan, namus, iman...” der. Senin için bunlar ne ifade eder, Katlanırsın özlemine annensiz! “Vatan, ecdadımın kanı...” “Şehit dedemin anısı,” “Geleceğim, özgürlük şanı” “Koymasın Rabbim onsuz...” “Namus, anamın-bacımın örtüsü” “Sütçü imam ruhunda ölçüsü,” “Mahremini beklerim doğrusu...” “Umarım bir ****e kanmaz! ” “İman, Mevla’ma kulluğumdur,” “Ona tam itaat etmek varlığımdır,” “Aşkına köle, günah arlığımdır...” “Ondan izinsiz bir kıvılcım sönmez! ” “Beklediğim vatana ihanet, çalan çalana” “Namussuz mankenden, aleni alan alana” “İman sözde, yaşamdan silen silene” “Sivil buna neden benim gibi yanmaz! ” “Emret komutanım, bunlar için öleyim,” “Yeter ki sivilde ben gibi yansın, bileyim,” “Anamın özlemini yüreğimde saklayım,” “Peygamber ocağı, kalmaz destansız! ” Safet Kuramaz |
Askerimiz Irak’ta...
Irakta canlı savaş var, Mehmetçik gazi-ölüyor! Ne soğuk yari nede kar Emre amade yol alıyor... Haftanın maçı ekranda, Eğlence aynen yayında, Reytingler haber anında Tek yürek olmuş soluyor! Ateş tüm milleti yakar, Bin teselli onur-vakar... Cemre düşmüş cennet kokar Düşmansız bahar geliyor! Bu savaşta hayır var, Geçti çıban-kangren terör! Vuruldu zalime şamar Asker tarihten siliyor! Safet Kuramaz |
Aşk Ağrısı...
Sessiz gemi, Şarkılar kötürüm... Eşsiz erdemi, Yankılar ölürüm... Güneş masum yasta, Ay dolunayda! Kara sevda sersemi, *******i yolarım... Kalmadı saçımda teller! Tek ayaklı masa, Kuyuda çıkrık sesi... Cam bürünmüş pasa, Yüreğim yasa! Bükmüş belimi, Günlerce solarım, Dokundukça acı verir faydasız eller... Yıldırım sesim, Sallanır bir daha gemim! Cılız bir gölge çocuksu bakışlar, Loş dumanlı sedirim, Ölüyor tenim... Geçmişte kalan bir kırıntı sarhoş eder neşemi, Zeybek elbisesi hayalimde oynarım, Heveslerim dellenir... Gelinlik simsiyah, solmuş güller! Canlıdır hala deprem ve harabeler... Kokmuş ceset, dirilmez aşklar ölüler, Yaşamak için hazır bahaneler... Son hayal sarar ezelimi, Bir nefes daha dolarım, Tesellim durulanır... Rıhtım gözyaşı okyanusa karışır, İnsanoğlu her şeye alışır, Hayal der gerçekle barışır, Yoksa aşk ağrısı yaşamak ömrün tezimi? Her dönüşte birleşir yollarım, Kopmak nafile, aksine ne çok tatlanır! Safet Kuramaz |
Aşk Evreni...
Ey Venüs! yalancı aşklar tanrısı, Bir cin kılığında çıkmaz kargısı, Mezopotamya’yı sarar acısı, Arabesk sevdası çölleri aşar! Fırat’ta dinlenir İbrahim yolu, Şeytanı öldürür iman dilleri, Ateşi su olur rahmet gülleri... Rabbine has aşık cenneti yaşar! Yusuf mahreminde zina nöbeti, Kavuran aşk hali sabra öğreti... Aşkına ihanet uysa davete, Bir ramak kalınca dirilir beşer! İki insan katlanmaz aşkla yanmasa, Yüreğinde bahar lavı kor maşa! Mahrem iklimleri ilahi yasa, Tanışınca duygu, her mantık şaşar! Safet Kuramaz |
Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 12:28 PM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2025, vBulletin Solutions, Inc.