![]() |
Bahar gözlüm
Bahar gözlüm yüreğine Gül yerine taş mı geldi? Yangındayım gözlerine İnci gibi yaş mı geldi? Yüreğini yüreğime Ellerini, ver elime Saçlarını ver yelime Baharına kış mı geldi? Yüreğini aç sevgiden Korkma aşktan sevgiliden Yaşa günleri yeniden Sevdiğine baş mı geldi? Gözlerini, gözlerime Dizlerini, dizlerime Güzel yüzün yüzlerime Sürme ile düş mü geldi? Şu Mazlum’un sevdasına Yürekteki kadasına Sevdiğinin belasına Göz üstüne kaş mı geldi? 28 10 2006 www.mazlumzengin.com Mazlum Zengin |
Bahar Yüzlüm
Bahar yüzlüm güneş yüzüne vurmuş Yüzünde çiçekler harman eylemiş Sevginle buğdaylar başağa durmuş Yürekten yüreğe ferman eylemiş Uzaktır aramız, uzaklardasın Yalan sevdalara tuzaklardasın Sen benim gönlümde kızaklardasın Mektupla selamla derman eylemiş Senin yollarına güller dökerim Eğer bu dert ise bende çekerim Tenine atlaslar şallar dikerim Ayağın altına kirman eylemiş Yüzüne aşina sevgiyle doldum Beyaz sayfalarda bir çiçek buldum Sabah güneşiyle yüzünde soldum Yürekte sevgiye iman eylemiş Diyar ötesinden güneş misin sen Mazlum’un kalbinde ateş misin sen Yoksa yüreğime bir eş misin sen Aşikâr etmemiş sırman eylemiş 28.11.2006 www.mazlumzengin. com Mazlum Zengin |
Bana gel
Bana gel diyorsun anne, Kuşların kanadında rüzgarın ıslığında Haber yolluyorsun gel gel diye Yollar kar, yollar boran, gelemem anne. Ben emin ellerdeyim anne Kurtlarla dost, kuşlarla arkadaşım Dağ başında bir yer altı tünelindeyim Yerim sıcak, üşümüyorum anne. Bana gel,gel diyorsun anne Yollar kapalı, engebeli Geçit vermez, kuşatılmış Yollar kış, yollar kar. gelemem anne Sana rüzgarla haber gönderdim almadınmı? Yanık bir türkü mırıldandım duymadınmı? Yemeklerinin kokusunu alıyorum rüzgarla Biliyorum boğazından geçmiyor anne. Sen nasılsın, babam nasıl iyileştimi? Kardeşim okula başladımı dersleri nasıl? Rüzgarlı bir günde balkona çık haykır anne Ben duyarım sesini konuş anlat anne. 08.01.2005 (‘ŞİİR HARMANI’ından) Mazlum Zengin |
Bana Getirsin
Gözünden gözüme in iyi huylum Yüreğine söyle bana getirsin Uzatma arayı gel selvi boylum Ayağına söyle bana getirsin Sevdamla sevdanı barıştıralım Güzel sevgimizi yarıştıralım Parmağı parmağa karıştıralım Ayağına söyle bana getirsin Duyarım sesini çok uzaklardan Saklama kalbini al tuzaklardan Yürekten yüreğe gel sıcaklardan Ayağına söyle bana getirsin Gözlerin türküdür şiirdir yüzün Boyun usulcana çekilmez nazın Ben zemherideyim sen bahardasın Ayağına söyle bana getirsin Uzaktan uzağa sevmek mi olur Türküyle şiirle yürek mi dolar Gonca gülün açmış ne çabuk solar Ayağına söyle bana getirsin Mazlum’un yüreği harlanmış yanar Sevgiye susamış içtikçe kanar Paslı yürekleri ışığa banar Ayağına söyle bana getirsin 04.08.2006 Mazlum Zengin |
Ben mi?
Çobanım Anadolu’da Gezerim dağ taş Kurtla kuşla arkadaş Elimde dertli kavalım Nefesimden türkü fışkırır. Özgürlük türküleri Güzel ülkemin, Ve ezilen halkların Direniş türküleri. Ben’mi? Meydan, Meydanlardayım Yumruklar sıkılı Dişler hınçla kilitli Yankılanıyor seslerimiz Yoldaşlarla beraberiz Ve faşizmin cellatlarını, Tükürür nefeslerimiz. Ben’mi? Grev çadırındayım Ve halay başındayım Elimde kırmızı mendilim Şanlı direnişlerdeyim Ki ekmek peşindeyim Analarla bacılarla Ve türlü acılarla Yoğrulmuş hamurumuz. Ben’mi? En önde kavgada Barış için Yumruklar havada Bazen, Kurşun yağdırırım zalime Bazen Gül dökülür namlumdan Anaların, bacıların ayaklarına. Ben’mi? Yüksek dikenli teller Kalın duvarlar Ve parmaklıklar arkasında Tutsak bir canım Ve bir insanım Kavgada, Üstüne-üstüne giden zalimin Gözünü budaktan sakınmayanım. Ben’mi? Cezaevi avlusundaki Söğütte salkımım Köküm sağlam, toprakta Dallarım yükseldikçe, Çiğ damlaları içerim şafakta. Önünde eğilirim halkımın Kışın serçelere korunak Yazın mahkum, lara gölgeyim. Ben’mi? Ölüm oruçlarında Özgürlük saflarında Yüreğim tutsak Ve ben dışarıdayım kuşlarla. Kara dumanlar yükselir Cezaevleri tavanlarından Kaçın martılar, güvercinler Kara dumanlar arasındayım. Ben’mi? İsyanlarda en başta Bedenlerimiz ateşte Kara bulutlar hep üzerimizde Yazda kışta zemheride Aç kurtlar izlerimizde Direnin canlar direnin Elbet birgün güneş doğacak, ve Mavi gökteki kara bulutlar dağılacak. 26.11.1980 (Davutpaşa) Mazlum Zengin |
Ben ne tufanlar gördüm
Ben ne tufanlar, ne boranlar gördüm kardaş, Gecenin karanlığında karabasanlar, Ne hakaretlere maruz kaldım dostum Yine de seni çok sevdim. Falakalar, zincirler, prangalar gördüm. Yanı başımda kurşunlanan yoldaşlar, Hücrede, canı bedenden ayrılan canlar gördüm. Yine de seni çok sevdim, seni yalın sevdim. Cezaevinde isyanlar, direnişler gördüm. Tek vücut tek yürek olmuş canlar Ölüm orucunda devrilen fidanlar gördüm Yine de seni çok sevdim, seni arı sevdim. Havalandırmada falakalar, hakaretler gördüm, Sabahtan akşama, akşamdan sabaha. Mehter marşları, beyin yıkamalar gördüm. Yinede seni çok sevdim, karşılıksız sevdim. Mahkemede, omuzlarımda dipçik darbeleri gördüm. Toplu işkencelerde kendini siper eden canlar, Mitile, zeytin ile yazılan sloganlar gördüm Yine de ben seni çok sevdim, çok seveceğim. 07.01.2004 www.mazlumzengin.com Mazlum Zengin |
Beni
Beni, sert, katı yürekli biri sanma sakın, yumuşacıktır yüreğim. çok duygusalımdır, çabuk ağlarım, sen çekip gittiğin zamanki gibi. Beni, Sert duruşlu, sert bakışlı biri sanma sakın. Yaşamdan yediğim darbelerdendir. Duruşum; zerdali şıvgını, Bakışlarım; güneş sıcaklığındadır. Beni, Sert, kuralcı, mükemmeliyetçi, biri sanma sakın. Hoşgörülüyümdür, Yardımseverimdir. Bu da yaşadığım komün’dendir. Beni, Dik başlı, saygısız, sevgisiz sanma sakın. Saygısızlığım ağaya, paşayadır. Onların önünde eğilmeyişimdendir. Elini, eteğini öpmeyişimdendir. Ve kalbimde bir sevgi seli vardır. Saygım, sevgim halkımadır. Mazlum Zengin |
Bilgisayarımı Yakan Şiir
Benim sevdam, içimde bir tutsak Bir kor, bir ateş Dizginsiz, güneş yüzü görmeyen bir arap atı Göğüs kafesimden, Zincirlerini kırarak, yüreğimden taşarak, Ve Rüzgarda uçuşan yeleleriyle deli deli Dizginlenmemiş şahlanışlarıyla Bahardaki azgın bir sel gibi Bir başka yüreğe akacak. Tetikteyim uykumun orta yerinde Ve Nöbetteyim deli sevdama, nöbetteyim Çıkmasın göğüs kafesimden Uçmasın sesimden, nefesimden Biliyorum, Bilmezmiyim ben sevdamın huyunu Unutturacak beni bana Çıkacak bir punduna getirip Ve biliyorum bir çok canı yakacak Bu gün yüreğim bir başka yangında Ruhumda sarhoşluk bir rehavet Sevda tohumunu ne zaman atmıştım? Ne zaman dikmiştim yüreğime hatırlamıyorum Zamanımıdır sevdaların birleşmesinin Gözyaşların dökülmesi, acıların çekilmesinin Ve göğüs kafesimde tekmeler ard arda Tutun kaçıyor sevdam, tutun Usulca yavaşça ve incitmeden Yakalayın yüreğinize girmeden. 28.11.2006 www.mazlumzengin.com Mazlum Zengin |
Bilinen bir şey
Bilinen bir şey vardı Günün birinde beni, Güneş’siz ve rutubetli bir hücreye Dört duvar arasına koyacaklar. Üzerime, pis ve paslı Demir kapıyı kapatacaklar Ve beni asimle etmek için Türlü hesaplar yapacaklar. Bilinmeyen bir şey vardı Türlü işkencelerde Sesimi hiç çıkarmadığım Cop, tekme, falaka seslerini Yüreğime gömdüğüm Sırtımda kırılan cop, sopaya rağmen Sesimi hiç çıkarmayışımla, İşkencecileri çileden çıkardığımdır. 29.11.1980 Mazlum Zengin |
Bir çarkın dişlileri
Bir çarkın dişlileri arasından, Kurtulmaya çabalıyor ümitsizce. Çırpındıkça batıyor, derinlere, Yardım gerek dostlar,birlik gerek Uzatın ellerinizi,tutun ucundan, Silkinin, atın ölü toprağını üzerinizden, Birleştirin gücünüzü, dört bir yandan Kaldırıp, dünyayı yerinden, yürümek gerek 31.05.2005 ('ŞİİR HARMANI'ından) Mazlum Zengin |
Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 07:28 PM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2025, vBulletin Solutions, Inc.