www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee

www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee (https://www.cakal.net/index.php)
-   Eskiler (Arşiv) (https://www.cakal.net/forumdisplay.php?f=188)
-   -   Aysun Akça (https://www.cakal.net/showthread.php?t=139353)

GooD aNd EvıL 01-03-2009 10:33 AM

Erken Öğrendim...
dünyayı sarmalıyor gülüşüm
olduğum gibiyim ve göründüğüm gibi olacağım
temiz kaldı sakladım hep bir yanımı
aldanmayın tebessümüme
ben erken öğrendim
selamınını verip arkasında
darmadağınıklığı bırakanların çöplerini
her akşam çöpçüye vermeyi
vakit kaybetmeden huzuru misafir etmeyi

aksi olsa ne mi olurdu?
vah ki vah olurdu halim
ben erken öğrendim
ne varsa insan adına
farkındayım herşeyin...

GooD aNd EvıL 01-03-2009 10:33 AM

Eski Konak...
Çamurlu yol çakıl taşı ile dolu
Büyük bir konak çok eski
Sarmaşıkla sevgili
Sundurmasında güvercinler şimdinin tek misafiri
Çok eski çok çok eski
Bir aşktı tahtalarını karartan
Şimdinin gıcırdamasın dan belli
Mazisinde mimoza anıları
Hatıralarını muhafaza eden kalmadı
Şimdide onlar büyük şehrin ahalisi
Tavan arası örümcek ağları
Toz katmanları ile kaplı
Kilidi paslanmış eskice bir sandık
Birde küflenmiş demirden bir divan
Şimdide zaman var ezelde de zaman var
Zaman nerede ne ettinde
Şimdi her yer sütliman

GooD aNd EvıL 01-03-2009 10:34 AM

Felsefe taşı...
gün gelir felsefe taşı çatlar ve...
kendine gelir yer ile gök,
her zaman ikisinin ortasındaydın!
şimdi içindesindir evrenin,
toprakla bütün hava ile yok olursun ve...
gizemli bir yerin vardır artık senin...
ilk durağın olduğu gibi elbetteki son durağında orası olacaktır..
bir elbise,bir nefes,bir de dilinde sonsuzluğun notaları dolanacaktır....

GooD aNd EvıL 01-03-2009 10:34 AM

Geç Olmasın
ağladıkça ağladın doldu taştı nehirler
silmeye çalıştıkça gözyaşını
ellerin yoruldu titremeye başladı
güvensizliği hediye eden
şair duasını aldı…
kelam karalayan kalem
yolunu bulamadı
güzeli yazmak istedide
güzeli güzel gören gözden alamadı
nasıl bakarsan öyle görürsün dedilerde
güzeli görecek göz bitap düştü
belkemiği kırık bir insan
her sokağından bu şehrin
kırıklarını topladı
affetmekle affetmemek arasında dondu kaldı
fırlattı elindeki kalemi
kalem masasın da dik kaldı
demek ki bu
yaşayacak inatla ve yaşatacaktı içindeki güzelliği
ve …
bir gün kazanacaktı!
Şair yine duasını edecek
Diyecek ki
Geç olmasın …

GooD aNd EvıL 01-03-2009 10:34 AM

Geçmiş..Şimdi ve Gelecek...
kancayı taktım kendime
önce onu bir balık gibi sudan çıkaracağım
daha öncede deve kuşuydu kumun altındaydı başı
ben ne yapsam ne etsem
bak şimdide hindi gibi düşünüyor
bak uğursuz dediğimiz baykuşum bile
çatıma çıkmış ses veriyor
gel be baykuşum gel her gece
inatçı katırım bile damda mışıl mışıl uyuyor
çokmu komik evet çok komik gülün
kargam sabaha gözümü oyacak
turnamdan haber salmıştım yıllar önce
kimbilir hangi diyarı mesken tuttu oda gelmedi
kara trende son seferini yapmış
kimbilir hangi müzede seyrine baktırıyor
var git selam olsun tüm uğursuzlara
var git selam olsun denizdeyken yılana sarılana
iki kelam edip kıvırdığım kağıdım
ince boyunlu şişede attım onuda denize
var git selam söyle yıllar ötesine
cümbüş var de geldiğim yerde
gelsinler görsünler seneler öncesini
bir eğlenip gitsinler
isteyen olursa misafir ederim
kalemimin ucunda...

GooD aNd EvıL 01-03-2009 10:34 AM

Geriye Dönülmüyor ki! ...
yıllar sonra bir gün,bir sonbahar akşamında
iki tarafı ağaçlı solmuş yapraklarla dolu
arnavut kaldırımlı taş sokakta
yürüyor bulacaksın kendini
amaçsızca...
saçlarında aklar ve
hatıralarının bekçisi gözlerinde hüzün,
bakışların adımlarına kilitli olacak
ayağına takılan çakıl taşına
okkalı bir tekme atacaksın...
hep susmak zorunda kalmıştın çün ki
sessiz çığlıklarının sitemi dir belki bu.?
ayıramamıştı seni
onca kalabalık onca insan
sımsıkı tutmuştun çünki
yar bildiğin yalnızlığının ellerini
ne nereye gideceğin önemli
ne de ne yapacağın
o an sadece sen olacaksın
evrenin merkezinde...


benmi istemiştim burada olmayı
neden sürüklendim acaba
yıllar öncesine...
bu sonbahar ayazında
sokaklara atmıştım kendimi
koştum durdum oradan oraya,
bildim bileli kendimi
nerede bırakmıştım yüreğimi
kim? nasıl? neden? küstürmüştü beni
bu sorularda nereden çıktı böyle
soranda sen cevaplayanda sen
neyse...geldi geçti...mazi oldu adı...
...geriye dönülmüyor ki! .

GooD aNd EvıL 01-03-2009 10:34 AM

Hayata Takılan Düşüncelerim..
Dilimde sırça dikenler sefa vaktinde
Bir kaşık deli bal kıvamında ettiğim sözler
Nice abdallar gezinir kılcal damarlarımda
Bin yıllık volkanlar ifraz eder kendini
İristen akar yolunu bulur lavları Nil de söner ancak …

Eski zaman ahitleri sahradan gelir uğultu verir kulaklarıma
Çok uzun bir yolculuktan gelen misafir düşler hanımda
Bağ bozumu yaşanmış senelerin hesabı mahzen duvarlarında
Çok mu yaşadın..
Çok mu yaşlısın..

Sen seni bil sen seni
Sen bilemezsen seni
Seni senden ederler yazılı ferman elimde
Bağdat şehrinin sokaklarında tellalım misal…

Asırlık çınarlar daha fidandı
Toprağa saldığında köklerini gençti
Asırlık oldu lakin gövdesi nice yeller yedi
Gölgesinden belli dinlendiğim seneler
Bir kuru dalını alsam yanıma asa etsem
Yürüyebilir miyim Yunus misali…

Bent bent olmuş sorularım
Geçit vermez kayalar, dağlar gibi
Hangi sevdalı delebilir
Taşırabilir şehrine ardındaki duru ırmağı
Yüreklerdeki mangallarda kara elmas alazı yok
Saman alevleri yandı yanalı
Hangi sevdalı vurabilir
Yalanın beline kazmayı…

Sur’u elinde İsrafil belirecek kıyametinde dünyanın
Şimal yıldızı güneye kayacak
Kaçışacak nas öteye beriye
Ramsesler ölümsüzlüğünü ilan edemedi lakin
Tohumları cenin katli eder orta doğuda, Afrika da
Ahitlerini kendilerine mal edenlerin
Musaları(a.s) eksik olmayacak başlarından
Kızıldeniz yarılacak tekrar
Altın tabutları magma harında parıldayacak…
Kötülük kötüye kar kalmaz, hak takılır boğazın düğümlerine
Bu gün olmazsa yarın…
Yarın benim diye yalnız iyiler ümitlenebilir!

Kadınlara burkalar giydirdik
Cezb etmesinden korkulan gözlerin
Önüne demir parmaklık ekledik
Kadınlara mini etekler giydirdik
Özgürlük adı altında
Lakin bir türlü ortasını bulamadık
Akılları karıştırdık türlü oyunlarla
Aklı başında olmayan kolayına saptı
Kendine sahip çıkan çıktı
Çıkamayan orada burada...
Yerle bir tutulan onurları
Hak saydık kadınlara
İlahi emirlerle oynadık
Nikahları da yonttuk kerte gibi dörde beşe
Şam pazarında turunç alır gibi heybe heybe
Kadın hakkında herkes karar verdi
Kadın haricinde …
Kendini bilmezin cinsi olmaz kadında olur erde
Onur kapı tokmağı gibi çalındıkça çalınır
Alacaklı zaman tarafından
İnsanlık sıfatının misafiri yaşam
Ya aldı gitti beraberinde gizlice ateşe attı
Ya da koparmayı başaramadı akıl kapısının tokmağını…

Bu şiir hiçbir zaman bitmez…
Yaşam sürdükçe yanlışlar perde perde gözlere göründükçe yada görünmedikçe terazinin bir kefesine yanlışlara karşılık ağırlık olsun diye doğrular konulmalı doğru fiilen hayata geçirilemese de bilinmesi bile bir gün geçeceği anlamına gelir..gelecekte bir gün gelecek  umut alimin ekmeği  akılların fakirliği ise ebedi zillet … sen seni bil sen seni sen seni bilmezsen seni senden ederler sen senden olduktan sonra bahanen bulunmaz..her acı bir sevinci misafir getirir ardından acı sofrada sıcakken üfleyerek al aklın ve kalbin tatmasına izin ver sevincin kapını çaldığında çok gülmeyesin diye o tadı damağında her daim bulundur,çok gülmeler tez soldurur gül yanakları … alimim diyen alim değildir, alim olmaya niyetlenen şehrin çöplerinden evvel kapısını süpürmeli, kelam tarlasına ektiği tohumların tatlı mahsul verebilmesi için kendi toprağını özüne kadar havalandırmalı sürmeli gübre niyetine suni gübre değil acılarını harmanlayıp bir etmeli sulama vaktinde hayatının umut ırmağını arklar açarak adabınca toprağına akıtmalı ne fazla ne de az! (insan alim fıtratında yaratılmış alemin bilgisi milyonlarca hücre halinde beynine adapte edilmiştir…)

GooD aNd EvıL 01-03-2009 10:34 AM

Her ne ise işte!
susmam gerekse susacağım ilelebet
susmamam gerekse de susacağım ilelebet
iki kurşun çapında,iki arpa boyu yolda
taşlar ile bezenmiş keçi yolunda
inatla da olsa, kanda otursa ayaklarıma
yürüyeceğim ilelebet
en koyu gülüşümde bile
bir hüzün saklı kalacak yüzümde
bileceğim ki yaşamın sürprizleri elimde
hergün güneş farklı doğacak gözümde
bir fare daha kaybolacak en basit labirentimde
çılgınlıkmış...
serserilikmiş...
adı her ne ise işte!

mevsimler şaşar imiş bazı vakit insan doğasında
yazın ortasında kara kış
karakışın ortasında çiçekli bahar dalları
birde şaşkın kardelenler işte!

doğasını şaşırmayanın eksik kalırmış hep bir yanı,

kah bir seyyah olmuşsun cihanda
kah hancı olmuşsun dört duvarın arasında
ne fark eder ki
ne çok gezen bilirmiş,
nede çok yaşayan!
kimse tapusunu alamamış ya ebedi istirahatgahının
yağmur yağacak besbelli depreşti yine fırtınalarım
korkana şaşarım...bir de tabana kuvvet kaçana
işte o zaman gerçekten gülerim
hayatın şımarıklığına boyun eğip ağlayanın haline
anlayana deva olur dikenli gül dalları
anlamayana davul zurna az misali
oysa ki..
gizli bahçeye giden yolun başında ki
gökkuşağıdır yağmurdan sonraki
giden gider kalan sağlar bizimdir misali...

müzisyen vedasını eder iken
bir kez daha son notayı tekrar eder imiş
selamını verip arkasını döndüğünde
bir tebessüm kalsın diye...

GooD aNd EvıL 01-03-2009 10:34 AM

Her yerde...
Dağa taşa kurda kuşa baktıkça
Görürüm büyük aşkımı
Bir avuç toprak ta bir avuç kumda
Bir damla suda bir kırlangıcın kanadında
Görürüm büyük aşkımı
Kelamının kitab-I mahfuzunda
Satır satır hece hece görürüm büyük aşkımı
Bakmayı öğrenmek gerek görmek için
Görmek için se tertemiz bir yürek
Tertemiz bir yürek içinse terazi gerek
Bir gram şaşsa farkında ol önemse
Bir kilogram olur çıkar karşına
Yüreğin kaç gramki bir kilogramı kaldıramazsın
Bozuksa terazi tamirci gerek
Tamircisi ise heryerde ellerini aç yardım dile
Korkma meteliğim yok diye
O öyle merhametliki yok bende dersen
Hibe eder
yeterki tamirini istesin terazinin sahibi

GooD aNd EvıL 01-03-2009 10:34 AM

Hey ben geldim...
Hey ben geldim
Kalkın uyanın uykunuzdan
Sokak lambalarını söndürün
Yanıma güneşi alıp geldim
Sarhoşları bu şehrin
Ayılın! ...
Bir fincan kahve getirdim
Soğumadan için

Hey ben geldim
Uyanın çocuklar
Size oyuncaklar getirdim
Kadınları bu şehrin
Ağlamayın! ...
Bir kucak dolusu sevgi getirdim
Hey ben geldim..
Yetmezmi


Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 09:00 PM

Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11   Copyright ©2000 - 2025, vBulletin Solutions, Inc.